37. İddia: Hayvan korbanı yetersiz olduğu için daha üstün bir insan kurbanı gerekir
İddia başlığının kaynak notları: 265
Hristiyan iddiası
“Therefore salvation of a man from sin requires the death of a man; the death of an animal is really an unacceptable sacrifice if that animal points forward to nothing else. Once it is appreciated that those slaughtered animals pointed forward to a perfect human sacrifice, then it is understandable that they provided a temporary covering of sin.”
Cevap
Hristiyan iddiası yalnız hayvan korbanlarının İsa’ya işaret ettiği düşüncesine dayanmaz. Bunun altında bir değer sıralaması vardır. Hayvan ahlaki sorumluluğu olmayan bir varlıktır; insan ise Tanrı’nın yasasına tabi bilinçli bir özne olduğuna göre, insan günahına gerçek karşılığın sonunda insan olması gerektiğini söyler. Vayikra 17:11’de hayatın kanda bulunduğu ifadesini de buna ekler: günah ölüm getirdiğine göre hayat hayata karşılık vermeli ve insanı kurtarmak için bir insan ölmelidir. Böylece hayvan korbanı kendi başına yeterli son korban değil, gelecekteki kusursuz insan korbanına işaret eden geçici biçim haline gelir.
Tora korban sistemini bu değer merdiveni üzerine kurmaz. Vayikra 1 sığırdan, koyun ve keçiden, ardından kuşlardan getirilen olaları aynı avoda düzeni içinde ele alır. Sifra da bunların her birini geçerli ola kategorisi olarak açıklar. İnsan listenin en üst basamağı değildir. Tora, “hayvanlar başlangıçtır; daha yüksek değere sahip insan sonunda onların yerini alacaktır” demez. Korbanın değeri, daha kıymetli bir canlıyı öldürmekten değil, HaŞem’in belirlediği avodanın doğru biçimde yerine getirilmesinden gelir.266
Vayikra 5’teki korban oleh ve-yored (kişinin maddi imkanına göre değişen korban) bunu çok somut biçimde gösterir. İmkanı olan koyun veya keçi getirir. Buna gücü yetmeyen iki kumru veya iki güvercin yavrusu getirir. Kuşları da karşılayamayan onda bir efa ince un getirir. Sifra ve Keritot geleneği bu basamakları aynı yükümlülüğün içinde ele alır ve Tora her aşamada kapara dilini korur.267 Daha yoksul kişinin daha ucuz bir sunu getirdiği için daha eksik bağışlandığı söylenmez.
Bir anahtarın kapıyı açmadaki değeri içindeki metal miktarıyla ölçülmez. Büyük ve pahalı bir demir parçası, doğru anahtar değilse kapıyı açmaz. Benzetme yalnız işlev ile maddi değer arasındaki farkı gösterir. Korban da pahası veya biyolojik yüksekliği yüzünden değil, Tora’nın o avoda için belirlediği şey olduğu için geçerlidir. İnsan hayvandan daha yüksek ahlaki değere sahip olsa bile bundan insan bedeninin daha etkili korban olduğu sonucu çıkmaz.
Hristiyan yorum, hayvanın ahlaki özne olmadığı için insan günahına gerçek karşılık veremeyeceğini söyler. Fakat Tora zaten hayvanın mitsvalara tabi olmadığını bilerek onu korban olarak emreder. Korbanın geçerliliği için hayvanın günahkarla aynı ahlaki sınıfta bulunması gerektiği hiçbir yerde belirtilmez. Tora başka şartlar verir: tür, kusursuzluk, yaş, korbanın amacı, yer, kan avodası ve ilgili işlemler. “Korban, günahkarla aynı ahlaki düzeyde olmalıdır” şartı önce dışarıdan eklenir; sonra hayvan bu yeni şartı karşılamadığı için yetersiz ilan edilir.
