Avraam ve Yitshak Anlatılarındaki Tekrar

Antlaşmanın Kuşaklar Boyunca Derinleşmesi
Bereşit kitabında Avraam ile Yitshak’ın yaşamları arasında dikkat çekici benzerlikler bulunur. Her ikisi de kıtlıkla karşılaşır, Gerar’da Avimelek ile ilişki kurar, eşini kız kardeşi olarak tanıtır, büyük bir maddi berekete ulaşır, çevresindeki insanların kıskançlığı veya düşmanlığıyla karşılaşır, kuyular konusunda anlaşmazlık yaşar ve Beer Şeva’da bir antlaşma yapar.
Bu benzerlikler yüzeysel biçimde okunduğunda Yitshak’ın hayatı, Avraam’ın yaşadıklarının tekrarı gibi görünebilir. Fakat anlatıların ayrıntıları incelendiğinde aynı olayların kopyalanmadığı, bilinçli biçimde karşılaştırıldığı görülür. Olay kalıpları benzer tutulmuş, fakat emirler, tepkiler ve sonuçlar değiştirilmiştir. Böylece Avraam ile Yitshak’ın farklı görevleri görünür hale getirilmiştir.
Avraam antlaşmanın başlangıcını temsil eder. Yitshak ise bu başlangıcın geçici bir kişisel başarı olmadığını, ikinci kuşakta korunabileceğini ve kökleşebileceğini gösterir. Avraam’ın açtığı yol, Yitshak tarafından olduğu gibi taklit edilmez; yeniden yaşanır, sınanır ve başka bir biçim kazanır.
Metin Benzerliği Açıkça Kurmaktadır
Bereşit 26, Yitshak’ın dönemindeki kıtlığı anlatırken bunun Avraam’ın günlerinde yaşanan önceki kıtlıktan farklı bir kıtlık olduğunu özellikle belirtir. Bu açıklama, okuyucunun iki olayı karşılaştırması için yapılmıştır. Aynı bölümde Yitshak’ın, babasının hizmetkarları tarafından kazılan ve Peliştiler tarafından kapatılan kuyuları yeniden açtığı, üstelik kuyulara babasının verdiği adları verdiği bildirilir. Tanrı da Yitshak’a kendisini “Baban Avraam’ın Tanrısı” olarak tanıtır.
Dolayısıyla anlatılar arasındaki benzerlik metinde saklanan veya fark edilmeden oluşmuş bir durum değildir. Benzerlik doğrudan gösterilmekte ve anlamı araştırılmak üzere okuyucunun önüne konulmaktadır. Bereşit 26’nın yapısı, Avraam’ın hayatındaki temel olayların Yitshak’ın hayatında nasıl yeniden biçimlendiğini göstermek üzere kurulmuştur.
| Tema | Avraam | Yitshak | Belirleyici fark |
| Kıtlık | Mısır’a iner. | Mısır’a inmesi yasaklanır ve ülkede kalır. | Aynı kriz karşısında farklı görev verilir. |
| Eşini kız kardeşi olarak tanıtması | Sara’yı Mısır’da ve Gerar’da kız kardeşi olarak tanıtır. | Rivka’yı Gerar’da kız kardeşi olarak tanıtır. | Aynı korku farklı bir olay örgüsü içinde yeniden ortaya çıkar. |
| Maddi bereket | Servetin artması Lot ile ayrılığa yol açar. | Servetin artması Peliştilerin kıskançlığına ve Yitshak’ın kovulmasına yol açar. | Bereket her iki kuşakta da toplumsal gerilim üretir. |
| Kuyular | Bir kuyunun mülkiyetini savunur. | Eski kuyuları yeniden açar ve yeni kuyular kazar. | Miras yalnızca korunmaz, genişletilir. |
| Avimelek ile antlaşma | Avimelek, Tanrı’nın Avraam ile olduğunu kabul eder. | Avimelek, kovduğu Yitshak’ın Tanrı tarafından desteklendiğini kabul etmek zorunda kalır. | Tanınma ikinci kuşakta yeniden kazanılır. |
| Beer Şeva | Ağaç diker ve Tanrı’nın adını ilan eder. | Sunak kurar, çadırını yerleştirir ve kuyu kazdırır. | Avraam ilan eder; Yitshak yerleşir ve kökleştirir. |
Tekrar Kopya Anlamına Gelmez
Aynı anlatı kalıbının yeniden kullanılması, aynı olayın yanlışlıkla iki kez anlatıldığı anlamına gelmez. Tora’daki farklılıklar, benzerlikler kadar belirleyicidir.
