Misyoner İddiaları Arşivi

Tanah adına ileri sürülen iddiaları İbranice metin, bağlam ve Yahudi kaynaklarıyla inceleyin.

5 sonuç · Yayımlanmış 280 iddia

İDDİA 020

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Miha 6:8 — Tanrı’nın nihai planı kusursuz bir insanın kurban edilmesidir

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

הִגִּ֥יד לְךָ֛ אָדָ֖ם מַה־טּ֑וֹב וּמָֽה־יְהֹוָ֞ה דּוֹרֵ֣שׁ מִמְּךָ֗ כִּ֣י אִם־עֲשׂ֤וֹת מִשְׁפָּט֙ וְאַ֣הֲבַת חֶ֔סֶד וְהַצְנֵ֥עַ לֶ֖כֶת עִם־אֱלֹהֶֽיךָ׃ {ס}        

HaŞem’in istediği adalet yapmak, hesedi sevmek ve Tanrı ile alçakgönüllü yürümektir. Önceki ayetteki ilk doğan sorusuna verilen yön insanın öldürülmesi değildir. Bağlılık kişinin davranışı ve Tanrı’ya karşı tutumuyla tanımlanır. İnsan kurbanını Tanah’ın en üstün sunusu sayan iddia, peygamberin burada verdiği cevabın karşısına geçer.

Kaynaklar

  • Tanah, Miha 6:8.
  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 20, güncel revizyon.
  • Tanah, Miha 6:6–7.
  • Tanah, Miha 6:8.
  • Tanah, Devarim 12:29–31; Yeremya 7:31; Bereşit 22:12–13; Miha 6:6–8.
Kitaptaki yanıtın tamamı

Buradaki sav yalnız bir benzetmeyle sınırlı değildir. İsa’yı açıkça “human sacrifice”, yani insan kurbanı olarak adlandırır; hayvan korbanlarının gelecekteki “kusursuz sunuya” yöneldiğini, hatta Maşiah kusursuz olduğuna göre sunulabilecek en uygun korbanın o olduğunu ileri sürer. Hristiyanlık İsa’nın ölümünü Kenaan kültlerindeki çocuk yakmalarıyla aynı olay olarak tanımlamaz; gönüllü, eşsiz ve Tanrı’nın kurtuluş tasarısına ait bir ölümden söz eder. Bu yüzden asıl soru, iki olayın dış görünüşte birbirine benzeyip benzemediği değildir. Tora, HaŞem’e sunulan korbanın en yüksek biçiminin ahlaken kusursuz bir insan olduğunu gerçekten öğretir mi?

Vayikra korban düzenini açarken böyle bir yükseliş çizgisi kurmaz. “İçinizden biri HaŞem’e korban sunduğunda, hayvandan, sığırdan veya davardan korbanınızı sunacaksınız” der. Ardından sığır, koyun, keçi, kuş ve minha (tahıl sunusu) gelir. Ola, şelamim, hatat ve aşamın her biri kendi şartlarıyla düzenlenir; kesim, kan, mizbeah, kohenlik hizmeti ve korbanın yenebilen kısımları ayrıntılı biçimde anlatılır. İnsan bu sınıflandırmada korban türlerinden biri değildir. Üstelik ekonomik gücü sınırlı olan kişi için düzen hayvandan “daha değerli” bir canlıya doğru yükselmez; kuşa, hatta belirli durumlarda una kadar iner. Demek ki korbanın kabulü, öldürülen varlığın piyasa veya biyolojik değeri arttıkça güçlenen bir ölçek değildir.152

Bu nokta avodanın anlamıyla da uyumludur. İnsan, HaŞem’de bulunan bir eksikliği tamamlamak için O’na değerli bir nesne vermez. Her şey zaten HaŞem’e aittir. Mitsvalar ve avoda insanı arındırır, iradesini yöneltir ve yaşamı kutsallığa açar. Hazal’ın mitsvaların yaratıkları arındırmak için verildiğini söylemesi bu düşünceyi çok kısa biçimde ifade eder. Korbanı “Tanrı’ya ne kadar değerli bir şey verirsem o kadar üstün olur” biçiminde düşünmek, Tora’nın avoda düzenine dışarıdan bir fiyat merdiveni yerleştirir.153

Devarim 12 bu noktada yalnız korban türlerini değil, insanın ibadet biçimi üretme yetkisini de sınırlar. İsrael’e çevredeki halkların dini uygulamalarını öğrenip sonra aynı davranışları HaŞem’e yöneltmemesi söylenir: “Tanrın HaŞem’e böyle yapmayacaksın; çünkü HaŞem’in nefret ettiği her iğrenç şeyi onlar ilahları için yaptılar; oğullarını ve kızlarını bile ilahları için ateşte yakarlar.” Sefer Haİkkarim bu bölümü, insanın başka dinlerde gördüğü bir uygulamayı “Tanrı’ya daha büyük onur verir” düşüncesiyle HaŞem’in avodasına ekleyemeyeceği yönünde açıklar. Çocukların yakılması bunun en uç örneğidir. Böylece “hayvan değerlidir, insan daha değerlidir, kusursuz insan ise en değerli korbandır” mantığı daha baştan Tora’nın dışında kalır. HaŞem’e nasıl yaklaşılacağını insanın sezgisi değil, HaŞem’in verdiği düzen belirler.154

Yeremya aynı sınırı daha sert bir dille verir. Ben Hinnom Vadisi’nde çocukların yakılmasını anlatırken HaŞem şöyle der: “Oğullarını ve kızlarını ateşte yakmak için Ben Hinnom Vadisi’nde Tofet’in yüksek yerlerini yaptılar; bunu Ben emretmedim ve bu Benim aklımdan geçmedi.” Yeremya 19:5 ve 32:35’te aynı yön tekrar edilir. Hegyonei Uziel, Hazal’ın bu sözleri Meşa’nın oğluna, Yiftah’ın kızına ve “aklımdan geçmedi” ifadesini de Akedat Yitshak’a bağlayan açıklamasını aktarır. Bu son bağlantı özellikle önemlidir; çünkü Hristiyan yorumunda insan korbanına giden yol çoğu kez Akeda üzerinden kurulmaktadır.155

Akeda’nın doruk noktası ise Yitshak’ın ölümü değildir. Avraam bıçağa uzandığında İlahi ses, “Elini çocuğa uzatma ve ona hiçbir şey yapma” der. Sonra Avraam koçu görür ve “oğlunun yerine onu ola olarak sundu.” Anlatının hareketi insan ölümünden hayvan korbanına doğrudur: insanın öldürülmesi durdurulur, koç onun yerine kabul edilir. Agadat Bereşit de bu yönü korur; Avraam’ın bağlılığının kabul edildiğini, Yitshak’ın fiilen öldürülmediğini ve Yeremya’daki “aklımdan geçmedi” sözünün Akeda ile ilişkilendirildiğini aktarır. Başka bir midraşik çizgide Avraam’ın teslimiyeti eylem tamamlanmış gibi değerlendirilirken, oğlunu gerçekten ola olarak sunan Moav kralı Meşa’nın davranışı kabul edilmiş sayılmaz. Yismah Moşe de ruhsal öz-sunum ile mizbeah üzerinde insan kesimini birbirine karıştırmaz; koçun Yitshak yerine sunulduğunu açıkça belirtir.156157

Miha 6 aynı fikri başka bir yönden sınar. Peygamber insanın HaŞem’e neyle yaklaşacağını sorar ve sunuyu giderek büyütür: “HaŞem’in önüne neyle çıkayım?... Ola korbanlarıyla, bir yaşındaki buzağılarla mı? HaŞem binlerce koçtan, on binlerce yağ ırmağından hoşnut olur mu? Suçum için ilk doğanımı, nefeşimin günahı için bedenimin meyvesini mi vereyim?” Eğer daha pahalı korban daha güçlü ve insan da en değerli varlık ise, dizinin son halkası doğru cevap olmalıydı. Peygamber tam tersini yapar: “Ey insan, sana neyin iyi olduğunu bildirdi. HaŞem senden ne istiyor? Adalet yapman, hesedi sevmen ve Tanrınla alçakgönüllülükle yürümen.” Rabbenu Yona, Şaarei Teşuva’da bu yükselişi günahkarın suçunun ağırlığı karşısında ilk doğanını bile vermeyi düşünmesine kadar götürür; cevabın ise adalet, iyiliğe bağlılık ve Tanrı önünde alçakgönüllülük olduğunu açıklar. Miha, “en değerli insanı öldür” düşüncesini zirveye çıkarıp onaylamaz; insanı yaşayan bir ahlaki varlık olarak HaŞem’in önüne geri getirir.158159

Tamim kelimesi de bu tabloyu değiştirmez. Korban hayvanının tamim olması fiziksel ve ritüel uygunluğu ifade eder; hayvan ahlaki fail olmadığı için “günahsız hayvan” kategorisi Tora’nın dili değildir. Bir insanın ahlaken kusursuz sayılması onu Vayikra’daki korban türlerinden birine dönüştürmez. Hristiyan yorumcu bu güçlüğü İsa’yı “özel durum” sayarak aşmaya çalışır; mizbeah bulunmadığında İsa’nın kendisini mizbeah, seçilmiş yer şartı karşılanmadığında yine İsa’yı seçilmiş yer olarak yorumlar. Böylece Tora’nın korban ölçütleri İsa’nın ölümünü sınamak yerine, ölçütlerin kendisi önceden kabul edilmiş İsa sonucuna göre sembolleştirilir.

