90. İddia: Maşiah kehanetlerinin koşullu olması Tanrı’nın sözünü başarısız hale getirir
İddia başlığının kaynak notları: 955
Hristiyan iddiası
“Thus the coming of Messiah in glory may be delayed (in human eyes) due to Israel’s unworthiness, but the prophecy of it in Dan.7:13,14 will never be negated -otherwise we have the frightening prospect of God’s word not being totally true, and being prone to failure.”
Cevap
Hristiyan yorum, Sanhedrin 98a’daki açıklamanın ciddi bir sorun doğurduğunu ileri sürer. Gemara, İsrael layık olursa Maşiah’ın Daniel 7’deki “göğün bulutlarıyla” tasvirine uygun biçimde; layık olmazsa Zeharya 9:9’daki “alçakgönüllü ve eşeğe binmiş” biçimde geleceğini söyler. Hristiyan yoruma göre iki seçenekten biri gerçekleşmezse Tanrı’nın peygamberlik sözünün bir bölümü gerçekleşmemiş olur. Bundan da Tanrı’nın sözünün doğru olmadığı sonucu çıkar. Bu nedenle iki tasvirin de mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini, bunun da ancak Maşiah’ın iki kez gelmesiyle mümkün olacağını savunur.956 Hristiyan yorum daha da ileri gider. Sanhedrin’in açıklaması doğruysa, İsrael’in İsa’yı çarmıha germesi nedeniyle “layık olmayan” duruma düştüğünü söyler; ardından Daniel 7’deki görkemli gelişin ertelenmiş olması gerektiğini ileri sürer. Bu iddia yalnız Sanhedrin 98a’yı yanlış okumaz. Tanah’ın peygamberlik hakkında açıkça öğrettiği bir ilkeye karşı çıkar.957 Yeremya 18 bunu yoruma ihtiyaç bırakmayacak biçimde açıklar:958 “Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu söküp yıkmaktan ve yok etmekten söz ederim. Fakat hakkında konuştuğum o ulus kötülüğünden dönerse, ona yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim. Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu kurmaktan ve dikmekten söz ederim. Fakat gözümde kötü olanı yapar ve sesimi dinlemezse, ona yapacağımı söylediğim iyilikten vazgeçerim.” Yeremya 18:7–10959 Hristiyan iddiası bu dört ayet karşısında ayakta kalamaz.
Tanah’ın kendisi bir ulusa yöneltilen peygamberlik sözünün, o ulusun davranışı değiştiğinde farklı bir sonuca ulaşabileceğini söyler. Hristiyan yorum ise bunun Tanrı’nın sözünü başarısız hale getireceğini ileri sürer. Tanah’ın peygamberlik ilkesi ile Hristiyan yorumun peygamberlik ilkesi karşı karşıya geldiğinde sorun Tanah’ta değildir. Sorun Hristiyan yorumun Tanah’a dışarıdan getirdiği peygamberlik anlayışındadır. Hristiyan yorum burada yanlış bir ikilem kurar. Savın temel varsayımı, Tanrı bir olayı bildirdiyse muhatabın davranışı ne olursa olsun o olayın mutlaka gerçekleşmesi gerektiğidir. Tanrı bir şeyi söylediyse, bildirilen olay mutlaka aynen gerçekleşmelidir. Gerçekleşmezse Tanrı’nın sözü doğru değildir. Fakat Tanah böyle bir peygamberlik anlayışı öğretmez. Bir uyarı ile değişmez bir vaat aynı şey değildir. Tanrı bir halka yaklaşan felaketi bildirip onu teşuvaya çağırdığında, bildirilen felaketin gerçekleşmemesi peygamberliğin başarısız olması anlamına gelmez. Tam aksine, uyarının amacı gerçekleşmiş olabilir. Bir doktor hastasına, “Bu şekilde yaşamaya devam edersen hastalığın ağırlaşacak” derse ve hasta yaşam biçimini değiştirirse, hastalığın ağırlaşmaması doktorun yanıldığını göstermez. Uyarı doğru olduğu için davranış değişmiştir. Peygamberlikte bunun çok daha derin bir karşılığı vardır. Peygamber yalnız geleceğin görüntülerini bildiren biri değildir. İsrael’i Tanrı’ya döndürmek de peygamberin temel görevlerinden biridir. Bir felaket sözü insanları teşuvaya getirir ve felaket bunun sonucunda gelmezse, peygamberlik kendi ahlaki amacına ulaşmıştır.
