KABALAT

Top Menu

  • Başlangıç
  • Yesod Mora
  • Mişna, Talmud ve Midraş
  • Teşuva ve Musar
  • Tanrı’nın İsimleri
  • Kabala
  • Shomer Emunim
  • Metin ve Kronoloji

Main Menu

  • Başlangıç
  • Tora ve Tanah
  • Sözlü Tora ve Halaha
  • Yahudi Yaşamı
  • Yahudi Düşüncesi
  • Kabala
  • Kütüphane
  • Araştırmalar
  • Başlangıç
  • Yesod Mora
  • Mişna, Talmud ve Midraş
  • Teşuva ve Musar
  • Tanrı’nın İsimleri
  • Kabala
  • Shomer Emunim
  • Metin ve Kronoloji

KABALAT

KABALAT

  • Başlangıç
  • Tora ve Tanah
  • Sözlü Tora ve Halaha
  • Yahudi Yaşamı
  • Yahudi Düşüncesi
  • Kabala
  • Kütüphane
  • Araştırmalar
Halaha ve Mitsvalar
Home›Sözlü Tora ve Halaha›Halaha ve Mitsvalar›Tora Köleliği Onaylar mı? İbrani Hizmetkarlığı, Yabancı Kölelik ve Özgürlük Yasaları

Tora Köleliği Onaylar mı? İbrani Hizmetkarlığı, Yabancı Kölelik ve Özgürlük Yasaları

By Gökhan Duran
28 Eylül 2025
441
0
Share:

Tora köleliği bütünüyle kaldıran bir yasa kitabı değildir. İbrani hizmetkarlığını süreli, sınırlı ve özgürleşmeye yönelik bir statüye dönüştürürken yabancı köleliğin varlığını kabul eder. Bununla birlikte insan kaçırmayı ölüm suçu sayar, köleyi Şabat dinlenmesine dahil eder, ağır bedensel zarar karşılığında özgürlük verir ve kaçan kölenin teslim edilmesini yasaklar. Konuyu doğru anlamanın yolu, bu iki gerçeği birbirinden kaçırmamaktır: Tora antik kölelik dünyasını aynen onaylamaz; fakat onu tek hamlede ortadan da kaldırmaz.

Soruyu doğru sormak

“Tora köleliği onaylıyor mu?” sorusu tek kelimelik bir cevapla geçiştirilemez. “Hayır, Tora’daki eved yalnızca ücretli hizmetkardır” demek metne aykırıdır. “Evet, Tora’da modern Atlantik köleliğinin aynısı vardır” demek de farklı hukuki statüleri birbirine karıştırır. Tora’da tek bir kölelik kurumu bulunmaz. Aynı kelimeyle ifade edilen, fakat edinilme biçimi, hizmet süresi, aile hukuku ve özgürleşme şartları bakımından birbirinden ayrılan statüler vardır.

Hukuki statüTemel özellikÖzgürleşme
Eved ivri
İbrani erkek hizmetkar
Yoksulluk nedeniyle kendisini hizmete verebilir veya ödeyemediği hırsızlık tazminatı sebebiyle mahkeme tarafından satılabilir.Altı yıllık hizmetin sonunda; ayrıca Yovel geldiğinde daha erken.
Amah ivriyah
İbrani kız hizmetkar
Babası tarafından küçük yaşta, evlilik ihtimali taşıyan özel bir aile hukuku çerçevesinde verilir. Erkek hizmetkarın basit kadın karşılığı değildir.Belirli yaş, süre ve aile hukuku şartlarıyla; hakları karşılanmazsa bedelsiz.
Eved kena’ani
Yabancı köle
Efendinin mülkiyetine dahil olabilir ve miras bırakılabilir. İbrani hizmetkara ait altı yıllık süre kuralı uygulanmaz.Azat belgesi, bedel, efendinin verdiği ağır bedensel zarar veya bazı özel hukuki yollarla.
Sahir
Ücretli işçi
Emeğini belirli bir ücret karşılığında sunar; bedeni veya hukuki kişiliği üzerinde mülkiyet kurulmaz.Sözleşmesinin ve çalışma döneminin sona ermesiyle.

