Tanah adına ileri sürülen iddiaları İbranice metin, bağlam ve Yahudi kaynaklarıyla inceleyin.
2 sonuç · Yayımlanmış 280 iddia
Aranan ayetin yanıt verdiği iddia
Hristiyan iddiası
Bereşit 22:2 — Yeşaya 53:10 Tanrı’nın insan kurbanı istediğini gösterir
Tanah’ın cevabı
Cevabın tamamı ve kaynaklar
וַיֹּ֡אמֶר קַח־נָ֠א אֶת־בִּנְךָ֨ אֶת־יְחִֽידְךָ֤ אֲשֶׁר־אָהַ֙בְתָּ֙ אֶת־יִצְחָ֔ק וְלֶ֨ךְ־לְךָ֔ אֶל־אֶ֖רֶץ הַמֹּרִיָּ֑ה וְהַעֲלֵ֤הוּ שָׁם֙ לְעֹלָ֔ה עַ֚ל אַחַ֣ד הֶֽהָרִ֔ים אֲשֶׁ֖ר אֹמַ֥ר אֵלֶֽיךָ׃
Bereşit 22:2’nin peşatında Avraam’a Yitshak’ı olah olarak yükseltmesi söylenir. Eğer Tanrı insan kurbanını hiçbir şekilde istemiyorsa, neden böyle bir emir verilmiştir? Anlatının sonunu başlangıcından ayırmamak gerekir. Avraam bıçağı aldığında melek: “Elini çocuğa uzatma ve ona hiçbir şey yapma.” der. Sonra Avraam bir koç görür: “Avraam gidip koçu aldı ve onu oğlunun yerine olah olarak sundu.”
Bereşit 22:13 İbranice: תַּחַת בְּנוֹ — tahat beno “Oğlunun yerine.” Gerçek korban olarak mizbeaha çıkan Yitshak değil, koçtur. Yahudi midraşı bu ayrımı keskin biçimde ifade eder. Avraam’ın sorusuna verilen cevap şu düşünceyle aktarılır: “Ben sana onu kes demedim; onu yükselt dedim. Onu yükselttin, sözümü yerine getirdin. Şimdi indir.”651
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 66, güncel revizyon.
- Bereşit 22:13.
Kitaptaki yanıtın tamamı
Hristiyan yorumcu, Yeşaya 53:10’u yalnızca kulun acı çekmesi veya ölümünün başkalarına yarar sağlaması şeklinde okumaz. Sözü gerçek bir korban düşüncesine kadar götürür. Ona göre Tanrı, Maşiah’ın ölümünü günahlar için bir korban haline getirmiştir. 53:10’daki aşam kelimesini Vayikra’daki günah ve suç korbanlarıyla birleştirir; 53:6, 11 ve 12’deki “günahı taşıma” ifadelerini de buna ekleyerek Yeşaya’nın “insan sunusu ve günah taşıyan korban” anlattığının kesin olduğunu söyler. Daha sonra bu insan korbanının gönüllü ölümüyle bütün zamanların günahları için bağışlanma sağladığını ileri sürer. Bu iddia, önceki maddede ele alınan “başkasının günahını taşımak” düşüncesinden bir adım ileridedir. 65. iddiada mesele bir tsadikin başkalarının acısını veya günahlarının sonuçlarını taşıyıp taşıyamayacağıydı. Tora insanı korban sisteminin geçerli sunusu olarak tanımlamaz. Yeşaya 53:10’un İbranicesi gerçekten güçlüdür: וַיהוָה חָפֵץ דַּכְּאוֹ הֶחֱלִי אִם־תָּשִׂים אָשָׁם נַפְשׁוֹ יִרְאֶה זֶרַע יַאֲרִיךְ יָמִים “HaŞem onun ezilmesini/acılanmasını diledi... nefeşi aşam olursa/yapılırsa soyunu görecek, günlerini uzatacak...”644
Aşam, Tora’da bir korban türünün adıdır. Tora’da teknik bir korban adıdır. Fakat bu kelimenin Yeşaya’daki kullanımı 67. iddianın konusudur. Şimdilik daha temel bir soru yeterlidir: Bir korban teriminin insana uygulanması, Tora’nın gerçekten insan öldürmeyi korban ibadetinin içine aldığını gösterir mi? Bunu anlamak için korban sisteminin başladığı yere dönmek gerekir. Vayikra’nın açılışındaki ifade şöyledir: אָדָם כִּי־יַקְרִיב מִכֶּם קָרְבָּן לַיהוָה מִן־הַבְּהֵמָה מִן־הַבָּקָר וּמִן־הַצֹּאן תַּקְרִיבוּ אֶת־קָרְבַּנְכֶם “Sizden biri HaŞem’e korban getireceği zaman, korbanınızı hayvanlardan, sığırdan veya davardan getireceksiniz.”
