131. İddia: İnsan doğası, Tanrı’nın özel yardımı olmadan Tora’ya gerçek itaati mümkün kılmaz
Hristiyan iddiası
“It is to this time of Israel’s obedience that Deut.30 refers, but this is when the new covenant is made with Israel, and God assists (’causes’) Israel to be obedient to the Mosaic Law on account of the new covenant. Without this help Israel would be unable to be obedient to the law.”
Cevap
İnsan özgürlüğü burada bütünüyle reddedilmez. Hatta bu yorumu açıkça reddeder: “İnsanın günah işlemeye zorlandığı doğru değildir.” Bir yerde Tora’ya tam itaatin teknik olarak mümkün olduğunu da kabul eder. Fakat hemen ardından insanın doğası gereği günahlı olduğunu, Tanrısal yasanın varlığının bu bozulmuş doğayı açığa çıkardığını ve İsrael’in Tanrı’nın özel yardımı olmadan Tora’ya itaat edemeyeceğini söyler. Yehezkel 36’daki yeni yürek ve yeni ruh tasvirini de “etkinleştirici antlaşma” diye adlandırdığı gelecekteki yeni antlaşmayla ilişkilendirir.1554
Hristiyan yorumun görüşü özgür iradeyi bütünüyle reddetmez. Asıl ayrım, günaha eğilimli insanın kendi gerçek seçimiyle Tora’ya yönelebilmesi ile Tanrı’nın yardımına ihtiyaç duyması arasındaki ilişkidedir.
Bereşit bu soruyu insanlık tarihinin hemen başında ortaya koyar. Kayin kıskançlık ve öfkenin eşiğindeyken HaŞem ona şöyle der:
“Günah kapıda çömelmektedir; arzusu sana yöneliktir, fakat sen ona hükmedeceksin.”1555
Son cümle ve-ata timşol bo — וְאַתָּה תִּמְשָׁל־בּוֹ, “sen ona hükmedeceksin / hükmedebilirsin”dir. Tora burada günahın çekimini küçültmez. Günah neredeyse canlı bir güç gibi kapıda bekler ve insana yönelir. Fakat aynı cümlede insanı bu gücün pasif nesnesine de dönüştürmez. Eğilim vardır; karşı koyma imkanı da vardır.
Hazal tam bu gerilimi korur. Kiduşin 30b, yetser ha-ra (kötü eğilim) hakkında son derece sert konuşur: her gün güçlenir, insanı yenmek ister ve HaŞem yardım etmese insan ona karşı koyamaz. Aynı sugya birkaç satır önce Bereşit 4:7’yi şöyle okur: “İstersen ona hükmedersin.”1556 Bu iki cümlenin yan yana bulunması önemlidir. İlahi yardım ile insan seçimi birbirini dışlamaz. İnsan yardıma muhtaç olabilir ve yine de gerçekten seçebilir.
Devarim 30 bunu başka bir açıdan söyler. Moşe, mitsvanın insan için erişilemez olduğu düşüncesini reddeder:
“Bugün sana buyurduğum bu mitsva senin için fazla güç değildir ve senden uzak değildir… Söz sana çok yakındır; ağzında ve yüreğindedir, onu yapman için.”1557
Ardından yaşam ile ölüm insanın önüne konur ve “yaşamı seç” denir.1558 Bir emir ancak gerçek bir eylem alanına yöneliyorsa ahlaki anlam taşır. Tora’nın dili, “yapman mümkün olmadığı halde yapmadığın için suçlusun” biçiminde kurulmaz.
Hristiyan yorum Devarim 30’u tam ters yönde kullanmaya çalışır. Ona göre bölüm, Tanrı’nın İsrael’in yüreğini değiştireceği geleceği anlatır; insan ancak bu Tanrısal müdahale sayesinde itaate muktedir olacaktır.1559 Fakat bölümün kendi sırası bu sonucu taşımaz. Önce İsrael’e “Tanrın HaŞem’e dönecek ve O’nun sesini dinleyeceksin” denir.1560 Ardından sürgünden toplama gelir. Daha sonra HaŞem’in halkın yüreğini sünnet edeceği söylenir.1561 Yani teşuva ve dinleme, yüreğin sünnet edilmesinden önce metnin içinde zaten vardır.
Bu, Tanrı’nın insanı dönüştürmediği anlamına gelmez. Devarim 30:6 tam tersine, insanın iç dünyasında HaŞem’in etkinliğini açıkça söyler. Fakat metin bu etkinliği insanın seçiminin yerine koymaz. İnsan döner; HaŞem toplar; HaŞem yüreği arındırır; insan yine mitsvaları yerine getirir. İlahi eylem ile insan eylemi aynı süreçte birbirine geçer.
