Tanah’ta İslam Peygamberi Müjdeleniyor mu? (1): Yeşayahu 40 ve Mezmur 84

Tanah yüz binlerce kelimeden oluşan geniş bir metin bütünüdür. Bazı Müslüman polemik ve tefsir kaynakları bu metin içindeki birkaç ifadeyi İslam Peygamberi’ni önceden bildiren kehanetler olarak yorumlamaktadır. Bu iddiaların değeri ses benzerliğine değil, İbranice kelimelerin gerçek anlamına ve ayetlerin kendi bağlamına göre sınanmalıdır.
İDDİA 1:
Yeşayahu 40:1-9 arası ayetler:
Yeşaya 40:3. ayette “bozkır” diye çevrilen kelime İbranice’de (İbranice’de ‘Araba’ diye okunur) “Arap diyarı” anlamına gelmektedir.
Yine 6. ayette şöyle söyleniyor: Yeni İncil çevirisi:
Ses, “Duyur” diyor.
“Neyi duyurayım?” diye soruyorum.
“İnsan soyu ota benzer,
Bütün vefası kır çiçeği gibidir.
RAB’bin soluğu esince üzerlerine,
Ot kurur, çiçek solar.
Gerçekten de halk ottan farksızdır.
Burada “duyur” diye çevrilen kelimenin İbranice orijinali “i’kra” kelimesidir.Kuran-ı Kerim’in inen ilk suresi Alak suresi “İkra bismirabbikellezi alak (Oku, yaratan Rabbinin adıyla)” ayetiyle başlamaktadır.
Yeşayahu 40:6’da, “Bir ses, ‘Oku’ demektedir. Karşısındaki kişi de “Neyi okuyayım? demektedir.
Bu ayetteki “ikra” kelimesi Kur’an’daki “ikra” kelimesidir. Sahih kabul edilen bir hadiste Cebrail, Muhammed’e ilk geldiğinde “Oku!” demiştir ve Hz.Muhammed de ona “Neyi okuyayım? – Ben okuma yazma bilmem” demiştir. Yine bu ayetler arasında geçen Siyon’un ne olduğu Mezmurlar 84.Bölüm’de anlaşılmaktadır.
YANIT:
İbranice ile Arapça aynı Sami dil ailesindedir. Bu nedenle iki dilde aynı kökten gelen çok sayıda kelime bulunması olağandır. İbranice קרא — qara “çağırmak, seslenmek, okumak/ilan etmek” ile Arapça قرأ — qaraʾa arasındaki akrabalık, Yeşayahu’nun yüzyıllar sonra Muhammed’i haber verdiğini göstermez; ortak Sami dil mirasını gösterir.
Yeşayahu 40:6’daki קְרָא — qera, “seslen/ilan et” kendi cümlesi içinde anlaşılır: bir ses peygamberlik ilanı ister ve cevap “Ne ilan edeyim?” şeklindedir. Bölümün başından sonuna kadar konu Siyon’un tesellisi, Yeruşalayim’e dönüş ve Aşem’in İsrael’i kurtarmasıdır. Kur’an’daki “iqra” sözcüğüne ses benzerliği kurmak, Yeşayahu’nun bağlamını değiştirmez.
Yeşayahu 40:3’teki בָּעֲרָבָה — ba-aravah ifadesi “Arabistan/Arap diyarı” demek değildir. Aravah, bağlama göre bozkır, çöl düzlük veya çukur ova anlam alanına sahiptir. Raşi bu ayeti doğrudan “çölde Yeruşalayim’e giden yolu hazırlayın; sürgünler geri dönsün” diye açıklar. Dolayısıyla kelime benzerliğinden “Arabistan” sonucu çıkarmak İbraniceyi yanlış okumaktır.
Örnek 1:
Şeria Irmağı’nın doğu yakasındaki çölde, Suf’un karşısında Arava’da (baarabah), Paran ile Tofel, Lavan, Haserot, Di-Zahav arasında Moşe İsraelliler’e şunları anlattı.
Yasanın Tekrarı 1:1
Moşe, elbette ki İsraelliler’e Arabistan’da seslenmedi. Arabah, bugün batıda İsrael, doğu’da Ürdün’ün sınırladığı Ölü Deniz yatağı bölgesidir. Ayette, düzlük anlamındadır. Üstelik ayet, Arava’da dediği yeri zaten tanımlamaktadır: “Şeria Irmağı’nın doğu yakasındaki çölde, Suf’un karşısında” Elbette “Şeria Irmağı’nın doğu yakasındaki çölde, Suf’un karşısında” olan bu yer, Arap diyarı ya da Arabistan değildir.