Or HaŞem, tam bu mesele üzerinde Yona ve Yeremya örneklerini birlikte ele alır. Kötülük bildiren bir peygamberliğin, insanların bütün kalpleriyle Tanrı’ya dönmeleri sonucunda gerçekleşmeyebileceğini açıklar. Dahası, felaket uyarısının amaçlarından birinin onu önlemek olduğunu belirtir. Hristiyan yorumun “gerçekleşmediyse Tanrı’nın sözü başarısızdır” ilkesi bu nedenle Yahudi geleneğine karşı ileri sürülmüş yabancı bir ölçüt olmakla kalmaz. Yeremya’nın açık sözlerine de aykırıdır. Ninova örneği bu varsayımı daha da zorlaştırır. Yona’nın ilanı şöyledir: “Kırk gün daha, Ninova yıkılacak.” Yona 3:4960 Ninovalılar inanır, kötülüklerinden döner ve teşuva ederler. Ardından kitap sonucu açıkça verir: “Tanrı onların yaptıklarını, kötü yollarından döndüklerini gördü. Tanrı onlara yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti ve onu yapmadı.” Yona 3:10961 Yona kitabının son cümlesi sonucun niteliğini doğrudan belirtir. Tanrı bildirilen felaketi “yapmadı”. Metin bunun daha sonraki bir tarihe ertelendiğini söylemez. Başka bir kuşakta gerçekleşeceğini de söylemez. Kırk günlük süre belirsiz bir geleceğe taşınmaz. Yapmadı. Hristiyan yorumun kendisinin örnek verdiği kitap, Hristiyan yorumun koyduğu kurala uymaz.
Eğer Hristiyan yorumun ilkesi doğru olsaydı, Yona 3:4’te bildirilen yıkımın bir gün mutlaka Ninova’nın başına gelmesi gerekirdi; aksi halde Tanrı’nın sözü Hristiyan yorumun ifadesiyle “başarısız” olurdu. Fakat Yona kitabının kendisi olayı böyle açıklamaz. Ninova’nın davranışı değiştiği için Tanrı bildirilen felaketi gerçekleştirmez.962 Ninova’nın yüzyıllar sonra başka tarihsel nedenlerle yıkılmış olması, Yona’nın kırk günlük uyarısının sonucunu değiştirmez. Hristiyan yorum, koşullu peygamberlik açıklamasını Yahudiliğin zor bir sorundan kurtulmak için kullandığı “fazlasıyla elverişli” bir çözüm olarak niteler. Fakat kendi iki-geliş öğretisinin yaptığı şey bundan çok daha açıktır. İsa dünya barışını kurmadıysa: ikinci gelişte kuracak. David krallığını yeniden tesis etmediyse: ikinci gelişte edecek. Maşiah çağının Tanah’ta verilen sonuçları ortaya çıkmadıysa: ikinci gelişte ortaya çıkacak. Daniel 7’deki görkemli krallık İsa’nın yaşamında gerçekleşmediyse: ikinci gelişte gerçekleşecek. Böylece gerçekleşmeyen her Maşiah görevi belirsiz bir geleceğe aktarılır. Sonra Hristiyan yorum, Yahudi kaynaklarının koşullu peygamberliği “zor bir sorundan kurtulmak” için kullandığını ileri sürer.963 Bu suçlama kendi yöntemine döner. Yahudi açıklaması Yeremya 18’e dayanır. Tanah koşullu peygamberliği açıkça öğretir.
İki-geliş açıklaması ise Tanah’ta bulunmayan daha özel bir cümleyi varsaymak zorundadır: “Maşiah ilk gelişinde görevlerinin bir bölümünü yerine getirecek, ölecek, göğe çıkacak ve gerçekleştirmediği peygamberlikleri ikinci gelişinde tamamlayacaktır.” Sanhedrin 98a da bu kronolojiyi vermez.964 Gemara Yeşaya 60:22’deki iki ifadeyi ele alır: “Vaktinde.” ve. “Onu hızlandıracağım.” Açıklama şöyledir: İsrael layık olursa kurtuluş hızlandırılır; layık olmazsa belirlenmiş zamanında gelir. Ardından Daniel 7’deki bulutlar ile Zeharya 9’daki eşek tasviri aynı biçimde açıklanır: layık olurlarsa bulutlarla, layık olmazlarsa alçakgönüllü biçimde eşek üzerinde.965 Gemara’nın yapısı şartlı iki ihtimalden oluşur: şart gerçekleşirse bir sonuç, gerçekleşmezse başka bir sonuç. Hristiyan yorum bu yapıyı “önce eşek üzerinde, sonra bulutlarla” biçimindeki ardışık bir tarihe dönüştürür. Bunlar aynı önerme değildir. Bir tren için “erken gelirsen ekspres trene, geç gelirsen normal trene binersin” denildiğinde, aynı kişinin önce normal trene sonra ekspres trene binmesi gerekmez. Şartlı alternatifleri ardışık olaylara çevirmek için ayrıca kanıt gerekir; Sanhedrin 98a bu kanıtı vermez.
