Tanah adına ileri sürülen iddiaları İbranice metin, bağlam ve Yahudi kaynaklarıyla inceleyin.
5 sonuç · Yayımlanmış 280 iddia
Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Zeharya 12:10 Yahudilerin öldürdüğü Maşiah’ı anlatır
Tanah’ın cevabı
İkinci yarı ise doğrudur: Maşiah ben Yosef’in öldürülmesi Yahudi geleneğinde vardır. Fakat bu kabul Hristiyan yoruma düşündüğü sonucu vermez. Aksine, ayrıntılar korunduğunda fark daha belirgin hale gelir. Sukka’daki kişi Maşiah ben Yoseftir. Ibn Ezra’da onu öldürenler Yeruşalayim’in düşmanlarıdır. Raşi’nin ilk açıklamasında kurbanlar ulusların öldürdüğü İsrael mensuplarıdır. Radak ise Maşiah ben Yosef açıklamasını aktardıktan sonra onun metinde neden hiç anılmadığını açıkça sorgular. Zeharya 12:10 hakkında iki farklı cümle aynı şeyi söylemez. “Yahudi geleneğinde bu ayeti öldürülen Maşiah ben Yosef’e uygulayan bir yorum vardır” cümlesi doğrudur. “Zeharya, Yahudilerin İsa’yı çarmıha gereceğini ve iki bin yıl sonra ikinci gelişinde onu tanıyacağını haber verir” cümlesi ise aynı kaynaklardan çıkmaz. Hristiyan yorumun yaptığı şey, gerçek bir Yahudi deraşını almak, sonra o deraştaki kişiyi İsa ile, öldürenleri Yahudilerle ve gelecekteki Yeruşalayim savaşını İsa’nın ikinci gelişiyle değiştirmektir. Bu değişikliklerin hiçbiri Zeharya 12:10 tarafından verilmez. Zeharya’nın gelecekteki büyük yasından öldürülen bir Maşiah ben Yosef okuması çıkarılabilir. Yahudilerin İsa’yı çarmıha germesi ve ikinci gelişte onu tanıması ise Zeharya’nın değil, Hristiyan anlatısının ayete eklediği kimlik ve zaman çizelgesidir.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
Hristiyan yorum için Zeharya 12:10 yalnızca öldürülen bir kişiden söz etmemektedir. İddiası bundan çok daha ayrıntılıdır. İsrael önce kendi Maşiah’ını reddetmiş ve çarmıha germiştir; Maşiah İsa’dır; İsa ikinci gelişinde geri dönecek, Yahudiler onun ellerindeki çarmıh izlerini görecek ve öldürdükleri Maşiah olduğunu anlayarak tek oğul için tutulan yas gibi yas tutacaklardır. Hristiyan yorum, bu gelecekteki pişmanlığı İsrael’in İsa’yı kabul etmesine ve yeni antlaşmaya yönelmesine de bağlar. Ardından klasik Yahudi yorumlarına başvurur. Zeharya 12:10’un Raşi, Radak ve Ibn Ezra tarafından Maşiah’a uygulandığını, Sukka 52’deki Talmud tartışmasının da bunu desteklediğini söyler. Zeharya 12:10’un öldürülen bir Maşiah’la ilişkilendirildiği gerçek bir Yahudi yorum geleneği vardır. Sukka 52a’da ayet Maşiah ben Yosef’in ölümüyle ilişkilendirilir; Ibn Ezra da bu okumayı açıkça benimser. Sorun, Hristiyan yorumun bu Yahudi yorumundan çıkardığı sonucun kaynakların söylediğinden çok daha ileri gitmesidir.
765Ayetin İbranicesi şöyledir: וְשָׁפַכְתִּי עַל־בֵּית דָּוִיד וְעַל יוֹשֵׁב יְרוּשָׁלַם רוּחַ חֵן וְתַחֲנוּנִים וְהִבִּיטוּ אֵלַי אֵת אֲשֶׁר־דָּקָרוּ וְסָפְדוּ עָלָיו כְּמִסְפֵּד עַל־הַיָּחִיד וְהָמֵר עָלָיו כְּהָמֵר עַל־הַבְּכוֹר Veşafahti al bet David ve-al yoşev Yeruşalayim ruah hen vetahanunim; vehibitu elai et aşer dakaru, vesafdu alav kemisped al hayahid, vehamer alav kehamer al habeher. Cümlenin ikinci yarısındaki yapı özellikle önemlidir: וְהִבִּיטוּ אֵלַי — vehibitu elai “Bana doğru bakacaklar.” Ardından: אֵת אֲשֶׁר דָּקָרוּ — et aşer dakaru “deldikleri kişiyi / deldikleri şey nedeniyle” ve hemen sonra: וְסָפְדוּ עָלָיו — vesafdu alav “onun için yas tutacaklar.” Metin önce birinci tekil şahısla “Bana”, sonra üçüncü tekil şahısla “onun için” demektedir. Bu değişiklik önemsiz değildir. İbranice cümle, “Bana, deldikleri kişiden dolayı bakacaklar ve onun için yas tutacaklar” biçiminde anlaşılabildiği gibi, Hristiyan çevirilerindeki “Bana, deldikleri kişiye bakacaklar” biçimindeki daha birleşik okuma da tarihsel olarak yapılmıştır. Grameri, yalnız bir çeviri mümkünmüş gibi sunmak doğru olmaz. Fakat alav — “onun üzerine/onun için” zamirinin üçüncü şahsa dönmesi, Tanrı ile yas tutulan kişi arasında ayrım kurulabilmesine sağlam bir dilsel zemin verir. Raşi’nin açıklaması da tam olarak bu yöndedir.766
Ayetin öncesi bu ayrımı daha da önemli hale getirir. Zeharya 12, birinci yüzyılda Roma yönetimindeki bir infaz sahnesiyle başlamaz. Yeruşalayim’e karşı toplanan ulusları anlatır: “Bütün yeryüzü ulusları ona karşı toplanacak.” Zeharya 12:3767 HaŞem Yeruşalayim’i korur, Yehuda’ya güç verir ve birkaç ayet sonra şunu söyler: “O gün Yeruşalayim’e karşı gelen bütün ulusları yok etmeye çalışacağım.” Zeharya 12:9768 Bunun hemen ardından 12:10 gelir. Dolayısıyla yas sahnesi, öncesindeki savaş, Yeruşalayim’in kuşatılması, HaŞem’in müdahalesi ve düşman ulusların yenilmesiyle aynı anlatının içindedir. Bölüm boyunca tekrar edilen bayom hahu — “o gün” ifadesi bu olayları aynı gelecekteki kriz etrafında toplamaktadır. Hristiyan yorumun okumasında ise ayetin içine metinde bulunmayan uzun bir zaman çizelgesi yerleştirilir. Delinme yaklaşık iki bin yıl önce gerçekleşmiştir. Yas ise İsa’nın gelecekteki ikinci gelişinde meydana gelecektir. Aradaki dönem ayette anlatılmaz. İsa’nın dirilişi anlatılmaz. Göğe çıkışı anlatılmaz. Binlerce yıllık bekleme anlatılmaz. İkinci geliş ifadesi bulunmaz. Zeharya’da bunların yerine Yeruşalayim’e karşı toplanan uluslar ve onların yenilgisi vardır. Bu fark özellikle eski Yahudi yorumlarına dönüldüğünde belirginleşir. Raşi önce Targum Yonatan’ın açıklamasını aktarır. Sonra kendi açıklamasını verir: İsrael, sürgünde ulusların delip öldürdüğü kendi insanları nedeniyle HaŞem’e yönelecektir. Raşi’nin sözleri açıktır:769 “Ulusların aralarında deldikleri ve sürgünde öldürdükleri kişiler hakkında yakınmak için Bana bakacaklar.” Ardından yasın bu öldürülme üzerine olduğunu açıklar. Ancak bundan sonra başka bir yorum katmanına geçerek: “Hahamlarımız bunu Sukka’da öldürülen Maşiah ben Yosef hakkında açıkladılar.” der. Dolayısıyla Hristiyan yorumun “Raşi bunu Maşiah olarak anlamıştır” cümlesi eksiktir. Raşi gerçekten Maşiah ben Yosef deraşını kaydeder; fakat bunu kendi ilk açıklaması olarak vermez. Önce ayeti, ulusların İsrael içinden öldürdüğü kişiler bağlamında açıklar. Sonra Hazal’ın farklı deraşını ekler. Bu ayrım küçük değildir. Bir yorumcunun bir ayetin deraşını aktarması ile ayetin bağlamsal anlamını o deraşla özdeşleştirmesi aynı şey değildir.770
