Yeremya 31’de Yeni Antlaşma: Tora İptal Ediliyor mu?
Yeremya 31:31–34’teki “yeni antlaşma” ifadesi, Hristiyan İncili’nde özellikle İbraniler 8–10 tarafından İsa’nın aracılığıyla kurulan yeni bir antlaşma olarak yorumlanır. İbraniler 8:13, “yeni” denmesini önceki antlaşmanın eskimesiyle ilişkilendirir; Matta 26:28 ise İsa’nın kanını “antlaşma kanı” olarak sunar. Bu nedenle temel soru, Yeremya’nın gerçekten Tora’nın ve Sinay antlaşmasının yürürlükten kaldırılacağını mı, yoksa İsrael’in aynı Tanrısal öğretisini artık içselleştireceği gelecekteki yenilenmeyi mi anlattığıdır.
Tanrı, “Yeni bir antlaşma” demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşense çok geçmeden yok olur.
İbraniler 8:13
Hatta, Hristiyanlar bu yeni antlaşmanın önceden haber verildiğini de iddia ederler:
İsrael Evi ile ve Yahuda Evi ile yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor” diyor Rab,
“Atalarını Mısır’dan çıkarmak için ellerinden tuttuğum gün onlarla yaptığım antlaşmaya benzemeyecek. Onların kocası olmama karşın, bozdular o antlaşmamı” diyor Rab.
“Ama o günlerden sonra İsrael halkıyla yapacağım antlaşma şudur” diyor Rab, “Yasamı içlerine yerleştirecek, yüreklerine yazacağım. Ben onların Tanrısı olacağım, onlar da benim halkım olacak.
Bundan böyle kimse komşusunu ya da kardeşini, ‘Rab’bi tanıyın’ diye eğitmeyecek. Çünkü küçük büyük hepsi tanıyacak beni” diyor Rab. “Çünkü suçlarını bağışlayacağım, günahlarını artık anmayacağım.”
Yeremya 31:31-34
Misyonerler, bu ayetlerde geçen “yeni antlaşma”nın yeni kurtuluş yoluna, Hrıstiyan İncili’ne ve orada bahsedilen İsa’nın ölümü ile sağlanan kefarete atıf olduğunu iddia ederler:
Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.
Matta 26:28
Peki, Tora’nın emirlerini yerine getirmeyi temel alan Sinay’daki antlaşmaya ne oldu?
İbraniler kitabının yazarı, Yeremya 31:31 ayetini yorumlayarak, Tora’nın yaşam veren emirlerinin eskimiş olduğunu ilan etmektedir:
Tanrı, “Yeni bir antlaşma” demekle ilkini eskimiş saymıştır. Eskiyip köhneleşen ise çok geçmeden yok olur.
İbraniler 8:13
Kısaca, Yeni Antlaşma yazarı, Tanrı’nın Yahudi halkı ile yaptığı antlaşmanın zamanının geçtiğini söylemektedir.
Buna göre, bu Yeni Antlaşma mektubu kurtuluşun İsa’nın Başkahin, kurban ve mesih olduğuna iman ile mümkün olduğunu söylemektedir. (İbraniler 4:14-16)
1.Yeremya Peygamber henüz gerçekleşmemiş, gelecekteki Mesih Çağı’ndan bahsetmektedir. Bu dönemde Yahuda ve İsrael Evleri bir araya toplanacaktır.
Hristiyanlar tarafından bambaşka bir biçime sokulan “Yeni bir antlaşma”, Peygamber Yeremya’nın sözlerinin yeniden kurgulanmasıdır. Yeremya 31: 31-34 ayetleri 2000 yıl önce gerçekleşen veya geçmişte gerçekleşen bir olayla ilgili bir peygamberlik değildir. Aksine, gelecekte Mesih çağında gerçekleşeceklere ait bir peygamberliktir.