İsa’nın ölümü Tora’daki korban düzenine ait gerçek bir korban olarak ileri sürülüyorsa, insanın korban türleri arasında bulunmaması, kohenlik avodası, mizbeah, seçilmiş yer, kesim ve kan hizmeti gibi şartlar önem kazanır. İsa’nın ölümü bütün bunların üzerinde duran eşsiz, yeni bir teolojik kategori ise artık Tora’nın korban hukuku konuşmaz; yeni bir teolojik kategori kurulmuş olur. Tanah ise bu kategoriyi kurmaz. “Özel durum” ifadesi bu boşluğu ortadan kaldırmaz.

İnsanın HaŞem uğruna kendi yaşamını tehlikeye atması da başka bir konudur. Kiduş HaŞem, yani Tanrı’nın Adını kutsal kılmak uğruna gerektiğinde ölümü göze almak Yahudi geleneğinde vardır. Bir insan başka birini kurtarmak için de kendisini tehlikeye atabilir. Fakat şehitlik veya özverili ölüm, mizbeah üzerinde günah kaparası amacıyla sunulan hatat, aşam ya da ola kategorisi değildir. Hristiyan yorumun savı yalnız fedakarlığın değerli olduğunu söylemez; bütün hayvan korbanlarının “kusursuz insan kurbanı”na yöneldiğini ileri sürer. Böyle bir sav ancak Tanah insanı korban sisteminin nihai nesnesi haline getirirse ayakta kalabilir; Tanah bunu yapmaz.

Tanah’ın çizdiği yön tersine işler. Devarim çocukların yakılmasını HaŞem’in nefret ettiği ibadetler arasında sayar. Yeremya, böyle bir davranış için “emretmedim” ve “aklımdan geçmedi” sözlerini aktarır. Hazal bu dili Akedat Yitshak’a kadar götürür. Akeda’da bıçak durur ve koç Yitshak’ın yerine sunulur. Miha sununun değerini ilk doğana kadar yükselttikten sonra insanı öldürmeye değil, adalete, hesede ve Tanrı ile alçakgönüllü yürüyüşe yöneltir. Vayikra ise korban türlerini ayrıntılı biçimde sayarken insanı bu düzenin içine koymaz.160

Bu verilerden “HaŞem’in baştan beri nihai amacı kusursuz bir insanı günah için kurban etmekti” sonucu çıkmaz. Bu sonuç önce Hristiyan teolojide kurulmakta, sonra hayvanlar, kan, mizbeah, Akeda ve peygamberlerin dili o sonuca doğru yeniden okunmaktadır. Tora’da korbanın ilerleyişi hayvandan kusursuz insana doğru değildir. Akeda’nın bıçağı durur, Yitshak yaşar ve koç onun yerine sunulur. Miha’nın sonunda HaŞem’in istediği de mizbeaha yatırılan insan bedeni değil; adalet yapan, hesedi seven ve Tanrısıyla alçakgönüllülükle yürüyen insandır. “Kusursuz insan kurbanı” Tora’nın korban düzeninin son basamağı değil, Hristiyan teolojisinin bu düzenin üzerine yerleştirdiği son basamaktır.161

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 20, güncel revizyon.
  • Tanah, Vayikra 1:2.
  • Bereşit Rabba 44:1.
  • Tanah, Devarim 12:31.
  • Tanah, Yeremya 7:31.
  • Tanah, Bereşit 22:12.
  • Tanah, Bereşit 22:13.
  • Tanah, Miha 6:6–7.
  • Tanah, Miha 6:8.
  • Tanah, Devarim 12:29–31; Yeremya 7:31; Bereşit 22:12–13; Miha 6:6–8.
  • Kabalat.com: “İsa, Nihai Kurban Mıdır?”; “Dürüstlerin Ölümü ile Aklanmak?”; “Fidye?”
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

Tanrı’nın nihai planı kusursuz bir insanın kurban edilmesidir

“That sacrifice must therefore have been of a perfect human being.”
İddianın kalıcı bağlantısı →
İDDİA 028

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Miha 6:8 — “İtaat korbandan iyidir” sözü korbanın yine de mutlak kefaret zorunluluğu olduğunu değiştirmez

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

הִגִּ֥יד לְךָ֛ אָדָ֖ם מַה־טּ֑וֹב וּמָֽה־יְהֹוָ֞ה דּוֹרֵ֣שׁ מִמְּךָ֗ כִּ֣י אִם־עֲשׂ֤וֹת מִשְׁפָּט֙ וְאַ֣הֲבַת חֶ֔סֶד וְהַצְנֵ֥עַ לֶ֖כֶת עִם־אֱלֹהֶֽיךָ׃ {ס}        

HaŞem’in istediği adalet yapmak, hesedi sevmek ve Tanrı ile alçakgönüllü yürümektir. Önceki ayetteki ilk doğan sorusuna verilen yön insanın öldürülmesi değildir. Bağlılık kişinin davranışı ve Tanrı’ya karşı tutumuyla tanımlanır. İnsan kurbanını Tanah’ın en üstün sunusu sayan iddia, peygamberin burada verdiği cevabın karşısına geçer.

Kaynaklar

  • Tanah, Miha 6:8.
  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 28, güncel revizyon.
  • Tanah, Amos 5:21-24; I. Şemuel 15:22; Miha 6:6-8.
Kitaptaki yanıtın tamamı

I. Şemuel 15:22 korban sistemini kaldıran bir ayet değildir. Şaul’un Amalek konusunda aldığı buyruğa uymaması ve sonra itaatsizliğini dini bir gerekçeyle savunması anlatılır. Sakladığı hayvanlar hatat korbanları olarak tanımlanmaz; Şemuel de bu ayette Tora’daki bütün günah korbanlarının kurallarını açıklamaz. Hristiyan yorumun savı bundan daha dardır: Şemuel yalnız itaatkar bir kalbin korban sunumundan önce gelmesi gerektiğini öğretmiştir; tövbesiz kişinin korbanı anlamsızdır, fakat bağışlanmanın yine de kanlı korbana bağlı olduğu gerçeği değişmez.

Şemuel’in cevabı şöyledir:

“HaŞem’in olalardan ve zevahlardan hoşnutluğu, HaŞem’in sesini dinlemek kadar mıdır? İşte, dinlemek korbandan iyidir; kulak vermek koçların yağından daha iyidir.”217

Şaul’un davranışı dışarıdan bakıldığında dindarca bile görünebilir. HaŞem Amalek’in malının yok edilmesini buyurmuştur; Şaul ise sürülerin en iyilerini saklayıp bunların HaŞem’e korban olarak sunulacağını söyler. Böylece kendi seçtiği bir ibadet biçimini, kendisine verilen buyruğun yerine koyar. Şemuel’in cevabı “Önce itaat et, sonra aynı hayvanları korban olarak sun” değildir. Hayvanları saklamak zaten buyruğa karşı gelmektir; onları korban yapma niyeti bu itaatsizliği kutsal hale getirmez.

Yoşer Divrei Emet Şaul’un sözünü tam bu yönden ele alır. Korbanın değeri insanın kendi dini tasarımında değil, HaŞem’in iradesine bağlılığında bulunur. HaŞem o hayvanların yok edilmesini istemişse, onları daha yüksek bir ibadet adına saklamak HaŞem’in iradesinin dışına çıkmaktır. “Dinlemek korbandan iyidir” sözü bu nedenle korbanı küçültmez; korbanın kendisinin de ancak HaŞem’in sözüne bağlı olduğu için avoda olduğunu gösterir. İnsan kendi arzusunu “Tanrı için” etiketiyle kutsallaştıramaz.218

Bir hayvanı mizbeaha getirmek onu tek başına kutsal bir eyleme dönüştürmez. Çalınmış bir hayvan, yanlış amaçla getirilen bir sunu veya açık bir buyruğa karşı gelinerek elde tutulmuş bir hayvan dışarıdan korban biçimine sahip olabilir; fakat avodanın özü bozulmuştur. Tora’daki korban insanın Tanrı’ya kendi seçtiği hediyeyi kabul ettirme girişimi değildir. İnsan HaŞem’e O’nun belirlediği yoldan yaklaşır.

Bu nedenle Hristiyan yorumun “Şemuel yalnız doğru kalbin korban öncesinde bulunmasını ister” açıklaması ayetin bir bölümünü yakalar, fakat bütün ağırlığını taşımaz. HaŞem’in sözü ile insanın seçtiği dini eylem çatıştığında ritüel ikinci sıradadır. “Tanrı’ya korban sunuyorum” demek, Tanrı’nın söylediğini yapmamış olmayı telafi etmez. Korbanın bağımsız ve her durumda işleyen bir güç olduğu düşüncesi Şemuel’in sözleriyle uyuşmaz.

