132. İddia: Adam’ın soyundan gelen herkesin ölmesi, insanın doğası gereği günahlı olduğunu gösterir
Hristiyan iddiası
“All their descendants were subject to death, showing that by nature they were sinful.”
Cevap
Hristiyan yorumun Adam hakkında kurduğu akıl yürütme kısadır: Adam ile Hava günah işledi, ölüm insanlığın ortak durumu oldu, onların bütün soyundan gelenler ölüyor; bu nedenle insan doğası gereği günahlıdır. Hatta kusursuz bir insanın bile ölümlü doğaya sahip olduğu için ölmesi gerektiğini ekler.1572
Burada önce iki şeyi ayırmak gerekir. Bir insan, kendisinden önceki bir günahın sonuçları içinde yaşayabilir. Bu, o günahın kişisel suçunu taşıdığı anlamına gelmez. Bereşit 3, Adam’ın seçiminin insan varoluşunun koşullarını değiştirdiğini gerçekten anlatır: Eden’den çıkarılma, toprağın zorluğu, acı ve ölüm sonraki insanlığın dünyasına girer.1573 Adam’ın çocukları Eden’in önceki koşullarında doğmazlar. Fakat Tora hiçbir yerde bu nedenle “Adam’ın kişisel suçu artık her doğan insanın hesabındadır” demez.
Yehezkel 18 tam bu ayrımın dilini verir:
“Günah işleyen can ölecektir. Oğul babanın suçunu taşımayacak ve baba oğlun suçunu taşımayacaktır. Tsadikin doğruluğu kendi üzerinde olacak, kötü kişinin kötülüğü de kendi üzerinde olacaktır.”1574
İbranice cümle ben lo yisa ba-avon ha-av — בֵּן לֹא־יִשָּׂא בַּעֲוֹן הָאָב, “oğul babanın suçunu taşımayacaktır” der. Buradaki avon yalnız fiziksel sonuç anlamına gelmez; suç ve ahlaki yük dilidir. Ayetin devamında doğruluk ile kötülüğün kişiye ait olduğu açıkça belirtilir.
Devarim 24:16 aynı ilkeyi insan mahkemesi alanında kurar: “Babalar çocuklar yüzünden öldürülmeyecek, çocuklar da babalar yüzünden öldürülmeyecek; herkes kendi günahı nedeniyle öldürülecektir.”1575 Hazal ayetin mahkeme hukukundaki tanıklık boyutunu da çıkarır; fakat Sanhedrin 27b aynı yerde Şemot 34:7’deki “ataların suçunu çocuklarda anma” sözüyle görünen gerilimi sorar ve cevabı verir: çocuklar atalarının davranışlarını benimsediklerinde aynı yargı zincirine girerler; benimsemediklerinde atalarının günahından cezalandırılmazlar.1576
Yehezkel bunu soyut bir ilke olarak bırakmaz. Bölümde kötü bir baba, onun yaptıklarını görüp aynı yolu izlemeyen doğru bir oğul ve yeniden şiddete dönen bir torun yan yana getirilir (Yehezkel 18:5–18). Üç kuşak aynı aile zincirindedir; yine de her biri kendi davranışıyla değerlendirilir. Bu anlatı, “oğul babanın suçunu taşımayacaktır” sözünün bölümün içindeki somut açıklamasıdır.
Kuşaklar arası sonuçlar, kişisel suçun başkasına aktarılması değildir. Rabbi Yosef Albo’nun Sefer Haİkkarim’deki açıklaması özellikle bu ayrımı korur. Albo, Adam’ın günahından doğan ölüm hükmünün sonraki kuşaklarda sonuç doğurabileceğini, hatta Hazal’ın “yılanın öğüdü yüzünden” öldüğü söylenen bazı doğru kişilerden söz ettiğini aktarır. Ardından kişisel suç ile miras kalan durum arasına sınır çizer: bir baba günahı yüzünden servetini kaybederse doğru çocukları yoksul kalabilir; sürgüne gönderilirse çocukları sürgünde yaşayabilir. Çocuklar önceki günahın meydana getirdiği koşulu taşır, fakat Albo bunun “oğlun babanın suçunu taşıması” olmadığını özellikle söyler ve Yehezkel 18:20’ye başvurur.1577
Bu ayrımı günlük bir örnekle görmek kolaydır. Bir kuşak toprağı tahrip ederse sonraki kuşak verimsiz bir ülkede doğabilir. Çocuklar önceki kuşağın yaptığı şeyin dünyasında yaşar; o eylemi kendileri yapmış olmazlar. Tarihsel sonuç aktarılabilir. Ahlaki fail aynı biçimde aktarılamaz.