Avraam ile Yitshak aynı kıtlığı yaşamaz. Aynı emri almaz. Eşleriyle ilgili olaylar aynı biçimde sonuçlanmaz. Avimelek ile kurdukları ilişkilerin güç dengesi aynı değildir. Avraam bir kuyunun hakkını savunurken Yitshak kapatılmış kuyuları açmak, yeni kuyular kazmak ve tekrar tekrar geri çekilmek zorunda kalır.
Aynı olay çerçevesi korunarak farklılıkların görünür hale getirilmesi, anlatının temel yöntemidir. Avraam ile Yitshak tamamen farklı şartlarda anlatılsaydı, aralarındaki ruhsal fark bu açıklıkta görülemezdi. Benzer sınavlar, iki farklı kişiliğin aynı koşullara nasıl karşılık verdiğini gösterir.
Tekrarın işlevi burada çoğaltmak değil, ayırmaktır. Olaylar benzedikçe Avraam ile Yitshak arasındaki fark daha belirgin hale gelir.
Aynı Kıtlık, Farklı Emir
Avraam, Kenaan ülkesindeki kıtlık ağırlaşınca Mısır’a iner. Yitshak’ın döneminde de kıtlık meydana gelir. Ancak Tanrı ona açıkça “Mısır’a inme” der ve göstereceği ülkede kalmasını emreder.
Yitshak’ın Mısır’a gitmeyi kesin olarak tasarladığı ayette söylenmez. Fakat Mısır’a inmemesi yönündeki emir, Avraam’ın kıtlık karşısındaki hareketinin bu kez tekrarlanmayacağını açıkça gösterir. Baba ile oğul aynı sorunla karşılaşmış, ancak aynı yolu izlememiştir.
Raşi, Bereşit Rabbah’a dayanarak Yitshak’ın Akeda’dan (Yitshak’ın bağlanması) sonra olah temimah (kusursuz yükselen sunu) konumunda bulunduğunu ve bu nedenle Kutsal Toprak’ın dışına çıkmasının uygun olmadığını açıklar. Bu yorumda Yitshak’ın ülkede kalması yalnızca coğrafi bir karar değildir. Onun kişiliği ve ilahi göreviyle bağlantılıdır.
Avraam’ın görevi sınırları aşmak, bilinmeyen bir ülkeye gitmek ve yeni bir başlangıç oluşturmaktır. Yitshak’ın görevi ise kendisine verilen toprağın içinde kalmak, o toprakta ürün yetiştirmek ve antlaşmayı belirli bir yere bağlamaktır.
Avraam’ın hareketi yolculukla görünür hale gelir. Yitshak’ın hareketi ise yerinde kalabilme gücüyle ortaya çıkar. Birinin sadakati gitmekle, diğerinin sadakati kalmakla sınanır.
Bu farklılık, Tora’daki itaati mekanik taklitten ayırır. Babaya sadık kalmak, babanın her davranışını aynen tekrarlamak değildir. Aynı Tanrı’ya bağlı iki insana farklı görevler verilebilir. Gerçek devamlılık, önceki kuşağın hareketlerini kopyalamakta değil, aynı antlaşmayı kişiye verilen görev doğrultusunda sürdürmektedir.
Yitshak’ın Toprağa Bağlanması
Yitshak, kıtlığa rağmen bulunduğu ülkede ekin eker ve aynı yıl yüz kat ürün elde eder. Bereket, ülkeden ayrılarak değil, Tanrı’nın kendisine gösterdiği yerde kalınarak ortaya çıkar.