Bu ayrım yapılmadan kurulan her savunma çöker. İbrani hizmetkara tanınan altı yıllık süreyi yabancı köleye uygulamak da yabancı köle hakkındaki mülkiyet dilini bütün hizmet ilişkilerine yaymak da yanlıştır.

Eved ne demektir?

İbranice eved kelimesi, avad (çalışmak, hizmet etmek) kökünden gelir. Kelimenin anlam alanı geniştir. Bir kralın görevlisi, bir kişinin hizmetkarı, Tanrı’nın kulu veya hukuken bir başkasının mülkiyetine bağlı köle için kullanılabilir. Moşe için “Tanrı’nın evedi” denmesi, kelimenin her kullanımda köle anlamına gelmediğini gösterir; Vayikra 25:44–46’da insanların satın alınması, mülk sayılması ve miras bırakılması ise kelimenin bazı bağlamlarda açıkça köle anlamına geldiğini gösterir.

Bu nedenle “eved kelimesini köle diye çevirmek hatadır” biçimindeki savunma sürdürülemez. Doğru çeviri bağlamdan çıkar. Avraam’ın evini yöneten Eliezer ile Vayikra’da miras bırakılabilen yabancı köle aynı kelimeyle anılsa da aynı toplumsal konumda değildir. Kelimenin kökü, kişinin hukuki statüsünü tek başına belirlemez.

İbrani hizmetkarlığı: Kalıcı kölelik değil, sınırlı bağımlılık

Tora’nın İbrani erkek hizmetkar için kurduğu sistemin iki ana giriş yolu vardır. İlki ağır yoksulluktur. Vayikra 25, ekonomik olarak çöken kişinin kendisini bir başkasının evine hizmet için verebilmesini düzenler. İkincisi, çalınan malın tazmin edilememesidir. Hırsızın bedeli ödeyecek malı yoksa mahkeme onu belirli süreyle hizmete verir. Bu iki yol aynı değildir; fakat ikisinde de ortaya çıkan statü ömür boyu ve sınırsız değildir.

Şemot 21:2 temel süreyi açıkça belirler:

“Bir İbrani hizmetkar satın aldığında altı yıl hizmet edecek, yedinci yılda bedelsiz olarak özgürlüğe çıkacaktır.”

Buradaki “yedinci yıl”, genel Şemita takvimi değil, kişinin kendi hizmetinin yedinci yılıdır. Devarim 15 ayrıca özgür bırakılan kişinin boş elle gönderilmesini yasaklar. Sürüden, harmandan ve şarap mahzeninden ona pay verilmelidir. Böylece özgürlük yalnızca kapının açılması değildir; kişinin yeniden bağımsız hayat kurabilmesi için maddi başlangıç sağlanır.

Rabbinik hukuk, “senin yanında iyi yaşadığı için” ifadesinden hareketle İbrani hizmetkarın yiyecek, içecek ve yatma şartlarının efendisinden aşağı olamayacağı sonucunu çıkarır. Kiddushin 20a’daki çarpıcı ifade şudur: İbrani hizmetkar satın alan kişi, sanki kendisine bir efendi satın almıştır. Bu kural yabancı köle hakkında söylenmiş değildir; İbrani hizmetkarın özel statüsünü anlatır.

Kulağın delinmesi özgürlük karşıtı bir onay değildir

İbrani hizmetkar altıncı yılın sonunda evden ayrılmak istemezse kulağı kapıya dayanarak delinir ve hizmeti Yovel’e kadar uzar. Tora onun kararını tanır; fakat bu kararı sıradanlaştırmaz. Rabbinik yorum kulağın seçilmesini, Sina’da “İsrael oğulları Benim kullarımdır” sözünü işiten kulağın yeniden bir insan efendiyi seçmesine yöneltilmiş eleştiri olarak okur. Burada hizmetin devamına izin vardır, fakat insanın asıl aidiyetinin başka bir insana değil Tanrı’ya olduğu hatırlatılır.

