Tanah adına ileri sürülen iddiaları İbranice metin, bağlam ve Yahudi kaynaklarıyla inceleyin.
2 sonuç · Yayımlanmış 280 iddia
Aranan ayetin yanıt verdiği iddia
Hristiyan iddiası
Yeremya 18:8 — Maşiah kehanetlerinin koşullu olması Tanrı’nın sözünü başarısız hale getirir
Tanah’ın cevabı
Cevabın tamamı ve kaynaklar
וְשָׁב֙ הַגּ֣וֹי הַה֔וּא מֵרָ֣עָת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתִּי עָלָ֑יו וְנִֽחַמְתִּי֙ עַל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר חָשַׁ֖בְתִּי לַעֲשׂ֥וֹת לֽוֹ׃ {ס}
Hristiyan yorumcu, Sanhedrin 98a’daki açıklamanın ciddi bir sorun doğurduğunu ileri sürer. Gemara, İsrael layık olursa Maşiah’ın Daniel 7’deki “göğün bulutlarıyla” tasvirine uygun biçimde; layık olmazsa Zeharya 9:9’daki “alçakgönüllü ve eşeğe binmiş” biçimde geleceğini söyler. Bu Hristiyan yoruma göre iki seçenekten biri gerçekleşmezse Tanrı’nın peygamberlik sözünün bir bölümü gerçekleşmemiş olur. Bundan da Tanrı’nın sözünün doğru olmadığı sonucu çıkar. Bu nedenle iki tasvirin de mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini, bunun da ancak Maşiah’ın iki kez gelmesiyle mümkün olacağını savunur. Hristiyan yorumcu daha da ileri gider. Sanhedrin’in açıklaması doğruysa, İsrael’in İsa’yı çarmıha germesi nedeniyle “layık olmayan” duruma düştüğünü söyler; ardından Daniel 7’deki görkemli gelişin ertelenmiş olması gerektiğini ileri sürer. 962
Bu iddia yalnız Sanhedrin 98a’yı yanlış okumaz. Tanah’ın peygamberlik hakkında açıkça öğrettiği bir ilkeye karşı çıkar. Yeremya 18 bunu yoruma ihtiyaç bırakmayacak biçimde açıklar: “Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu söküp yıkmaktan ve yok etmekten söz ederim. Fakat hakkında konuştuğum o ulus kötülüğünden dönerse, ona yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim. Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu kurmaktan ve dikmekten söz ederim. Fakat gözümde kötü olanı yapar ve sesimi dinlemezse, ona yapacağımı söylediğim iyilikten vazgeçerim.” Yeremya 18:7–10 Hristiyan iddiası bu dört ayet karşısında ayakta kalamaz.963964965
,Hristiyan yorumun yaptığı şey Sanhedrin’i açıklamak değil, Sanhedrin’in “ya X ya Y” yapısını Hristiyanlığın “önce Y sonra X” öğretisine çevirmektir. Tanrı’nın sözünün değişmezliğini anlatan ayetler de bu sonucu gerektirmez. Hristiyan yorumcu Tehillim’den Tanrı’nın sözünün sonsuza dek sabit ve doğru olduğunu gösteren ayetlere başvurur. Tanrı’nın sözü doğrudur. Fakat bundan “her uyarı, muhatabın davranışı ne olursa olsun mutlaka gerçekleşecektir” sonucu çıkmaz. Çünkü koşulu koyan da Tanrı’dır. Yeremya 18’de Tanrı kendisi, bir ulus kötülüğünden döndüğünde bildirdiği kötülüğü yapmayacağını söyler. Koşullu sözün doğruluğu, şartı silerek değil, şartı koruyarak anlaşılır. Koşullu söz ile koşulsuz vaat arasındaki fark belirleyicidir. Tanrı muhatabın davranışından bağımsız, koşulsuz bir yıkım ilan etmiş olsaydı ve bu gerçekleşmeseydi başka bir soru doğardı. Yeremya’nın açıkladığı düzen ise farklıdır: halk aynı yolda kalırsa bildirilen sonuç gelir; yolunu değiştirirse sonuç da değişebilir. Bu yolda kalırsanız sonuç budur; yolunuzu değiştirirseniz sonuç da değişir.973974
Böyle bir sözün gerçekleşmemesi Tanrı’nın güvenilirliğine zarar vermez. Şartın gerçekleşmemesi nedeniyle şartlı sonucun gerçekleşmemesidir. Hristiyan yorumcu şartı cümleden çıkarıp, ardından gerçekleşmeyen sonucu Tanrı’nın doğruluğuna karşı tehdit olarak sunar. Tanah’ın söylediğini önce değiştirmekte, sonra değiştirdiği biçimin yarattığı sorunu Tanah’a yükler. Devarim 18 peygamberlik için ciddi bir doğrulama ölçütü verir, fakat felaket uyarılarındaki koşulluluğu ortadan kaldırmaz. Bu ayrım keyfi değildir. Felaket uyarısının işlevi insanı kötülükten çevirmektir. Yeremya bir felaket bildirirken halkın teşuva ederek kurtulması peygamberi yalancı yapmaz; tam tersine uyarının ahlaki amacı gerçekleşmiş olur. Aksi halde peygamberlik garip bir sonuca ulaşırdı: halk bütünüyle dönse bile Tanrı, sözü başarısız görünmesin diye onları yine de yok etmek zorunda kalırdı. Hristiyan yorumun ilkesi sonuna kadar götürüldüğünde, peygamberin uyarısı teşuvaya yol açsa bile felaket yine gelmek zorunda kalır. Tanah bunun tersini öğretir. “O ulus kötülüğünden dönerse... yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim.” Yeremya 18:8. Sanhedrin 98a’daki “layık olma” şartını İsa’nın çarmıha gerilmesine bağlamak da Gemara’nın söylediği bir şey değildir.975976
Yahudi açıklaması Yeremya 18:7–10’daki koşulluluk ilkesine dayanır; Yona bunu anlatı halinde gösterir, Yehezkel de aynı ahlaki yapıyı başka bir bağlamda verir: Tanrı kötü kişiye “öleceksin” dese bile kişi günahından dönüp doğru olanı yaparsa “yaşayacak, ölmeyecektir.” Hristiyan yorumcu ise İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah peygamberliklerini ikinci gelişe taşır. Tanah bu ikinci geliş mekanizmasını hiçbir yerde açıklamaz. Sonra Tanah’ın açıkça öğrettiği koşulluluğa “elverişli kaçış yolu”, Tanah’ın açıklamadığı ikinci gelişe ise “zorunlu sonuç” der. Bu ölçü tersine kurulmuştur. Metinde bulunan öğreti reddedilir, metinde bulunmayan öğreti zorunlu ilan edilir.979
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 90, güncel revizyon.
