KABALAT

Top Menu

  • Başlangıç
  • Yesod Mora
  • Mişna, Talmud ve Midraş
  • Teşuva ve Musar
  • Tanrı’nın İsimleri
  • Kabala
  • Shomer Emunim
  • Metin ve Kronoloji

Main Menu

  • Başlangıç
  • Tora ve Tanah
  • Sözlü Tora ve Halaha
  • Yahudi Yaşamı
  • Yahudi Düşüncesi
  • Kabala
  • Kütüphane
  • Araştırmalar
  • Başlangıç
  • Yesod Mora
  • Mişna, Talmud ve Midraş
  • Teşuva ve Musar
  • Tanrı’nın İsimleri
  • Kabala
  • Shomer Emunim
  • Metin ve Kronoloji

KABALAT

KABALAT

  • Başlangıç
  • Tora ve Tanah
  • Sözlü Tora ve Halaha
  • Yahudi Yaşamı
  • Yahudi Düşüncesi
  • Kabala
  • Kütüphane
  • Araştırmalar
Mesih ve Kehanet İddiaları
Home›Araştırmalar›Misyoner İddiaları›Mesih ve Kehanet İddiaları›Yeşaya 9:6 İsa’dan mı bahsediyor?

Yeşaya 9:6 İsa’dan mı bahsediyor?

By Gökhan Duran
15 Aralık 2017
6963
3
Share:

Yeşaya 9:6 İsa’dan mı bahsediyor?

Yeşaya 9:6, Hristiyan misyonerliğinde İsa’nın Tanrı olduğunu ve Tanah tarafından önceden bildirildiğini göstermek için en sık kullanılan ayetlerden biridir. Birçok Hristiyan çevirisinde ayet, “Bize bir çocuk doğacak, bize bir oğul verilecek” düşüncesiyle okunur ve ardından “Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Barış Prensi” gibi unvanlar bu çocuğa bağlanır. İlk bakışta, özellikle çeviri üzerinden okunduğunda, ayetin gelecekte doğacak olağanüstü bir kişiden söz ettiği düşünülebilir.

Fakat Tanah kendi bağlamında ve İbranice metniyle okunduğunda bu çıkarım geçerli değildir. Yeşaya burada İsa’dan söz etmez. Bölüm, Yeşaya’nın kendi dönemindeki Yehuda krallığına, David Hanedanı’na ve Asur tehdidinin gölgesinde ortaya çıkan kral Hizkiyahu’ya aittir. Klasik Yahudi yorum geleneğinin ana çizgisi de çocuğu Hizkiyahu olarak tanır. Daha önemlisi, ayetin İsa’nın Tanrı olduğu öğretisine dönüştürülmesi için hem İbranice cümle yapısının hem tarihsel bağlamın hem de Tanah’taki kraliyet dilinin kendi anlam alanından çıkarılması gerekir.

Önce küçük bir numaralandırma farkını belirtmek gerekir. İbranice Tanah’ta tartışılan ayet Yeşaya 9:5 olarak numaralandırılır. Birçok Hristiyan Kutsal Kitabında ise Yeşaya 9:6 olarak geçer. Bu makalede yaygın kullanıma uygun olarak başlıkta 9:6 numarasını kullanıyoruz.

Ayetin bağlamı İsa’nın döneminde değildir

Yeşaya 7–10 arasında devam eden tarihsel anlatının merkezinde MÖ sekizinci yüzyıldaki Yehuda vardır. Kral Ahaz döneminde Aram Kralı Retsin ile Kuzey İsrael Krallığı’nın kralı Pekah, Yehuda’ya karşı ittifak kurmuştur. Ardından bölgenin büyük gücü Asur sahneye girer. Yeşaya’nın kehanetleri bu siyasi krizin, yaklaşan Asur yıkımının ve David Hanedanı’nın geleceğinin çevresinde gelişir.