Vayikra 1:2 Daha sonra kuşlar, belirli durumlarda da un sunuları gelir. Korban sistemi başıboş bırakılmış bir “değerli olanı Tanrı’ya verme” ilkesi değildir. Hangi şeyin getirileceği, hangi durumda getirileceği, kim tarafından sunulacağı ve nasıl işleneceği belirlenmiştir. Yahudi yorumcular Vayikra 1:2’deki mikkem — “sizden” — kelimesini ruhsal açıdan insanın kendisini Tanrı’ya yaklaştırması, arzularını ve davranışlarını dönüştürmesi şeklinde de okuyabilmiştir. Fakat aynı yorumlar gerçek korbanın min habehema, min habakar umin hatson — “hayvandan, sığırdan ve davardan” — geldiğini ayırmaya devam eder. 645
Bu ayrım anlamlıdır. Yahudi düşüncesi “insanın kendisini korban etmesi” benzetmesini kullanabilir; fakat bunun anlamı insanın boğazlanıp mizbeaha konulması değildir. İnsan nefeşini Tanrı’ya yöneltir, davranışını değiştirir, arzularını sınırlar. Akedat Yitshak bunu çok açık biçimde “insanın kendi nefeşini tam teşuvanın mizbeahına yaklaştırması” düşüncesiyle açıklar ve hemen Miha 6’ya başvurur: insanın günahı, ilk doğan çocuğunu korban vererek değil, kendi nefeşini düzeltmesiyle karşılanır. Bu nedenle “insan kendisini Tanrı’ya sunabilir” ile “Tanrı insan bedeninin öldürülmesini korban olarak kabul eder” birbirinden çok farklı cümlelerdir. Tora bu sınırı başka bir yerde çok daha açık biçimde çizer. Devarim 12’de İsrael’e Kenaan halklarının ibadet biçimlerini araştırıp: “Bu uluslar tanrılarına nasıl ibadet ediyorlar? Ben de aynısını yapayım.” dememesi emredilir. Ardından: “Tanrın HaŞem’e böyle yapmayacaksın; çünkü HaŞem’in nefret ettiği her iğrenç şeyi onlar tanrılarına yaptılar. Oğullarını ve kızlarını bile tanrılarına ateşte yakarlar.”646647
Devarim 12:30–31 Buradaki cümlenin yapısı önemlidir. Yasak yalnız “başka tanrılara insan kurban etmeyin” değildir. Önce: לֹא־תַעֲשֶׂה כֵן לַיהוָה אֱלֹהֶיךָ — Lo taase ken laYHWH Elohekha “Tanrın HaŞem’e böyle yapmayacaksın” denir; ardından oğul ve kızların yakılması bunun en ağır örneklerinden biri olarak verilir. Rabbi Yosef Albo da ayeti tam bu şekilde açıklar: insan, başka ulusların ibadetlerini büyük ve etkileyici görüp aynı şeyi HaŞem’e sunmayı düşünmemelidir; onların oğullarını ve kızlarını yakması, Tanrı’nın nefret ettiği ibadetin örneğidir. Albo’nun açıklaması, “Tanah yalnız putlara yapılan insan kurbanını yasaklar” biçimindeki Hristiyan itirazını doğrudan karşılar. “Tanah yalnız putlara yapılan insan kurbanını yasaklamaktadır; gerçek Tanrı Kendisi isterse insan kurbanı farklı olur” denebilir. 648
Fakat Devarim’ın cümlesi tam olarak bu çıkış yolunu kapatmaktadır. İsrael’e, yabancı ibadet biçimlerini HaŞem’e uygulamaması söylenir. Midraş Tannaim de “HaŞem’in nefret ettiği” sözü üzerinde durarak çocukların ateşte sunulmasını Tanrı’nın tiksindiği ibadet türleri arasında ele alır. Yeremya daha da keskin konuşur: “Ben-Hinnom vadisinde Tofet’in yüksek yerlerini yaptılar; oğullarını ve kızlarını ateşte yakmak için. Bunu emretmedim ve aklımdan geçmedi.”