Bu ayrıntı Yitshak’ın bütün yaşamını anlamak için önemlidir. Avraam’ın anlatılarında yolculuklar öne çıkar. Yitshak’ın anlatısında ise ekmek, kuyu kazmak, çadır kurmak ve aynı bölgede kalmak belirleyicidir.
Avraam antlaşmanın sınırlarını genişletir. Yitshak bu antlaşmayı toprağın içine yerleştirir. Avraam’ın dünyası yollarla, Yitshak’ın dünyası kuyularla anlatılır.
Yol, insanı bir yerden başka bir yere taşır. Kuyu ise insanı bulunduğu yerde derinleşmeye zorlar. Yolculukta uzaklık aşılır; kuyu kazılırken yüzey aşılır. Avraam dışarıya doğru ilerlerken Yitshak aşağıya, toprağın içinde saklı bulunan kaynağa yönelir.
Bu iki hareket birbirine karşıt değildir. Antlaşmanın hem yayılmaya hem kökleşmeye ihtiyacı vardır. Başlangıç yapılmadan devamlılık kurulamaz; devamlılık sağlanmadan başlangıç kalıcı hale gelemez.
Eşini Kız Kardeşi Olarak Tanıtmak
Avraam, Sara’yı önce Mısır’da, daha sonra Gerar’da kız kardeşi olarak tanıtır. Yitshak da Gerar halkının Rivka nedeniyle kendisini öldürebileceğinden korkar ve Rivka’yı kız kardeşi olarak tanıtır.
Bu tekrar, insan korkusunun kuşaklar boyunca yeniden ortaya çıkabileceğini gösterir. Bir babanın yaşadığı sınavın oğul tarafından bilinmesi, oğlun aynı korkudan bütünüyle korunacağı anlamına gelmez. Bilgi aktarılabilir; fakat kişinin korkuyla yüzleşmesi onun yerine gerçekleştirilemez.
Bununla birlikte iki olay aynı değildir. Avraam’ın Gerar anlatısında Sara Avimelek’in evine alınır ve Avimelek ilahi bir uyarıyla durdurulur. Yitshak’ın anlatısında Rivka saraya alınmaz. Avimelek, Yitshak ile Rivka’nın davranışlarını gözlemleyerek onların evli olduğunu anlar ve halkına çifte dokunulmamasını emreder.
Dolayısıyla tekrar, aynı korkuyu gösterirken aynı sonucu üretmez. Tehlike ikinci kuşakta daha erken durdurulur. Geçmişte yaşanan olay yeni kuşakta yeniden ortaya çıkar, fakat tarih kapalı bir çember içinde dönmez.
Tora, ataları insani korkulardan tamamen arındırılmış kişiler olarak sunmaz. Yaşadıkları kaygılar gizlenmez. Büyüklükleri, hiçbir zaman korkmamış olmalarında değil, ilahi görevin insani kırılganlıklarına rağmen devam etmesinde görülür.
Bereketin Doğurduğu Çatışma
Avraam’ın serveti arttığında onun sürüleriyle Lot’un sürüleri aynı bölgede birlikte barınamaz. Çobanlar arasında anlaşmazlık çıkar ve ayrılık gerekli hale gelir.
Yitshak’ın zenginleşmesi de huzur getirmez. Sürüleri, tarımı ve hizmetkarları çoğaldıkça Peliştiler onu kıskanır. Avimelek, Yitshak’ın kendilerinden çok daha güçlü hale geldiğini söyleyerek bölgeden ayrılmasını ister.
Her iki anlatıda da bereket yalnızca rahatlık sağlamaz. Kaynaklar arttıkça çevredeki insanların çıkarları, korkuları ve kıskançlıkları harekete geçer. Maddi başarı, kişinin ahlaki sınavlarının sona erdiğini göstermez. Bazı durumlarda daha ağır sınavları başlatır.
