KABALAT

Main Menu

  • Nereden Başlamalı?
  • Kabala
  • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Yaratılış Kozmolojisine Giriş
  • Yahudi Değer Sistemleri
  • Tanrı’nın İsimleri
  • Sözlü Tora
  • Mitsvalar (Emirler)
  • Maşiah
  • Teşuva
  • Metin-kıyas ve kronoloji soruları
  • Misyoner İddiaları
  • Yesod Mora – İbn Ezra
  • Shomer Emunim

logo

  • Nereden Başlamalı?
  • Kabala
  • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Yaratılış Kozmolojisine Giriş
  • Yahudi Değer Sistemleri
  • Tanrı’nın İsimleri
  • Sözlü Tora
  • Mitsvalar (Emirler)
  • Maşiah
  • Teşuva
  • Metin-kıyas ve kronoloji soruları
  • Misyoner İddiaları
  • Yesod Mora – İbn Ezra
  • Shomer Emunim
KabalaNereden Başlamalı?
Home›Kabala›Kabala uydurma mı, kabala icat mı edildi?

Kabala uydurma mı, kabala icat mı edildi?

By Gökhan Duran
15 Ağustos 2025
1289
0
Share:

Soru: Tora’da sırların, saklı öğretinin olduğunu nereden biliyoruz? 

Yahudi ulusunun en önemli ilkesi, Tora’nın doğru yorumuyla birlikte Moşe tarafından Sinay’da alındığı, Moşe’nin Yeoşua’ya, Yeoşua’nın Büyüklere vb. nesillerden nesile devredilmesidir. Alınan bu yorumlar Yahudi bilgeler tarafından, Babil ve Yeruşalayim Talmudu, Sifra, Sifri, Tosefta ve Mehilta’da yazılmıştır. Biz onları dinler ve sözlerine güveniriz; onlara inanmayan kişi ise bu Kutsal Halkın bir parçası sayılmaz. 

Talmud’un derlenme süreci Kabala’nın kökeni hakkında önemli bir tarihsel bağlam sağlar. Babil Talmudu M.S. 5. yüzyıl civarında, Yeruşalayim Talmudu ise M.S. 4. yüzyılda tamamlanmıştır. Bu tarihler, içinde geçen “Yaratılış İşleri” (Ma’aseh Bereşit) ve “İlahi Araba” (Ma’aseh Merkava) gibi konuların Orta Çağ’dan çok önce Yahudi geleneğinde mevcut olduğunu gösterir. Bu, Kabala’nın sonradan icat edilmediği yönündeki tezi kronolojik olarak güçlendirir.

Peki ama Kabalistlerin iddia ettiği gibi Tora’da gizli bir özün ve sırların bulunduğunu nereden bilebiliriz? Belki de Orta Çağ sonrasında Kabala hakkındaki eserler yazılana dek bilinmiyorlardı ve Kabalistler tarafından icat edilmişlerdi. Aksi halde bu konudaki atıfların Talmud’da bulunması gerekirdi. 

Cevap:

Gizli sırlara Talmudik göndermelerden örnekler: 

Gemara sorar: “Görkemli giysiler için [limhasseh atik]” ayetinin devamının anlamı nedir? (Yeşaya 23:18) Bu, Günleri Eski Olan [atik yomin], yani Tanrı’nın gizlediği [mehasseh] meseleleri gizleyen kişidir.Peki bunlar nelerdir? Bunlar Tora’nın, ezoterik Yaratılış İşleri ve İlahi Araba İşleri’nin gizli kalması gereken sırlarıdır.Bazıları da diyor ki: Bu ayet, Günleri Eski Olan’ın gizlediği şeyleri açığa çıkaran kişiyi kastetmektedir. Peki bunlar nelerdir?Bunlar, Tora’daki farklı mitsvaların  gizli tutulması gereken nedenleridir.(Pesahim 119a) [Daniel 7:9, 7:13, 7:22’de Tanrı’dan “Günleri Eski Olan” [atik yomin] olarak söz edilir.] 

Rabbi Ami şunları söyledi: Tora’nın sırları yalnızca aşağıdaki beş özelliğe sahip olan birine aktarılabilir: “elli başı ve itibarlı adamı, ve öğütçü, ve hikmetli işçi, ve marifetli büyücü” (Yeşaya) 3:3). Ve Rabbi Ami ayrıca şunları söyledi: Tora’nın sözleri Yahudi olmayanlara aktarılamaz, belirtildiği gibi: “Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu,Onlar O’nun ilkelerini bilmezler” (Mezmur 147:20). 

Gemara şöyle aktarır: Rabbi Yoḥanan, Rabbi Elazar’a şöyle dedi: Gel ve sana İlahi Arabanın Tasarımını öğreteceğim. Rabbi Elazar ona şöyle dedi: Henüz yeterince yaş almadım, çünkü kişinin bu çalışmalara çok iyi odaklanması gerekiyor. Yaş aldığında Rabbi Yoḥanan çoktan vefat etmişti. Rabbi Asi ona şöyle dedi: Gel sana İlahi Arabanın Tasarımını öğreteceğim. Ona şöyle dedi: Eğer hak etmiş olsaydım, bunu öğretmenin Rabbi Yoḥanan’dan öğrenirdim. Bu nedenle, onu çalışmaya  layık olmadığım anlaşılıyor. 