- Daniel 7; Zeharya 9:9; Bavli, Sanhedrin 98a.
- Daniel 7; Bavli, Sanhedrin 98a.
- Yeremya 18.
- Yeremya 18:7–10.
- Kabalat.com, Sanhedrin 98 ve Maşiah’ın geliş biçimleri üzerine ilgili inceleme.
- Yeremya 18.
- Devarim 18; Rambam, Devarim 18 yorumu.
- Yeremya 18:8.
- Yeremya 18:7–10.
Kitaptaki yanıtın tamamı
Hristiyan yorumcu, Sanhedrin 98a’daki açıklamanın ciddi bir sorun doğurduğunu ileri sürer. Gemara, İsrael layık olursa Maşiah’ın Daniel 7’deki “göğün bulutlarıyla” tasvirine uygun biçimde; layık olmazsa Zeharya 9:9’daki “alçakgönüllü ve eşeğe binmiş” biçimde geleceğini söyler. Bu Hristiyan yoruma göre iki seçenekten biri gerçekleşmezse Tanrı’nın peygamberlik sözünün bir bölümü gerçekleşmemiş olur. Bundan da Tanrı’nın sözünün doğru olmadığı sonucu çıkar. Bu nedenle iki tasvirin de mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini, bunun da ancak Maşiah’ın iki kez gelmesiyle mümkün olacağını savunur. Hristiyan yorumcu daha da ileri gider. Sanhedrin’in açıklaması doğruysa, İsrael’in İsa’yı çarmıha germesi nedeniyle “layık olmayan” duruma düştüğünü söyler; ardından Daniel 7’deki görkemli gelişin ertelenmiş olması gerektiğini ileri sürer. 962
Bu iddia yalnız Sanhedrin 98a’yı yanlış okumaz. Tanah’ın peygamberlik hakkında açıkça öğrettiği bir ilkeye karşı çıkar. Yeremya 18 bunu yoruma ihtiyaç bırakmayacak biçimde açıklar: “Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu söküp yıkmaktan ve yok etmekten söz ederim. Fakat hakkında konuştuğum o ulus kötülüğünden dönerse, ona yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim. Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu kurmaktan ve dikmekten söz ederim. Fakat gözümde kötü olanı yapar ve sesimi dinlemezse, ona yapacağımı söylediğim iyilikten vazgeçerim.” Yeremya 18:7–10 Hristiyan iddiası bu dört ayet karşısında ayakta kalamaz.963964965
Tanah’ın kendisi bir ulusa yöneltilen peygamberlik sözünün, o ulusun davranışı değiştiğinde farklı bir sonuca ulaşabileceğini söyler. Hristiyan yorumcu ise bunun Tanrı’nın sözünü başarısız hale getireceğini ileri sürer. Tanah’ın peygamberlik ilkesi ile Hristiyan yorumun peygamberlik ilkesi karşı karşıya geldiğinde sorun Tanah’ta değildir. Sorun Hristiyan yorumun Tanah’a dışarıdan getirdiği peygamberlik anlayışındadır. Hristiyan yorumcu burada yanlış bir ikilem kurar. Savın temel varsayımı, Tanrı bir olayı bildirdiyse muhatabın davranışı ne olursa olsun o olayın mutlaka gerçekleşmesi gerektiğidir. Tanrı bir şeyi söylediyse, bildirilen olay mutlaka aynen gerçekleşmelidir. Gerçekleşmezse Tanrı’nın sözü doğru değildir.
Fakat Tanah böyle bir peygamberlik anlayışı öğretmez. Bir uyarı ile değişmez bir vaat aynı şey değildir. Tanrı bir halka yaklaşan felaketi bildirip onu teşuvaya çağırdığında, bildirilen felaketin gerçekleşmemesi peygamberliğin başarısız olması anlamına gelmez. Tam aksine, uyarının amacı gerçekleşmiş olabilir. Bir doktor hastasına, “Bu şekilde yaşamaya devam edersen hastalığın ağırlaşacak” derse ve hasta yaşam biçimini değiştirirse, hastalığın ağırlaşmaması doktorun yanıldığını göstermez. Uyarı doğru olduğu için davranış değişmiştir. Peygamberlikte bunun çok daha derin bir karşılığı vardır. Peygamber yalnız geleceğin görüntülerini bildiren biri değildir. İsrael’i Tanrı’ya döndürmek de peygamberin temel görevlerinden biridir. Bir felaket sözü insanları teşuvaya getirir ve felaket bunun sonucunda gelmezse, peygamberlik kendi ahlaki amacına ulaşmıştır.