Yeşaya 7’de Ahaz’a verilen İmmanuel işareti de bu dönemdedir. Yeşaya 8’de Şam ve Şomron’un Asur tarafından ezileceği açıklanır. Sekizinci bölümün sonunda ülke karanlık ve sıkıntı içinde tasvir edilir. Dokuzuncu bölümün başında ise bu karanlığın ardından kurtuluş, baskının kırılması ve David’in tahtı üzerinde adaletle hükmedecek bir kral anlatılır.

Bu nedenle “bize bir çocuk doğdu, bize bir oğul verildi” ifadesi gökten bağımsız biçimde düşmüş bir Mesih kehaneti değildir. Yeşaya’nın o ana kadar anlattığı tarihsel krizin içindedir. Klasik Yahudi yorumcularının Hizkiyahu’yu burada görmelerinin nedeni de budur.

Raşi bunu açıkça söyler. Ayetteki çocuğun, kötü kral Ahaz’ın yerine geçecek olan oğlu Hizkiyahu olduğunu belirtir. Şadal da Raşi, İbn Ezra ve Radak dahil birçok yorumcunun bu çocuğu Hizkiyahu olarak tanıdığını kaydeder. Talmud, Sanhedrin 94a’da ayetin unvanlarını doğrudan Hizkiyahu ile ilişkilendirir.

Dolayısıyla Yahudi okumasında sonradan icat edilmiş bir “Hizkiyahu savunması” yoktur. Ayetin tarihsel öznesinin Hizkiyahu olduğu klasik yorum geleneğinin yerleşik okumasıdır.

“Midyan günü” neden önemli bir bağlam işaretidir?

Yeşaya 9’un hemen önceki ayetleri bu tarihsel okuma için ek bir işaret verir. İbranice numaralandırmada Yeşaya 9:3’te, birçok Hristiyan baskısında 9:4’te, baskının kırılması “Midyan gününde olduğu gibi” ifadesiyle anlatılır. Bu gönderme Hakimler 6–8’deki Gidyon anlatısına aittir. İsrael sayıca ezici bir orduya karşı kendi askerî gücüyle değil, Tanrı’nın olağanüstü müdahalesiyle kurtulur.

Bu benzetme tek başına ayetteki çocuğun kimliğini belirlemez; fakat Yeşaya 7–10’un Asur krizi içindeki bağlamıyla birlikte okunduğunda dikkat çekicidir. Sanheriv’in Yehuda’yı kuşattığı dönemde de kurtuluş normal askerî güç dengesiyle açıklanmaz. Melahim II 19 ve Yeşaya 37, Yeruşalim’in Asur saldırısından Tanrı’nın müdahalesiyle kurtulduğunu anlatır. Abarbanel de Yeşaya 9:3 yorumunda Midyan zaferi ile Hizkiyahu dönemindeki Sanheriv yenilgisi arasındaki paralelliği açıkça kurar: her iki kurtuluş da insan ordusunun büyüklüğüyle değil, Tanrı’nın müdahalesiyle gerçekleşmiştir.

“Aşem Tsevaot’un gayreti bunu yapacak” paraleli

Pasajın sonunda başka bir güçlü metinsel bağlantı vardır. İbranice numaralandırmada Yeşaya 9:6, birçok Hristiyan baskısında 9:7, şu sözlerle kapanır:

קִנְאַת יְהוָה צְבָאוֹת תַּעֲשֶׂה־זֹּאת
Kin’at Aşem Tsevaot ta’ase zot — “Aşem Tsevaot’un gayreti bunu yapacak.”

Aynı formül Melahim II 19:31 ve Yeşaya 37:32’de yeniden görünür. Oradaki bağlam tartışmasız biçimde Hizkiyahu ve Sanheriv krizidir: Yeruşalim’den bir kalıntı çıkacak, Yehuda yeniden kök salacak ve bunu “Aşem Tsevaot’un gayreti” gerçekleştirecektir. Hemen ardından Asur kralının Yeruşalim’e giremeyeceği bildirilir.

