KABALAT

Top Menu

  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim

Main Menu

  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Yahudi Yaşamı Merkezi
    • Dua ve Mitsvaların İçsel Anlamı
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Kabala Kavramları Sözlüğü
    • Zohar Öğrenme Merkezi
    • İlahi İsimler ve Harfler
    • Kabalistler ve Eserler
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
      • İleri Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
    • 251 İddia Arşivi
  • ToraOku ↗
  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim
KABALAT
Menü
  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Yahudi Yaşamı Merkezi
    • Dua ve Mitsvaların İçsel Anlamı
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Kabala Kavramları Sözlüğü
    • Zohar Öğrenme Merkezi
    • İlahi İsimler ve Harfler
    • Kabalistler ve Eserler
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
      • İleri Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
    • 251 İddia Arşivi
  • ToraOku ↗
  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim
  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Yahudi Yaşamı Merkezi
    • Dua ve Mitsvaların İçsel Anlamı
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Kabala Kavramları Sözlüğü
    • Zohar Öğrenme Merkezi
    • İlahi İsimler ve Harfler
    • Kabalistler ve Eserler
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
      • İleri Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
    • 251 İddia Arşivi
  • ToraOku ↗
Şemot Yorumları
Ana Sayfa›Tora ve Tanah›Tora Yorumları›Şemot Yorumları›Sazlık Denizi’nin Yarılması: Doğa İçinde İşleyen Mucize

Sazlık Denizi’nin Yarılması: Doğa İçinde İşleyen Mucize

Yazan Gökhan Duran
22 Haziran 2020
2925
0
Paylaş:
Sazlık Denizi’nin Yarılması: Doğa İçinde İşleyen Mucize kapak görseli

Bir kapının kilidinin nasıl çalıştığını bilmek bize açılma mekanizmasını gösterir. Kapıyı kimin ve neden açtığını anlamak ise olayın zamanını, amacını ve sonucunu bilmeyi gerektirir. Sazlık Denizi’nin yarılması da buna benzer. Rüzgarın suyu nasıl hareket ettirdiğini fizik yoluyla araştırabiliriz. İsrael’in neden tam o anda kurtulduğunu, Mısır ordusunun neden aynı yerde yenildiğini ve olayın neden Yahudi tarihinin kurucu anlarından biri olduğunu Tora anlatır.

Yam Suf’un yarılması gerçek bir mucizedir ve Tora kuvvetli doğu rüzgarını bu mucizenin içinde gösterir. Haşem, Moşe’ye elini denizin üzerine uzatmasını söyler; bütün gece esen rüzgar denizi geri iter; sular ayrılır; İsrael kuru zeminden geçer; ardından sular Mısır ordusunun üzerine döner. Fiziksel süreç ile Tanrısal eylem aynı anlatının parçalarıdır.

“Doğal mıydı, doğaüstü müydü?” sorusu ancak olayın iki yönü birlikte görüldüğünde tamamlanır. Yahudi düşüncesinde mucize bazen yaratılışın alışılmış düzeninde açık bir değişim olarak görünür. Bazen de yaratılmış düzen tam gereken yerde ve zamanda Haşem’in amacına hizmet eder. Yam Suf anlatısı rüzgarı, yarılan suları ve Tanrısal kurtuluşu tek olayın içinde birleştirir.

Tora rüzgarı ve yarılan suları birlikte anlatır

Şemot 14:21 olayın fiziksel hareketini ayrıntılı biçimde verir:

Moşe elini denizin üzerine uzattı. Haşem bütün gece denizi kuvvetli bir doğu rüzgarıyla geri çekti, denizi kuru zemine çevirdi ve sular yarıldı.

Ayetteki beruah kadim azza kol halayla ifadesi “bütün gece kuvvetli bir doğu rüzgarıyla” demektir. Rüzgar gece boyunca eser; deniz yatağı giderek açılır ve geçilebilecek hale gelir. Tora olayın zamana yayılan yönünü özellikle kaydeder.