Or HaŞem, tam bu mesele üzerinde Yona ve Yeremya örneklerini birlikte ele alır. Kötülük bildiren bir peygamberliğin, insanların bütün kalpleriyle Tanrı’ya dönmeleri sonucunda gerçekleşmeyebileceğini açıklar. Dahası, felaket uyarısının amaçlarından birinin onu önlemek olduğunu belirtir. Hristiyan yorumun “gerçekleşmediyse Tanrı’nın sözü başarısızdır” ilkesi bu nedenle Yahudi geleneğine karşı ileri sürülmüş yabancı bir ölçüt olmakla kalmaz. Yeremya’nın açık sözlerine de aykırıdır. Ninova örneği bu varsayımı daha da zorlaştırır. Yona’nın ilanı şöyledir: “Kırk gün daha, Ninova yıkılacak.” Yona 3:4 Ninovalılar inanır, kötülüklerinden döner ve teşuva ederler. Ardından kitap sonucu açıkça verir: “Tanrı onların yaptıklarını, kötü yollarından döndüklerini gördü. Tanrı onlara yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti ve onu yapmadı.” Yona 3:10 Yona kitabının son cümlesi sonucun niteliğini doğrudan belirtir. Tanrı bildirilen felaketi “yapmadı”. Metin bunun daha sonraki bir tarihe ertelendiğini söylemez. Başka bir kuşakta gerçekleşeceğini de söylemez. Kırk günlük süre belirsiz bir geleceğe taşınmaz. Yapmadı. Bu Hristiyan yorumun örnek verdiği kitap, Hristiyan yorumun koyduğu kurala uymaz.966967
Eğer Hristiyan yorumun ilkesi doğru olsaydı, Yona 3:4’te bildirilen yıkımın bir gün mutlaka Ninova’nın başına gelmesi gerekirdi; aksi halde Tanrı’nın sözü Hristiyan yorumun ifadesiyle “başarısız” olurdu. Fakat Yona kitabının kendisi olayı böyle açıklamaz. Ninova’nın davranışı değiştiği için Tanrı bildirilen felaketi gerçekleştirmez. Ninova’nın yüzyıllar sonra başka tarihsel nedenlerle yıkılmış olması, Yona’nın kırk günlük uyarısının sonucunu değiştirmez. Hristiyan yorumcu, koşullu peygamberlik açıklamasını Yahudiliğin zor bir sorundan kurtulmak için kullandığı “fazlasıyla elverişli” bir çözüm olarak niteler. Fakat kendi iki-geliş öğretisinin yaptığı şey bundan çok daha açıktır. İsa dünya barışını kurmadıysa: ikinci gelişte kuracak. 968
David krallığını yeniden tesis etmediyse: ikinci gelişte edecek. Maşiah çağının Tanah’ta verilen sonuçları ortaya çıkmadıysa: ikinci gelişte ortaya çıkacak. Daniel 7’deki görkemli krallık İsa’nın yaşamında gerçekleşmediyse: ikinci gelişte gerçekleşecek. Böylece gerçekleşmeyen her Maşiah görevi belirsiz bir geleceğe aktarılır. Sonra Hristiyan yorumcu, Yahudi kaynaklarının koşullu peygamberliği “zor bir sorundan kurtulmak” için kullandığını ileri sürer. Bu suçlama kendi yöntemine döner. Yahudi açıklaması Yeremya 18’e dayanır. Tanah koşullu peygamberliği açıkça öğretir.969
İki-geliş açıklaması ise Tanah’ta bulunmayan daha özel bir cümleyi varsaymak zorundadır: “Maşiah ilk gelişinde görevlerinin bir bölümünü yerine getirecek, ölecek, göğe çıkacak ve gerçekleştirmediği peygamberlikleri ikinci gelişinde tamamlayacaktır.” Sanhedrin 98a da bu kronolojiyi vermez. Gemara Yeşaya 60:22’deki iki ifadeyi ele alır: “Vaktinde.” ve. “Onu hızlandıracağım.” Açıklama şöyledir: İsrael layık olursa kurtuluş hızlandırılır; layık olmazsa belirlenmiş zamanında gelir. Ardından Daniel 7’deki bulutlar ile Zeharya 9’daki eşek tasviri aynı biçimde açıklanır: layık olurlarsa bulutlarla, layık olmazlarsa alçakgönüllü biçimde eşek üzerinde. Gemara’nın yapısı şartlı iki ihtimalden oluşur: şart gerçekleşirse bir sonuç, gerçekleşmezse başka bir sonuç. Hristiyan yorumcu bu yapıyı “önce eşek üzerinde, sonra bulutlarla” biçimindeki ardışık bir tarihe dönüştürür. Bunlar aynı önerme değildir. Bir tren için “erken gelirsen ekspres trene, geç gelirsen normal trene binersin” denildiğinde, aynı kişinin önce normal trene sonra ekspres trene binmesi gerekmez. Şartlı alternatifleri ardışık olaylara çevirmek için ayrıca kanıt gerekir; Sanhedrin 98a bu kanıtı vermez.970971972
,Hristiyan yorumun yaptığı şey Sanhedrin’i açıklamak değil, Sanhedrin’in “ya X ya Y” yapısını Hristiyanlığın “önce Y sonra X” öğretisine çevirmektir. Tanrı’nın sözünün değişmezliğini anlatan ayetler de bu sonucu gerektirmez. Hristiyan yorumcu Tehillim’den Tanrı’nın sözünün sonsuza dek sabit ve doğru olduğunu gösteren ayetlere başvurur. Tanrı’nın sözü doğrudur. Fakat bundan “her uyarı, muhatabın davranışı ne olursa olsun mutlaka gerçekleşecektir” sonucu çıkmaz. Çünkü koşulu koyan da Tanrı’dır. Yeremya 18’de Tanrı kendisi, bir ulus kötülüğünden döndüğünde bildirdiği kötülüğü yapmayacağını söyler. Koşullu sözün doğruluğu, şartı silerek değil, şartı koruyarak anlaşılır. Koşullu söz ile koşulsuz vaat arasındaki fark belirleyicidir. Tanrı muhatabın davranışından bağımsız, koşulsuz bir yıkım ilan etmiş olsaydı ve bu gerçekleşmeseydi başka bir soru doğardı. Yeremya’nın açıkladığı düzen ise farklıdır: halk aynı yolda kalırsa bildirilen sonuç gelir; yolunu değiştirirse sonuç da değişebilir. Bu yolda kalırsanız sonuç budur; yolunuzu değiştirirseniz sonuç da değişir.973974
