231. İddia: Devarim 17’deki kararlar yazıya geçirilmediği için sonraki rabbinik gelenek vahiy sayılamaz
Hristiyan iddiası
“Above all, there is absolutely no evidence in the law of Moses that the judgments of the priests were to be written down and treated as inspired scripture. Surely God would have legislated concerning this? By contrast, they were explicitly forbidden to add to the commands which God had given them; the terms of their covenant with God were inviolate: ” Ye shall not add unto the word which I command you, neither shall ye diminish ought from it, that ye may keep the commandments of the Lord your God which I command you” (Deut.4:2). This implies that any adding to the Law would make the Law itself impossible to obey, which explains exactly the moral and intellectual dilemma of Judaism.”
Cevap
Hristiyan yorum, Devarim 17 tartışmasının sonunda önemli fakat yanlış kurulmuş bir ikilem ortaya koyar. Eski kohenlerin ve yargıçların kararlarının yeni esinlenmiş Kutsal Yazı olarak kaydedildiğine dair Tora’da bir emir bulunmadığını söyler; buradan sonraki rabbinik öğretinin ya Tora’ya eklenmiş insan sözü olduğu ya da bağlayıcı olabilmesi için yeni vahiy sayılması gerektiği sonucuna gider. İlk cümlede sorun yoktur. Yahudilik de bir Bet Din (rabbinik mahkeme) kararını Yeşayahu kitabıyla aynı kaynak sınıfına koymaz. Sorun, bağlayıcı yorum ile yeni vahyin aynı şey sayılmasıdır.2420
Devarim 17’nin dili bu ikiliği kabul etmez. Çözümü güç bir davar la-mişpat — yargı meselesi — ortaya çıktığında İsrael’in o günlerde görev yapan kohenlere ve yargıca gitmesi emredilir. Ardından, “Sana öğretecekleri Tora’ya ve sana söyleyecekleri karara göre yapacaksın; sana bildirecekleri sözden sağa veya sola sapmayacaksın” denir. Yorukha — sana öğretecekler, yomru lekha — sana söyleyecekler ve yagidu lekha — sana bildirecekler fiilleri, yalnız tomarın bir satırını göstermekten daha fazlasını anlatır. Tora yazılı kaynağı korurken o kaynağın zor davalarda nasıl uygulanacağını belirleyecek yaşayan bir kurum da kurmuştur.2421
Bu kurumun varlığı Tora’ya yeni bir mitsva ekleme yetkisi değildir. Devarim 4:2’deki “eklemeyeceksiniz ve eksiltmeyeceksiniz” emriyle Devarim 17 aynı kitapta yan yana durur. Bir insanın “Tanrı yeni bir emir verdi” demesi ile verilmiş emrin yeni bir olayda ne gerektirdiğini belirlemesi iki ayrı işlemdir. Aksi kabul edilirse Devarim 17 anlamsızlaşırdı: Zor mesele zaten bütün ayrıntılarıyla yazılı satırda bulunuyorsa niçin merkezi bir yargı kurumu, soruşturma ve bağlayıcı karar gerekir?2422
Tora’nın başka bir ifadesi bu ayrımı daha da görünür kılar. Devarim 12:21 sıradan etin kesilmesini anlatırken ka-aşer tsivitikha — “sana emrettiğim gibi” — der. Yazılı pasaj burada şehitanın bütün ayrıntılarını tekrar etmez. Sifrei bu sözü Moşe’ye verilmiş uygulama ayrıntılarıyla ilişkilendirir. Bu tek ayetten Mişna’nın her ayrıntısını çıkarmak mümkün değildir; fakat “Tanrı bir ayrıntı isteseydi mutlaka bütününü yazılı Tora’da yeniden yazardı” önermesinin Tora’nın kendi diliyle zorunlu olmadığını gösterir.2423
Hazal’ın halahik otoriteyi nasıl düşündüğü de Hristiyan yorumun varsayımının tersidir. Mişna Sanhedrin’de bilgeler aynı Tora’yı farklı açıklayabildikleri için mesele daha yüksek mahkemelere taşınır. Bava Metsia 59b’de ise göksel bir ses Rabbi Eliezer’i desteklediği halde Rabbi Yehoşua lo baŞamayim hi — “Tora göklerde değildir” — diyerek halahik kararın yeni göksel vahiy yoluyla verilmediğini söyler. Rabbinik modelin kendisi yargıcı peygambere dönüştürmez; Tora’nın verilmiş olması, insan dünyasında yorum ve karar sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.2424
Her rabbinin her kişisel görüşü Tanrısal vahiy değildir; bugünkü bir posek ile Lişkat HaGazit’teki Büyük Sanhedrin aynı makam değildir; deoraita ile derabbanan da aynı kaynak düzeyi değildir. Fakat bundan “yazıya geçirilmemişse bağlayıcı olamaz” sonucu çıkmaz. Devarim 17 kararın bağlayıcılığını yeni bir Tanah kitabına dönüşmesine değil, Tora’nın yetkilendirdiği kurumdan çıkmasına bağlar. Hristiyan yorum rabbinik geleneği eleştirirken onun iddia etmediği bir vahiy modelini önce ona yüklemekte, sonra bu modeli reddetmektedir.2425
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, Carelinks Publishing, PDF s. 52–53. Heaster, Devarim 17’deki kararların esinlenmiş Kutsal Yazı olarak yazıya geçirilmediğini ve Tora’ya ekleme yapılamayacağını ileri sürerek sonraki rabbinik otoriteyi reddeder. ↩
Devarim 17:8–13. Özellikle 17:9–11’de görevdeki kohen ve yargıcın araştırması, öğretmesi ve karar bildirmesi; halkın da bu karardan sağa veya sola sapmaması emredilir. ↩
Devarim 4:2; 17:8–13. Sifrei Devarim 154, ‘kan ile kan’, ‘dava ile dava’ ve ‘yara ile yara’ ifadelerini somut halahik ayırım ve karar meseleleri olarak işler. ↩
Devarim 12:21; Sifrei Devarim 75. Sifrei, ka-aşer tsivitikha sözünü şehitanın uygulama ayrıntılarına ilişkin aktarılmış öğretiyle açıklar. ↩
Mişna Sanhedrin 11:2; Bavli Sanhedrin 88b; Bava Metsia 59b. Bava Metsia 59b’de lo baŞamayim hi ilkesi göksel ses ile halahik karar düzenini birbirinden ayırır. ↩
Rambam, Mişne Tora, Hilhot Mamrim 1:1–2. Rambam, Büyük Bet Din’in Tora’nın yorumunda ve uygulamasında yetkisini Devarim 17:11’e bağlar; farklı kaynak statülerini birbirinden ayırır. ↩