Aile bütünlüğünün sınırı

Şemot 21:3, hizmetkar evli olarak geldiyse eşinin onunla birlikte çıkacağını söyler. Fakat efendisinin ona yabancı köle statüsünde bir kadın vermesi ve bu birlikten çocuk doğması halinde kadın ile çocuklar efendide kalır; erkek tek başına çıkar. Bu hüküm modern okuyucu açısından ağırdır. Metni savunmak için bu gerçeği saklamak mümkün değildir. Aynı pasaj, hizmetkarın eşi ve çocuklarıyla kalmak için hizmetini uzatmayı seçebilmesinin arka planını da açıklar.

Amah ivriyah: Erkek hizmetkarın kadın biçimi değildir

Şemot 21:7–11’deki amah ivriyah, sıradan bir kadın köle kategorisi değildir. Küçük yaştaki kız, babası tarafından bir eve verilir; fakat sistemin hukuki yönü hizmetten çok gelecekteki evlilik ihtimali etrafında şekillenir. Efendi onu kendisine veya oğluna eş olarak almak istemezse belirli şartlarla geri alınmasına imkan vermek zorundadır; yabancı bir halka satamaz. Oğluna eş olarak verirse ona kız evlat hukukuyla davranmalıdır. Yiyecek, giyecek ve evlilik hakkı azaltılırsa kız bedel ödemeden özgürleşir.

Bu hükümler antik aile ekonomisi içinde kızı koruyan sınırlar getirir; fakat çocuğun babası tarafından böyle bir statüye verilebilmesi modern ahlak açısından kabul edilebilir değildir. “Kadın hiçbir koşulda satılamaz” demek yanlış olduğu gibi bu sistemi çağdaş evlat edinme veya iş sözleşmesiyle eşitlemek de yanlıştır.

Yabancı kölelik: Metnin en zor bölümü

Vayikra 25:44–46 tartışmanın merkezidir. Tora, çevredeki halklardan erkek ve kadın köle satın alınabileceğini, bunların mülk sayılabileceğini ve çocuklara miras bırakılabileceğini açıkça söyler. Aynı pasaj, İsrael halkından bir kardeşin ağır ve ezici biçimde çalıştırılmasını yasaklarken yabancı köle için aynı süre sınırlamasını koymaz.

“Erkek ve kadın köleleriniz çevrenizdeki uluslardan olacaktır; onlardan erkek ve kadın köle satın alabilirsiniz… Onları sizden sonraki çocuklarınıza miras olarak bırakabilirsiniz.”

Bu ayetin açık anlamı silinemez: Tora yabancı köleliğe hukuki izin verir. Yabancı köle altı yıl sonunda kendiliğinden özgür olmaz; Yovel de bütün yabancı köleleri serbest bırakmaz. “Tora’daki herkes en geç ellinci yılda özgürdü” iddiası doğru değildir.

Bununla birlikte “mülk” kelimesi efendiye sınırsız öldürme ve sakatlama yetkisi vermez. Tora, kişinin ekonomik statüsü ile bedeni üzerindeki mutlak hakimiyeti aynı şey saymaz. Yabancı köle mülkiyet hukukuna dahil edilmiştir; fakat efendinin davranışları yine ceza ve zarar hukukunun konusu olur. Tora’nın getirdiği sınırlamalar tam da bu noktada önem kazanır.