Bu ayet tek başına “kanlı korban hiçbir zaman gerekli değildir” sonucunu vermez. Böyle bir sonuç Şemuel’in konusunu aşar. Fakat korbanın günahla ilişkisinin mekanik bir ödeme düzeni gibi kurulamayacağını gösterir. Şaul’un mantığında en iyi hayvanları HaŞem’e ayırmak dini değer taşıyor olmalıydı. Şemuel ise önceliği başka yerde kurar: HaŞem’in sesini işitmek ve ona uymak.

Yeşaya 1 aynı düşünceyi toplum hayatına taşır. Halk korban sunmaya devam eder, fakat elleri şiddet ve adaletsizlikle doludur. HaŞem “Çok sayıdaki korbanlarınız Bana ne?” diye sorar; koçların olalarından ve besili hayvanların yağından hoşnut olmadığını bildirir. İnsanlar ellerini açıp dua ederler, fakat “elleriniz kanla doludur” denir. Ardından çözüm gelir:

“Yıkanın, arının; eylemlerinizin kötülüğünü gözlerimin önünden kaldırın. Kötülük yapmayı bırakın. İyilik yapmayı öğrenin. Adaleti arayın, ezilene yardım edin, yetimin davasını görün, dulun hakkını savunun.”

Bunun hemen ardından günahların kırmızı olsa kar gibi beyazlaşacağı söylenir. Menorat HaMaor da bu ayet dizisini dönüş dili içinde okur: kötülüğün bırakılması, iyiliğin öğrenilmesi ve adaletin aranması bağışlanma vaadine bağlanır.

Yeşaya korbanın kendisine karşı değildir. Aynı kitap HaŞem’e bağlı kalanların olalarının ve zevahlarının mizbeah üzerinde kabul edileceğini de söyler. Akedat Yitshak bu iki tarafı birlikte tutar: çarpık yaşamla getirilen korban reddedilir; insan doğruya yöneldiğinde korban yeniden kabul edilen avoda olur. Peygamberin hedefi Tora’nın korbanları değil, korbanı ahlaki sadakatin yerine koyan dindarlıktır.

Bunu bir ilaç benzetmesiyle düşünebiliriz. Bir insan doktorun verdiği ilacı alırken aynı anda kendisini zehirlemeye devam ederse, ilacı kullanması tedavinin bütününü oluşturmaz. Korban ilaç değildir; benzetme yalnız ilişkiyi anlatır. HaŞem’in emrettiği ritüel, HaŞem’in iradesine karşı yaşamayı mümkün kılan bir ödeme aracı değildir. Korban da hayatın geri kalanı da aynı antlaşma ilişkisinin içindedir.

Amos 5 bu uyarıyı daha sert söyler. HaŞem bayramları, toplantıları ve korbanları reddeder; ardından “Adalet su gibi, doğruluk güçlü bir nehir gibi aksın” der. Mişnat Rabbi Eliezer, Amos’un “Bayramlarınızdan nefret ettim, onları reddettim” sözünü İsrael’in HaŞem’in iradesini yerine getirmeden kutsal zamanlara güvenmesine karşı açıklar. Dini takvim ve sunular sürerken adalet kaybolmuşsa, ritüel insanın yaşamındaki isyanı örtemez.219

Şemuel HaŞem’in sesini dinlemeyi korbandan üstün tutar. Yeşaya korban sunan ellerin aynı zamanda kanla dolu olmasına karşı çıkar. Amos ibadet sürerken adaletin yokluğunu kabul etmez. Bu peygamberler korban düzeninin dışından konuşmazlar. Tora’nın Tanrısı adına, Tora’nın avodasının insanın bütün hayatından koparılamayacağını söylerler.

Miha 6 aynı düşünceyi sınırına kadar götürür. İnsan HaŞem’in önüne neyle çıkacağını sorar. Ola mı? Bir yaşındaki buzağılar mı? Binlerce koç mu? On binlerce yağ ırmağı mı? Soru sonunda ilk doğanı vermeye kadar yükselir. Eğer ilişki “sunu ne kadar büyükse kabul o kadar güçlüdür” biçiminde kurulmuş olsaydı, dizinin sonunda en büyük sunu beklenirdi. Peygamberin cevabı ise bambaşkadır: “Ey insan, sana neyin iyi olduğunu bildirdi. HaŞem senden ne ister? Adalet yapmanı, hesedi sevmeni ve Tanrınla alçakgönüllülükle yürümeni.”

Rabbenu Bahya’nın Kad HaKemah adlı eseri bu yükselen diziyi dikkatle izler: ola, binlerce koç ve sonunda ilk doğan. Sonra peygamber bütün soruyu “Sana neyin iyi olduğu bildirildi” sözüyle cevaplar. Yismah Moşe de korbanların doğru işlevini bu cevapla ilişkilendirir. Korban insanı alçakgönüllülüğe ve iyi niteliklere yöneltmelidir; HaŞem’in istediği adalet, hesed ve alçakgönüllülükten kopmuş bir ritüel kendi başına yeterli değildir.

Bütün bunları yalnız “korban sunan kişinin iç niyeti de iyi olmalıdır” diye özetlemek dar kalır. Yeşaya yetim ve duldan söz eder. Amos adaletten söz eder. Miha insanın başkalarıyla nasıl yaşadığını merkeze alır. Şemuel ise HaŞem’in açık buyruğunu dinlemekten söz eder. İnsan dini duygular taşıyabilir, büyük sunular hazırlayabilir ve yine de HaŞem’in istediği şeyden uzak olabilir.

Korbanların değeri tam da bu noktada anlaşılır. Tora onları emrettiği için kutsaldırlar. Değerleri insanın Tanrı’ya bir bedel sunmasından değil, HaŞem’in avodasının bir parçası olmalarından gelir. Fakat aynı HaŞem belirli bir hayvanın yok edilmesini emretmişse, onu “Sana korban sunmak için sakladım” diyerek elde tutmak itaat değildir. Şaul’un yanılgısı, kendi dini düşüncesini HaŞem’in sözüne tercih etmesidir.

Emuna (sadakat ve güven) yalnız zihinsel kabul değildir. HaŞem’e bağlılık davranışta biçim kazanır. Şaul HaŞem’i inkar etmez, korbanı reddetmez ve en iyi hayvanları Tanrı’ya ayırdığını söyler. Yine de verilen buyruğa uymaz. Şemuel’in sözü bu nedenle yalnız ritüelden önce gelen bir ruh hali hakkında değildir; Tanrı ile ilişkinin merkezinin insanın kendi dini yaratıcılığı değil, HaŞem’in iradesi olduğunu söyler.

Hristiyan yorumun dar tespiti yine de korunmalıdır. I. Şemuel 15:22, Tora’nın belirli bir günah için açıkça korban emrettiği yerde kişinin bu mitsvayı görmezden gelebileceğini öğretmez. Bet HaMikdaş ayaktayken Tora’nın gerektirdiği korban getirilir. Fakat bu gerçek, kanlı korbanı bütün bağışlanmanın değişmez ve gizli temeli yapmaz. Şemuel’in ayeti tam tersine, korbanın değerini HaŞem’in iradesine bağlı hale getirir.

Bir insan HaŞem’e itaatsizliğini korbanla örtemez. Yeşaya’ya göre adaletsizliği çok sayıdaki sunularla örtemez. Amos’a göre doğruluğun yokluğunu bayram ve korbanlarla örtemez. Miha’ya göre HaŞem’in istediği yaşamı binlerce koçla satın alamaz. Peygamberlerin ortak sesi, ritüeli reddetmeden ritüelin sınırını gösterir.

“Itaat korbandan iyidir” sözü korbanların gereksiz olduğunu öğretmez; fakat Hristiyan yorumun savunduğu biçimde, bağışlanmanın özünde her durumda kanlı ölüm bulunduğu tezine de destek vermez. Şemuel’in ölçüsü çok daha temel bir yerde durur: HaŞem ne istiyorsa onu yapmak. Korban bu iradenin içindeyse kutsal avodadır; HaŞem’in sözünün yerine geçirildiğinde ise dindar görünen itaatsizlik olur.220

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 28, güncel revizyon.
  • Tanah, I. Şemuel 15:22.
  • Tanah, I. Şemuel 15:22–23; Yeşaya 1:11–18; 56:6–7.
  • Tanah, Amos 5:21-24; I. Şemuel 15:22; Miha 6:6-8.
  • Kabalat.com: “Kan olmadan kefaret olmaz mı?”; “Günah ve Aklanma”; “İsa, Benim Günahlarım İçin mi Öldü?”
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

“İtaat korbandan iyidir” sözü korbanın yine de mutlak kefaret zorunluluğu olduğunu değiştirmez

“There is nothing here to indicate that animal sacrifices were not required under the Old Covenant to gain forgiveness.”
İddianın kalıcı bağlantısı →
İDDİA 037

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Miha 6:8 — Hayvan korbanı yetersiz olduğu için daha üstün bir insan kurbanı gerekir

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

הִגִּ֥יד לְךָ֛ אָדָ֖ם מַה־טּ֑וֹב וּמָֽה־יְהֹוָ֞ה דּוֹרֵ֣שׁ מִמְּךָ֗ כִּ֣י אִם־עֲשׂ֤וֹת מִשְׁפָּט֙ וְאַ֣הֲבַת חֶ֔סֶד וְהַצְנֵ֥עַ לֶ֖כֶת עִם־אֱלֹהֶֽיךָ׃ {ס}        

HaŞem’in istediği adalet yapmak, hesedi sevmek ve Tanrı ile alçakgönüllü yürümektir. Önceki ayetteki ilk doğan sorusuna verilen yön insanın öldürülmesi değildir. Bağlılık kişinin davranışı ve Tanrı’ya karşı tutumuyla tanımlanır. İnsan kurbanını Tanah’ın en üstün sunusu sayan iddia, peygamberin burada verdiği cevabın karşısına geçer.

