55. İddia: Tanah’ın eski Grekçe çevirisi Septuaginta’nın parthenos kullanması, İbranice ayetin bakire doğumu anlattığını kanıtlar
İddia başlığının kaynak notları: 470
Hristiyan iddiası
“It is noteworthy that the Jewish translated Septuagint version uses the Greek word ‘parthenos’ for ” virgin” here, which definitely means a virgin in the sexual sense.”
Cevap
Hristiyan yorumun Yeşaya 7:14 için kullandığı en ciddi filolojik dayanaklardan biri Grekçe çeviridir. İbranice ha-almah karşılığında ἡ παρθένος, he parthenos, bulunur. Bu veri gerçekten önemlidir; çünkü Grekçe Yeşaya Hristiyanlıktan önce çevrilmiştir. Dolayısıyla parthenos kelimesini Hristiyanların sonradan ayete yerleştirdiğini söylemek tarihsel olarak doğru değildir.471 Hristiyan yorum, daha sonraki Yahudi Grekçe çevirilerinde neanis, “genç kadın”, tercih edilmesini de eski anlayıştan uzaklaşma olarak yorumlar. Tartışma başka bir yerde başlar: Hristiyanlık öncesi bir Yahudi çevirmenin parthenosu seçmiş olması, Yeşaya’nın erkeksiz biçimde gebe kalacak bir bakireyi ve gelecekteki Maşiah’ı haber verdiğini kanıtlar mı?
Grekçe metin gerçekten şöyle der: “ἰδοὺ ἡ παρθένος ἐν γαστρὶ ἕξει καὶ τέξεται υἱόν…” — “İşte, o parthenos rahminde taşıyacak ve bir oğul doğuracak…” Fakat “Septuaginta” adı da bazen olduğundan daha tek parça bir eser izlenimi doğurur. Yetmiş iki Yahudi bilgenin Grekçeye yaptığı ünlü çeviri hakkındaki eski gelenek Tora’nın beş kitabıyla ilgilidir. Neviim ve Ketuvim’in Grekçe çevirileri farklı dönemlerde, farklı çevirmenler tarafından hazırlanmıştır. Grekçe Yeşaya Hristiyanlıktan öncedir, fakat Yeşaya peygamberden yüzyıllar sonra yapılmış bir çeviridir.472
Bu ayrım, çevirinin değerini azaltmaz; ne tür bir tanık olduğunu belirler. Bir çeviri kaynak metni başka dile taşırken aynı anda seçimler yapar. İki dilde tam karşılığı bulunmayan bir kelime söz konusu olduğunda çevirmen seçeneklerden birini tercih eder. Bu tercih bize eski bir okuyucunun kelimeyi nasıl duyduğuna dair değerli bilgi verebilir. Fakat çevirmenin seçimi, kendisinden yüzyıllar önce yazılmış İbranice kelimeye yeni bir anlam ekleyemez.
Bunu renkli bir camın arkasındaki resme benzetebiliriz. Cam çok eski olabilir ve bu yüzden son derece değerlidir. Yine de gördüğümüz rengin ne kadarının resme, ne kadarının cama ait olduğunu ayırırız. Grekçe Yeşaya da İbranice metnin çok eski ve önemli bir tanığıdır; İbranice Yeşaya’nın kendisi değildir.
Hristiyan yorum parthenosun cinsel anlamda bakireyi kesin biçimde ifade ettiğini söyler. Septuaginta’nın kendi kullanımı bu kesinliği desteklemez. Bereşit 34:2, Şehem’in Dina’yı alıp onunla cinsel ilişkiye girdiğini açıkça anlatır. Hemen sonraki ayette Grekçe metin aynı Dina için parthenos kelimesini kullanır.473474 Alman Bible Society’nin yayımladığı Septuaginta metninde bu sıra Bereşit 34:2–3’te açıkça korunmuştur. Cinsel birleşme anlatıldıktan sonra da Dina “parthenos” diye anılmaktadır. Bu kullanım, kelimenin her yerde teknik ve değişmez biçimde “cinsel ilişki yaşamamış kadın” anlamına gelmediğini gösterir.475
Parthenos elbette birçok bağlamda “bakire” anlamına gelir. Buna itiraz etmek için bir neden yoktur. Fakat bir kelimenin sık kullanılan anlamı ile her cümlede zorunlu anlamı aynı değildir. Eski Yahudi Grekçesinde parthenos genç kız veya genç kadın alanına da uzanabilir. Dina örneği bu konuda sözlük tanımından daha değerlidir, çünkü kelimenin gerçek metin içindeki kullanımını görürüz.
