Misyoner İddiaları Arşivi

Tanah adına ileri sürülen iddiaları İbranice metin, bağlam ve Yahudi kaynaklarıyla inceleyin.

5 sonuç · Yayımlanmış 280 iddia

İDDİA 023

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Bereşit 4:7 — Bereşit 3:15, günahı ölümüyle yok edecek Maşiah’ı haber verir

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

הֲל֤וֹא אִם־תֵּיטִיב֙ שְׂאֵ֔ת וְאִם֙ לֹ֣א תֵיטִ֔יב לַפֶּ֖תַח חַטָּ֣את רֹבֵ֑ץ וְאֵלֶ֙יךָ֙ תְּשׁ֣וּקָת֔וֹ וְאַתָּ֖ה תִּמְשׇׁל־בּֽוֹ׃

HaŞem Kayin’e iyi davranmasının kabul yolu olduğunu söyler; günah kapıda beklese de ona egemen olması gerekir. İnsan, günah karşısında bütünüyle eylemsiz veya sorumsuz bırakılmaz. Ayet doğru davranışa dönme imkânını ve yükümlülüğünü birlikte verir. Günahın gücünden zorunlu bir insan kurbanı sonucu çıkarılmaz.

Kaynaklar

  • Tanah, Bereşit 4:7.
  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 23, güncel revizyon.
  • Tanah, Bereşit 4:7.
Kitaptaki yanıtın tamamı

Bereşit 3:15 Hristiyan yorum geleneğinde çoğu zaman bütün Maşiah öğretisinin ilk haberi olarak okunur. Hristiyan yorumcu bu kısa ayetten çok geniş bir zincir çıkarır: “kadının soyu” tek bir kişi olan Maşiah olur; yılanın soyu günahla özdeşleşir; topuğun yaralanması Maşiah’ın geçici ölümü, yılanın başına vurulması ise günahın kesin yenilgisi sayılır. Daha sonra bu çizgi hayvan korbanlarının sona ermesine, Yeşaya 53’e ve ölümden dönüşe kadar uzatılır. Böyle bir yorum ancak ayetin kendi sözleri gerçekten bu basamakları taşıyorsa kehanet kanıtı olabilir.

Ayetin kendisi şöyle der: “Seninle kadın arasına, senin soyunla onun soyu arasına düşmanlık koyacağım; o senin başına vuracak, sen de onun topuğuna vuracaksın.” Cümlenin ilk görüntüsü son derece somuttur. Yılan ile kadın karşı karşıyadır; ardından bu düşmanlık onların soylarına uzanır; insan tarafı yılanın başına, yılan da insanın topuğuna yönelir. Ayet Maşiah kelimesini kullanmaz. David soyundan bir kral, korban, günah bağışlanması, insan kurbanı, ölüm veya diriliş de anlatılmaz. Bu eksiklik, daha sonraki sembolik yorumları yasaklamaz; Yahudi geleneği de kısa Tora ayetlerinde ahlaki, mistik ve geleceğe dönük anlamlar görmüştür. Fakat bir yorum katmanının mümkün olması ile o katmanın ayetin açık anlamı olması aynı şey değildir.177

Hristiyan yorumun ilk adımı zera ha-işa, “kadının soyu” ifadesini zorunlu olarak tek bir bireye dönüştürmektir. Zera kelimesi dilbilgisel olarak tekil biçimde bulunsa da soy, nesil veya kuşaklar anlamında kullanılabilir. Bereşit aynı kelimeyi Avraam’a verilen sözde kullanır: “Soyunu yeryüzünün toprağı gibi yapacağım; eğer biri yeryüzünün toprağını sayabilirse senin soyun da sayılabilecektir.” Buradaki zera tek bir kişi değil, sayılamayacak kadar çok torundur. Bereşit Rabba da bu sözü Avraam’ın kuşakları olarak okur. Dolayısıyla zera ha-işa ifadesinin dilbilgisel biçimi kendi başına “gelecekte doğacak tek bir erkek” sonucunu vermez.178

Ayetin paralel yapısı da bunu destekler: “senin soyun” ve “onun soyu”. İki taraf arasında kuşaklar boyunca süren bir düşmanlık anlatımı doğal bir okumadır. Rambam, More Nevuhim’de yılan ile Hava arasındaki düşmanlığın onların soyları arasında da sürdüğünü söyler ve Hava’nın soyunun Adam’ın da soyu olduğunu özellikle belirtir. Bu açıklama “kadının soyu” sözünden babasız doğum çıkarmanın ne kadar zayıf olduğunu gösterir. Günlük dilde “Sarah’nın çocukları” dediğimizde onların babası bulunmadığını söylemiş olmayız. Bereşit 3’te cümle yılan ile kadını karşı karşıya getirdiği için soylar da aynı iki özne üzerinden anılır.179

İkinci adım daha da büyük bir değişikliktir. Ayetteki “yılanın soyu” soyut bir kavram olan “günah” haline gelir. Fakat cümle “senin soyun, yani günah” demez. Bir tarafta kadının soyu biyolojik anlamda tutulup tek bir insana indirgenirken öte taraftaki yılanın soyu biyolojik anlamdan çıkarılıp metafizik bir güce dönüştürülür. Aynı paralel cümleye iki farklı anahtar uygulanmaktadır ve ayet bu anahtarları kendisi vermez.

Bundan sonra yorum zinciri hızla genişler. “Kadının soyu” tek Maşiah kabul edilir; “yılanın soyu” günah sayılır; başa vurmak bütün günahların yenilgisine, topuğa vurmak ise Maşiah’ın ölümüne dönüştürülür. Ölüm “geçici yara” kabul edildiğinde diriliş de zincire eklenir. Oysa şuf fiilinin “vurmak”, “ezmek” veya “yaralamak” gibi çevrilmesi tartışılabilir olsa da fiilin kendisi “ölmek ve sonra dirilmek” anlamına gelmez. Yılanın başı ile insanın topuğu arasındaki fiziksel görüntü zaten anlaşılırdır: insan yerde sürünen tehlikeli hayvanın başına yönelir, yılan da insanın yere en yakın kısmına saldırır. Daha derin anlamlar bu görüntünün üzerine kurulabilir; görüntünün kendisi onları zorunlu kılmaz.

