Tanah adına ileri sürülen iddiaları İbranice metin, bağlam ve Yahudi kaynaklarıyla inceleyin.
3 sonuç · Yayımlanmış 280 iddia
Aranan ayetin yanıt verdiği iddia
Hristiyan iddiası
Tehillim 22:19 — Tehillim 22 “ellerimi ve ayaklarımı deldiler” diyerek çarmıha gerilmeyi önceden bildirir
Tanah’ın cevabı
Cevabın tamamı ve kaynaklar
יְחַלְּק֣וּ בְגָדַ֣י לָהֶ֑ם וְעַל־לְ֝בוּשִׁ֗י יַפִּ֥ילוּ גוֹרָֽל׃
Birden fazla benzerlik ancak birbirinden bağımsızsa ve aynı kimliği ayırt ediyorsa birlikte güçlü kanıt oluşturur. Sonraki anlatı eski ayetin sözleriyle kurulmuşsa, anlatı ile ayetin benzeşmesi iki bağımsız tanık meydana getirmez. Yuhanna 19:24 giysilerin paylaşılmasını aktarırken Tehillim’i açıkça alıntılar. Bu, anlatının mezmurla bilinçli ilişkisini gösterir. İsa kimliğinin Tanah’tan bağımsız biçimde belirlendiğini göstermek için mezmurun kendi bağlamı ve Maşiah’ın görevleri ayrıca karşılanmalıdır.731
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 71, güncel revizyon.
- Yuhanna 19:23–24; Tehillim 22:19; Yeşaya 11:1–12; Yehezkel 37:21–28.
Kitaptaki yanıtın tamamı
Hristiyan yorumcu Tehillim 22’yi İsa’nın çarmıha gerilmesini önceden haber veren metinlerden biri olarak görür. Özellikle 22:17’de konuşanın elleri ve ayakları için kullanılan ifadeyi “pierced” — “deldiler” — biçiminde okur. Ona göre bu ayrıntı belirleyicidir; hatta ellerin ve ayakların delinmesini açıklayabilecek ölüm veya işkence biçiminin neredeyse yalnızca çarmıha germe olduğunu söyler. Bunu kemiklerin görünmesi, susuzluk, alay edilme ve giysilerin paylaşılması gibi diğer ayrıntılarla birleştirerek mezmurun acı çeken Maşiah’ı, sonuçta da İsa’yı gösterdiğini savunur. Başka bir yerde aynı ifadeyi daha da ileri götürerek konuşanın ellerinin ve ayaklarının “çivilendiğini” söyler. Tehillim 22:17 iki ayrı meseleyi aynı anda önümüze koyar. İlki metin tarihidir: Tehillim 22:17’nin en eski ve en iyi İbranice okuması nedir? Ardından yorum sorusu gelir: Bir fiil okuması kabul edilirse bu, çarmıha gerilmeyi ve özellikle İsa’yı gösterir mi? Bu iki soru birbirine karıştırıldığında, bir metin varyantından bütün bir Maşiah öğretisine geçmek çok kolay hale gelir.721
Masoretik metinde tartışmalı söz şöyledir: כָּאֲרִי יָדַי וְרַגְלָי ka’ari yaday ve-raglay Buradaki כָּאֲרִי — ka’ari, normal biçimiyle “aslan gibi” demektir. Bu nedenle Masoretik metin doğrudan “ellerimi ve ayaklarımı deldiler” cümlesini yazmaz. Masoretik ifade açık bir fiil içermez. “Aslan gibi, ellerim ve ayaklarım” biçiminde tek başına alındığında açık bir fiil bulunmaz. Tehillim 22:17’nin yüzyıllardır tartışılmasının nedenlerinden biri tam olarak budur. 2025 yılında yalnız bu metin sorununa ayrılmış kapsamlı bir çalışma da Masoretik biçimin fiilsiz oluşunu metnin temel güçlüğü olarak tanımlar. Fakat fiilin görünmemesi, ka’ari kelimesinin anlamsız olduğu anlamına gelmez. İbn Ezra kelimeyi önceki hikifuni — “beni kuşattılar” fiiline bağlar. Ona göre düşünce, düşmanların konuşanı aslan gibi kuşatmasıdır. Eller, insanın mücadele ettiği uzuvlar; ayaklar ise kaçabileceği uzuvlar olduğu için özellikle anılır. Böylece cümlede yeni bir fiil aramak yerine önceki fiilin etkisi devam eder.722
Raşi başka bir açıklama verir. “Aslan gibi ellerim ve ayaklarım” sözünü, ellerin ve ayakların aslanın ağzında eziliyormuş gibi olması şeklinde anlar ve Yeşaya 38:13’te Hizkiya’nın kullandığı: “Aslan gibi bütün kemiklerimi kırıyor.” ifadesiyle karşılaştırır. Radak ise görüntüyü kuşatılma ve hareketsiz bırakılma olarak açar. Düşmanlar kulun çevresini aslan gibi sarar; eller savaşamaz, ayaklar kaçamaz. Onun yorumunda el ve ayaklar sanki bağlanmış durumdadır. Bu okumalar mezmurun hemen çevresindeki imgelerle de uyumludur. Konuşan daha önce düşmanlarını güçlü boğalara benzetir; ardından: “Ağızlarını bana karşı açtılar; parçalayan ve kükreyen aslan gibi.” der. Birkaç ayet sonra: “Köpekler beni kuşattı; kötülük yapanların topluluğu çevremi sardı...” sözü gelir. Dolayısıyla boğa, aslan ve köpek imgelerinin ortasında bir kez daha “aslan gibi” ifadesinin bulunması şiirin söz dünyasına yabancı değildir. Hayvan imgelerinin bu dizilişi, ka-ari okumasının mezmurun kendi şiirsel bağlamı içindeki yerini de açıklar.723724725
Erken rabbinik deraş da Masoretik כארי — ka’ari okumasını tanır. Midraş Tehillim, ayeti Ester’in Ahaşveroş önündeki sıkıntısına uygular ve açıkça: כארי ידי ורגלי şeklinde aktarır. Yalkut Şimoni de aynı kelimeyi korur ve ayeti yine Ester anlatısı içinde yorumlar. Buraya kadar bakıldığında mesele basit görünebilir: Masoretik metin ka’ari diyorsa “deldiler” yanlış olmalıdır. Fakat metin tarihi burada bitmez. Eski Yunanca Yahudi çevirisi bu cümlede bir fiil okur. Yunancadaki ὤρυξαν — oryxan, temel olarak “kazdılar, oydular” anlam alanındadır ve bağlamda ellerin ve ayakların delinmesi veya oyulması şeklinde anlaşılabilir.