Hemen sonraki ayet ise başka bir görüntü verir:

İsrael oğulları denizin içindeki kuru zeminde yürüdüler; sular sağlarında ve sollarında onlar için birer duvar oldu. (Şemot 14:22)

Şirat Hayam, Denizin Şarkısı, aynı olayı şiir diliyle daha da büyütür: sular yığılır, akıntılar bir set gibi yükselir ve derinlikler denizin kalbinde donar (Şemot 15:8). Burada İsrael’in karşısında açılan olağanüstü yol görülür. Bir yanda gece boyunca esen rüzgar, diğer yanda duvar gibi duran sular vardır.

Tora rüzgarı doğrudan Haşem’in kullandığı araç olarak sunar. Cümlenin öznesi Haşem’dir: Haşem denizi rüzgarla geri çeker. Moşe de Haşem’in buyruğuna uyarak elini uzatır. Rüzgar aracıdır, kurtuluşun faili Haşem’dir.

Raşi, kuvvetli doğu rüzgarını Tanah boyunca yargıyla ilişkilendirilen rüzgar olarak açıklar. Yirmeyahu, Hoşea, Yehezkel ve Yeşayahu’da doğu rüzgarı yıkıcı hükmün aracı olarak görünür. Böylece aynı rüzgar hem İsrael için yol açar hem Mısır’ın gücünü yargıya taşır.

Güçlü rüzgar sığ suyu nasıl çekebilir?

Uzun süre aynı yönden esen güçlü bir rüzgar, sığ bir gölün veya kıyı bölgesinin suyunu bir tarafa doğru itebilir. Su rüzgarın geldiği kıyıdan uzaklaşır ve normalde su altında kalan zemin açığa çıkar. Bilimde bu olaya wind setdown, yani rüzgarın su seviyesini bir kıyıda düşürmesi denir.

Bu etkinin gözlenmiş bir örneği 1882’de Mısır’ın kuzeydoğusundaki sığ Manzala Gölü’nde yaşandı. Güçlü bir doğu rüzgarının ardından bölgeyi ölçen İngiliz subay Alexander Tulloch, ertesi sabah suyun gözden kaybolduğunu, balıkçı teknelerinin çamura oturduğunu ve insanların bir gün önce su bulunan yerde yürüdüğünü kaydetti. Rüzgar sığ suyu yaklaşık on bir kilometre uzağa sürmüştü.

Benzer su seviyesi değişimleri Erie Gölü gibi büyük ve sığ göllerde ölçülmüştür. Rüzgar bir uçtaki suyu öteki uca yığdığında iki kıyı arasında metrelerle ifade edilen seviye farkı oluşabilir. Güçlü ve uzun süreli rüzgarın sığ su üzerindeki bu etkisi, suyun bilinen fiziksel davranışıdır.

2010 yılında atmosfer bilimci Carl Drews ile okyanus bilimci Weiqing Han, bu mekanizmayı Doğu Nil Deltası’nın Geç Tunç Çağı için yeniden kurulan coğrafyasında bilgisayar modeliyle inceledi. Çalışmaları hakemli bilim dergisi PLOS ONE’da yayımlandı. Modelde doğudan saatte yaklaşık 100 kilometre hızla esen rüzgar on iki saat boyunca sürdü. Sonuçta 3–4 kilometre uzunluğunda ve yaklaşık 5 kilometre genişliğinde bir kara geçidi açıldı; geçit dört saat kadar açık kaldı.

Drews ve Han’ın modeli, Nil’in eski Pelusium kolunun Tanis Gölü’ne açıldığı Doğu Nil Deltası’ndaki sığ bir lagünü ele alır. Tora’nın kullandığı Yam Suf, yani “Sazlık Denizi” için tarih boyunca farklı coğrafi yerler önerilmiştir. Çalışmada seçilen alan bu önerilerden biridir. Modelin alanı bugünkü Kızıldeniz’in ortası yerine eski deltadaki sığ lagündür.

Modelin gösterdiği şey fiziksel imkandır: uygun derinlik, kıyı biçimi, rüzgar yönü ve yeterli süre bir araya geldiğinde su iki yana çekilebilir ve arada geçit açılabilir. Çalışmanın konusu akışkanlar mekaniğidir. Geç Tunç Çağı’ndaki kıyı çizgisini, geçişin gerçek yerini ve olayın tarihini belirlemek için ayrıca tarihsel, coğrafi ve arkeolojik araştırma gerekir. Tora ise olayın kişilerini, kurtuluş amacını ve İsrael’in hafızasındaki yerini bildirir.