Yahudi yorum geleneği ayetin sembolik imkanlarını gerçekten kullanır ve bu çeşitlilik önemli bir ölçü verir. Şelah, Zohar çizgisindeki bir yorumda yılanı yetser hara (kötü eğilim) ile ilişkilendirir; insan Tora’ya tutunduğunda yılanın gücünü kırar, Tora’dan uzaklaştığında yılan “topuğa” ulaşır. Zohar’ın Sulam açıklamasında kadının soyu İsrael olarak okunur; yılanın ortadan kaldırılması gelecekte kötülüğün ve ölümün sona ermesiyle ilişkilendirilir ve nihai yenilgiyi tamamlayan güç HaŞem’dir. Bunlar ayetin zoolojik görüntünün ötesine taşınabileceğini gösterir. Fakat hiçbiri “kadının soyu = tek bir insan Maşiah; topuk yarası = onun çarmıhtaki ölümü” sonucunu zorunlu hale getirmez.180

Bir sembolün birden fazla düzeyde okunabilmesi, istenen her anlamın ona yerleştirilebileceği anlamına gelmez. Bir kapının bulunması, arkasındaki odanın ne olduğunu söylemez. Hristiyan yorumunda eksik bilgiyi Hristiyan metinleri anlatısı sağlar. Önce İsa’nın Maşiah olduğu, insanlığın günahını taşıdığı, öldüğü ve dirildiği kabul edilir. Sonra Bereşit 3:15’e geri dönülür: kadının soyu İsa, yılanın soyu günah, topuk yarası çarmıh ve başa vurmak günahın yenilgisi olur. Ardından aynı ayet bu anlatının önceden verildiğinin kanıtı olarak sunulur. İsa anlatısı ayeti açıklamak için kullanılmış, sonra ayet İsa anlatısını kanıtlamak için geri çevrilmiştir. Bu, bağımsız kehanet kanıtı değil, sonradan kurulan tipolojik eşleştirmedir.

Hristiyan yorumun yorumunun kapsamı bunu daha da belirgin kılar. Ayette korbanlardan söz edilmediği halde buradan hayvan korbanlarının sona ermesine geçer; günah bağışlanması anlatılmadığı halde başa vurmayı bütün günahların ortadan kaldırılmasıyla birleştirir; topuk imgesinde ölüm bulunmadığı halde bunu Maşiah’ın geçici ölümüne dönüştürür. Bu ayrıntıların her biri başka Hristiyan öncüllerden getirilir ve sonra Bereşit 3:15’in içinde zaten varmış gibi okunur.

Bereşit’in hemen sonraki gelişimi de insanı başka bir ahlaki çerçeveye yerleştirir. HaŞem Kayin’e, “Günah kapıda bekliyor; arzusu sanadır, fakat sen ona hakim olabilirsin” der. Günah gerçek bir mücadeledir, fakat insan seçim sahibidir. Tora’nın ilk bölümlerindeki insan gelecekte başka birinin ölümünü bekleyen çaresiz bir varlık olarak sunulmaz; kötülüğe karşı seçmek, düşmek ve yönünü değiştirmek zorunda olan ahlaki faildir. Yılanın yetser hara ve kötülükle ilişkilendirilmesi bu çizgiye uyabilir, fakat metin “günahı sonunda başka biri ölerek yok edecektir” demez.181

Hristiyan geleneğinde ayete protoevangelium, yani “ilk müjde” adı verilmesi de yorum ile metin arasındaki farkı gösterir. Bu başlığı Tora vermez. “İlk müjde” denildiğinde ayet daha baştan sonraki Hristiyan anlatısının başlangıcı olarak sınıflandırılmış olur. Yahudi yorumcu aynı ayeti insanın yetser hara ile mücadelesi, İsrael’in kötülük güçleriyle tarihi veya gelecekte ölümün sona ermesi gibi başka katmanlarda okuyabilir. Bu katmanların her biri ayrıca değerlendirilir; hiçbiri sırf sembolik olduğu için peşatla özdeşleştirilmez.

Bu yüzden üç sonuç özellikle ayetin dışından gelmektedir: “kadının soyu”nun zorunlu olarak tek ve babasız bir erkek olması, topuk yarasının onun ölümü olması ve başa vurmanın bu ölüm sayesinde bütün insanlığın günahlarının bağışlanması anlamına gelmesi. Üçü bir araya geldiğinde Hristiyan kurtuluş anlatısı ortaya çıkar; fakat bu anlatıyı kuran malzemenin büyük kısmı Bereşit 3:15’te yoktur. Ayetin kötülüğün nihai yenilgisiyle ilişkilendirilmesi mümkündür ve Yahudi mistik kaynaklarında buna yakın yorumlar vardır. Bundan İsa’nın öleceği, insanların günahlarını taşıyacağı ve dirileceği sonucu çıkmaz.

Bereşit 3:15 Hristiyan anlatıyı önceden açıkça ilan ettiği için İsa’yı kanıtlamaz. Hristiyan anlatının önceden kabul edilmesi, ayetin daha sonra İsa’ya göre yeniden okunmasına yol açar. Bunlar iki ayrı iddiadır.182

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 23, güncel revizyon.
  • Tanah, Bereşit 3:15.
  • Tanah, Bereşit 13:16.
  • Tanah, Bereşit 3:15; Rambam, More Nevuhim, Bereşit 3:15 yorumu.
  • Tanah, Bereşit 3:15; Şelah; Zohar, Sulam açıklaması.
  • Tanah, Bereşit 4:7.
  • Kabalat.com: “Kadının soyu” Yaratılış 3:15; “Niçin İsa’yı Mesih Olarak Kabul Etmiyoruz?”; “Mesih iki kez mi gelecek?”; “Gerçekleşmeyen Kehanetler ve İsa İnancının Ortak Örüntüsü”
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

Bereşit 3:15, günahı ölümüyle yok edecek Maşiah’ı haber verir

“This was prophesied in Gen.3:15 - the " seed of the woman" would overcome permanently the seed of the serpent, i.e. sin, although at the same time himself being temporarily wounded by sin. The means of victory over sin was therefore to be through one individual. The victory over sin which he was to win would be at a certain point in time, when he would be " bruised" , or temporarily wounded, and sin thereby overcome.”
İddianın kalıcı bağlantısı →
İDDİA 131

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Bereşit 4:7 — İnsan doğası, Tanrı’nın özel yardımı olmadan Tora’ya gerçek itaati mümkün kılmaz

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

הֲל֤וֹא אִם־תֵּיטִיב֙ שְׂאֵ֔ת וְאִם֙ לֹ֣א תֵיטִ֔יב לַפֶּ֖תַח חַטָּ֣את רֹבֵ֑ץ וְאֵלֶ֙יךָ֙ תְּשׁ֣וּקָת֔וֹ וְאַתָּ֖ה תִּמְשׇׁל־בּֽוֹ׃

“Günah kapıda çömelmektedir; arzusu sana yöneliktir, fakat sen ona hükmedeceksin.”1562

Hazal tam bu gerilimi korur. Kiduşin 30b, yetser ha-ra (kötü eğilim) hakkında son derece sert konuşur: her gün güçlenir, insanı yenmek ister ve HaŞem yardım etmese insan ona karşı koyamaz. Aynı sugya birkaç satır önce Bereşit 4:7’yi şöyle okur: “İstersen ona hükmedersin.” Bu iki cümlenin yan yana bulunması önemlidir. İlahi yardım ile insan seçimi birbirini dışlamaz. İnsan yardıma muhtaç olabilir ve yine de gerçekten seçebilir.1563

Hristiyan yorumun kendi iki cümlesi bu nedenle aynı anda tutulduğunda onun istediği sonucu vermez. “İnsan günaha zorlanmaz” doğruysa, insan başka türlü davranabilir. “Tanrı’nın yardımı gereklidir” doğruysa, bu yardım seçimi ortadan kaldırmaz. Yahudi kaynakları bu iki gerçeği birlikte taşır. Hristiyan teolojisinin ihtiyaç duyduğu üçüncü cümle — insanın Tora’ya gerçek itaat yeteneğinin ancak İsa merkezli yeni antlaşmayla doğacağı — Tanah’ta yoktur. Bu üçüncü cümle Tanah’tan değil Hristiyan yeni antlaşma öğretisinden gelir. Tanah insanı zayıf ve yardıma muhtaç görür, fakat seçimsiz görmez.1578