Bu çeviri Hristiyanlıktan önceki Yahudi metin geleneğine dayanır. Dolayısıyla “deldiler” fikrini Hristiyanlar hiçbir eski dayanak bulunmadan sonradan icat etti demek de tarihsel tabloyu gereğinden fazla basitleştirir. Güncel metin araştırması, eski Yunanca çevirinin burada açıkça fiilli bir okuma sunduğunu kabul eder. Yahuda Çölü’ndeki Nahal Hever’den gelen eski Tehillim elyazması da tartışmanın parçasıdır. İsrael Eski Eserler Kurumu arşivi ilgili parçayı 5/6Hev Ps olarak kaydeder. Bu tanık, Masoretik dönemden çok önceki İbranice metin tarihi araştırılırken göz ardı edilemez. Bununla birlikte Nahal Hever buluntusunu “Kumran metni kesin olarak deldiler diyor ve tartışma bitti” biçiminde sunmak da doğru değildir. 726
Nahal Hever, Kumran değil, ayrı bir Yahuda Çölü buluntu alanıdır; ayrıca bu sözcüğün eski tanıklardaki biçimi ve nasıl açıklanacağı günümüzde dahi filolojik inceleme konusudur. Nitekim 2025 tarihli ayrıntılı çalışma eski İbranice elyazmalarını, eski çevirileri ve Orta Çağ Yahudi yorumcularını birlikte değerlendirdikten sonra, metin tenkidi bakımından Masoretik כארי ünsüzlerinin daha güçlü olduğunu savunur. Bununla birlikte yazarlar şiirsel yapının kelimeyi כרה — “kazmak/oymak” — fiiliyle de bilinçli bir ilişkiye açmış olabileceğini ileri sürerler. Güncel araştırmanın ulaştığı tablo, ne “aslan okumasında hiçbir sorun yoktur” kadar basit ne de “eski elyazmaları kesin olarak çivilemeyi kanıtlamıştır” kadar nettir.
Masoretik ka’ari yerine eski Yunancanın temsil ettiği fiilli okuma kabul edilse bile Hristiyan yorumun asıl sonucu değişmez. Hatta cümleyi: “Ellerimi ve ayaklarımı deldiler.” diye çevirelim. Hristiyan yorumun asıl sonucu yine çıkmaz. Çünkü “ellerimi ve ayaklarımı deldiler” ile “ellerimi ve ayaklarımı çarmıha çivilediler” aynı cümle değildir. Eski Yunanca metin “çarmıha gerdiler” demez. “Çivilediler” demez. Roma’dan söz etmez. Bir infaz direğinden söz etmez. Konuşanın bu yaralar sonucunda öldürüldüğünü de söylemez. En önemlisi, bu kişiyi burada Maşiah diye adlandırmaz. Hristiyan yorumun: “Çarmıha germe, böyle tarif edilebilecek neredeyse tek ölüm veya işkence biçimidir.” sözü ayetin tercümesi değildir; ayetin üzerine kurulan bir çıkarımdır.
Aradaki fark doğrudandır. Bir metinde “başından yaralandı” denmesi, o kişinin hangi silahla yaralandığını tek başına göstermez. Yaralanmanın yeri gerçektir; fakat yaralanmanın mekanizmasını başka bilgilerden çıkarırız. Burada da el ve ayakların delinmesi kabul edilse bile, yaralanmanın bulunduğu yer ile yaralanmanın hangi infaz yöntemiyle meydana geldiği iki ayrı bilgidir. Hristiyan yorumcu ise ikinci bilgiyi birincinin içine yerleştirir. Dahası, kendisi Tehillim 22’nin öncelikle David’in çektiği sıkıntılara ait olduğunu açıkça kabul eder; hatta Avşalom isyanı dönemini olası tarihsel zemin olarak anar. Eğer mezmurun ilk anlam dünyasında konuşan David ise ve David çarmıha gerilmediyse, “eller ve ayaklar” sözünü doğrudan Roma tipi çarmıha germe olarak okumak zaten mezmurun ilk tarihsel düzeyinden uzaklaşmayı gerektirir.727
Hristiyan yorumcu burada tipolojiye başvurur. David’in acısının daha büyük bir gelecek acısını önceden biçimlendirdiğini, mezmurun David’de ilk karşılığını bulurken Maşiah’ta daha tam biçimde gerçekleştiğini söyleyebilir. Bu, metnin kendi anlamı değil, daha sonraki Hristiyan tipolojisinin kurduğu yorum yöntemidir. Fakat o zaman iddianın biçimi değişir. Artık: “Tehillim 22 açıkça çarmıha gerilmeyi önceden bildiriyor.” denemez. Hristiyan yorumun yaptığı işlem, Tehillim 22’de David’in acısını anlatan imgeleri daha sonraki çarmıh anlatısına tipolojik olarak uygulamaktır. Bu ikisi aynı iddia değildir. Birincisi metnin kendisinden çıkan belirli bir gelecek öngörüsü olduğunu ileri sürer. 728729
İkincisi ise daha sonraki bir olayın daha eski bir kutsal metinle benzerlik içinde okunabileceğini söyler. Bir başka güçlük de Hristiyan yorumun “çivilediler” kelimesini kullanmasıdır. Metinsel tartışmanın en Hristiyan okumaya elverişli sonucunu kabul ettiğimizde bile elimizde en fazla “kazdılar/oydular/deldiler” anlam alanında bir fiil vardır. “Çivi” sonraki anlatıdan gelmektedir. Bir kelimenin eski olması, ona yüklenen sonraki ayrıntıları eski yapmaz. Bu ayrım Septuaginta için özellikle önemlidir. Eski Yunanca çevirinin fiilli olması değerlidir; çünkü “deldiler” benzeri bir anlayışın Hristiyanlıktan önce var olabileceğini gösterir. Fakat aynı veri başka bir şeyi göstermez: bu eski Yahudi çevirmenlerin ayeti gelecekte Roma tarafından çarmıha gerilecek Maşiah hakkında okuduklarını. Fiil eski olabilir; Hristiyan kimliklendirme ise ayrıca kanıtlanmalıdır.