Yeremya 7:31 Yeremya 19:5 aynı düşünceyi daha uzun biçimde verir: “Bunu emretmedim, söylemedim ve aklımdan geçmedi.”649
Hazal bu sözleri özellikle insan kurbanı sorununa uygulamıştır. Midraş Tannaim, “aklımdan geçmedi” ifadesini: “Bir insanın oğlunu mizbeah üzerinde korban etmesi” şeklinde açıklar ve ardından Yitshak’ın bağlanmasını özellikle ayırır: Avraam’ın Yitshak’ı gerçekten öldürmesi Tanrı’nın amacı değildi; olay bir nisayon — sınanmaydı. Taanit üzerindeki Raşi de aynı eski geleneği aktarır. Yiftah’ın kızının ölümünü Tanrı’nın istediği bir korban saymaz; Moav Kralı Meşa’nın oğlunu yakmasını da Tanrı’nın istediği sunu saymaz. Yitshak hakkında ise Avraam’a verilen sınamanın Yitshak’ın gerçekten öldürülmesini gerektirmediğini açıklar. Akedat Yitshak bu noktada ayrı bir güçlük oluşturur. 650
Bereşit 22:2’nin peşatında Avraam’a Yitshak’ı olah olarak yükseltmesi söylenir. Eğer Tanrı insan kurbanını hiçbir şekilde istemiyorsa, neden böyle bir emir verilmiştir? Anlatının sonunu başlangıcından ayırmamak gerekir. Avraam bıçağı aldığında melek: “Elini çocuğa uzatma ve ona hiçbir şey yapma.” der. Sonra Avraam bir koç görür: “Avraam gidip koçu aldı ve onu oğlunun yerine olah olarak sundu.”
Bereşit 22:13 İbranice: תַּחַת בְּנוֹ — tahat beno “Oğlunun yerine.” Gerçek korban olarak mizbeaha çıkan Yitshak değil, koçtur. Yahudi midraşı bu ayrımı keskin biçimde ifade eder. Avraam’ın sorusuna verilen cevap şu düşünceyle aktarılır: “Ben sana onu kes demedim; onu yükselt dedim. Onu yükselttin, sözümü yerine getirdin. Şimdi indir.”651
Bu deraş, Bereşit 22’nin kelimelerine rabbinik bir açıklama getirir. Fakat Yahudi geleneğinin Akeda’yı nasıl anladığını açıkça gösterir: Yitshak’ın öldürülmesi Tanrı’nın istediği nihai ibadet değildir. Sınama Yitshak’ın ölümüyle tamamlanmaz. Tam ölüm anında durdurulur ve gerçek korban bir hayvan olur. Rabbi Yosef Albo, Devarim 12 ile Akeda’yı birlikte okurken aynı sonuca varır. Uluslar çocuklarını yakmayı Tanrı’ya yüce bir hizmet sayabilirler; fakat HaŞem insan öldürmeyi istemez. Avraam’a Yitshak konusunda konuşmuş olsa bile, Tanrı’nın amacı onun fiilen öldürülmesi değildi. Böylece Akeda, “Tanrı’nın en yüce korbanı aslında insandır” düşüncesinin kanıtına dönüşmez. 652
Anlatıda insanın öldürülmesine yaklaşıldığı ölçüde, son anda ortaya çıkan sınır daha da belirginleşir. Miha 6 bu meseleyi neredeyse doğrudan sorar. İbadet eden kişi giderek daha büyük şeyler önerir: “HaŞem’in huzuruna neyle geleyim?... Binlerce koçtan, on binlerce yağ ırmağından hoşnut olur mu? Suçum için ilk doğanımı mı vereyim; nefeşimin günahı için bedenimin meyvesini mi?”
Miha 6:6–7 Eğer “daha değerli korban daha büyük bağışlanma sağlar; bunun zirvesi kusursuz insandır” mantığı doğru olsaydı, peygamber tam doğru yönde ilerliyor olurdu. Önce bir yaşındaki buzağı, sonra binlerce koç, sonra ölçüsüz yağ, sonunda insanın en değerli varlığı: kendi çocuğu. Fakat peygamberin cevabı:653
“Sana, ey insan, neyin iyi olduğu bildirildi: HaŞem senden yalnız adalet yapmanı, hesedi (sadakat ve sevgiyi) sevmeni ve Tanrınla alçakgönüllülükle yürümeni ister.”
Miha 6:8’de yer alır. Yükselen korban değeri zinciri, ilk doğan insanla tamamlanmaz. Zincirin kendisi bırakılır. Ran bunu açık okur. Günahkarın aklı, günahından kurtulmak için binlerce koçun yetmediğini, belki en değerli şeyi — ilk doğanını — vermesi gerektiğini düşünebilir. Fakat Tanrı insandan bunu istemez. Ran, Yeremya’nın “emretmedim, söylemedim, aklımdan geçmedi” sözünü de buraya bağlar ve çözümün insan çocuğunun ölümü değil, teşuva ve doğru davranış olduğunu söyler. 654
Bu metin Hristiyan yorumun kurduğu yükseliş mantığına doğrudan karşıdır. Hristiyan yorumun düşüncesinde hayvan korbanları eksik bir aşamadır; kusursuz insanın ölümü onların erişemediği son ve üstün korbanı sağlar. Miha ise “daha çok korban → daha değerli korban → ilk doğan insan” çizgisini kullanır ve sonunda Tanrı’nın istediğinin bu olmadığını söyler. Burada başka bir ayrım daha ortaya çıkar. Bir insanın kendi isteğiyle ölümü göze alması ile onun Tora anlamında korban olması aynı şey değildir. Yahudi tarihinde Kiduş HaŞem uğruna ölmeyi göze alan insanlar vardır. Moşe, İsrael uğruna kendi adının kitaptan silinmesini isteyebilir. Bir tsadik toplum için acı çekebilir. Önceki maddede gördüğümüz gibi Yahudi kaynakları böyle acılara kapara değeri bile verebilir.