Colin Humphreys ve James Hoffmeier de sığ su, rüzgar ve eski Mısır coğrafyası üzerinden benzer ihtimalleri ele almıştı. Rabbi Jonathan Sacks, Tora’daki rüzgar ayrıntısını bu çalışmalarla yan yana getirir. Bilim suyun geri çekilme biçimini inceler; Tora aynı olayın kimin iradesiyle, hangi amaçla ve hangi tarihsel sonuçla gerçekleştiğini anlatır.

Mısır’ın gücü nasıl kendi tuzağına dönüştü?

Mısır ordusunun üstünlüğü savaş arabalarına dayanıyordu. Şemot 14, Paro’nun seçkin arabalarını ve süvarilerini İsrael’in peşine gönderdiğini özellikle söyler. Yüzyıllar sonra Melahim Alef 10:26–29, Mısır’ın Kral Şlomo döneminde bile savaş arabası ve at ticaretinin önemli merkezlerinden biri olduğunu gösterir. Mısır’ın askeri gücü hız, ağırlık ve hareket üstünlüğü sağlıyordu.

Deniz yatağında bu üstünlük tersine döner. Tora, Haşem’in arabaların ilerleyişini ağırlaştırdığını anlatır. Yaya hareket eden insanlar ıslak ve çamurlu zeminden geçebilirken ağır savaş arabaları zorlanabilir. Rüzgarın açtığı bir geçit ihtimalinde de aynı durum ortaya çıkar: İsrael’in araçsız oluşu geçişi kolaylaştırır; Mısır’ın değerli savaş arabaları ise onları yavaşlatır.

Rabbi Sacks’ın anlattığı mümkün fiziksel sahnede Mısırlılar arabalarını bırakmak istemez. Tekerleklerle uğraşırken rüzgar zayıflar ve su geri dönmeye başlar. Arabaların çamura saplanması ve askerlerin onlarla uğraşması bu açıklamanın kurduğu ayrıntılardır; Tora ise rüzgarı, ağırlaşan arabaları ve dönen suyu açıkça verir. Mısır’ın güvendiği askeri araç sonunda ölümün aracına dönüşür.

Tora’nın ahlaki düzeni daha da derindir. Paro daha önce İbrani erkek çocuklarının Nil’e atılmasını emretmişti (Şemot 1:22). Mısır, İsrael’i suyla yok etmeye çalışmıştı; sonunda kendi ordusu suların altında kaldı. Yargı zulmün biçimini Mısır’a geri döndürür. İsrael’in çocuklarını yutması beklenen su, kölelere yol açar ve onları öldürmeye gelen orduyu içine alır.

Mısırlılar sonucu kendi gözleriyle tanır: “İsrael’in önünden kaçalım; çünkü Haşem onlar için Mısır’a karşı savaşıyor” (Şemot 14:25). Mucizenin anlamını ilk söyleyenler, İsrael’in peşinden denize giren askerlerdir. Doğal güç olarak gördükleri deniz ve rüzgar, Haşem’in yargısının aracı haline gelmiştir.

Doğa içinde işleyen mucize

Bilinen bir fiziksel süreç de Haşem’in yönetimi içinde işler. Yağmurun nasıl oluştuğunu öğrenmek, yaratılış düzenini daha ayrıntılı görmemizi sağlar. Rüzgarın suyu nasıl çektiğini öğrenmek de Yam Suf’ta gerçekleşen kurtuluşun fiziksel yönünü aydınlatır. Asıl soru, suyun hareket edebilmesi kadar bu hareketin neden tam o gece, tam o yerde ve İsrael’in kurtuluşuna hizmet edecek biçimde gerçekleştiğidir.