Hristiyan yorumun çıkarımı metin tarihinden yaralanmanın niteliğine, oradan da kimlik iddiasına geçer. Ka’ari ile fiilli biçim arasındaki metin tarihi sorusu bir şeydir; fiilli okumanın ne tür bir yaralanmayı anlattığı başka bir şeydir. Bu yaralanmayı gelecekteki Maşiah’a ve özellikle İsa’ya bağlamak ise ayrıca metinsel bir işaret ister. Hristiyan yorumcu ilk tartışmayı çoğu zaman atlar; “delmek”ten “çarmıha çivilemek” sonucuna geçer ve bunu başka Hristiyan okumalarıyla birleştirerek İsa kimliğine ulaşır. Fakat kelimenin kendisi bu üç basamağı taşımaz. Üstelik mezmurun devamında konuşanın durumuna ilişkin başka bir unsur vardır. Bu Hristiyan yorum de bunu fark eder: Tanrı sonunda bu kişinin duasını cevaplar ve onu ölüm tehlikesinden kurtarır; kişi daha sonra HaŞem’in adını kardeşlerine duyuracağını ve topluluğun ortasında O’nu öveceğini söyler.
Mezmurun bütünü düşünüldüğünde bu, 22:17’deki tek bir yaralanma ifadesinin bütün anlatıyı “çarmıhta öldürülen Maşiah” biçiminde belirlediğini söylemeyi daha da zorlaştırır. Metin tarihi iki aşırı iddiayı da taşımaz. Masoretik ka’ari okumasını görmezden gelerek “İbranice açıkça deldiler der” demek doğru değildir. Eski Yunancadaki fiilli okumayı yok sayarak “deldiler bütünüyle Hristiyanların sonradan yaptığı bir değişikliktir” demek de mevcut tanıklara göre fazla kesindir.730
Birden fazla benzerlik ancak birbirinden bağımsızsa ve aynı kimliği ayırt ediyorsa birlikte güçlü kanıt oluşturur. Sonraki anlatı eski ayetin sözleriyle kurulmuşsa, anlatı ile ayetin benzeşmesi iki bağımsız tanık meydana getirmez. Yuhanna 19:24 giysilerin paylaşılmasını aktarırken Tehillim’i açıkça alıntılar. Bu, anlatının mezmurla bilinçli ilişkisini gösterir. İsa kimliğinin Tanah’tan bağımsız biçimde belirlendiğini göstermek için mezmurun kendi bağlamı ve Maşiah’ın görevleri ayrıca karşılanmalıdır.731
Eldeki tanıkların verdiği tablo daha sınırlıdır: Tehillim 22:17 gerçek bir metin tenkidi sorunudur. Masoretik gelenek כארי — “aslan gibi” okumasını korur ve Raşi, İbn Ezra, Radak ile rabbinik metinler bunu bu biçimde tanır. Eski Yunanca ise fiilli bir okuma sunar. Yahuda Çölü tanıkları tartışmayı daha da önemli hale getirir. Modern araştırma da meseleyi kapanmış saymaz. Fakat Hristiyan iddiası bundan daha ileri bir şeydir. O yalnız “fiilli eski bir okuma vardır” demez. Bu okumanın çarmıha gerilmeyi gösterdiğini ve böylece Maşiah’ın nasıl öldürüleceğini önceden haber verdiğini ileri sürer. 732
Metin tarihi bunu vermez. “ellerimi ve ayaklarımı deldiler” çevirisi bütünüyle kabul edilse bile, ayette çivi yoktur, çarmıh yoktur, Roma yoktur, Maşiah adı yoktur ve İsa adı yoktur. Bunların tamamı ikinci bir yorum aşamasında eklenir. Hristiyan çarmıh anlatısı Tehillim 22:17’deki yaralanma dilini kendisine uygular; fakat bu uygulama doğrudan kehanet değildir. En eski metinsel varyantlardan birinin “delmek/oymak” yönünde olması, fiilli okumanın Hristiyanlıktan önce bulunduğunu gösterir; Hristiyan kimliklendirmesini göstermez. Buna rağmen o kelimeden “gelecekte Maşiah Roma usulü çarmıha gerilecek ve bu kişi İsa olacaktır” sonucuna ulaşmak için metnin söylemediği birkaç ayrı adım gerekir. Bir okumanın eski olması, o okumaya daha sonra verilen kimliği de eski yapmaz. Tehillim 22:17 için belirleyici ayrım budur.733
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 71, güncel revizyon.
- Tehillim 22:17.
- Tehillim 22:17.
- Yeşaya 38:13; Raşi, Yeşaya 38:13 yorumu.
- Radak, Tehillim 22:17.
- Kabalat.com, “Mezmurlar 22. bölüm neyi anlatmaktadır?”; “Mezmurlar 22:17 (16) ‘Ellerimi, ayaklarımı deliyorlar?’”.
- Yalkut Şimoni.
- Tehillim 22.
- Tehillim 22.
- Tehillim 22.
- Tehillim 22.
- Yuhanna 19:23–24; Tehillim 22:19; Yeşaya 11:1–12; Yehezkel 37:21–28.
- Tehillim 22:17; Raşi, Tehillim 22:17 yorumu; Radak, Tehillim 22:17 yorumu.
- Tehillim 22:17.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Tehillim 22 “ellerimi ve ayaklarımı deldiler” diyerek çarmıha gerilmeyi önceden bildirir
“Thus Ps. 22 speaks of a group of men mocking the Messiah as he stood in agony, his bones sticking out (v.17), God appearing not to respond to his prayers(v.1-3), his hands and feet pierced (crucifixion is about the only form of death or torture which could be described like this,v.16), his clothes parted amongst his persecutors (v.18), and then many people worldwide coming to praise God because of His vindication of His servant by answering his prayers for deliverance from death (v.22-31).”