Gemara şöyle anlatıyor: Rav Yosef İlahi Arabanın Tasarımını çalışacaktı ve konuya aşinaydı, oysa Pumbedita’nın Büyükleri Yaratılış İşlerini inceleyecekti. Rav Yosef’e şöyle dediler: Bırakın Üstad bize İlahi Arabanın Tasarımını öğretsin. Onlara şöyle dedi: Siz bana Yaratılış İşlerini öğretin. Bu konuyu ona öğrettikten sonra ona dediler ki: Üstad bize İlahi Arabanın Tasarımını öğretsin. Onlara şöyle dedi: Onlar hakkında Tora’nın sırlarını öğrendik: “Bal ve süt var dilinin altında” (Ezgiler Ezgisi 4:11), yani bal ve sütten daha tatlı olan şeyler dilinizin altında kalmalıdır. Yani bu tür konulardan söz edilmemeli ve bu konulara aşina olan kimse bunları başkalarına açıklamamalıdır. 

Rabbi Abbahu şunları söyledi: Buradan, şu ayetten türetilmiştir: “Kuzular [kevasim] senin giyeceğin içindir,” (Süleyman’ın Özdeyişleri 27:26), sanki bu ayet şin harfiyle, kevaşim yazılmış gibi açıklanır. Anlamı gizli meseleler demektir: Dünyanın gizli meseleleri olan şeyler, elbisenizin altında bulunmalıdır; onları açığa vurmamalısın. Pumbedita’nın Büyükleri, Rav Yosef’in onlara öğretmeyeceğini görünce ona şöyle dediler: Biz onları, Hezekiel’in kitabında İlahi Arabanın Tasarımı ile ilgili olarak yazılmış olan ve “Bana, “Ey insanoğlu, ayağa kalk, seninle konuşacağım” (Ezekiel 2:1) ayetine kadar olan ayetleri öğrendik. Onlara şöyle dedi: Eğer öyleyse, bu ayetler konunun ana ayrıntılarını sağladığı için İlahi Arabanın Tasarımının özüdür. (Hagiga 13a)    

Bunları da Talmud’da öğreniyoruz: Yasak cinsel ilişki konusunu üç veya daha fazla kişinin önünde anlatamazsınız; ne de Yaratılış İşleri ve dünyanın başlangıcının sırları iki veya daha fazla kişiye açıklanamaz; ne de kişi, bilge olmadığı ve çoğu konuyu kendi başına anlamadığı sürece, Tanrı’nın dünyayı yönetme biçimlerine ilişkin mistik öğreti olan İlahi Arabanın Tasarımını kendi başına açıklayamaz. (Hagiga 11b).

Bu kuralın varlığı, metinlerde “Kabala’nın çekirdeği” olarak görülen konuların neden açıkça detaylandırılmadığını açıklar. Bu, bilgiyi saklamayı etik bir zorunluluk olarak gören kapalı iletim modelidir; eksiklik değil, korunmuşluk göstergesidir.

 

Ramban şöyle yazmaktadır: Yaratılış İşleri çok derin bir sırdır. Kutsal Yazılardan anlaşılmaz. Tanrı’dan [doğrudan alan] Öğretmenimiz Moşe’den alınan gelenekler dışında tam olarak bilinemez. Bunu bilenler onu gizlemekle yükümlüdürler. (Ramban’ın Tora Üzerine Yorumu, Bereşit 1:1) 

Ramban’ın bu ifadesi, Talmud’daki “Ma’aseh Bereşit” ve “Ma’aseh Merkava” atıflarıyla, Orta Çağ Kabala’sındaki Sefirot ve Partzufim sistemleri arasında kavramsal bir sürekliliğin bulunduğunu da gösterir. Yani Orta Çağ Kabalistleri sıfırdan yeni bir öğreti icat etmemiş, mevcut ezoterik çekirdeği daha sistematik ve sembolik bir dile dönüştürmüştür.

Dolayısıyla Tora’nın sırlarının olduğu açıkça bildirilmiş ve bunlar rabbilerimiz tarafından alınmış bir gelenek yoluyla bilinmektedir ve yazıya geçirilmiştir. Henüz Kabala hakkında yazılmış ünlü kitaplar yazılmadan önce gelenek kesintisiz devam etmiştir. Bunlar Raşi’nin Hagiga 13a’da yorumladığı gibi  Yaratılış İşleri ve (Savaş Arabası) Merkava ve Sefer Yetzirah’ın içerikleridir.   

Filolojik incelemeler, Talmud’daki bu ezoterik terimlerin İkinci Tapınak Dönemi’ne ait apokrif ve Heikhalot literatüründe yer alan kavramlarla örtüştüğünü ortaya koymaktadır. Bu da Kabala’nın temel öğretilerinin köklerinin en az M.Ö. 1. yüzyıla kadar izlenebildiğini göstermektedir.

Kutsal Kitabınızı bilin!

Kutsal Kitabınızı bilirseniz, kimse inancınızı ve Tanrı ile olan bağlantınızı çalamaz.

0
Shares
  • 0
  • +
logo

Hakkımda

Gökhan Duran

Mesih Çağı:

  • Video
  • Kitap
© Copyright kabalat.com Tüm Hakları Saklıdır.