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 131, güncel revizyon.
  • Bereşit 4:7.
  • Bavli, Kiduşin 30b; aynı sugya hem “istersen ona hükmedersin” hem de HaŞem’in yardımı olmadan yetser ha-ranın yenilemeyeceği düşüncesini yan yana verir.
  • Bereşit 4:7; Devarim 30:11–19; Yehezkel 18; Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 47–48.
Kitaptaki yanıtın tamamı

İnsan özgürlüğü burada bütünüyle reddedilmez. Hatta bu yorumu açıkça reddeder: “İnsanın günah işlemeye zorlandığı doğru değildir.” Bir yerde Tora’ya tam itaatin teknik olarak mümkün olduğunu da kabul eder. Fakat hemen ardından insanın doğası gereği günahlı olduğunu, Tanrısal yasanın varlığının bu bozulmuş doğayı açığa çıkardığını ve İsrael’in Tanrı’nın özel yardımı olmadan Tora’ya itaat edemeyeceğini söyler. Yehezkel 36’daki yeni yürek ve yeni ruh tasvirini de “etkinleştirici antlaşma” diye adlandırdığı gelecekteki yeni antlaşmayla ilişkilendirir.1561

Hristiyan yorumun görüşü özgür iradeyi bütünüyle reddetmez. Asıl ayrım, günaha eğilimli insanın kendi gerçek seçimiyle Tora’ya yönelebilmesi ile Tanrı’nın yardımına ihtiyaç duyması arasındaki ilişkidedir.

Bereşit bu soruyu insanlık tarihinin hemen başında ortaya koyar. Kayin kıskançlık ve öfkenin eşiğindeyken HaŞem ona şöyle der:

“Günah kapıda çömelmektedir; arzusu sana yöneliktir, fakat sen ona hükmedeceksin.”1562

Son cümle ve-ata timşol bo — וְאַתָּה תִּמְשָׁל־בּוֹ, “sen ona hükmedeceksin / hükmedebilirsin”dir. Tora burada günahın çekimini küçültmez. Günah neredeyse canlı bir güç gibi kapıda bekler ve insana yönelir. Fakat aynı cümlede insanı bu gücün pasif nesnesine de dönüştürmez. Eğilim vardır; karşı koyma imkanı da vardır.

Hazal tam bu gerilimi korur. Kiduşin 30b, yetser ha-ra (kötü eğilim) hakkında son derece sert konuşur: her gün güçlenir, insanı yenmek ister ve HaŞem yardım etmese insan ona karşı koyamaz. Aynı sugya birkaç satır önce Bereşit 4:7’yi şöyle okur: “İstersen ona hükmedersin.” Bu iki cümlenin yan yana bulunması önemlidir. İlahi yardım ile insan seçimi birbirini dışlamaz. İnsan yardıma muhtaç olabilir ve yine de gerçekten seçebilir.1563

Devarim 30 bunu başka bir açıdan söyler. Moşe, mitsvanın insan için erişilemez olduğu düşüncesini reddeder:

“Bugün sana buyurduğum bu mitsva senin için fazla güç değildir ve senden uzak değildir... Söz sana çok yakındır; ağzında ve yüreğindedir, onu yapman için.”1564

Ardından yaşam ile ölüm insanın önüne konur ve “yaşamı seç” denir. Bir emir ancak gerçek bir eylem alanına yöneliyorsa ahlaki anlam taşır. Tora’nın dili, “yapman mümkün olmadığı halde yapmadığın için suçlusun” biçiminde kurulmaz.1565

Hristiyan yorumcu Devarim 30’u tam ters yönde kullanmaya çalışır. Ona göre bölüm, Tanrı’nın İsrael’in yüreğini değiştireceği geleceği anlatır; insan ancak bu Tanrısal müdahale sayesinde itaate muktedir olacaktır. Fakat bölümün kendi sırası bu sonucu taşımaz. Önce İsrael’e “Tanrın HaŞem’e dönecek ve O’nun sesini dinleyeceksin” denir. Ardından sürgünden toplama gelir. Daha sonra HaŞem’in halkın yüreğini sünnet edeceği söylenir. Yani teşuva ve dinleme, yüreğin sünnet edilmesinden önce metnin içinde zaten vardır.156615671568

Bu, Tanrı’nın insanı dönüştürmediği anlamına gelmez. Devarim 30:6 tam tersine, insanın iç dünyasında HaŞem’in etkinliğini açıkça söyler. Fakat metin bu etkinliği insanın seçiminin yerine koymaz. İnsan döner; HaŞem toplar; HaŞem yüreği arındırır; insan yine mitsvaları yerine getirir. İlahi eylem ile insan eylemi aynı süreçte birbirine geçer.

Yehezkel 18 de günahkarı değişmez bir doğanın mahkumu olarak görmez:

“Kötü kişi işlediği bütün günahlarından döner, bütün yasalarımı gözetir ve adaletle doğruluk yaparsa kesinlikle yaşayacak, ölmeyecektir.”1569

Peygamber “kötü kişi önce yeni bir yeni bir varlık gücü kazanırsa dönebilir” demez. Çağrı doğrudan günahkara yönelir. Birkaç ayet sonra “Kendinize yeni bir yürek ve yeni bir ruh yapın” sözü bile kullanılır. Yehezkel 36’da HaŞem’in yeni yürek vereceği söylenirken, Yehezkel 18’de insanın kendisine yeni yürek yapması emredilir. İki metin aynı dönüşün farklı yönlerini anlatır. Aynı dönüşün Tanrı yönünü ve insan yönünü gösterir.1570

Rambam bu Tanah çizgisini Hilkhot Teşuva 5:1’de açık bir ilkeye dönüştürür: “Her insana seçim yetkisi verilmiştir. İsterse iyi yola yönelip tsadik olur; isterse kötü yola yönelip kötü olur.” Devamında, insanın yaratılıştan zorunlu biçimde tsadik veya kötü kılındığını düşünmenin Tora’nın emir ve uyarı düzenini anlamsızlaştıracağını söyler.15711572

Hristiyan yorumun yaklaşımındaki sorun, günaha eğilim ile ahlaki yetersizlik arasındaki sınırı gerektiğinden fazla daraltmasıdır. Bir eğilim güçlü olabilir. İnsan kendi gücünün sınırlarına ulaşabilir. HaŞem’in yardımı olmadan yetser ha-rayı yenemeyeceğini söyleyen rabbinik ifade bile vardır. Fakat bundan “insan gerçek anlamda itaat edemez; ancak yeni bir Hristiyan antlaşması ona bu yeteneği verir” sonucu çıkmaz. Kiduşin 30b aynı nefeste hem Tanrı’nın yardımını hem “istersen ona hükmedersin” sözünü korur.1573