Aranan ayetin yanıt verdiği iddia
Hristiyan iddiası
Tehillim 22:19 — Giysilerin paylaşılması gibi ayrıntılar İsa’nın kimliğini kanıtlar
Tanah’ın cevabı
Cevabın tamamı ve kaynaklar
יְחַלְּק֣וּ בְגָדַ֣י לָהֶ֑ם וְעַל־לְ֝בוּשִׁ֗י יַפִּ֥ילוּ גוֹרָֽל׃
Hristiyan yorumcu, Tehillim 22’nin ilk düzeyde David’in çektiği sıkıntıları anlattığını kabul eder. Fakat mezmurdaki bazı ayrıntıların David’in hayatını aştığını düşünür. Alay eden kalabalık, bedensel acı, susuzluk, eller ve ayaklarla ilgili ifade ve özellikle giysilerin paylaşılması onun için bir araya gelerek gelecekte öldürülecek Maşiah’ın tablosunu oluşturur. Tehillim 22:19’daki giysi ayrıntısını da bu birikimin önemli parçalarından biri sayar ve bütün benzerliklerin çarmıha gerilme sahnesine, özellikle İsa’ya, inkar edilemeyecek derecede uyduğunu ileri sürer. Ayetin kendisi şöyledir: יְחַלְּקוּ בְגָדַי לָהֶם וְעַל־לְבוּשִׁי יַפִּילוּ גוֹרָל Yehaleku begadai lahem, ve-al levuşi yapilu goral. “Giysilerimi aralarında paylaşıyorlar; elbisem için kura çekiyorlar.” Yuhanna anlatısıyla benzerlik gerçekten dikkat çekicidir. Yuhanna 19:23–24’te askerler İsa’nın giysilerini alıp dört parçaya ayırır; dikişsiz olan iç giysiyi ise yırtmayıp kime düşeceğini belirlemek için kura çekerler. Yazar bunu Tehillim 22’den yaptığı alıntıyla açıkça Kutsal Yazı’nın gerçekleşmesi olarak yorumlar. Yuhanna’nın mezmuru alıntılaması, Tehillim 22’deki kişinin İsa olduğunu kanıtlamaz.746747
İbranice ayetin şiirsel yapısı burada önem kazanır. İlk yarıda begadai — “giysilerim” — çoğuldur; ikinci yarıda levuşi — “giysim/elbisem” — tekildir. İlk yarıda düşmanlar giysileri paylaşır, ikinci yarıda giysi üzerine kura atar. Yuhanna bu iki dizeyi iki ayrı fiziksel işleme dönüştürür: birkaç giysi bölünür, tek bir dikişsiz giysi için kura çekilir. Fakat İbranice şiir bunu zorunlu kılmaz. Tehillim’de ve peygamberlik şiirinde ikinci dize çoğu zaman ilk dizeyi başka kelimelerle tamamlar veya yoğunlaştırır. Burada da begadim ve levuş aynı giyim alanına ait iki kelimedir; paylaşmak ile kura atmak ise yağmalanan eşyanın dağıtılmasının birbirini tamamlayan iki anlatımı olabilir. Ayet, “Birden fazla dış giysim vardı, ayrıca tek parça özel bir iç giysim vardı” demez. Dikişsiz bir tunikten de söz etmez. Bu ayrım küçük görünse de yorumun yönünü değiştirir. Yuhanna mezmurdaki iki paralel dizeyi iki ayrı fiziksel işlem olarak okur. Bu, Yuhanna’nın metne verdiği Hristiyan yorumudur; İbranice cümlenin tek gerekli anlamı değildir.
Tehillim 22:19 bunu vermez. Ayet: “Maşiah’ın giysilerini paylaşacaklar” demez. Gelecekteki bir kralın adını vermez. Olayı belirli bir tarih dönemine yerleştirmez. Roma infazından söz etmez. Giysilerin paylaşılmasını kişinin ölümünün sebebi veya biçimi olarak da sunmaz. Hristiyan yorumcu ise ayeti tek başına kullanmadığını söyleyebilir. Nitekim kitabında yaptığı da budur. Ellerin ve ayakların yaralanması, susuzluk, alay, bedensel çöküş, giysilerin paylaşılması ve dünya çapındaki sonraki övgüyü bir araya getirir. Benzerliklerin toplamının tek tek ayrıntılardan çok daha güçlü olduğunu, hatta bunların insan eliyle düzenlenemeyecek kadar yakın olduğunu söyler. Kümülatif bir argüman gerçekten tek bir benzerlikten daha güçlü olabilir. 752
Fakat bunun için biriktirilen unsurların önce ayrı ayrı sağlam olması gerekir. Bir ölçümde beş ayrı veri varsa, beşinin toplamı güçlü bir sonuç verebilir. Ama verilerden bazıları zaten diğer verilerin doğru olduğu varsayımıyla yorumlanmışsa, sayılarının artması bağımsız kanıt sayısını artırmaz. Tehillim 22’de durum buna yaklaşır. 22:17’deki el-ayak ifadesinin “çarmıha çivilemek” anlamına geldiği ayrıca tartışmalıdır. Konuşanın öldüğü ve sonra dirildiği mezmurda açıkça söylenmez. Giysi paylaşımı ise Tanah’ın bildiği yağma ve aşağılanma dilidir. Bunlar önce Hristiyan çarmıh anlatısına göre belirli anlamlara yerleştirilip, daha sonra birbirlerini doğrulayan bağımsız kehanetler gibi toplandığında argümanın görünür gücü artar; fakat metinsel bağımsızlığı aynı ölçüde artmaz. 753
Bu Hristiyan yorum de Tehillim 22’den İsa’ya geçebilmek için başka metinlere ihtiyaç duyduğunu belirtir. Mezmurun çarmıha gerilmeye işaret ettiğini düşündüğü verilerin, İsrael’in Maşiah’ı reddedeceğine dair başka metinlerle birleştirilmesi gerektiğini ve ancak bu şekilde İsa’nın aday olarak belirdiğini söyler. Tehillim 22:19 kendi başına kişinin kimliğini vermez.754
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 73, güncel revizyon.
- Tehillim 22; Tehillim 22:19.
- Tehillim 22.
- Tehillim 22:19.
- Tehillim 22.
- Tehillim 22; Tehillim 22:19.
