25. İddia: Tapınak olmayınca İsrael’in bağışlanması mümkün değildir
İddia başlığının kaynak notları: 189
Hristiyan iddiası
“Strictly speaking, Israel were, and still remain, an unforgiven nation whilst they seek their forgiveness through the Old Covenant system. The only way out of this predicament is to accept a new covenant which does not rely on a day of Atonement ritual to gain forgiveness; one which is ” established upon better promises” .”
Cevap
Hristiyan yorumun önceki kan ve korban tezleri doğal olarak bu sonuca götürür: bağışlanma zorunlu olarak kanlı korban gerektiriyorsa ve korban yalnız Bet HaMikdaş’ta sunulabiliyorsa, Bet HaMikdaş’ın yıkılmasıyla İsrael’in bağışlanma yolu kapanmış olmalıdır. Hristiyan yorum bunu açıkça söyler ve Şelomo’nun sürgündeki İsrael için ettiği duayı da Yeruşalayim’deki mizbeah ve orada dökülen kanla görünmez biçimde ilişkilendirir. Oysa Şelomo’nun duası daha Bet HaMikdaş açılırken günah, sürgün, teşuva, dua ve bağışlanma arasında başka bir ilişki kurar.
Şelomo önce binanın ne olmadığını söyler: “Tanrı gerçekten yeryüzünde oturur mu? İşte gökler ve göklerin gökleri Seni içine alamaz; benim yaptığım bu ev nasıl alabilir?… Kulunun ve halkın İsrael’in bu yere doğru ettikleri duaları işit; Sen gökteki meskeninde işit ve işittiğinde bağışla.”190 Bet HaMikdaş dua için kutsal merkezdir, fakat HaŞem o binanın içine kapanmış değildir. İnsan Bet HaMikdaş’a doğru döner; işiten ve bağışlayan HaŞem’dir.
Dua daha sonra sürgüne kadar ilerler. Şelomo, “günah işlemeyen insan yoktur” diyerek İsrael’in düşman ülkesine götürülebileceğini söyler. Orada insanlar yaşananları yüreklerine alır, “Günah işledik, yanlış yaptık, kötülük ettik” diye itirafta bulunur, bütün yürekleri ve nefeşleriyle HaŞem’e döner ve atalarına verilen ülkeye, seçilen şehre ve Bet HaMikdaş’a doğru dua ederlerse, Şelomo HaŞem’den “gökteki meskeninden işit” ve “Sana karşı günah işlemiş halkını bağışla” diye ister.191 İnsanlar ne Yeruşalayim’dedir ne de mizbeahın başındadır. Düşman ülkesinde esirdirler. Metnin kurduğu sıra açıkça farkına varma, itiraf, teşuva, dua, HaŞem’in işitmesi ve bağışlamasıdır.
Yein Levanon da bu bölümü sürgündeki teşuva ve bağışlanma çerçevesinde açıklar. Bet HaMikdaş’a doğru yönelmek önemlidir; Yahudi dua geleneği bunu korur. Erets İsrael dışında bulunan kişi ülkeye, ülkede bulunan Yeruşalayim’e, Yeruşalayim’de bulunan Bet HaMikdaş’a yönelir. Fakat kutsal merkeze doğru dua etmek ile o yerde o anda dökülen kanın HaŞem’in bağışlamasının zorunlu nedeni olduğunu söylemek aynı şey değildir. Birincisi I. Melahim 8’dedir; ikincisi metne sonradan eklenen başka bir teolojik önermedir.
Daniel 9, Şelomo’nun gelecekteki ihtimal olarak anlattığı sürgün dünyasının içinden konuşur. Yeruşalayim haraptır ve Bet HaMikdaş avodası işlememektedir. Daniel buna rağmen, “Yüzümü Efendi Tanrı’ya çevirdim; dua ve yakarışla, oruçla, çulla ve külle O’nu aradım. Tanrım HaŞem’e dua ettim ve itirafta bulundum” der.192 Sonra İsrael’in suçunu kendi ağzıyla söyler: “Günah işledik, yanlış yaptık, kötülük ettik, başkaldırdık; mitsvalarından ve yasalarından saptık.”193 Duanın dili daha sonraki Yahudi viduy geleneğini derinden etkilemiştir.
Daniel’in dayanağı kendi doğruluğu değildir. “Merhametler ve bağışlamalar Tanrımız Adonay’a aittir; çünkü O’na karşı başkaldırdık” der194 ve duanın doruğunda, “Adonay, işit! Adonay, bağışla! Adonay, kulak ver ve yap; gecikme!” diye seslenir.195 Ayrıca, “Yakarışlarımızı kendi doğruluklarımız nedeniyle değil, Senin büyük merhametlerin nedeniyle önüne getiriyoruz” der.196 Eğer Bet HaMikdaş yokken bağışlanma gerçekten mümkün değilse Daniel’in dua dili nasıl açıklanacaktır? Daniel “şimdilik bağışlanamayız; çünkü kanlı korban yok” demez. Gelecekte kusursuz bir insan korbanını beklediğini de söylemez. Yıkılmış Yeruşalayim’in karşısında doğrudan HaŞem’in merhametine başvurur.
Midraş Tanhuma bu durumu neredeyse doğrudan soruya dönüştürür: peygamber, kohen, korban, Bet HaMikdaş ve mizbeah yoksa ne olacaktır?197 Verdiği cevap, Bet HaMikdaş bulunmadığında duanın kaldığıdır; Daniel 9:19’daki “Adonay, işit; Adonay, bağışla” sözünü aktarır ve İsrael’in kutsal şehre doğru dua edeceğini, HaŞem’in de gökten işiteceğini açıklar. Peşat ile midraşik yorum aynı kanıt düzeyi değildir. Tanah’taki temel veri zaten Daniel’in kendisidir. Midraşın önemi, Yahudi geleneğinin Bet HaMikdaş’ın yokluğunu “artık bağışlanma mümkün değildir” biçiminde anlamadığını göstermesidir.