Hristiyan yorumun kurduğu sistemin başka bir sonucu daha vardır. Eğer insan Tanrı’nın yeni antlaşma aracılığıyla vereceği özel etkinleştirme olmadan gerçekten itaat edemiyorsa, Tanah’ın yüzlerce teşuva çağrısı farklı bir anlama bürünür. Yeşaya “Kötü kişi yolunu bıraksın... HaŞem’e dönsün” der. Yehezkel “dönün ve bütün başkaldırılarınızdan vazgeçin” der. Devarim “yaşamı seç” der. Bunlar, yeteneği bulunmayan bir varlığa yöneltilmiş hukuki dekor değildir.15741575

İnsan doğasının iyi olmadığı da gizlenmez. Bereşit 8:21 insan yüreğinin eğiliminin gençliğinden itibaren kötüye açık olduğunu söyler. Kabalat.com’daki yetser ha-ra tartışması da kötü eğilimi gerçek insan tutkuları ve dürtüleriyle ilişkilendirir; Tora’yı bu güce yön veren bir unsur olarak açıklar. Fakat güçlü dürtü, zorunlu eylem değildir. Ahlaki hayat zaten bu aralıkta doğar.15761577

Hristiyan yorumun kendi iki cümlesi bu nedenle aynı anda tutulduğunda onun istediği sonucu vermez. “İnsan günaha zorlanmaz” doğruysa, insan başka türlü davranabilir. “Tanrı’nın yardımı gereklidir” doğruysa, bu yardım seçimi ortadan kaldırmaz. Yahudi kaynakları bu iki gerçeği birlikte taşır. Hristiyan teolojisinin ihtiyaç duyduğu üçüncü cümle — insanın Tora’ya gerçek itaat yeteneğinin ancak İsa merkezli yeni antlaşmayla doğacağı — Tanah’ta yoktur. Bu üçüncü cümle Tanah’tan değil Hristiyan yeni antlaşma öğretisinden gelir. Tanah insanı zayıf ve yardıma muhtaç görür, fakat seçimsiz görmez.1578

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 131, güncel revizyon.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 47–48; özellikle “it is not true that man is forced to sin”, insanın doğası gereği günahlı oluşu ve Devarim 30 / Yehezkel 36 üzerinden “enabling covenant” açıklaması.
  • Bereşit 4:7.
  • Bavli, Kiduşin 30b; aynı sugya hem “istersen ona hükmedersin” hem de HaŞem’in yardımı olmadan yetser ha-ranın yenilemeyeceği düşüncesini yan yana verir.
  • Devarim 30:11–14.
  • Devarim 30:15, 19.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 47–48.
  • Devarim 30:2.
  • Devarim 30:3–6.
  • Yehezkel 18:21.
  • Yehezkel 18:30–32.
  • Rambam, Mişne Tora, Hilkhot Teşuva 5:1.
  • Rambam, Mişne Tora, Hilkhot Teşuva 5:2–4.
  • Bavli, Kiduşin 30b.
  • Yeşaya 55:7.
  • Yehezkel 18:30.
  • Bereşit 8:21; ayrıca Bereşit 6:5.
  • Kabalat.com, “İki Ağacın Hikayesi (11)”; yetser ha-ra ve Tora’nın ona yön veren rolü üzerine ilgili bölüm.
  • Bereşit 4:7; Devarim 30:11–19; Yehezkel 18; Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 47–48.
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

İnsan doğası, Tanrı’nın özel yardımı olmadan Tora’ya gerçek itaati mümkün kılmaz

“It is to this time of Israel's obedience that Deut.30 refers, but this is when the new covenant is made with Israel, and God assists ('causes') Israel to be obedient to the Mosaic Law on account of the new covenant. Without this help Israel would be unable to be obedient to the law.”
İddianın kalıcı bağlantısı →
İDDİA 133

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Bereşit 4:7 — Doğuştan günahlı insan doğası kusursuz bir insan kurbanını zorunlu kılar

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

הֲל֤וֹא אִם־תֵּיטִיב֙ שְׂאֵ֔ת וְאִם֙ לֹ֣א תֵיטִ֔יב לַפֶּ֖תַח חַטָּ֣את רֹבֵ֑ץ וְאֵלֶ֙יךָ֙ תְּשׁ֣וּקָת֔וֹ וְאַתָּ֖ה תִּמְשׇׁל־בּֽוֹ׃

Bereşit 6:5 insan yüreğindeki düşüncelerin kötülüğe yönelişini, 8:21 ise insan yüreğinin eğiliminin gençliğinden itibaren kötüye açık olduğunu söyler. Fakat aynı Tora Kayin’e “sen ona hükmedeceksin” der. Dolayısıyla “kötü eğilim vardır” ile “kötülük zorunludur” aynı önerme değildir.15991600

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 133, güncel revizyon.
  • Bereşit 6:5; 8:21.
  • Bereşit 4:7.
Kitaptaki yanıtın tamamı

Hristiyan yorumcu yalnız Adam’ın soyunun ölümünü kullanmaz. Yirmiyahu 17:9, Tehillim 51, İyov 14, 15 ve 25 ile Bereşit 6:5 ve 8:21’i yan yana getirerek insanın “doğası gereği günahlı” olduğunu göstermeye çalışır. Bu insan anlayışını korban öğretisine bağlar: günah insanın temel doğasında bulunduğu için hayvan korbanları yeterli olamaz; sonunda kusursuz bir insanın ölümü gerekir.1592

Bu savın ilk kısmında gerçek bir Tanah teması vardır. İnsan kalbi güvenilir değildir. Yetser ha-ra gerçektir. İnsan doğumundan itibaren kırılgandır. Tanah insanı steril bir ahlaki varlık olarak çizmez. Fakat buradan “insan daha kendi günahını işlemeden kişisel suçludur” veya “bu yüzden başka bir insanın ölümü zorunludur” sonucuna geçmek ayrı bir adımdır.

Tehillim 51 bunun iyi bir örneğidir. David şöyle der:

“İşte suç içinde doğdum; annem beni günah içinde gebe bıraktı.”1593

Cümle yoğun bir teşuva şiirinin içindedir. Birkaç ayet önce David “başkaldırılarımı biliyorum ve günahım daima önümde” der. Sonra kendisinde temiz bir yürek yaratılmasını ister. Mezmurun konusu Adam’ın suçunun biyolojik aktarım mekanizması değildir. David kendi günahını, insan kırılganlığını ve doğumdan itibaren günahla çevrili insan durumunu en güçlü şiirsel dille söyler.15941595

Rabbinik gelenek de bu ayeti tek bir “miras alınan hukuki suç” öğretisine sabitlemez. Niddah 31b onu gebe kalma ve insan oluşumu üzerine deraş içinde kullanır. Deraşot HaRan’da da insan mizacının ve bedensel oluşumun belirli eğilimler doğurabilmesi tartışılır; ayet, Adam’ın kişisel suçunun her bebeğin hesabına geçirilmesi şeklinde bir dogmaya dönüştürülmez.15961597

