KABALAT

Top Menu

  • Başlangıç
  • Yesod Mora
  • Mişna, Talmud ve Midraş
  • Teşuva ve Musar
  • Tanrı’nın İsimleri
  • Kabala
  • Shomer Emunim
  • Metin ve Kronoloji

Main Menu

  • Başlangıç
  • Tora ve Tanah
  • Sözlü Tora ve Halaha
  • Yahudi Yaşamı
  • Yahudi Düşüncesi
  • Kabala
  • Kütüphane
  • Araştırmalar
  • Başlangıç
  • Yesod Mora
  • Mişna, Talmud ve Midraş
  • Teşuva ve Musar
  • Tanrı’nın İsimleri
  • Kabala
  • Shomer Emunim
  • Metin ve Kronoloji

KABALAT

KABALAT

  • Başlangıç
  • Tora ve Tanah
  • Sözlü Tora ve Halaha
  • Yahudi Yaşamı
  • Yahudi Düşüncesi
  • Kabala
  • Kütüphane
  • Araştırmalar
Yeşaya 7 ve Bakireden Doğum
Home›Araştırmalar›Misyoner İddiaları›Yeşaya 7 ve Bakireden Doğum›Yeşaya 7:14, İsa’nın Bakire’den Doğumu’nu mu haber vermektedir?

Yeşaya 7:14, İsa’nın Bakire’den Doğumu’nu mu haber vermektedir?

By Gökhan Duran
28 Haziran 2017
4011
1
Share:

Giriş: Tartışmanın Gerçek Sorusu

Yeşaya 7:14, Hristiyan yorum geleneğinde İsa’nın bakireden doğumunu yüzlerce yıl önceden bildiren bir peygamberlik olarak sunulur. Bu okuma, Matta 1:22-23’te Yeşaya’dan yapılan alıntıya dayanır. Tartışma çoğu zaman tek bir kelimeye indirgenir: İbranice עַלְמָה (almah) “bakire” mi, “genç kadın” mı demektir? Kelime önemlidir; fakat metnin anlamını yalnızca bir sözlük maddesi üzerinden çözmeye çalışmak yöntemsel olarak eksiktir. Bir kelimenin hangi anlama geldiği, içinde bulunduğu cümle, bölüm, tarihsel olay ve anlatının kurduğu zaman ilişkisiyle birlikte belirlenmelidir.

Yeşaya 7’nin konusu soyut bir gelecek tasviri değildir. Bölümde kral adları, ülkeler, askeri ittifaklar, taht değişikliği planları ve yakın zamanda gerçekleşecek siyasal sonuçlar açıkça belirtilir. İşaretin muhatabı Ahaz ve Davut evidir; işaretin zaman ölçüsü doğacak çocuğun erken gelişimidir; işaretin doğrulanması ise Aram kralı Resin ile Kuzey İsrael kralı Pekah’ın oluşturduğu tehdidin ortadan kalkmasıdır. Bu yapı hesaba katıldığında, Yeşaya 7:14’ü yalnızca yedi yüzyıl sonraki bir doğuma bağlamak, ayeti içinde bulunduğu anlatıdan koparmak anlamına gelir.

Bu inceleme dört düzeyi birbirinden ayıracaktır. Birincisi, Yeşaya’nın kendi dönemindeki tarihsel ve bağlamsal anlamdır. İkincisi, İbranice kelimelerin gerçek anlam alanıdır. Üçüncüsü, Grekçe Septuagint çevirisinin yaptığı yorumdur. Dördüncüsü ise Matta yazarının bu Grekçe biçimi kendi doğum anlatısına uygulamasıdır. Bu düzeyler birbirine karıştırıldığında, sonraki bir teolojik okuma Yeşaya’nın özgün sözüymüş gibi görünür. Ayrı tutulduklarında ise metnin doğal anlamı belirginleşir.

1. Tarihsel Zemin: Aram-Efrayim Krizi

Yeşaya 7’nin arka planı, yaklaşık MÖ 734-732 yıllarında yaşanan Aram-Efrayim krizidir. Metin, Aram kralı Resin ile Kuzey İsrael kralı Pekah’ın Yahuda’ya saldırdığını, Ahaz’ı devirmeyi ve yerine “Taveal’ın oğlunu” geçirmeyi planladığını açıkça bildirir. Yaygın tarihsel yeniden kurmaya göre bu iki kral, Asur’a karşı oluşturdukları bölgesel ittifaka Yahuda’yı da katmak istiyor; Ahaz’ın buna yanaşmaması üzerine Davut hanedanını değiştirmeyi tasarlıyordu. İttifakın Asur karşıtı amacı güçlü bir tarihsel açıklamadır; ancak Yeşaya 7’nin doğrudan söylediği olguyla bu yeniden kurma birbirinden ayrılmalıdır.

“Aram ve Efrayim, Remalya’nın oğlu ile birlikte sana karşı kötülük tasarladı. ‘Yahuda’ya çıkalım, onu parçalayalım, kendimize açalım ve içine Taveal’ın oğlunu kral yapalım’ dediler. Egemen Tanrı şöyle diyor: Bu gerçekleşmeyecek, olmayacak.” (Yeşaya 7:5-7)

Haber Yeruşalayim’e ulaştığında Ahaz’ın ve Davut evinin yüreği “rüzgarda sallanan orman ağaçları gibi” titredi. Bu ifade krizin şiddetini gösterir. Davut hanedanı yalnız askeri yenilgiden değil, kendi soyunun tahttan indirilmesinden korkmaktadır. Yeşaya’nın görevi tam bu noktada başlar: Ahaz’a sakin olmasını, Resin ile Pekah’ı “tüten iki odun parçası” olarak görmesini ve onların planının başarıya ulaşmayacağını bildirmek.

Ahaz’ın önündeki asıl seçenek askeri değil teolojiktir: Tanrı’nın sözüne güvenmek ya da Asur’un gücüne sığınmak. Yeşaya’nın “İnanmazsanız ayakta kalamazsınız” sözü, bölümün merkezindeki güven sorununu özetler. Ahaz dışarıdan dindar görünen bir gerekçeyle işaret istemeyi reddeder; fakat 2. Krallar 16 ve 2. Tarihler 28, onun gerçekte Asur kralına başvurduğunu, tapınak ve saray hazinelerini ona gönderdiğini ve Yahuda’yı Asur’a bağımlı hale getirdiğini anlatır.