Böyle bir sözün gerçekleşmemesi Tanrı’nın güvenilirliğine zarar vermez. Şartın gerçekleşmemesi nedeniyle şartlı sonucun gerçekleşmemesidir. Hristiyan yorumcu şartı cümleden çıkarıp, ardından gerçekleşmeyen sonucu Tanrı’nın doğruluğuna karşı tehdit olarak sunar. Tanah’ın söylediğini önce değiştirmekte, sonra değiştirdiği biçimin yarattığı sorunu Tanah’a yükler. Devarim 18 peygamberlik için ciddi bir doğrulama ölçütü verir, fakat felaket uyarılarındaki koşulluluğu ortadan kaldırmaz. Bu ayrım keyfi değildir. Felaket uyarısının işlevi insanı kötülükten çevirmektir. Yeremya bir felaket bildirirken halkın teşuva ederek kurtulması peygamberi yalancı yapmaz; tam tersine uyarının ahlaki amacı gerçekleşmiş olur. Aksi halde peygamberlik garip bir sonuca ulaşırdı: halk bütünüyle dönse bile Tanrı, sözü başarısız görünmesin diye onları yine de yok etmek zorunda kalırdı. Hristiyan yorumun ilkesi sonuna kadar götürüldüğünde, peygamberin uyarısı teşuvaya yol açsa bile felaket yine gelmek zorunda kalır. Tanah bunun tersini öğretir. “O ulus kötülüğünden dönerse... yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim.” Yeremya 18:8. Sanhedrin 98a’daki “layık olma” şartını İsa’nın çarmıha gerilmesine bağlamak da Gemara’nın söylediği bir şey değildir.975976
Hristiyan yorumcu bunların hepsini dışarıdan getirir. Önce Hristiyan öğretisinden şu önermeyi alır: İsa Maşiah’tır ve Yahudilerin onu reddetmesi büyük bir günahtır. Sonra bu önermeyi Sanhedrin’deki “layık olmama” şartının içine yerleştirir. Ardından ortaya çıkan Hristiyanlaştırılmış Sanhedrin yorumunu İsa’nın iki gelişinin kanıtı olarak kullanır. Bu yine döngüsel bir kanıttır. İsa’nın Maşiah olduğu varsayımı, İsa’nın Maşiah olduğunu kanıtlamak için kullanılan rabbinik metnin içine önceden yerleştirilir. Sanhedrin “İsrael İsa’yı öldürdüğü için Maşiah eşek üzerinde geldi” demez. Hristiyan yorumcu der. Bu okuma teşuvanın peygamberlik içindeki işlevini de bozar. Yeremya 18’de çömlekçi örneği boşuna verilmez.
Kilin durumu değiştiğinde çömlekçi ona göre başka bir biçim verir. Aynı bölüm bunu İsrael’e uygular ve hemen ardından: “Her biriniz kötü yolunuzdan dönün, yollarınızı ve davranışlarınızı düzeltin.” der. Klasik Yahudi açıklamalarında Yeremya 18’in tam olarak bu anlamı taşıdığı görülür: muhatabın durumu değiştiğinde ona uygulanacak sonuç da değişir. Eğer Hristiyan yorumun ilkesi kabul edilirse Tanrı’nın peygamber aracılığıyla uyarmasının garip bir sonucu olur. Tanrı: “Dönmezseniz felaket gelecek.” İnsanlar: “Döndük.” Hristiyan yorumun ilkesi: “Fark etmez; peygamberlik söylendi, felaket yine gelmeli. Yoksa Tanrı’nın sözü başarısız olur.” Karşılaştırıldığında iki açıklamanın metinsel dayanağı aynı değildir. 977978
Yahudi açıklaması Yeremya 18:7–10’daki koşulluluk ilkesine dayanır; Yona bunu anlatı halinde gösterir, Yehezkel de aynı ahlaki yapıyı başka bir bağlamda verir: Tanrı kötü kişiye “öleceksin” dese bile kişi günahından dönüp doğru olanı yaparsa “yaşayacak, ölmeyecektir.” Hristiyan yorumcu ise İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah peygamberliklerini ikinci gelişe taşır. Tanah bu ikinci geliş mekanizmasını hiçbir yerde açıklamaz. Sonra Tanah’ın açıkça öğrettiği koşulluluğa “elverişli kaçış yolu”, Tanah’ın açıklamadığı ikinci gelişe ise “zorunlu sonuç” der. Bu ölçü tersine kurulmuştur. Metinde bulunan öğreti reddedilir, metinde bulunmayan öğreti zorunlu ilan edilir.979
Bu artık yalnız farklı bir yorum değildir. Hristiyan teolojisinin ihtiyaçları Tanah’ın anlamını belirlemeye başlamıştır. Hristiyan iddiası Tanah’a açıkça aykırıdır. Tanah, bir ulusa bildirilen felaketin o ulus kötülüğünden döndüğünde gerçekleşmeyebileceğini Yeremya 18:7–10’da doğrudan öğretir. Yona 3 bunun somut örneğini verir: Ninova’ya kırk gün içinde yıkım bildirilmiş, halk teşuva etmiş ve Tanrı “onlara yapacağını söylediği kötülüğü yapmamıştır.” Bu Tanrı’nın sözünün başarısızlığı değildir. Tanrı’nın sözünün söylediği biçimde işlemesidir. Hristiyan yorumun hatası, Tanrı’nın koşullu sözünden koşulu çıkarmak ve sonra ortaya çıkan koşulsuz cümlenin gerçekleşmemesini Tanrı’nın doğruluğuna karşı sorun haline getirmektir. 980
Daha sonra aynı hatayı Sanhedrin 98a’ya uygular. Gemara’nın: “layık olurlarsa bulutlarla, olmazlarsa eşek üzerinde” şeklindeki iki alternatifini: “önce eşek üzerinde, sonra bulutlarla” şeklindeki Hristiyan kronolojisine çevirir. Ardından İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah görevlerini ikinci gelişe aktarır ve bu aktarımı Tanrı’nın sözünün mutlaka gerçekleşmesi gerektiği gerekçesiyle savunur. Fakat Tanah hiçbir yerde Maşiah’ın görevlerinin iki geliş arasında bölüneceğini söylemez. Hristiyan yorumun iki geliş öğretisi Tanrı’nın sözünün güvenilirliğini koruyan bir sonuç değildir. İsa’nın ilk gelişinde gerçekleşmeyen Maşiah peygamberliklerini Hristiyan sisteminin içinde tutabilmek için kurulmuş bir teolojik mekanizmadır. Yeremya’nın açık öğretisini reddedip Tanah’ta bulunmayan ikinci geliş öğretisini zorunlu ilan etmek, Tanah’ı açıklamak değildir.