Hristiyan yorumun parthenogenesis örneği de aynı nedenle belirleyici değildir. Modern bilimsel bir terimin Grekçe parthenos kökünden kurulmuş olması, eski Grekçede kelimenin bütün kullanımlarını teknik olarak “bakire” anlamına sabitlemez. Bugünkü bir bileşik terim, iki bin yıldan eski bir kelimenin tarihsel anlam alanını geriye doğru belirleyemez.
Yeşaya 7:14 için Hristiyan yorumun istediği çeviri bütünüyle kabul edilse bile sonuç değişmez. Yeşaya 7:14’teki parthenosu hiçbir tereddüt bırakmadan “bakire” diye çevirelim. O zaman elimizde şu cümle olur: “Bakire bir kadın bir oğul doğuracak.” Bu cümle yine de “bir erkekle hiçbir zaman birlikte olmadan gebe kalacak” demez. Bir kadın bir anda bakire olabilir, daha sonra evlenebilir ve çocuk doğurabilir. Cümlenin gebeliğin nasıl meydana geldiğini ayrıca söylemesi gerekir. Grekçe Yeşaya’da “erkek olmadan”, “hiçbir erkek onu tanımadan” veya aynı anlama gelen bir açıklama bulunmaz.
Matta’nın anlatısında ise bu ek bilgi vardır. Önce Miryam’ın Yosef ile birlikte olmadan gebe olduğu anlatılır; sonra parthenos içeren Yeşaya sözü bu doğuma uygulanır.476 Böylece parthenos Matta’nın hikayesi içinde çok daha dar ve belirli bir anlam kazanır. Fakat o anlamı yalnız kelime yaratmaz. Onu belirleyen, kelimenin yerleştirildiği yeni doğum anlatısıdır.
Grekçe çeviri ayrıca Yeşaya’nın tarihsel saatini değiştirmez. 7:14’te parthenos okuyan aynı Grekçe metin, birkaç satır sonra çocuğun iyiyi ve kötüyü bilmeden önce Ahaz’ın korktuğu iki kralın ülkesinin terk edileceğini söylemeye devam eder. Parthenos kelimesi vardır; Retsin ile Pekah da vardır. Çocuğun gelişimi bu iki kralın sonuna bağlanmıştır.
Bu yüzden yalnız 14. ayetteki tek Grekçe kelimeye bakmak yanıltıcı olabilir. 14–16 birlikte okunduğunda Grekçe Yeşaya’nın bütün sahnesi görünür: Ahaz, David evi, parthenos, İmmanuel, çocuğun büyümesi ve Ahaz’ın korktuğu iki kral. Miryam yoktur. İsa yoktur. Yedi yüzyıl sonraya uzanan ikinci bir tarih yoktur. Erkeksiz gebelik açıkça yoktur. Çocuğun Maşiah olduğu da söylenmez.
Hristiyanlık öncesi çevirmenin seçimi bu nedenle en fazla şunu kanıtlar: o çevirmen almah için parthenosu uygun görmüştür. Bunun ötesindeki iddia için başka bir tanık gerekir. Hristiyan yorumun tezi için gereken tarihsel tanık, Hristiyanlık öncesi bir Yahudi metninin Yeşaya 7:14’ü gelecekte Maşiah’ın bir erkek olmadan bakireden doğacağı şeklinde açıklamasıdır.477 Hristiyan yorum böyle bir kaynak göstermez.
Üstelik Hristiyanlıktan önceki İbranice tanık da elimizdedir. Kumran’da bulunan Büyük Yeşaya Parşömeni 1QIsaᵃ, Yeşaya 7:14’te yine almah okumasını korur. Böylece Masoretik metindeki almahın Hristiyan bakire doğum öğretisine karşı daha sonra Yahudiler tarafından ayete konduğu düşüncesi dışarıda kalır.