Radak’ın açıklaması Hristiyan iddiası açısından daha da sorunludur. Radak önce Zeharya’nın savaş bağlamından hareket eder. HaŞem’in İsrael’i düşmanlardan koruyacağını, bu nedenle savaş sırasında İsrael’den tek bir kişinin bile öldürülmesinin büyük bir sarsıntı doğuracağını söyler. Bunu, Yehoşua döneminde Ai savaşında otuz altı kişinin ölmesi üzerine yaşanan şaşkınlıkla karşılaştırır. Sonra Hazal’ın ayeti öldürülen Maşiah ben Yosef’e uyguladığını aktarır. Fakat Radak burada durmaz. Şunu da ekler:771 וְתָמֵהַּ אֲנִי לְפִי פֵרוּשָׁם אֵיךְ סָתְמוּ וְלֹא זָכְרוּ כְּלָל Yani, bu açıklamaya göre metnin neden Maşiah ben Yosef’i hiç anmadan konuyu kapalı bıraktığına şaşırdığını söyler. Bu, Hristiyan yorumun Radak’ı kullanma biçimini doğrudan etkiler. Radak, “Ayet kesin olarak Maşiah’tan söz ederdir” demez. Tam aksine, önce başka bir bağlamsal açıklama verir ve ardından Maşiah ben Yosef deraşındaki metinsel güçlüğü bizzat belirtir.772 Ibn Ezra ise gerçekten Maşiah ben Yosef yorumunu benimser. Bu tanıklık, Hristiyan yorumun kullandığı daha geç yorum kaynaklarından kronolojik olarak farklıdır. Fakat Ibn Ezra’nın açıklamasının tamamı okunduğunda sonuç yine değişir. Ibn Ezra’ya göre önce Yeruşalayim üzerine sıkıntı gelecektir ve Maşiah ben Yosef öldürülecektir. Bunun ardından HaŞem öfkelenip Yeruşalayim’e karşı gelen bütün ulusları yok edecektir. Sonra “Bana bakacaklar” ifadesini şöyle açıklar:773 “O zaman bütün uluslar Bana bakacaklar; Maşiah ben Yosef’i delenlere ne yapacağımı görecekler.” Ardından “onun için yas tutacaklar” sözündeki yas tutanların Maşiah ben Yosef’in kendi halkı olduğunu söyler. Bu okuma Hristiyan yorumun vardığı sonuçtan neredeyse temel noktada ayrılır. Ibn Ezra’da Maşiah ben Yosef’in ölümüne yol açan taraf Yahudiler değil, Yeruşalayim’e saldıran düşmanlardır. Tanrı da onların üzerine gelir. İsrael ise kaybettiği önder için yas tutar.774 Hristiyan yorum, Ibn Ezra’yı “Yahudiler öldürdükleri Maşiah’ı tanıyacaklar” görüşüne destek olarak kullanmaktadır. Oysa Ibn Ezra’nın açıklamasında öldürenlerin kimliği bunun tam karşısındadır.
Sukka 52a da aynı ayrımı açıkça korur. Gemara gelecekteki büyük yasın ne hakkında olduğunu sorar ve Rabbi Dosa ile diğer hahamlar arasında iki görüş aktarır. Bir görüşe göre yas:775 עַל מָשִׁיחַ בֶּן יוֹסֵף שֶׁנֶּהֱרַג “öldürülen Maşiah ben Yosef içindir.” Diğer görüşe göre ise: עַל יֵצֶר הָרַע שֶׁנֶּהֱרַג “öldürülen yetser hara [kötü eğilim] içindir.” Gemara ilk görüşü açıklamak için Zeharya 12:10’u getirir. Hristiyan yorumun “Talmud da aynı görüştedir” cümlesi bu yüzden fazla geniştir. Talmud gerçekten Maşiah ben Yosef yorumunu korur; fakat bunu tek açıklama olarak vermez. Ortada açık bir mahloket, yani görüş ayrılığı vardır. Üstelik Maşiah yorumundaki kişi Maşiah ben Yosef’tir. Metin ne “Nasıralı İsa” der ne de bu kişiyi Maşiah ben David olarak tanımlar.776 Daha sonraki Yahudi eskatolojik metinleri, bu ayrımın ne kadar gerçek olduğunu gösterir. Bazı geleneklerde Maşiah ben Yosef Yeruşalayim’i savunurken Gog’un orduları veya Armilus tarafından öldürülür ve İsrael onun için yas tutar. Örneğin Otzar Midraşim’deki bir anlatıda Armilus Yeruşalayim’e saldırır, Maşiah ben Yosef’i öldürür ve Zeharya 12:10 bu olaya uygulanır. Maharal da ulusların Maşiah ben Yosef’e üstün gelip onu öldürdüğü, daha sonra Maşiah ben David’in üstün geldiği bir düzen aktarır. Yahudi geleneğinde acı çeken ve öldürülen bir Maşiah niteliği taşıyan bir figüre ilişkin gerçek bir yorum çizgisi vardır. Hristiyan yorum bu veriye dayanır. Fakat ardından üç ayrı kimliği tek adımda özdeşleştirir: Maşiah ben Yosef = Maşiah ben David. Maşiah ben David = İsa. Maşiah ben Yosef’i öldüren düşmanlar = İsa’yı öldüren Yahudiler. Yahudi kaynakları bu üç eşitliği kurmaz. Aslında Ibn Ezra’nın yorumu üçüncü eşitliği doğrudan bozar. Maşiah ben Yosef’i delenler, Yeruşalayim’e saldıran ulusların tarafındadır. Raşi’nin ilk açıklamasında da öldürenler uluslardır. Radak’ın bağlamsal açıklamasında ölüm, İsrael’in savaşta verdiği kayıptır. Sukka ise faili belirlemeksizin Maşiah ben Yosef’in öldürülmesinden söz eder.777
Bunun yanında İbranice metindeki “Bana” sözü Hristiyan yorum açısından özel bir güçlük doğurur. Eğer: וְהִבִּיטוּ אֵלַי אֵת אֲשֶׁר דָּקָרוּ ifadesi kesin biçimde “Bana, yani deldikleri Bana bakacaklar” anlamına alınırsa, cümlenin konuşanı HaŞem olduğundan delinen kişi de HaŞem olacaktır. Klasik Teslisçi yorum bu güçlüğü kendi önceden kabul edilmiş Tanrı-İsa özdeşliğiyle açıklamaya çalışır; Hristiyan yorum ise böyle bir teolojiye sahip değildir. Kendisi birkaç sayfa önce İsa’nın Tanrı olduğu ve doğumundan önce var olduğu fikrini açıkça reddeder; Maşiah’ın Avraam ve David’in gerçek insan soyundan olması gerektiğini savunur. Öyleyse iki seçenek kalır. Eğer “Bana” ile delinmiş kişi aynı özneyse, Hristiyan yorumun kendi Tanrı anlayışıyla ciddi bir sorun ortaya çıkar. Eğer farklı öznelere işaret ediyorsa, ayet zaten “HaŞem’e bakacaklar ve öldürülen kişi için yas tutacaklar” biçiminde okunabilir; Raşi ve Ibn Ezra’nın yorumları da tam olarak böyle bir ayrımı mümkün görür. Her iki durumda da “Bu ayet açıkça Yahudilerin İsa’yı çarmıha germesini söylüyor” sonucuna ulaşılamaz.