966,967Hristiyan yorumun yaptığı şey Sanhedrin’i açıklamak değil, Sanhedrin’in “ya X ya Y” yapısını Hristiyanlığın “önce Y sonra X” öğretisine çevirmektir. Tanrı’nın sözünün değişmezliğini anlatan ayetler de bu sonucu gerektirmez. Hristiyan yorum Tehillim’den Tanrı’nın sözünün sonsuza dek sabit ve doğru olduğunu gösteren ayetlere başvurur. Elbette Tanrı’nın sözü doğrudur. Fakat bundan “her uyarı, muhatabın davranışı ne olursa olsun mutlaka gerçekleşecektir” sonucu çıkmaz. Çünkü koşulu koyan da Tanrı’dır. Yeremya 18’de Tanrı kendisi, bir ulus kötülüğünden döndüğünde bildirdiği kötülüğü yapmayacağını söyler. Koşullu sözün doğruluğu, şartı silerek değil, şartı koruyarak anlaşılır.968 Koşullu söz ile koşulsuz vaat arasındaki fark belirleyicidir. Tanrı muhatabın davranışından bağımsız, koşulsuz bir yıkım ilan etmiş olsaydı ve bu gerçekleşmeseydi başka bir soru doğardı. Yeremya’nın açıkladığı düzen ise farklıdır: halk aynı yolda kalırsa bildirilen sonuç gelir; yolunu değiştirirse sonuç da değişebilir. Bu yolda kalırsanız sonuç budur; yolunuzu değiştirirseniz sonuç da değişir.
Böyle bir sözün gerçekleşmemesi Tanrı’nın güvenilirliğine zarar vermez. Şartın gerçekleşmemesi nedeniyle şartlı sonucun gerçekleşmemesidir. Hristiyan yorum şartı cümleden çıkarıp, ardından gerçekleşmeyen sonucu Tanrı’nın doğruluğuna karşı tehdit olarak sunar. Tanah’ın söylediğini önce değiştirmekte, sonra değiştirdiği biçimin yarattığı sorunu Tanah’a yükler. Devarim 18 peygamberlik için ciddi bir doğrulama ölçütü verir, fakat felaket uyarılarındaki koşulluluğu ortadan kaldırmaz.969 Bu ayrım keyfi değildir. Felaket uyarısının işlevi insanı kötülükten çevirmektir. Yeremya bir felaket bildirirken halkın teşuva ederek kurtulması peygamberi yalancı yapmaz; tam tersine uyarının ahlaki amacı gerçekleşmiş olur. Aksi halde peygamberlik garip bir sonuca ulaşırdı: halk bütünüyle dönse bile Tanrı, sözü başarısız görünmesin diye onları yine de yok etmek zorunda kalırdı. Hristiyan yorumun ilkesi sonuna kadar götürüldüğünde, peygamberin uyarısı teşuvaya yol açsa bile felaket yine gelmek zorunda kalır. Tanah bunun tersini öğretir. “O ulus kötülüğünden dönerse… yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim.” Yeremya 18:8.970 Sanhedrin 98a’daki “layık olma” şartını İsa’nın çarmıha gerilmesine bağlamak da Gemara’nın söylediği bir şey değildir.