Üstelik Tora belirli korbanların gerçek kapara sağladığını kendi diliyle söyler. Sifra, Vayikra 1:4’teki ve-nirtsa lo le-khapper alav sözünü olada gerçek kapara işleviyle ilişkilendirir. Vayikra 4 ve 5’te hatat korbanlarından sonra kişinin kapara bulacağı ve bağışlanacağı tekrar tekrar belirtilir.268 Bu korbanların kapsamı sınırlıdır. Her günah aynı korbanla ele alınmaz; bilinçli başkaldırının her biçimi sıradan hatat düzenine girmez. Fakat sınırlı olmak başarısız olmak değildir. Bir mitsvanın belirli durum için verilmiş olması, o durumdaki gerçek işlevini ortadan kaldırmaz.
Hristiyan yorumun sisteminde sınır, yetersizliğe dönüşür. Hayvan bütün günahları tek seferde ortadan kaldırmıyorsa daha yüksek bir korban aranır. Yom Kippur tekrar ediyorsa daha kalıcı bir korban aranır. Hayvan ahlaki özne değilse insan aranır. Böylece tamid, Pesah, toda, şelamim, ola, hatat ve aşam gibi birbirinden farklı korbanlar tek bir nihai günah korbanına ulaşamamış basamaklar gibi görünür. Oysa bunların bazıları zaten günahla ilgili değildir. Çeşitlilik korban dünyasının kusuru değil, yapısıdır.
Miha 6 insanın “daha değerli sunu, daha büyük dini sonuç” sezgisini sınar. Peygamber bir yıllık buzağıyla başlar, binlerce koça ve on binlerce yağ ırmağına geçer, sonunda “Suçum için ilk doğanımı, nefeşimin günahı için bedenimin meyvesini mi vereyim?” diye sorar. İnsan kendi ölçüsünü izlerse doğal yükseliş gerçekten budur: daha çok, daha pahalı, daha değerli ve sonunda kendi çocuğu. Fakat HaŞem’in cevabı “evet, en yüksek korban insandır” olmaz. “Ey insan, sana neyin iyi olduğunu bildirdi… adalet yap, hesedi sev ve Tanrınla alçakgönüllülükle yürü” denir. Rabbenu Yona, Şaarei Teşuva’da bu diziyi teşuva içinde kullanır; artan sunuların ardından insanın asıl dönüşünü adalet, hesed ve alçakgönüllülükte görür.
Midraş Tanhuma aynı noktayı insan korbanı açısından açar. Miha’nın “İlk doğanımı suçum için mi vereyim?” sorusunu aktardıktan sonra HaŞem’in İsrael’den çocuklarını korban olarak istemediğini, insanın erekh (belirlenmiş değer) düzeni için ayrı, korbanlar için ayrı peraşa verdiğini söyler. Vayikra 1 kabul edilen korban türlerini, Vayikra 27 ise insan yaşamıyla ilgili adakların değerleme düzenini verir. İnsan daha değerli olduğu için “daha yüksek hayvan korbanı” haline gelmez.269
Devarim 12 de aynı sezgiyi sınırlar. İsrael başka halkların oğullarını ve kızlarını tanrılarına yaktığını görüp, “Onlar tanrılarına böyle hizmet ediyor; ben de HaŞem’e aynı şekilde hizmet edeyim” diyemez. Sifrei Devarim çocukların ateşte sunulmasını HaŞem’in nefret ettiği ibadet biçimleri arasında açıklar. Sefer HaIkkarim de ayetin tam olarak “daha ağır fedakarlık daha büyük ibadettir” düşüncesini reddettiğini söyler. İnsanın kendisine en değerli görünen şeyi vermesi, HaŞem’in onu avoda olarak istediğini göstermez.
Yeremya’nın Tophet hakkındaki sözleri sınırı daha da belirginleştirir. Çocukların ateşte yakılması için “emretmediğim ve aklıma gelmeyen” denir. Rabbinik gelenek bu ifadeyi Meşa’nın oğlu, Yiftah’ın kızı ve Akedat Yitshak ile de ilişkilendirir. Peşat ile sonraki deraşı birbirine karıştırmamak gerekir: Yeremya doğrudan Tophet’teki çocuk yakımını reddeder; Hazal daha sonra aynı dili başka insan kurbanı anlatılarına genişletir. İki katman da “kusursuz insan korbanı, hayvan korbanlarının doğal doruğudur” düşüncesinden uzaktır.