Kitaptaki yanıtın tamamı
Hristiyan yorumcu, Tehillim 22’nin ilk düzeyde David’in çektiği sıkıntıları anlattığını kabul eder. Fakat mezmurdaki bazı ayrıntıların David’in hayatını aştığını düşünür. Alay eden kalabalık, bedensel acı, susuzluk, eller ve ayaklarla ilgili ifade ve özellikle giysilerin paylaşılması onun için bir araya gelerek gelecekte öldürülecek Maşiah’ın tablosunu oluşturur. Tehillim 22:19’daki giysi ayrıntısını da bu birikimin önemli parçalarından biri sayar ve bütün benzerliklerin çarmıha gerilme sahnesine, özellikle İsa’ya, inkar edilemeyecek derecede uyduğunu ileri sürer. Ayetin kendisi şöyledir: יְחַלְּקוּ בְגָדַי לָהֶם וְעַל־לְבוּשִׁי יַפִּילוּ גוֹרָל Yehaleku begadai lahem, ve-al levuşi yapilu goral. “Giysilerimi aralarında paylaşıyorlar; elbisem için kura çekiyorlar.” Yuhanna anlatısıyla benzerlik gerçekten dikkat çekicidir. Yuhanna 19:23–24’te askerler İsa’nın giysilerini alıp dört parçaya ayırır; dikişsiz olan iç giysiyi ise yırtmayıp kime düşeceğini belirlemek için kura çekerler. Yazar bunu Tehillim 22’den yaptığı alıntıyla açıkça Kutsal Yazı’nın gerçekleşmesi olarak yorumlar. Yuhanna’nın mezmuru alıntılaması, Tehillim 22’deki kişinin İsa olduğunu kanıtlamaz.746747
İbranice ayetin şiirsel yapısı burada önem kazanır. İlk yarıda begadai — “giysilerim” — çoğuldur; ikinci yarıda levuşi — “giysim/elbisem” — tekildir. İlk yarıda düşmanlar giysileri paylaşır, ikinci yarıda giysi üzerine kura atar. Yuhanna bu iki dizeyi iki ayrı fiziksel işleme dönüştürür: birkaç giysi bölünür, tek bir dikişsiz giysi için kura çekilir. Fakat İbranice şiir bunu zorunlu kılmaz. Tehillim’de ve peygamberlik şiirinde ikinci dize çoğu zaman ilk dizeyi başka kelimelerle tamamlar veya yoğunlaştırır. Burada da begadim ve levuş aynı giyim alanına ait iki kelimedir; paylaşmak ile kura atmak ise yağmalanan eşyanın dağıtılmasının birbirini tamamlayan iki anlatımı olabilir. Ayet, “Birden fazla dış giysim vardı, ayrıca tek parça özel bir iç giysim vardı” demez. Dikişsiz bir tunikten de söz etmez. Bu ayrım küçük görünse de yorumun yönünü değiştirir. Yuhanna mezmurdaki iki paralel dizeyi iki ayrı fiziksel işlem olarak okur. Bu, Yuhanna’nın metne verdiği Hristiyan yorumudur; İbranice cümlenin tek gerekli anlamı değildir.
Klasik Yahudi yorumcularının ayeti nasıl okudukları bunu doğrular. Raşi, giysi sözünü kişinin mallarının yağmalanması şeklinde açıklar: düşmanlar onun sahip olduklarını ele geçirir. İbn Ezra, sözleri kralın değerli giysileriyle ilişkilendirir; düşmanların onun krallık giysilerini ele geçirip paylaşmayı düşündüklerini belirtir. Radak da düşünceyi kişinin malının ve emeğinin yağmalanmasının son noktasına kadar götürür: düşmanlar yalnız servetini değil, üzerindeki giysilerini bile alıp kendi aralarında paylaşırdır. Bu yorumların ortak tarafı dikkat çekicidir. Hiçbiri begadai ile levuşi arasındaki tekil-çoğul değişimini “birkaç dış giysi ve ayrıca tek parça iç tunik” biçimindeki geleceğe ait özel bir infaz ayrıntısı olarak okumaz. 748
Ayetin doğal dünyası yağma, savunmasızlık ve düşmanın kişi üzerinde tam egemenlik kurmasıdır. Bunun Tanah içinde anlaşılır bir imge olması şaşırtıcı değildir. Şofetim 5:30’da Sisera’nın annesi ve yanındaki kadınlar, savaştan dönmeyen ordunun gecikmesini ganimet paylaşımıyla açıklamaya çalışırlar: “Ganimet buluyor, onu paylaşıyor olmasınlar mı?... Sisera’ya renkli giysi ganimeti, işlemeli renkli giysi ganimeti...” Burada savaşçılar zafer kazandıklarını düşündükleri düşmanın mallarını ve değerli giysilerini aralarında paylaşırdırlar. Giysinin paylaşılması bu nedenle kendi başına çarmıha gerilme işleminin işareti değildir. Yenilmiş, esir alınmış veya artık kendi malı üzerinde söz sahibi olamayacak duruma düşmüş kişinin aşağılanmasını da anlatabilir.
Tehillim 22’ye ilişkin eski Midraş, bu noktayı çok daha çarpıcı hale getirir. Hazal mezmuru Ester’in Ahaşveroş karşısındaki ölüm tehlikesine ayrıntılı biçimde uygular. Ester kralın huzuruna izinsiz girmeye hazırlanırken saraydakilerin onun öldürüleceğini düşündüğü anlatılır. Biri onun giysisini, diğeri mücevherlerini, başka biri krallık morunu almak ister. Midraş tam burada: “Giysilerimi aralarında paylaşıyorlar; elbisem için kura çekiyorlar.” ayetini kullanır. Ardından Ester’in HaŞem’den kendisine yardım etmesini istediği anlatılır. Yalkut Şimoni de aynı ayeti Ester’in giysileri ve krallık giysisi üzerine yapılan paylaşım düşüncesiyle ilişkilendirir. Bu, ayetin peşatı olarak sunulamaz. Midraş burada deraş yapar. 749
Fakat tam da bu sınır korunduğunda kaynağın önemi daha iyi anlaşılır. Hazal, giysilerin paylaşılması ve kura çekilmesi gibi oldukça özel görünen aynı ayrıntıyı Ester’in yaşadığı tehlikeye uygulayabilmiştir. Buna rağmen hiç kimse bundan Tehillim 22’nin aslında yüzyıllar sonra Ester’in saraya girişini doğrudan haber verdiği sonucunu çıkarmak zorunda değildir. David’in sözü Ester’in durumunu anlatabilecek kadar geniş bir kutsal dil oluşturmuştur. Daha sonraki bir olay eski metnin kelimelerinde kendisini bulabilir. Yuhanna’nın okuması da bu çerçeveye oturur. Yazar Tehillim 22’yi bilir; ayeti açıkça alıntılar ve askerlerin davranışını onun gerçekleşmesi olarak açıklar. Dolayısıyla Yuhanna’daki olay ile Tehillim arasındaki bağlantı gözlemcinin yüzyıllar sonra tesadüfen keşfettiği iki bağımsız metin arasındaki benzerlik değildir. Hristiyan anlatısının kendisi okuyucuya Tehillim 22’yi nasıl okuması gerektiğini söyler.750
Bu, olayın tarihsel olarak meydana gelmediğini kanıtlamaz. Böyle bir sonuca ihtiyaç da yoktur. Askerlerin İsa’nın giysilerini paylaşması, Tehillim 22’de konuşan kişinin İsa olduğunu kanıtlamaz. Hristiyan yorumun burada verdiği cevap şudur. İsa kendi giysilerini paylaştıran askerlerin davranışını denetleyemezdi. Bir insan kendi sözleriyle veya davranışlarıyla bazı kehanetlere bilinçli biçimde uyum sağlayabilir; fakat kendisini infaz eden askerlerin daha sonra giysileriyle ne yapacağını belirleyemez. 751
Askerlerin giysileri paylaşması, mezmurdaki kişinin İsa olduğunu kanıtlamaz. Fakat kişinin olay üzerinde denetim sahibi olmaması ile eski metnin o kişiyi önceden teşhis etmesi iki ayrı konudur. Bir kralın ölümünden sonra askerler onun değerli giysileri üzerine kura atsalar, bu davranışın kral tarafından düzenlenmediği açıktır. Yine de daha önce yazılmış ve “düşmanlarım giysilerimi paylaşıyor” diyen her şiir o kralın özel kehaneti haline gelmez. Bunun için eski metnin kendi içinde o gelecekteki kişiyi ayırt eden başka bir bilgi bulunması gerekir.