778Hristiyan okuma burada şu karşılığı verir: Zeharya tek başına bütün ayrıntıları vermek zorunda değildir. Peygamber bir geleceği sıkıştırılmış biçimde görmüş olabilir. İlk gelişte Maşiah öldürülmüş, ikinci gelişte İsrael onu tanımış olabilir. Sukka’daki Maşiah ben Yosef geleneği de en azından “öldürülen Maşiah” fikrinin Yahudilik için yabancı olmadığını gösterir. Peygamberlik metinlerinin farklı zamanları tek görüm içinde verebilmesi genel bir edebi olgudur; fakat Hristiyan yorumun sonucu bundan çıkmaz. Peygamberlik metinlerinin farklı zamanları bir arada verebilmesi başka şeydir; hangi olayların ayrılması gerektiğini metnin dışından belirlemek başka şeydir. Zeharya 12’de birinci yüzyıl ölümü ile binlerce yıl sonraki ikinci geliş arasında bir ayrım işareti yoktur. Bunun yerine aynı “o gün” çerçevesinde Yeruşalayim’in kuşatılması, ulusların yenilgisi, David evinin güçlenmesi ve büyük yas bulunur.
779İkinci yarı ise doğrudur: Maşiah ben Yosef’in öldürülmesi Yahudi geleneğinde vardır. Fakat bu kabul Hristiyan yoruma düşündüğü sonucu vermez. Aksine, ayrıntılar korunduğunda fark daha belirgin hale gelir. Sukka’daki kişi Maşiah ben Yoseftir. Ibn Ezra’da onu öldürenler Yeruşalayim’in düşmanlarıdır. Raşi’nin ilk açıklamasında kurbanlar ulusların öldürdüğü İsrael mensuplarıdır. Radak ise Maşiah ben Yosef açıklamasını aktardıktan sonra onun metinde neden hiç anılmadığını açıkça sorgular.780 Zeharya 12:10 hakkında iki farklı cümle aynı şeyi söylemez. “Yahudi geleneğinde bu ayeti öldürülen Maşiah ben Yosef’e uygulayan bir yorum vardır” cümlesi doğrudur. “Zeharya, Yahudilerin İsa’yı çarmıha gereceğini ve iki bin yıl sonra ikinci gelişinde onu tanıyacağını haber verir” cümlesi ise aynı kaynaklardan çıkmaz. Hristiyan yorumun yaptığı şey, gerçek bir Yahudi deraşını almak, sonra o deraştaki kişiyi İsa ile, öldürenleri Yahudilerle ve gelecekteki Yeruşalayim savaşını İsa’nın ikinci gelişiyle değiştirmektir. Bu değişikliklerin hiçbiri Zeharya 12:10 tarafından verilmez. Zeharya’nın gelecekteki büyük yasından öldürülen bir Maşiah ben Yosef okuması çıkarılabilir. Yahudilerin İsa’yı çarmıha germesi ve ikinci gelişte onu tanıması ise Zeharya’nın değil, Hristiyan anlatısının ayete eklediği kimlik ve zaman çizelgesidir.
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 7–8, 25–26 ve 30. ↩
Kaynaklar: Zeharya 12:10; Bavli, Sukka 52a; Raşi, Zeharya 12:10 yorumu; Radak, Zeharya 12:10 yorumu; Ibn Ezra, Zeharya 12:10 yorumu. ↩
Kaynak: Raşi. ↩
Kaynak: Zeharya 12:3. ↩
Kaynak: Zeharya 12:9. ↩
Kaynaklar: Targum Yonatan; Targum; Raşi. ↩
Kaynak: Raşi. ↩
Kaynak: Radak. ↩
Kaynak: Radak. ↩
Kaynak: Ibn Ezra. ↩
Kaynak: Ibn Ezra. ↩
Kaynak: Bavli, Sukka 52a. ↩
Kaynak: Zeharya 12:10. ↩
Kaynaklar: Raşi; Radak; Ibn Ezra. ↩
Kaynaklar: Raşi; Ibn Ezra. ↩
Kaynak: Zeharya 12. ↩
Kaynaklar: Raşi; Radak; Ibn Ezra. ↩
İddianın kaynak metni
İddia başlığının kaynak notları: 764
Hristiyan iddiası
“Especially telling is Zechariah's prophecy of the Jews weeping as a man for his only child, when at his second coming they see the marks in the hands where they crucified Christ (Zech. 12:10; 13:6). The style of their weeping will help them realize how God felt at the (temporary) loss of His only son at their hands through the crucifixion.”Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Zeharya 13:6’daki yaralar İsa’nın çarmıh yaralarıdır
Tanah’ın cevabı
Daha da önemlisi, Hristiyan yorumun okuması ayetin hemen önündeki kişiyi görmezden gelir. Zeharya 13:5’teki adam “Ben peygamber değilim” demektedir. Eğer 13:6 aniden İsa’ya aitse, metin bir kelimelik açıklama vermeden yalancı peygamberden Maşiah’a geçer, sonra 13:7’de yeniden çobana geçer. Hristiyan yorum böyle ani bir özne değişimi varsayar; metnin doğal akışı bunu gerektirmez. Hristiyan yorumun ihtiyaç duyduğu kişi değişimi, doğrudan İbranice cümleden değil, İsa’nın yaralarını önceden bilen okuyucunun beklentisinden gelir. Zeharya 13:6 İsa’nın ellerindeki çarmıh yaralarını tarif etmez. İbranice “ellerindeki yaralar” değil, bein yadekha — “kollarının/ellerinin arasında” der; eski Yahudi geleneği bunu omuzlar arasındaki beden bölgesiyle ilişkilendirmiştir. Daha belirleyici olan ise gramer ve bağlamdır: yaralı kişi, hemen önce kendisini peygamber olarak tanımaktan kaçınan yalancı peygamberdir. Onu İsa yapmak için 13:5 ile 13:6 arasındaki doğal bağlantının kesilmesi ve ayetin on cümle gerideki 12:10’a bağlanması gerekir. Hristiyan yorum bu nedenle Zeharya’nın verdiği bir çarmıh ayrıntısını keşfetmez. Hristiyan metinlerindeki yaralı İsa görüntüsünü Zeharya 13:6’ya taşıdıktan sonra, “bein yadekha” sözünü “ellerindeki çivi izleri” olarak okur. İbranice metnin kendisi ne bu yaraların yerini ne yaralı kişinin kimliğini Hristiyan yorumun söylediği biçimde verir.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