Şiddet hükümleri: Güçlü koruma ile ağır sınır yan yana

Şemot 21:20–21, efendinin kölesini değnekle dövmesi ve kölenin ölmesi durumunu düzenler. Köle darbe altında ölürse efendi cezalandırılır. Köle bir veya iki gün hayatta kaldıktan sonra ölürse aynı ölüm cezası varsayımı uygulanmaz; metin bunu “çünkü o, onun parasıdır” sözleriyle açıklar. Bu hüküm, kölenin ekonomik değerinin efendinin onu öldürme kastına karşı karine sayıldığını gösterir. Modern hukuk ve ahlak açısından bu ayrım kabul edilemezdir. Kölenin yaşamı ile özgür kişinin yaşamı aynı hukuki seviyede ele alınmamıştır.

Fakat aynı bölüm, efendinin köle üzerindeki iktidarını başka bir yönden keskin biçimde sınırlar. Efendi kölenin gözünü kör eder veya dişini düşürürse köleyi özgür bırakmak zorundadır. Rabbinik hukuk bu özgürleşmeyi yalnızca göz ve dişle sınırlamaz; geri dönmeyecek biçimde zarar gören görünür organları da hükme dahil eder. Böylece bedensel şiddet, efendinin ekonomik hakkını kaybetmesine yol açar.

İki hüküm birlikte okunmalıdır. Tora köleyi özgür kişiyle bütünüyle eşitlemez; fakat efendinin bedensel şiddetini sonuçsuz da bırakmaz. Metni “kusursuz modern eşitlik bildirgesi” gibi sunmak yanlış olduğu kadar “köle efendinin sınırsız tasarrufundadır” diye özetlemek de yanlıştır.

İnsan kaçırma: Köle ticaretinin temel yoluna ölüm cezası

Şemot 21:16, bir insanı kaçırıp satan veya elinde tutan kişiye ölüm cezası verir. Devarim 24:7 aynı yasağı İsrael halkından bir kişiyi kaçırarak köleleştirme bağlamında tekrarlar. Bu hüküm, insan yakalama ve satma yoluyla kurulan köle ticaretine doğrudan saldırıdır. Atlantik köle ticaretinin temel mekanizması olan kaçırma, Tora hukukunda meşru edinme yolu değildir.

Ancak buradan bütün yabancı kölelerin gönüllü sözleşmeyle geldiği sonucu çıkarılamaz. Antik dünyada savaş esirliği, yabancı hukuk düzenleri ve köle pazarları vardı. Tora’nın insan kaçırmayı yasaklaması güçlü bir sınırdır; Vayikra’nın yabancı köle satın alınmasına izin vermesi ise kurumun başka yollarla devam ettiğini gösterir.

Kaçan köle geri verilmez

Devarim 23:16–17, efendisinden kaçıp İsrael toplumuna sığınan kölenin sahibine teslim edilmesini yasaklar:

“Efendisinden kaçıp sana sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksin. Aranızda, kentlerinden birinde, kendisi için iyi olan yerde, seçtiği yerde yaşayacak; ona eziyet etmeyeceksin.”

Ayetin yalın dili, köle sahibinin mülkiyet iddiasından önce sığınan insanın güvenliğini öne çıkarır. Klasik halaha hükmü özellikle ülke dışından Erets İsrael’e kaçan köle bağlamında sınırlar; buna rağmen ortaya çıkan ilke dikkat çekicidir: Bir insanın özgürlüğe kaçışı, yalnızca sahibin mal kaybı olarak görülmez. Kaçağın kendi seçtiği yerde yaşaması ve ezilmemesi emredilir.

Şabat: Kölenin de zamanı vardır

Devarim 5:14, Şabat dinlenmesine oğulları, kızları, erkek ve kadın köleleri, hayvanları ve kentlerde yaşayan yabancıları dahil eder. Gerekçe Mısır’daki kölelik hafızasıdır: İsrael halkı köle olduğunu ve Tanrı tarafından çıkarıldığını hatırlamalıdır. Bu nedenle efendi, kendi dinlenmesini başkasının kesintisiz emeği üzerine kuramaz.