Avraam ile Yitshak güçsüz oldukları için çatışmadan kaçınmaz. Her ikisi de karşı koyabilecek güce ulaştıkları halde çatışmayı büyütmemeyi seçer. Avraam Lot’a seçim hakkı verir. Yitshak ise tartışmalı kuyuları bırakarak başka yerde kazmaya devam eder.
Bu tutum edilgenlik değildir. Gücü kullanabilecek durumda olup onu denetleyebilmek, güçsüzlükten daha yüksek bir irade gerektirir. Avraam ile Yitshak, sahip oldukları bereketi hakimiyet gösterisine dönüştürmez.
Kapatılan Kuyuların Anlamı
Peliştiler, Avraam’ın hizmetkarlarının kazdığı kuyuları onun ölümünden sonra toprakla doldurur. Bu davranış yalnızca su kaynaklarını kullanılamaz hale getirme girişimi değildir. Avraam’ın bölgede bıraktığı kalıcı iz de silinmek istenmiştir.
Kuyu, çölde ve yarı kurak bölgelerde yaşamın devamını sağlar. Bir kuyunun kapatılması ekonomik, toplumsal ve simgesel bir saldırıdır. Orada yaşam kurma hakkı reddedilir, geçmişte yapılmış emek değersizleştirilir ve bölge üzerindeki bağ koparılmaya çalışılır.
Yitshak’ın ilk işi tamamen yeni bir alan açmak değildir. Önce babasının kuyularına geri döner. Toprakla doldurulmuş kaynakları temizler ve kuyuları yeniden kullanılabilir hale getirir.
Tora, Yitshak’ın bu kuyulara babasının verdiği adları verdiğini özellikle belirtir. Bu ayrıntı, onun yalnızca suyu geri getirmediğini, kuyuların taşıdığı anlamı da koruduğunu gösterir.
İbranice düşüncede ad, yalnızca bir nesneyi diğerlerinden ayıran rastgele bir işaret değildir. Ad, varlığın kimliği ve işleviyle ilişkilidir. Yitshak eski adları koruyarak babasının başlattığı görevin üzerinin örtülmesine izin vermez.
Burada gelenekle kurulan doğru ilişki gösterilir. Yitshak geçmişi reddederek özgünlük aramaz. Fakat geçmişi yalnızca tekrarlamakla da yetinmez. Önce babasının kuyularını açar, ardından kendi hizmetkarları yeni kuyular kazmaya başlar.
Miras önce korunur, sonra genişletilir.
Kuyu Kazmak Neden Yitshak’ın Görevidir?
Kuyu kazıldığında su üretilmez. Su zaten toprağın altında bulunmaktadır. Yapılan iş, suyu örten taşların ve toprağın kaldırılmasıdır.
Bu yönüyle kuyu, Yitshak’ın ruhsal görevini açıklar. Onun görevi dışarıdan tamamen yeni bir gerçeklik getirmek değil, varlığın içinde saklı bulunan kaynağı ortaya çıkarmaktır.
Avraam’ın yaşamında Tanrı’nın adını ilan etmek, insanları ağırlamak ve yeni bölgelere gitmek öne çıkar. Avraam görünür dünyada yeni bir yön açar. Yitshak ise görünmeyen kaynağa ulaşır. Onun işi daha sessizdir; fakat daha az önemli değildir.
Yüzeyde toprak vardır. Derinde su bulunur. Yüzey, kaynağın yok olduğu izlenimini verebilir. Fakat kaynağın görünmemesi, var olmadığı anlamına gelmez. Engelin kaldırılmasıyla su yeniden ortaya çıkar.
Peliştiler kuyuları doldurabilir, fakat suyu yok edemez. İnsanlar bir geleneğin dış biçimlerini örtebilir, adlarını unutturabilir veya erişimini engelleyebilir. Buna rağmen kaynak bütünüyle ortadan kaldırılamaz. Yeniden kazılması gerekir.
Yitshak’ın büyüklüğü, daha önce açılmış bir kaynağı küçümsememesinde görülür. Başkasının başladığı işi sürdürmek, özgünlük eksikliği değildir. Kapatılmış bir kaynağı yeniden açmak, bazen ilk kez kuyu kazmak kadar büyük bir görevdir.