Kaynaklar

  • Tanah, Miha 6:8.
  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 37, güncel revizyon.
  • Tanah, Miha 6:6–8; Vayikra 27:1–8; Devarim 12:31.
  • Kabalat.com: “İsa, Nihai Kurban Mıdır?”; “Dürüstlerin Ölümü ile Aklanmak?”; “Fidye?”
Kitaptaki yanıtın tamamı

Hristiyan yorumun savı yalnız hayvan korbanlarının İsa’ya işaret ettiği düşüncesine dayanmaz. Bunun altında bir değer sıralaması vardır. Hayvan ahlaki sorumluluğu olmayan bir varlıktır; insan ise Tanrı’nın yasasına tabi bilinçli bir özne olduğuna göre, insan günahına gerçek karşılığın sonunda insan olması gerektiğini söyler. Vayikra 17:11’de hayatın kanda bulunduğu ifadesini de buna ekler: günah ölüm getirdiğine göre hayat hayata karşılık vermeli ve insanı kurtarmak için bir insan ölmelidir. Böylece hayvan korbanı kendi başına yeterli son korban değil, gelecekteki kusursuz insan korbanına işaret eden geçici biçim haline gelir.

Tora korban sistemini bu değer merdiveni üzerine kurmaz. Vayikra 1 sığırdan, koyun ve keçiden, ardından kuşlardan getirilen olaları aynı avoda düzeni içinde ele alır. Sifra da bunların her birini geçerli ola kategorisi olarak açıklar. İnsan listenin en üst basamağı değildir. Tora, “hayvanlar başlangıçtır; daha yüksek değere sahip insan sonunda onların yerini alacaktır” demez. Korbanın değeri, daha kıymetli bir canlıyı öldürmekten değil, HaŞem’in belirlediği avodanın doğru biçimde yerine getirilmesinden gelir.266

Vayikra 5’teki korban oleh ve-yored (kişinin maddi imkanına göre değişen korban) bunu çok somut biçimde gösterir. İmkanı olan koyun veya keçi getirir. Buna gücü yetmeyen iki kumru veya iki güvercin yavrusu getirir. Kuşları da karşılayamayan onda bir efa ince un getirir. Sifra ve Keritot geleneği bu basamakları aynı yükümlülüğün içinde ele alır ve Tora her aşamada kapara dilini korur. Daha yoksul kişinin daha ucuz bir sunu getirdiği için daha eksik bağışlandığı söylenmez.267

Bir anahtarın kapıyı açmadaki değeri içindeki metal miktarıyla ölçülmez. Büyük ve pahalı bir demir parçası, doğru anahtar değilse kapıyı açmaz. Benzetme yalnız işlev ile maddi değer arasındaki farkı gösterir. Korban da pahası veya biyolojik yüksekliği yüzünden değil, Tora’nın o avoda için belirlediği şey olduğu için geçerlidir. İnsan hayvandan daha yüksek ahlaki değere sahip olsa bile bundan insan bedeninin daha etkili korban olduğu sonucu çıkmaz.

Hristiyan yorumcu, hayvanın ahlaki özne olmadığı için insan günahına gerçek karşılık veremeyeceğini söyler. Fakat Tora zaten hayvanın mitsvalara tabi olmadığını bilerek onu korban olarak emreder. Korbanın geçerliliği için hayvanın günahkarla aynı ahlaki sınıfta bulunması gerektiği hiçbir yerde belirtilmez. Tora başka şartlar verir: tür, kusursuzluk, yaş, korbanın amacı, yer, kan avodası ve ilgili işlemler. “Korban, günahkarla aynı ahlaki düzeyde olmalıdır” şartı önce dışarıdan eklenir; sonra hayvan bu yeni şartı karşılamadığı için yetersiz ilan edilir.

Üstelik Tora belirli korbanların gerçek kapara sağladığını kendi diliyle söyler. Sifra, Vayikra 1:4’teki ve-nirtsa lo le-khapper alav sözünü olada gerçek kapara işleviyle ilişkilendirir. Vayikra 4 ve 5’te hatat korbanlarından sonra kişinin kapara bulacağı ve bağışlanacağı tekrar tekrar belirtilir. Bu korbanların kapsamı sınırlıdır. Her günah aynı korbanla ele alınmaz; bilinçli başkaldırının her biçimi sıradan hatat düzenine girmez. Fakat sınırlı olmak başarısız olmak değildir. Bir mitsvanın belirli durum için verilmiş olması, o durumdaki gerçek işlevini ortadan kaldırmaz.268

Hristiyan yorumun sisteminde sınır, yetersizliğe dönüşür. Hayvan bütün günahları tek seferde ortadan kaldırmıyorsa daha yüksek bir korban aranır. Yom Kippur tekrar ediyorsa daha kalıcı bir korban aranır. Hayvan ahlaki özne değilse insan aranır. Böylece tamid, Pesah, toda, şelamim, ola, hatat ve aşam gibi birbirinden farklı korbanlar tek bir nihai günah korbanına ulaşamamış basamaklar gibi görünür. Oysa bunların bazıları zaten günahla ilgili değildir. Çeşitlilik korban dünyasının kusuru değil, yapısıdır.

Miha 6 insanın “daha değerli sunu, daha büyük dini sonuç” sezgisini sınar. Peygamber bir yıllık buzağıyla başlar, binlerce koça ve on binlerce yağ ırmağına geçer, sonunda “Suçum için ilk doğanımı, nefeşimin günahı için bedenimin meyvesini mi vereyim?” diye sorar. İnsan kendi ölçüsünü izlerse doğal yükseliş gerçekten budur: daha çok, daha pahalı, daha değerli ve sonunda kendi çocuğu. Fakat HaŞem’in cevabı “evet, en yüksek korban insandır” olmaz. “Ey insan, sana neyin iyi olduğunu bildirdi... adalet yap, hesedi sev ve Tanrınla alçakgönüllülükle yürü” denir. Rabbenu Yona, Şaarei Teşuva’da bu diziyi teşuva içinde kullanır; artan sunuların ardından insanın asıl dönüşünü adalet, hesed ve alçakgönüllülükte görür.

Midraş Tanhuma aynı noktayı insan korbanı açısından açar. Miha’nın “İlk doğanımı suçum için mi vereyim?” sorusunu aktardıktan sonra HaŞem’in İsrael’den çocuklarını korban olarak istemediğini, insanın erekh (belirlenmiş değer) düzeni için ayrı, korbanlar için ayrı peraşa verdiğini söyler. Vayikra 1 kabul edilen korban türlerini, Vayikra 27 ise insan yaşamıyla ilgili adakların değerleme düzenini verir. İnsan daha değerli olduğu için “daha yüksek hayvan korbanı” haline gelmez.269

Devarim 12 de aynı sezgiyi sınırlar. İsrael başka halkların oğullarını ve kızlarını tanrılarına yaktığını görüp, “Onlar tanrılarına böyle hizmet ediyor; ben de HaŞem’e aynı şekilde hizmet edeyim” diyemez. Sifrei Devarim çocukların ateşte sunulmasını HaŞem’in nefret ettiği ibadet biçimleri arasında açıklar. Sefer Haİkkarim de ayetin tam olarak “daha ağır fedakarlık daha büyük ibadettir” düşüncesini reddettiğini söyler. İnsanın kendisine en değerli görünen şeyi vermesi, HaŞem’in onu avoda olarak istediğini göstermez.

Yeremya’nın Tophet hakkındaki sözleri sınırı daha da belirginleştirir. Çocukların ateşte yakılması için “emretmediğim ve aklıma gelmeyen” denir. Rabbinik gelenek bu ifadeyi Meşa’nın oğlu, Yiftah’ın kızı ve Akedat Yitshak ile de ilişkilendirir. Peşat ile sonraki deraşı birbirine karıştırmamak gerekir: Yeremya doğrudan Tophet’teki çocuk yakımını reddeder; Hazal daha sonra aynı dili başka insan kurbanı anlatılarına genişletir. İki katman da “kusursuz insan korbanı, hayvan korbanlarının doğal doruğudur” düşüncesinden uzaktır.