Bir ifadenin iki yerde tekrarlanması tek başına iki pasajın bütün ayrıntılarının aynı olmasını kanıtlamaz. Buradaki güç, tekrarın zaten mevcut tarihsel bağlamla birleşmesindedir. Yeşaya 9, David’in tahtını, baskının kırılmasını ve Tanrı’nın gerçekleştireceği kurtuluşu anlatır; Yeşaya 37 ve Melahim II 19 aynı formülü doğrudan Hizkiyahu’nun Asur kuşatmasından kurtuluşunda kullanır. Bu metinsel paralellik, Yeşaya 9’un yedi yüz yıl sonraki İsa’dan değil, Yeşaya’nın kendi çağındaki David kralı ve Yehuda’nın kurtuluşundan söz ettiği klasik Yahudi okumasını daha da güçlendirir.

“Bir çocuk doğdu” ifadesindeki zaman meselesi

İbranice metin şöyle başlar:

כִּי־יֶלֶד יֻלַּד־לָנוּ בֵּן נִתַּן־לָנוּ

Ki yeled yullad lanu, ben nittan lanu.

Temel anlamı, “Çünkü bize bir çocuk doğdu; bize bir oğul verildi” şeklindedir.

Yullad ve nittan tamamlanmış eylem biçimleridir. JPS çevirisi de ayeti “bir çocuk bize doğdu, bir oğul bize verildi” biçiminde verir. Raşi de çocuğun Ahaz’ın yıllar önce doğmuş oğlu Hizkiyahu olduğunu açıkça belirtir.

Bununla birlikte eski makaledeki gibi “İbranice perfect biçimi her durumda yalnız geçmiş zaman olabilir, dolayısıyla gelecek çevirisi dilbilgisel olarak imkansızdır” demek doğru değildir. Biblical Hebrew’de tamamlanmış eylem biçimleri peygamberlik anlatısında gelecekte gerçekleşmesi kesin görülen olaylar için de kullanılabilir. Bu nedenle sırf fiil biçimine bakarak bütün tartışmayı kapatmak gereksiz ve zayıf bir argümandır.

Asıl nokta bundan çok daha kuvvetlidir. Bir çevirmen bu ifadeyi geleceğe dönük verse bile ayet İsa’ya dönüşmez. Çünkü hangi zaman tercihi yapılırsa yapılsın, pasaj Yeşaya’nın kendi tarihsel bağlamında David Hanedanı’nın o dönemdeki kralını, Asur tehdidini ve Yehuda’nın kurtuluşunu anlatmaktadır.

Dilbilgisel bir ihtimal, yedi yüz yıl sonraki İsa’yı metne sokmaz.

Hizkiyahu gerçekten ayetin çocuğu mudur?

Klasik Yahudi kaynakları bu konuda çok açıktır. Raşi ayetin ilk cümlesini açıklarken çocuğun Ahaz’ın oğlu Hizkiyahu olduğunu söyler. İbn Ezra da ayeti Hizkiyahu’ya bağlar. Şadal aynı şekilde çocuğun Hizkiyahu olduğunu belirtir.

Talmud daha da ileri gider. Sanhedrin 94a, Yeşaya’daki ifadeleri Hizkiyahu’nun adları ve unvanları olarak tartışır. Aynı sugya, Tanrı’nın Hizkiyahu’yu Maşiah ve Sanheriv’i Gog ve Magog yapmayı düşündüğüne ilişkin aggadik öğretiyi aktarır. Bu öğreti Hizkiyahu’nun gelecekteki nihai Maşiah olduğunu söylemez; tam tersine Yeşaya 9’daki kraliyet dilinin Yahudi geleneğinde kiminle ilişkilendirildiğini açık biçimde gösterir.

Ayetin devamı da bunu destekler. Söz konusu hükümdar David’in tahtı ve krallığı üzerinde hükmedecektir. Hizkiyahu zaten David Hanedanı’nın kralıdır. Bölüm, yabancı bir dinin kurucusunun ortaya çıkışından değil, Yehuda’daki David krallığının devamından söz eder.

“Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Barış Prensi” kime aittir?

Misyonerlik tartışmasının asıl ağırlığı bu ifadelerin üzerine konur:

פֶּלֶא יוֹעֵץ אֵל גִּבּוֹר אֲבִי־עַד שַׂר־שָׁלוֹם

Pele Yoets, El Gibor, Avi Ad, Sar Şalom.