Asur, Resin ve Pekah tehdidini gerçekten ortadan kaldırdı. Tiglat-Pileser III Şam’ı ele geçirdi ve Resin öldürüldü; Pekah da bir darbe sonucunda öldürüldü. Ancak Ahaz’ın seçtiği araç daha sonra Yahuda’nın üzerine taşan bir sel gibi gelecekti. Bu nedenle Yeşaya 7 yalnızca kurtuluş vaadi değildir. Bölüm, kısa vadeli tehdidin sona ermesiyle birlikte Ahaz’ın yanlış güven tercihinin doğuracağı daha büyük Asur tehlikesini de haber verir.

“Tanrı senin, halkının ve atalarının evinin üzerine, Efrayim’in Yahuda’dan ayrıldığı günden beri görülmemiş günleri getirecek: Asur kralını.” (Yeşaya 7:17)

Bu tarihsel zemin, 7:14’teki işaretin işlevini belirler. İşaret, Ahaz’ın yaşadığı krizle ilişkili olmalı; Davut evine verilen sözün doğruluğunu onların tarihsel ufku içinde gösterebilmelidir. Yüzyıllar sonra meydana gelecek bir olay, Ahaz’a Resin ile Pekah’ın planının başarısız olacağını doğrulayan işaret olamaz.

2. İşaretin Yapısı ve Ayetin Zamanı

Yeşaya 7:14 tek başına okunmamalıdır. Ayetin neyi bildirdiğini belirleyen cümle, hemen ardından gelen 7:15-16’dır. Çocuğun doğumu, beslenmesi ve ahlaki ayrım yaşına ulaşması, iki düşman kralın ülkelerinin terk edilmesiyle aynı zaman çizelgesine bağlanır.

“İşte, o genç kadın gebedir/gebe kalacak; bir oğul doğuracak ve adını İmmanuel koyacak. Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçmeyi bilinceye kadar kaymak ve bal yiyecek. Çünkü çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçmeyi bilmeden önce, dehşet duyduğun o iki kralın ülkesi terk edilecek.” (Yeşaya 7:14-16)

Metnin mantığı açıktır: Çocuk, siyasal olayların gerçekleşeceği süreyi ölçen yaşayan bir zaman göstergesidir. Resin ve Pekah’ın oluşturduğu tehdit, çocuk henüz erken gelişim dönemindeyken sona erecektir. Dolayısıyla çocuk Ahaz döneminde doğmalı ve iki kralın düşüşü onun çocukluğu sırasında meydana gelmelidir. Bu koşul, ayetin birincil anlamını MÖ sekizinci yüzyıla sabitler.

Buradaki “kötüyü reddetmek ve iyiyi seçmek” ifadesi, yetişkinliğe ulaşmayı zorunlu olarak anlatmaz. Erken çocuklukta ayırt etme yeteneğinin oluştuğu bir dönemi gösterir. Yeşaya 8:4’te benzer bir zaman ölçüsü daha keskin biçimde verilir: Çocuk “babam” ve “annem” demeyi öğrenmeden Şam’ın serveti ile Samiriye’nin ganimeti Asur kralının önüne götürülecektir. İki metin aynı krizin çok kısa bir zaman içinde sonuçlanacağını bildirir.

Bu nedenle tartışmanın en güçlü kanıtı “almah” kelimesi değildir. Bir an için kelimenin “bakire” olarak çevrilebileceği kabul edilse bile, çocuk yine Ahaz döneminde doğmak zorundadır. Kelimenin tartışmalı bir biçimde “bakire” diye okunması, ayetin tarihsel zaman çizelgesini yedi yüz yıl ileri taşımaz. Yeşaya 7:16, böyle bir taşımaya izin veren boşluk bırakmaz.

3. Yeşaya 7:14’ün İbranice Metni

לָכֵן יִתֵּן אֲדֹנָי הוּא לָכֶם אוֹת הִנֵּה הָעַלְמָה הָרָה וְיֹלֶדֶת בֵּן וְקָרָאת שְׁמוֹ עִמָּנוּ אֵל

“Bu nedenle Efendi kendisi size bir işaret verecek: İşte, o genç kadın gebedir/gebe kalacaktır; bir oğul doğuracak ve adını İmmanuel koyacaktır.” (Yeşaya 7:14, bağlamsal çeviri)

Ayetin her önemli unsurunun ayrı değerlendirilmesi gerekir. Hiçbir kelime, kendi dilbilgisel yapısından ve bölümün bağlamından koparılarak sonraki bir öğretiye göre genişletilmemelidir.

İbranice ifadeOkunuşTemel anlamMetindeki işlev
לָכֵןlahenBu nedenleAhaz’ın işaret istemeyi reddetmesinin sonucunu bağlar.
לָכֶםlahemSizeTekil Ahaz’dan çoğul Davut evine yönelen hitabı gösterir.
אוֹתotİşaret, belirtiTanrısal sözün doğruluğunu gösteren olay veya kişi.
הָעַלְמָהha-almahO/belirli genç kadınYaş ve yaşam evresini bildirir; bekareti kelime olarak söylemez.
הָרָהharaGebe / gebe kalmak üzereMevcut veya yakın gelecek hamilelik biçiminde okunabilir.
וְיֹלֶדֶת בֵּןve-yoledet benBir oğul doğuruyor/doğuracakDoğumu yakın tarihli olay dizisine yerleştirir.
וְקָרָאת שְׁמוֹve-karat şemoAdını koyacaksın/o kadın koyacakDişil tekil bir adlandırma ifadesidir.
עִמָּנוּ אֵלİmmanuelTanrı bizimleÇocuğun özünü değil, Tanrı’nın Yahuda ile oluşunu bildiren simgesel ad.

4. “Almah” Ne Demektir, Ne Demek Değildir?

עַלְמָה (almah) kelimesinin temel anlamı “genç kadın”dır. Kelime, kadının yaş ve yaşam evresini bildirir; biyolojik veya hukuki bakirelik durumunu teknik olarak tanımlamaz. Aynı kelime ailesindeki eril עֶלֶם (elem), “genç erkek” veya “delikanlı” anlamına gelir. Bir erkeğin cinsel geçmişini değil gençliğini belirttiği gibi, almah da kadın için öncelikle gençliği belirtir.

Burada iki yanlış uçtan kaçınmak gerekir. “Almah sözlük olarak bakire demektir” iddiası yanlıştır. Fakat “almah olarak adlandırılan bir kadın asla bakire olamaz” iddiası da yanlıştır. Almah yalnızca gençliği ve yaşam evresini bildirir; kadının cinsel durumu bu kelimeden çıkarılamaz. Bu dilbilimsel gerçek, babasız doğum veya İsa hakkında hiçbir anlam üretmez. Ayrımı göstermek için en açık örnek Rivka’dır.