Akedat Yitshak’ın anlatımı da bu ayrımı korur. Avraam çok ağır bir nisayon (sınanma) ile karşılaşır ve Yitshak’ı ola olarak yükseltmeye yönelir. Fakat anlatının son eylemi Yitshak’ın kesilmesi değildir. “Elini çocuğa uzatma” denir; Avraam koçu görür ve onu oğlunun yerine ola olarak sunar. Midraşik gelenek Yitshak’ın teslimiyetini son derece yüksek bir ruhsal değerle anlatır; Bereşit Rabba da Miha’nın ilk doğan sorusunu Akeda ile ilişkilendirirken eylemin Yitshak üzerinde fiilen tamamlanmadığını vurgular. Yine de Tora insanı düzenli korban türü haline getirmez.

Hristiyan yorumun “kusursuzluk” eşleştirmesi de aynı dikkatle sınanmalıdır. Tora korban hayvanının tamim olmasını ister; bu, ritüel bakımdan kusursuz ve korban için uygun olmasıdır. Hayvanın tamim oluşu ahlaki günahsızlık anlamına gelemez, çünkü hayvan ahlaki günah öznesi değildir. Fiziksel korban uygunluğunu gelecekteki insanın ahlaki günahsızlığına çevirmek ayrıca kanıt gerektirir.

Buradaki güçlük sonunda Tora’nın kendi emrine ulaşır. Eğer hayvan ahlaki özne olmadığı için gerçek kapara sağlayamazsa, HaŞem neden onu kapara korbanı olarak emretmiştir? “Çünkü yalnız gelecekteki insanı temsil ettiği için kabul edildi” cevabı verildiğinde Tora’nın söylemediği yeni bir şart eklenmiş olur. Vayikra, hatat getiren kişiye “Bu hayvan ancak gelecekte ölecek kusursuz insanı düşünürsen sana kapara sağlar” demez.

Aynı biçimde, hayvan korbanlarının bütün günahları kapsamaması onların başarısızlığını göstermez. Tora farklı günahları farklı biçimlerde ele alır: korban, maddi telafi, cezai sonuç, teşuva, Yom Kippur ve başka süreçler vardır. Bir araç, yapmak için verilmediği işi yapmadığı için yetersiz sayılmaz. “İnsanın kurtuluşu insan ölümü gerektirir” sonucuna ulaşmak için önce her günahın ölümle ödenmesi, sonra bu ölümün başka bir özneye aktarılması, sonra o öznenin günahkarla aynı ahlaki sınıfta olması ve son olarak kusursuz olması gerektiği kabul edilir. Tora bu zinciri kurmaz.

Miha’nın sorusu bütün tartışmayı birkaç kelimede toplar. İnsan “bir buzağı yetmezse bin koç, onlar yetmezse sahip olduğum en değerli can” diye düşünebilir. HaŞem’in cevabı sununun maddi değerini yükseltmez; insanın kendisini değiştirir: adalet yap, hesedi sev, Tanrınla alçakgönüllülükle yürü. Kuş korbanı boğaya göre başarısız olmadığı, un korbanı kuşa göre daha eksik olmadığı gibi, hayvan korbanı da insan daha değerli olduğu için başarısız bir prototip değildir. HaŞem’in belirlediği korban kendi işi için gerçek avodadır. İnsan kurbanını bu düzenin doğal zirvesi yapmak, Vayikra’dan çıkan zorunlu sonuç değil, daha sonraki Hristiyan korban öğretisinin Tora’ya uygulanmasıdır.270271

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 37, güncel revizyon.
  • Sifra, Vayikra üzerine halahik midraş.
  • Sifra, Vayikra üzerine halahik midraş.
  • Sifra, Vayikra üzerine halahik midraş.
  • Midraş Tanhuma.
  • Tanah, Miha 6:6–8; Vayikra 27:1–8; Devarim 12:31.
  • Kabalat.com: “İsa, Nihai Kurban Mıdır?”; “Dürüstlerin Ölümü ile Aklanmak?”; “Fidye?”
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

Hayvan korbanı yetersiz olduğu için daha üstün bir insan kurbanı gerekir

“Therefore salvation of a man from sin requires the death of a man; the death of an animal is really an unacceptable sacrifice if that animal points forward to nothing else. Once it is appreciated that those slaughtered animals pointed forward to a perfect human sacrifice, then it is understandable that they provided a temporary covering of sin.”
İddianın kalıcı bağlantısı →
İDDİA 066

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Miha 6:8 — Yeşaya 53:10 Tanrı’nın insan kurbanı istediğini gösterir

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

הִגִּ֥יד לְךָ֛ אָדָ֖ם מַה־טּ֑וֹב וּמָֽה־יְהֹוָ֞ה דּוֹרֵ֣שׁ מִמְּךָ֗ כִּ֣י אִם־עֲשׂ֤וֹת מִשְׁפָּט֙ וְאַ֣הֲבַת חֶ֔סֶד וְהַצְנֵ֥עַ לֶ֖כֶת עִם־אֱלֹהֶֽיךָ׃ {ס}        

“Sana, ey insan, neyin iyi olduğu bildirildi: HaŞem senden yalnız adalet yapmanı, hesedi (sadakat ve sevgiyi) sevmeni ve Tanrınla alçakgönüllülükle yürümeni ister.”
Miha 6:8’de yer alır. Yükselen korban değeri zinciri, ilk doğan insanla tamamlanmaz. Zincirin kendisi bırakılır. Ran bunu açık okur. Günahkarın aklı, günahından kurtulmak için binlerce koçun yetmediğini, belki en değerli şeyi — ilk doğanını — vermesi gerektiğini düşünebilir. Fakat Tanrı insandan bunu istemez. Ran, Yeremya’nın “emretmedim, söylemedim, aklımdan geçmedi” sözünü de buraya bağlar ve çözümün insan çocuğunun ölümü değil, teşuva ve doğru davranış olduğunu söyler. 654

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 66, güncel revizyon.
  • Miha 6:8.
Kitaptaki yanıtın tamamı

Hristiyan yorumcu, Yeşaya 53:10’u yalnızca kulun acı çekmesi veya ölümünün başkalarına yarar sağlaması şeklinde okumaz. Sözü gerçek bir korban düşüncesine kadar götürür. Ona göre Tanrı, Maşiah’ın ölümünü günahlar için bir korban haline getirmiştir. 53:10’daki aşam kelimesini Vayikra’daki günah ve suç korbanlarıyla birleştirir; 53:6, 11 ve 12’deki “günahı taşıma” ifadelerini de buna ekleyerek Yeşaya’nın “insan sunusu ve günah taşıyan korban” anlattığının kesin olduğunu söyler. Daha sonra bu insan korbanının gönüllü ölümüyle bütün zamanların günahları için bağışlanma sağladığını ileri sürer. Bu iddia, önceki maddede ele alınan “başkasının günahını taşımak” düşüncesinden bir adım ileridedir. 65. iddiada mesele bir tsadikin başkalarının acısını veya günahlarının sonuçlarını taşıyıp taşıyamayacağıydı. Tora insanı korban sisteminin geçerli sunusu olarak tanımlamaz. Yeşaya 53:10’un İbranicesi gerçekten güçlüdür: וַיהוָה חָפֵץ דַּכְּאוֹ הֶחֱלִי אִם־תָּשִׂים אָשָׁם נַפְשׁוֹ יִרְאֶה זֶרַע יַאֲרִיךְ יָמִים “HaŞem onun ezilmesini/acılanmasını diledi... nefeşi aşam olursa/yapılırsa soyunu görecek, günlerini uzatacak...”644

Aşam, Tora’da bir korban türünün adıdır. Tora’da teknik bir korban adıdır. Fakat bu kelimenin Yeşaya’daki kullanımı 67. iddianın konusudur. Şimdilik daha temel bir soru yeterlidir: Bir korban teriminin insana uygulanması, Tora’nın gerçekten insan öldürmeyi korban ibadetinin içine aldığını gösterir mi? Bunu anlamak için korban sisteminin başladığı yere dönmek gerekir. Vayikra’nın açılışındaki ifade şöyledir: אָדָם כִּי־יַקְרִיב מִכֶּם קָרְבָּן לַיהוָה מִן־הַבְּהֵמָה מִן־הַבָּקָר וּמִן־הַצֹּאן תַּקְרִיבוּ אֶת־קָרְבַּנְכֶם “Sizden biri HaŞem’e korban getireceği zaman, korbanınızı hayvanlardan, sığırdan veya davardan getireceksiniz.”
Vayikra 1:2 Daha sonra kuşlar, belirli durumlarda da un sunuları gelir. Korban sistemi başıboş bırakılmış bir “değerli olanı Tanrı’ya verme” ilkesi değildir. Hangi şeyin getirileceği, hangi durumda getirileceği, kim tarafından sunulacağı ve nasıl işleneceği belirlenmiştir. Yahudi yorumcular Vayikra 1:2’deki mikkem — “sizden” — kelimesini ruhsal açıdan insanın kendisini Tanrı’ya yaklaştırması, arzularını ve davranışlarını dönüştürmesi şeklinde de okuyabilmiştir. Fakat aynı yorumlar gerçek korbanın min habehema, min habakar umin hatson — “hayvandan, sığırdan ve davardan” — geldiğini ayırmaya devam eder. 645

