11. İddia: Sinay antlaşması gerçek yaşam veya kurtuluş sunmaz
İddia başlığının kaynak notları: 75
Hristiyan iddiası
“The Mosaic Law made no promise of eternal life or resurrection, only of long life now. Thus the Mosaic system could not offer eternal life – i.e. salvation.”
Cevap
Tora kendi yolunu tanımlarken “yaşam” kelimesini seçer. Moşe, İsrael’in önüne iki yol koyduğunu söyler: “Bak, bugün önüne yaşamı ve iyiliği, ölümü ve kötülüğü koydum.”76 Birkaç ayet sonra aynı düşünceyi daha da kişisel hale getirir: “Yaşamı ve ölümü önüne koydum… yaşamı seç; sen ve soyun yaşayasınız.”77 Ardından “yaşamı seçmek” sözünün ne anlama geldiğini de açıklar: HaŞem’i sevmek, O’nun sesini dinlemek ve O’na bağlanmak; “çünkü O senin yaşamındır.”78
Bu cümlelerin karşısında “Sinay yaşam vermez” demek, Tora’nın kendi kullandığı temel kelimeyi başka bir sözlükle yeniden tanımlamayı gerektirir. Moşe’nin karşılaştırması “Tora mı, yaşam mı?” değildir. Bir tarafta HaŞem’e bağlılık, diğer tarafta O’ndan yüz çevirme vardır. Yaşam ilk tarafa, ölüm ikinci tarafa aittir. Devarim Rabbah çevresindeki klasik yorum geleneği de bölümü bu seçim ekseninde okur: yaşam, iyilik ve bereket bir yanda; ölüm ve kötülük öte yandadır.
Vayikra aynı düşünceyi başka bir biçimde söyler: “Kurallarımı ve yasalarımı koruyacaksınız; insan onları yaptığı zaman onlarla yaşayacaktır. Ben HaŞem’im.”79 Ve-hay bahem, “onlarla yaşayacaktır.” Bu sözün yalnız biyolojik ömrü anlattığı ileri sürülebilir. Fakat Sifra, ayeti Olam HaBa (gelecek dünya) ile ilişkilendirir: “Onlarla yaşayacaktır” sözü bu dünyayla sınırlı olamaz; insan burada sonunda ölür. Raşi de aynı açıklamayı aktarır. Ramban ise mitsvalarla bağlantılı yaşamın farklı derecelerinden söz eder. Böylece klasik Yahudi geleneği Vayikra’nın “yaşam” dilini yalnız uzun ömür anlamına kapatmaz.
Asıl güçlük “kurtuluş” kelimesi baştan Hristiyan dogmatiğinin teknik anlamıyla tanımlandığında ortaya çıkar. Önce kurtuluşun ne olması gerektiği Hristiyan sistem tarafından belirlenir; sonra Tora’da bu özel formül bulunamayınca “Tora kurtuluş sunmaz” denir. Oysa Tanah’ın kendi dünyasında günah, bağışlanma, teşuva (dönüş), arınma, doğruluk, HaŞem’e yakınlık, sürgünden kurtuluş, Olam HaBa, diriliş ve yaşam vardır. Bunların hepsini başka bir dinin daha sonra kurduğu tek bir tanımın dışında bırakıp ardından Yahudiliği “kurtuluştan yoksun” saymak, Tanah’ı kendi kavramlarıyla okumak değildir.
Yehezkel 18 bu noktayı somut bir günahkar üzerinden gösterir. Peygamber kusuru küçültmez. Kötü kişi gerçekten günah işlemiştir. Fakat “işlediği bütün günahlarından döner, bütün kurallarımı korur, adalet ve doğruluk yaparsa kesinlikle yaşayacaktır; ölmeyecektir. İşlediği bütün suçları ona karşı hatırlanmayacaktır.”80 Burada geçmiş günah gerçektir, dönüş gerçektir ve İlahi söz de gerçektir: suçlar artık ona karşı hatırlanmayacaktır. Reşit Hokhma, bu bölümü teşuvanın en açık peygamberlik temellerinden biri olarak kullanır ve tam bu cümleyi öne çıkarır.
HaŞem hemen ardından, “Kötü kişinin ölümünden gerçekten hoşnut olur muyum?… Onun yollarından dönüp yaşamasından değil mi?” diye sorar.81 Peygamberin düzenine gelecekte ölecek günahsız bir insan, onun kanına bağlanma veya başka bir aracıyı kabul etme şartı eklenmez. Günahkar yönünü değiştirir, doğruluk yapar ve yaşar.
Bu öğreti insanın kusursuz olduğu varsayımına dayanmaz. Tam tersine, seçim ancak yanlışın mümkün olduğu yerde anlamlıdır. Bir baba çocuğuna gerçekte açılamayan bir kapıyı gösterip “yaşamı seç” derse, ortada ahlaki bir seçim değil, sahte bir çağrı vardır. Moşe’nin sözleri böyle okunamaz. Tora günahı mümkün görür; aynı nedenle teşuvayı da mümkün görür. İnsan etkiler, arzular ve zayıflıklar içinde karar verir, fakat yön tayin etme sorumluluğu ondan alınmaz.
Bu yüzden Sinay’ı yalnız insanı başarısızlığa uğratan ve onu başka bir dini kapıya mecbur bırakan geçici düzen olarak okumak, Devarim’in kendi anlatımına uymaz. Moşe yaşamı erişilemez bir ödül gibi göstermez; “yaşamı seç” der ve seçimin yönünü de açıklar: HaŞem’i sev, O’nun sesini dinle ve O’na bağlan. Hristiyanlık buna ayrıca İsa’yı kabul etme şartı eklemek istiyorsa, o şartın Tanah’tan geldiğini Tanah’ta göstermesi gerekir. Devarim 30 yaşamın kapısına böyle bir şart koymaz.
Sinay’ın dili ölüm değil yaşam dilidir. Tora “onlarla yaşayacaktır” der; Moşe “yaşamı seç” der; Yehezkel günahkarın dönüp yaşayabileceğini söyler. “Tora gerçek yaşam sunmaz” iddiası bu kelimelerin açıklaması değil, onların üzerine daha sonra kurulmuş başka bir teolojinin yerleştirilmesidir.82