Tehillim 22:19 bunu vermez. Ayet: “Maşiah’ın giysilerini paylaşacaklar” demez. Gelecekteki bir kralın adını vermez. Olayı belirli bir tarih dönemine yerleştirmez. Roma infazından söz etmez. Giysilerin paylaşılmasını kişinin ölümünün sebebi veya biçimi olarak da sunmaz. Hristiyan yorumcu ise ayeti tek başına kullanmadığını söyleyebilir. Nitekim kitabında yaptığı da budur. Ellerin ve ayakların yaralanması, susuzluk, alay, bedensel çöküş, giysilerin paylaşılması ve dünya çapındaki sonraki övgüyü bir araya getirir. Benzerliklerin toplamının tek tek ayrıntılardan çok daha güçlü olduğunu, hatta bunların insan eliyle düzenlenemeyecek kadar yakın olduğunu söyler. Kümülatif bir argüman gerçekten tek bir benzerlikten daha güçlü olabilir. 752
Fakat bunun için biriktirilen unsurların önce ayrı ayrı sağlam olması gerekir. Bir ölçümde beş ayrı veri varsa, beşinin toplamı güçlü bir sonuç verebilir. Ama verilerden bazıları zaten diğer verilerin doğru olduğu varsayımıyla yorumlanmışsa, sayılarının artması bağımsız kanıt sayısını artırmaz. Tehillim 22’de durum buna yaklaşır. 22:17’deki el-ayak ifadesinin “çarmıha çivilemek” anlamına geldiği ayrıca tartışmalıdır. Konuşanın öldüğü ve sonra dirildiği mezmurda açıkça söylenmez. Giysi paylaşımı ise Tanah’ın bildiği yağma ve aşağılanma dilidir. Bunlar önce Hristiyan çarmıh anlatısına göre belirli anlamlara yerleştirilip, daha sonra birbirlerini doğrulayan bağımsız kehanetler gibi toplandığında argümanın görünür gücü artar; fakat metinsel bağımsızlığı aynı ölçüde artmaz. 753
Bu Hristiyan yorum de Tehillim 22’den İsa’ya geçebilmek için başka metinlere ihtiyaç duyduğunu belirtir. Mezmurun çarmıha gerilmeye işaret ettiğini düşündüğü verilerin, İsrael’in Maşiah’ı reddedeceğine dair başka metinlerle birleştirilmesi gerektiğini ve ancak bu şekilde İsa’nın aday olarak belirdiğini söyler. Tehillim 22:19 kendi başına kişinin kimliğini vermez.754
Üstelik Hristiyan yorumun başlangıç kabulü hala yerindedir: mezmur öncelikle David’in acılarıyla ilgilidir. Böyleyse giysilerin paylaşılmasının ilk anlamı da David’in veya mezmurdaki acı çeken kişinin düşmanları tarafından bütünüyle savunmasız bırakılmasını anlatabilir. İbn Ezra’nın krallık giysilerine yaptığı vurgu bu zemine özellikle iyi oturur. Yahudi geleneği aynı imgeyi daha sonraki Ester anlatısına da uygular; bu, benzerliğin kehanet kimliğiyle aynı şey olmadığını gösterir. Böylece Yuhanna ile Tehillim arasındaki yakınlık bütünüyle kabul edildiğinde bile iki ayrı cümle birbirinden ayrılmalıdır. Yuhanna anlatısı giysi paylaşımı motifini Tehillim 22:19’un diliyle ilişkilendirir. “Bu nedenle Tehillim 22:19 İsa’nın Maşiah olduğunu kanıtlar” cümlesi ise birinciden çıkmaz.
Yuhanna, mezmurdaki iki paralel dizeyi İsa’nın dış giysileri ile dikişsiz tunik arasında dağıtarak Hristiyan bir gerçekleşme okuması kurar. Midraş Tehillim aynı ayeti Ester’in beklenen ölümü ve krallık giysilerinin paylaşılmasıyla ilişkilendirebilir. Raşi, İbn Ezra ve Radak ise ayeti yağmalanan kişinin malı ve giysileri içinde anlar. Bu farklı okumaların varlığı ayetin anlamsız olduğunu değil, giysi ve kura imgesinin tek bir gelecekteki biyografiye kilitlenmediğini gösterir. Hristiyan yorumu Tehillim 22:19’u İsa anlatısıyla ilişkilendirir. Fakat ayetin İbranicesinde İsa’yı, çarmıhı veya gelecekte öldürülecek Maşiah’ı diğer bütün olasılıklardan ayıran bir kimlik bilgisi yoktur. Hristiyan yorumcu benzerliği kimlik kanıtına dönüştürmek için Hristiyan çarmıh anlatısını mezmurun içine taşır. Giysilerin paylaşılması bir motif benzerliğidir; İsa’nın Maşiah olduğuna dair bağımsız Tanah kanıtı değildir.755
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 73, güncel revizyon.
- Tehillim 22; Tehillim 22:19.
- Tehillim 22.
- Raşi; Radak.
- Tehillim 22.
- Tehillim 22; Yalkut Şimoni.
- Tehillim 22.
- Tehillim 22:19.
- Tehillim 22.
- Tehillim 22; Tehillim 22:19.