Fakat bütün bunlar o kişiyi Vayikra’daki anlamıyla hayvan korbanına dönüştürmez. Bir insan, başka birini kurtarmak için hayatını feda edebilir. Bu ölümün olağanüstü ahlaki değeri olabilir. Fakat “hayatını feda etti” dediğimizde kullandığımız “kurban” ile Bet HaMikdaş’ta kohen tarafından sunulan korban aynı kategori değildir. Birinci ifade kendini verme ve fedakarlık anlatır. İkincisi ise Tora tarafından tanımlanmış bir avoda biçimidir. Hristiyan iddiası ancak bu iki anlam birbirine geçirildiğinde çalışır. Eğer yalnız: “Maşiah başkaları uğruna gönüllü olarak öldü” denirse, bunun insan korbanı yasağıyla doğrudan bir ilgisi olmayabilir; bu bir kendini verme iddiasıdır.
Fakat Hristiyan yorumcu bundan fazlasını söyler. Ona göre ölüm gerçek günah korbanıdır; Vayikra korbanlarının işaret ettiği kusursuz sunudur; günahları taşıyan insan korbanıdır ve onun ölümü bütün zamanların bağışlanmasını sağlar. Tora’nın korban kategorileri ve insan kurbanına ilişkin sınırı yeniden devreye girer. Yeşaya 53:10’da mizbeah kurulmaz. Bir kohen tarif edilmez. Bir insanın Tora’daki korban usulüne göre kesildiği anlatılmaz. Kanın mizbeaha veya Kodeş’e uygulanması yoktur. Bedenin hangi kısmının yakıldığı veya yenildiği söylenmez. Bir insan korbanı için daha önce bilinmeyen yeni bir avoda düzeni verilmez. Metinde aşam sözü vardır; fakat bir korban kelimesi ile gerçek korban ritüelinin aynı şey olup olmadığı ayrıca kanıtlanmalıdır.655
Bu yüzden 53:10’daki: “HaŞem onun ezilmesini diledi...” sözü de kendi başına “HaŞem insan kurbanı istedi” anlamına gelmez. Tanrı bir acıyı tarihsel amacının içine alabilir ve sonunda ondan iyilik çıkarabilir. Yosef kardeşlerine: “Siz bana karşı kötülük düşündünüz; Tanrı ise onu iyilik için düşündü.”
Bereşit 50:20 der. Yosef’in çektiği acının Tanrı’nın daha büyük planı içinde bir amacı bulunması, onu mizbeah üzerinde sunulmuş korban yapmaz. İlahi amaç ile ritüel korban iki ayrı kategoridir. Yeşaya 53’te de kulun acısı HaŞem’in amacı içinde yer alabilir. Kulun acısı başkalarına yarar sağlayabilir. Hatta Yahudi kaynakları bir tsadikin acısını kapara diliyle açıklayabilir. 656
Fakat bundan sonra hala cevaplanması gereken başka bir soru vardır: Tanrı bu kişiyi gerçek bir insan korbanı olarak mı istemiştir? Tora’nın verdiği cevap açıktır. Devarim, oğul ve kızların kurban edilmesini HaŞem’e uygulanmaması gereken, O’nun nefret ettiği ibadet biçimleri arasında gösterir. Yeremya, çocukların yakılması için “bunu emretmedim, söylemedim, aklımdan geçmedi” der. Hazal bu sözü Yiftah, Meşa ve Akedat Yitshak ile ilişkilendirerek insan ölümünün Tanrı tarafından istenen korban olmadığını açıklar. Miha, günah için ilk doğanı verme fikrini ortaya koyduktan sonra insanı çocuğunu vermeye değil, kendi davranışını düzeltmeye yöneltir. Tora’nın korban türleri, insan kurbanına konan sınır ve teşuva birlikte okunduğunda “nihai insan korbanı” öğretisi Tanah’ın doğal sonucu değildir.657
Yeşaya 53:10’u güçlü bir korban benzetmesi olarak okumak başka şeydir; Tanrı’nın gerçek bir insanın öldürülmesini Tora’daki korban sisteminin en yüce biçimi olarak istediğini söylemek başka şeydir. İkincisi için Yeşaya’dan daha fazlası gerekir. Hristiyan yorumun yorumunda önce aşam kelimesi gerçek bir insan korbanına dönüştürülür. Sonra bu insan korbanı Vayikra’daki hayvan korbanlarının nihai amacı ilan edilir. Ardından insanın ölümü bütün zamanların günahlarını temizleyen tek korban haline gelir. Fakat Tora’nın korban düzeninde böyle bir insan sınıfı bulunmaz; insan kurbanına ilişkin açık metinler ise başka yönde konuşur. Yeşaya 53:10 acı çeken kulun Tanrısal amaç içindeki yerini anlatabilir; fakat “Tanrı günahların bağışlanması için bir insanın öldürülmesini istedi” cümlesini söylemez. Bu cümle, ayetin içindeki aşam kelimesine Hristiyan korban teolojisinin tamamı yüklendiğinde ortaya çıkar. Aşamın gerçekten böyle bir anlam taşıyıp taşımadığı ise bir sonraki iddianın sorusudur.658
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 66, güncel revizyon.