İki eski tanık böylece yan yana durur. İbranice metinde almah vardır; eski Grekçe çeviride parthenos vardır. Bunların değeri farklıdır. İbranice tanık kaynak metni taşır. Grekçe tanık, o kaynak metni daha sonra başka bir dilde karşılayan eski Yahudi çeviri tercihini taşır. Çevirinin eskiliği onu çok değerli yapar; fakat kaynak kelimenin yerine geçirmez.
Daha sonraki Yahudi Grekçe çevirilerinde neanis, “genç kadın”, tercih edilmesi de geçmişe dönük bir inanç üretmez. Hristiyanlık sonrasındaki çevirmenlerin neanisi özellikle tercih ettiği varsayılsa bile bundan önceki Yahudilerin bakireden doğacak Maşiah öğretisini benimsedikleri sonucu çıkmaz. İki çevirmenin farklı Grekçe sözcükler seçmesi, önceki çevirmenin gizli bir Maşiah öğretisine sahip olduğunu kanıtlamaz.
Eğer Hristiyanlık öncesi Yahudilikte Yeşaya 7:14 gerçekten mucizevi bakire doğumlu Maşiah beklentisinin açık bir kaynağı olsaydı, bunun tek izinin bir Grekçe kelime olması da şaşırtıcı olurdu. Böyle sıra dışı bir öğretinin erken Yahudi Maşiah tasvirlerinde, yorumlarda veya başka metinlerde açık bir yankısının bulunması beklenirdi. Hristiyan yorumun sunduğu malzeme böyle bir tanık vermez.478 Parthenosa bütün bir Maşiah ve doğum teolojisi yüklenir.
Septuaginta bu tartışmada dışarı atılacak değil, doğru yere konacak bir tanıktır. Parthenosun Hristiyanlık öncesi olduğunu kabul ederiz. Kelimenin birçok bağlamda “bakire” anlamına geldiğini de kabul ederiz. Yeşaya 7:14’te onu “bakire” diye okumayı dahi bütünüyle kabul edebiliriz. Yine de aynı Grekçe metin erkeksiz gebeliği söylemez ve çocuğun gelişimini Ahaz’ın korktuğu iki kralın sonuna bağlar.
Matta bundan sonra yeni bağlantıyı kurar. Eski Grekçe parthenosu, Miryam’ın erkekle birlikte olmadan gebe kaldığı hikayenin içine yerleştirir.479 Böylece kelime, kendi başına taşımadığı özel doğum biçiminin kanıtı gibi işlemeye başlar. Grekçe Yeşaya’da parthenos vardır; babasız gebelik öğretisi ise Matta’nın anlatısında açık hale gelir.
Septuaginta’nın kanıtladığı şey bu yüzden sınırlı ama gerçektir: Hristiyanlıktan önceki bir Yahudi çevirmen Yeşaya’nın almahını parthenos ile çevirmiştir. Bunun ötesindeki “Yahudiler İsa’dan önce Maşiah’ın erkeksiz biçimde bakireden doğacağını biliyorlardı” sonucu kelimenin içinde bulunmaz. Parthenostan Miryam’a, Miryam’den erkeksiz gebeliğe, oradan Maşiah’a ve İsa’ya giden bağlantıları kuran metin Yeşaya veya Septuaginta değil, Matta’nın doğum anlatısıdır.
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 5–6 ve 38–41. ↩
Kabalat.com, “Matta, Septuaginta’dan mı alıntı yapmaktadır?”; “Yeşaya 7:14, İsa’nın Bakire’den Doğumu’nu mu haber vermektedir?”. ↩
Kabalat.com, “Matta, Septuaginta’dan mı alıntı yapmaktadır?”. ↩
Kaynak: Bereşit 34. ↩
Kaynak: Bereşit 34:2–3. ↩
Kabalat.com, “Matta, Septuaginta’dan mı alıntı yapmaktadır?”. ↩
Kabalat.com, “Yeşaya 7:14, İsa’nın Bakire’den Doğumu’nu mu haber vermektedir?”; “Matta, Yeşaya 7:14’ü Nasıl Dönüştürdü?”. ↩
Kaynak: Yeşaya 7:14. ↩
Kaynak: Yeşaya 7:14. ↩
Kabalat.com, “Matta, Yeşaya 7:14’ü Nasıl Dönüştürdü?”; “Matta, Septuaginta’dan mı alıntı yapmaktadır?”. ↩