Ramban, Şemot 13:16 yorumunda büyük ve açık mucizelerin insanı gizli mucizeleri tanımaya götürdüğünü söyler. Açık mucize yaratılışın alışılmış düzeninde belirgin bir değişim gösterir. Gizli mucize ise yağmur, hastalık, savaş, yolculuk ve tarih gibi olağan süreçlerin içinde Haşem’in gözetimini açığa çıkarır. Ramban’a göre Mısır’dan Çıkış’ın büyük işaretleri, insanın günlük hayatındaki Tanrısal yönetimi görebilmesi için kalıcı bir eğitimdir.

Yam Suf bu iki biçimin birleştiği bir olaydır. Suların duvar gibi durması açık mucizenin görkemini taşır. Gece boyunca esen doğu rüzgarı da Haşem’in yaratılış düzenini kurtuluşun aracı haline getirdiğini gösterir. Tora aynı kurtuluşu hem büyük işaretin görkemiyle hem de yaratılmış düzenin işleyişiyle anlatır.

Talmud, Şabat 53b’de doğa düzeninin değişmesi hakkında iki farklı tepkiyi korur. Eşini kaybetmiş yoksul bir babanın çocuğunu emzirebilmesi için bedeninde olağanüstü bir değişim gerçekleşir. Rav Yosef bunu adamın büyüklüğünün işareti sayar. Abaye ise doğal düzenin onun için değiştirilmesini düşük bir durum olarak değerlendirir. İki görüş, Haşem’in yardımını kabul eder; ayrıldıkları nokta yardımın hangi yoldan gelmesinin daha yüksek olduğudur.

Bu tartışma mucizenin değerini yalnız doğanın ne kadar değiştiğiyle ölçmememizi öğretir. Haşem’in iradesi bazen görünür bir kırılma içinde, bazen de yaratılışın kendi düzeni içinde gerçekleşir. Yardımın kaynağı ve yöneldiği amaç, olayın dış görünüşü kadar önemlidir.

Denizin yaratılışta aldığı görev

Şemot 14:27, sabaha karşı denizin le-eitano, “gücüne” veya “eski güçlü haline” döndüğünü söyler. Peşat, yani ayetin doğrudan anlamı budur. Midraş aynı harfleri li-tena’o, “şartına” şeklinde okuyarak ikinci bir anlam açar: Haşem denizi yaratırken İsrael için yarılmasını şart koşmuştur. Bereşit Rabba 5:5 ve Mekhilta deRabbi Şimon bar Yohay’daki bu deraş, yaratılışın Haşem’in amacına göre kurulduğunu öğretir. Deniz İsrael’in önünde açıldığında yaratılışından beri taşıdığı görevi yerine getirir. Midraş suyun fiziksel hesabından çok, o suyun dünyadaki amacını açıklar.

Burada kelime oyununun derinliği ortaya çıkar. Le-eitano denizin “gücüne”, li-tena’o ise “şartına” işaret eder. İlk bakışta bir şart varlığı sınırlar. Midraş ise denizin gerçek gücünü şartını yerine getirmesinde bulur. Deniz, Yaratıcı’nın kendisine verdiği göreve cevap verdiğinde kendi yaratılış amacına ulaşır.

Hulin 7a’da Rabbi Pinhas ben Yair’in önüne Ginai Nehri çıkar. Rabbi Pinhas esirleri kurtarma mitsvasını yerine getirmek üzere yoldadır ve nehirden yarılmasını ister. Nehir, kendisinin de Haşem’in iradesini yerine getirerek aktığını söyler. Rabbi Pinhas, yol vermediği takdirde bir daha suyunun akmamasına hükmedeceğini bildirir ve nehir yarılır.

Mezeritch Maggid’i bu hikayeyi yaratılışın amacı üzerinden açıklar. Nehir akarak Yaratıcı’nın sözüyle kendisine verilen düzeni yerine getirir; Rabbi Pinhas ise esirleri kurtarma mitsvasıyla Yaratıcı’nın iradesini gerçekleştirir. Söz nehre varlık ve işleyiş verir, irade bu varlığın hangi amaca hizmet edeceğini gösterir. Nehir kurtuluşa yol açtığında kendi yaratılış amacını yerine getirir. Doğa da mitsva da tek Yaratıcı’nın iradesi içinde yer alır.

