Tanah adına ileri sürülen iddiaları İbranice metin, bağlam ve Yahudi kaynaklarıyla inceleyin.
2 sonuç · Yayımlanmış 280 iddia
Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:8 — “Yaşam ülkesinden kesildi” sözü, İsa’nın ölümünü mü bildirir?
Tanah’ın cevabı
Yaşam ülkesinden kesilme ölüm dilidir; gerçek ölümler ulusal anlatımla bağdaşır. Dor, soy için kullanılan zera ile aynı değildir; ayet bakire doğumu, üçüncü gün dirilişi veya İsa adını söylemez.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
מֵעֹ֤צֶר וּמִמִּשְׁפָּט֙ לֻקָּ֔ח וְאֶת־דּוֹר֖וֹ מִ֣י יְשׂוֹחֵ֑חַ כִּ֤י נִגְזַר֙ מֵאֶ֣רֶץ חַיִּ֔ים מִפֶּ֥שַׁע עַמִּ֖י נֶ֥גַע לָֽמוֹ׃
53:8’deki nigzar meerets ḥayim, “yaşam ülkesinden kesildi” sözleri ağır ve gerçek bir kopuşu anlatır. Tanah’ta yaşam ülkesinden silinme ölüm için kullanılır; Yeremya 11:19’daki öldürme tasarısı bunun açık örneğidir. Raşi ise bu ayette “yaşam ülkesi”ni İsrael ülkesiyle ilişkilendirir ve sürgünü açıklar. Bu farklılık, ayette hiçbir ölüm bulunmadığı sonucunu vermez. Sürgün, katliam ve ülkenin elden çıkması, bir halkın tarihi içinde birlikte yaşanabilir. [2] [3] [4]
Bir topluluğun kul olarak anlatılması, hiçbir üyesinin gerçekten ölmediği anlamına gelmez. Mezmurlar 44, HaŞem’e bağlı topluluğun öldürüldüğünü ve kesilecek koyunlar sayıldığını söyler. Hezekiel 37’de bütün İsrael evi kuru kemiklerle temsil edilir; halk kendi umudunun bittiğini ve kesilip atıldığını düşünür, HaŞem ise onu ülkesine getirir. Ulusun yeniden kurulması, öldürülen her bireyin biyografisini aynı anda tersine çeviren tek bir olay değildir. Topluluğun devamı, gerçek ölüm ve felaketleri içeren tarihin içinden anlatılır. [5] [6]
“Onun dorunu kim anlatabilir?” sorusundaki kelime, 53:10’daki soy anlamlı zera değildir. Dor kuşak, çağ veya bir kuşağın insanlarını anlatır. Soru kulun kuşağının durumu, yaşadıkları veya devamı hakkında anlaşılabilir; klasik yorumlar ifadeyi farklı biçimlerde açıklar. Raşi, kuşağındaki acıların büyüklüğünü; Radak ise sürgündeki yaşam şartlarının güçlüğünü ele alır. Ayette baba, anne, bakire veya mucizevi döllenme sözcükleri yoktur. “Kuşağını kim anlatır?” sorusunu bakire doğumun tarifi yapmak, sorunun içine metnin vermediği bir doğum hikâyesi koyar. [4] [7]
“Baskıdan ve yargıdan alındı” ifadesi de tek bir Roma mahkemesinin özel adı değildir. Zorla götürülme, adaletsiz yargı ve baskıdan kurtarılma ihtimalleri tercüme ve yorumda farklı ağırlıklarla ele alınır. Pasajın sonunda HaŞem’in kulunu haklı çıkarması, acı sırasında verilen insan hükmünün son hüküm olmadığını gösterir. Bu, sürgün edilmiş ve suçlu sayılmış İsrael’in yeniden kabulüyle tutarlıdır. Şiirin anlatımı, Pilatus’u, Roma hukukunu veya belirli bir infaz yöntemini açıklamaz. [2] [7]
Elçilerin İşleri 8, bu ayetin Yunanca çevirisindeki sözleri İsa’ya uygular. Hristiyan uygulama, İsa’nın ölüm anlatısıyla belirli benzerlikler kurar; fakat benzerlik kulun başka bir özne olamayacağını kanıtlamaz. Ayrıca Yeşaya 53:8, ölümden sonraki üçüncü günü söylemez. Ardından gelen soy, uzun günler ve Siyon’un çocuklarıyla dolması, ölüm ifadesinden çıkarılan İsa kimliğiyle birlikte açıklanması gereken açık vaatlerdir. Bu vaatleri sırf Hristiyan anlatıya uyacak biçimde yeniden adlandırmak, aynı anlatıyı kanıtlamak için kullanamaz. [8] [9] [10]
Ayet, baskı altında koparılmış ve haksız hükme uğramış kulun ağır felaketini anlatır. İsrael’in sürgün, ölüm ve sonraki kurtuluşunu aynı kolektif özne içinde ele almak, Tanah’ın kendi anlatım biçimine dayanır. “Ölüm dili var; öyleyse yalnız İsa olabilir” çıkarımı bu örneklerle çöker. Bakire doğum ve üçüncü gün dirilişi ise ayetin söylediği olaylar değildir. Kulun kimliğini belirleyen asıl veriler, Yeşaya’nın açık kul adlandırmaları ile 52–54’ün Siyon merkezli akışıdır. [11]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:8.
- Yeremya 11:19.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Mezmurlar 44:18–23, özellikle 44:23; bazı Hristiyan numaralandırmalarında 44:22.