Örnek 2:
Haydi kalkın, Arava’da (baarabah), dağlık bölgede, Şefela’da, Negev’de ve Akdeniz kıyısında yaşayan bütün komşu halklara, Amorlular’ın dağlık bölgesine, büyük Fırat Irmağı’na kadar uzanan Kenanlılar ülkesine ve Lübnan’a gidin.
Bu toprakları size verdim. Gidin, atalarınıza, Avraam’a, Yitshak’a, Yaakov’a ve soylarına ant içerek söz verdiğim toprakları mülk edinin.
Yasanın Tekrarı 1:7-8
Bahsedilen bölgenin İsraeloğullarına verilen topraklar olduğu açık biçimde belirtilmiştir. Düzlük bölgenin (baarabah) Arap diyarı olmadığı açıktır.
Örnek 3:
Bu iki dağ Şeria Irmağı’nın karşı yakasında, yolun batısında, Arava’da (baarabah) oturan Kenanlılar ülkesinde, Gilgal karşısında, More meşeliği yanındadır.
Yasanın Tekrarı 11:30
Kenanlılar’ın oturduğu düzlük alan elbette Yaratılış 12:6’da belirtildiği gibi “Avram ülkenin içinde Şehem bölgesine kadar, More Ovası’na kadar ilerledi. Kenaaniler o dönemde ülkedeydiler.” Şehem’dir. Kenanlılar’ın Arabistan’da oturduğunu söylemek mümkün değildir.
Örnek 4:
Böylece Zifliler kalkıp Saul’dan önce Zif’e gittiler. O sırada Davut’la adamları Yeşimon’un güneyindeki Arava’da (baarabah), Maon Çölü’ndeydiler.
1 Samuel 23:24
Bu ayette de görüldüğü gibi, “arabah” Yeşimon’un güneyi, Maon Çölü’ndedir. Burası elbette Arabistan değildir.
Baarabah, kelimesi ayrıca 2 Samuel 2:29, Yeşaya 35:6, Yeşaya 41:19, Yeremya 17:6, ayetlerinde geçmektedir. Bu ayetlerde konu ile ilgisi olmayan Arabistan kastedilmemektedir.
Kendiniz bakın!
Yeşaya 40. Bölüm’ü baştan sona, bir ayeti öncesinden ve sonrasından koparmadan okuyan her kişi, bu bölümün Arabistan ile ilgili olmadığını görecektir.
Tanrı, Peygamber Yeşaya aracılığı ile İsraeloğulları’nı, Yeruşalayim halkını teselli etmekte, onların Siyon’a, Yeruşalayim’e, Yahuda’ya döneceğini müjdelemektedir. İsraeloğulları, işlediklerini günahların cezasını ödedikten sonra, Tanrı onları Kutsal Topraklar’a geri getirecek, yollarını kolaylaştıracak, adeta dağları, tepeleri onlar için düzleştirecektir. Bu bölümde hitap edilen kişilerin Yeruşalayim halkı olduğu, dönecekleri yerin Siyon, Yeruşalayim ve Yahuda olduğu açıkça belirtilmiştir.
Kendiniz bakın!
Avutun halkımı” diyor Tanrınız,
“Avutun!
Yeruşalim halkına dokunaklı sözler söyleyin.
Angaryanın bittiğini,
Suçlarının cezasını ödediklerini
Tanrı’nın elinden
İki katıyla aldıklarını ilan edin.”
Şöyle haykırıyor bir ses:
“Çölde Tanrı’nın yolunu hazırlayın,
Bozkırda (baarabah)Tanrımız için düz bir yol açın.
Her vadi yükseltilecek,
Her dağ, her tepe alçaltılacak.
Böylelikle engebeler düzleştirilecek,
Sarp yerler ovaya dönüştürülecek.
O zaman Tanrı’nın yüceliği görünecek,
Bütün insanlar hep birlikte onu görecek.
Bunu söyleyen Tanrı’dır.”
Ses, “Duyur” diyor.
“Neyi duyurayım?” diye soruyorum.
“İnsan soyu ota benzer,
Bütün vefası kır çiçeği gibidir.
Tanrı’nın soluğu esince üzerlerine,
Ot kurur, çiçek solar.
Gerçekten de halk ottan farksızdır.
Eşsiz Tanrı
Ot kurur, çiçek solar,
Ama Tanrımız’ın sözü sonsuza dek durur.”