İyov’daki ifadeler de aynı dikkati ister. “Kadından doğan insan nasıl temiz olabilir?” ve benzeri sözler insan faniliğini, kırılganlığını ve Tanrı’nın mutlak saflığı karşısındaki sınırlılığı büyüten şiirsel tartışmanın parçalarıdır. İyov’un konuşmaları sistematik halaha metni değildir. Kitap boyunca farklı konuşmacılar birbirine itiraz eder; her retorik cümle bağımsız bir dogma formülü olarak alınamaz.1598

Bereşit 6:5 insan yüreğindeki düşüncelerin kötülüğe yönelişini, 8:21 ise insan yüreğinin eğiliminin gençliğinden itibaren kötüye açık olduğunu söyler. Fakat aynı Tora Kayin’e “sen ona hükmedeceksin” der. Dolayısıyla “kötü eğilim vardır” ile “kötülük zorunludur” aynı önerme değildir.15991600

Yirmiyahu 17:9’daki “kalp her şeyden aldatıcıdır” sözü de insanın ahlaki öz-eleştiriye ihtiyaç duyduğunu gösterir. Hristiyan yorumcu bu ayeti Yahudilerin kendi günahlı doğalarının büyüklüğünü fark edemediğini ileri sürmek için kullanır. Fakat peygamberin insan kalbini eleştirmesi, İsa’nın insan kurbanı olarak gerekli olduğunu söylemez. Aradaki teolojik basamak için ayrıca kanıt gerekir.16011602

Tanah günahın çözümünü anlatırken kişisel teşuvayı sürekli merkezde tutar. Yehezkel 18’de kötü kişi dönerse yaşar ve önceki suçları ona karşı anılmaz. Yeşaya 55’te kötü kişi yolunu bırakır ve HaŞem’e dönerse merhamet ve bağışlanma bulur. Tehillim 51’in kendisi de David’in bağışlanma arayışıdır. Bu metinlerin hiçbiri “teşuva ancak ileride ölecek kusursuz bir insanın kanına bağlanırsa işe yarar” koşulunu eklemez.16031604

Hristiyan yorumun ölüm mantığı burada tekrar sorun çıkarır. Adam’ın soyundan gelen herkesin ölmesini doğuştan günahlılığın delili yapar; ardından kusursuz insanın da insan doğasına sahip olduğu için ölmesi gerektiğini söyler. Eğer ölüm kişisel günahın zorunlu göstergesi değilse, ölümden doğuştan suçluluk çıkarılamaz. Eğer kusursuz insanın ölümü günahının sonucu değilse, “ölüm → günahlılık” bağı zaten kopmuştur.1605

Daha temel sorun, korban sonucunun öncüllerde bulunmamasıdır. İnsan eğilimli, zayıf ve ölümlü olabilir. Bundan “Tanrı ancak kusursuz bir insanın kanını kabul ederek bağışlayabilir” sonucu mantıken çıkmaz. Böyle bir ilke Tora’da ayrıca söylenmelidir. Oysa Tora teşuva, dua, tsedaka, zarar giderme ve korbanı farklı bağlamlarda düzenler; korbanın bulunmadığı durumlarda da bağışlanma dili vardır.1606

Hristiyan yorumun sistemi önce insan sorununu Hristiyan çözümüne uygun biçimde tanımlar: insan yalnız yanlış seçimler yapan biri değildir; doğası gereği günahlıdır ve hayvan kanıyla çözülemeyecek bir ölüm düzeninin içindedir. Sonra bu tanımın çözümü olarak kusursuz insan kurbanını getirir. Fakat Tanah’ın kullandığı insan doğası ayetleri, bu çözümü kendi başlarına üretmez.

Yahudi düşüncesi insanın kötü eğilimini küçültmez. Kiduşin 30b, yetser ha-ranın her gün güçlendiğini ve Tanrı’nın yardımı olmadan insanın onu yenemeyeceğini söyleyecek kadar ileri gider. Aynı metin “istersen ona hükmedersin” sözünü korur. İnsan kötü eğilimle karşılaşır; seçimi ve HaŞem’in yardımıyla ona karşı koyabilir.1607

Adam’ın eyleminin insanlık üzerinde kalıcı sonuçlar bırakması da reddedilmez. Sefer Haİkkarim, babanın günahından kaynaklanan yoksulluk veya sürgünün çocukta devam edebileceğini açıkça kabul eder; fakat bunu oğlun babanın suçunu taşımasıyla özdeşleştirmez. Aynı ayrım Adam’a uygulanabilir: insan Adam’dan sonraki dünyayı miras alır, Adam’ın kişisel fail oluşunu değil.1608

Hristiyan yorumun kullandığı ayetler çıkardığı sonuçtan daha sınırlıdır. Tehillim günahla çevrili insanı, İyov insanın zayıflığını, Bereşit kötü eğilimi, Yirmiyahu kalbin aldatıcılığını anlatır. Hiçbiri “bu yüzden HaŞem’in bağışlayabilmesi için kusursuz bir insanın kanı dökülmelidir” demez. Bu son cümle Tanah’tan değil, Hristiyan korban teolojisinden gelir.1609

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 133, güncel revizyon.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 48; Yirmiyahu 17:9, Tehillim 51:5, İyov 14:1,4; 15:14; 25:4; Bereşit 6:5; 8:21 ve kusursuz korban sonucunu aynı insan doğası tartışmasında kullanır.
  • Tehillim 51:7 (Hristiyan numaralandırmasında 51:5).
  • Tehillim 51:5.
  • Tehillim 51:12.
  • Bavli, Niddah 31b; Tehillim 51’in gebe kalma ve insan oluşumu bağlamındaki deraşı.
  • Deraşot HaRan 10:29; Tehillim 51:7’yi insanın doğal eğilimleri bağlamında kullanır ve doğal eğilimi, kişisel suçun kalıtsal aktarımı olarak tanımlamaz.
  • İyov 14:1,4; 15:14; 25:4.
  • Bereşit 6:5; 8:21.
  • Bereşit 4:7.
  • Yirmiyahu 17:9.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 48.
  • Yehezkel 18:21–23.
  • Yeşaya 55:7.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 48.
  • Örnek olarak Yeşaya 55:6–7; Tehillim 51; Yona 3; Yehezkel 18. Ayrıca Kabalat.com, “Mezmurlar 40:6 ‘bana bir beden hazırladın?’”, Tanah’taki bağışlanma ve teşuva dilini yalnız kan sunusuna indirgeyen Hristiyan öğretisini ayrıca tartışır.
  • Bavli, Kiduşin 30b.
  • Sefer Haİkkarim, Maamar 4, bölüm 13.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 48; ilgili Tanah ayetleriyle karşılaştırma.
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

Doğuştan günahlı insan doğası kusursuz bir insan kurbanını zorunlu kılar

“There is therefore a need for a perfect sacrifice to atone for Israel's sin. Jewry's rejection of the need for someone to die for their sins seems largely due to their refusal to accept that man is sinful by reason of so easily giving way to his inherent evil mind. The Jews recognize the existence of this evil heart (the 'Yetser ha-ra'), but seem unwilling to accept the degree to which it is present in our very natures. The following need some explaining by them: - " The heart is deceitful above all things, and desperately wicked, who can know it?" (Jer.17:9)- i.e. our inherent sinfulness is so great that it deceives us as to its very magnitude.”
İddianın kalıcı bağlantısı →
İDDİA 222