- Yeşaya 53:10.
- Vayikra 1:2.
- Miha 6; Akedat Yitshak.
- Devarim 12.
- Devarim 12:30–31.
- Yeremya 7:31.
- Bavli, Taanit 4a ve Raşi’nin aynı pasajdaki açıklamaları; Yeremya 19:5; Bereşit 22:12–13.
- Bereşit 22:13.
- Bereşit 22; Devarim 12.
- Miha 6.
- Miha 6:8.
- Yeşaya 53:10.
- Bereşit 50:20.
- Kabalat.com, “İsa, Nihai Kurban Mıdır?”; “Yeşaya 53: ‘Aşam’, ‘Suç Sunusu’ nedir?”.
- Yeşaya 53:10.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:10 Tanrı’nın insan kurbanı istediğini gösterir
“Isa.53 does speak of sacrifice; God would make " his soul" , i.e. " him" , " an offering for sin" (v.10).”
Aranan ayetin yanıt verdiği iddia
Hristiyan iddiası
Bereşit 22:2 — Yeşaya 49 İsrael tarafından reddedilen Maşiah’ı anlatır
Tanah’ın cevabı
Cevabın tamamı ve kaynaklar
וַיֹּ֡אמֶר קַח־נָ֠א אֶת־בִּנְךָ֨ אֶת־יְחִֽידְךָ֤ אֲשֶׁר־אָהַ֙בְתָּ֙ אֶת־יִצְחָ֔ק וְלֶ֨ךְ־לְךָ֔ אֶל־אֶ֖רֶץ הַמֹּרִיָּ֑ה וְהַעֲלֵ֤הוּ שָׁם֙ לְעֹלָ֔ה עַ֚ל אַחַ֣ד הֶֽהָרִ֔ים אֲשֶׁ֖ר אֹמַ֥ר אֵלֶֽיךָ׃
Metin daha sınırlı bir sahne verir: kişi veya temsil edilen topluluk küçümsenir, egemenlerin hizmetinde aşağı konumdadır ve daha sonra kralların bile ayağa kalkacağı bir yükseliş yaşar. Aşağılanmadan çarmıha gerilmeye geçmek için ek bir kanıt gerekir. Hristiyan yorumcu ayrıca kulun İsrael’de başarısız olduğu için uluslara gönderildiğini söyler. Yeşaya’nın cümlesinde böyle bir başarısızlık sırası yoktur. 49:6’da HaŞem önce kulun İsrael içindeki görevini verir: “Yaakov’un kabilelerini ayağa kaldırmak ve İsrael’in korunmuş olanlarını geri getirmek...” Sonra görevi genişletir: וּנְתַתִּיךָ לְאוֹר גּוֹיִם לִהְיוֹת יְשׁוּעָתִי עַד־קְצֵה הָאָרֶץ “Seni uluslara ışık yapacağım ki kurtuluşum yeryüzünün ucuna kadar ulaşsın.” İsrael görevinin başarısız olduğu ve bu yüzden ulusların onun yerine geçirildiği söylenmez. Yaakov’un yeniden kurulması ile uluslara ışık olmak aynı görevin iki yönü olarak yan yana durur. Raşi de kulun İsrael’i geri döndürme görevini korur; uluslara ışık olması bu göreve eklenen daha geniş bir işlevdir.894
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 84, güncel revizyon.
- Raşi, Bereşit 22:2.