Bu ayrım anlamlıdır. Yahudi düşüncesi “insanın kendisini korban etmesi” benzetmesini kullanabilir; fakat bunun anlamı insanın boğazlanıp mizbeaha konulması değildir. İnsan nefeşini Tanrı’ya yöneltir, davranışını değiştirir, arzularını sınırlar. Akedat Yitshak bunu çok açık biçimde “insanın kendi nefeşini tam teşuvanın mizbeahına yaklaştırması” düşüncesiyle açıklar ve hemen Miha 6’ya başvurur: insanın günahı, ilk doğan çocuğunu korban vererek değil, kendi nefeşini düzeltmesiyle karşılanır. Bu nedenle “insan kendisini Tanrı’ya sunabilir” ile “Tanrı insan bedeninin öldürülmesini korban olarak kabul eder” birbirinden çok farklı cümlelerdir. Tora bu sınırı başka bir yerde çok daha açık biçimde çizer. Devarim 12’de İsrael’e Kenaan halklarının ibadet biçimlerini araştırıp: “Bu uluslar tanrılarına nasıl ibadet ediyorlar? Ben de aynısını yapayım.” dememesi emredilir. Ardından: “Tanrın HaŞem’e böyle yapmayacaksın; çünkü HaŞem’in nefret ettiği her iğrenç şeyi onlar tanrılarına yaptılar. Oğullarını ve kızlarını bile tanrılarına ateşte yakarlar.”646647

Devarim 12:30–31 Buradaki cümlenin yapısı önemlidir. Yasak yalnız “başka tanrılara insan kurban etmeyin” değildir. Önce: לֹא־תַעֲשֶׂה כֵן לַיהוָה אֱלֹהֶיךָ — Lo taase ken laYHWH Elohekha “Tanrın HaŞem’e böyle yapmayacaksın” denir; ardından oğul ve kızların yakılması bunun en ağır örneklerinden biri olarak verilir. Rabbi Yosef Albo da ayeti tam bu şekilde açıklar: insan, başka ulusların ibadetlerini büyük ve etkileyici görüp aynı şeyi HaŞem’e sunmayı düşünmemelidir; onların oğullarını ve kızlarını yakması, Tanrı’nın nefret ettiği ibadetin örneğidir. Albo’nun açıklaması, “Tanah yalnız putlara yapılan insan kurbanını yasaklar” biçimindeki Hristiyan itirazını doğrudan karşılar. “Tanah yalnız putlara yapılan insan kurbanını yasaklamaktadır; gerçek Tanrı Kendisi isterse insan kurbanı farklı olur” denebilir. 648

Fakat Devarim’ın cümlesi tam olarak bu çıkış yolunu kapatmaktadır. İsrael’e, yabancı ibadet biçimlerini HaŞem’e uygulamaması söylenir. Midraş Tannaim de “HaŞem’in nefret ettiği” sözü üzerinde durarak çocukların ateşte sunulmasını Tanrı’nın tiksindiği ibadet türleri arasında ele alır. Yeremya daha da keskin konuşur: “Ben-Hinnom vadisinde Tofet’in yüksek yerlerini yaptılar; oğullarını ve kızlarını ateşte yakmak için. Bunu emretmedim ve aklımdan geçmedi.”
Yeremya 7:31 Yeremya 19:5 aynı düşünceyi daha uzun biçimde verir: “Bunu emretmedim, söylemedim ve aklımdan geçmedi.”649

Hazal bu sözleri özellikle insan kurbanı sorununa uygulamıştır. Midraş Tannaim, “aklımdan geçmedi” ifadesini: “Bir insanın oğlunu mizbeah üzerinde korban etmesi” şeklinde açıklar ve ardından Yitshak’ın bağlanmasını özellikle ayırır: Avraam’ın Yitshak’ı gerçekten öldürmesi Tanrı’nın amacı değildi; olay bir nisayon — sınanmaydı. Taanit üzerindeki Raşi de aynı eski geleneği aktarır. Yiftah’ın kızının ölümünü Tanrı’nın istediği bir korban saymaz; Moav Kralı Meşa’nın oğlunu yakmasını da Tanrı’nın istediği sunu saymaz. Yitshak hakkında ise Avraam’a verilen sınamanın Yitshak’ın gerçekten öldürülmesini gerektirmediğini açıklar. Akedat Yitshak bu noktada ayrı bir güçlük oluşturur. 650

Bereşit 22:2’nin peşatında Avraam’a Yitshak’ı olah olarak yükseltmesi söylenir. Eğer Tanrı insan kurbanını hiçbir şekilde istemiyorsa, neden böyle bir emir verilmiştir? Anlatının sonunu başlangıcından ayırmamak gerekir. Avraam bıçağı aldığında melek: “Elini çocuğa uzatma ve ona hiçbir şey yapma.” der. Sonra Avraam bir koç görür: “Avraam gidip koçu aldı ve onu oğlunun yerine olah olarak sundu.”
Bereşit 22:13 İbranice: תַּחַת בְּנוֹ — tahat beno “Oğlunun yerine.” Gerçek korban olarak mizbeaha çıkan Yitshak değil, koçtur. Yahudi midraşı bu ayrımı keskin biçimde ifade eder. Avraam’ın sorusuna verilen cevap şu düşünceyle aktarılır: “Ben sana onu kes demedim; onu yükselt dedim. Onu yükselttin, sözümü yerine getirdin. Şimdi indir.”651

Bu deraş, Bereşit 22’nin kelimelerine rabbinik bir açıklama getirir. Fakat Yahudi geleneğinin Akeda’yı nasıl anladığını açıkça gösterir: Yitshak’ın öldürülmesi Tanrı’nın istediği nihai ibadet değildir. Sınama Yitshak’ın ölümüyle tamamlanmaz. Tam ölüm anında durdurulur ve gerçek korban bir hayvan olur. Rabbi Yosef Albo, Devarim 12 ile Akeda’yı birlikte okurken aynı sonuca varır. Uluslar çocuklarını yakmayı Tanrı’ya yüce bir hizmet sayabilirler; fakat HaŞem insan öldürmeyi istemez. Avraam’a Yitshak konusunda konuşmuş olsa bile, Tanrı’nın amacı onun fiilen öldürülmesi değildi. Böylece Akeda, “Tanrı’nın en yüce korbanı aslında insandır” düşüncesinin kanıtına dönüşmez. 652

Anlatıda insanın öldürülmesine yaklaşıldığı ölçüde, son anda ortaya çıkan sınır daha da belirginleşir. Miha 6 bu meseleyi neredeyse doğrudan sorar. İbadet eden kişi giderek daha büyük şeyler önerir: “HaŞem’in huzuruna neyle geleyim?... Binlerce koçtan, on binlerce yağ ırmağından hoşnut olur mu? Suçum için ilk doğanımı mı vereyim; nefeşimin günahı için bedenimin meyvesini mi?”
Miha 6:6–7 Eğer “daha değerli korban daha büyük bağışlanma sağlar; bunun zirvesi kusursuz insandır” mantığı doğru olsaydı, peygamber tam doğru yönde ilerliyor olurdu. Önce bir yaşındaki buzağı, sonra binlerce koç, sonra ölçüsüz yağ, sonunda insanın en değerli varlığı: kendi çocuğu. Fakat peygamberin cevabı:653

“Sana, ey insan, neyin iyi olduğu bildirildi: HaŞem senden yalnız adalet yapmanı, hesedi (sadakat ve sevgiyi) sevmeni ve Tanrınla alçakgönüllülükle yürümeni ister.”
Miha 6:8’de yer alır. Yükselen korban değeri zinciri, ilk doğan insanla tamamlanmaz. Zincirin kendisi bırakılır. Ran bunu açık okur. Günahkarın aklı, günahından kurtulmak için binlerce koçun yetmediğini, belki en değerli şeyi — ilk doğanını — vermesi gerektiğini düşünebilir. Fakat Tanrı insandan bunu istemez. Ran, Yeremya’nın “emretmedim, söylemedim, aklımdan geçmedi” sözünü de buraya bağlar ve çözümün insan çocuğunun ölümü değil, teşuva ve doğru davranış olduğunu söyler. 654

Bu metin Hristiyan yorumun kurduğu yükseliş mantığına doğrudan karşıdır. Hristiyan yorumun düşüncesinde hayvan korbanları eksik bir aşamadır; kusursuz insanın ölümü onların erişemediği son ve üstün korbanı sağlar. Miha ise “daha çok korban → daha değerli korban → ilk doğan insan” çizgisini kullanır ve sonunda Tanrı’nın istediğinin bu olmadığını söyler. Burada başka bir ayrım daha ortaya çıkar. Bir insanın kendi isteğiyle ölümü göze alması ile onun Tora anlamında korban olması aynı şey değildir. Yahudi tarihinde Kiduş HaŞem uğruna ölmeyi göze alan insanlar vardır. Moşe, İsrael uğruna kendi adının kitaptan silinmesini isteyebilir. Bir tsadik toplum için acı çekebilir. Önceki maddede gördüğümüz gibi Yahudi kaynakları böyle acılara kapara değeri bile verebilir.