Esek, Sitnah ve Rehovot
Yitshak’ın hizmetkarları yeni bir kuyu kazdığında Gerar çobanları suyun kendilerine ait olduğunu ileri sürer. Bu kuyuya Esek adı verilir. Esek, çekişme ve hak iddiası anlamına gelir.
İkinci bir kuyu kazılır ve onun üzerinde de kavga çıkar. Bu kuyu Sitnah olarak adlandırılır. Sitnah, düşmanlık, suçlama ve engelleme anlamı taşır. Sözcük yalnızca bir mülkiyet tartışmasını değil, daha derin ve bilinçli bir karşı koyuşu ifade eder.
Yitshak oradan da uzaklaşır ve üçüncü bir kuyu kazar. Bu kez kavga çıkmaz. Kuyuya Rehovot adı verilir. Rehovot, genişlikler veya geniş alanlar anlamına gelir. Yitshak, Tanrı’nın kendilerine alan açtığını ve ülkede çoğalabileceklerini söyler.
Yitshak ilk kuyuyu kaybettiğinde kuyu kazmayı bırakmaz. İkinci kez engellendiğinde de hedefinden vazgeçmez. Ancak suyu elde etmek adına çatışmayı büyütmez. Kuyu üzerindeki hak iddiasından geri çekilebilir; fakat su arayışından geri çekilmez.
Bu davranış, Gevurah’ın yalnızca sertlik anlamına gelmediğini gösterir. Gevurah (güç, sınır ve yargı), enerjinin denetlenmesi ve doğru hedefe yöneltilmesidir. Her çatışmaya girmek güç değildir. Hangi mücadeleye girilmeyeceğini bilmek de güçtür.
Yitshak’ın amacı belirli bir kuyuyu ele geçirmek değil, yaşam kaynağına ulaşmaktır. Bu nedenle araçla amaç birbirine karıştırılmaz. Bir kuyu bırakılabilir; fakat görev bırakılamaz.
Rehovot’a doğrudan ulaşılmaz. Önce Esek ve Sitnah yaşanır. Genişlik, hiçbir engelle karşılaşmamış kişinin doğal alanı değildir. Çekişme ve düşmanlık karşısında yönünü kaybetmeyen kişinin ulaştığı aşamadır.
Kuyular ve Bet HaMikdaş
Ramban, Esek, Sitnah ve Rehovot kuyularını İsrael tarihindeki üç Bet HaMikdaş (Kutsal Tapınak) aşamasıyla ilişkilendirir.
Esek, savaşların ve çekişmelerin sonunda yıkılan Birinci Bet HaMikdaş’a işaret eder. Sitnah, düşmanlığın daha ağır hale geldiği ve sonunda yıkılan İkinci Bet HaMikdaş’ı temsil eder. Rehovot ise çatışma yaşanmadan kurulacak gelecekteki Bet HaMikdaş’a işaret eder.
Ramban’ın yorumunda kuyu ile Bet HaMikdaş arasındaki ilişki su üzerinden kurulur. Kuyu, yaşam suyunun yeryüzüne çıktığı yerdir. Bet HaMikdaş da ilahi varlığın ve bilginin dünyada açığa çıktığı merkezdir.
İlk iki kuyuya karşı çıkılması, kutsal merkezin tarih boyunca direnç ve düşmanlıkla karşılaşmasını gösterir. Üçüncü kuyuda kavga çıkmaması ise gelecekteki yapının kalıcı olacağını anlatır. Rehovot, yalnızca kişisel rahatlık değil, ilahi düzenin dünyada engellenmeden açığa çıkacağı genişliktir.
Böylece Yitshak’ın kuyu kazması yerel bir su mücadelesinin ötesine geçer. Onun yaşadığı olaylar, İsrael halkının kutsal merkezi kurma, kaybetme ve yeniden kurma tarihinin küçük ölçekteki modeli haline gelir.