Kitaptaki yanıtın tamamı
Hristiyan yorumcu Yeşaya 49’u İsa’nın kimliğini belirleyen güçlü metinlerden biri sayar. Ona göre Maşiah önce İsrael’e yönelir ve reddedilir; ardından görevi uluslara açılır. 49:7’de küçümsenen ve nefret edilen kişi de aynı Maşiah’tır. Hristiyan yorumcu bu aşağılanmayı alay, öldürülme ve sonunda İsa’nın çarmıha gerilmesine kadar götürür. Böylece İsrael’de reddedilen, fakat uluslar arasında kabul gören İsa’nın yaşamı Yeşaya 49’un doğrudan karşılığı haline gelir. Bu yorumun en ciddi dayanağı gerçek bir metinsel gerilimdir: bölümdeki kul “İsrael” diye adlandırılır, fakat aynı zamanda İsrael’i HaŞem’e geri getirmekle görevlidir. Çünkü 49:3’te HaŞem kula açıkça şöyle der: וַיֹּאמֶר לִי עַבְדִּי־אָתָּה יִשְׂרָאֵל אֲשֶׁר־בְּךָ אֶתְפָּאָר Vayomer li, avdi ata Yisrael aşer bekha etpa'ar. “Bana dedi: Sen Benim kulumsun, İsrael; sende yüceliğimi göstereceğim.”890
Fakat birkaç ayet sonra aynı kulun görevi: לְשׁוֹבֵב יַעֲקֹב אֵלָיו “Yaakov’u O’na geri döndürmek” ve: לְהָקִים אֶת־שִׁבְטֵי יַעֲקֹב וּנְצוּרֵי יִשְׂרָאֵל לְהָשִׁיב “Yaakov’un kabilelerini ayağa kaldırmak ve İsrael’in korunmuş olanlarını geri getirmek” Hristiyan yorumcu buradan kulun İsrael olamayacağı ve İsrael’den ayrı bir birey, yani Maşiah olması gerektiği sonucunu çıkarır. Kul ile bütün İsrael topluluğu arasında görev bakımından ayrım bulunması, “kul Maşiah’tır” sonucunu vermez; daha da ileri giderek “Maşiah İsa’dır” sonucu hiç çıkmaz. Bir kral halkını temsil ederken onu yönetebilir; bir navi İsrael adına konuşurken İsrael’i uyarmakla görevlendirilebilir.
Temsil ile görev birbiriyle çelişmez. Klasik Yahudi yorumları bu imkanı doğrudan kullanır. Raşi, Yeşaya 49’un başlangıcındaki konuşanı Yeşaya’nın kendisi olarak okur. Anne rahminden çağrılmasını onun navi olarak seçilmesiyle, ağzının keskin kılıç yapılmasını kötülüğü eleştiren peygamberlik sözüyle açıklar. 49:4’teki: “Boşuna emek verdim; gücümü boş yere harcadım.” sözünü de gelecekteki Maşiah’ın İsrael tarafından reddedilmesinden duyduğu hayal kırıklığı olarak değil, Yeşaya’nın insanları uyarmasına rağmen onların dinlememesinden duyduğu acı olarak açıklar. İbn Ezra da konuşanı navi olarak anlar. 49:3’teki “Sen Benim kulumsun, İsrael” sözünü, kişinin HaŞem katında bütün İsrael’i temsil edecek ağırlık taşıması biçiminde açıklar. 49:5’teki görevi de İsrael’i uyarmak ve onları HaŞem’e geri döndürmek olarak görür. Böylece kulun İsrael’den görev bakımından ayrılması, onun İsrael kimliğini temsil etmesine engel değildir.891
Bu açıklamalar kulun bütün İsrael topluluğuyla basitçe özdeş olmadığını gösterebilir; fakat bireysel veya temsilci bir kulun varlığı, onun Maşiah olduğunu kendi başına göstermez. Maşiah kimliği ayrıca kurulmalıdır; İsa kimliği ise bundan sonra gelen başka bir adımdır. Üstelik Yeşaya kitabı “kul” kelimesini zaten İsrael için tekrar tekrar kullanır. 41:8’de: “Sen İsrael, kulum; seçtiğim Yaakov...” denir. 44:1’de: “Şimdi dinle, kulum Yaakov ve seçtiğim İsrael.” sözü gelir. 44:21’de yine: “Ey Yaakov ve İsrael, bunları hatırla; çünkü sen Benim kulumsun.” denir. Dolayısıyla 49:3’te: “Sen Benim kulumsun, İsrael” sözünün bulunması kitabın daha önce kurulmuş dilinden kopuk değildir.
