182. İddia: Hristiyanlığın iki bin yıldır var olması İsa’nın tarihsel kişi olduğunu ve iddialarının ciddiye alınması gerektiğini gösterir
Hristiyan iddiası
“If, as some Jews claim, there is no evidence that Jesus of Nazareth ever existed, then the very existence of Christianity is difficult to explain. It is asking an awful lot to expect anyone to believe that millions of people over the last 2,000 years have based their beliefs on someone who never existed, and to have such an intense faith in him that they were motivated to spread their faith in him worldwide, often at the risk of persecution and death.”
Cevap
Çok erken dönemde ortaya çıkan, kısa sürede geniş coğrafyaya yayılan ve merkezinde belirli bir kişi bulunan Hristiyan hareketi tarihçi için açıklanması gereken gerçek bir olgudur. Bir hareketin varlığını tümüyle göz ardı edip kurucu figürü hiç yaşamamış varsaymak güçlü kanıt ister. Bu nedenle İsa’nın tarihsel varlığı meselesini hafife almak doğru olmaz.2067
Fakat bir inancın iki bin yıl sürmesi tarihsel varlığın doğrudan kanıtı değildir. Kalıcılık, hareketin tarihsel gücünü gösterir; kurucu hakkındaki her anlatının doğruluğunu göstermez. Bir dinin veya ideolojinin takipçi sayısı, onun birbirinden ayrı tarihsel ve teolojik iddialarını tek paket halinde doğrulayamaz.
İsa’nın yaşamış olup olmadığı sorusu zaten daha iyi araçlarla incelenebilir: birinci ve ikinci yüzyıl metinleri, erken Hristiyan belgeleri, Yosefus, Tacitus ve dönemin tarihsel bağlamı. Ana akım tarih araştırmasında İsa’nın tarihsel bir kişi olarak varlığı geniş ölçüde kabul edilir. Bu kabulün nedeni iki bin yıllık takipçi sayısı değil, kaynakların tarihsel değerlendirilmesidir.2068
Yahudi araştırmacılar bunun iyi örneğini verir. Joseph Klausner, kapsamlı Jesus of Nazareth eserinde İsa’yı birinci yüzyıl Yahudi tarihi içinde gerçek kişi olarak inceler; buna rağmen onu Yahudiliğin beklediği Maşiah, peygamber veya yeni yasa koyucu olarak kabul etmez. Böylece “tarihsel olarak vardı” ile “Maşiah’tır” önermeleri aynı çalışmada açıkça ayrılır.2069
David Flusser de aynı ayrımı başka bir düzeyde sürdürür. İbrani Üniversitesi’nde İkinci Bet HaMikdaş dönemi ve erken Hristiyanlık uzmanı olarak İsa’nın tarihsel portresini Yahudi bağlamı içinde yeniden kurmaya çalışır. Bu çalışmalar tarihsel İsa ile Hristiyanlığın İsa hakkındaki teolojik iddialarını ayrı inceler.2070
Maşiah kimliği ise başka bir sınamadır. Yeremya 23’te David soyuna ilişkin kral hüküm sürer ve onun günlerinde Yehuda kurtulur, İsrael güven içinde yaşar. Yehezkel 37’de İsrael yeniden birleşir ve David soyuna ilişkin kralın altında toplanır. Yeşaya 11’de savaş ve yıkım sona erer, yeryüzü YHWH bilgisiyle dolar. Bir kişinin tarihsel olarak yaşamış olması bu sonuçların gerçekleştiğini göstermez.2071
Tora’nın kendi yöntemi de popülerliğin doğruluk ölçütü olmadığını gösterir. Devarim 13, hatta bir işaret gerçekleşse bile İsrael’i YHWH’den uzaklaştıran çağrının reddedileceğini söyler. Demek ki Tora açısından “çok kişi izledi”, “hareket uzun sürdü” veya “olağanüstü etkisi oldu” tek başına dinsel doğruluk üretmez.2072
Hristiyan iddiası ikiye ayrılmalıdır. “İsa tarihsel olarak yaşamıştır” önermesi ciddi tarihsel temele sahiptir. “Öyleyse Maşiah kimliği iddiası güçlenir” önermesi ise aynı kanıttan çıkmaz. Tarih, bir kişinin varlığını gösterebilir; Maşiah kimliğini Tanah’ın kendi ölçütleri belirler.
Kaynaklar
Heaster, Jesus for Jews, 5.2 “The Historicity of Jesus of Nazareth”, PDF s. 8–10. Heaster, milyonlarca kişinin iki bin yıl boyunca var olmamış bir kişiye inandığını düşünmenin güç olduğunu savunur ve ardından dış tarihsel kaynakları sıralar. ↩
E. P. Sanders, The Historical Figure of Jesus, Penguin, 1993; Robert E. Van Voorst, Jesus Outside the New Testament, Eerdmans, 2000; Bart D. Ehrman, Did Jesus Exist?, HarperOne, 2012. Bu çalışmalar farklı teolojik konumlardan hareket etseler de tarihsel İsa’nın varlığını kabul eder ve soruyu kaynak eleştirisiyle inceler. ↩
Joseph Klausner, Jesus of Nazareth: His Life, Times, and Teaching, İng. çev. Herbert Danby, London: Allen & Unwin, 1925; İbranice aslı Yeshu Ha-Notzri, 1922. Klausner İsa’yı tarihsel bir Yahudi figürü olarak işler; sonuç bölümünde onu Maşiah, peygamber, yasa koyucu veya yeni dinin kurucusu olarak Yahudi ölçütleri içinde kabul etmez. ↩
David Flusser, Jesus, Magnes Press, gözden geçirilmiş baskı 1997/2001; ayrıca David Flusser ve R. Steven Notley, The Sage from Galilee: Rediscovering Jesus’ Genius, Eerdmans, 2007. Flusser, tarihsel İsa’yı İkinci Bet HaMikdaş Yahudiliği içinde inceler. ↩
Yeremya 23:5–8; Yehezkel 37:21–28; Yeşaya 11:1–12. Bu pasajlar Davidik yönetim, İsrael’in toplanması, güvenlik ve Tanrı bilgisinin yayılması gibi somut sonuçları aynı Maşiah’a ilişkin gelecekle ilişkilendirir. ↩
Devarim 13:2–5. Tora, gerçekleşen işaret veya harikanın bile YHWH’ye sadakat ölçütünün yerine geçmeyeceğini söyler. Buradaki ilke, toplumsal başarı ve etkileyiciliğin ilahi doğruluk için bağımsız ölçüt olamayacağını gösterir. ↩