Şabat köleliği kaldırmaz; fakat efendinin kölenin bütün zamanına sahip olduğu düşüncesini kırar. Haftanın bir günü ekonomik üretim durur ve toplumsal hiyerarşinin altındaki kişi de dinlenme buyruğunun öznesi olur. Bu, Tora’nın kölelik hukukundaki en güçlü insanileştirici hükümlerden biridir.

Şemita ile Yovel aynı şey değildir

Şemita ile Yovel hükümleri sık sık birbirine karıştırılır. Borçların bırakılması yedinci yıl olan Şemita’ya aittir. Yovel ise ellinci yılda toprağın aile mirasına dönmesini ve Yovel’e kadar hizmet eden İbrani hizmetkarın ailesine dönmesini düzenler.

Yovel’de “ülkenin bütün sakinleri için özgürlük” ilan edilir; fakat bu ifade yabancı kölelerin tamamının otomatik azadı anlamına gelmez. Vayikra 25’in kendi içindeki ayrım açıktır: Yovel, ekonomik çöküş nedeniyle hizmete giren İsrael halkından kişiyi ailesine ve mirasına döndürür; yabancı köle için kalıcı mülkiyet hükmü aynı bölümde korunur.

Ayrıca Yovel’i her elli yılda düzenli biçimde gerçekleşmiş tarihsel bir “toplumsal sıfırlanma” gibi anlatmak da doğru değildir. Tora bunun hukuki idealini emreder. Rabbinik hukuka göre kabile düzeninin bozulmasıyla Yovel’in bağlayıcı uygulaması sona ermiştir. Normatif yasa ile tarihsel uygulama birbirinden ayrılmalıdır.

Tora antik dünyada ilk miydi?

Tora’nın gücünü göstermek için antik dünyanın bütün hukuklarını karikatürleştirmeye gerek yoktur. Hammurabi Yasası’nın 117. maddesi, borç nedeniyle kendisini veya ailesini hizmete veren kişilerin üç yıl çalıştıktan sonra dördüncü yıl özgür bırakılmasını emreder. Dolayısıyla süreli borç hizmetini insanlık tarihinde ilk kez Tora’nın getirdiği söylenemez.

Aynı şekilde “Mısır piramitlerini ölene kadar çalıştırılan köleler yaptı” biçimindeki yaygın anlatı arkeolojik bakımdan güvenilir değildir. Roma’daki köle nüfusu için de bütün dönemleri ve bölgeleri kapsayan kesin bir “üçte bir” oranı verilemez. Yanlış karşılaştırmalar Tora’yı güçlendirmez; aksine metne duyulan güveni aşındırır.

Tora’nın ayırt edici yönü tek bir hükümde değil, hükümler bütünündedir: İbrani hizmetkar için süre sınırı, özgür bırakırken maddi destek, Şabat dinlenmesi, insan kaçırmaya ölüm cezası, ağır bedensel zarar karşılığında azat ve sığınan köleyi geri vermeme. Antik hukuklarda bu unsurların bazı benzerleri bulunabilir; Tora’daki ahlaki yapı, bunların Mısır’dan çıkış hafızası ve insanın Tanrı’ya aidiyeti etrafında bir araya getirilmesidir.

Tora neden köleliği bütünüyle yasaklamadı?

Bu soruya metnin söylemediği bir cevabı zorla yüklemek doğru değildir. “Kölelik yasaklansaydı özgür irade ortadan kalkardı” savı mantıksızdır; Tora’nın bir davranışı yasaklaması insanın seçim yeteneğini yok etmez. “Tora köleliği yalnızca geçici olarak kabul etti ve sonunda tamamen kaldırmayı planladı” iddiası da yazılı metinde açıkça söylenmez. Özellikle yabancı kölenin kalıcı statüsü böyle bir sonucu doğrudan desteklemez.