Hristiyan yorum bunların hepsini dışarıdan getirir. Önce Hristiyan öğretisinden şu önermeyi alır: İsa Maşiah’tır ve Yahudilerin onu reddetmesi büyük bir günahtır. Sonra bu önermeyi Sanhedrin’deki “layık olmama” şartının içine yerleştirir. Ardından ortaya çıkan Hristiyanlaştırılmış Sanhedrin yorumunu İsa’nın iki gelişinin kanıtı olarak kullanır. Bu yine döngüsel bir kanıttır. İsa’nın Maşiah olduğu varsayımı, İsa’nın Maşiah olduğunu kanıtlamak için kullanılan rabbinik metnin içine önceden yerleştirilir. Sanhedrin “İsrael İsa’yı öldürdüğü için Maşiah eşek üzerinde geldi” demez. Hristiyan yorum der. Bu okuma teşuvanın peygamberlik içindeki işlevini de bozar. Yeremya 18’de çömlekçi örneği boşuna verilmez. Kilin durumu değiştiğinde çömlekçi ona göre başka bir biçim verir. Aynı bölüm bunu İsrael’e uygular ve hemen ardından:971 “Her biriniz kötü yolunuzdan dönün, yollarınızı ve davranışlarınızı düzeltin.” der. Klasik Yahudi açıklamalarında Yeremya 18’in tam olarak bu anlamı taşıdığı görülür: muhatabın durumu değiştiğinde ona uygulanacak sonuç da değişir. Eğer Hristiyan yorumun ilkesi kabul edilirse Tanrı’nın peygamber aracılığıyla uyarmasının garip bir sonucu olur. Tanrı: “Dönmezseniz felaket gelecek.” İnsanlar: “Döndük.” Hristiyan yorumun ilkesi: “Fark etmez; peygamberlik söylendi, felaket yine gelmeli. Yoksa Tanrı’nın sözü başarısız olur.”972 Karşılaştırıldığında iki açıklamanın metinsel dayanağı aynı değildir. Yahudi açıklaması Yeremya 18:7–10’daki koşulluluk ilkesine dayanır; Yona bunu anlatı halinde gösterir, Yehezkel de aynı ahlaki yapıyı başka bir bağlamda verir: Tanrı kötü kişiye “öleceksin” dese bile kişi günahından dönüp doğru olanı yaparsa “yaşayacak, ölmeyecektir.”973 Hristiyan yorum ise İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah peygamberliklerini ikinci gelişe taşır. Tanah bu ikinci geliş mekanizmasını hiçbir yerde açıklamaz. Sonra Tanah’ın açıkça öğrettiği koşulluluğa “elverişli kaçış yolu”, Tanah’ın açıklamadığı ikinci gelişe ise “zorunlu sonuç” der. Bu ölçü tersine kurulmuştur. Metinde bulunan öğreti reddedilir, metinde bulunmayan öğreti zorunlu ilan edilir.
Bu artık yalnız farklı bir yorum değildir. Hristiyan teolojisinin ihtiyaçları Tanah’ın anlamını belirlemeye başlamıştır. Hristiyan iddiası Tanah’a açıkça aykırıdır. Tanah, bir ulusa bildirilen felaketin o ulus kötülüğünden döndüğünde gerçekleşmeyebileceğini Yeremya 18:7–10’da doğrudan öğretir. Yona 3 bunun somut örneğini verir: Ninova’ya kırk gün içinde yıkım bildirilmiş, halk teşuva etmiş ve Tanrı “onlara yapacağını söylediği kötülüğü yapmamıştır.” Bu Tanrı’nın sözünün başarısızlığı değildir. Tanrı’nın sözünün söylediği biçimde işlemesidir. Hristiyan yorumun hatası, Tanrı’nın koşullu sözünden koşulu çıkarmak ve sonra ortaya çıkan koşulsuz cümlenin gerçekleşmemesini Tanrı’nın doğruluğuna karşı sorun haline getirmektir.974 Daha sonra aynı hatayı Sanhedrin 98a’ya uygular. Gemara’nın: “layık olurlarsa bulutlarla, olmazlarsa eşek üzerinde” şeklindeki iki alternatifini: “önce eşek üzerinde, sonra bulutlarla” şeklindeki Hristiyan kronolojisine çevirir. Ardından İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah görevlerini ikinci gelişe aktarır ve bu aktarımı Tanrı’nın sözünün mutlaka gerçekleşmesi gerektiği gerekçesiyle savunur. Fakat Tanah hiçbir yerde Maşiah’ın görevlerinin iki geliş arasında bölüneceğini söylemez. Hristiyan yorumun iki geliş öğretisi Tanrı’nın sözünün güvenilirliğini koruyan bir sonuç değildir. İsa’nın ilk gelişinde gerçekleşmeyen Maşiah peygamberliklerini Hristiyan sisteminin içinde tutabilmek için kurulmuş bir teolojik mekanizmadır. Yeremya’nın açık öğretisini reddedip Tanah’ta bulunmayan ikinci geliş öğretisini zorunlu ilan etmek, Tanah’ı açıklamak değildir.
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 35–38. ↩
Kaynaklar: Daniel 7; Zeharya 9:9; Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynaklar: Daniel 7; Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynak: Yeremya 18. ↩
Kaynak: Yeremya 18:7–10. ↩
Kaynak: Yonah 3:4. ↩
Kaynak: Yonah 3:10. ↩
Kaynak: Yonah 3:4. ↩
Kaynak: Daniel 7. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynaklar: Daniel 7; Zeharya 9. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kabalat.com, Sanhedrin 98 ve Maşiah’ın geliş biçimleri üzerine ilgili inceleme. ↩
Kaynak: Yeremya 18. ↩
Kaynaklar: Devarim 18; Rambam, Devarim 18 yorumu. ↩
Kaynak: Yeremya 18:8. ↩
Kaynak: Yeremya 18. ↩
Kaynak: Yeremya 18. ↩
Kaynak: Yeremya 18:7–10. ↩
Kaynaklar: Yeremya 18:7–10; Yonah 3. ↩