Hristiyan yorum, Zeharya 12:10 ile 13:6’yı aynı sahnenin iki parçası olarak okur. Ona göre İsrael gelecekte İsa’nın geri dönüşü sırasında onu görecek, ellerindeki çarmıh izlerini fark edecek ve öldürdüğü Maşiah olduğunu anlayacaktır. Hristiyan yorum bunu çok açık biçimde ifade eder: Yahudiler ikinci gelişte “Maşiah’ı çarmıha gerdikleri ellerdeki izleri” göreceklerdir. Böylece Zeharya 12:10’daki delinmiş kişi ile 13:6’daki yaralı kişi aynı kişiye, yani İsa’ya dönüşür. Fakat 13:6 tek başına okunduğunda bile ilk güçlük ortaya çıkar. İbranice ayet şöyledir: וְאָמַר אֵלָיו מָה הַמַּכּוֹת הָאֵלֶּה בֵּין יָדֶיךָ וְאָמַר אֲשֶׁר הֻכֵּיתִי בֵּית מְאַהֲבָי Ve-amar elav, ma ha-makkot ha-ele bein yadekha; ve-amar, aşer hukketi bet me-ahavai. Yaklaşık anlamıyla: “Biri ona, ‘Kollarının arasında bulunan bu yaralar nedir?’ diyecek; o da, ‘Beni sevenlerin evinde aldığım yaralardır’ diyecek.” Hristiyan yorumun kullandığı “ellerindeki izler” ifadesi İbranicenin söylediği şey değildir. Ayet בֵּין יָדֶיךָ — bein yadekha der. Bein “arasında” demektir; “ellerinin içinde” veya “ellerinde” anlamına gelmez. Modern JPS çevirisi bunu “sırtındaki yaralar” olarak verir ve sözcük sözcük ifadenin “kollarının arasında” olduğunu belirtir. Bu kullanım eski Yahudi yorumunda da ellerin avuç kısmındaki çivi delikleri olarak anlaşılmamıştır. Makkot geleneğinde Zeharya 13:6 doğrudan kırbaç cezasının kişinin iki omuzu arasına vurulan darbesiyle ilişkilendirilir. Nimukei Yosef, Rabbi Yehuda’nın görüşünü açıklarken kırkıncı darbenin bein ketefav — “omuzlarının arasına” — vurulduğunu ve bunun dayanağı olarak “Bu yaralar bein yadekha nedir?” ayetinin getirildiğini aktarır. Daha sonraki açıklamalar da bein yadekha ifadesini açıkça bein ha-ketefayim — “omuzların arası” — olarak anlar.782 Dolayısıyla Hristiyan yorumun kanıtının ilk basamağında önemli bir değişiklik meydana gelmiştir. Zeharya: “Ellerindeki çivi yaraları nedir?” demez. Ayette çivi sözcüğü bulunmaz. Avuç içlerinden söz edilmez. Çarmıhtan söz edilmez. Hatta yaraların elde bulunduğunu söyleyen bir edat bile yoktur. Metnin “bein yadekha” sözü, eski Yahudi kullanımında omuzlar veya kollar arasındaki beden bölgesine uygulanabilir. Metzudat David de ayeti bedenin omuzlar arasındaki, kırbaç izlerinin görülebileceği bölgesi olarak açıklar.
Fakat asıl sorun yaraların yeri değildir. Asıl sorun yaralı kişinin kim olduğudur. Zeharya bunu okuyucunun tahminine bırakmaz. 13:6’dan birkaç cümle geriye gidildiğinde konu açıkça tanıtılır: “O gün... putların adlarını ülkeden kaldıracağım... peygamberleri ve murdar ruhu da ülkeden uzaklaştıracağım.” Zeharya 13:2783 Ardından peygamberlik etmeye devam eden kişi hakkında: “Sen yaşamamalısın, çünkü HaŞem’in adıyla yalan söyledin” deneceği ve kendi anne babasının onu deleceği anlatılır. 13:4’te bu yalancı peygamberlerin yaptıkları kehanetlerden utanacakları ve insanları aldatmak için peygamberlerin giydiği kıl giysiyi artık giymeyecekleri söylenir. 13:5’te aynı kişi: “Ben peygamber değilim; toprağı işleyen bir adamım.” diye kendisini gizlemeye çalışır. Hemen ardından 13:6 başlar: “Biri ona, ‘Bu yaralar nedir?’ diyecek...” İbranice anlatımda herhangi bir yeni kişi tanıtılmamıştır. 13:5’teki “ve-amar — ve diyecek” ile 13:6’daki “ve-amar elav — ve ona diyecek” birbirini izler. Bir önceki cümlenin adamı, şimdi bedenindeki yaralar hakkında sorgulanır. Metnin doğal akışında 13:6’daki kişi, birkaç kelime önce “Ben peygamber değilim” diyen ve peygamberlik geçmişini saklamaya çalışan kişidir. Metzudat David bunu tam olarak böyle açıklar. Ona göre 13:2’de sözü edilen peygamberler yalancı peygamberlerdir. 13:4’te bunlar geçmişteki yalanlarından utanır. 13:6’da kendilerinden birinin bedenindeki izler görülünce ona bunların ne olduğu sorulur. Metzudat David, yaraların yalancı peygamberlerin eski davranışlarını hatırlatan izler olabileceğini, kişinin ise bunların kendisini doğru yola döndürmek isteyenlerin verdiği cezadan kaldığını söylediğini açıklar.
Aynı kökün birkaç ayet sonra yeniden kullanılması daha da belirleyicidir. Hristiyan yorum, Zeharya 12:10’daki דקר — dakar, “delmek” fiilini 13:6’daki yaralarla birleştirerek tek bir çarmıh sahnesi kurar. Fakat 12:10 ile 13:6 arasında aynı kök zaten başka bir kişiye uygulanmıştır.784785 Zeharya 13:3 şöyle der: וּדְקָרֻהוּ אָבִיהוּ וְאִמּוֹ Udekaruhu avihu ve-immo. “Babası ve annesi onu delecek.” Buradaki dekaruhu tam olarak דקר — d-k-r köküdür. Ve kişi Maşiah olarak değil, HaŞem’in adıyla yalan söylemeye devam eden peygamber olarak tanıtılır. Bu kullanım, sözcük benzerliğinin tek başına kimlik kuramayacağını gösterir. Aynı birkaç ayet içinde “delmek” fiili vardır, fakat metin onu açıkça yalancı peygamber bağlamında kullanmaktadır. Demek ki dakar kelimesinin bulunması kendi başına “çarmıha gerilmiş Maşiah” anlamına gelmez. Eski rabbinik kullanım da 13:6’yı İsa’nın çarmıh yaralarının gizli tanımı olarak okumamıştır. Makkot geleneğinde ayet mahkeme kırbacının omuzlar arasındaki darbesine uygulanır. Yalkut Şimoni ise “Bu yaralar nedir?” sözünü mitsvot uğruna dayak yiyen veya eziyet gören İsrael mensubuna uygular: kişinin aldığı yaralar onu gökteki Babasına daha fazla bağlayan acılar olarak yorumlanır. Vayikra Rabba da aynı ayeti Şabat, matsa, brit mila, suka, lulav ve tefilin gibi mitsvot uğruna eziyet gören Yahudilerin yaralarıyla ilişkilendirir.786 Bunların hiçbiri ayetin tek peşatını belirlemek zorunda değildir. Makkot halakhik bir kullanım, Midraş ise deraştır. Fakat kaynakların ortak tanıklığı önemlidir: Zeharya 13:6’daki yaralar eski Yahudi metin dünyasında “gelecekte Maşiah’ın ellerindeki çarmıh delikleri” diye sabitlenmiş değildir. Aksine beden üzerindeki ceza, eziyet veya disiplin izleri olarak farklı biçimlerde anlaşılmıştır.