“Genç kadın çok güzeldi; bakireydi ve hiçbir erkek onu bilmemişti.” (Yaratılış 24:16)

Aynı Rivka, birkaç ayet sonra almah olarak adlandırılır:

“İşte su kaynağının başında duruyorum; su çekmeye çıkan genç kadın şöyle olsun…” (Yaratılış 24:43)

Rivka’nın bakire olduğunu Yaratılış 24:43’teki almah kelimesinden değil, 24:16’daki açık açıklamadan biliriz. Bu örnek ayrımı kesinleştirir: Almah bakire bir kadına gönderme yapabilir; fakat “bakire” anlamına gelmez. Dolayısıyla Yeşaya 7:14’te almah bulunması, kadının bakire olduğunu kanıtlamaz.

Tanah’taki “Almah” Kullanımları

Almah ve çoğul biçimi Tanah’ta az sayıda geçer. Küçük bir örneklemden mutlak sonuç çıkarmamak gerekir; buna rağmen bütün kullanımlarda ortak çekirdek anlam genç kadın veya genç kız topluluğudur. Hiçbir kullanımda kelime tek başına anatomik bakirelik tanımı yapmaz.

YerBağlamEn doğal karşılıkBekaret hakkında ne söyler?
Yaratılış 24:43Rivka kuyunun başındaGenç kadınRivka’nın bakireliği başka ayette açıkça belirtilir; almah bunu tek başına söylemez.
Mısır’dan Çıkış 2:8Moşe’nin ablasıGenç kızCinsel durum tartışmanın konusu değildir.
Mezmurlar 68:26Tef çalan genç kadınlarGenç kadınlarTopluluk ve yaş kategorisi bildirir.
Özdeyişler 30:19Bir erkeğin genç kadınla yoluGenç kadınİfade şiirseldir; kadının cinsel statüsü kelimeden belirlenemez.
Ezgiler Ezgisi 1:3Sevilen kişiye hayran genç kadınlarGenç kadınlarBekaret değil, genç kadınlar topluluğu anlatılır.
Ezgiler Ezgisi 6:8Kraliçeler, cariyeler ve genç kadınlarGenç kadınlarSaraydaki sosyal gruplar arasında yaş/statü kategorisi.
Yeşaya 7:14Ahaz’a verilen işaretO genç kadınBekaret belirtilmez; tarihsel bağlam yakın doğumu gerektirir.

Özdeyişler 30:19 Neyi Kanıtlar?

Özdeyişler 30:18-20’de kartalın gökteki yolu, yılanın kaya üzerindeki yolu, geminin denizdeki yolu ve bir erkeğin genç kadınla yolu sıralanır; ardından zina eden kadının yolu anılır. Bu şiirsel yapı, cinsel ilişkinin veya çekimin iz bırakmayan ve kavranması güç yönünü çağrıştırabilir. Ancak 19. ayetteki genç kadın ile 20. ayetteki zina eden kadının kesinlikle aynı kişi olduğu metinde söylenmez. Ayrıca bölüm Süleyman’a değil, açılış cümlesine göre Agur ben Yake’ye atfedilir.

Bu ayet almahın “bakire olmayan kadın” anlamına geldiğini kanıtlamak için kullanılmamalıdır. Kanıtlayabildiği daha sınırlı fakat yeterli sonuç şudur: Kelime cinsel durumun teknik adı değildir. Şiirin anlamı tartışmalı olsa bile, almahın doğal karşılığı yine “genç kadın”dır.

5. “Betulah” ile “Almah” Arasındaki Fark

Tanah’ta בְּתוּלָה (betulah), bakireliği veya evlenmemiş genç kadın durumunu almahtan daha açık biçimde ifade eden kelimedir. Levililer 21:13-14’te başkahinin evleneceği kadın için betulah kullanılması, bekaretin hukuki önem taşıdığı bir bağlamda bu tercihin anlamlı olduğunu gösterir. Tesniye 22’de de cinsel durumun hukuki olarak tartışıldığı yerlerde betulah ve aynı kökten ifadeler görülür.

Bununla birlikte “almah genç kadın, betulah ise her koşulda modern tıbbi kesinlikle bakire” biçiminde mekanik bir denklem kurmak doğru değildir. Tanah kelimelerinin anlam alanları bağlama göre değişebilir. Yaratılış 24:16’da Rivka için betulah denildikten sonra “hiçbir erkek onu bilmemişti” açıklamasının eklenmesi, yazarın bekareti hiçbir kuşkuya yer bırakmadan belirtmek istediğini gösterir. Bu ek, betulahın değersiz olduğunu değil, doğal dilin matematiksel kodlar gibi işlemediğini gösterir.

Yeşaya 7:14 açısından gerekli ve yeterli hüküm şudur: Peygamber, kadının biyolojik bekaretini açıklayan bir ifade kullanmamıştır. Almah “genç kadın” demektir. Ayetin “bakire” diye çevrilmesi, İbranice metindeki açık bilgiyi aktarmak değil, sonraki Grekçe ve Hristiyan yorumunu Türkçe metne taşımaktır.

6. Kadın Zaten Gebe miydi, Yoksa Gebe mi Kalacaktı?

Ayetin הָרָה (hara) biçimi de tartışılmıştır. Bu sözcük “gebe” anlamındaki bir sıfat gibi mevcut durumu anlatabilir; bazı bağlamlarda ise yakın gelecek veya yaklaşan hamilelik biçiminde anlaşılabilir. Bu nedenle metin “o genç kadın gebedir” ya da “o genç kadın gebe kalmak üzeredir” şeklinde çevrilebilir. Dilbilgisi tek başına iki seçenekten birini mutlaklaştırmaz.

Ancak bu belirsizlik Hristiyan yorumuna yedi yüz yıllık bir zaman aralığı sağlamaz. İster kadın o anda gebe olsun, ister kısa süre sonra gebe kalacak olsun, 7:16 doğumu Ahaz’ın korktuğu iki kralın çöküşünden önceye yerleştirir. Tartışmanın sonucu her iki çeviri seçeneğinde de aynıdır: Ayet Ahaz’ın çağındaki yakın bir doğumdan söz eder.

7. “O Genç Kadın” Kimdir?

הָעַלְמָה (ha-almah) ifadesindeki belirli tanımlık, “herhangi bir genç kadın” değil, konuşma ortamında belirli veya tanımlanabilir bir genç kadın bulunduğunu düşündürür. Fakat bu tanımlık tek başına kadının kimliğini açıklamaz. Metin adını vermez. Bu nedenle klasik Yahudi yorumları ve modern araştırmalar birden fazla ihtimal ileri sürmüştür.