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 90, güncel revizyon.
- Daniel 7; Zeharya 9:9; Bavli, Sanhedrin 98a.
- Daniel 7; Bavli, Sanhedrin 98a.
- Yeremya 18.
- Yeremya 18:7–10.
- Yonah 3:4.
- Yonah 3:10.
- Yonah 3:4.
- Daniel 7.
- Bavli, Sanhedrin 98a.
- Daniel 7; Zeharya 9.
- Bavli, Sanhedrin 98a.
- Kabalat.com, Sanhedrin 98 ve Maşiah’ın geliş biçimleri üzerine ilgili inceleme.
- Yeremya 18.
- Devarim 18; Rambam, Devarim 18 yorumu.
- Yeremya 18:8.
- Yeremya 18.
- Yeremya 18.
- Yeremya 18:7–10.
- Yeremya 18:7–10; Yonah 3.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Maşiah kehanetlerinin koşullu olması Tanrı’nın sözünü başarısız hale getirir
“Thus the coming of Messiah in glory may be delayed (in human eyes) due to Israel's unworthiness, but the prophecy of it in Dan.7:13,14 will never be negated -otherwise we have the frightening prospect of God's word not being totally true, and being prone to failure.”
Aranan ayetin yanıt verdiği iddia
Hristiyan iddiası
Yeremya 18:8 — Ninova örneği gerçek koşulluluk değil yalnız ertelemedir
Tanah’ın cevabı
Cevabın tamamı ve kaynaklar
וְשָׁב֙ הַגּ֣וֹי הַה֔וּא מֵרָ֣עָת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתִּי עָלָ֑יו וְנִֽחַמְתִּי֙ עַל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר חָשַׁ֖בְתִּי לַעֲשׂ֥וֹת לֽוֹ׃ {ס}
Hristiyan yorumcu böylece gerçekleşmeyen felaketi “gerçekleşmedi değil, yalnız ertelendi” diye yeniden tanımlar. Yona bunu söylemez. Üstelik Yona tek başına duran bir istisna değildir; Yeremya 18 aynı ilkeyi genel biçimde açıklar. Yeremya 18:7–8 şöyle der: “Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu söküp yıkmaktan ve yok edern söz ederim. Fakat hakkında konuştuğum o ulus kötülüğünden dönerse, ona yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim.”988
Tanah, Yona kitabındaki olayın genel ilkesini açıklar. Bir ulus kötülüğünden döner; sonuç değişir. Bu peygamberliğin bozulması değil, uyarının amacına ulaşmasıdır. Yona Ninova’ya, halk kötü yollarından dönmezse şehrin yıkılacağını bildirmek üzere gönderilir; halkın teşuvası üzerine felaket gerçekleşmez. Hristiyan yorumun “erteleme” açıklaması bu nedenle yalnız Yona 3:10’a değil, Yeremya 18’in peygamberlik düzenine de karşıdır. Felaket uyarısının amacı insanı seyirci yapmak değil, kötülükten döndürmektir. Yeremya’nın peygamberi, kötülük sürerse felaketin geleceğini bildirir; teşuva meydana geldiğinde ise aynı Tanrı sonucu değiştirebileceğini açıkça söyler. Amaç halkı seyirci haline getirmek değil, onları uyandırmaktır. 989990
“Tanrı... onlara yapacağını söylediği kötülüğü yapmadı.” Yona 4:2 bunun nedenini açıklar: Tanrı merhametlidir ve kötülükten dönen insan karşısında bildirdiği felaketi gerçekleştirmeyebilir. Yeremya 18:7–10 bunu genel peygamberlik ilkesi haline getirir. Sanhedrin’in Yona üzerine deraşı bile “felaket ertelendi” demez; nehepehet sözünü Ninova’nın ahlaki dönüşümüyle ilişkilendirir. Hristiyan yorumun “erteleme”si bu kaynakların hiçbirinden çıkmaz. Neden buna ihtiyaç duyduğu ise açıktır. Gerçek koşulluluğu kabul ettiği anda, Sanhedrin 98a’daki iki alternatifin ikisinin de gerçekleşmek zorunda olduğu savı çöker. Bu sav çöktüğünde, “öyleyse Maşiah iki kez gelmelidir” sonucu da çöker. Bu nedenle Hristiyan yorumcu Ninova’yı olduğu gibi bırakamaz. 998
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 91, güncel revizyon.
- Yeremya 18:7–8.
- Kabalat.com, “Peygamberlik nedir?”; “Günah ve Aklanma”. Yonah 3:4–10.
- Yonah 3:10; Yeremya 18.
- Yonah 4:2; Yeremya 18:7–10.