- Tehillim 22:19; Raşi, Tehillim 22:19 yorumu; Radak, Tehillim 22:19 yorumu; Midraş Tehillim.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Giysilerin paylaşılması gibi ayrıntılar İsa’nın kimliğini kanıtlar
“Thus Ps. 22 speaks of a group of men mocking the Messiah as he stood in agony, his bones sticking out (v.17), God appearing not to respond to his prayers(v.1-3), his hands and feet pierced (crucifixion is about the only form of death or torture which could be described like this,v.16), his clothes parted amongst his persecutors (v.18), and then many people worldwide coming to praise God because of His vindication of His servant by answering his prayers for deliverance from death (v.22-31).”
Aranan ayetin yanıt verdiği iddia
Hristiyan iddiası
Tehillim 22:19 — Tehillim 22 İsa’nın çarmıha gerilişini önceden bildirir
Tanah’ın cevabı
Cevabın tamamı ve kaynaklar
יְחַלְּק֣וּ בְגָדַ֣י לָהֶ֑ם וְעַל־לְ֝בוּשִׁ֗י יַפִּ֥ילוּ גוֹרָֽל׃
Konuşan alaya alınır; düşmanlarını boğalar, aslanlar ve köpekler olarak tasvir eder; gücü tükenir, dili damağına yapışır ve ölüm tehdidi yaklaşır. Fakat şiir burada bitmez. Konuşan HaŞem’e seslenir, nefeşinin kılıçtan ve aslanın ağzından kurtarılmasını ister; sonra topluluğun ortasında Tanrı’yı öveceğini söyler.1686
“Giysilerimi aralarında paylaşıyor, elbisem için kura çekiyorlar.”1693
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 140, güncel revizyon.
- Tehillim 22:7-22.
- Tehillim 22:19.
Kitaptaki yanıtın tamamı
Hristiyan yorumun savı yalnız “İsa mezmurdan alıntı yaptı, demek ki mezmur onun hakkındadır” cümlesinden ibaret değildir. Savı daha güçlüdür: Tehillim 22’deki aşağılanma, susuzluk, bedenin çözülüşü, el ve ayak ifadesi, giysilerin paylaşılması ve ardından Tanrı’nın kurtarışı çarmıh sahnesine, özellikle İsa’ya, o kadar yakından uyar ki mezmur onu önceden bildirmiş olmalıdır.1683
Hristiyan yorumcu aynı zamanda önemli bir noktayı kabul eder: mezmur öncelikle David’in acılarını anlatabilir; hatta Avşalom isyanını muhtemel tarihsel arka planlardan biri olarak anar. Bu kabul ikinci bir uygulamayı imkansız kılmaz. Fakat David’den İsa’ya geçişin mezmurun kendisinden ayrıca gösterilmesini gerektirir.1684
Mezmurun hareketi başından sonuna kadar izlenmelidir. İlk söz terk edilmişlik çığlığıdır:
“Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?”1685
Konuşan alaya alınır; düşmanlarını boğalar, aslanlar ve köpekler olarak tasvir eder; gücü tükenir, dili damağına yapışır ve ölüm tehdidi yaklaşır. Fakat şiir burada bitmez. Konuşan HaŞem’e seslenir, nefeşinin kılıçtan ve aslanın ağzından kurtarılmasını ister; sonra topluluğun ortasında Tanrı’yı öveceğini söyler.1686
Dönüm noktasını mezmurun kendisi açıklar: “Çünkü O, yoksulun sıkıntısını hor görmedi... yüzünü ondan gizlemedi; kendisine haykırdığında onu işitti.”1687
Başlangıçta konuşan kendisini terk edilmiş hisseder. Fakat mezmurun kendi son sözü bunun Tanrı’nın gerçek tutumu olmadığını bildirir: HaŞem yüzünü ondan gizlememiş, yakarışını işitmiştir. Şiirin içindeki gerilim böyle çözülür.
Buradan “öldü ve üçüncü gün dirildi” sonucu çıkmaz. Metin “nefeşimi kılıçtan kurtar” ve “beni aslanın ağzından kurtar” der. Doğal akış ölüm tehlikesinden kurtarılan kişinin şükranıdır. Ölümden kurtarılmak ile öldükten sonra dirilmek aynı önerme değildir.1688
Tehillim 22’nin daha sonraki tarihsel acılara uygulanması Yahudi geleneğinde de görülür. Midraş Tehillim, mezmurun birçok ayetini Ester’in Ahaşveroş karşısındaki sıkıntısına taşır; Bavli’de de Ester ile mezmur arasında açık bağlar bulunur. Bu, Tehillim 22’nin peşatında Ester’in yazılı olduğu anlamına gelmez. Bir David mezmurunun sonraki kuşakların sıkıntısına deraş yoluyla uygulanabildiğini gösterir.1689
Bu nedenle seçenekler “ya bütün İsrael ya İsa” ile sınırlı değildir. Bu Hristiyan yorumun kabul ettiği en yakın seçenek zaten önümüzde durur: David’in bireysel sıkıntı mezmuru. Kutsal dua dili daha sonra Ester’e, sürgün deneyimine veya başka acı çeken kişilere uygulanabilir; böyle bir kullanım ilk anlamı gelecekteki tek bir biyografiye dönüştürmez.
En tartışmalı cümle el ve ayaklarla ilgilidir. Masoretik metin kaari yaday ve-raglai — כָּאֲרִי יָדַי וְרַגְלָי okur. Hristiyan yorumcu bunu doğrudan “elleri ve ayakları çivilendi” diye anlatır. Masoretik ifadede ise ne “çivi” sözcüğü vardır ne de “çarmıha germek” fiili.1690
Metin tarihini burada basitleştirmek doğru değildir. Masoretik kaari tek tanık değildir. Hristiyanlıktan önce oluşmuş Septuaginta geleneği ὤρυξαν, yani “kazdılar/deldiler” yönünde bir fiil okur. Nahal Hever’deki 5/6HevPs XI 9 ise yaklaşık MS 50-68’e tarihlenen erken bir İbranice tanık olarak Masoretik kaari’den farklı כארו yazımını taşır. Bu nedenle “Hristiyanlar kelimeyi sonradan uydurup değiştirdi” iddiası güvenilir değildir. Fakat bu gerçek, “çivilediler” çevirisini de metne yerleştirmez.1691
Masoretik metin, Septuaginta ve Nahal Hever tanığı birbirinden ayrılmalıdır. Masoretik metin “aslan gibi” biçimini taşır; Yunanca tanık bir delme/kazma fiili okur; erken İbranice varyantın biçimi ve açıklaması tartışmalıdır. Bunların hiçbirinde “çivi” veya “çarmıh” sözcüğü yoktur. “Deldiler” okuması kabul edilse bile Roma çarmıh tekniği ayrıca çıkarımdır.1692
Giysilerin paylaşılması Hristiyan yorumun özellikle vurguladığı metinlerarası bağlantılardan biridir:
“Giysilerimi aralarında paylaşıyor, elbisem için kura çekiyorlar.”1693
Hristiyan İncil anlatılarının bu dili İsa’nın ölüm sahnesine taşıdığı açıktır. Fakat tarih ile edebi anlatım aynı kanıt değildir. Daha sonraki bir yazar eski kutsal metni biliyorsa, olayı anlatırken onun söz dağarcığını kullanabilir. İki metnin benzemesi, eski metnin gelecekteki olayı bağımsız biçimde önceden bildirdiğini tek başına göstermez.
