62. İddia: Maşiah’ın doğruluğu başka insanların hesabına geçirilecektir
İddia başlığının kaynak notları: 576
Hristiyan iddiası
“For this reason Jer. 23:5,6 calls Messiah ” The Lord our righteousness” , showing that through that one man’s perfect character, God’s righteousness would be imputed to His people.”
Cevap
Hristiyan yorum, Yeremya 23:5–6’daki YHWH Tsidkenu adını yalnız gelecekteki kralın doğru olacağına dair bir bildirim saymaz. Ona göre Maşiah’ın kusursuz karakteri, Tanrı’nın doğruluğunun başka insanlara “impute” edilmesini, yani onların hesabına geçirilmesini sağlayacaktır. Kitabın ilerleyen kısmında bu düşünce daha da belirginleşir: insanların bağışlanabilmesi için gerekli doğruluk örtüsü Maşiah aracılığıyla sağlanacak, bunun için Maşiah kusursuz olacak ve kendisini isteyerek korban olarak verecektir. Savın özel yanı burada yatar. Söz konusu olan yalnız bir tsadikin başkalarına yarar sağlaması değil, bir kişinin ahlaki doğruluğunun başka kişilerin Tanrı karşısındaki doğruluğu haline gelmesidir.
Yeremya 23 böyle bir aktarım anlatmaz. Peygamber David soyundan gelecek kralı tsemakh tsadik, “doğru Dal”, diye adlandırır; ülkede mişpat u-tsedaka, adalet ve doğruluk yapacağını söyler. Ardından Yehuda’nın kurtuluşunu, İsrael’in güven içinde yaşayışını ve YHWH Tsidkenu adını verir.577578 Kralın doğruluğu cümlenin içindedir. Fakat bu doğruluğun başka insanların ahlaki hesabına nakledildiğini söyleyen fiil, benzetme veya hukuk dili yoktur.
YHWH Tsidkenu da “Maşiah’ın doğruluğu bizim doğruluğumuz olacaktır” dememektedir. Adın cümlesi “HaŞem bizim doğruluğumuzdur”dur. Raşi bunu, HaŞem’in bu kralın günlerinde İsrael’i doğru çıkaracağı şeklinde açıklar. Maşiah yorumunu açıkça kabul eden Targum Yonatan da doğruluğu Maşiah’ın kişisel ahlaki birikiminden İsrael’e aktarılan bir değer olarak değil, onun günlerinde HaŞem’in huzurundan gelen bir şey olarak anlatır. Yeremya 33:16’da aynı adın Yeruşalayim’e verilmesi de ismin “taşıyanın kişisel doğruluğu başkalarına geçirilir” anlamına gelemeyeceğini gösterir.579
Tanah doğruluğun kime ait olduğunu söylemek istediğinde çok daha kesin konuşur. Yehezkel 18:20 şöyle der: “Günah işleyen nefeş ölecektir. Oğul babanın suçunu taşımayacak, baba oğlun suçunu taşımayacaktır. Tsadikin doğruluğu onun üzerinde olacak; kötünün kötülüğü de onun üzerinde olacaktır.” İbranicenin son cümlesi צִדְקַת הַצַּדִּיק עָלָיו תִּהְיֶה וְרִשְׁעַת הָרָשָׁע עָלָיו תִּהְיֶה, tsidkat ha-tsadik alav tihyeh, ve-rişat ha-raşa alav tihyeh, biçimindedir: “Tsadikin doğruluğu onun üzerinde olacaktır; kötünün kötülüğü onun üzerinde olacaktır.”