Kitaptaki yanıtın tamamı
Hristiyan yorumcu, koşullu peygamberliğin Tanrı’nın sözünün doğruluğunu tehlikeye atacağını ileri sürdükten hemen sonra bir çıkış yolu önerir. Peygamberliklerin, muhataplarının ruhsal durumuna göre ertelenebileceğini, bunun için de Yona’nın Ninova hakkındaki peygamberliğinin örnek oluşturabileceğini söyler. Ardından aynı modeli Maşiah’a uygular: İsrael layık olmadığı için Daniel 7:13–14’teki görkemli geliş ertelenmiş olabilir; fakat bu peygamberlik bir gün mutlaka gerçekleşmelidir. Hristiyan yorumcu bu düşünceden İsa’nın ikinci gelişine ulaşır. Sorun çok açıktır. Yona kitabı Ninova’ya ilişkin felaketin ertelendiğini söylemez. Tanrı’nın onu yapmadığını söyler. Hristiyan yorumun iki geliş öğretisini koruyabilmesi için bu ikisi arasındaki farkı ortadan kaldırması gerekir. 982
Yona Ninova’ya girer ve şöyle ilan eder: “Kırk gün daha, Ninova altüst olacak.” Yona 3:4 Ninovalılar Tanrı’ya inanır. Kral tahtından kalkar, çula sarınır ve halkın kötülükten ve şiddetten dönmesini emreder. Ardından anlatının sonucu gelir: “Tanrı onların yaptıklarını, kötü yollarından döndüklerini gördü. Tanrı onlara yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti ve onu yapmadı.” Yona 3:10 İbranice son ifade sonucun ertelenmediğini, gerçekleşmediğini söyler: ve-lo asah — “ve yapmadı.” Yahudi kaynaklarında aktarılan İbranice metin de olay sırasını aynen korur: Ninovalılar teşuva eder; Tanrı onların kötü yollarından döndüğünü görür; söylemiş olduğu kötülüğü yapmaz. Hristiyan yorumun “erteleme” açıklamasının karşısındaki temel güçlük budur.983984
Metin “yapmadı” der; “erteledi” demez. Daha sonraki bir tarihte yapacağını söylemez. Kırk günlük süreyi ileri bir zamana taşımaz. Peygamberliğin hala beklediğini de söylemez. Tanah anlatıyı kapatırken, Tanrı’nın söylemiş olduğu kötülüğü yapmadığını bildirir. Hristiyan yorumun ihtiyaç duyduğu “erteleme” Yona kitabında yoktur. Yona’nın “kırk gün” ifadesi erteleme savını daha da daraltır. Hristiyan yorumun açıklamasında ikinci bir sorun vardır. Yona yalnız “Ninova bir gün yıkılacaktır” dememiştir. “Kırk gün daha...” demiştir. Zaman sınırı peygamberlik sözünün parçasıdır. Eğer Hristiyan yorumun mantığını kabul edip Ninova’nın yıkımını yüz yıl, beş yüz yıl veya belirsiz bir geleceğe taşırsak, artık Yona’nın söylediği şeyi gerçekleştirmiş olmayız.
Çünkü peygamberlik yalnız olaydan değil, zamandan da söz eder. Gündelik bir örnek bunu kolayca gösterir. Bir kişi “Bu bina kırk gün içinde yıkılacak” dediğinde, binanın yüzyıllar sonra yıkılması kırk günlük sözün gerçekleşmesi değildir. Hristiyan yorumcu tam da bunu yapmak zorundadır. Tanrı’nın sözünün mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini söyleyerek yıkımı geleceğe taşır, fakat bunu yaptığında peygamberlikteki kırk günlük süreyi görmezden gelir. Dolayısıyla “erteleme” çözümü, Tanrı’nın sözünü korumaz. Tanrı’nın sözünü değiştirir. Yona 4, olayın neden gerçekleşmediğini ayrıca açıklar Yona’nın kendi sözleri meseleyi daha da kesin hale getirir. Ninova kurtulduğunda Yona öfkelenir ve Tanrı’ya şöyle der:985
“Ben daha ülkemdeyken söylediğim bu değil miydi? Bu yüzden Tarşiş’e kaçmaya çalıştım. Çünkü Senin lütufkar ve merhametli, geç öfkelenen, sevgisi büyük ve kötülükten vazgeçen bir Tanrı olduğunu biliyordum.” Yona 4:2 Bu cümle çok önemlidir. Yona neden kaçmıştır? Çünkü Ninova’nın birkaç yüzyıl sonra yıkılacağını tahmin etmiştir diye mi? Hayır. Tanrı’nın insanların teşuvasını kabul ederek ilan edilen felaketi gerçekleştirmeyebileceğini bildiği için. Raşi’nin Yona 4:2 üzerine aktarılan açıklaması da aynı noktayı verir: Yona, onların teşuva etmeleri halinde Tanrı’nın şehri yıkmayacağını ve kendisinin onların gözünde yalancı görüneceğini biliyordu. Yona’nın korktuğu şey peygamberliğin “ertelenmesi” değildi. 986987
Felaketin gerçekleşmemesiydi. Kitabın olay örgüsü de tam olarak bunu anlatır. Hristiyan yorumcu kendi örneğinin anlamını değiştirir Burada Hristiyan yorumun savındaki daha ciddi sorun ortaya çıkar. Hristiyan yorumcu önce Tanrı tarafından bildirilen her olayın mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini varsayar. Yona kitabı ise bu varsayımla uyuşmayan açık bir örnek verir. “Tanrı... yapacağını söylediği kötülüğü yapmadı” demektedir. Bu durumda iki seçenek vardır. Ya Hristiyan yorumcu kendi peygamberlik ilkesini Tanah’a göre düzeltecektir. Ya da Yona’nın anlattığı olayı kendi ilkesine göre yeniden açıklayacaktır. Hristiyan yorumcu ikinci yolu seçer. Bildirilen felaketi “aslında gerçekleşmedi değil; yalnız ertelendi” diye açıklamak Yona’nın kendi sonucuna ekleme yapar.