GörüşDayanakGüçlü yanıSınırı
Yeşaya’nın eşi, “kadın peygamber”Raşi; Yeşaya 8:3 ile bağlantıYeşaya 7-8 arasındaki çocuk ve zaman işareti paralelliğini açıklar.Metin 7:14’te kadını açıkça Yeşaya’nın eşi diye tanımlamaz.
Ahaz’ın eşi veya kraliyet ailesinden kadınRadak’ın öne çıkardığı ihtimal; Davut evine hitapİşaretin hanedan ve taht kriziyle doğrudan ilişkisini açıklar.Kadının adı ve çocuğun kimliği açıkça verilmez.
Saray çevresinde hazır bulunan başka bir genç kadınBelirli tanımlık ve çoğul hitapKadının muhataplarca bilindiğini açıklayabilir.Kimliği belirlemek için yeterli bağımsız veri yoktur.

Raşi, genç kadını Yeşaya’nın eşiyle özdeşleştirir ve Yeşaya 8:3’teki “kadın peygamber” ifadesine bağlar. Radak ise hem Yeşaya’nın eşini hem Ahaz’ın eşini tartışır ve kraliyet ailesi ihtimalini güçlü bulur. Bu görüş ayrılığı önemli bir yöntem dersi verir: Ayetin İsa hakkında olmadığını göstermek için kadının tam kimliğini çözmek zorunlu değildir. Kesin olan asgari sonuç, kadının Ahaz dönemine ve işaretin tarihsel çevresine ait olduğudur.

8. İmmanuel ile Maher-Şalal-Haş-Baz Aynı Çocuk mu?

Yeşaya 8:1-4’te peygamber “kadın peygamber” ile birlikte olur; kadın bir oğul doğurur ve çocuğa Maher-Şalal-Haş-Baz adı verilir. Çocuk “annem” ve “babam” demeyi öğrenmeden Şam’ın serveti ile Samiriye’nin ganimeti Asur kralına taşınacaktır. Bu yapı Yeşaya 7:14-16 ile güçlü biçimde paraleldir: Her iki çocuk da aynı düşmanların çöküşü için zaman göstergesi işlevi görür.

“Çocuk ‘babam’ ve ‘annem’ demeyi bilmeden önce Şam’ın serveti ve Samiriye’nin ganimeti Asur kralının önüne taşınacak.” (Yeşaya 8:4)

Bu paralellik nedeniyle Raşi ve başka yorumcular İmmanuel ile Maher-Şalal-Haş-Baz’ı aynı çocuk olarak değerlendirmiştir. Bir kişinin birden fazla ad veya simgesel ad taşıması Tanah’ta mümkündür. Süleyman’ın Yedidyah olarak da adlandırılması buna örnektir. Buna karşılık metin iki adın aynı çocuğa ait olduğunu açıkça söylemez; Yeşaya’nın birden fazla çocuğunun işaret olduğu da belirtilir. Dolayısıyla özdeşlik güçlü bir yorum olabilir, fakat “kronolojik zorunluluk” değildir.

Final hüküm şu biçimde kurulmalıdır: İmmanuel ile Maher-Şalal-Haş-Baz ister aynı çocuk ister iki ayrı çocuk olsun, her ikisi de MÖ sekizinci yüzyıldaki aynı kriz bağlamında yaşayan işaretlerdir. Bu iki seçenekten hiçbiri İmmanuel’i yedi yüzyıl sonraki İsa ile özdeşleştirmeyi gerektirmez.

9. “İmmanuel” Adı Ne Anlama Gelir?

עִמָּנוּ אֵל (İmmanuel), “Tanrı bizimle” demektir. Bu ad, çocuğun Tanrı olduğunu bildiren bir kimlik tanımı değildir. Tanah’taki simgesel ve Tanrı adını içeren isimler, adın sahibini Tanrı ile özdeşleştirmez. Yeşaya’nın kendi adı “Tanrı kurtarır”, Eliyahu “Tanrım Y-H-V-H’dir”, Elimeleh “Tanrım kraldır” anlamlarını taşır; bu kişiler isimlerinin içinde Tanrı’ya gönderme bulunduğu için Tanrı sayılmaz.

İmmanuel adının anlamı Yeşaya 8’in içinde açıklanır. Resin ve Pekah’ın planları boşa çıkacaktır, “çünkü Tanrı bizimledir”. İsim, Yahuda’ya verilen tarihsel güvenceyi yoğunlaştıran bir cümledir. Aynı bölümde “İmmanuel” sözü ülkeye hitap eder ve Asur’un Yahuda’ya kadar taşacağı anlatılır. Bu kullanım, adın MÖ sekizinci yüzyılın siyasal kriz ve yargı bağlamına ait olduğunu doğrular.

“Plan kurun, boşa çıkacak; söz söyleyin, gerçekleşmeyecek; çünkü Tanrı bizimledir.” (Yeşaya 8:10)

Yeşaya’nın çocuklarının adları yaşayan peygamberlik cümleleridir. Şear-Yaşuv “bir kalıntı dönecek”, Maher-Şalal-Haş-Baz “yağma çabuk, ganimet hızlı” ve İmmanuel “Tanrı bizimle” anlamını taşır. Yeşaya 8:18 bu yöntemi doğrudan açıklar: Peygamber ve çocukları İsrael’de “işaretler ve belirtiler”dir. İşaret, olağan dışı üreme biçimi değil, kişinin adı, varlığı ve tarihsel zamanlamasıdır.

10. “İşaret” Mutlaka Doğaüstü Bir Doğum mudur?

Bazı yorumcular sıradan bir doğumun işaret olamayacağını, bu nedenle 7:14’ün bakireden doğumu anlatması gerektiğini ileri sürer. Bu sav, אוֹת (ot) kelimesine Tanah’ın vermediği sabit bir anlam yükler. Ot, bağlama göre mucizevi bir olay, doğal bir belirti, anımsatıcı nesne, sembolik eylem veya işaret işlevi verilen bir kişi olabilir. Kelimenin kendisi “doğa yasalarının askıya alınması” demek değildir.