Alav, “onun üzerinde”, kelimesi peygamberin düşüncesini çok berrak biçimde verir. Doğruluk doğru kişinin üzerinde, kötülük de kötü kişinin üzerinde kalır. Aynı ayetin ilk yarısı da suçun babadan oğula veya oğuldan babaya taşınmadığını söyler. Talmud geleneği de ayeti kişisel sorumluluk ekseninde kullanır. Yehezkel 18 yalnız insan mahkemesinin teknik bir kuralını anlatmaz; Tanrı’nın kişiyi nasıl değerlendirdiğini baştan sona örneklerle açıklar. Doğru babanın suçlu oğlu ve suçlu babanın yolunu izlemeyen doğru torunu ayrı ayrı değerlendirilir. Kötü kişi kötülüğünden dönerse yaşar; doğru kişi doğruluğundan dönerse geçmiş doğruluğu onu korumaz. Ahlaki durum kişinin kendi hayatıyla bağlantılıdır.580
Yeremya 31 aynı ilkeyi gelecekteki yenilenmenin eşiğine koyar. “Babalar ekşi üzüm yedi, çocukların dişleri kamaştı” sözü artık kullanılmayacaktır; “Her insan kendi suçundan ötürü ölecek; ekşi üzümü yiyenin kendi dişleri kamaşacak.”581 Hemen ardından berit hadaşa, yeni antlaşma, anlatılır. Peygamber gelecekteki yenilenmeye başka bir kişinin doğruluğunun hesaba geçirilmesiyle değil, kişisel sorumluluk cümlesiyle girer. Ekşi üzümü kim yediyse tat onun ağzındadır. Yehezkel doğruluğu kişinin “üzerinde” bırakır; Yeremya ekşi tadı üzümü yiyenin dişlerine bağlar.
Yahudi geleneğinde bir insanın başkasının liyakatinden yararlanabildiği durumlar elbette vardır. Zekhut avot, ataların liyakati, bunun açık örneğidir. Bir tsadikin duası başkaları için merhamete vesile olabilir. Avraam Sedom için dua eder; Moşe İsrael için tekrar tekrar aracılık eder. Arevut, karşılıklı sorumluluk, nedeniyle toplum üyelerinin davranışları birbirini etkiler. Sanhedrin 27b, bir kişinin kardeşinin suçu yüzünden tökezlemesini, kötülüğü önleme imkanı bulunduğu halde bunu yapmamasıyla ilişkilendirir.582
Fakat bunların hiçbiri “A doğrudur; o halde A’nın doğruluğu B’nin kişisel doğruluğu sayılır” demek değildir. Zekhut avot çocuklara merhamet veya yardım getirebilir; kaynaklar bu liyakatin ne ölçüde sürdüğünü bile tartışır ve bazıları zekhut avot sona erse de berit avotun, atalarla yapılan antlaşmanın, devam ettiğini söyler. Yine de Avraam’ın kişisel doğruluğu ahlaken kötü bir insanın kendi doğruluğuna dönüşmez.
Bir babanın itibarı nedeniyle oğluna merhamet gösterildiğini düşünün. Oğul gerçek bir yarar görmüştür; fakat babasının bütün erdemleri oğlun hayatında gerçekleştirilmiş sayılmaz. Yararın başkasına ulaşması ile ahlaki kimliğin başka kişiye aktarılması farklı şeylerdir. Yahudi kaynaklar birincisini birçok biçimde kabul eder; Hristiyan yorumun “imputation” düşüncesi ise ikincisini gerektirir.
Altın Buzağı anlatısı bu sınırı daha da keskinleştirir. Moşe büyük günahın ardından HaŞem’e “Şimdi onların günahını bağışlarsan… yoksa beni yazdığın kitabından sil” der. HaŞem’in cevabı şudur: “Bana karşı kim günah işlediyse, onu kitabımdan sileceğim.”583 Moşe’nin aracılığı gerçektir ve duası İsrael için belirleyicidir. Fakat Tanrı Moşe’nin kişisel durumuyla günahı işleyenlerin kişisel durumunu birbirine dönüştürmez. “Kim Bana karşı günah işlediyse” diyerek sorumluluğu yeniden failin üzerine koyar.
Ramban’ın açıklamasını aktaran daha sonraki bir responsa (halakhik soru-cevap metni), Moşe’nin kendi adının hayat kitabından onların yerine silinmesini istediği güçlü okumayı da kaydeder. Yine de Tanrı’nın cevabı değişmez: “Bana karşı kim günah işlediyse onu kitabımdan sileceğim.”584 Moşe’nin kendisini halk uğruna ortaya koyduğu metnin kendisinde görülür; Tanrı’nın cevabı ise suçlunun kişisel sorumluluğunu masumun üzerine taşımaz.