Hristiyan yorumcu böylece gerçekleşmeyen felaketi “gerçekleşmedi değil, yalnız ertelendi” diye yeniden tanımlar. Yona bunu söylemez. Üstelik Yona tek başına duran bir istisna değildir; Yeremya 18 aynı ilkeyi genel biçimde açıklar. Yeremya 18:7–8 şöyle der: “Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu söküp yıkmaktan ve yok edern söz ederim. Fakat hakkında konuştuğum o ulus kötülüğünden dönerse, ona yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim.”988
Tanah, Yona kitabındaki olayın genel ilkesini açıklar. Bir ulus kötülüğünden döner; sonuç değişir. Bu peygamberliğin bozulması değil, uyarının amacına ulaşmasıdır. Yona Ninova’ya, halk kötü yollarından dönmezse şehrin yıkılacağını bildirmek üzere gönderilir; halkın teşuvası üzerine felaket gerçekleşmez. Hristiyan yorumun “erteleme” açıklaması bu nedenle yalnız Yona 3:10’a değil, Yeremya 18’in peygamberlik düzenine de karşıdır. Felaket uyarısının amacı insanı seyirci yapmak değil, kötülükten döndürmektir. Yeremya’nın peygamberi, kötülük sürerse felaketin geleceğini bildirir; teşuva meydana geldiğinde ise aynı Tanrı sonucu değiştirebileceğini açıkça söyler. Amaç halkı seyirci haline getirmek değil, onları uyandırmaktır. 989990
Eğer insanlar peygamberi dinler, kötülüklerinden döner ve yaklaşan felaketten kurtulurlarsa, peygamberlik başarısız olmuş değildir. Peygamber başarılı olmuştur. Ninova tam olarak bunun örneğidir. Yona konuşur. Halk inanır. Kötülük bırakılır. Tanrı onların dönüşünü görür. Felaket gelmez. Tanah’ın peygamberlik anlayışında bundan daha doğal bir sonuç olamaz. Hristiyan yorumun modeli ise garip bir sonuca götürür. Eğer Tanrı’nın peygamber aracılığıyla bildirdiği felaket mutlaka bir gün gerçekleşmek zorundaysa, teşuva yalnız cezayı ileri bir tarihe taşımış olur. Bu nedenle “dönerseniz felaketi getirmeyeceğim” çağrısı, “dönerseniz felaketi daha sonra getireceğim” anlamına gelmez.
Tanah böyle bir dönüşüm yapmaz. Sanhedrin’de Yona’nın nehepehet sözüne ilişkin deraş da “felaket ileri tarihe ertelendi” sonucunu vermez; sözcüğü şehrin fiziksel altüst oluşu ile halkın ahlaki dönüşümü arasındaki çift anlam üzerinden okur. Sanhedrin’de Yona’nın: Ninova nehepehet sözü ele alınır. İbranice nehepehet (altüst olacak/dönüşe uğrayacak) sözcüğü iki yönde okunur: şehir fiziksel olarak altüst olabilir veya halkın davranışı dönüşebilir. Gemara bu nedenle Ninova sözünü şehrin kötülükten dönüşmesiyle de ilişkilendirir. Bu açıklama deraştır. Yona 3:10, Ninve halkının davranışını değiştirmesi üzerine yıkım hükmünün kaldırıldığını söyler. Talmud’un açıklaması açıktır: Talmud bile “yıkım aslında yalnız ileri bir tarihe ertelendi” demez. 991
Hristiyan yorumcu rabbinik kaynakları yardıma çağırmak istediğinde yine aynı sorunla karşılaşır. Yona’nın peşatında Tanrı bildirilen felaketi gerçekleştirmez. Yeremya’nın ilkesi, halk kötülüğünden döndüğünde Tanrı’nın bildirdiği kötülüğü gerçekleştirmeyebileceğini söyler. Sanhedrin’deki deraş ise nehpehet sözünü Ninova’nın ahlaki dönüşümüyle ilişkilendiren ayrı bir yorum katmanıdır. Kaynak katmanları ayrıldığında tablo nettir. Yeremya koşullu uyarının genel ilkesini verir. “Felaket mutlaka bir gün gerçekleşmelidir” sonucu ise bu üç kaynaktan değil, Hristiyan yorumun iki-geliş mantığını koruma ihtiyacından gelir.992
Sanhedrin 98a şöyle diyebilir: İsrael layık olursa Daniel 7’deki biçim. Layık olmazsa Zeharya 9’daki biçim. Hristiyan yorumcu ise iki tasvirin de mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini söyler. Çünkü aksi halde Tanrı’nın sözünün bir kısmının gerçekleşmemiş olacağını düşünür. Yona ve Yeremya gerçek koşulluluğu kabul ettirdiğinde, şartlı iki seçeneğin ikisinin de tarih içinde gerçekleşmek zorunda olmadığı anlaşılır. Bu nedenle Daniel 7 ile Zeharya 9’un iki ayrı geliş halinde mutlaka gerçekleşmesi gerektiği sonucu Sanhedrin’in şartlı okumasından çıkmaz. İşte bu nedenle Ninova’nın gerçek anlamda affedilmiş olması Hristiyan yorumcu için küçük bir ayrıntı değildir. 993994995
İki geliş kanıtının dayandığı mantığı bozar. Hristiyan yorumun “erteleme”ye ihtiyacı tam da buradan doğmaktadır. Eğer felaket gerçekten kaldırılabiliyorsa, şartlı peygamberlik mümkündür. Şartlı peygamberlik mümkünse, Sanhedrin 98a’daki iki alternatifin ikisinin de gerçekleşmesi gerekmez. İkisinin de gerçekleşmesi gerekmiyorsa, bunlardan “iki geliş” çıkarılamaz. Böylece Hristiyan yorumun ikinci geliş savına ulaşmak için kurduğu zincir kopar. Erteleme mantığı Maşiah tartışmasında aynı işlevi görür. Ninova’nın gerçekleşmeyen felaketi ertelenmiş sayılır; İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah krallığı, dünya barışı, İsrael’in toplanması ve David krallığının yeniden kurulması da ikinci gelişe bırakılır. Böylece gerçekleşmeme, adayın veya teolojinin aleyhine kullanılabilecek bir ölçüt olmaktan çıkar; her eksiklik geleceğe taşınabilir.