Yeşaya 7:11’de Ahaz’a “derinlerde ya da yükseklerde” bir işaret isteme hakkı verilmesi, Tanrı’nın seçtiği işaretin mutlaka biyolojik bir mucize olması gerektiğini göstermez. Ahaz istediği büyüklükte bir işaret seçmeyi reddetmiş; bunun üzerine Tanrı kendi işaretini vermiştir. Teklif edilen imkanın sınırsızlığı ile fiilen verilen işaretin türü aynı şey değildir. Verilen işaretin içeriği 7:14-16 tarafından tanımlanır: doğacak çocuk, adı ve erken gelişimi, iki kralın tehdidinin sona ereceği süreyi gösterecektir.

Tanah’ta gökkuşağı antlaşma işaretidir; Şabat İsrael ile Tanrı arasındaki ilişkinin işaretidir; Mısır’dan çıkışın anılması ve tefilin uygulaması işaret diliyle anlatılır; Yeşaya’nın kendisi ve çocukları da işaret olarak adlandırılır. Bazı işaretler olağan dışıdır, bazıları değildir. Bu nedenle “işaret varsa mucizevi gebelik olmalıdır” sonucu sözlükten veya Tanah kullanımından çıkmaz.

Yeşaya 7’de işaretin olağanüstülüğü üreme mekanizmasında değil, Tanrı’nın olayları belirlenen süre içinde yöneteceğine dair kesinliktedir. Belirli genç kadın bir çocuk doğuracak; çocuğun adı Tanrı’nın Yahuda ile olduğunu ilan edecek; çocuk erken yaşa ulaşmadan iki düşman gücün tehdidi sona erecektir. İşaretin bütün unsurları birlikte ele alınmalıdır.

11. Septuagint Neden “Parthenos” Kullanır?

Septuagint adı altında bilinen Grekçe Tanah tek bir zamanda ve tek bir kurul tarafından çevrilmiş homojen bir eser değildir. Tora’nın Grekçe çevirisi önce hazırlanmış, Peygamberler ve Yazılar farklı tarihlerde ve farklı çeviri yöntemleriyle Grekçeye aktarılmıştır. Grekçe Yeşaya genel olarak Hristiyanlık öncesi Yahudi çeviri geleneğine, yaklaşık MÖ ikinci ile birinci yüzyıllar arasına yerleştirilir. Bugün elde bulunan büyük tam kodekslerin Hristiyanlık sonrası olması, çevirinin o dönemde üretildiği anlamına gelmez; metnin oluşum tarihiyle mevcut elyazmalarının tarihi birbirinden ayrılmalıdır.

Grekçe Yeşaya 7:14, almahı παρθένος (parthenos) ile karşılar. Parthenos çoğu bağlamda “bakire” anlamına gelebilir ve Matta’nın doğum anlatısında kesinlikle bu yönde kullanılır. Ancak Grekçe kelimenin anlam alanı her yerde biyolojik bakirelikle sınırlı değildir. Septuagint’in Yaratılış 34 anlatısında Dinah, cinsel saldırıdan sonra da parthenos olarak adlandırılır. Bu kullanım, kelimenin “genç kız” veya sosyal olarak evlenmemiş genç kadın anlamını da taşıyabildiğini gösterir.

Septuagint, almahı Yaratılış 24:43’te de parthenos ile karşılar. Bu tercih, aynı anlatıda Rivka’nın bakireliğinin 24:16’da ayrıca ve açıkça belirtilmiş olmasıyla uyumludur. Buna karşılık Mısır’dan Çıkış 2:8, Mezmurlar 68:26 ve Ezgiler Ezgisi’ndeki kullanımlarda çoğunlukla νεᾶνις (neanis), yani “genç kadın” karşılığı görülür. Bu dağılım almah ile parthenos arasında değişmez ve teknik bir sözlük eşitliği bulunmadığını gösterir. Grekçe Yeşaya çevirmeninin 7:14’te neden parthenos seçtiği kesin olarak bilinemez. Fakat nedeni ne olursa olsun, bu Grekçe tercih İbranice almahı “bakire” yapmaz, babasız doğum anlamı üretmez ve İsa’ya ilişkin hiçbir peygamberlik oluşturmaz.

Buradan iki dengeli sonuç çıkar. Birincisi, Grekçe Yeşaya Hristiyanlar tarafından Matta’ya uydurmak için sonradan üretilmiş bir sahte metin değildir; Hristiyanlık öncesi bir Yahudi çeviri tanığıdır. İkincisi, bir çevirinin seçtiği Grekçe kelime İbranice kaynak kelimenin anlamını geriye dönük olarak değiştiremez. Septuagint, eski bir yorum tanığıdır; İbranice metnin anlamını belirleyen üstün kaynak değildir.

12. Kumran’daki Büyük Yeşaya Parşömeni Ne Gösterir?

Kumran’da bulunan ve Hristiyanlık öncesine tarihlenen 1QIsaᵃ, Yeşaya 7:14’te almah kelimesini korur. Bu veri, İbranice metnin sonradan Yahudiler tarafından “bakire”den “genç kadın”a çevrildiği iddiasını geçersiz kılar. Hristiyanlığın ortaya çıkmasından önceki İbranice tanıkta da kelime עַלְמָה’dır.

Bununla birlikte Kumran metni her ayrıntıda Masoretik metinle aynı değildir. 1QIsaᵃ ad koyma fiilini וקרא (ve-kara, “o erkek adını koyacak”) biçiminde taşırken Masoretik metinde וְקָרָאת (ve-karat, “o kadın/sen kadın adını koyacaksın”) bulunur. Bu nedenle “Kumran bütün Masoretik seslendirmeyi harf harf doğrular” gibi geniş bir iddia kurulamaz. Kumran’ın bu tartışmadaki güvenli ve önemli katkısı, temel kelimenin almah olduğunu ve bunun Hristiyanlık sonrası bir Yahudi değişikliği olmadığını göstermesidir.

13. Matta Yeşaya 7:14’ü Nasıl Kullanır?

Matta 1:18-25, Meryem’in erkekle birlikte olmadan gebe kaldığını anlatır ve bu doğumu Yeşaya 7:14’ün “gerçekleşmesi” olarak sunar. Matta’nın kullandığı metin İbranice Yeşaya’nın doğrudan çevirisi değildir; Grekçe Yeşaya’ya dayanır. Bu nedenle “Matta almah kelimesini yanlış çevirdi” cümlesi teknik olarak eksiktir. Matta bir İbranice sözlük çalışması yapmamakta, elindeki Grekçe metni kendi anlatısına uygulamaktadır.