Avimelek ile Yapılan Antlaşmalar
Avraam ile Avimelek arasındaki antlaşma Beer Şeva’da yapılır. Avraam, Avimelek’in hizmetkarlarının ele geçirdiği kuyu hakkında onu uyarır. Yedi dişi kuzu ayrılır ve kuyunun Avraam tarafından kazıldığına tanıklık eder. Burada Beer Şeva adı, be’er (kuyu), şeva (yedi) ve şevua (yemin) sözcükleri arasında kurulan anlam ilişkisini taşır.
Yitshak’ın Avimelek ile yaptığı antlaşma benzer görünür; fakat daha gergin bir geçmişe dayanır. Avimelek, Yitshak’ın güçlenmesinden rahatsız olmuş ve ondan bölgeden ayrılmasını istemiştir. Daha sonra danışmanı ve ordu komutanıyla birlikte Yitshak’ın yanına gelir.
Yitshak onları sıcak bir dostluğun devamı olarak karşılamaz. “Benden nefret ettiğiniz ve beni yanınızdan gönderdiğiniz halde neden bana geldiniz?” diye sorar.
Avimelek’in cevabı, anlatının ana noktasını açığa çıkarır. Tanrı’nın Yitshak ile birlikte olduğu açıkça görülmüştür. Yitshak uzaklaştırılmış, kuyuları elinden alınmış ve tekrar tekrar yer değiştirmeye zorlanmıştır. Buna rağmen bereketi durmamıştır.
Avimelek, Yitshak’a yapılan baskının başarısız olduğunu kabul etmek zorunda kalır. Antlaşma dostluğun doğal sonucu değil, Yitshak’ın ilahi korumasının düşmanları tarafından bile inkar edilemez hale gelmesinin sonucudur.
Yitshak intikam aramaz. Bir şölen hazırlar, birlikte yiyip içerler ve sabah karşılıklı yemin edilir. Avimelek’in grubu barış içinde gönderilir.
Aynı gün Yitshak’ın hizmetkarları kazdıkları kuyuda su bulduklarını bildirir. İnsanlarla kurulan barış ile toprağın içinden çıkan su aynı günde birleşir. Dışarıdaki çatışma sona ererken içerideki kaynak açılır.
Beer Şeva’da Avraam ve Yitshak
Avraam, Beer Şeva’da bir ağaç diker ve Tanrı’nın adını ilan eder. Yitshak ise aynı yerde bir sunak kurar, Tanrı’nın adını anar, çadırını yerleştirir ve hizmetkarlarına kuyu kazdırır.
İki olay benzer bir kutsal merkez oluşturur; fakat vurguları farklıdır. Avraam’ın davranışı dışarıya yöneliktir. Ağaç dikilir ve Tanrı’nın adı ilan edilir. Yitshak’ın davranışı yerleşmeye yöneliktir. Sunak, çadır ve kuyu aynı yerde bir araya getirilir.
Sunak Tanrı ile ilişkiyi, çadır insanın yeryüzündeki yaşamını, kuyu ise bu yaşamın sürmesini sağlayan kaynağı temsil eder. Yitshak’ta kutsallık, gündelik yaşamın içine yerleştirilmiştir.
Avraam yol açar. Yitshak o yolun üzerinde kalıcı bir yaşam kurar.
Maaseh Avot Siman LeBanim
Ramban, ataların yaşamlarını açıklarken Maaseh avot siman lebanim ilkesini kullanır. Bu ifade, “Ataların eylemleri çocuklara işarettir” anlamına gelir.
Bu ilke, çocukların yalnızca ebeveynlerine benzediğini söylemez. Ataların yaşamlarında küçük ölçekte ortaya çıkan olayların, onların soyunun tarihinde daha geniş ölçekte yeniden görüleceğini bildirir.
Ramban’a göre Avraam, Yitshak ve Yaakov’un yolculukları, karşılaşmaları, sınavları ve yaşadıkları yerler gereksiz ayrıntılar değildir. Daha sonra meydana gelecek tarihsel süreçlerin kökleri bu anlatılarda gösterilir.