Hristiyan yorumcu benzerliklerin insan eliyle üretilemeyecek kadar yakın olduğunu ileri sürer. Oysa edebi bağımlılık tam da bu yakınlığın nasıl oluşabileceğini açıklar. İsa’nın Roma tarafından çarmıha gerilmesi tarihsel bir sorudur; İncil yazarlarının bu ölümü Tehillim 22 diliyle anlatması edebi bir sorudur. İkincisi, birincinin önceden bildirildiğini kanıtlamaz.1694
Mezmurun sonunda zera sözcüğünün bulunması da Tehillim 22 ile Yeşaya 53’ün öznesini birleştirmez. Tehillim 22, “krallık HaŞem’indir” dedikten sonra bir soyun O’na hizmet edeceğini ve gelecek kuşağa Efendi’nin anlatılacağını söyler. Zera Tanah’ta sıradan biçimde soy/nesil anlamına gelir. Ortak bir kelime tek başına Tehillim 22’den Yeşaya 53’e, oradan Maşiah’a ve İsa’ya uzanan bir özdeşlik kurmaz.1695
Midraş Tehillim’in Ester okuması bu nedenle önemlidir. Aynı şiirin başka bir tarihsel kişiye deraş yoluyla uygulanabilmesi, “bu ayrıntılar yalnız İsa’ya uygulanabilir” savını zayıflatır. Deraş peşatın yerine geçmez; fakat şiirsel ve dua dilinin başka tarihsel sıkıntılara taşınabildiğini gösterir.1696
Bir kişi ağır sıkıntıda Tehillim 130’dan “derinliklerden Sana seslendim” dediğinde mezmurun yalnız o kişi hakkında yüzyıllar önce yazıldığı sonucuna varmayız. Aynı biçimde İsa’nın “Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?” sözünü kullanması, onun Tehillim 22’nin tek önceden bildirilmiş öznesi olduğunu kanıtlamaz.
Ayrım sonunda oldukça sadedir. Tehillim 22’nin İsa’ya uygulanması başka şeydir; Tehillim 22’nin İsa’yı önceden haber vermesi başka şey. İlkini Hristiyan yorum geleneği kurar. İkincisi ise Hristiyan metinleri anlatısından bağımsız olarak mezmurun kendi sözlerinden kanıt ister. David’in sıkıntısı, ölüm tehlikesinden kurtuluşu ve HaŞem’e yönelen övgü şiirin kendi akışını açıklayabildiği sürece, metin bizi zorunlu olarak İsa kimliğine götürmez.
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 140, güncel revizyon.
- Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 29-30; Tehillim 22’nin çarmıh ayrıntılarına uyduğu ve İsa’nın İsrael’in günahlarını taşıyan kurtarıcı-Maşiah olduğu savı.
- Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 29-30; mezmurun öncelikle David’in acılarını, muhtemelen Avşalom isyanı dönemini anlatabileceği kabulü.
- Tehillim 22:2 (Hristiyan numaralandırmasında çoğunlukla 22:1).
- Tehillim 22:7-22.
- Tehillim 22:23-25.
- Tehillim 22:20-25; mezmurun ölüm tehdidinden kurtuluş ve topluluk içinde övgü akışı.
- Midraş Tehillim (Şoher Tov) 22; Bavli, Megilla 15b ve Yoma 29a. Ester ile Tehillim 22 arasındaki bu okumalar deraş/agada katmanındadır. Midraş Tehillim 22’nin Ester yorumunun katmanları için ayrıca bkz. Arnon Atzmon, “Midrashic Traditions, Literary Editing, and Polemics in Midrash Tehillim 22,” Journal for the Study of Judaism 51/1 (2020), s. 97-124.
- Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 29-30; “hands and feet were nailed” ifadesi.
- Tehillim 22:17’nin metin tarihi için bkz. Michael V. Flowers, “What Did the Psalmist Say about His Hands and Feet in Psalm 22:17?”, Vetus Testamentum 71/1 (2021), s. 48-75, özellikle s. 57. Masoretik כארי yanında Septuaginta ὤρυξαν okuması ve Nahal Hever 5/6HevPs XI 9’daki כארו yazımı tartışılır; Nahal Hever tanığı editörlerce geç Herod dönemi, yaklaşık MS 50-68’e tarihlenir. Bu veri basit bir “sonradan Hristiyan değişikliği” savını desteklemez.
- Tehillim 22:17. Masoretik metinde “çivi” veya “çarmıh” sözcüğü yoktur; Septuaginta’nın ὤρυξαν fiili ile Nahal Hever’deki כארו varyantı da ayete açıkça “çivi” ya da “çarmıh” sözcüğü eklemez. “Çivilediler” ve belirli bir Roma infaz tekniği, metin varyantından ayrı bir yorum basamağıdır.
- Tehillim 22:19.
- Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 29-30; benzerliklerin insan eliyle oluşturulamayacak kadar yakın olduğu yönündeki çıkarımı.
- Tehillim 22:29-32; zera yaavdenu, “bir soy O’na hizmet edecek.”
- Midraş Tehillim 22; Bavli, Megilla 15b; Yoma 29a. Ester uygulaması, mezmur dilinin sonraki tarihsel deneyimlere deraş yoluyla taşınabildiğini gösterir.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Tehillim 22 İsa’nın çarmıha gerilişini önceden bildirir
“This prophecy in Ps.22 undeniably fits the scene of crucifixion, especially of Jesus.”