Asıl mesele “kul İsrael midir?” sorusundan çok, İsrael kimliğinin bu bölümde nasıl temsil edildiğidir. Targum geleneği 49:6–7’yi topluluk yönünde genişletir; İsrael’in sürgünlerinin geri getirilmesini, kulun veya kulların uluslara ışık olmasını ve aşağılananların uluslar arasında dağılmış İsrael olarak yükselmesini anlatır. 49:7’deki küçümsenme böylece “Yahudilerin nefret ettiği İsa” diye sabitlenmez; uluslar arasında hor görülmüş İsrael’e uygulanabilir. Daha eski rabbinik gelenek bu noktayı çok açık hale getirir. Midraş Tannaim, Yeşaya 49:7’yi İsrael’in gelecekteki yükselişi içinde kullanır. Ulusların İsrael üzerinde egemenlik kurduğu şimdiki aşağılanma ile gelecekteki yükseliş karşılaştırılır ve ayetteki: לִבְזֹה נֶפֶשׁ לִמְתָעֵב גּוֹי ifadesi İsrael’e uygulanır. Gelenek, hatta “İsrael’deki en yoksul kişinin bile gelecekte ulusların önünde saygı göreceğini” söyleyecek kadar kolektif okumayı açık hale getirir.892
Hristiyan yorumcu ise 49:7’de nefret edilen kişinin Maşiah, ondan nefret eden ulusun da Yahudiler olduğunu söyler. Ayetin kendisi “Yahudiler Maşiah’tan nefret edecek” demez. İbranice şöyledir: כֹּה אָמַר יְהוָה גֹּאֵל יִשְׂרָאֵל קְדוֹשׁוֹ לִבְזֹה־נֶפֶשׁ לִמְתָעֵב גּוֹי לְעֶבֶד מֹשְׁלִים “İsrael’in Kurtarıcısı ve Kutsalı HaŞem, hor görülene, ulusun nefret ettiğine, yöneticilerin hizmetkarına şöyle diyor...” Bu sözlerin hemen ardından ise: “Krallar görecek ve ayağa kalkacak; yöneticiler yere kapanacak...” denir. Yahudi yorum geleneğinde bu görüntü çok doğal biçimde ulusların aşağılamış olduğu İsrael’in gelecekte yükselmesi şeklinde okunmuştur. Midraş Tannaim’in yorumu bunun açık örneğidir.
Talmud’da da aynı ayet, İsrael’in gelecekteki kurtuluşunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine ilişkin tartışmada kullanılır; bağlam İsa’nın geçmişte Yahudiler tarafından reddedilmesi değil, İsrael’in aşağılanmadan kurtuluşa geçişidir. Hristiyan yorumun okumasında goy, yani “ulus”, baştan Yahudiler olarak belirlenir; küçümsenen kişi Maşiah yapılır, ardından Maşiah İsa’yla özdeşleştirilir. Eski Yahudi kaynaklarının aynı cümleyi İsrael’in başka uluslar tarafından aşağılanması şeklinde okuyabilmesi, bu kimliklerin İbranice kelimelerin içinde verilmediğini gösterir. Yeşaya 49:7’de kişinin öldürüldüğü, çarmıha gerildiği, kanının döküldüğü, başkalarının günahlarını taşıdığı veya öldükten sonra dirildiği de söylenmez. Hristiyan yorumcu ayeti reddedilmeden öldürülmeye kadar genişletir; fakat bu halkaların hiçbiri ayetin kendi sözlerinde bulunmaz.893
Metin daha sınırlı bir sahne verir: kişi veya temsil edilen topluluk küçümsenir, egemenlerin hizmetinde aşağı konumdadır ve daha sonra kralların bile ayağa kalkacağı bir yükseliş yaşar. Aşağılanmadan çarmıha gerilmeye geçmek için ek bir kanıt gerekir. Hristiyan yorumcu ayrıca kulun İsrael’de başarısız olduğu için uluslara gönderildiğini söyler. Yeşaya’nın cümlesinde böyle bir başarısızlık sırası yoktur. 49:6’da HaŞem önce kulun İsrael içindeki görevini verir: “Yaakov’un kabilelerini ayağa kaldırmak ve İsrael’in korunmuş olanlarını geri getirmek...” Sonra görevi genişletir: וּנְתַתִּיךָ לְאוֹר גּוֹיִם לִהְיוֹת יְשׁוּעָתִי עַד־קְצֵה הָאָרֶץ “Seni uluslara ışık yapacağım ki kurtuluşum yeryüzünün ucuna kadar ulaşsın.” İsrael görevinin başarısız olduğu ve bu yüzden ulusların onun yerine geçirildiği söylenmez. Yaakov’un yeniden kurulması ile uluslara ışık olmak aynı görevin iki yönü olarak yan yana durur. Raşi de kulun İsrael’i geri döndürme görevini korur; uluslara ışık olması bu göreve eklenen daha geniş bir işlevdir.894