İsrael Evi ve Yahuda Evi, daha önce tek bir Kral’ın hükümdarlığı altında yaşarken, ikiye bölünmüş olan Yahudilerin iki devletidir. Ancak Mesih Çağı’nda Yahudiler dağılmış oldukları topraklardan vaat edilmiş olan topraklarına tümüyle döneceklerdir. (Yeşaya 11:11-12; Yeremya 23:8; 30:3; Hoşea 3:4-5)
Yeremya’nın 31:31-34 ‘te İsrael Evi ve Yahuda Evi ile diye belirtmesi, Yeremya’nın Yahudi halkına, kayıp on kavmin tekrar birleşmesi ve yeniden tesis edilmesinden sonra konuştuğunu göstermektedir.
Hristiyanların iddia ettiği gibi İsa’nın ölümü ile yerine gelen yeni antlaşma zamanında söz konusu kavimlerin yeniden birleşmesi veya eski hallerine dönmesi gerçekleşmemiştir.
Birinci yüzyılda kuzeydeki İsrael Krallığı artık bağımsız bir siyasi varlık değildi; Asur fetihleri ve sürgünleri yüzyıllar önce gerçekleşmişti. Yeremya’nın sözünü ettiği “İsrael Evi ile Yahuda Evi”nin yeniden tek halk düzeninde toplanması ise gerçekleşmiş değildi. Peygamberliğin hedefi yalnız bireylerin farklı ülkelerde bulunması değil, bölünmüş İsrael’in Tanrı’nın yönetimi altında yeniden kurulmasıdır.
Kısaca, Yeremya’nın tarif ettiği yeni antlaşma düzeni tamamlanmış değildir. Peygamberlik, Yahuda ile İsrael’in yeniden birleşmesini, Tanrı’nın Torası’nın halkın içine ve kalbine yazılmasını ve Tanrı bilgisinin artık ayrıca öğretilmeye ihtiyaç kalmayacak ölçüde yayılmasını birlikte anlatır. Hezekiel 37:15–28 de bölünmüş İsrael’in tek halk ve tek yönetim altında yeniden birleşmesini aynı gelecek düzenin parçası yapar. Bu ölçütlerin bütünü birinci yüzyılda gerçekleşmemiştir.
Yeremya 31:34’ün dikkatlice okunması, Yeremya’nın yaklaşık 2000 yıl önce gerçekleşmiş Hristiyan çarmıhından bahsetmediğini, fakat Mesih çağında Yahudi halkının bir araya toplanmasından bahsettiğini hemen göstermektedir.
2.Mesih Çağı’nda Tanrı Bilgisi dünyayı kaplayacaktır.
Mesih Dönemi’nde dünya Tanrı bilgisi ile dolacaktır.
Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, Dünya da Rab’bin yüceliğinin bilgisiyle dolacak.
Habakkuk 2:14
Rab bütün dünyanın kralı olacak. O gün yalnız Rab, yalnız O’nun adı kalacak.
Zekeriya 14:9
Yeremya da aynı dönemden bahsetmektedir. Küçük, büyük her insanın Tanrı’yı tanıyacak olduğu dönemden:
Bundan böyle kimse komşusunu ya da kardeşini, ‘Rab’bi tanıyın’ diye eğitmeyecek. Çünkü küçük büyük hepsi tanıyacak beni” diyor Rab. “Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.” (Yeremya 31:34)
Yukarıdaki ayet açıkca evrensel Tanrı bilgisinin gerçekleşeceği dönemden bahsetmektedir.
Bu destansı olay birinci yüzyılda gerçekleşti mi? Ya da daha sonra? İnsan ırkının her bireyi Tanrı’yı biliyor mu? Elbette hayır.
Yeremya’nın ölçütü soyut bir “antlaşma başladı” beyanı değildir. “Küçük büyük hepsi Beni tanıyacak” sözü, Tanrı bilgisinin halk içinde ayrıca öğretilmeye ihtiyaç bırakmayacak ölçüde içselleşmesini anlatır. Dinî öğretim, misyonerlik, inanç tartışmaları ve Tanrı hakkında temel anlaşmazlıklar hâlâ varlığını sürdürdüğüne göre bu tasvirin tamamlandığı söylenemez.