Yirmeyahu 33:25, Haşem’in gece ve gündüzle kurduğu antlaşmadan ve göklerle yer için koyduğu yasalardan söz eder. Doğanın düzenliliği Haşem’in kurduğu ve sürdürdüğü bu antlaşmayı yansıtır. Deniz de düzenli biçimde akarken, gerektiği anda kurtuluşa yol açarken ve sonra yeniden eski gücüne dönerken aynı Yaratıcı’nın buyruğunu taşır.

Avoda Zara 3a aynı düşünceyi bütün yaratılışa genişletir. Rabbi Şimon ben Lakiş, Bereşit 1:31’deki haşişi, “altıncı gün” ifadesini Sinay’ın altıncı günüyle ilişkilendirir. Haşem’in yaratılışla, İsrael’in Tora’yı kabul etmesi üzerine bir şart kurduğunu öğretir. Bu deraş, göklerin ve yerin varlığını Tora’nın dünyada yaşanması amacına bağlar.

Roş Aşana’da Adam’ın yaratıldığı altıncı gün için “Bugün Senin işlerinin başlangıcıdır” deriz. Dünya beş gün önce yaratılmaya başlamıştı; yine de insanın Haşem’i tanıyıp özgürce hizmet edebileceği gün, yaratılışın amacının görünür hale geldiği başlangıç sayılır. Deniz için de benzer bir ilke vardır. Suyun varlığı üçüncü günde belirir; fakat deniz İsrael’e yol açtığında kendi tarihsel görevini açığa çıkarır.

Pirkei Avot 5:6, yaratılışın ilk Şabat’ından hemen önce hazırlanan olağanüstü şeyleri sayar: toprağın ağzı, kuyunun ağzı, Bilam’ın eşeğinin ağzı, gökkuşağı, man, Moşe’nin asası ve başka unsurlar. Denizin yaratılışta aldığı şart ise Bereşit Rabba 5:5’in ayrı öğretisidir. İki kaynak aynı büyük düşünceyi açar: Tarihte şaşırtıcı biçimde ortaya çıkan olayların yeri yaratılışın başlangıcındaki amaçta hazırlanmıştır.

Yahudi imanı Sinay’da nasıl temellenir?

Rambam, Mişne Tora, Hilhot Yesodei HaTora 8:1’de Yahudi imanının temelini Sinay’daki ortak tanıklığa yerleştirir. Moşe’nin işaretleri belirli ihtiyaçları karşılamıştır: İsrael’i kurtarmak için deniz yarılmış, halkı doyurmak için man verilmiş, su gerektiğinde kaya açılmıştır. Moşe’nin eşsiz peygamberlik otoritesi ise bütün halkın Sinay’da Tanrısal hitabı birlikte işitmesiyle kesinleşmiştir.

Yam Suf ile Sinay böylece aynı tarihin iki kurucu anı olur. Deniz mucizesi İsrael’i kurtarır, Mısır’ın hükmünü kırar ve halkı şarkı söyleyebilecek bir özgürlüğe taşır. Sinay ise Moşe’nin peygamberliğini ve Tora’nın otoritesini ulusal vahiy üzerine kurar. Önce kölelikten çıkış gerçekleşir; ardından özgürlüğün hangi Tanrısal sözle yaşayacağı bildirilir.

Şemot 14:31, halkın Haşem’in Mısır’a karşı yaptığı büyük işi gördüğünü, Haşem’den korktuğunu ve Haşem’e ve kulu Moşe’ye güvendiğini söyler. Bu deneyim halkı Sinay’daki doğrudan ortak işitmeye hazırlar. Yam Suf kölelikten çıkışın tamamlandığı, Sinay ise özgürlüğün hangi Tanrısal sözle yaşayacağını öğrendiği andır.

Bilimsel modelin görevi suyun hareketini açıklamaktır. Rüzgarın sığ suyu geri çekebildiğini gösteren hesap, Tora’nın verdiği fiziksel ayrıntının anlaşılır bir mekanizmayla uyumunu ortaya koyar. Tora’nın Tanrısal otoritesi ve Moşe’nin peygamberliği ise Sinay’daki ulusal vahiy, Masora — yani kuşaktan kuşağa aktarılan Yahudi geleneği — ve İsrael’in ortak hafızası üzerinde durur.