Hristiyan okumasında bunların tamamı çocuğa verilen unvanlar olarak alınır ve özellikle El Gibor — Güçlü Tanrı ile Avi Ad — Ebedi Baba ifadeleri çocuğun ilahi olduğu sonucuna bağlanır.

İbranice metin böyle bir Hristiyan teolojisini zorunlu kılmaz. Klasik Yahudi yorumunda iki temel açıklama vardır ve her ikisi de İsa’nın Tanrı olduğu iddiasını dışarıda bırakır.

Raşi cümleyi şöyle anlar: “Harika öğüt veren, Güçlü Tanrı ve Ebedi Baba olan” Tanrı, Hizkiyahu’ya Sar Şalom — Barış Prensi adını vermiştir. Burada Pele Yoets, El Gibor ve Avi Ad Tanrı’nın nitelikleridir; çocuk Tanrı ilan edilmez.

Bu okuma İbranice ad verme yapısına uygundur. Cümledeki vayikra şemo — ‘adını çağırdı/verdi’ ifadesinin öznesi Tanrı olarak anlaşılır. Tanrı, kendi niteliklerinin açıklanmasından sonra krala “Barış Prensi” adını verir.

İbn Ezra farklı bir gramer çözümü benimser ve bütün ifadeleri Hizkiyahu’ya bağlar. Fakat bundan da Hizkiyahu’nun Tanrı olduğu sonucunu çıkarmaz. El Giboru güçlü hükümdar anlamında, diğer ifadeleri de Hizkiyahu’nun krallığı ve Tanrı’nın onun döneminde gerçekleştirdiği işler bağlamında açıklar.

İki büyük klasik yorumcu cümlenin iç yapısını farklı açıklayabilir. Fakat ikisi de aynı temel noktada birleşir: ayetin öznesi Hizkiyahu’dur ve metin bir insan kralı Tanrı’nın beden almış hali olarak tanımlamaz.

Hristiyanlığın ihtiyaç duyduğu sonuç, bu iki Yahudi okumanın hiçbirinde yoktur.

“El Gibor” ifadesi neden insanın Tanrı olduğu anlamına gelmez?

İbranice el kelimesinin her kullanımı “bu kişi ontolojik olarak Tanrı’dır” sonucunu vermez. Tanah’ta el, Tanrı için kullanılan bir kelime olmakla birlikte güç, kudret ve üstünlükle bağlantılı yapılarda da yer alabilir. İbn Ezra’nın burada El Giboru güçlü hükümdar anlamında açıklaması bunun örneğidir.

Daha önemlisi, Raşi’nin okumasında bu sorun zaten ortaya çıkmaz. Ona göre El Gibor çocuğa ait değildir; Tanrı’yı tanımlar. Böylece “ayet çocuğa Güçlü Tanrı diyor, o halde çocuk Tanrı’dır” şeklindeki misyoner iddiası Raşi’nin cümleyi nasıl okuduğunu daha ilk adımda yanlış aktarmış olur.

Ayrıca Tanah’ta bir kral için olağanüstü derecede yüce kraliyet dili kullanılması, kralın Yaradan olduğu anlamına gelmez. Krallık Tanrı’dan gelir; kral Tanrı’nın hükümranlığını yeryüzünde adalet ve Tora yoluyla temsil etmekle görevlidir. Krala verilen yüce unvanların bu temsil ilişkisi içinde okunması gerekir.

Tanah, Tanrı ile insan arasındaki ayrımı ortadan kaldırmaz.

Hizkiyahu adının anlamı “Güçlü Tanrı” değildir

Eski makalede Hizkiyahu adı “Hizek = güçlü, Yah = Tanrı; dolayısıyla Hizkiyahu = Güçlü Tanrı” şeklinde açıklanıyordu. Bu doğru değildir.