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Bereşit 4:7 — İnsanın kötü eğilimi kusursuz insan kurbanını zorunlu kılar

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

הֲל֤וֹא אִם־תֵּיטִיב֙ שְׂאֵ֔ת וְאִם֙ לֹ֣א תֵיטִ֔יב לַפֶּ֖תַח חַטָּ֣את רֹבֵ֑ץ וְאֵלֶ֙יךָ֙ תְּשׁ֣וּקָת֔וֹ וְאַתָּ֖ה תִּמְשׇׁל־בּֽוֹ׃

İlk halka Yahudi düşüncesine yabancı değildir. İnsan içinde kötülüğe yönelen güçlü bir eğilim bulunduğunu Hazal ayrıntılı biçimde tartışır. Fakat Tora bu eğilimi daha Kayin anlatısında insanın sorumluluğuyla yan yana koyar: “Günah kapıda çömelmiştir; arzusu sanadır, fakat sen ona hükmedebilirsin.” Bereşit 4:7 kötülüğü hafife almaz; insanın onun karşısındaki sorumluluğunu da kaldırmaz.2351

İnsan doğasının zayıflığını gösteren ayetler bir teşhistir. Belirli bir tedavinin zorunluluğunu kanıtlamak için tedavinin de metinde verilmesi gerekir. Bereşit 4 günaha hükmetme imkanını, Kiduşin 30b Tora ve İlahi yardımı, Yehezkel 18 teşuvayı ve kişisel sorumluluğu, Vayikra 5 ise kan olmadan dahi kapara ve bağışlanmayı gösterir. Hristiyan yorumcu insanın zayıflığı hakkında gerçek verilerden başlar; fakat “bu nedenle kusursuz bir insan korbanı gereklidir” sonucunu bu kaynaklar söylemez.2358

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 222, güncel revizyon.
  • Bereşit 4:7: günah ‘kapıda çömelir’ ve insanı ister; aynı ayet ‘sen ona hükmedebilirsin’ der. Eğilim ve sorumluluk aynı metinde birlikte tutulur.
  • Bereşit 4:7; Kiduşin 30b; Yehezkel 18; Vayikra 5:11–13. Kaynaklar insanın zayıflığına farklı çözümler verir; ‘bu nedenle kusursuz insanın ölümü zorunludur’ halkası Tanah’ta açıklanmaz.
Kitaptaki yanıtın tamamı

İnsanın günaha zorlandığı savı burada açıkça reddedilir. Yine de Tanah’ın insanı doğası gereği günaha eğilimli gösterdiğini, yetser hara (kötü eğilim) yüzünden İsrael’in Tora’ya tam itaatte sürekli başarısız olduğunu ve bu yüzden günahı gerçekten ortadan kaldıracak kusursuz bir insan korbanına ihtiyaç bulunduğunu savunur. Yeremya 17:9, Bereşit 8:21, Tehillim 51 ve İyov’daki insan zayıflığı ifadelerini bu düşüncenin kanıtları olarak bir araya getirir.2350

İlk halka Yahudi düşüncesine yabancı değildir. İnsan içinde kötülüğe yönelen güçlü bir eğilim bulunduğunu Hazal ayrıntılı biçimde tartışır. Fakat Tora bu eğilimi daha Kayin anlatısında insanın sorumluluğuyla yan yana koyar: “Günah kapıda çömelmiştir; arzusu sanadır, fakat sen ona hükmedebilirsin.” Bereşit 4:7 kötülüğü hafife almaz; insanın onun karşısındaki sorumluluğunu da kaldırmaz.2351

Kiduşin 30b aynı gerilimi daha güçlü biçimde anlatır. HaŞem’in yetser harayı yarattığını, ona karşı Tora’yı ilaç olarak verdiğini söyler; kötü eğilimin insana her gün saldırdığını ve HaŞem yardım etmese insanın onu yenemeyeceğini de ekler. Bu, insanın kendi kendine yeterli olduğu öğretisi değildir. Fakat verilen çözüm de “kusursuz bir insan öldürülsün” değildir. Tora, mücadele ve İlahi yardım birlikte verilir.2352

Bereşit 8:21 “insan yüreğinin eğilimi gençliğinden itibaren kötüdür” der. Yeremya 17:9 yüreği “her şeyden daha aldatıcı” diye tanımlar. Bu ayetler insanın iç dünyasını masum bir boş levha olarak tanımlamaz. Fakat Yeremya hemen ardından “Ben HaŞem, yüreği araştırırım... herkese yollarına göre, yaptıklarının meyvesine göre vermek için” der. Karanlık eğilim ile kişisel eylem aynı cümle içinde ayrılır; HaŞem insanı yaptığına göre yargılar.2353

Asıl kanıt gerektiren halka bundan sonra gelir: “İnsan güçlü bir kötü eğilim taşır; öyleyse günahın çözümü kusursuz insanın ölümü olmak zorundadır.” Tanah bu geçişi yapmaz. Yehezkel 18 günahkarın çözümünü başka bir insanın ölümünde değil kendi gerçek teşuvasında verir: “Kötü kişi işlemiş olduğu bütün günahlarından döner... kesinlikle yaşayacaktır.” Aynı bölüm oğlun babanın suçunu taşımayacağını, tsadikin doğruluğunun ve kötünün kötülüğünün kendisine ait olduğunu söyler.2354

Tora’nın korban düzeni de “her günahın nihai metafizik gereği mutlaka bir canlının ölmesidir” önermesine izin vermez. Vayikra 5:11–13, ekonomik gücü iki kuşa yetmeyen kişi için ince un sunusuna izin verir. Hayvan yoktur, kan yoktur; buna rağmen metin “kohen onun için günahından dolayı kapara (kefaret) sağlayacak ve ona bağışlanacaktır” der. Bu ayet, kanın ve hayvan korbanının Tora’da hiç önemi olmadığı anlamına gelmez. Yalnız “bağışlanma için her durumda ölüm zorunludur” önermesini mutlak Tora yasası olmaktan çıkarır.2355

Rabbinik kaynakların yetser hara konusundaki sert dili de Hristiyan yorumun “Yahudilik insan doğasının ciddiyetini anlamıyor” eleştirisini taşımaz. Sanhedrin 91b, yetser haranın ne zaman insana yerleştiğini tartışır ve doğumla birlikte etkili hale geldiği sonucuna ulaşır. Bu anlatıda bile eğilim hukuki suç değildir. Bir insanın öfkeye, kıskançlığa veya bedensel arzuya açık olması, daha eylemden önce başkasının onun yerine ölmesini gerektiren bir suç hesabı oluşturmaz.2356

Hristiyan yorumun kendi kabulü burada belirleyicidir: insan günah işlemeye zorlanmıyorsa seçim gerçektir. Seçim gerçekse teşuva gerçek bir çağrıdır; Yehezkel’in “dön ve yaşa” sözü insanın yapamayacağı bir şeyi emreden boş bir formül değildir. İlahi merhamet insanın kendi kendisini kurtarması değildir; bağışlayan HaŞem’dir. Fakat HaŞem’in bağışlaması ile insanın sorumluluğu arasında zorunlu bir insan ölümü katmanı Tanah tarafından konmamıştır.2357