Yam Suf için ilgili fizik: sığ su ve rüzgar

Yam Suf’un rüzgarla açılma ihtimalini inceleyen alan, sığ sulardaki hareketi açıklayan akışkanlar mekaniğidir. Hesapta rüzgarın hızı ve süresi, suyun derinliği, kıyının biçimi ve akış yönü kullanılır. Kuantum mekaniği ise atom-altı ölçekteki olayları ele alır. Heisenberg’in Belirsizlik İlkesi, bir parçacığın konumu ile hareket miktarının aynı anda ne kadar kesin bilinebileceğine sınır koyar.

Modern fizik, on dokuzuncu yüzyıldaki katı determinizmin yerine daha ayrıntılı olasılık ve ölçüm kuramları geliştirdi. Bu kuramlar da sonuçları belirli şartlar ve matematiksel ilişkiler içinde sınar. Yam Suf için bilimsel yol, belirli bir coğrafyada belirli bir rüzgar altında suyun nasıl davranacağını hesaplamaktır. Ölçülebilir bir fizik modeli hız, süre, derinlik ve kıyı biçimi gibi veriler üzerine kurulur.

Lubaviçer Rebbe, 1971’de Ortodoks Yahudi Bilim İnsanları Derneği’ne yazdığı mektupta modern bilimin on dokuzuncu yüzyılın katı determinizmini geride bıraktığını vurguladı. Yahudi bilim insanlarını Tora karşısında aşağılık duygusundan kurtulmaya ve Haşem’in hem doğa içinde hem de doğanın alışılmış düzeninin üzerinde eyleyebileceğini açıkça söylemeye çağırdı. Başka bir mektubunda ise nes, yani mucize kavramının çok düşük olasılıklı bir olaydan daha geniş olduğunu; yerleşik düzende gerçek bir değişimi anlattığını belirtti. Bilimsel tevazu ile Tora’daki mucize anlayışı böylece kendi anlamlarını korur.

Planck, Schrödinger ve Pauli’nin kişisel felsefi düşünceleri bilim tarihinin ilgi çekici parçalarıdır. Yam Suf’un tarihsel ve Tanrısal anlamı kendi Tora kaynağına dayanır. Yahudi düşüncesi bilimi, yaratılışın işleyişini araştıran değerli bir bilgi alanı olarak kabul eder; Tora da bu işleyişin kaynağını, amacını ve insan üzerindeki yükümlülüğünü açıklar.

Rebbe, matematikçi Paul Rosenbloom ile konuşurken bu birliği çok sade bir örnekle anlatmıştı. Bir öğrenci laboratuvarda kimyasal tepkimeyi gözlemlediğinde, tepkimenin bilimsel açıklamasını öğrenir ve aynı zamanda işleyen düzenin Haşem’in yaratıcı gücüyle var olduğunu bilir. Kimya kendi yöntemini korur; Tora ise araştırılan dünyanın kime ait olduğunu ve bilginin insana hangi sorumluluğu yüklediğini gösterir.

Aynı Rebbe mektubu günlük hayat için iki görevi yan yana koyar: İnsan sorumluluğunu eylemle yerine getirir; çalışır, tedavi olur, plan yapar ve tedbir alır. Aynı zamanda Haşem’in doğa içinde ve doğanın alışılmış düzeninin üzerinde eyleyebileceğine tam iman eder ve bereketin kaynağını O’nda bilir.

Zohar I:117a, altıncı binyılın altı yüzüncü yılında “yukarıdaki hikmet kapıları” ile “aşağıdaki hikmet kaynakları”nın açılacağını söyler. Daha sonraki Hasidik açıklamalar bunu Tora’nın iç bilgeliğiyle dünya hakkındaki bilginin birlikte çoğalması olarak okur. Her bilgi alanı kendi yöntemiyle konuşur; ikisi de tek Yaratıcı’nın dünyasına bakar.

Yam Suf neden her gün hatırlanır?