Söylenebilecek daha dürüst şey şudur: Tora, köleliğin ekonomik ve siyasal hayatın yerleşik parçası olduğu bir dünyada hukuk kurar. Kurumu bütünüyle ortadan kaldırmak yerine farklı statüler yaratır, İsrael halkından kişinin kalıcı köleleşmesini engeller ve efendinin gücüne bazı ciddi sınırlar koyar. Bu yapı içinde hem çağını aşan korumalar hem de çağının hiyerarşisini sürdüren hükümler vardır.

Rambam’ın More Nevuhim III:32’de anlattığı aşamalı dönüşüm ilkesi, kurban ibadeti bağlamındadır; onu kölelik hakkında doğrudan bir açıklama gibi aktarmak doğru değildir. Bu ilke köleliğe benzetme yoluyla uygulanabilir, fakat benzetme ile kaynak metnin açık iddiası birbirine karıştırılmamalıdır.

Hukuki izin ile ahlaki ideal arasındaki mesafe

Rabbinik düşünce, Tora’da hukuken mümkün olan davranış ile doğru insanın seçmesi gereken davranış arasında önemli bir ayrım kurar. Rambam, Mişne Tora, Köleler 9:8 bölümünde yabancı kölenin ağır çalıştırılmasının hukuken mümkün olduğunu açıkça yazar. Ardından aynı açıklıkla bilgelik ve doğru ahlak yolunun merhametli olmak, ağır boyunduruk yüklememek, köleyi üzmemek, ona evdeki yiyecek ve içecekten vermek, onu el veya sözle aşağılamamak ve şikayetini dinlemek olduğunu belirtir.

Bu metin iki şeyi aynı anda gösterir. Birincisi, “yabancı köleye ağır iş vermek Tora hukukunda kesinlikle yasaktır” iddiası doğru değildir. İkincisi, Yahudi ahlakı hukuki asgari sınırı nihai davranış ölçüsü kabul etmez. Güç sahibi kişinin hakkını sonuna kadar kullanması değil, Tanrı’nın merhametini taklit ederek kendisini sınırlaması beklenir.

Bu ayrım açıklamayı zayıflatmaz; tersine güçlendirir. Bir metni yüceltmenin yolu, hukuken izin verdiği şeyi yasakmış gibi göstermek değildir. Asıl güçlü okuma, hukukun bıraktığı alan içinde ahlaki yönelişin nasıl daha ileri bir davranış istediğini ortaya koymaktır.

Modern etik açısından kesin sonuç

Bugün bir insanın satın alınması, miras bırakılması veya başka bir kişinin mülkiyetine bağlı yaşaması ahlaken kabul edilemez. Modern kölelik yasağı bu konuda Tora’daki yabancı kölelik hukukundan daha ileri bir eşitlik standardı kurmuştur. Bu gerçeği kabul etmek Tora’ya saldırı değildir; tarihsel hukuk ile bugün uygulanması gereken ahlak düzenini birbirine karıştırmamaktır.

Öte yandan modern dünyanın köleliği kaldırmış olması, Tora’nın hükümlerini değersiz hale getirmez. İnsan kaçırmanın en ağır suçlardan sayılması, borç ve yoksulluğun kalıcı nesil köleliğine dönüşmesinin engellenmesi, dinlenmenin toplumun en güçsüz kişisine kadar yayılması, ağır bedensel zarar veren efendinin mülkiyet hakkını kaybetmesi ve sığınan kölenin korunması bugün de güçlü ahlaki ilkelerdir.

Fakat bunlardan evrensel temel gelir, servet vergisi veya belirli bir çağdaş ekonomik programın zorunlu olarak çıktığı söylenemez. Yovel ve Şemita modern politik düşünceye ilham verebilir; hangi politikanın bu ilkeleri doğru uyguladığı ayrıca tartışılmalıdır. Tora’nın kavramlarını güncel ideolojilerin hazır sloganına dönüştürmek, metni açıklamak değil ona dışarıdan program yüklemektir.