Şu an her insanın “Tanrı’yı bildiği”, yeni antlaşma döneminde mi yaşıyoruz?
3. Brit, “yeni bir kutsal kitap” değil antlaşma demektir
Yeremya 31:31’deki “antlaşma” olarak tercüme edilen kelime
(brit)’dir. Bu kelime yeni bir kutsal kitap, yeni bir kurtuluş planı, eski emirlerin iptali veya yeni bir Tora anlamına gelmemektedir.
בְּרִית — brit kelimesinin temel anlamı antlaşma, ahit veya tarafları bağlayan ilişkidir; “yeni kutsal kitap” ya da “yeni kurtuluş yöntemi” anlamına gelmez. Yeremya’nın asıl belirleyici sözü bir sonraki cümlededir: Tanrı “Toramı — תּוֹרָתִי, Torati — onların içine koyacağım ve yüreklerine yazacağım” der (Yeremya 31:33). Yeni olan Tora’nın yerine başka bir öğreti gelmesi değil, Tanrı’nın Torası’nın artık yalnız dışarıdan emredilen değil, halkın içine yerleşmiş ve iradesiyle bütünleşmiş olmasıdır.
KANIT:
Ben de Yaakov’la, Yitshak’la, Avraam’la yaptığım antlaşmayı
Levililer 26:42ve onlara söz verdiğim ülkeyi anımsayacağım.
Ona de ki, ‘Onunla bir esenlik antlaşması
Çölde Sayım 25:12yapacağım.
4.Yeremya, Mesih Çağı’nda gerçekleşecekler ile Mısır’dan Çıkış’ta yaşananları karşılaştırmaktadır.
Yasanın Tekrarı 28 ve 29.bölümlerde, Moşe Rabbenu, tüm Yahudi halkına Tanrılarının sözünü iyice dinler ve onlara ilettiği bütün buyruklarına uyarlarsa bereketler vereceğini, ancak; O’ndan yüz çevirirlerse düşmanlarının topraklarında sürgün edileceklerini belirtmektedir.
Yeremya 31:31-34 ayetleri Yeremya Kitabı’nda devam eden temanın bir parçasıdır. Yeremya’nın özgün yazınsal motifi, İsraeloğulları’nın Mısır’dan kurtuluşu ile Mesih Çağı’ndaki ebedi kurtuluşu arasında karşılaştırma yaparak, sonraki ebedi kurtuluşun öncekini gölgede bırakacağını belirtmektedir.
Yeremya bunu şu sözlerle yapmaktadır:
Artık insanların, ‘İsrael halkını Mısır’dan çıkaran Rab’bin varlığı hakkı için’ demeyecekleri günler geliyor” diyor Rab.
“Bunun yerine, ‘İsrael soyunu kuzey ülkesinden ve sürdüğü bütün öbür ülkelerden geri getiren Rab’bin varlığı hakkı için’ diyecekler. Böylece kendi topraklarında yaşayacaklar.”
Yeremya 23:7-8
Yeremya, 31.bölümde Mısır’dan çıkış ile Mesih Çağı’nı karşılaştırmaya devam etmektedir. Yeremya, Mesih Çağı’nın Mısır’dan çıkıştan farklı olacağını, o dönemde Yahudi halkının günahlarından dolayı sürgüne gittiğini, fakat Mesih Çağı’nda, Yahudi halkının “yeni bir antlaşma”ya girerek, onları kendi topraklarına kalıcı olarak getireceğini ve bir daha sürgüne gitmeyeceklerini belirtmektedir.
5.Tanrı’nın antlaşması, emirleri ebedidir, kalıcıdır, değiştirilemez.