Sazlık Denizi’nin yarılması Yahudi hayatında her sabah yeniden hatırlanır. Sabah duası Şaharit’te Şirat Hayam’ı okur, Şema’nın ardından Geula, yani kurtuluş berahasında Mısır’dan Çıkış’ı ve denizin yarılmasını yeniden anarız. Geçmişte yaşanan kurtuluş, günlük ibadetin içinde bugünkü kimliğimizi biçimlendirmeye devam eder.

Yam Suf’ta İsrael, dünyadaki son hükmün Haşem’e ait olduğunu gördü. Paro’nun buyruğu, savaş arabalarının gücü ve denizin engeli O’nun iradesi karşısında çözüldü. Denizi yaratan Haşem onu kurtuluş yolu haline getirdi; köleler karşı kıyıya özgür bir halk olarak çıktı ve ilk büyük ortak şarkısını söyledi.

Rabbi Jonathan Sacks bu anı “dönüştürücü olay” olarak adlandırır. Böyle bir olay, onu yaşayan insanların kimliğine ve gelecekteki sorumluluğuna yön verir. Emil Fackenheim’ın “tarihi değiştiren olay”, Alain Badiou’nun ise “olay” kavramıyla anlatmaya çalıştığı düşünce burada somut hale gelir: İsrael kaçan köleler olarak denize girer, Haşem’in kurtardığı halk olarak karşı kıyıya çıkar; görür, güvenir ve şarkı söyler. Şirat Hayam’da kendisini “edindiğin halk” diye adlandırır (Şemot 15:16).

Olayın doğa içinde anlaşılabilir bir yönü, ahlaki anlamını daha da görünür kılar. Mısır’ın üstünlüğü kendi zayıflığına, İsrael’in zayıflığı ise kurtuluş yoluna dönüşür. Haşem Mısır’ın güvendiği askeri düzeni kendi yargısının aracına çevirir.

Bilim rüzgarın suyu nasıl geri çekebildiğini gösterebilir. Tora ise rüzgarın neden o gece estiğini, geçidin kimin için açıldığını, kimin için kapandığını ve bu olaydan nasıl bir halk doğduğunu anlatır. Biri suyun hareketini, diğeri tarihin anlamını açıklar; ikisi aynı yaratılışın farklı yönlerine bakar.

Midraşın le-eitano ile li-tena’o arasında kurduğu bağ, bu düşünceyi birkaç harfte toplar. Deniz eski gücüne dönerken yaratılışta aldığı şartı da yerine getirir. Doğanın gerçek gücü, Haşem’in ona verdiği görevi eksiksiz taşımasında görünür.

Rüzgar da su da zaman da mekan da Haşem’in yarattığı düzene aittir. O gece bütün bu unsurlar tek bir Tanrısal amaca yöneldi: İsrael’i kölelikten çıkarmak, Mısır’ın zulmünü yargılamak ve dünyaya özgürlüğün nihai kaynağının Haşem olduğunu göstermek. Yam Suf’un mucizesi rüzgarın, denizin ve tarihin aynı Tanrısal kurtuluşta birleşmesinde görünür.

Kaynaklar

Şemot 1:22; 14:15–31; 15:1–18. Melahim Alef 10:26–29. Yirmeyahu 33:25.

Raşi, Şemot 14:21 ve 14:25. Ramban, Şemot 13:16. Rambam, Mişne Tora, Hilhot Yesodei HaTora 8:1.

Bereşit Rabba 5:5; Şemot Rabba 21:6; Mekhilta deRabbi Şimon bar Yohay, Şemot 14:27.

Talmud Bavli, Hulin 7a; Şabat 53b; Avoda Zara 3a. Pirkei Avot 5:6.

Rabbi Jonathan Sacks, “The Divided Sea”.

“The Anatomy of a Miracle”, Lubaviçer Rebbe’nin öğretilerine dayanan açıklama. Mezeritch Maggid’i, Or Tora, Beşalah 89; öğretinin aktarımı için Tzvi Freeman, “Quantum Talmud”.

Carl Drews ve Weiqing Han, “Dynamics of Wind Setdown at Suez and the Eastern Nile Delta”, PLOS ONE 5/8 (2010), e12481.