“İşte, bakire gebe kalacak ve bir oğul doğuracak; onun adını İmmanuel diye çağıracaklar.” (Matta 1:23)

Bununla birlikte Matta’nın alıntısı standart Grekçe Yeşaya metnini de aynen korumaz. Masoretik metindeki dişil tekil adlandırma fiiline karşı Grekçe Yeşaya “sen adını koyacaksın” biçimini kullanır; Matta ise “onlar adını koyacaklar” der. Bu çoğul biçim, çocuğun gerçek adının İsa olması ile Yeşaya’daki “adını İmmanuel koyacak” sözü arasındaki uyumsuzluğu topluluk tarafından verilen teolojik bir unvana dönüştürme işlevi görür.

Metin tanığıAd koyma ifadesiÖzne
Masoretik İbraniceוְקָרָאת שְׁמוֹSen kadın/o kadın adını koyacak
1QIsaᵃוקרא שמוO erkek adını koyacak
Eski Grekçe Yeşayaκαλέσεις τὸ ὄνομα αὐτοῦSen adını koyacaksın
Matta 1:23καλέσουσιν τὸ ὄνομα αὐτοῦOnlar adını koyacaklar

Bu fark, Matta’nın yaptığı şeyin kelimesi kelimesine tarihsel aktarım olmadığını gösterir. Matta, Yeşaya’nın Ahaz dönemindeki işaretini kendi İsa anlatısı içinde yeniden çerçeveler. “Gerçekleşme” dili, Yeşaya’nın özgün bağlamında yedi yüz yıl sonrasını öngören açık bir kehanet bulunduğunu kanıtlamaz; Matta’nın daha eski bir metne sonradan verdiği teolojik işlevi gösterir.

Matta’nın niyetini “bilmeden hata yaptı” veya “bilerek sahtekarlık yaptı” şeklinde kesin psikolojik hükümlerle açıklamak gerekli değildir. Tarihsel olarak ölçülebilen durum yeterince açıktır: Yeşaya 7’nin ilk muhatabı Ahaz ve Davut evidir; iki kral Resin ile Pekah’tır; zaman ölçüsü çağdaş bir çocuğun erken gelişimidir. Matta’nın uygulaması bu anlamın devamı değil, daha sonraki bir teolojik yeniden okumadır.

14. “Peygamberlik Gerçekleşsin Diye” Sözü Ne Anlama Gelir?

Matta kitabı, çeşitli olayları Tanah’taki cümlelerin “gerçekleşmesi” olarak sunar. Bu alıntıların tamamı özgün bağlamlarında gelecekteki Mesih’i bildiren tahminler değildir. Örneğin Hoşea 11:1’deki “Mısır’dan oğlumu çağırdım” sözü, Hoşea’nın bağlamında açıkça geçmişteki Mısır çıkışını ve İsrael’i anlatır. Matta bunu İsa’nın çocukluğuna uygular. Yeremya 31’de Rahel’in çocukları için ağlaması sürgün ve ulusal yıkım bağlamındadır; Matta bunu Beytlehem anlatısına taşır.

Bu örüntü, Matta’nın “gerçekleşme” kavramının önceden bildirilmiş tarihsel bir olayın yerine gelmesini aktarmadığını gösterir. Yazar, İsrael tarihindeki olay ve cümleleri özgün bağlamlarından çıkararak kendi İsa anlatısına taşır. Bu yöntem Yeşaya 7:14’ün anlamını açıklamaz; Tanah cümlelerini önceden kurulmuş bir inanç anlatısına uyarlar. Matta’nın uygulaması, ayetin gizli anlamı, ikinci anlam katmanı veya geçerli bir devamı değildir. Yeşaya’nın Ahaz dönemindeki sözünü değiştiren, sonradan yapılmış Hristiyan yeniden kullanımından ibarettir.

15. Çifte Peygamberlik Savı

Yeşaya 7:14’ün Ahaz dönemine ait olduğu kabul edildiğinde, bazı Hristiyan yorumcular ayetin hem yakın tarihli bir çocukta hem de İsa’da “çifte gerçekleştiğini” ileri sürer. Bu sav, tarihsel bağlamı kabul eder görünürken onun koyduğu zaman sınırını etkisizleştirmeye çalışır ve Yeşaya’nın metninde hiçbir dayanak bulmaz. Bir metinde ikinci gerçekleşmeden söz edilebilmesi için ikinci bir zaman ufku, ikinci bir kişi veya ilk olayda tamamlanmamış açık bir unsur bulunmalıdır.

Yeşaya 7:14-16’da böyle bir belirti yoktur. İşaret tek bir kriz içinde verilir; çocuk tek bir zaman ölçüsü oluşturur; iki kral açıkça Ahaz’ın korktuğu çağdaş krallardır. Ayet “ileride aynı biçimde yeniden gerçekleşecektir” demez. İkinci gerçekleşme düşüncesi Yeşaya’dan değil, Matta’nın ayeti kullanmış olmasından geriye doğru kurulur.

Ayrıca ikinci gerçekleşmenin hangi unsurları tekrar etmesi gerektiği açıklanamaz. İmmanuel İsa ise, İsa’nın çocukluğunda toprakları terk edilen iki kral kimdir? Tereyağı ve bal, Resin ve Pekah, Taveal’ın oğlu ve Asur tehdidi ikinci gerçekleşmede nereye yerleştirilir? Yalnızca “genç kadın/bakire, oğul ve Tanrı bizimle” parçaları seçilip geri kalan bağlam dışarıda bırakıldığında, ortaya metnin bütününün gerçekleşmesi değil, birkaç ifadenin benzerlik yoluyla yeniden kullanılması çıkar.

Bu nedenle çifte peygamberlik Yeşaya 7’nin peşatı değildir ve kabul edilemez. “Tipolojik”, “kanonik” veya “ikinci okuma” gibi adlandırmalar sonucu değiştirmez: Yeşaya’nın metninde İsa’ya uzanan ikinci kişi, ikinci zaman çizelgesi veya ikinci gerçekleşme yoktur. Hristiyan okuma Tanah’ın bir anlam katmanı değil, metne dışarıdan eklenen sonraki bir öğretidir ve İsa’nın Mesihliği için hiçbir Tanah kanıtı oluşturmaz.

16. Yeşaya 7-12’nin Geniş Ufku İsa’yı mı Gösterir?

Bazı Hristiyan yorumları Yeşaya 7:14’ü yalnız başına değil, Yeşaya 7-12 arasındaki daha geniş Davut hanedanı ve ideal kral beklentisi içinde okur. Yeşaya 9’da adaletle hükmedecek bir çocuk, Yeşaya 11’de ise Yişay’ın kökünden çıkacak ideal yönetici anlatılır. Bu bölümlerin mesihsel bir ufuk taşıması, Yeşaya kitabının Davut hanedanının geleceğine ilişkin daha geniş bir beklenti geliştirdiğini gösterir.