Bu nedenle Yitshak’ın Avraam’a benzeyen hayatı yalnızca kişisel bir aile benzerliği değildir. Antlaşmanın bir kişiden oğluna, ardından bütün bir halka nasıl geçeceğinin modeli oluşturulur.
Avraam’ın başına gelenlerin Yitshak’ta yeniden ortaya çıkması, vaadin yalnızca Avraam’ın kişisel karizmasına bağlı olmadığını kanıtlar. Avraam öldükten sonra kuyular kapatılmıştır; fakat vaat sona ermemiştir. Yitshak ortaya çıkmış, kuyuları yeniden açmış ve aynı toprakta yeniden bereket bulmuştur.
Antlaşma, kurucunun ölümüyle sona ermemiştir.
Kabalistik Yapı: Hesed ve Gevurah
Rabbinik kaynaklarda atalar Merkava (ilahi iradenin taşıyıcısı) olarak tanımlanır. Bu ifade, onların kendi iradelerini ilahi göreve bütünüyle bağladıklarını anlatır. Bereşit Rabbah’ta ataların ilahi Merkava olduğu açıkça belirtilir.
Kabalistik düzende Avraam Hesed’e, Yitshak Gevurah’a, Yaakov ise Tiferet’e karşılık gelir.
Hesed (sevgi ve sınırsız açılım), dışarıya taşan ve sınırların ötesine ulaşan güçtür. Avraam’ın yolculukları, misafirperverliği ve Tanrı’nın adını insanlara duyurması bu niteliği görünür hale getirir.
Gevurah (güç, sınır ve yargı), enerjiyi belirli bir biçime sokan, sınırlandıran ve koruyan güçtür. Yitshak’ın ülkede kalması, kuyu kazması, babasının mirasını koruması ve çatışma karşısında kendisini denetlemesi bu niteliğin tarihsel görünümüdür.
Avraam genişletir. Yitshak yoğunlaştırır.
Avraam’ın Hesed’i olmadan başlangıç yapılamaz. Yitshak’ın Gevurah’ı olmadan başlatılan şey korunamaz. Sınırsız yayılma biçim oluşturmaz; yalnızca sınır ise yaşam üretmez. Antlaşmanın hem açılmaya hem korunmaya ihtiyacı vardır.
Zohar, Akeda’da Avraam ile Yitshak’ın niteliklerini su ile ateşin birleşmesi üzerinden açıklar. Hesed’in açılımı ile Gevurah’ın sınırı birbirini yok etmek üzere değil, daha yüksek bir bütünlük oluşturmak üzere bir araya gelir.
Avraam ile Yitshak’ın benzer olayları farklı biçimde yaşamaları bu nedenle zorunludur. Aynı antlaşma önce Hesed’in, ardından Gevurah’ın içinden geçer. Olay kalıbı benzer kalırken niteliğin işleyişi değişir.
Yitshak Taklitçi Değildir
Yitshak çoğu zaman Avraam ve Yaakov arasında daha sessiz kalan bir kişi gibi algılanır. Avraam yeni bir ülkeye çağrılır, büyük yolculuklar yapar ve toplumlarla ilişki kurar. Yaakov uzun bir sürgün yaşar, aile kurar ve on iki kabilenin babası olur. Yitshak’ın yaşamı ise daha sınırlı bir coğrafyada geçer.
Fakat bu sessizlik önemsizlik değildir.
Bir hareketin kurucusu olmak büyük bir güç gerektirir. Kurucunun ölümünden sonra o hareketi koruyabilmek de başka bir güç gerektirir. İlk kuşak yeni bir yol açar. İkinci kuşak ise bu yolun yalnızca kurucunun kişisel etkisine bağlı olmadığını kanıtlamak zorundadır.
Yitshak’ın karşılaştığı dünya, Avraam’ın hatırasını korumamıştır. Avraam’ın açtığı kuyular kapatılmış, emekleri toprakla örtülmüş ve bıraktığı düzen silinmeye çalışılmıştır. Yitshak hazır bir mirasın rahatlığına yerleşmemiştir. Mirası yeniden kazanmak zorunda kalmıştır.