Colin Humphreys, The Miracles of Exodus, 2003, s. 247–248. James K. Hoffmeier, Israel in Egypt: The Evidence for the Authenticity of the Exodus Tradition, 1996, s. 199–215.

Lubaviçer Rebbe, “Judaism Without Miracles”, 1971 tarihli mektup; “Quantum Reality & Ancient Wisdom”.

“The Rebbe and the Math Professor”: Paul Rosenbloom ile bilim ve Tora eğitimi üzerine görüşme.

Zohar I:117a; altıncı binyılın altı yüzüncü yılında yukarıdaki ve aşağıdaki hikmet kapılarının açılması.

Emil Fackenheim, To Mend the World, 1982, s. 14–20. Alain Badiou, Being and Event, 2006, s. 255.

Kutsal Kitabınızı bilirseniz, hiç kimse Tanrı’ya olan inancınızı ve O’nunla olan bağlantınızı çalamayacaktır.

Önceki Makale

Noah’ın Tevası ve Aron HaBerit: İki Sandığın ...

Sonraki Makale

Mikve Nedir? Tahara, Tevila ve Suyun Yahudilikteki ...

0
Paylaşım
  • 0
  • +
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

İlgili Yazılar

  • On Emir Nedir? İki Levha ve Beş Çiftin Gizli Yapısı
  • Suların Yarılması Doğal mıydı, Mucize miydi? – Rabbi Jonathan Sacks zt”l
  • Tanrı, İsrael’in Mısır’da Köle Olmasına Neden İzin Verdi? (3)

İlgili Yazılar Yazarın Diğer Yazıları

  • Tanrı, İsrael’in Mısır’da Köle Olmasına Neden İzin Verdi? (3) kapak görseli
    Şemot Yorumları

    Tanrı, İsrael’in Mısır’da Köle Olmasına Neden İzin Verdi? (3)

    25 Temmuz 2020
    Yazan Gökhan Duran
  • Buluşma Çadırı'ndaki Melekler kapak görseli
    Şemot Yorumları

    Buluşma Çadırı’ndaki Melekler

    11 Aralık 2018
    Yazan Gökhan Duran
  • On Emir'deki Gizli Yapı: İki Levha ve Beş Çift kapak görseli
    Şemot Yorumları

    On Emir Nedir? İki Levha ve Beş Çiftin Gizli Yapısı

    10 Ağustos 2026
    Yazan Gökhan Duran
  • Suların Yarılması Doğal mıydı, Mucize miydi? - Rabbi Jonathan Sacks zt"l kapak görseli
    Şemot Yorumları

    Suların Yarılması Doğal mıydı, Mucize miydi? – Rabbi Jonathan Sacks zt”l

    29 Şubat 2024
    Yazan Gökhan Duran
  • Tanrı, İsrael’in Mısır’da Köle Olmasına Neden İzin Verdi? (1) kapak görseli
    Şemot Yorumları

    Tanrı, İsrael’in Mısır’da Köle Olmasına Neden İzin Verdi? (1)

    24 Temmuz 2020
    Yazan Gökhan Duran
  • Tanrı, İsrael’in Mısır’da Köle Olmasına Neden İzin Verdi? (2): Keçiler ve Giysiler kapak görseli
    Şemot Yorumları

    Tanrı, İsrael’in Mısır’da Köle Olmasına Neden İzin Verdi? (2): Keçiler ve Giysiler

    25 Temmuz 2020
    Yazan Gökhan Duran

Leave a reply Yanıtı iptal et

  • Yahudilik'te Çok Eşlilik kapak görseli
    Halaha ve Mitsvalar

    Yahudilik’te Çok Eşlilik

  • İki Ağacın Hikayesi: Nehirler ve Uluslar
    Bereşit Yorumları

    İki Ağacın Hikayesi (30): Nehirler ve Uluslar

  • Kabala’ya Giriş

    Başlangıca Dair Kabalistik Sorulara Cevaplar

Kabalat.com

  • Hakkımda
  • Yayın İlkeleri
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
  • Gizlilik
  • Çerez Politikası
  • ToraOku ↗