Ey Siyon’a müjde getiren,
Yüksek dağa çık!
Ey Yeruşalim’e müjde getiren,
Yükselt sesini, bağır,
Sesini yükselt, korkma.
Yahuda kentlerine, “İşte, Tanrınız!” de.
Yeşaya 40:1-9
İDDİA 2:
Mezmurlar 84:6’da belirtilen Baka Vadisi, Kuran-ı Kerim’de Ali İmran Suresi 96.ayette geçen “Bekke” dir. Mezmurlar 84:7’de Siyon’a Baka Vadisi’nden geçerek gidildiği belirtilmektedir. Öyleyse, peygamberler önce Bekke’de (Mekke’de) Hac görevini yerine getirmişler sonra Siyon’a çıkmışlardır.
YANIT:
Senin evinde oturanlar ne mutludur, Seni daima öveceklerdir. Kuvveti Sen’de olanlar ne mutludur, yüreğinde yollar var. Ağlayış (baka) vadisinden geçerken, orasını pınara çevirirler; kutsamalarla Öğretmen’i sararlar. Ordudan orduya giderler; Sion’da Tanrı’nın önünde görünecektir.
Mezmurlar 84:5-7(8)
עֵמֶק הַבָּכָא — emek ha-bakha ifadesinin tam coğrafi karşılığı kesin değildir. Raşi ayeti deraş düzeyinde Gehinom ve ağlayışla açıklar; Radak ise farklı açıklamalar aktarır. Modern Yahudi çevirileri de “Baka Vadisi” adının anlamının kesin olmadığını not eder. Bu nedenle “Baka kesin olarak Gehinom’dur” veya “kesin olarak Yeruşalayim yakınındaki şu vadidir” diye peşat iddiası kurmak doğru değildir.
Aynı kökten gelen בְּכָאִים — bekha’im ağaçları Şmuel II 5:23–24 ve Divre Hayamim I 14:14–15’te geçer. Fakat bu ağaçların Refaim Vadisi’nde bulunması, Mezmur 84’teki Emek HaBakhanın aynı coğrafi yer olduğunu kanıtlamaz.
Buna rağmen Mekke iddiası yine çöker; çünkü Mezmur’un kendi bağlamı hiçbir belirsizlik bırakmaz. Şair Aşem’in konutlarını ve sunaklarını özler (84:2–4), “evinde oturanları” över (84:5), hac yollarından söz eder (84:6) ve yolculuğun vardığı yeri açıkça söyler: “Tanrı’nın huzurunda Siyon’da görünürler” (84:8). Metin Mekke, Kâbe, Arabistan veya Muhammed’den söz etmez.
Dolayısıyla “Baka” ile “Bekke” arasındaki ses benzerliği bir kehanet kanıtı değildir. Mezmur 84’ün kutsal coğrafyası Siyon ve Aşem’in evidir. Ayetin anlamı belirsiz bir yer adını Mekke’ye taşıyarak değil, mezmurun tamamı okunarak belirlenir.
Sonuç
Yeşayahu 40 ve Mezmur 84, Muhammed’i veya Mekke’yi önceden bildiren gizli metinler değildir. Yeşayahu 40’ın konusu Yeruşalayim’in tesellisi, sürgünlerin dönüşü ve Siyon’a müjdedir. Aravah “Arabistan” değildir; qera ile Arapça iqra arasındaki benzerlik ise iki Sami dilin akrabalığından kaynaklanır.
Mezmur 84’te Emek HaBakhanın kesin coğrafi kimliği tartışılabilir. Fakat mezmurun hedefi tartışmalı değildir: şair Aşem’in evini ve sunaklarını özler; hac yollarından geçenler sonunda Siyon’da Tanrı’nın huzuruna çıkar. “Baka = Bekke = Mekke” zinciri metinden değil, ses benzerliğinden üretilir.
Tanah’ın kendi bağlamı İslam peygamberini burada tanımaz. Yeşayahu 40 İsrael’in Siyon’a dönüşünü, Mezmur 84 ise Aşem’in Siyon’daki kutsal mekânına yönelişi anlatır. Muhammed ve Mekke bu metinlere sonradan yerleştirilmektedir.
Temel kaynaklar
Yeşayahu 40:1–11; Raşi, Yeşayahu 40:3; Devarim 1:1, 1:7, 11:30; Mezmurlar 84:2–9; Raşi ve Radak, Mezmurlar 84:7–8; Şmuel II 5:23–24; Divre Hayamim I 14:14–15.