Fakat bu edebi ve teolojik yakınlık, Yeşaya 7:14’teki almahı “bakire”ye dönüştürmez ve 7:14-16’daki çocuğu İsa ile özdeşleştirmez. Yeşaya 7’nin kendi cümleleri Resin, Pekah, Ahaz ve çağdaş bir çocuğun erken gelişimiyle sınırlandırılmıştır. Metnin açık tarihsel göstergeleri İsa’ya yapılan özdeşliği dışlar. Daha sonraki ideal kral metinleri bu tarihsel işareti geriye dönük olarak babasız doğum kehanetine dönüştürmez.

Aynı şekilde işaretin yalnız Ahaz’a değil çoğul biçimde Davut evine verilmesi, hanedanla ilgili olduğunu gösterir; fakat 7:16’nın zaman sınırını ortadan kaldırmaz. Davut evine verilen işaret yine onların korktuğu iki kralın çöküşünden önce doğrulanacaktır. Geniş hanedan ufku ile yakın tarihli gerçekleşme birbirine karşıt değildir; fakat geniş ufuk, metinde bulunmayan ikinci bir biyolojik doğum biçimi üretmez.

17. Başlıca İtirazlar ve Cevaplar

İtirazCevap
“Almah Tanah’ta hep bakire kadınlara gönderme yapar.”Tanah’taki kullanımlarda kadının cinsel durumu almah kelimesinin kendisinden belirlenmez. Rivka’nın bakireliği almah sözcüğünden değil, ayrı ve açık bir cümleden bilinir. Bu nedenle kelimenin anlamı “bakire” değil, “genç kadın”dır.
“Normal doğum nasıl işaret olabilir?”İşaret yalnızca doğum biçimi değildir. Belirli zamanda doğan çocuk, adı ve erken gelişimiyle iki kralın çöküşünün zaman göstergesidir. Tanah’ta kişiler, adlar ve doğal olaylar da işaret işlevi taşır.
“Yahudi Septuagint çevirmenleri parthenos kullandı; demek ki almah bakiredir.”Septuagint eski bir Yahudi çeviri tanığıdır; fakat çeviri kaynak İbranice kelimenin anlamını belirlemez. Parthenosun kullanım alanı da teknik bekaretle sınırlı değildir. Yeşaya’nın tarihsel bağlamı ve 7:16’nın zaman sınırı babasız doğumu dışlar.
“Yeşaya betulah demediyse de almah bakireliği ima eder.”Toplumsal çağrışım ile sözlük anlamı ayrılmalıdır. Almah yalnızca genç kadını belirtir; ayette bakireliği bildiren hiçbir ifade yoktur. Babasız doğum öğretisi, metinde bulunmayan bir anlamın ayete eklenmesine dayanır.
“İmmanuel adı İsa’nın Tanrı olduğunu gösterir.”Tanrı unsurunu taşıyan simgesel adlar, ad sahibini Tanrı yapmaz. İmmanuel, Yeşaya 8:10’un açıkladığı gibi “Tanrı bizimle” güvence cümlesidir; çocuğun tanrısal kimliğini bildirmez.
“Ayet hem Ahaz’ın çağında hem İsa’da gerçekleşmiştir.”Metin ikinci bir gerçekleşme bildirmez. “Çifte gerçekleşme” adı, Matta’nın sonradan yaptığı uygulamayı Yeşaya’ya geri yüklemektedir. Yeşaya’nın peşatında İsa’ya uzanan ikinci kişi veya ikinci zaman çizelgesi yoktur.
“Matta Tanrısal esinle ayetin gizli anlamını açıklamıştır.”Bu iddia Tanah’tan değil Hristiyan ön kabulünden gelir. İbranice metin böyle bir gizli anlam taşımaz. Matta’nın uygulaması ayetin gerçek anlamını açıklamak değil, Ahaz dönemindeki sözü kendi anlatısına göre değiştirmektir.
“Kadının kimliği kesin değilse Yahudi yorum da belirsizdir.”Kimliğin ayrıntısının tartışmalı olması zaman ve bağlamı tartışmalı yapmaz. Kadın kim olursa olsun, çocuk Ahaz dönemindeki iki kralın düşüşünden önce doğmalıdır; İsa ile özdeşleştirilmesi metnin kronolojisine aykırıdır.
“Ahaz’a derin ya da yüksek bir mucize istemesi söylendi; verilen işaret de mucizevi olmalıdır.”Ahaz’a seçim hakkı sunulması ile Tanrı’nın daha sonra seçtiği işaret aynı şey değildir. Verilen işaretin niteliğini 7:14-16 açıklar: çocuk, adı ve erken gelişimiyle yakın tarihli siyasal sonucu doğrular.
“İşaret Davut evine verildiğine göre uzak gelecekteki hanedan çocuğuna uzanabilir.”Çoğul hitap işaretin hanedanla ilgili olduğunu gösterir; fakat 7:16’daki zaman sınırını kaldırmaz. İşaret, Davut evinin korktuğu Resin ve Pekah’ın çöküşünden önce doğrulanacaktır.
“Yeşaya 9 ve 11’deki ideal kral, 7:14’ün de İsa’ya ait olduğunu gösterir.”Yeşaya kitabındaki daha geniş Davut kralı beklentisi, 7:14’te bakireden doğum bulunduğunu göstermez. Yeşaya 7’nin muhatabı, kişileri ve zaman çizelgesi çağdaş tarihsel işareti kesin biçimde belirler ve İsa’ya yapılan özdeşliği dışlar.
“Hristiyanlık öncesi Yahudi çevirmen neden özellikle parthenos kullandı?”Çevirmenin kelime seçiminin kesin nedeni bilinmez. Fakat parthenos tercihi İbranice almahı “bakire” yapmaz, babasız doğum anlamı taşımaz ve İsa’ya ilişkin bir peygamberlik oluşturmaz.

18. Tanah Metninin Kesin Hükmü

Yeşaya 7:14 üzerinden bakireden doğum öğretisine hiçbir alan açılamaz. Matta ve Luka’daki doğum anlatıları, Yeşaya’nın İbranice metni, tarihsel bağlamı veya zaman çizelgesi tarafından desteklenmez. Bu anlatıları Yeşaya ile doğrulama girişimi ayetin muhatabını, kelimelerini, olay örgüsünü ve gerçekleşme zamanını değiştirmeyi gerektirir. Böyle bir yöntem metin açıklaması değil, Tanah’a dışarıdan öğreti yerleştirmektir.