İnsan doğasının zayıflığını gösteren ayetler bir teşhistir. Belirli bir tedavinin zorunluluğunu kanıtlamak için tedavinin de metinde verilmesi gerekir. Bereşit 4 günaha hükmetme imkanını, Kiduşin 30b Tora ve İlahi yardımı, Yehezkel 18 teşuvayı ve kişisel sorumluluğu, Vayikra 5 ise kan olmadan dahi kapara ve bağışlanmayı gösterir. Hristiyan yorumcu insanın zayıflığı hakkında gerçek verilerden başlar; fakat “bu nedenle kusursuz bir insan korbanı gereklidir” sonucunu bu kaynaklar söylemez.2358

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 222, güncel revizyon.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 48–50. Heaster insanın günah işlemeye ‘zorlanmadığını’ kabul eder; yine de Yeremya 17:9, Tehillim 51, Bereşit 8:21 ve benzeri metinlerle insanın doğası gereği günaha eğilimli olduğunu, kusursuz korban ihtiyacının buradan doğduğunu savunur.
  • Bereşit 4:7: günah ‘kapıda çömelir’ ve insanı ister; aynı ayet ‘sen ona hükmedebilirsin’ der. Eğilim ve sorumluluk aynı metinde birlikte tutulur.
  • Bavli, Kiduşin 30b. HaŞem’in yetser harayı yarattığı, Tora’yı ona karşı ilaç verdiği ve İlahi yardım olmadan insanın onu yenemeyeceği belirtilir; çözüm insan korbanı olarak tanımlanmaz.
  • Bereşit 8:21; Yeremya 17:9–10. Yüreğin kötü/aldatıcı eğilimi kabul edilir; Yeremya 17:10 HaŞem’in herkese ‘yollarına göre, yaptıklarının meyvesine göre’ karşılık verdiğini ekler.
  • Yehezkel 18:20–23, 30–32. Oğul babanın suçunu taşımaz; kötü kişi günahlarından dönüp doğruluk yaparsa yaşayacaktır. Metin zorunlu vekaleten insan ölümü öğretmez.
  • Vayikra 5:11–13. İki kuşa gücü yetmeyen kişi ince un getirir; kohen kapara sağlar ve bağışlanma ilan edilir. Hayvan ve kan bulunmayan bu açık istisna, ‘her bağışlanma mutlaka bir canlının ölümünü gerektirir’ önermesini mutlak Tora ilkesi olmaktan çıkarır.
  • Bavli, Sanhedrin 91b. Yetser haranın insana ne zaman yerleştiği tartışılır ve doğumla ilişkilendirilir; eğilim kişisel eylemden önce var olabilir, fakat kaynak bunu atadan aktarılan hukuki suç veya zorunlu insan korbanı diye tanımlamaz.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 49: insanın günah işlemeye zorlanmadığını kabul etmesi, gerçek seçimi varsayar. Yehezkel 18’in teşuva çağrısı bu seçim yapısıyla uyumludur.
  • Bereşit 4:7; Kiduşin 30b; Yehezkel 18; Vayikra 5:11–13. Kaynaklar insanın zayıflığına farklı çözümler verir; ‘bu nedenle kusursuz insanın ölümü zorunludur’ halkası Tanah’ta açıklanmaz.
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

İnsanın kötü eğilimi kusursuz insan kurbanını zorunlu kılar

“Returning to the original objection, it is not true that man is forced to sin. However, there is ample indication in the Old Testament that by nature, man is sinful, and therefore condemned to suffer the effects of sin. The record of the fall of man in Gen.3 makes this clear. We have shown above that Israel live and have lived without total obedience to the law of God. There is therefore a need for a perfect sacrifice to atone for Israel's sin.”
İddianın kalıcı bağlantısı →
İDDİA 132

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Bereşit 4:7 — Adam’ın soyundan gelen herkesin ölmesi, insanın doğası gereği günahlı olduğunu gösterir

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

הֲל֤וֹא אִם־תֵּיטִיב֙ שְׂאֵ֔ת וְאִם֙ לֹ֣א תֵיטִ֔יב לַפֶּ֖תַח חַטָּ֣את רֹבֵ֑ץ וְאֵלֶ֙יךָ֙ תְּשׁ֣וּקָת֔וֹ וְאַתָּ֖ה תִּמְשׇׁל־בּֽוֹ׃

Adam için de mesele budur. Bereşit 3’ün insanlık tarihinde sonuçları vardır. Fakat Bereşit 4’te Kayin Adam’ın suçunun pasif taşıyıcısı olarak yargılanmaz. Günahın önünde kendisine doğrudan seçim verilir ve cinayeti kendi eylemi olarak değerlendirilir. Tora’nın anlatısı, ortak insanlık koşulundan kişisel suç aktarımına geçmez.1585

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 132, güncel revizyon.
  • Bereşit 4:7–16.
Kitaptaki yanıtın tamamı

Hristiyan yorumun Adam hakkında kurduğu akıl yürütme kısadır: Adam ile Hava günah işledi, ölüm insanlığın ortak durumu oldu, onların bütün soyundan gelenler ölüyor; bu nedenle insan doğası gereği günahlıdır. Hatta kusursuz bir insanın bile ölümlü doğaya sahip olduğu için ölmesi gerektiğini ekler.1579

Burada önce iki şeyi ayırmak gerekir. Bir insan, kendisinden önceki bir günahın sonuçları içinde yaşayabilir. Bu, o günahın kişisel suçunu taşıdığı anlamına gelmez. Bereşit 3, Adam’ın seçiminin insan varoluşunun koşullarını değiştirdiğini gerçekten anlatır: Eden’den çıkarılma, toprağın zorluğu, acı ve ölüm sonraki insanlığın dünyasına girer. Adam’ın çocukları Eden’in önceki koşullarında doğmazlar. Fakat Tora hiçbir yerde bu nedenle “Adam’ın kişisel suçu artık her doğan insanın hesabındadır” demez.1580

Yehezkel 18 tam bu ayrımın dilini verir:

“Günah işleyen can ölecektir. Oğul babanın suçunu taşımayacak ve baba oğlun suçunu taşımayacaktır. Tsadikin doğruluğu kendi üzerinde olacak, kötü kişinin kötülüğü de kendi üzerinde olacaktır.”1581

İbranice cümle ben lo yisa ba-avon ha-av — בֵּן לֹא־יִשָּׂא בַּעֲוֹן הָאָב, “oğul babanın suçunu taşımayacaktır” der. Buradaki avon yalnız fiziksel sonuç anlamına gelmez; suç ve ahlaki yük dilidir. Ayetin devamında doğruluk ile kötülüğün kişiye ait olduğu açıkça belirtilir.