Adam için de mesele budur. Bereşit 3’ün insanlık tarihinde sonuçları vardır. Fakat Bereşit 4’te Kayin Adam’ın suçunun pasif taşıyıcısı olarak yargılanmaz. Günahın önünde kendisine doğrudan seçim verilir ve cinayeti kendi eylemi olarak değerlendirilir.1578 Tora’nın anlatısı, ortak insanlık koşulundan kişisel suç aktarımına geçmez.
Hristiyan yorumun ölüm delili kendi içinde daha keskin bir güçlük taşır. Bir yandan herkesin ölmesini “doğaları gereği günahlı olduklarının” göstergesi sayar. Öte yandan kusursuz bir insanın da yalnız ölümlü doğaya sahip olduğu için ölmesi gerektiğini söyler.1579 İkinci cümle doğruysa ölüm kişisel günahlılığın güvenilir ölçüsü olamaz. Günahsız veya kusursuz sayılan kişi de ölebiliyorsa, “ölüyor → demek ki kişisel olarak günahlıdır” çıkarımı geçerli değildir.
Tanah’ın doğru kişileri de ölür. Avraam ölür. Moşe ölür. David ölür.1580 Ölüm insan faniliğinin parçasıdır; her ölüm “bu kişi başka bir insanın suçunu taşıyordu” şeklinde bir teolojik teşhis değildir.
Bu nedenle Hristiyan yorumun ilk iki basamağı kabul edilse bile üçüncü basamak zorunlu değildir. Adam’ın günahı insanlığın ölüm koşuluyla ilişkili olabilir. Bütün insanlar bu ölümlü dünyada doğabilir. Bundan her insanın Adam’ın kişisel suçundan dolayı Tanrı önünde doğuştan suçlu olduğu sonucu çıkmaz. Sefer Haİkkarim tam bu farkı korur.1581
Kalıtsal suç düşüncesini Şemot 20:5 veya 34:7 üzerinden kurmak da aynı nedenle sonuç vermez. Sanhedrin 27b, sonraki kuşağın atalarının yolunu sürdürmesi halinde sorumluluğun devam ettiğini açıkça söyler.1582 Kabalat.com’daki İki Ağacın Hikayesi (11) de Adam ve Hava’dan sonraki ölüm, doğum sancısı ve toprağın zorluğu gibi unsurları “ceza” ile “sonuç” arasındaki ayrım üzerinden tartışır; bu, Bereşit 3’ün sonraki kuşaklara kalan koşulları kişisel suç aktarımıyla özdeşleştirmemek için yararlı bir ayrımdır.1583
Hristiyan yorumun ihtiyaç duyduğu cümle daha güçlüdür: “Adam günah işledi; bu nedenle onun soyundan gelen herkes, kendi eyleminden önce bile doğası gereği Tanrı önünde günahlıdır.” Tanah bu cümleyi kurmaz. Yehezkel ise bunun karşısına kişisel hesabı koyar: doğruluk kişiye, kötülük kişiye aittir. Sonuç miras alınabilir; suçun faili miras alınmaz.1584
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 48: Adam ile Hava’nın bütün soyunun ölüme tabi olması, “by nature they were sinful” çıkarımı ve kusursuz insanın da ölümlü doğa nedeniyle ölmesi. ↩
Bereşit 3:16–24. ↩
Yehezkel 18:20. ↩
Devarim 24:16. ↩
Bavli, Sanhedrin 27b; çocukların atalarının eylemlerini benimsedikleri durumda Şemot 34:7’nin uygulanması. ↩
Rabbi Yosef Albo, Sefer Haİkkarim, Maamar 4, bölüm 13; Adam’ın günahının sonraki kuşaklarda ölüm sonucu doğurabilmesi ile babanın günahından doğan yoksulluk veya sürgünün çocukta sürmesi anlatılır; buna rağmen oğlun babanın kişisel suçunu taşımadığı Yehezkel 18:20 üzerinden açıkça ayrılır. ↩
Bereşit 4:7–16. ↩
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 48. ↩
Bereşit 25:8; Devarim 34:5; 1 Melakhim 2:10. ↩
Sefer Haİkkarim, Maamar 4, bölüm 13. ↩
Bavli, Sanhedrin 27b. ↩
Kabalat.com, “İki Ağacın Hikayesi (11)”; Adam ve Hava’dan sonraki ölüm, doğum sancısı ve toprağın zorluğunu “ceza” ile “sonuç” ayrımı üzerinden ele alan bölüm. ↩
Yehezkel 18:20–22; Devarim 24:16. ↩