Fakat bütün bunlar o kişiyi Vayikra’daki anlamıyla hayvan korbanına dönüştürmez. Bir insan, başka birini kurtarmak için hayatını feda edebilir. Bu ölümün olağanüstü ahlaki değeri olabilir. Fakat “hayatını feda etti” dediğimizde kullandığımız “kurban” ile Bet HaMikdaş’ta kohen tarafından sunulan korban aynı kategori değildir. Birinci ifade kendini verme ve fedakarlık anlatır. İkincisi ise Tora tarafından tanımlanmış bir avoda biçimidir. Hristiyan iddiası ancak bu iki anlam birbirine geçirildiğinde çalışır. Eğer yalnız: “Maşiah başkaları uğruna gönüllü olarak öldü” denirse, bunun insan korbanı yasağıyla doğrudan bir ilgisi olmayabilir; bu bir kendini verme iddiasıdır.

Fakat Hristiyan yorumcu bundan fazlasını söyler. Ona göre ölüm gerçek günah korbanıdır; Vayikra korbanlarının işaret ettiği kusursuz sunudur; günahları taşıyan insan korbanıdır ve onun ölümü bütün zamanların bağışlanmasını sağlar. Tora’nın korban kategorileri ve insan kurbanına ilişkin sınırı yeniden devreye girer. Yeşaya 53:10’da mizbeah kurulmaz. Bir kohen tarif edilmez. Bir insanın Tora’daki korban usulüne göre kesildiği anlatılmaz. Kanın mizbeaha veya Kodeş’e uygulanması yoktur. Bedenin hangi kısmının yakıldığı veya yenildiği söylenmez. Bir insan korbanı için daha önce bilinmeyen yeni bir avoda düzeni verilmez. Metinde aşam sözü vardır; fakat bir korban kelimesi ile gerçek korban ritüelinin aynı şey olup olmadığı ayrıca kanıtlanmalıdır.655

Bu yüzden 53:10’daki: “HaŞem onun ezilmesini diledi...” sözü de kendi başına “HaŞem insan kurbanı istedi” anlamına gelmez. Tanrı bir acıyı tarihsel amacının içine alabilir ve sonunda ondan iyilik çıkarabilir. Yosef kardeşlerine: “Siz bana karşı kötülük düşündünüz; Tanrı ise onu iyilik için düşündü.”
Bereşit 50:20 der. Yosef’in çektiği acının Tanrı’nın daha büyük planı içinde bir amacı bulunması, onu mizbeah üzerinde sunulmuş korban yapmaz. İlahi amaç ile ritüel korban iki ayrı kategoridir. Yeşaya 53’te de kulun acısı HaŞem’in amacı içinde yer alabilir. Kulun acısı başkalarına yarar sağlayabilir. Hatta Yahudi kaynakları bir tsadikin acısını kapara diliyle açıklayabilir. 656

Fakat bundan sonra hala cevaplanması gereken başka bir soru vardır: Tanrı bu kişiyi gerçek bir insan korbanı olarak mı istemiştir? Tora’nın verdiği cevap açıktır. Devarim, oğul ve kızların kurban edilmesini HaŞem’e uygulanmaması gereken, O’nun nefret ettiği ibadet biçimleri arasında gösterir. Yeremya, çocukların yakılması için “bunu emretmedim, söylemedim, aklımdan geçmedi” der. Hazal bu sözü Yiftah, Meşa ve Akedat Yitshak ile ilişkilendirerek insan ölümünün Tanrı tarafından istenen korban olmadığını açıklar. Miha, günah için ilk doğanı verme fikrini ortaya koyduktan sonra insanı çocuğunu vermeye değil, kendi davranışını düzeltmeye yöneltir. Tora’nın korban türleri, insan kurbanına konan sınır ve teşuva birlikte okunduğunda “nihai insan korbanı” öğretisi Tanah’ın doğal sonucu değildir.657

Yeşaya 53:10’u güçlü bir korban benzetmesi olarak okumak başka şeydir; Tanrı’nın gerçek bir insanın öldürülmesini Tora’daki korban sisteminin en yüce biçimi olarak istediğini söylemek başka şeydir. İkincisi için Yeşaya’dan daha fazlası gerekir. Hristiyan yorumun yorumunda önce aşam kelimesi gerçek bir insan korbanına dönüştürülür. Sonra bu insan korbanı Vayikra’daki hayvan korbanlarının nihai amacı ilan edilir. Ardından insanın ölümü bütün zamanların günahlarını temizleyen tek korban haline gelir. Fakat Tora’nın korban düzeninde böyle bir insan sınıfı bulunmaz; insan kurbanına ilişkin açık metinler ise başka yönde konuşur. Yeşaya 53:10 acı çeken kulun Tanrısal amaç içindeki yerini anlatabilir; fakat “Tanrı günahların bağışlanması için bir insanın öldürülmesini istedi” cümlesini söylemez. Bu cümle, ayetin içindeki aşam kelimesine Hristiyan korban teolojisinin tamamı yüklendiğinde ortaya çıkar. Aşamın gerçekten böyle bir anlam taşıyıp taşımadığı ise bir sonraki iddianın sorusudur.658

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 66, güncel revizyon.
  • Yeşaya 53:10.
  • Vayikra 1:2.
  • Miha 6; Akedat Yitshak.
  • Devarim 12.
  • Devarim 12:30–31.
  • Yeremya 7:31.
  • Bavli, Taanit 4a ve Raşi’nin aynı pasajdaki açıklamaları; Yeremya 19:5; Bereşit 22:12–13.
  • Bereşit 22:13.
  • Bereşit 22; Devarim 12.
  • Miha 6.
  • Miha 6:8.
  • Yeşaya 53:10.
  • Bereşit 50:20.
  • Kabalat.com, “İsa, Nihai Kurban Mıdır?”; “Yeşaya 53: ‘Aşam’, ‘Suç Sunusu’ nedir?”.
  • Yeşaya 53:10.
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

Yeşaya 53:10 Tanrı’nın insan kurbanı istediğini gösterir

“Isa.53 does speak of sacrifice; God would make " his soul" , i.e. " him" , " an offering for sin" (v.10).”
İddianın kalıcı bağlantısı →
İDDİA 137

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Miha 6:8 — İnsan en “uygun” korban olabilir

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

הִגִּ֥יד לְךָ֛ אָדָ֖ם מַה־טּ֑וֹב וּמָֽה־יְהֹוָ֞ה דּוֹרֵ֣שׁ מִמְּךָ֗ כִּ֣י אִם־עֲשׂ֤וֹת מִשְׁפָּט֙ וְאַ֣הֲבַת חֶ֔סֶד וְהַצְנֵ֥עַ לֶ֖כֶת עִם־אֱלֹהֶֽיךָ׃ {ס}        

“Ey insan, sana neyin iyi olduğu bildirildi: adalet yapmak, hesedi sevmek ve Tanrınla alçakgönüllülükle yürümek.”1657

Buradaki hareket “daha büyük suç için daha değerli bir kurban” değildir. Peygamber ibadeti nicelik ve değer yarışına çeviren düşünceyi son sınırına kadar götürür ve orada durdurur. Makkot 24a Miha 6:8’i Tora yaşamını üç ana talepte yoğunlaştıran bir ayet olarak okur. Rabbenu Yona da aynı ayeti gemilut hasadim bağlamında aktarır ve kişinin başkasının iyiliğini aramak için emek vermesi gerektiğini söyler. İnsan ilk doğanı böylece daha üstün bir korban sınıfına yükseltilmez.1658

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 137, güncel revizyon.
  • Miha 6:6-8.
  • Bavli, Makkot 24a; Rabbenu Yona, Şaarei Teşuva 3:13. Rabbenu Yona gemilut hasadim’i ağır olumlu mitsvalardan sayar, Miha 6:8’i aktarır ve kişinin başkasının iyiliğini aramak için emek vermesi gerektiğini söyler.
Kitaptaki yanıtın tamamı

Hristiyan yorumun bu savı, Tora’nın korban düzeninde bulunmayan bir insan korbanını yalnız “kusursuzluk” fikri üzerinden sisteme dahil etmeye çalışır. İtirazı doğru biçimde tanır: Vayikra’nın mizbeah için belirlediği canlılar hayvanlardır; Roma idamıyla öldürülen bir insanın bu düzen içinde korban sayılması ayrıca kanıt gerektirir. Buna karşılık “koşer” sözcüğünün genel anlamındaki “uygunluk” ile ritüel açıdan korban olmaya uygunluğu birleştirir ve Maşiah kusursuz olduğuna göre en uygun korbanın da o olacağını ileri sürer.1649