Bu nedenle “erteleme” sözcüğü masum değildir. Hristiyan yorumun sisteminde çok önemli bir iş görür: Hristiyan yorumcu, gerçekleşmeyeni başarısızlık sayılmaktan kurtarmak için Ninova’daki gerçek koşulluluğu ertelemeye, Maşiah görevlerinde ise Tanah’ın vermediği ikinci geliş öğretisine dönüştürür. Yona’nın anlatısındaki sıra ise açıktır: kırk gün içinde yıkım bildirilir; halk kötülüğünden döner; Tanrı onların davranışını görür ve bildirdiği felaketi gerçekleştirmez. Bunun önemli bir teolojik sonucu da vardır. Ninovalılar kurtulmak için gelecekteki bir felaketin tarihini değiştirmemiştir. Kötülükten dönmüşlerdir. Tanrı’nın cevabı da yalnız takvimi değiştirmek değildir. Onları bağışlamaktır.996
Yona’nın anlatısı günah, uyarı, teşuva ve bağışlanma arasında ahlaki bir ilişki kurar. Erteleme modeli ise teşuvanın sonucunu bağışlanma yerine cezanın ileri tarihe taşınması olarak yeniden yorumlar. Bu ikinci sıra Yona kitabında yoktur. Yona’nın anlatısında teşuva, cezanın ileri tarihe taşınması değil bağışlanmanın sebebidir. Tanrı’nın sözünden dönmeyeceğini anlatan ayetler de bu sonucu değiştirmez. Hristiyan yorumun bütün kaygısı Tanrı’nın sözünün güvenilirliğidir. Fakat Tanrı’nın güvenilirliği, Tanrı’nın kendi koyduğu koşulları ortadan kaldırarak korunmaz. Tanrı Yeremya aracılığıyla bir ulusun davranışı değiştiğinde sonucun değişebileceğini söylüyorsa, Tanrı’nın sözüne sadakat tam da bu yapıyı kabul etmektir.
Tanrı’nın bildirdiği her felaketi şartlar değişse bile bir gün gerçekleştirmek zorunda olduğunu söylemek, Tanah’ın Tanrı’ya yüklemediği bir zorunluluktur. Tanrı’ya Tanah’ın koymadığı bir zorunluluk yüklemektir. Bu, özellikle Yona kitabında çarpıcı hale gelir. Tanrı kendisini: merhametli, geç öfkelenen, sevgisi büyük, kötülükten vazgeçen olarak tanıtır. Yona da Tanrı’yı tam bu nedenle tanıdığını söyler. Hristiyan yorumun sistemi ise Tanrı’nın vazgeçtiği felaketin yine de bir gün uygulanmasını ister. Böylece “Tanrı’nın sözünü korumak” adına Yona kitabının Tanrı tasvirinin karşısına geçer. Ninova örneği Hristiyan yorumun “erteleme” ilkesini desteklemez. Onu çürütür. Yona’nın sözü kırk günlük belirli bir süre verir. Ninova teşuva eder. Tanrı onların değiştiğini görür.997
“Tanrı... onlara yapacağını söylediği kötülüğü yapmadı.” Yona 4:2 bunun nedenini açıklar: Tanrı merhametlidir ve kötülükten dönen insan karşısında bildirdiği felaketi gerçekleştirmeyebilir. Yeremya 18:7–10 bunu genel peygamberlik ilkesi haline getirir. Sanhedrin’in Yona üzerine deraşı bile “felaket ertelendi” demez; nehepehet sözünü Ninova’nın ahlaki dönüşümüyle ilişkilendirir. Hristiyan yorumun “erteleme”si bu kaynakların hiçbirinden çıkmaz. Neden buna ihtiyaç duyduğu ise açıktır. Gerçek koşulluluğu kabul ettiği anda, Sanhedrin 98a’daki iki alternatifin ikisinin de gerçekleşmek zorunda olduğu savı çöker. Bu sav çöktüğünde, “öyleyse Maşiah iki kez gelmelidir” sonucu da çöker. Bu nedenle Hristiyan yorumcu Ninova’yı olduğu gibi bırakamaz. 998
Tanah “yapmadı” der. Hristiyan yorumun erteleme modeli bunu “henüz yapmadı” biçimine çevirmek zorundadır. Bu tek kelimelik ekleme yöntemdeki farkı gösterir. “Henüz” Yona’da yoktur. Yeremya’nın koşulluluk ilkesinde de yoktur. Ninova’nın bağışlanmasının açıklamasında da yoktur. Bu sözcüğe Hristiyan iki geliş teolojisi ihtiyaç duyar. Hristiyan yorumcu bir kez daha Tanah’ın söylediğini Hristiyan teolojisinin ihtiyaçlarına göre değiştirir; gerçekleşmeyen şeyi gerçek koşulluluk olarak kabul etmek yerine geleceğe erteleyerek iki geliş öğretisini kurtarmaya çalışır. Tanah’ın metni buna izin vermez. Ninova’da felaket ertelenmemiştir. Ninova değişmiş, Tanrı da bildirdiği felaketi gerçekleştirmemiştir. Hristiyan yorumun “erteleme” açıklaması Tanah’ın açıklaması değil, iki geliş öğretisini ayakta tutmak için Tanah’a eklenen Hristiyan bir zorunluluktur.
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 91, güncel revizyon.
- Daniel 7:13–14.
- Yonah 3:4.
- Yonah 3:10.
- Yonah 4.
- Yonah 4:2.
- Yonah 4:2; Raşi, Yonah 4:2 yorumu.
- Yeremya 18:7–8.
- Kabalat.com, “Peygamberlik nedir?”; “Günah ve Aklanma”. Yonah 3:4–10.
- Yonah 3:10; Yeremya 18.
- Yonah 3:10.
- Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 35–38.
- Bavli, Sanhedrin 98a.
- Daniel 7; Zeharya 9.
- Daniel 7; Zeharya 9.
- Kabalat.com, “Peygamberlik nedir?”; “Günah ve Aklanma”.
- Yonah 3:10.
- Yonah 4:2; Yeremya 18:7–10.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Ninova örneği gerçek koşulluluk değil yalnız ertelemedir
“However, there may well be a principle of deferment- that prophecies have their fulfilment deferred depending on the spiritual state of those with whom the prophecy deals. The case of Jonah's prophecies against Nineveh well indicate this. Thus the coming of Messiah in glory may be delayed (in human eyes) due to Israel's unworthiness, but the prophecy of it in Dan.7:13,14 will never be negated -otherwise we have the frightening prospect of God's word not being totally true, and being prone to failure.”