Hristiyan yorum burada farklı bir karşılık verir. 13:6’nın 13:5’teki yalancı peygamberle değil, daha önce 12:10’da delinmiş olan kişiyle bağlantılı olduğu söylenebilir. Bu okumaya göre 12:11–13:5 bir ara bölüm sayılır; 13:6 tekrar delinmiş Maşiah’a döner, 13:7’deki “Çobanımı vur” sözü de aynı Maşiah yorumunu destekler. Bazı Hristiyan yorumcular bu yapıyı açıkça savunur. Fakat bunun bedeli oldukça yüksektir. Çünkü 13:6’yı 12:10’a bağlamak için, hemen önceki cümleyle kurulan açık gramer zincirinin kesilmesi gerekir. 13:5’te bir adam konuşur. 13:6 “ve biri ona diyecek” sözleriyle devam eder. “Ona” zamirinin en yakın ve açık karşılığı bu adamdır. Metin, “sonra daha önce sözünü ettiğim delinmiş kişiye dönersek” gibi herhangi bir geçiş yapmaz. Üstelik Masoretik bölümleme de Hristiyanların önerdiği yerde bir kopuş göstermez. 13:6’nın sonunda פ — petuha, yani bölüm sonunu gösteren Masoretik işaret bulunur. Başka bir deyişle 13:2–6 bir bütün halinde kapanır, 13:7’de “Ey kılıç, çobanıma karşı uyan” sözleriyle yeni bir birim başlar. Bu durum 13:7’nin nasıl yorumlanacağı sorusunu tek başına çözmez; fakat 13:6’nın 13:5’ten koparılıp 13:7’ye yapıştırılmasını da desteklemez.
13:7’nin Maşiah’a uygulanabileceği kabul edilse bile aynı sonuç geçerlidir. Yeni bir cümlede yeni bir öznenin tanıtılması, önceki cümlenin öznesini geriye doğru değiştirmez. Bir metin önce yalancı peygamberi anlatıp ardından bir çobandan söz edebilir. İkinci kişinin önemli olması birinci kişiyi ikinci kişi haline getirmez. Nitekim Metzudat David, 13:7’yi bile Babil yöneticileri ve halklarını anlatan ayrı bir söylem olarak okur; bu da 13:7’nin kimliği konusunda Yahudi yorumunun Hristiyan yorumun kurduğu zorunlu bağlantıyı paylaşmadığını gösterir. Hristiyan yorumun ikinci geliş tablosu ise ayetten daha da uzaktadır. Zeharya 13:6’da kişinin öldüğü söylenmez. Dirildiği söylenmez. Göğe çıktığı söylenmez. Yüzyıllar veya binyıllar sonra geri geldiği söylenmez. Yahudilerin onu daha önce çarmıha gerdiği söylenmez. Yaraların çivi izleri olduğu söylenmez. Bunların tamamı İsa anlatısı önceden kabul edildiğinde ayetin içine yerleştirilen bilgilerdir. Hristiyan yorumun kendi cümlesindeki “ikinci gelişte ellerindeki, onu çarmıha gerdikleri izleri görecekler” anlatısının önemli bölümü Zeharya 13:6’da bulunmaz.
787Daha da önemlisi, Hristiyan yorumun okuması ayetin hemen önündeki kişiyi görmezden gelir. Zeharya 13:5’teki adam “Ben peygamber değilim” demektedir. Eğer 13:6 aniden İsa’ya aitse, metin bir kelimelik açıklama vermeden yalancı peygamberden Maşiah’a geçer, sonra 13:7’de yeniden çobana geçer. Hristiyan yorum böyle ani bir özne değişimi varsayar; metnin doğal akışı bunu gerektirmez. Hristiyan yorumun ihtiyaç duyduğu kişi değişimi, doğrudan İbranice cümleden değil, İsa’nın yaralarını önceden bilen okuyucunun beklentisinden gelir. Zeharya 13:6 İsa’nın ellerindeki çarmıh yaralarını tarif etmez. İbranice “ellerindeki yaralar” değil, bein yadekha — “kollarının/ellerinin arasında” der; eski Yahudi geleneği bunu omuzlar arasındaki beden bölgesiyle ilişkilendirmiştir. Daha belirleyici olan ise gramer ve bağlamdır: yaralı kişi, hemen önce kendisini peygamber olarak tanımaktan kaçınan yalancı peygamberdir. Onu İsa yapmak için 13:5 ile 13:6 arasındaki doğal bağlantının kesilmesi ve ayetin on cümle gerideki 12:10’a bağlanması gerekir.788 Hristiyan yorum bu nedenle Zeharya’nın verdiği bir çarmıh ayrıntısını keşfetmez. Hristiyan metinlerindeki yaralı İsa görüntüsünü Zeharya 13:6’ya taşıdıktan sonra, “bein yadekha” sözünü “ellerindeki çivi izleri” olarak okur. İbranice metnin kendisi ne bu yaraların yerini ne yaralı kişinin kimliğini Hristiyan yorumun söylediği biçimde verir.
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 7–8. ↩
Kaynak: Zeharya 13:6. ↩
Kaynak: Zeharya 13:2. ↩
Kaynak: Zeharya 12:10. ↩
Kabalat.com, “Zeharya 12:10 ayeti İsa hakkında mıdır?”; “Zeharya 12:10 ‘delip geçtikleri yüzünden, Bana bakacaklar’”. ↩
Kaynaklar: Vayikra Rabba; Yalkut Şimoni. ↩
Kaynak: Zeharya 13:6. ↩
Kaynak: Zeharya 13:6. ↩
İddianın kaynak metni
İddia başlığının kaynak notları: 781
Hristiyan iddiası
“Especially telling is Zechariah's prophecy of the Jews weeping as a man for his only child, when at his second coming they see the marks in the hands where they crucified Christ (Zech. 12:10; 13:6). The style of their weeping will help them realize how God felt at the (temporary) loss of His only son at their hands through the crucifixion.”Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Zeharya 13:7’deki “bana yakın olan adam” kusursuz Maşiah’tır
Tanah’ın cevabı
Zeharya bu eşitlikleri kurmaz. Ayetin taşıdığı güç azaltılmamalıdır: Tanrı’ya yakın bir çoban vurulur; başka bir yerde Maşiah kral tsadik ve-noşa diye tanımlanır. Bu gerçek ifadeler Hristiyan kapara sisteminin bütün ara basamaklarını kendi içlerinde taşımaz.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
Hristiyan iddiası tek ayete dayanmaz. Önce Maşiah’ın ölmesi ve dirilmesi gerektiğini kabul eder. Günahın ölüm getirdiğini varsayarak, ebedi yaşama dirilecek Maşiah’ın günahsız olması gerektiği sonucuna varır. Sonra Zeharya 13:7’deki “benimle ilişkili adam” ve 9:9’daki “tsadik ve noşa” ifadelerini bu kusursuzluğu doğrulayan iki işaret olarak kullanır.1815
Zeharya 13:7’nin İbranicesinde belirleyici kelime amiti’dir:
“Kılıç, çobanıma ve gever amiti’ye karşı uyan... Çobanı vur ve sürü dağılsın.”1816
Amit kelimesi “günahsız” demek değildir. Tora aynı sözcüğü sıradan bir insanın “yakını, dengi, toplumdaşı” için kullanır: “amitini adaletle yargıla”; “amitine haksızlık etmeyin.”1817
Bir kelime Vayikra’da her İsraelli komşu için kullanılabiliyorsa, Zeharya’da tek başına metafizik kusursuzluk koduna dönüşemez.