İbranice adı:

חִזְקִיָּהוּ — Hizkiyahu

biçimindedir ve hazak — güçlendirmek/güçlü olmak kökü ile Tanrısal Ad’ın Yahu/Yah unsurunu içerir. Adın anlamı yaklaşık olarak “YHWH güçlendirir” veya “YHWH güçlendirdi” şeklindedir.

Talmud da Hizkiyahu adını “Tanrı onu güçlendirdi” düşüncesiyle ilişkilendirir; başka bir açıklamada ise Hizkiyahu’nun İsrael’i göklerdeki Babalarına yönelterek güçlendirmesinden söz eder.

Dolayısıyla Hizkiyahu adının kendisini “Güçlü Tanrı” diye tercüme etmek yanlıştır ve Yeşaya 9’u açıklamak için böyle bir etimolojiye ihtiyaç yoktur.

“Adı” kelimesi Hristiyan çevirilerinde yok mu edildi?

Eski makalenin bir başka iddiası, bazı Hristiyan çevirilerinin İbranice şemo — “onun adı” kelimesini gizlemek amacıyla metinden çıkardığı yönündeydi. Bu suçlama da bu biçimiyle sürdürülemez.

İbranice vayikra şemo yapısı doğal olarak “adını … koydu”, “ona … adı verildi” veya İngilizcede “he was called” gibi yapılarla tercüme edilebilir. Bir çeviride “name” kelimesinin birebir görünmemesi tek başına metnin bilerek silindiğini göstermez.

Asıl sorun bir kelimenin İngilizce cümlede görünür olup olmaması değildir. Sorun, unvanların nasıl bölündüğü ve kime ait olduğudur. Raşi’nin okumasında “Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba” Tanrı’yı tanımlar ve Tanrı Hizkiyahu’ya “Barış Prensi” adını verir. Hristiyan çevirilerinin çoğunda ise bütün ifadeler çocuğun unvanlarıymış gibi sıralanır. Teolojik sonuç tam bu noktada değişir.

Eleştirilmesi gereken gerçek mesele budur. Kanıtlanamayacak bir “kelimeyi gizleme” niyeti değil, İbranice cümlenin yorumlanış biçimi.

“Ebedi” bir insan kral hakkında nasıl kullanılabilir?

Ayetin devamında hükümdarlığın ve barışın “sonunun olmayacağı”, David’in tahtının “şimdiden sonsuza dek” adaletle kurulacağı söylenir. Hristiyan yorumunda bu ifadeler de insanüstü, ebedi bir Mesih’in kanıtı olarak kullanılabilir.

Fakat Tanah’taki olam — עולם kelimesi her kullanımında matematiksel anlamda sonsuz zaman demek değildir. Bir insanın hayatı, bir kurumun devamı veya belirli bir çağ için de uzun süreklilik bildirebilir. Raşi bu ayette “şimdiden sonsuza dek” ifadesini Hizkiyahu’nun günleri ve David krallığının devamı bağlamında açıklar.

Tanah’ta David’e verilen vaat de tek bir kralın biyolojik olarak sonsuza kadar yaşayacağı anlamına gelmez. David Hanedanı’nın devamlılığı söz konusudur.

Yeşaya 9’un hemen sonraki cümlesi bunu açıkça söyler: taht David’in tahtıdır, krallık David’in krallığıdır. Metnin konusu yeni bir ilahi varlık değil, David’e ait krallığın Tanrı’nın adaleti altında sürmesidir.

Talmud neden Hizkiyahu’yu Maşiah ile ilişkilendirir?

Sanhedrin 94a’da çok dikkat çekici bir öğreti bulunur. Tanrı’nın Hizkiyahu’yu Maşiah, Sanheriv’i ise Gog ve Magog yapmayı istediği anlatılır. Fakat Hizkiyahu’nun yeterince şükretmemesi nedeniyle bu ihtimal gerçekleşmez.

Bu aggada Yeşaya 9’un İsa hakkında olduğunu göstermek yerine tam tersini yapar. Bilgeler ayeti Hizkiyahu üzerinden okumaktadır. Hizkiyahu’nun dönemindeki büyük kurtuluş, gelecekteki Maşiah kurtuluşuna benzeyen bir tarihsel imkan olarak görülmüştür.