Babasının kuyularını yeniden açması onu taklitçi yapmaz. Tam tersine, kendisine teslim edilen görevin ne olduğunu bildiğini gösterir.
Yitshak yalnızca eski kuyuları açmakla kalmaz. Yeni kuyular da kazar. Babasının verdiği adları korur; fakat kendi karşılaştığı olayları Esek, Sitnah ve Rehovot adlarıyla tanımlar.
Geçmişin adlarını silmez. Kendi deneyimini de adsız bırakmaz.
Gerçek devamlılık budur.
Her Kuşak Kuyuları Yeniden Açmak Zorundadır
Avraam’ın kazdığı kuyuların Yitshak döneminde kapatılması, hiçbir manevi kazanımın sonraki kuşak için otomatik olarak korunmadığını gösterir.
Bir kuşak kaynak açabilir. Sonraki kuşak o kaynağın üzerinin örtüldüğü bir dünyaya doğabilir. Bilgi unutulabilir, anlamlar bozulabilir, isimler değiştirilebilir ve geçmişin bıraktığı yollar kullanılamaz hale getirilebilir.
Bu durumda yalnızca geçmişle övünmek yeterli değildir. Kuyular yeniden açılmalıdır.
Fakat yeniden açmak, geçmişi mekanik biçimde tekrarlamak değildir. Önce kaynağa ulaşılır, ardından yeni kuyular kazılır. Önce miras korunur, ardından yeni koşullar içinde genişletilir.
Yitshak’ın hayatı, geleneğin iki karşıt tehlikeden korunması gerektiğini gösterir. Geçmişin bütünüyle reddedilmesi köksüzlük üretir. Geçmişin yalnızca dış biçimlerinin tekrarlanması ise donukluk üretir.
Yitshak’ın yolu bu iki uçtan farklıdır. Babasının kuyularını eski adlarıyla açar, ardından kendi kuyularını kazar ve onlara kendi yaşadıklarına uygun adlar verir.
Sonuç: Tekrarın İçindeki Yenilik
Avraam ve Yitshak anlatılarındaki tekrarlar gereksiz çoğaltmalar değildir. Aynı antlaşmanın iki farklı kişilikte nasıl ortaya çıktığı gösterilmektedir.
Avraam başlangıcı temsil eder. Yitshak devamlılığı temsil eder.
Avraam yola çıkar. Yitshak ülkede kalır.
Avraam dışarıya açılır. Yitshak derine iner.
Avraam Tanrı’nın adını ilan eder. Yitshak kapatılan kuyuları yeniden açar.
Avraam bir kuyu üzerindeki hakkını güvence altına alır. Yitshak kuyuların tamamını bir yaşam görevi haline getirir.
Olayların benzemesi Yitshak’ın özgünlüğünü ortadan kaldırmaz. Tam tersine, farklılığını görünür hale getirir. Aynı kıtlıkta başka bir emir alır, aynı korku içinde başka bir sonuç yaşar, aynı bölgede başka bir mücadele verir ve aynı antlaşmayı başka bir ruhsal nitelikle taşır.
Antlaşma miras alınabilir; fakat hazır halde kullanılamaz. Her kuşakta yeniden açılması, yeniden korunması ve kişisel bir göreve dönüştürülmesi gerekir.
Avraam kuyuyu kazmıştır. Peliştiler kuyuyu kapatmıştır. Yitshak kuyuyu yeniden açmıştır.
Bu sıra, Tora’daki kuşaklar arası devamlılığın özünü verir: Gerçek kaynak yok olmaz; fakat ona ulaşmak için her kuşak kendi toprağını kazmak zorundadır.
Kutsal Kitabınızı bilin!
Kutsal Kitabınızı bilirseniz, hiç kimse inancınızı ve Tanrı ile olan bağlantınızı çalamaz.