Her Yahudi peygamberin belirttiği gibi, Tanrı’nın Yahudi halkı ile olan antlaşması ebedidir. İptal edilemez ve ortadan kaldırılamazdır. Hristiyan İncili’nin yazarları bu ebedi yemini ortadan kaldıramaz veya değiştiremez.
Yeşaya Peygamber, bu yemini yaklaşık 2700 yıl önce duyurmuştur:
Bir anlık taşkın öfkeyle senden yüz çevirmiştim, Ama sonsuz sadakatle sana sevecenlik göstereceğim.’ ” Seni kurtaran Rab böyle diyor.
“Bu benim için Nuh tufanı gibidir. Nuh tufanının bir daha yeryüzünü kaplamayacağına nasıl ant içtimse, sana öfkelenmeyeceğime, seni azarlamayacağıma da ant içiyorum.
Dağlar yerinden kalksa, tepeler sarsılsa da sadakatim senin üzerinden kalkmaz, esenlik antlaşmam sarsılmaz” diyor sana merhamet eden Rab.
Yeşaya 54:8-10
İbraniler 8:13 ise “yeni” kelimesinden hareketle önceki antlaşmanın eskidiği sonucunu çıkarır. Tam tartışma noktası budur: Bu sonuç Yeremya’nın kendi paragrafından mı çıkar, yoksa İbraniler’in geliştirdiği daha sonraki Hristiyan antlaşma teolojisinin yorumu mudur?
Yeremya’nın kendi metninde yeni antlaşma, İsrael’in reddedilmesiyle değil yeniden kurulmasıyla birlikte anlatılır. Bu nedenle İbraniler’in “eskiyen antlaşma” sonucunu Yeremya’nın peşatıyla özdeşleştirmek mümkün değildir. Yeremya’nın vurgusu Tanrı’nın İsrael’den yüz çevirmesi değil, İsrael’in artık antlaşmayı bozmayacağı biçimde Tora’nın kalbe yazılmasıdır.
Üstelik Yeremya Tanrı’nın Yahudi halkı ile ebedi antlaşmasından bahsetmekteyken:
Gündüz ışık olsun diye güneşi sağlayan, Gece ışık olsun diye ayı, yıldızları düzene koyan, dalgaları kükresin diye denizi kabartan Rab –O’nun adı Her Şeye Egemen Rab’dir– diyor ki:
“Eğer kurulan bu düzen önümden kalkarsa, İsrael soyu sonsuza dek Önümde ulus olmaktan çıkar” diyor Rab.,
Rab şöyle diyor: “Gökler ölçülebilse, dünyanın temelleri incelenip anlaşılabilse, İsrael soyunu bütün yaptıkları yüzünden reddederim” diyor Rab.
Yeremya 31:35-36
Yeremya 31’in kendi akışı bu nedenle belirleyicidir. Yeni antlaşma sözünün hemen ardından peygamber, güneşin gündüzü ve ay-yıldızların geceyi düzenlediği yaratılış düzenini İsrael’in Tanrı önünde ulus olarak kalmasının güvencesi yapar. Yeni antlaşma İsrael’in yerine başka bir halkın geçirilmesini değil, İsrael’in antlaşma sadakatinin kalıcı hale gelmesini anlatır.
İbraniler 8:13’ün “ilk antlaşma eskidi” yorumu ile Yeremya’nın metinsel vurgusu bu noktada ayrılır. Yeremya yeni antlaşmayı eski Tora’nın yok oluşu olarak değil, aynı Tanrısal Tora’nın insanın içine ve kalbine yazılması, İsrael ile Yahuda’nın yeniden kurulması ve Tanrı bilgisinin toplumu bütünüyle dönüştürmesi olarak tanımlar.
Bu emirler ebedidir.
Gizlilik Tanrımız RAB’be özgüdür. Ama bu yasanın bütün sözlerine uymamız için açığa çıkarılanlar sonsuza dek bize ve çocuklarımıza aittir.