Aracılık ile ikame bu nedenle aynı şey değildir. Moşe başkaları için dua eder; duası kabul olabilir; kendi liyakati halka merhamet gelmesine katkı sağlayabilir. Fakat Moşe’nin doğruluğu Altın Buzağı’yı yapanların doğruluğuna dönüşmez.
Korban düzeni de ahlaki doğruluk aktarımını öğretmez. Bir hatat bağışlanma sürecinde rol oynayabilir; Yom Kippur’da günahların kaldırılmasıyla bağlantılı korbanlar vardır. Fakat korban hayvanının tam veya kusursuz olması ahlaki kusursuzluk değildir. Hayvanın kişisel tsedakası, mitsva geçmişi veya ahlaki karakteri bulunmaz. Bu yüzden korban sisteminden “kusursuz bir varlığın ahlaki doğruluğu günahkarın hesabına yazılır” ilkesi çıkarılamaz. Tora korbanı ritüel çerçevesinde tanımlar; Hristiyan yorumun ahlaki imputation öğretisi başka bir kavramdır.
Arevut da aynı sınırı gösterir. İsrael’in birbirinden sorumlu olması insanın toplumsal etkisini ciddiye alır. Bir kişinin günahı başkalarını etkileyebilir; kötülüğü engelleyebilecek kişi sessiz kalırsa kendisi de sorumluluk kazanabilir. Fakat Sanhedrin’in açıklamasında bu kişi ötekinin suçunu gizemli biçimde kendi hesabına aldığı için değil, kendisi yapması gerekeni yapmadığı için sorumludur.
Yahudi kaynaklarında böylece birbirinden farklı üç ilişki yan yana durabilir. Tsadik başkaları için dua eder ve merhamete vesile olur. İnsanlar toplum içinde birbirlerinin fiillerinden etkilenir ve karşılıklı sorumluluk taşır. HaŞem atalarla yaptığı antlaşmayı veya onların liyakatini sonraki kuşaklar lehine hatırlayabilir. Buna rağmen kişinin kendi doğruluğu ve kendi kötülüğü yine kendisine aittir. Yehezkel’in cümlesi sınırı bir kez daha koyar: “Tsadikin doğruluğu onun üzerinde olacak; kötünün kötülüğü onun üzerinde olacak.”585
Hristiyan yorum bu öğretinin Yeşaya 53 ve korban düzeniyle tamamlandığını ileri sürebilir. O zaman Yeremya 23:6 tek başına bu sonucu kanıtlayan bir metin olmaktan çıkar. Doğruluğun başka kişiye geçirilmesi öğretisi önce başka yerlerden kurulmuş, sonra YHWH Tsidkenu adı o öğretiye göre okunmuş olur. Yeremya’nın kendi cümlesinden başlanınca başka bir düzen vardır: doğru David kralı adaletle yönetir; İsrael onun günlerinde kurtulur; bu kurtuluşun kaynağı YHWH Tsidkenu, HaŞem bizim doğruluğumuzdur.586
Tanah’ın kişisel sorumluluk dili de aynı yöndedir. Yeremya ekşi üzümü yiyenin kendi dişlerinin kamaşacağını, Yehezkel tsadikin doğruluğunun kendi üzerinde kalacağını, HaŞem ise Moşe’ye günah işleyenin kendi adının silineceğini söyler. Bir kişinin kusursuz doğruluğunun başkalarının kişisel doğruluğuna çevrilmesi bu metinlerden çıkmaz; Yeremya 23:6’daki isme daha sonraki Hristiyan teolojisinden taşınır.
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 5 ve 40. ↩
Kaynak: Yeremya 23:5–6. ↩
Kabalat.com, “Dal kimdir?”; Yeremya 23:5–6 incelemesi. ↩
Kaynaklar: Targum Yonatan; Targum; Raşi. ↩
Kaynak: Yehezkel 18. ↩
Kaynak: Yeremya 31:29–30. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 27b. ↩
Kaynak: Şemot 32:32–33. ↩
Kaynak: Ramban. ↩
Kaynak: Yehezkel 18:20. ↩
Kaynaklar: Yeşaya 53; Yeremya 23:6. ↩



