140. İddia: Tehillim 22 İsa’nın çarmıha gerilişini önceden bildirir
Hristiyan iddiası
“This prophecy in Ps.22 undeniably fits the scene of crucifixion, especially of Jesus.”
Cevap
Hristiyan iddiası yalnız “İsa mezmurdan alıntı yaptı, demek ki mezmur onun hakkındadır” cümlesinden ibaret değildir. Savı daha güçlüdür: Tehillim 22’deki aşağılanma, susuzluk, bedenin çözülüşü, el ve ayak ifadesi, giysilerin paylaşılması ve ardından Tanrı’nın kurtarışı çarmıh sahnesine, özellikle İsa’ya, o kadar yakından uyar ki mezmur onu önceden bildirmiş olmalıdır.1676
Hristiyan yorum aynı zamanda önemli bir noktayı kabul eder: mezmur öncelikle David’in acılarını anlatabilir; hatta Avşalom isyanını muhtemel tarihsel arka planlardan biri olarak anar.1677 Bu kabul ikinci bir uygulamayı imkansız kılmaz. Fakat David’den İsa’ya geçişin mezmurun kendisinden ayrıca gösterilmesini gerektirir.
Mezmurun hareketi başından sonuna kadar izlenmelidir. İlk söz terk edilmişlik çığlığıdır:
“Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?”1678
Konuşan alaya alınır; düşmanlarını boğalar, aslanlar ve köpekler olarak tasvir eder; gücü tükenir, dili damağına yapışır ve ölüm tehdidi yaklaşır. Fakat şiir burada bitmez. Konuşan HaŞem’e seslenir, nefeşinin kılıçtan ve aslanın ağzından kurtarılmasını ister; sonra topluluğun ortasında Tanrı’yı öveceğini söyler.1679
Dönüm noktasını mezmurun kendisi açıklar: “Çünkü O, yoksulun sıkıntısını hor görmedi… yüzünü ondan gizlemedi; kendisine haykırdığında onu işitti.”1680
Başlangıçta konuşan kendisini terk edilmiş hisseder. Fakat mezmurun kendi son sözü bunun Tanrı’nın gerçek tutumu olmadığını bildirir: HaŞem yüzünü ondan gizlememiş, yakarışını işitmiştir. Şiirin içindeki gerilim böyle çözülür.
Buradan “öldü ve üçüncü gün dirildi” sonucu çıkmaz. Metin “nefeşimi kılıçtan kurtar” ve “beni aslanın ağzından kurtar” der. Doğal akış ölüm tehlikesinden kurtarılan kişinin şükranıdır. Ölümden kurtarılmak ile öldükten sonra dirilmek aynı önerme değildir.1681
Tehillim 22’nin daha sonraki tarihsel acılara uygulanması Yahudi geleneğinde de görülür. Midraş Tehillim, mezmurun birçok ayetini Ester’in Ahaşveroş karşısındaki sıkıntısına taşır; Bavli’de de Ester ile mezmur arasında açık bağlar bulunur.1682 Bu, Tehillim 22’nin peşatında Ester’in yazılı olduğu anlamına gelmez. Bir David mezmurunun sonraki kuşakların sıkıntısına deraş yoluyla uygulanabildiğini gösterir.
Bu nedenle seçenekler “ya bütün İsrael ya İsa” ile sınırlı değildir. Hristiyan yorumun kendisinin kabul ettiği en yakın seçenek zaten önümüzde durur: David’in bireysel sıkıntı mezmuru. Kutsal dua dili daha sonra Ester’e, sürgün deneyimine veya başka acı çeken kişilere uygulanabilir; böyle bir kullanım ilk anlamı gelecekteki tek bir biyografiye dönüştürmez.
En tartışmalı cümle el ve ayaklarla ilgilidir. Masoretik metin kaari yaday ve-raglai — כָּאֲרִי יָדַי וְרַגְלָי okur. Hristiyan yorum bunu doğrudan “elleri ve ayakları çivilendi” diye anlatır.1683 Masoretik ifadede ise ne “çivi” sözcüğü vardır ne de “çarmıha germek” fiili.
Metin tarihini burada basitleştirmek doğru değildir. Masoretik kaari tek tanık değildir. Hristiyanlıktan önce oluşmuş Septuaginta geleneği ὤρυξαν, yani “kazdılar/deldiler” yönünde bir fiil okur. Nahal Hever’deki 5/6HevPs XI 9 ise yaklaşık MS 50-68’e tarihlenen erken bir İbranice tanık olarak Masoretik kaari’den farklı כארו yazımını taşır.1684 Bu nedenle “Hristiyanlar kelimeyi sonradan uydurup değiştirdi” iddiası güvenilir değildir. Fakat bu gerçek, “çivilediler” çevirisini de metne yerleştirmez.
Masoretik metin, Septuaginta ve Nahal Hever tanığı birbirinden ayrılmalıdır. Masoretik metin “aslan gibi” biçimini taşır; Yunanca tanık bir delme/kazma fiili okur; erken İbranice varyantın biçimi ve açıklaması tartışmalıdır. Bunların hiçbirinde “çivi” veya “çarmıh” sözcüğü yoktur. “Deldiler” okuması kabul edilse bile Roma çarmıh tekniği ayrıca çıkarımdır.1685
Giysilerin paylaşılması Hristiyan yorumun özellikle vurguladığı metinlerarası bağlantılardan biridir:
“Giysilerimi aralarında paylaşıyor, elbisem için kura çekiyorlar.”1686
Hristiyan İncil anlatılarının bu dili İsa’nın ölüm sahnesine taşıdığı açıktır. Fakat tarih ile edebi anlatım aynı kanıt değildir. Daha sonraki bir yazar eski kutsal metni biliyorsa, olayı anlatırken onun söz dağarcığını kullanabilir. İki metnin benzemesi, eski metnin gelecekteki olayı bağımsız biçimde önceden bildirdiğini tek başına göstermez.