Yasanın Tekrarı 29:29
Yaptığı her işte sadık ve adildir, Bütün koşulları güvenilirdir;
Ebediyen ve daima sabittir; Hakikat ve doğrulukla yapılmıştır.
Mezmurlar 111:7-8
Bu konuda ayrıntılı açıklama için : Yasa artık geçersiz mi?
6.Mesih Çağı’nda da Tanrı’nın emirleri uygulanmaya devam edecektir.
Yahudi Peygamberler, Mesih geldikten sonra da Yahudi halkının Tora’nın emirlerini yerine getirmeye devam edeceklerini belirtmişlerdir. Doğrusu, Yahudi Kutsal Yazıları, Tora’nın inançlı biçimde yerine getirimesinin Mesih Çağı’nın simgesel bir özelliği olacağına tanıklık etmektedir:
Onlara tek bir yürek vereceğim, içlerine yeni bir ruh koyacağım. İçlerindeki taş yüreği çıkarıp onlara etten bir yürek vereceğim.
20 Kanunlarımda yürüsünler, hükümlerimi tutsunlar ve onları yapsınlar; Onlar halkım olacak, ben de onların Tanrısı olacağım.
Hezekiel 11:19-20
Kulum Davut onların kralı olacak, hepsinin tek çobanı olacak. Buyruklarımı izleyecek, kurallarıma uyacak, onları uygulayacaklar.
Hezekiel 37:24
Birçok halk gelecek, “Haydi, Rab’bin Dağı’na, Yaakov’un Tanrısı’nın Tapınağı’na çıkalım” diyecekler, “O bize kendi yolunu öğretsin, Biz de O’nun yolundan gidelim.” Çünkü yasa Siyon’dan, Rab’bin sözü Yeruşalim’den çıkacak.
Yeşaya 2:3
Bu durum çarpıcı bir soruyu getirmektedir: Kilise liderleri takipçilerini Tanrı’nın emirlerini yerine getirmeye mi çağırmaktadır? Mesihçi gruplar Şabat ve Koşer kurallarını Tanah’a uygun biçimde mi gözetmektedirler? Buna karşın, peygamberler Mesih döneminde insanların emirleri yerine getireceğini söylemiştir. Oysa, mesihçi gruplarda Tanah’ta açıkça belirtilen Şabat yasaklarına uyulmamaktadır.
Gariptir ki, mesihçi gruplar rabbinik ritüel ve geleneklere uyarken, Tora’da açıkça belirtilen emirlere uymamaktadırlar. Madem ki Mesih geldi, o halde neden yasak olanı uygulamaya devam etmektedirler? Kim, gerçekte bu yaşam veren öğretilere uymaktadır? Yahudi halkının inançlı kalanları, Hristiyanlığın temel öğretilerini tümüyle reddetmektedirler.
Hristiyanlar bir yandan Yeremya’nın yeni antlaşmasının, Mesih’in geldiğini söylemekte, bir yandan ise Mesih Çağı’nda yerine getirilmeye devam edilmesi gereken Tora’nın emirlerinin geçersiz olduğunu belirtmektedir.
7. Masoretik Yeremya ile Septuagint ve İbraniler 8:9 neden farklıdır?
Bu noktada eski makaledeki “İbraniler yazarı Yeremya’nın sözünü değiştirdi” suçlamasını düzeltmek gerekir. Masoretik İbranice Yeremya ile Eski Yunanca Yeremya arasında burada gerçek bir metin farkı vardır ve İbraniler yazarı Yunanca Yeremya’nın okumasını izler.