Tora’nın ilk korban cümlesi böyle bir değer sıralaması kurmaz:

“İçinizden biri HaŞem’e korban getireceği zaman, hayvanlardan, sığırdan ve davardan korbanınızı getireceksiniz.”1650

Ardından sığır, koyun ve keçinin hangi şartlarda getirileceği açıklanır; kuş korbanı ayrı, minha ayrı düzenlenir. Korbanın geçerliliği “Tanrı’ya sunulabilecek en değerli varlık hangisidir?” sorusuna bırakılmaz. Mitsvanın nesnesini insanın değer ölçüsü değil, buyruğun kendisi belirler.1651

Bunun en temiz sınaması geyik ve ceylandır. Devarim 14 bunları yenebilen temiz hayvanlar arasında sayar. Fakat Zevahim 34a’daki baraita Vayikra 1:2’nin “sığırdan ve davardan” sözlerini özellikle daraltıcı okur: bir hayvanın yenmesi caiz olabilir, yine de mizbeah için korban türü olmayabilir. Temiz olmak ile korban olmaya uygun olmak aynı kategori değildir.1652

Hristiyan yorumun cümlesinde anlam tam burada değişir. “İsa kusursuz olduğu için en koşer korbandı” dendiğinde koşer önce genel anlamda “uygun / temiz”, sonra da teknik anlamda “Tora’nın kabul ettiği korban” yerine kullanılır. Oysa birinci anlam ikincisini doğurmaz. En kusursuz elma etrog yerine geçmez; en değerli kumaş tefilin derisi olmaz. Sorun nesnenin ne kadar değerli olduğunda değil, mitsvanın hangi nesne üzerinde tanımlandığındadır.

İnsan söz konusu olduğunda fark daha da büyür. İnsan, korban listesindeki temiz hayvanların daha yüksek derecesi değildir. Tora hayvan korbanından “daha temiz hayvan”a, oradan da “kusursuz insan korbanı”na çıkan bir merdiven kurmaz. Böyle bir sıra Tora’dan değil, önceden kabul edilmiş Hristiyan korban öğretisinden gelir.

Devarim 12’nin insan sunusuna yaklaşımı da bu yöndedir. İsrael’e çevredeki halkların ibadet biçimlerini HaŞem’e uyarlamaması söylenir; onların oğullarını ve kızlarını ateşte yakmaları HaŞem’in nefret ettiği uygulamalar arasında anılır. Bu ayet putperest ibadet bağlamında insan kurbanını yasaklar. Hristiyan iddiasınin ihtiyaç duyduğu daha dar ve daha güçlü önerme zaten metinde yoktur: “HaŞem’in korban sistemi sonunda kusursuz bir insanın öldürülmesine doğru ilerler.”1653

Yirmiyahu Tofet’te çocukların yakılmasını anlatırken HaŞem adına şu sözü verir:

“Bunu buyurmadım ve bu aklıma gelmedi.”1654

Akedat Yitshak da aynı sınırı başka bir sahnede kurar. Avraam bıçağı kaldıracağı anda buyruk “elini çocuğa uzatma” olur; ardından koç “oğlunun yerine” ola olarak sunulur. Metnin peşatında insan ile korban hayvanı birbirine dönüştürülmez: Yitshak yaşar, koç korban olur.1655

Hazal da Akeda’yı “Tanrı aslında kusursuz insan kurbanını istiyordu” yönünde geliştirmez. Taanit 4a, Yirmiyahu’nun insan sunusu hakkındaki “buyurmadım, söylemedim, aklıma gelmedi” sözlerini yorumlarken son ifadeyi Yitshak’a bağlar. Sınama gerçektir; fakat Yitshak’ın gerçekten kesilmesi istenen son değildir. Bu agadik okuma Bereşit’in peşatının yerine geçmez. Yine de Yahudi yorum geleneğinin Akeda’yı insan korbanının daha yüksek bir biçimine çevirmediğini açıkça gösterir.1656

Miha 6 aynı değer merdivenini açıkça kırar. Peygamber soruyu bilerek büyütür: binlerce koç, on binlerce yağ ırmağı, sonunda “başkaldırım için ilk doğanım” ve “nefeşimin günahı için bedenimin meyvesi.” Ardından cevap gelir:

“Ey insan, sana neyin iyi olduğu bildirildi: adalet yapmak, hesedi sevmek ve Tanrınla alçakgönüllülükle yürümek.”1657

Buradaki hareket “daha büyük suç için daha değerli bir kurban” değildir. Peygamber ibadeti nicelik ve değer yarışına çeviren düşünceyi son sınırına kadar götürür ve orada durdurur. Makkot 24a Miha 6:8’i Tora yaşamını üç ana talepte yoğunlaştıran bir ayet olarak okur. Rabbenu Yona da aynı ayeti gemilut hasadim bağlamında aktarır ve kişinin başkasının iyiliğini aramak için emek vermesi gerektiğini söyler. İnsan ilk doğanı böylece daha üstün bir korban sınıfına yükseltilmez.1658

Vayikra 5 daha somut bir karşı örnek verir. Aynı tür belirli günahlar için kişinin maddi gücüne göre koyun/keçi, kuşlar veya en yoksul durumda ince un getirilebilir; her durumda Tora kapara ve bağışlanma dilini kullanır. Eğer korbanın gücü sunulan varlığın varlık olarak değerine bağlı olsaydı, un en zayıf kaparayı sağlamalıydı. Tora böyle bir derece sistemi kurmaz.1659

Bu yüzden kaşrutun veya korbanların eğitici ve simgesel anlamları olması Hristiyan yorumun sonucunu kurtarmaz. Bir mitsvanın iç anlamı somut halahik sınırlarını silmez. Şabat yaratılışı öğretir diye haftanın herhangi bir günü Şabat olmaz; tefilin düşünce ve eylemin Tanrı’ya bağlanmasını simgeler diye herhangi bir nesne tefilin olmaz. Aynı biçimde “temizlik” fikri, insanı Vayikra’nın korban türlerinden biri haline getirmez.

Hristiyan yorumcu son basamakta Hristiyan metinlerine dönerek Maşiah’ın kusursuzluğu ve kurtarıcılığı üzerinden bu “uygunluğu” tamamlar. Fakat bu, Tora’dan çıkarılmış bir sonuç değildir. İsa’nın Tanrı tarafından kusursuz korban olarak seçildiği Hristiyan metinden alınıp, ardından İsa’nın Tora’ya göre geçerli korban olduğu sonucuna kanıt yapılırsa akıl yürütme kendi öncülüne dönmüş olur.1660

Tora’nın sorusu “en değerli canlı hangisidir?” değildir. “HaŞem bu avoda için neyi buyurdu?” sorusudur. Geyik temiz ve yenebilir olduğu halde korban değildir. İnsan da daha yüksek ahlaki değeri nedeniyle korban kategorisine girmez. Hristiyan yorumun “kusursuz insan = en uygun korban” denklemi Tora’nın sınıflandırmasından değil, daha sonra Tora’nın üzerine yerleştirilen Hristiyan korban öğretisinden doğar.

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 137, güncel revizyon.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 51-52; “fit/kosher sacrifice” savı ve Maşiah’ın kusursuzluğu üzerinden insan korbanının uygunluğu açıklaması.
  • Vayikra 1:2.
  • Vayikra 1:2-14; 2:1-16.
  • Devarim 14:4-5; Bavli, Zevahim 34a:15. Baraita, hayya'nın behema genel kategorisine girebilmesine rağmen Vayikra 1:2’de “bakar va-tson” denmesinin korbanı evcil sürü hayvanlarıyla sınırladığını açıklar.
  • Devarim 12:29-31; ayrıca Sifrei Devarim, Re’eh, piska 81-82 bağlamı.
  • Yirmiyahu 7:30-31; ayrıca 19:5 ve 32:35.
  • Bereşit 22:10-13.
  • Bavli, Taanit 4a: Yirmiyahu 19:5’teki “buyurmadım, söylemedim, aklıma gelmedi” üçlemesini sırasıyla Meşa’nın oğlu, Yiftah ve Yitshak ben Avraam ile ilişkilendiren agadik yorum; Yitshak’ın gerçekten kesilmesinin Tanrı’nın nihai amacı olmadığı açıkça belirtilir.
  • Miha 6:6-8.
  • Bavli, Makkot 24a; Rabbenu Yona, Şaarei Teşuva 3:13. Rabbenu Yona gemilut hasadim’i ağır olumlu mitsvalardan sayar, Miha 6:8’i aktarır ve kişinin başkasının iyiliğini aramak için emek vermesi gerektiğini söyler.
  • Vayikra 5:5-13; ayrıca Keritot 27b ve ilgili kayan ölçekli korban tartışmaları.
  • Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 51-52; İbraniler 2:10 ve Hristiyan İncili korban dili üzerinden kurduğu “kusursuz/uygun” bağlantı.
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

İnsan en “uygun” korban olabilir

“Messiah being perfect, he was the pre-eminently fit ('kosher') sacrifice to be offered there.”
İddianın kalıcı bağlantısı →