Devarim 24:16 aynı ilkeyi insan mahkemesi alanında kurar: “Babalar çocuklar yüzünden öldürülmeyecek, çocuklar da babalar yüzünden öldürülmeyecek; herkes kendi günahı nedeniyle öldürülecektir.” Hazal ayetin mahkeme hukukundaki tanıklık boyutunu da çıkarır; fakat Sanhedrin 27b aynı yerde Şemot 34:7’deki “ataların suçunu çocuklarda anma” sözüyle görünen gerilimi sorar ve cevabı verir: çocuklar atalarının davranışlarını benimsediklerinde aynı yargı zincirine girerler; benimsemediklerinde atalarının günahından cezalandırılmazlar.15821583

Yehezkel bunu soyut bir ilke olarak bırakmaz. Bölümde kötü bir baba, onun yaptıklarını görüp aynı yolu izlemeyen doğru bir oğul ve yeniden şiddete dönen bir torun yan yana getirilir (Yehezkel 18:5–18). Üç kuşak aynı aile zincirindedir; yine de her biri kendi davranışıyla değerlendirilir. Bu anlatı, “oğul babanın suçunu taşımayacaktır” sözünün bölümün içindeki somut açıklamasıdır.

Kuşaklar arası sonuçlar, kişisel suçun başkasına aktarılması değildir. Rabbi Yosef Albo’nun Sefer Haİkkarim’deki açıklaması özellikle bu ayrımı korur. Albo, Adam’ın günahından doğan ölüm hükmünün sonraki kuşaklarda sonuç doğurabileceğini, hatta Hazal’ın “yılanın öğüdü yüzünden” öldüğü söylenen bazı doğru kişilerden söz ettiğini aktarır. Ardından kişisel suç ile miras kalan durum arasına sınır çizer: bir baba günahı yüzünden servetini kaybederse doğru çocukları yoksul kalabilir; sürgüne gönderilirse çocukları sürgünde yaşayabilir. Çocuklar önceki günahın meydana getirdiği koşulu taşır, fakat Albo bunun “oğlun babanın suçunu taşıması” olmadığını özellikle söyler ve Yehezkel 18:20’ye başvurur.1584

Bu ayrımı günlük bir örnekle görmek kolaydır. Bir kuşak toprağı tahrip ederse sonraki kuşak verimsiz bir ülkede doğabilir. Çocuklar önceki kuşağın yaptığı şeyin dünyasında yaşar; o eylemi kendileri yapmış olmazlar. Tarihsel sonuç aktarılabilir. Ahlaki fail aynı biçimde aktarılamaz.

Adam için de mesele budur. Bereşit 3’ün insanlık tarihinde sonuçları vardır. Fakat Bereşit 4’te Kayin Adam’ın suçunun pasif taşıyıcısı olarak yargılanmaz. Günahın önünde kendisine doğrudan seçim verilir ve cinayeti kendi eylemi olarak değerlendirilir. Tora’nın anlatısı, ortak insanlık koşulundan kişisel suç aktarımına geçmez.1585

Hristiyan yorumun ölüm delili kendi içinde daha keskin bir güçlük taşır. Bir yandan herkesin ölmesini “doğaları gereği günahlı olduklarının” göstergesi sayar. Öte yandan kusursuz bir insanın da yalnız ölümlü doğaya sahip olduğu için ölmesi gerektiğini söyler. İkinci cümle doğruysa ölüm kişisel günahlılığın güvenilir ölçüsü olamaz. Günahsız veya kusursuz sayılan kişi de ölebiliyorsa, “ölüyor → demek ki kişisel olarak günahlıdır” çıkarımı geçerli değildir.1586

Tanah’ın doğru kişileri de ölür. Avraam ölür. Moşe ölür. David ölür. Ölüm insan faniliğinin parçasıdır; her ölüm “bu kişi başka bir insanın suçunu taşıyordu” şeklinde bir teolojik teşhis değildir.1587

Bu nedenle Hristiyan yorumun ilk iki basamağı kabul edilse bile üçüncü basamak zorunlu değildir. Adam’ın günahı insanlığın ölüm koşuluyla ilişkili olabilir. Bütün insanlar bu ölümlü dünyada doğabilir. Bundan her insanın Adam’ın kişisel suçundan dolayı Tanrı önünde doğuştan suçlu olduğu sonucu çıkmaz. Sefer Haİkkarim tam bu farkı korur.1588

Kalıtsal suç düşüncesini Şemot 20:5 veya 34:7 üzerinden kurmak da aynı nedenle sonuç vermez. Sanhedrin 27b, sonraki kuşağın atalarının yolunu sürdürmesi halinde sorumluluğun devam ettiğini açıkça söyler. Kabalat.com’daki İki Ağacın Hikayesi (11) de Adam ve Hava’dan sonraki ölüm, doğum sancısı ve toprağın zorluğu gibi unsurları “ceza” ile “sonuç” arasındaki ayrım üzerinden tartışır; bu, Bereşit 3’ün sonraki kuşaklara kalan koşulları kişisel suç aktarımıyla özdeşleştirmemek için yararlı bir ayrımdır.15891590

Hristiyan yorumun ihtiyaç duyduğu cümle daha güçlüdür: “Adam günah işledi; bu nedenle onun soyundan gelen herkes, kendi eyleminden önce bile doğası gereği Tanrı önünde günahlıdır.” Tanah bu cümleyi kurmaz. Yehezkel ise bunun karşısına kişisel hesabı koyar: doğruluk kişiye, kötülük kişiye aittir. Sonuç miras alınabilir; suçun faili miras alınmaz.1591

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 132, güncel revizyon.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 48: Adam ile Hava’nın bütün soyunun ölüme tabi olması, “by nature they were sinful” çıkarımı ve kusursuz insanın da ölümlü doğa nedeniyle ölmesi.
  • Bereşit 3:16–24.
  • Yehezkel 18:20.
  • Devarim 24:16.
  • Bavli, Sanhedrin 27b; çocukların atalarının eylemlerini benimsedikleri durumda Şemot 34:7’nin uygulanması.
  • Rabbi Yosef Albo, Sefer Haİkkarim, Maamar 4, bölüm 13; Adam’ın günahının sonraki kuşaklarda ölüm sonucu doğurabilmesi ile babanın günahından doğan yoksulluk veya sürgünün çocukta sürmesi anlatılır; buna rağmen oğlun babanın kişisel suçunu taşımadığı Yehezkel 18:20 üzerinden açıkça ayrılır.
  • Bereşit 4:7–16.
  • Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 48.
  • Bereşit 25:8; Devarim 34:5; 1 Melakhim 2:10.
  • Sefer Haİkkarim, Maamar 4, bölüm 13.
  • Bavli, Sanhedrin 27b.
  • Kabalat.com, “İki Ağacın Hikayesi (11)”; Adam ve Hava’dan sonraki ölüm, doğum sancısı ve toprağın zorluğunu “ceza” ile “sonuç” ayrımı üzerinden ele alan bölüm.
  • Yehezkel 18:20–22; Devarim 24:16.
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

Adam’ın soyundan gelen herkesin ölmesi, insanın doğası gereği günahlı olduğunu gösterir

“All their descendants were subject to death, showing that by nature they were sinful.”
İddianın kalıcı bağlantısı →