Buradaki ayrımı korumak gerekir. Hizkiyahu nihai Maşiah değildir. Maşiah döneminin bütün Tanah ölçütleri onun zamanında gerçekleşmemiştir. Fakat onun dönemi, David Hanedanı’nın doğru kralı, Asur tehdidinden kurtuluş ve Tanrı’nın Yehuda’ya müdahalesi nedeniyle Maşiah temasının tarih içinde güçlü bir ön örneğini oluşturmuştur.

Bu da Yeşaya 9’un neden böylesine yüksek kraliyet dili kullandığını açıklar. Dil güçlüdür çünkü tarihsel kurtuluş büyüktür. Bundan “çocuk Tanrı’dır” sonucu çıkmaz.

Peki Yeşaya 9 gelecekteki Maşiah’tan hiç mi söz etmiyor?

Yeşaya kitabının başka bölümlerinde gelecekteki Maşiah dönemine ilişkin gerçek kehanetler vardır. Özellikle Yeşaya 11’de Yişay’ın kökünden çıkacak filiz, İsrael’in sürgünlerinin toplanması, dünya çapında Tanrı bilgisi ve dönüşmüş bir dünya düzeni anlatılır.

Fakat bir bölümün gerçek Maşiah kehaneti olması, yakınındaki her kraliyet pasajının otomatik olarak aynı kişiye ait olduğu anlamına gelmez. Yahudi yorum geleneği Yeşaya 9’daki çocuğu Hizkiyahu olarak okurken Yeşaya 11’i gelecekteki Maşiah’a uygulayabilir. Metinlerin bağlamları bunu gerektirir.

Aynı kitap içinde hem Hizkiyahu’nun tarihsel kurtuluşu hem gelecekteki Maşiah’ın nihai kurtuluşu bulunabilir. Bunları birbirine karıştırmak, Yeşaya’nın tarih içindeki farklı peygamberlik katmanlarını ortadan kaldırır.

İsa neden ayetin öznesi değildir?

Yeşaya 9’un İsa’ya uygulanması için metnin kendi tarihsel işaretlerinden uzaklaşmak gerekir. Pasaj Ahaz dönemindeki krizin devamında yer alır. Aram ve Pekah tehdidi, Asur baskısı ve Yehuda’nın kurtuluşu çevresinde ilerler. Çocuk David Hanedanı’nın krallık düzeni içinde ortaya çıkar. Klasik Yahudi yorumcuları onu Hizkiyahu olarak tanır. Talmud aynı ayeti Hizkiyahu’ya uygular.

İsa ise yaklaşık yedi yüz yıl sonra yaşamıştır. Yeşaya’nın tarihsel olay örgüsünün hiçbir parçasında bulunmaz.

Daha da önemlisi, ayet İsa’nın Tanrı olduğunu da öğretmez. Raşi’nin okumasında ilahi unvanlar Tanrı’ya aittir ve Hizkiyahu “Barış Prensi” olarak adlandırılır. İbn Ezra’nın okumasında unvanlar Hizkiyahu’ya verilse bile kraliyet dilidir; Hizkiyahu Tanrı’ya dönüşmez. İki okumanın hiçbiri Hristiyan enkarnasyon öğretisine ulaşmaz.

Bir sonraki Hristiyan metninin Yeşaya’yı İsa’ya uygulaması, Yeşaya’nın kendi anlamını geriye doğru değiştiremez. Önce Tanah okunur; daha sonraki iddia Tanah’ın ölçüsüyle sınanır. Tanah’ın kendi bağlamında Hizkiyahu hakkında olan bir pasaj, sonradan İsa’ya uygulanarak İsa hakkında eski bir peygamberliğe dönüştürülemez.