Bir lambanın bir odada yanması ve ışığının pencereden dışarı ulaşması, odanın lambayı reddettiğini göstermez. Yeşaya 49’da da İsrael ile uluslar birbirinin yerine konmaz. İsrael onarılırken HaŞem’in kurtuluşu dünyanın uçlarına ulaşır. Bölüm ilerledikçe toprak yeniden kurulur, ıssız miraslar paylaştırılır, tutsaklara “Çıkın” denir, Tsion “HaŞem beni terk etti” diye yakınır ve HaŞem onu unutmayacağını söyler. Çocukları geri gelir; uluslar İsrael’in oğullarını taşıyarak getirir. Bölümün geniş hareketi İsrael’in terk edilmesi değil, yeniden kurulmasıdır. Bu yüzden “İsrael reddetti, uluslar onun yerini aldı” düşüncesi Yeşaya 49’un kendi akışından çıkmaz. Hristiyan yorumun bir başka eklemesi 49:8’de görülür: וְאֶתֶּנְךָ לִבְרִית עָם “Seni halk için antlaşma olarak vereceğim.” 895
Hristiyan yorumcu bu sözün kişiyi korban olarak vermeyi ima ettiğini parantez içinde ekler ve buradan İsa’nın kanıyla yeni antlaşmaya geçer. İbranice cümlede “korban”, “kan”, “ölüm” veya “sunak” kelimesi yoktur. Raşi ifadeyi HaŞem’le antlaşma ilişkisi taşıyan halk bağlamında açıklar. Sonraki iddia bu konuyu ayrıntılı ele alacaktır; burada yalnız şu kadarı yeterlidir: “korban olarak verilmek” anlamı Yeşaya 49:8’in sözcüklerinden gelmez. Hristiyan yorum burada şu ek öncüle dayanır: 49:3’te kula “İsrael” denmesi, Maşiah’ın İsrael’i kendi kişiliğinde temsil etmesiyle açıklanabilir. Böylece Maşiah İsrael’in ideal temsilcisi olur ve 49:5–6’da daha geniş İsrael’i HaŞem’e geri getirir. Bu model hem “İsrael” adını hem de İsrael’e yönelik bireysel görevi birlikte açıklayabilir.896
Bu tipolojik okuma ayetin kendi kimliklendirmesi değil, sonradan kurulan bir eşleştirmedir; ayetin İsa’yı tanımladığını göstermez. Aynı gerilim Hristiyanlık kabul edilmeden de çözülebilir: Raşi konuşanı Yeşaya olarak okur, İbn Ezra onu İsrael’i temsil eden navi olarak açıklar, Targum bazı bölümleri kolektif İsrael yönünde genişletir ve Midraş Tannaim 49:7’de küçümsenen tarafı İsrael olarak görür. Kulun bütün İsrael’den görev bakımından ayrılması, kulun Maşiah olduğu anlamına gelmez; Nasıralı İsa kimliği ise ayette hiç kurulmaz. Hristiyan yorumun zincirinde bu basamaklar birbirine yaklaşır: kulun bütün İsrael’den ayrılması Maşiah kimliği sayılır; 49:7’deki küçümsenme Yahudilerin Maşiah’ı reddetmesi olarak okunur; ardından tarihte bu kalıba en çok uyduğu düşünülen kişi İsa olduğu için kul İsa’yla özdeşleştirilir. 897
Böylece başlangıçtaki varsayım daha sonra kanıt gibi geri döner. Yeşaya 49 daha ölçülü bir tablo verir. HaŞem’in kulu İsrael adıyla tanımlanır, aynı kul İsrael’in onarılmasına hizmet eder, görevi uluslara kadar genişler ve aşağılanmış olan daha sonra kralların önünde yükseltilir. İsrael yeniden toplanırken HaŞem’in kurtuluşu dünyanın uçlarına ulaşır. Hristiyan tipolojisi bu yapıyı İsa’ya uygular; yapının kendisi İsa’yı tanımlamaz. “İsrael Maşiah’ı reddedecek, onu öldürecek ve Tanrı bunun üzerine Maşiah’ı Yahudilerden alıp uluslara verecek” cümlesi Yeşaya’da bulunmaz. Aynı bölümde İsrael terk edilen halk değil, geri getirilen ve yeniden kurulan halktır. Kulun İsrael’i temsil ederek İsrael’e görevli olması İsa kimliğini zorunlu kılmaz; 49:7’deki aşağılanma da Yahudilerin İsa’yı öldüreceğine ilişkin bağımsız bir kehanet oluşturmaz.898
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 84, güncel revizyon.
- Yeşaya 49; Yeşaya 49:7.
- Yeşaya 49; Raşi, Yeşaya 49 yorumu.
- Yeşaya 49:6–7; Targum.
- Yeşaya 49:7.
- Raşi, Bereşit 22:2.
- Yeşaya 49.
- Raşi, Bereşit 22:12–13.
- Targum; Raşi.
- Yeşaya 49.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Yeşaya 49 İsrael tarafından reddedilen Maşiah’ı anlatır
“Isaiah 49 is a marvellous prophecy of how Messiah was rejected by Israel, and therefore offered to the Gentiles.”