Raşi’nin yorumu bunu olağanüstü açık gösterir. Amiti’yi “sürümü Benim gibi gözetmesi için Kendime bağladığım kişi” diye açıklar; vurulan çobanı ise kendi yorumunda kötü Roma’nın kralıyla ilişkilendirir.1818
Raşi ayeti tarihsel bir kişiye uygular. Fakat filolojik sonucu güçlüdür: Tanrı’ya “bağlı/ilişkili” olmak, görevlendirilmiş bir yöneticiyi anlatabilir; sözcüğün içinde “hiç günah işlememiş insan” anlamı yoktur.
Yahudi gelenekte ayet Maşiah ile de ilişkilendirilmiştir. İbn Ezra’nın bir yorumu 13:7’yi Maşiah ben Yosef’in ölümü çevresindeki savaşlara bağlar.1819
Bu kabul Hristiyan yoruma istediği sonucu vermez. Hazal’da öldürülen Maşiah ben Yosef, nihai Maşiah ben David’den ayrı bir figürdür. Sukka 52a bunu açıkça tartışır.1820
Dolayısıyla “Yahudi kaynakta vurulan Maşiah figürü var” cümlesinden “bu figür günahsız nihai Maşiah’tır, insan korbanıdır ve bütün insanların günahını taşır” sonucu çıkmaz.
Zeharya’nın kendi devamı da başka bir yön gösterir. Çoban vurulur, sürü dağılır, ülke ağır yargıdan geçer, kalan üçte bir ateşte arıtılır ve sonunda “HaŞem Tanrımdır” der.1821
Metin çobanın kanının bu insanların günahına kapara olduğunu söylemez. “Aşam”, “kapara”, “günahı taşıma” veya “diriliş” dili yoktur.
Hristiyan yorum ikinci dayanak olarak Zeharya 9:9’u kullanır: gelecekteki kral tsadik ve-noşa’dır.1822
Burada da küçük bir İbranice ayrıntı büyük sonuç doğurur. Ve-noşa, yaşa kökünün Nifal biçimidir. Doğal yönü “kurtarılmış, zafer kazanmış”tır; “başkalarını kendi doğruluğuyla kurtaran” anlamı fiilin biçiminde yoktur.1823
Raşi, aynı ayeti açıkça Maşiah kral hakkında yorumladığı halde ve-noşa’yı “HaŞem tarafından kurtarılmış” diye açıklar. Yani Maşiah’a ilişkin okuma kabul edildiğinde bile Hristiyan yorumun gramer sonucu zorunlu değildir.
Tsadik sözcüğü de “hiç günah işlememiş insan” demek değildir. Kohelet doğrudan “yeryüzünde iyilik yapıp hiç günah işlemeyen bir tsadik yoktur” der. Şelomo da “günah işlemeyen insan yoktur” diye dua eder.1824
Bu yüzden “tsadik”ten mutlak günahsızlığa, “ve-noşa”dan başkalarına kurtuluş dağıtan kurbana geçilemez.
Zeharya 9’un kendisi kralın işlevini başka biçimde açıklar: savaş arabaları ve yay kaldırılır, uluslara barış konuşulur, egemenliği denizden denize yayılır.1825
Hristiyan yorumun teolojik zinciri ancak birkaç görünmeyen eşitlik eklenince işler: amiti eşittir günahsız; tsadik eşittir hiç günah işlememiş; ve-noşa eşittir başkalarını kendi doğruluğuyla kurtaran; vurulan çoban eşittir günah korbanı.1826
Zeharya bu eşitlikleri kurmaz. Ayetin taşıdığı güç azaltılmamalıdır: Tanrı’ya yakın bir çoban vurulur; başka bir yerde Maşiah kral tsadik ve-noşa diye tanımlanır. Bu gerçek ifadeler Hristiyan kapara sisteminin bütün ara basamaklarını kendi içlerinde taşımaz.
Kaynaklar
Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 5. Maşiah’ın ölümden dirilip ebedi yaşama ulaşabilmesi için günahsız olması gerektiğini savunur; bunu Zeharya 13:7’deki “the man that is my fellow” ve Zeharya 9:9’daki “just, and having salvation” ifadeleriyle destekler ve Maşiah’ın kendi doğruluğuyla başkalarına kurtuluş getireceği sonucuna varır. ↩
Zeharya 13:7: herev uri al-ro’i ve-al gever amiti ... hakh et-ha-ro’e u-tefutsena ha-tson. Ayet “çobanım” ve “benimle ilişkili/yakın adam” dilini kullanır; “günahsız”, “korban” veya “kapara” kelimeleri yoktur. ↩
עמית (amit) Tora’da sıradan insan ilişkileri için kullanılır. Vayikra 19:15 “adaletle amitini yargıla”; 25:14 ve 25:17 ise kişinin amitine haksızlık etmemesini emreder. Sözcüğün kendi anlamı “günahsız insan” değildir. ↩
Raşi, Zeharya 13:7. Amiti’yi “sürümü Benim gibi gözetmesi için Kendime bağladığım kişi” diye açıklar; aynı yorumda vurulan çobanı “kötü Roma’nın kralı” ile ilişkilendirir. Bu yorum, amiti kelimesinin moral kusursuzluğu değil görevlendirme/yakınlık bildirebildiğini açıkça gösterir. ↩
İbn Ezra, Zeharya 13:7. Bir yorum hattını Maşiah ben Yosef’in ölümü çevresindeki savaşlara bağlar. Ayetin Yahudi gelenekte Maşiah’a ilişkin okunmuş olması, Maşiah ben Yosef’i nihai Maşiah ben David ile özdeş yapmaz. ↩
Bavli, Sukka 52a: öldürülen Maşiah ben Yosef ile Maşiah ben David ayrı figürlerdir. Öldürülen bir Maşiah figürü burada Hristiyan “günahsız nihai kurban” öğretisine eşitlenmez. ↩
Zeharya 13:7-9. Çoban vurulur, sürü dağılır, ülke ağır yargıdan geçer ve kalan üçte bir arıtılır. Metin ölümü halkın günahları için kapara yapan korban saymaz. ↩
Zeharya 9:9: tsadik ve-noşa hu, ani ve-rokhev al-hamor. Raşi ayeti Maşiah kral hakkında okur ve ve-noşa’yı “HaŞem tarafından kurtarılmış” diye açıklar. ↩
Zeharya 9:9’daki וְנוֹשָׁע (ve-noşa), ישע kökünün Nifal ortaç biçimidir; doğal değeri edilgen/orta çatıdır: “kurtarılmış, zafer kazanmış.” Brown-Driver-Briggs, s.v. ישע, Nifal. Tek başına “başkalarını kendi doğruluğuyla kurtaran” demek değildir. ↩
Kohelet 7:20, iyilik yapıp hiç günah işlemeyen bir tsadik bulunmadığını; I. Melahim 8:46 da günah işlemeyen insan olmadığını söyler. Tsadik, mutlak günahsızlıkla eş anlamlı değildir. ↩
Zeharya 9:9-10 kralın gelişini, alçakgönüllülüğünü, savaş araçlarının kaldırılmasını ve uluslara barış konuşmasını anlatır; doğruluğunun başkalarına aktarılması veya kanının günah temizlemesi yoktur. ↩
Heaster’ın zinciri ek eşitlikler ister: “amiti” → mutlak günahsızlık; “tsadik” → hiç günah işlememiş olmak; “ve-noşa” → başkalarına kurtuluş veren kişi; vurulan çoban → insan korbanı. İbranice metin bunları zorunlu kılmaz. ↩