Sonuç: Ne aklama ne karalama

Tora’nın kölelik hukuku hakkında iki kolay fakat yanlış anlatı vardır. İlki, Tora’da gerçek köleliğin bulunmadığını ve bütün evedlerin modern anlamda çalışan olduğunu söyler. İkincisi, Tora’nın insanı hiçbir sınır olmadan efendisinin keyfine bıraktığını ileri sürer. Metin bu iki anlatıyı da doğrulamaz.

Tora, yabancı köleliği tanır; insanın mülk ve miras konusu yapılmasına izin verir. Bu, saklanamayacak bir gerçektir. Aynı Tora, İsrael halkından yoksul kişinin kalıcı köleleşmesini engeller, özgür bırakılana yeni bir başlangıç sermayesi verilmesini emreder, köleye Şabat günü kazandırır, insan kaçırmayı ölüm suçu sayar, ağır bedensel zararı özgürleşme sebebi yapar ve sığınan kölenin efendisine teslim edilmesini yasaklar.

Dolayısıyla kesin hüküm şudur: Tora köleliği bütünüyle kaldırmamıştır; fakat antik kölelik düzenini olduğu gibi kutsamamış, efendinin gücünü sınırlayan ve özellikle İbrani hizmetkarı özgürlüğe döndüren bir hukuk kurmuştur. Tora’nın büyüklüğü, metinde bulunmayan modern eşitliği ona sonradan eklemekte değil; insan gücünün sınırsız olmadığını, mülkiyetin ahlakın üzerinde duramayacağını ve İsrael halkının Mısır’daki kölelik hafızasını hiçbir zaman unutamayacağını hukuk düzeninin içine yerleştirmesindedir.

Kutsal Kitabınızı bilin!

Kutsal Kitabınızı bilirseniz, hiç kimse Tanrı’ya olan inancınızı ve O’nunla olan bağlantınızı çalamayacaktır.


Başlıca metinler

Şemot 21:2–27; Şemot 22:2–3; Vayikra 25:10, 25:39–55; Devarim 5:12–15, 15:1–18, 23:16–17, 24:7; Kiddushin 20a; Gittin 45a; Rambam, Mişne Tora, Köleler 8–9; Rambam, More Nevuhim III:32 ve III:39.

Previous Article

Tzaraat: Kişi, Giysi ve Evde Görülen “Leke”nin ...

Next Article

Cehennem: İlahi Arınmanın Anatomisi

0
Shares
  • 0
  • +
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Related articles More from author

  • Halaha ve Mitsvalar

    Ben, Tanrın Aşem’im

    25 Ekim 2023
    By Gökhan Duran
  • Halaha ve Mitsvalar

    9 Yalancı tanıklık yapmayın

    7 Kasım 2023
    By Gökhan Duran
  • Halaha ve Mitsvalar

    Kutsal Kitap Çok Eşliliğe Neden İzin Vermiştir?

    2 Ekim 2023
    By Gökhan Duran
  • Halaha ve Mitsvalar

    Kurbanın anlamı nedir?

    9 Aralık 2018
    By Gökhan Duran
  • Halaha ve Mitsvalar

    Babana ve Annene Saygı Göster – Rabbi Benjamin Blech

    15 Temmuz 2024
    By Gökhan Duran
  • Halaha ve Mitsvalar

    Tapınak Kurbanları

    27 Şubat 2025
    By Gökhan Duran

Leave a reply Yanıtı iptal et

  • Bereşit Yorumları

    İki Ağacın Hikayesi (5)

  • Metin ve Kronoloji

    Belgesel Hipotezi’nin Sorgulanması (Yalnızca Bilimsel Bakış Açısıyla)

  • Mesih ve Kehanet İddiaları

    Daniel 9

Kabalat.com

Mesih Çağı:

  • Hakkımda
  • Yayın İlkeleri
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
  • Gizlilik
  • Çerez Politikası