Masoretik Yeremya 31:32’de Tanrı וְאָנֹכִי בָּעַלְתִּי בָם — ve-anokhi ba’alti vam der. İfade “Ben onların efendisi/kocasıydım” çizgisinde anlaşılır. Eski Yunanca Yeremya’da ise aynı yerde καὶ ἐγὼ ἠμέλησα αὐτῶν — kai ego emelesa auton, yaklaşık olarak “Ben de onları önemsemedim/ihmal ettim” okuması vardır. İbraniler 8:9 aynı Yunanca ifadeyi kullanır. Bu nedenle İbraniler’deki farklılık, yazarın İbranice kelimeyi keyfî biçimde değiştirdiğini değil, önündeki Yunanca Yeremya metnini izlediğini gösterir.
…Onların kocası olmama karşın, bozdular o antlaşmamı” diyor Rab.
Yeremya 31:32
İbraniler’in aktardığı biçim şöyledir:
..Çünkü onlar antlaşmama bağlı kalmadılar, Ben de onlardan yüz çevirdim’ diyor Rab.
İbraniler 8:9
Masoretik metindeki בָּעַלְתִּי — ba’alti fiili בעל — ba’al kökünden gelir ve burada İsrael üzerindeki efendilik/kocalık-antlaşma ilişkisini ifade eder. Yunanca Yeremya ise farklı bir metin geleneğini yansıtır. Bu nedenle iki biçim arasındaki fark gerçektir; fakat farkı açıklamak için İbraniler yazarına metin tahrifi niyeti yüklemek gerekmez.
Asıl eleştiri burada başlamalıdır: İbraniler’in hangi metin biçimini kullandığından bağımsız olarak, Yeremya’nın yeni antlaşması Tanrı’nın Torası’nı kaldırmaz; “Toramı içlerine koyacağım” der. Aynı pasajın hemen devamı İsrael’in güneş, ay ve yıldızların düzeni sürdüğü müddetçe Tanrı’nın önünde ulus olmaktan çıkmayacağını ilan eder (Yeremya 31:35–37). Metin varyantı, bu bağlamsal yapıyı ortadan kaldırmaz.

Sonuç
Yeremya 31’deki “yeni antlaşma” Tora’nın yerine başka bir kutsal metin veya yeni bir kurtuluş sistemi konulması değildir. Tanrı antlaşmayı İsrael Evi ve Yahuda Evi ile yapar; “Toramı içlerine koyacağım ve yüreklerine yazacağım” der; ardından İsrael’in yaratılış düzeni sürdüğü müddetçe Tanrı’nın önünde ulus olmaktan çıkmayacağını bildirir. Yeremya’nın yeniliği Tora’nın ortadan kalkması değil, antlaşma sadakatinin artık bozulmayacak biçimde içselleştirilmesidir.
İbraniler 8:9’un Masoretik Yeremya’dan farklı oluşu, yazarın metni keyfî değiştirdiğini kanıtlamaz; Eski Yunanca Yeremya aynı farklı okumayı taşır. Fakat bu metin-kritik gerçek İbraniler 8:13’ün teolojik sonucunu Yeremya’nın peşatı haline getirmez. Yeremya yeni antlaşmayı Tora’nın sonu olarak değil, Tora’nın kalbe yazıldığı İsrael restorasyonu olarak anlatır.
Kaynaklar
Tanah: Yeremya 23:7–8; 30–33; özellikle 31:31–37 ve 32:37–40; Devarim 29:28–29; Yeşaya 2:2–4; 11:11–12; 54:8–10; Yehezkel 11:19–20; 36:24–28; 37:15–28; Hoşea 3:4–5; Zekeriya 14:9.
Masoretik Yeremya 31:32: וְאָנֹכִי בָּעַלְתִּי בָם — ve-anokhi ba’alti vam.
Septuagint Yeremya 38:32: καὶ ἐγὼ ἠμέλησα αὐτῶν.
Hristiyan İncili: Matta 26:28; İbraniler 8:6–13; 10:15–18.










[…] konu “Yeni Antlaşma Nedir?” adlı makalede incelenmişti. Ancak, talepler üzerine bu iddiayı kısaca yeniden ele […]