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
“Thus Messiah is called by God " the man that is my fellow" (Zech.13:7) - a man can only be called God's " fellow" due to his supreme righteousness.”Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Zeharya 12–13 İsa’nın el yaralarını ve İsrael’in onu öldürdüğünü bildirir
Tanah’ın cevabı
Hristiyan yorumun zincirinde tek bir değil dört ayrı kanıt yükü vardır: 12:10’daki delinen figürün kimliği, 13:6’daki kişinin onunla aynı kişi olması, bein yadekha yaralarının çivi yaraları olması ve bu kişinin İsa olarak tanımlanması. Tanah bu dört halkayı tek bir cümlede kurmaz. Benzer yaralanma imgelerini bir araya getirmek, biyografik özdeşliği kanıtlamaz.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
Hristiyan yorum iki ayrı sahneyi tek biyografi halinde birleştirir. Zeharya 12:10’daki “deldikleri kişi” ile 13:6’daki yaralı kişiyi aynı Maşiah sayar; 13:6’daki yaraları el yaraları diye okur; ardından bunları çarmıh çivileriyle özdeşleştirir. Böylece İsrael’in İsa’yı öldürdüğü ve sonradan ona bakıp yas tutacağı sonucu kurulur.1899
Zeharya 12:10 kendi başına gerçekten zor ve önemli bir ayettir. İbranice ve-hibitu elai et aşer daqaru ifadesi “bana, deldiklerine/deldikleri kişiye bakacaklar” biçiminde okunabilir; ardından “onun için biricik oğul için yas tutar gibi yas tutacaklar” gelir. Ayetin zamir yapısı ve kimin delindiği eski çağdan beri yorum tartışması doğurmuştur. Bu tartışma 13:6’nın bağlamını ortadan kaldırmaz.1900
13. bölümün ilk sahnesi açıkça putların ve yalancı peygamberliğin kaldırılmasıdır. 13:2’de putların adları, peygamberler ve “kirli ruh” ülkeden çıkarılır. 13:3’te peygamberlik etmeye devam eden kişiye kendi annesi ve babası karşı çıkar. 13:4-5’te peygamberler utançtan peygamberlik kimliklerini saklar ve “ben peygamber değilim” der. 13:6’daki yaralı kişi bu paragrafın içindedir.1901
Sorulan cümle şöyledir:
mah ha-makkot ha-elleh bein yadekha — “Ellerinin/kollarının arasında bulunan bu yaralar nedir?”1902
Bein yadekha tam olarak “avuçlarındaki çivi delikleri” demek değildir. Deyim bedenin kollar arasındaki bölümünü, göğüs veya gövdeyi anlatabilecek biçimde anlaşılmıştır; başka yorumcular kollar üzerindeki kesileri düşünür. Yakın bağlam nedeniyle en doğal açıklamalardan biri, eski sahte peygamberlik veya putperest ritüellerle ilişkili yara izleridir. I. Melahim 18:28’de Baal peygamberlerinin bıçak ve mızraklarla kendilerini kestikleri özellikle anlatılır.19031904
Bu noktada 12:10 ile 13:6 arasındaki fark belirleyicidir. 12:10 ellerden söz etmez. 13:6 ise “deldikleri kişi” demez ve 13:2-5’ten gelen yalancı peygamberlik sahnesinin içindedir. Metinde “12:10’da delinen kişi şimdi 13:6’da ellerindeki çivi izlerini gösteriyor” diye iki sahneyi bağlayan bir cümle yoktur. Hristiyan yorumun çarmıh biyografisi tam bu eksik bağlantının üzerine kuruludur.
Hazal’ın 12:10’u Maşiah ile ilişkilendiren önemli bir deraşı vardır. Sukka 52a ayetteki yas için iki açıklama aktarır: öldürülen Maşiah ben Yosef veya öldürülen kötü eğilim. Aynı sugya ileride Maşiah ben David’i Maşiah ben Yosef’ten ayrı bir figür olarak konuşur. Bu aggadik gelenek, 12:10’un Yahudi yorum tarihinde Maşiah’a ilişkin okunabildiğini gösterir; fakat Nasıralı İsa’yı veya 13:6’daki eski yalancı peygamberi aynı kişiye dönüştürmez.19051906
Zeharya 13:7’de “çobanım” sahnesinin başlaması da 13:6’yı geriye doğru çarmıh ayetine çevirmek zorunda değildir. Edebi bir metinde yeni bir sahne başlayabilir. Nitekim 13:7 açıkça “Kılıç, çobanıma karşı uyan” diye yeni hitapla başlar. Önceki paragrafın yanlış peygamberlik bağlamını silip 13:6’yı yaklaşan çoban ayetinin beden yarası olarak okumak bir yorum tercihidir, dilbilgisel zorunluluk değildir.1907
Hristiyan yorumun zincirinde tek bir değil dört ayrı kanıt yükü vardır: 12:10’daki delinen figürün kimliği, 13:6’daki kişinin onunla aynı kişi olması, bein yadekha yaralarının çivi yaraları olması ve bu kişinin İsa olarak tanımlanması. Tanah bu dört halkayı tek bir cümlede kurmaz. Benzer yaralanma imgelerini bir araya getirmek, biyografik özdeşliği kanıtlamaz.1908
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 6-7. Heaster Zeharya 12:10 ile 13:6’yı birlikte okuyarak “marks in the hands where they crucified Christ” ve İsrael’in öldürdüğü Maşiah sonucunu kurar. ↩
Zeharya 12:10. Masoretik metin: ve-hibitu elai et aşer daqaru ve-safdu alav. Zamirlerin ilişkisi ve “deldikleri” nesnesinin kimliği yorum tarihinde tartışılmıştır. ↩
Zeharya 13:2-5. Bölüm putların adlarının, peygamberlerin ve kirli ruhun kaldırılmasıyla başlar; 13:3-5 sahte peygamberliğin sona ermesini ve eski peygamberlerin kimliklerini gizlemesini anlatır. ↩
Zeharya 13:6. İbranice bein yadekha kelimesi kelimesine “ellerinin/kollarının arasında” demektir; “avuç içindeki çivi delikleri” ifadesi ayette bulunmaz. ↩
Cambridge Bible for Schools and Colleges, Commentary on Zechariah 13:6. “Between thy hands” ifadesini kollar arasındaki göğüs bölgesi olarak açıklar ve ayeti eski yalancı peygamberin yara izleri bağlamında okur. ↩
I. Melahim 18:28. Baal peygamberleri geleneklerine göre kılıç ve mızraklarla kendilerini keser ve kanatırlar. Zeharya 13:6’daki yaralara ilişkin başlıca tarihsel açıklamalardan biri bu tür ritüel kesilerdir. ↩
