8. İddia: İnsan Tora’yı gerçekten yerine getiremez
İddia başlığının kaynak notları: 54
Hristiyan iddiası
“The very existence of Divine Law results in our warped, sinful human nature being unable to totally obey it. Our very nature leads us to disobey whatever God clearly tells us.”
Cevap
Moşe, Tora’nın sonunda insana ulaşamayacağı bir görev verdiğini söylemez. Tam tersine, “Bugün sana buyurduğum bu mitsva senin için anlaşılmaz değildir ve senden uzak değildir… Çünkü söz sana çok yakındır; onu yapmak için ağzında ve kalbindedir” der.55 Cümlenin sonundaki laasoto, “onu yapmak için”, özellikle önemlidir. Hristiyan polemiği insanın Tora karşısındaki durumunu “yapamaz” diye tanımlarken Moşe “senden uzak değildir”, “sana çok yakındır” ve “onu yapmak için” ifadelerini kullanır.
Klasik Yahudi yorumunda “bu mitsva”nın kapsamı hakkında iki önemli çizgi vardır. Bavli Eruvin 55a ve Raşi ile ilişkili açıklama, “göklerde değildir” ve “denizin ötesinde değildir” sözlerini Tora’nın insana erişilebilir oluşuyla ilişkilendirir.56 Ramban ise yakın bağlamı esas alarak “bu mitsva”yı teşuva, yani HaŞem’e dönüş olarak okur. Ona göre İsrael dünyanın en uzak yerine sürülse bile dönüş onun gücünün dışında değildir. İki açıklama aynı ayrıntıyı vurgulamaz, fakat Hristiyan “insan yapamaz” iddiasını da desteklemez. Birinde Tora erişilebilir ve uygulanabilir; diğerinde günahkar insan gerçek teşuva yapabilir ve yeniden itaate dönebilir.
Ramban’ın okumasının hemen öncesinde Moşe zaten “Sen dönecek, HaŞem’in sesini dinleyecek ve bugün sana buyurduğum bütün mitsvaları yapacaksın” demiştir.57 Dolayısıyla teşuvayı öne çıkarmak Tora’ya itaati geride bırakmaz; teşuva insanı yeniden Moşe’nin buyurduğu mitsvalara götürür. Hristiyan iddianın asıl karıştırdığı iki şey, Tora’ya itaat etmek ile hayat boyunca tek bir günah bile işlememektir.
Tanah insanın günah işleyebileceğini açıkça kabul eder. Şelomo “Çünkü günah işlemeyen insan yoktur” der; Kohelet de “Yeryüzünde iyilik yapıp hiç günah işlemeyen tsadik (doğru) bir insan yoktur” sözünü verir.5859 Tora’nın kendi sistemi de hata yapabilen insanı baştan hesaba katar: günah korbanları, itiraf, zararın geri ödenmesi, Yom Kippur, teşuva ve bağışlanma bunun içindir. Tora meleklere değil, düşebilen ve yeniden ayağa kalkabilen insana verilmiştir. Bir insanın merdivende ayağının kayabilmesi, merdiveni çıkmasının imkansız olduğu anlamına gelmez; Tora ayağın kayabileceğini bilir ve geri dönüş yolunu da verir.
Bu nedenle “insan günah işler, öyleyse Tora’yı yerine getiremez; Tora başarısızdır ve başka bir kurtuluş düzeni gerekir” zincirinin ilk adımı sonraki adımları taşımaz. Tora ihlalden sonra ne yapılacağını kendisi düzenliyorsa günah, sistemin çöktüğünü değil, sistemin gerçek insanı tanıdığını gösterir. Aynı nedenle HaŞem’in “Hayatı seç” çağrısı da gerçek bir seçim varsayar.60 İnsan iyiyi hiçbir anlamlı biçimde seçemiyor olsaydı, peygamberlerin yüzyıllar boyunca “Dönün” diye seslenmesi de gerçek bir çağrı olmaktan çıkardı.
Rambam, Hilhot Teşuva 5:1’de özgür iradeyi Tora sorumluluğunun temeline yerleştirir: insan isterse iyi yola yönelip tsadik, isterse kötü yola yönelip raşa (kötü kişi) olabilir; onu zorunlu olarak bu iki yoldan birine iten bir güç yoktur.61 Bu, insanın bütün dürtülerine kolayca egemen olduğu anlamına gelmez. Yetser hara, yani kötü eğilim, gerçektir ve insanı güçlü biçimde zorlayabilir. Fakat dürtünün ortaya çıkması ile insanın ona teslim olmak zorunda olması aynı şey değildir. Yetser hara seçimi güçleştirir; seçimi ortadan kaldırmaz. Aksi halde mitsva, günah, sorumluluk ve teşuva kavramları anlamını yitirirdi.62
Devarim 30’un bağlamı bunu daha da çarpıcı kılar. “Sana çok yakındır” sözü kusursuz insanların yaşadığı hayali bir dünyada verilmez. Hemen öncesinde İsrael’in günahı, laneti, sürgünü ve dağılması anlatılır. Moşe tam bu kadar düşebilen insana geri döneceğini, HaŞem’in sesini dinleyeceğini ve mitsvaları yapacağını söyler. Tanah’ın insanı günahsız değildir; fakat iradesiz de değildir. Düşebilir ve yeniden dönebilir.
Hristiyan teolojisi insanın zorlanmasını insanın mutlak acizliğine çevirdiğinde, önce Tanah’ın vermediği bir çaresizlik kurar ve sonra bu çaresizliği başka bir kurtuluş sisteminin zorunluluğuna kanıt yapar. Moşe’nin cümlesi bunun karşısındadır: “Söz sana çok yakındır; onu yapmak için ağzında ve kalbindedir.”63
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 2–7. ↩
Tanah, Devarim 30:11-14. ↩
Bavli, Eruvin 55a. ↩
Tanah, Devarim 30:8. ↩
Tanah, I Melahim 8:46. ↩
Tanah, Kohelet 7:20. ↩
Tanah, Devarim 30:19. ↩
Rambam, Mişne Tora, Hilhot Teşuva 5:1. ↩
Rambam, Mişne Tora, Hilhot Teşuva 5:1. ↩
Kabalat.com: “Tora’yı Yerine Getirmek Mümkün Müdür?”; “Eylem ve İman”; “Yasa artık geçersiz mi?” ↩