Bu nedenle “İsa bakireden doğdu” ve “Yeşaya bunu bildirdi” iddiaları arasında kurulmaya çalışılan bağ bütünüyle geçersizdir. Yeşaya ne bakire bir anne, ne babasız doğum, ne Meryem, ne İsa ne de yedi yüzyıl sonraki ikinci bir gerçekleşme bildirir. Matta’nın alıntısı Yeşaya’nın kehanetini açıklamaz; Ahaz dönemindeki bir işareti kendi anlatısına uyarlayarak özgün anlamından koparır. Tanah açısından bu okumanın hiçbir dayanağı yoktur.

Sonuç

Yeşaya 7:14’ün İbranice metni bakireden doğumu bildirmez. Ayette kullanılan almah “genç kadın” demektir ve kadının cinsel durumunu teknik olarak açıklamaz. Kadının cinsel durumu yalnızca yaş ve yaşam evresi bildiren bu kelimeden çıkarılamaz. Dolayısıyla “bakire” karşılığı, İbranice metnin açık anlamını aktarmak yerine metinde bulunmayan bir varsayımı çeviriye dahil eden, yorumlayıcı ve anlamı daraltan bir tercihtir.

Bununla birlikte asıl belirleyici kanıt kelime değildir. Yeşaya 7:1-17’nin bütünü Ahaz, Davut evi, Resin, Pekah ve Aram-Efrayim krizini anlatır. Doğacak çocuk, bu krizin ne zaman sona ereceğini gösteren yaşayan bir zaman ölçüsüdür. Çocuk iyiyi ve kötüyü ayırt edecek yaşa gelmeden, Ahaz’ın korktuğu iki kralın ülkeleri terk edilecektir. Bu kronoloji, çocuğu zorunlu olarak MÖ sekizinci yüzyıla yerleştirir.

Kadının Yeşaya’nın eşi mi, Ahaz’ın eşi mi yoksa saray çevresinden başka bir genç kadın mı olduğu kesin değildir. İmmanuel ile Maher-Şalal-Haş-Baz’ın aynı çocuk olup olmadığı da yorum konusudur. Fakat bu ayrıntıların hiçbiri ana sonucu değiştirmez: Kadın ve çocuk Ahaz’ın tarihsel ufkuna aittir. İmmanuel adı, çocuğun Tanrı olduğunu değil, Tanrı’nın Yahuda ile olduğunu bildiren simgesel bir güvence cümlesidir.

Septuagint’in parthenos tercihi Hristiyanlık öncesi bir Yahudi çeviri yorumudur; fakat İbranice almah kelimesinin anlamını “bakire”ye dönüştürmez. Kumran’daki Büyük Yeşaya Parşömeni, Hristiyanlık öncesi İbranice metinde de almah bulunduğunu gösterir. Matta ise Grekçe biçimi kullanarak ayeti İsa’nın doğum anlatısına yeniden uygular ve ad koyma fiilini de çoğul hale getirir. Bu işlem Yeşaya’nın peşatını aktarmak değil, daha eski bir metni yeni bir teolojik anlatı içinde yeniden çerçevelemektir.

Bu nedenle Yeşaya 7:14, İsa’nın bakireden doğumunu önceden haber veren bir peygamberlik değildir. Ayetin doğal anlamı Ahaz dönemindeki tarihsel işarettir. İsa’ya yapılan uygulama Yeşaya’nın metninden çıkmaz; Matta’nın yüzyıllar sonra geliştirdiği ve ayetin özgün anlamını değiştiren Hristiyan okumadır. Yeşaya 7:14 yalnızca bu yorumu desteklememekle kalmaz; muhatabı, zaman çizelgesi, kişiler ve kelime anlamları bakımından onu dışlar. Tanah’ın bu ayetinde bakireden doğum, İsa veya ikinci gerçekleşme için hiçbir zemin yoktur.

Kutsal Kitabınızı bilin!


Kutsal Kitabınızı bilirseniz, hiç kimse Tanrı’ya olan inancınızı ve O’nunla olan bağlantınızı çalamayacaktır.

Previous Article

Matta, hamileliğin zaman dilimini neden değiştirdi?

Next Article

Matta, Yeşaya 7:14’ü bağlamından nasıl kopardı?

0
Shares
  • 0
  • +
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Related articles More from author

  • Yeşaya 7 ve Bakireden Doğum

    Matta, Yeşaya 7:14’ü Nasıl Dönüştürdü?

    28 Haziran 2017
    By Gökhan Duran
  • Yeşaya 7 ve Bakireden Doğum

    Onun adını kim “Immanuel” koyacak?

    28 Haziran 2017
    By Gökhan Duran
  • Yeşaya 7 ve Bakireden Doğum

    Bakireden Doğum Hikayeleri ve İncillerin Kaynakları

    9 Aralık 2023
    By Gökhan Duran
  • Yeşaya 7 ve Bakireden Doğum

    Matta, hamileliğin zaman dilimini neden değiştirdi?

    15 Haziran 2017
    By Gökhan Duran
  • Yeşaya 7 ve Bakireden Doğum

    Matta, Yeşaya 7:14’ü bağlamından nasıl kopardı?

    28 Haziran 2017
    By Gökhan Duran
  • Yeşaya 7 ve Bakireden Doğum

    Doğal hamilelik bir “işaret” sayılabilir mi?

    28 Haziran 2017
    By Gökhan Duran

1 comment

  1. Yahudiler İsa’nın Mesih olduğu iddiasını neden kabul etmez? – Tora Bilgisi 15 Ekim, 2020 at 17:02 Yanıtla

    […] 7:14, Mesih’in bakireden doğacağını mı söylemektedir?http://kabalat.com/yesaya-714-isanin-bakireden-dogumunu-mu-haber-vermektedir/http://kabalat.com/matta-yesaya-714u-baglamindan-nasil-kopardi/Yeşaya 9:6, İsa hakkında […]

Leave a reply Yanıtı iptal et

  • Misyoner İddiaları

    Rabbi Tovia Singer Pastörlere Tora Öğretiyor – Bölüm 4

  • Hasidik düşüncede simchah ve Tanrı’ya sevinçle hizmet
    İçsel Yolculuk - Rabbi Nissan Dovid Dubov

    Sevinç

  • Shomer Emunim

    Dünyalar, Ruhlar ve Aralarındaki İlişki

Kabalat.com

Mesih Çağı:

  • Hakkımda
  • Yayın İlkeleri
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
  • Gizlilik
  • Çerez Politikası