Yehezkel 18 de günahkarı değişmez bir doğanın mahkumu olarak görmez:
“Kötü kişi işlediği bütün günahlarından döner, bütün yasalarımı gözetir ve adaletle doğruluk yaparsa kesinlikle yaşayacak, ölmeyecektir.”1562
Peygamber “kötü kişi önce yeni bir ontolojik yetenek kazanırsa dönebilir” demez. Çağrı doğrudan günahkara yönelir. Birkaç ayet sonra “Kendinize yeni bir yürek ve yeni bir ruh yapın” sözü bile kullanılır.1563 Yehezkel 36’da HaŞem’in yeni yürek vereceği söylenirken, Yehezkel 18’de insanın kendisine yeni yürek yapması emredilir. İki metin birbiriyle kavga etmez. Aynı dönüşün Tanrı yönünü ve insan yönünü gösterir.
Rambam bu Tanah çizgisini Hilkhot Teşuva 5:1’de açık bir ilkeye dönüştürür: “Her insana seçim yetkisi verilmiştir. İsterse iyi yola yönelip tsadik olur; isterse kötü yola yönelip kötü olur.”1564 Devamında, insanın yaratılıştan zorunlu biçimde tsadik veya kötü kılındığını düşünmenin Tora’nın emir ve uyarı düzenini anlamsızlaştıracağını söyler.1565
Hristiyan yorumun yaklaşımındaki sorun, günaha eğilim ile ahlaki yetersizlik arasındaki sınırı gerektiğinden fazla daraltmasıdır. Bir eğilim güçlü olabilir. İnsan kendi gücünün sınırlarına ulaşabilir. HaŞem’in yardımı olmadan yetser ha-rayı yenemeyeceğini söyleyen rabbinik ifade bile vardır. Fakat bundan “insan gerçek anlamda itaat edemez; ancak yeni bir Hristiyan antlaşması ona bu yeteneği verir” sonucu çıkmaz. Kiduşin 30b aynı nefeste hem Tanrı’nın yardımını hem “istersen ona hükmedersin” sözünü korur.1566
Hristiyan yorumun kurduğu sistemin başka bir sonucu daha vardır. Eğer insan Tanrı’nın yeni antlaşma aracılığıyla vereceği özel etkinleştirme olmadan gerçekten itaat edemiyorsa, Tanah’ın yüzlerce teşuva çağrısı farklı bir anlama bürünür. Yeşaya “Kötü kişi yolunu bıraksın… HaŞem’e dönsün” der.1567 Yehezkel “dönün ve bütün başkaldırılarınızdan vazgeçin” der.1568 Devarim “yaşamı seç” der. Bunlar, yeteneği bulunmayan bir varlığa yöneltilmiş hukuki dekor değildir.
İnsan doğasının iyi olmadığı da gizlenmez. Bereşit 8:21 insan yüreğinin eğiliminin gençliğinden itibaren kötüye açık olduğunu söyler.1569 Kabalat.com’daki yetser ha-ra tartışması da kötü eğilimi gerçek insan tutkuları ve dürtüleriyle ilişkilendirir; Tora’yı bu güce yön veren bir unsur olarak açıklar.1570 Fakat güçlü dürtü, zorunlu eylem değildir. Ahlaki hayat zaten bu aralıkta doğar.
Hristiyan yorumun kendi iki cümlesi bu nedenle aynı anda tutulduğunda onun istediği sonucu vermez. “İnsan günaha zorlanmaz” doğruysa, insan başka türlü davranabilir. “Tanrı’nın yardımı gereklidir” doğruysa, bu yardım seçimi ortadan kaldırmaz. Yahudi kaynakları bu iki gerçeği birlikte taşır. Hristiyan teolojisinin ihtiyaç duyduğu üçüncü cümle — insanın Tora’ya gerçek itaat yeteneğinin ancak İsa merkezli yeni antlaşmayla doğacağı — Tanah’ta yoktur. Bu üçüncü cümle Tanah’tan değil Hristiyan yeni antlaşma öğretisinden gelir. Tanah insanı zayıf ve yardıma muhtaç görür, fakat seçimsiz görmez.1571
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 47–48; özellikle “it is not true that man is forced to sin”, insanın doğası gereği günahlı oluşu ve Devarim 30 / Yehezkel 36 üzerinden “enabling covenant” açıklaması. ↩
Bereşit 4:7. ↩
Bavli, Kiduşin 30b; aynı sugya hem “istersen ona hükmedersin” hem de HaŞem’in yardımı olmadan yetser ha-ranın yenilemeyeceği düşüncesini yan yana verir. ↩
Devarim 30:11–14. ↩
Devarim 30:15, 19. ↩
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 47–48. ↩
Devarim 30:2. ↩
Devarim 30:3–6. ↩
Yehezkel 18:21. ↩
Yehezkel 18:30–32. ↩
Rambam, Mişne Tora, Hilkhot Teşuva 5:1. ↩
Rambam, Mişne Tora, Hilkhot Teşuva 5:2–4. ↩
Bavli, Kiduşin 30b. ↩
Yeşaya 55:7. ↩
Yehezkel 18:30. ↩
Bereşit 8:21; ayrıca Bereşit 6:5. ↩
Kabalat.com, “İki Ağacın Hikayesi (11)”; yetser ha-ra ve Tora’nın ona yön veren rolü üzerine ilgili bölüm. ↩
Bereşit 4:7; Devarim 30:11–19; Yehezkel 18; Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 47–48. ↩