Hoşea 14 aynı yönü başka bir dille güçlendirir: “Ey İsrael, Tanrın HaŞem’e dön… Yanınıza sözler alın ve HaŞem’e dönün. O’na deyin: Bütün suçu kaldır ve iyiyi kabul et; dudaklarımızla boğaların yerini tamamlayalım.”198 Ayet tarihsel olarak Bet HaMikdaş’ın yokluğunu açıkça konu edinmediği için onu tek başına “Tapınak yokken dua korbanın yerine geçer” ayeti haline getirmek doğru olmaz. Güvenli sonuç daha yalındır: peygamber teşuva ve sözleri HaŞem’e dönüşün gerçek araçları olarak gösterir. Ardından HaŞem, “Dönekliğini iyileştireceğim, onları özgürce seveceğim; çünkü öfkem ondan döndü” der.199 Hazal, Yoma 86b’de “sözler alın ve HaŞem’e dönün” ifadesini günahkarın sözlerle dönüşüyle ilişkilendirir; “dudaklarımızın boğaları” dilini kullanarak bu teşuvayı korbanla karşılaştırır ve Hoşea 14:5’teki İlahi sevgiye bağlar.200
Bundan korbanların gereksiz olduğu sonucu çıkmaz. Bet HaMikdaş ayaktayken korban gerektiren durumda korban gerçek bir mitsvadır. Yahudi duası Bet HaMikdaş’ın yeniden kurulmasını ve avodanın geri dönmesini istemeye devam eder; Amida’da Yeruşalayim’in yeniden kurulması her gün istenir. Birçok mitsva bugün Bet HaMikdaş bulunmadığı için yerine getirilememektedir; bu, onların değersiz olduğu anlamına gelmez. Fakat belirli bir mitsvanın uygulanamaması ile HaŞem’in bağışlama kudretinin ortadan kalkması da aynı şey değildir.201
Şelomo’nun duası tam bu ayrım üzerine kuruludur. Bet HaMikdaş İlahi yakınlığın kutsal merkezidir, fakat göklerin gökleri bile HaŞem’i içine alamaz. Sürgündeki kişi binlerce kilometre uzaktan Bet HaMikdaş’a doğru dönebilir; HaŞem gökten işitir. Daniel mizbeahın başında bulunmadan itirafta bulunur ve “Adonay, bağışla” der. Metin bu duanın geçerli olabilmesi için görünmeyen bir kan mekanizması eklemez.
Hristiyan yorumun okuması ise şu zincire dayanır: Tanrı yalnız korban kanı aracılığıyla bağışlayabilir; Bet HaMikdaş yıkılmıştır; öyleyse Yahudiler bağışlanamaz; çözüm İsa’dır. Fakat zincirin ilk halkası Tanah tarafından verilmemiştir. Vayikra 5 kansız bir sunu ile kapara ve bağışlanma bilir. Yehezkel teşuva eden günahkarın geçmiş suçlarının artık ona karşı tutulmayacağını anlatır. Hoşea sözlerle HaŞem’e dönüşü öğretir. Şelomo sürgündeki İsrael için dua ve bağışlanmayı öngörür. Daniel bunu Bet HaMikdaş’ın yıkıldığı dünyada fiilen yapar.
Bu nedenle iki uç da Tora’nın dünyasını bozar. “Korbanlara hiçbir zaman ihtiyaç yoktu” demek Tora’nın mitsvalarını siler. “Korban sunulamıyorsa HaŞem artık bağışlayamaz” demek ise Tanah’ın teşuva ve dua öğretisini siler. Bet HaMikdaş’ın yokluğu gerçek bir kayıptır; Yahudilik onu dini ilerleme saymaz. Fakat bu kayıp HaŞem’in İsrael ile ilişkisinin yok olması değildir. Mizbeah yoktur, teşuva yine mümkündür. Korban avodası yapılamaz, insan günahını itiraf edebilir. Yeruşalayim haraptır, Daniel yine dua eder.
Midraşın sorusu bunu çok çarpıcı biçimde toplar: “Peygamber yok, kohen yok, korban yok, Bet HaMikdaş yok, mizbeah yok; bize kim kapara sağlayacak?” Verdiği cevap İsa değildir. Daniel’in duasıdır: “Adonay, işit. Adonay, bağışla.” Bet HaMikdaş’ın yokluğu büyük bir yaradır; Tanrı’ya giden yolun kapanması değildir. Şelomo’nun gökten işitmesini istediği, Daniel’in merhametine sığındığı ve Hoşea’nın günahkara dönmesini söylediği HaŞem, bir binanın yıkılmasıyla bağışlama kudretini kaybetmez.202
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 3–6 ve 19–28. ↩
Tanah, I. Melahim 8:27–30. ↩
Tanah, I. Melahim 8:46–50. ↩
Tanah, Daniel 9:3–4. ↩
Tanah, Daniel 9:5. ↩
Tanah, Daniel 9:9. ↩
Tanah, Daniel 9:19. ↩
Tanah, Daniel 9:18. ↩
Midraş Tanhuma. ↩
Tanah, Hoşea 14:2–3. ↩
Tanah, Hoşea 14:5. ↩
Bavli, Yoma 86a–86b. ↩
Kaynaklar: Tanah, Vayikra 5; I. Melahim 8; Daniel 9. ↩
Kabalat.com: “Kan olmadan kefaret olmaz mı?”; “Günah ve Aklanma”; “İsa, Benim Günahlarım İçin mi Öldü?” ↩