Akedat Yitshak’ın anlatımı da bu ayrımı korur. Avraam çok ağır bir nisayon (sınanma) ile karşılaşır ve Yitshak’ı ola olarak yükseltmeye yönelir. Fakat anlatının son eylemi Yitshak’ın kesilmesi değildir. “Elini çocuğa uzatma” denir; Avraam koçu görür ve onu oğlunun yerine ola olarak sunar. Midraşik gelenek Yitshak’ın teslimiyetini son derece yüksek bir ruhsal değerle anlatır; Bereşit Rabba da Miha’nın ilk doğan sorusunu Akeda ile ilişkilendirirken eylemin Yitshak üzerinde fiilen tamamlanmadığını vurgular. Yine de Tora insanı düzenli korban türü haline getirmez.
Hristiyan yorumun “kusursuzluk” eşleştirmesi de aynı dikkatle sınanmalıdır. Tora korban hayvanının tamim olmasını ister; bu, ritüel bakımdan kusursuz ve korban için uygun olmasıdır. Hayvanın tamim oluşu ahlaki günahsızlık anlamına gelemez, çünkü hayvan ahlaki günah öznesi değildir. Fiziksel korban uygunluğunu gelecekteki insanın ahlaki günahsızlığına çevirmek ayrıca kanıt gerektirir.
Buradaki güçlük sonunda Tora’nın kendi emrine ulaşır. Eğer hayvan ahlaki özne olmadığı için gerçek kapara sağlayamazsa, HaŞem neden onu kapara korbanı olarak emretmiştir? “Çünkü yalnız gelecekteki insanı temsil ettiği için kabul edildi” cevabı verildiğinde Tora’nın söylemediği yeni bir şart eklenmiş olur. Vayikra, hatat getiren kişiye “Bu hayvan ancak gelecekte ölecek kusursuz insanı düşünürsen sana kapara sağlar” demez.
Aynı biçimde, hayvan korbanlarının bütün günahları kapsamaması onların başarısızlığını göstermez. Tora farklı günahları farklı biçimlerde ele alır: korban, maddi telafi, cezai sonuç, teşuva, Yom Kippur ve başka süreçler vardır. Bir araç, yapmak için verilmediği işi yapmadığı için yetersiz sayılmaz. “İnsanın kurtuluşu insan ölümü gerektirir” sonucuna ulaşmak için önce her günahın ölümle ödenmesi, sonra bu ölümün başka bir özneye aktarılması, sonra o öznenin günahkarla aynı ahlaki sınıfta olması ve son olarak kusursuz olması gerektiği kabul edilir. Tora bu zinciri kurmaz.
Miha’nın sorusu bütün tartışmayı birkaç kelimede toplar. İnsan “bir buzağı yetmezse bin koç, onlar yetmezse sahip olduğum en değerli can” diye düşünebilir. HaŞem’in cevabı sununun maddi değerini yükseltmez; insanın kendisini değiştirir: adalet yap, hesedi sev, Tanrınla alçakgönüllülükle yürü.270 Kuş korbanı boğaya göre başarısız olmadığı, un korbanı kuşa göre daha eksik olmadığı gibi, hayvan korbanı da insan daha değerli olduğu için başarısız bir prototip değildir. HaŞem’in belirlediği korban kendi işi için gerçek avodadır. İnsan kurbanını bu düzenin doğal zirvesi yapmak, Vayikra’dan çıkan zorunlu sonuç değil, daha sonraki Hristiyan korban öğretisinin Tora’ya uygulanmasıdır.271
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 3–6 ve 19–28. ↩
Sifra, Vayikra üzerine halahik midraş. ↩
Sifra, Vayikra üzerine halahik midraş. ↩
Sifra, Vayikra üzerine halahik midraş. ↩
Midraş Tanhuma. ↩
Tanah, Miha 6:6–8; Vayikra 27:1–8; Devarim 12:31. ↩
Kabalat.com: “İsa, Nihai Kurban Mıdır?”; “Dürüstlerin Ölümü ile Aklanmak?”; “Fidye?” ↩