- Hezekiel 37:11–14.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Elçilerin İşleri 8:32–35.
- Yeşaya 53:10.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kulun baskı ve yargıdan alınması, “neslinin” anlatılamaması ve yaşam ülkesinden kesilmesi, İsa’nın yargılanarak öldürülmesini ve insan babası olmadan doğmasını bildiren bir kehanet olarak yorumlanır.
Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:8 — “Halkım” ile “kul” ayrımı, kulun İsrael olmasını engeller mi?
Tanah’ın cevabı
Halkım sözcüğünün kimin ağzından geldiği ve kulun sadık topluluğu temsil etmesi birlikte ele alınır. Lamo çoğul okumayı destekler; fakat dil bilgisi tek başına bütün kişisel yorumları dışlamaz.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
מֵעֹ֤צֶר וּמִמִּשְׁפָּט֙ לֻקָּ֔ח וְאֶת־דּוֹר֖וֹ מִ֣י יְשׂוֹחֵ֑חַ כִּ֤י נִגְזַר֙ מֵאֶ֣רֶץ חַיִּ֔ים מִפֶּ֥שַׁע עַמִּ֖י נֶ֥גַע לָֽמוֹ׃
53:8’in sonu mipeşa ami nega lamo der. Tartışmanın ilk sorusu, “halkım” diyenin kim olduğudur. 52:15’te uluslar ve krallar vardır; 53:1–6’da onların çoğul itirafını izleyen bir okuma kurulmuştur. Radak, 53:8’i ulusların hükümdarlarının ağzından açıklar; onların halklarının suçları İsrael’in acısıyla ilişkilidir. Bu okumada “halkım” sözcüğünü otomatik olarak İsrael diye çevirmek, önce konuşmacıyı değiştirmeyi gerektirir. [2] [3]
Raşi ise son cümleyi farklı açıklar: “Halkım” İsrael’i, darbe alanlar onun içindeki doğruları anlatır. Böylece halk ile kul arasında bir ayrım bulunsa da bu ayrım, dışarıdan başka bir dinin kurucusunu zorunlu kılmaz. Peygamber, bütün halkın hataları ile halkın HaŞem’e bağlı kesiminin çektiği acıyı ayırabilir. Yeşaya 49:3’te kul İsrael diye adlandırılır; 49:5–6’da Yaakov’u ve İsrael’i geri getirme görevi anlatılır. Kitabın kendi içinde temsil eden kul ile geri çağrılan halk arasında ayrım vardır. Bu ayrım, “kul mutlaka İsrael dışındaki İsa’dır” sonucunu doğurmaz. [4] [5]
Lamo biçimi olağan olarak “onlara” diye okunur ve kolektif kul açıklamasını destekler. Bununla birlikte şiirsel kullanım üzerine bütün klasik yorumcular aynı zorunluluğu koymaz. Radak, Yeşaya 44:15’teki lamo için hem lo, yani “ona”, değerini hem çoğul putlara göndermeyi açıklar. Bu yüzden “lamo var, dolayısıyla bir kişiden söz etmek dil bakımından kesinlikle imkânsızdır” savı aşırıdır. Buradaki çoğul biçim, bağlamdaki İsrael kimliği ve temsil anlatımıyla birlikte anlam kazanır. [6]
Bu noktada “halkım”ın mutlaka HaŞem’in ağzından geldiğini varsaymak da sorunu çözmez. Konuşma değişimi yorumcular arasında farklı yerlerde ele alınır; Radak, ulusların sözünü 53:10’a kadar sürdürür, 53:11’deki “kulum” ile ilahi konuşmayı ayırır. Dolayısıyla ayet numarası veya bölüm sonu, konuşmacıyı kendiliğinden belirleyen bir işaret değildir. 53:8’in sesini 52:15 ve 53:1–6’dan başlayarak izlemek, zamirleri bir Hristiyan kimlik sonucu elde etmek için dağıtmaktan daha sağlam metin dayanağı verir. [3]
İsrael’in içinde doğrular ve günahkârlar bulunması, kulun toplumsal kimliğine karşı itiraz oluşturmaz. Tanah, Siyon’a toplu olarak seslenirken onun içindeki kötülükleri eleştirir ve sadık kalanları kurtuluşun taşıyıcısı olarak anlatır. Tsefanya 3:12–13’te kalan İsrael topluluğu alçakgönüllü, haksızlık yapmayan ve hileli dil kullanmayan kişilerden oluşur. Halkın her tarihsel üyesini aynı ahlaki durumda saymak, bu peygamberlik ayrımlarını siler. [7]
53:8’de halk ile kulun ayrılması, kulun İsa olduğunu kanıtlamaz. Radak’ın konuşmacı okumasında suçlu halk ulusların halkıdır; Raşi’nin açıklamasında İsrael’in doğruları halkın acısını taşır. Her iki durumda da iddianın zorunlu gördüğü dışlama kurulmaz. İsa kimliği ancak önce İsa’yı özne kabul ederek elde edilir. Yeşaya’nın verdiği açık İsrael adlandırmaları ve Siyon’un yeniden kuruluşu ise metnin içinde bulunan verilerdir. [8] [9]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:8.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Yeşaya 49:3–6.
- Radak, Yeşaya 44:15.
- Tsefanya 3:12–13.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
“Halkımın günahı yüzünden onlara/ona bela geldi” ifadesinde halkın İsrael olduğu, kulun bu halktan ayrı olması gerektiği ve dolayısıyla kulun İsa olduğu ileri sürülür.