Bavli, Sukka 52a. Zeharya 12:10’daki yas için iki açıklama verilir: öldürülen Maşiah ben Yosef veya öldürülen yetser ha-ra. ↩
Bavli, Sukka 52a. Aynı sugya Maşiah ben David ile öldürülen Maşiah ben Yosef’i ayrı figürler olarak anlatır; bu rabbinik okuma tek kişinin ilk ve ikinci geliş şemasını kurmaz. ↩
Zeharya 13:7. “Kılıç, çobanıma ve bana yakın olan adama karşı uyan” sözü yeni hitapla başlar. 13:6’nın önceki yalancı peygamberlik paragrafına ait bağlamı dilbilgisel olarak ortadan kalkmaz. ↩
Zeharya 12:10; 13:2-7. Metin katmanlarının ayrılması, benzer yaralanma kelimelerinden tek bir biyografi üretmemek için gereklidir. ↩
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
“Especially telling is Zechariah's prophecy of the Jews weeping as a man for his only child, when at his second coming they see the marks in the hands where they crucified Christ (Zech. 12:10; 13:6).”Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Raşi, Radak ve İbn Ezra’nın Zeharya 12:10’u Maşiah’a uygulaması İsa lehine delildir
Tanah’ın cevabı
Yuhanna 19:37 bu ayeti çarmıh anlatısına uygular. Belirleyici soru, Zeharya’nın ve Yahudi kaynaklarının Nasıralı İsa’yı bağımsız olarak tanımlayıp tanımlamadığıdır. Zeharya 12:10’u Maşiah ben Yosef’le ilişkilendiren gerçek bir Yahudi yorum geleneği vardır; “öyleyse İsa” sonucu ise kaynağın söylemediği kimliği ekler. Maşiah yorumu ile Hristiyan kimliklendirme aynı şey değildir.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
Hristiyan yorumun burada dayandığı tarihsel veri gerçektir: Zeharya 12:10 Yahudi kaynaklarında Maşiah ben Yosef ile ilişkilendirilmiştir. Sukka 52a bu ayetin yasını açıklarken bir görüşte Maşiah ben Yosef’in öldürülmesinden, başka bir görüşte yetser haranın öldürülmesinden söz eder. İbn Ezra da yorumunda Maşiah ben Yosef’in savaşta öldürüleceği açıklamasını açıkça benimser. Bu nedenle “Yahudi geleneğinde bu ayetin Maşiah ile ilgili bir okuması hiç yoktur” demek yanlış olur.2481
Fakat Hristiyan yorum Raşi, Radak ve İbn Ezra’yı tek bir yorum çizgisine yerleştirirken önemli bir kaynak ayrımını siler. Raşi’nin kendi peşatı, İsrael’in uluslar tarafından sürgünde öldürülenlerine bakıp yas tutmasıdır. Ardından “Bilgelerimiz bunu Sukka’da öldürülen Maşiah ben Yosef hakkında deraş ettiler” diye ekler. Yani Raşi Maşiah ile ilgili deraşı bilir ve aktarır; fakat onu kendi ilk peşat açıklamasıyla özdeşleştirmez.2482
Radak’ın açıklaması da aynı biçimde tek cümleye indirgenemez. Önce gelecekteki savaşta İsrael’den bir kişinin bile öldürülmesinin büyük yas doğuracağını anlatır; sonra “Bilgelerimiz bunu savaşta öldürülecek Maşiah ben Yosef hakkında açıkladılar” der ve bu deraşın ayette niçin daha açık ifade edilmediğine dair kendi sorusunu ekler. Dolayısıyla Radak’ın Maşiah ile ilgili geleneği tanıması gerçektir; peşatını doğrudan Nasıralı İsa’ya vermesi değildir.2483
İbn Ezra’nın Maşiah ile ilgili okumasını bütünüyle kabul ettiğimizde bile Hristiyan yorumun sonucu çıkmaz. İbn Ezra’nın sözünü ettiği kişi Maşiah ben Yosef’tir; Nasıralı İsa değildir. Yahudi aggadik geleneğinde Maşiah ben Yosef ile Maşiah ben David iki farklı figürdür. Bir yorumcunun “bu ayet Maşiah ben Yosef’in ölümüne işaret eder” demesi, “bu ayet birinci yüzyılda çarmıha gerilen İsa’yı önceden haber verdi” demek değildir. Aradaki kimlik bağı ayrıca kanıtlanmalıdır.2484
Üstelik Sukka 52a ayeti tek bir zorunlu Maşiah ile ilgili anlamla kapatmaz. Gemara, yasın ne üzerine olduğu konusunda iki görüş verir: Maşiah ben Yosef’in ölümü veya yetser haranın öldürülmesi. Bu kaynak katmanı peşat değildir; aggadik-eskatolojik bir deraştır. Sukka 52a’da gerçekten Maşiah ben Yosef’le ilgili bir deraş vardır; Hristiyan yorum bu deraşın seçenekli yapısını ve figürün kimliğini bırakarak onu Hristiyan tarihsel kimlik kanıtına dönüştürür.2485
Yuhanna 19:37 bu ayeti çarmıh anlatısına uygular. Belirleyici soru, Zeharya’nın ve Yahudi kaynaklarının Nasıralı İsa’yı bağımsız olarak tanımlayıp tanımlamadığıdır. Zeharya 12:10’u Maşiah ben Yosef’le ilişkilendiren gerçek bir Yahudi yorum geleneği vardır; “öyleyse İsa” sonucu ise kaynağın söylemediği kimliği ekler. Maşiah yorumu ile Hristiyan kimliklendirme aynı şey değildir.2486
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 8; Bavli Sukka 52a; İbn Ezra, Zeharya 12:10. İbn Ezra Maşiah ben Yosef’in öldürülmesi yorumunu açıkça kullanır. ↩
Raşi, Zeharya 12:10. Raşi önce ulusların sürgünde öldürdüğü İsraellilerle ilgili açıklama verir, ardından Sukka 52a’daki Maşiah ben Yosef deraşını ayrıca kaydeder. ↩
Radak, Zeharya 12:10. Radak önce savaşta İsrael’den öldürülen kişi bağlamında peşat verir, ardından Hazal’ın Maşiah ben Yosef yorumunu kaydeder. ↩
İbn Ezra, Zeharya 12:10; Sukka 52a. Kaynaklar Maşiah ben Yosef terimini kullanır; Nasıralı İsa adı geçmez. ↩
Bavli Sukka 52a. Sugya Zeharya 12:10’daki büyük yas için iki açıklama aktarır: Maşiah ben Yosef’in öldürülmesi ve yetser haranın öldürülmesi. ↩
Zeharya 12:10; Yuhanna 19:37. Hristiyan İncilindeki uygulama sonraki teolojik yorum katmanıdır; Zeharya’nın Masoretik metni ve Hazal’ın Maşiah ben Yosef deraşı ayrı kaynak düzeyleridir. ↩
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
““They shall look upon me whom they have pierced” was understood by RaShi, RaDaq and Ibn Ezra as referring to Messiah; and the Talmud [Sukka 52b] agrees with this.”