Hristiyan yorum benzerliklerin insan eliyle üretilemeyecek kadar yakın olduğunu ileri sürer.1687 Oysa edebi bağımlılık tam da bu yakınlığın nasıl oluşabileceğini açıklar. İsa’nın Roma tarafından çarmıha gerilmesi tarihsel bir sorudur; İncil yazarlarının bu ölümü Tehillim 22 diliyle anlatması edebi bir sorudur. İkincisi, birincinin önceden bildirildiğini kanıtlamaz.
Mezmurun sonunda zera sözcüğünün bulunması da Tehillim 22 ile Yeşaya 53’ün öznesini birleştirmez. Tehillim 22, “krallık HaŞem’indir” dedikten sonra bir soyun O’na hizmet edeceğini ve gelecek kuşağa Efendi’nin anlatılacağını söyler.1688 Zera Tanah’ta sıradan biçimde soy/nesil anlamına gelir. Ortak bir kelime tek başına Tehillim 22’den Yeşaya 53’e, oradan Maşiah’a ve İsa’ya uzanan bir özdeşlik kurmaz.
Midraş Tehillim’in Ester okuması bu nedenle önemlidir. Aynı şiirin başka bir tarihsel kişiye deraş yoluyla uygulanabilmesi, “bu ayrıntılar yalnız İsa’ya uygulanabilir” savını zayıflatır.1689 Deraş peşatın yerine geçmez; fakat şiirsel ve dua dilinin başka tarihsel sıkıntılara taşınabildiğini gösterir.
Bir kişi ağır sıkıntıda Tehillim 130’dan “derinliklerden Sana seslendim” dediğinde mezmurun yalnız o kişi hakkında yüzyıllar önce yazıldığı sonucuna varmayız. Aynı biçimde İsa’nın “Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?” sözünü kullanması, onun Tehillim 22’nin tek önceden bildirilmiş öznesi olduğunu kanıtlamaz.
Ayrım sonunda oldukça sadedir. Tehillim 22’nin İsa’ya uygulanması başka şeydir; Tehillim 22’nin İsa’yı önceden haber vermesi başka şey. İlkini Hristiyan yorum geleneği kurar. İkincisi ise Hristiyan metinleri anlatısından bağımsız olarak mezmurun kendi sözlerinden kanıt ister. David’in sıkıntısı, ölüm tehlikesinden kurtuluşu ve HaŞem’e yönelen övgü şiirin kendi akışını açıklayabildiği sürece, metin bizi zorunlu olarak İsa kimliğine götürmez.
Kaynaklar
Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 29-30; Tehillim 22’nin çarmıh ayrıntılarına uyduğu ve İsa’nın İsrael’in günahlarını taşıyan kurtarıcı-Maşiah olduğu savı. ↩
Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 29-30; mezmurun öncelikle David’in acılarını, muhtemelen Avşalom isyanı dönemini anlatabileceği kabulü. ↩
Tehillim 22:2 (Hristiyan numaralandırmasında çoğunlukla 22:1). ↩
Tehillim 22:7-22. ↩
Tehillim 22:23-25. ↩
Tehillim 22:20-25; mezmurun ölüm tehdidinden kurtuluş ve topluluk içinde övgü akışı. ↩
Midraş Tehillim (Şoher Tov) 22; Bavli, Megilla 15b ve Yoma 29a. Ester ile Tehillim 22 arasındaki bu okumalar deraş/aggada katmanındadır. Midraş Tehillim 22’nin Ester yorumunun katmanları için ayrıca bkz. Arnon Atzmon, “Midrashic Traditions, Literary Editing, and Polemics in Midrash Tehillim 22,” Journal for the Study of Judaism 51/1 (2020), s. 97-124. ↩
Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 29-30; “hands and feet were nailed” ifadesi. ↩
Tehillim 22:17’nin metin tarihi için bkz. Michael V. Flowers, “What Did the Psalmist Say about His Hands and Feet in Psalm 22:17?”, Vetus Testamentum 71/1 (2021), s. 48-75, özellikle s. 57. Masoretik כארי yanında Septuaginta ὤρυξαν okuması ve Nahal Hever 5/6HevPs XI 9’daki כארו yazımı tartışılır; Nahal Hever tanığı editörlerce geç Herod dönemi, yaklaşık MS 50-68’e tarihlenir. Bu veri basit bir “sonradan Hristiyan değişikliği” savını desteklemez. ↩
Tehillim 22:17. Masoretik metinde “çivi” veya “çarmıh” sözcüğü yoktur; Septuaginta’nın ὤρυξαν fiili ile Nahal Hever’deki כארו varyantı da ayete açıkça “çivi” ya da “çarmıh” sözcüğü eklemez. “Çivilediler” ve belirli bir Roma infaz tekniği, metin varyantından ayrı bir yorum basamağıdır. ↩
Tehillim 22:19. ↩
Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 29-30; benzerliklerin insan eliyle oluşturulamayacak kadar yakın olduğu yönündeki çıkarımı. ↩
Tehillim 22:29-32; zera yaavdenu, “bir soy O’na hizmet edecek.” ↩
Midraş Tehillim 22; Bavli, Megilla 15b; Yoma 29a. Ester uygulaması, mezmur dilinin sonraki tarihsel deneyimlere deraş yoluyla taşınabildiğini gösterir. ↩