Sonuç

Yeşaya 9:6 İsa’dan bahsetmez. Ayetin tarihsel bağlamı MÖ sekizinci yüzyıldaki Yehuda’dır ve klasik Yahudi yorumunun ana çizgisinde söz konusu çocuk Kral Hizkiyahu’dur. Raşi bunu açıkça söyler. İbn Ezra aynı kişiyi tanımlar. Şadal aynı yorumu aktarır. Talmud Sanhedrin 94a ayetteki unvanları Hizkiyahu ile ilişkilendirir.

Yeşaya, Tanrı’nın insan bedenine girip yedi yüz yıl sonra İsa olarak doğacağını söylememektedir. David Hanedanı’nın tarihsel kralını, Yehuda’nın kurtuluşunu ve Tanrı’nın onun dönemindeki yönetimini anlatmaktadır. Ayetin Hristiyan ilahiyatına dönüştürülmesi, Yeşaya’nın kendi bağlamından değil, daha sonraki Hristiyan öğretisinin ayete geriye doğru yerleştirilmesinden doğar.

Yeşaya 9:6, İsa’nın Tanrı veya Maşiah olduğuna ilişkin bir Tanah kanıtı değildir. Metin İsa’dan söz etmemektedir.

Kaynaklar

Yeşaya 7–10
Melahim II 18–20
Divre Hayamim II 29–32
Talmud Bavli, Sanhedrin 94a
Raşi, Yeşaya 9:5–6
İbn Ezra, Yeşaya 9:5
Şadal, Yeşaya 9:5

Tagsincilisakuranmesihmusatevrattorayahudiyahudilikyeşeya
Previous Article

Yahudilik vs. Hristiyanlık – Rabbi Tovia Singer ...

Next Article

Tora, bir büyük hikaye mi?

0
Shares
  • 0
  • +
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Related articles More from author

  • Günah, Korban ve Aklanma

    İsa, Nihai Kurban Mıdır?

    10 Ekim 2017
    By Gökhan Duran
  • Günah, Korban ve Aklanma

    İsa, Pesah (Paskalya) Kuzusu mudur?

    18 Mayıs 2017
    By Gökhan Duran
  • İçsel Yolculuk - Rabbi Nissan Dovid Dubov

    Kelipot ve Sitra Achra

    18 Ağustos 2017
    By Gökhan Duran
  • İçsel Yolculuk - Rabbi Nissan Dovid Dubov

    ChaBaD

    18 Ağustos 2017
    By Gökhan Duran
  • Modern Eser Çevirileri

    Kabala’ya Anahtar

    27 Mayıs 2017
    By Gökhan Duran
  • İçsel Yolculuk - Rabbi Nissan Dovid Dubov

    Dört Dünya

    18 Ağustos 2017
    By Gökhan Duran

3 comments

  1. Yeşaya 9.Bölüm Kimden Bahsediyor? – Kabalat Tora 31 Mayıs, 2019 at 18:45 Yanıtla

    […] Geçmiş zamandaki fiilleri gelecek zamanda gerçekleşecek gibi tercüme etmelerine örnek olarak Yeşaya 9:5 (Yeşaya 9:6) ayeti de verilebilir: Bakınız: Yeşaya 9:6 İsa’dan mı bahsediyor? […]

  2. Yahudiler İsa’nın Mesih olduğu iddiasını neden kabul etmez? – Tora Bilgisi 15 Ekim, 2020 at 17:11 Yanıtla

    […] 9:6, İsa hakkında mı?http://kabalat.com/yesaya-96-isadan-mi-bahsediyor/http://kabalat.com/yesaya-9-bolum-kimden-bahsediyor/Daniel 7:13, İsa hakkında […]

  3. Hristiyan İncili’nin Başvurduğu Hileler – Tora Bilgisi 29 Kasım, 2020 at 02:01 Yanıtla

    […] Yeşaya 9:6 – Hristiyan misyonerler tarafından Mesih hakkında olduğu iddia edilmektedir fakat ayetin Mesih ile ilgisi yoktur. Bakınız. […]

Leave a reply Yanıtı iptal et

  • Misyoner İddiaları

    Armageddon, Mesih karşıtı, Lucifer, Armelius

  • Teşuva ve Musar

    Tikkun HaMiddot (Karakterin Düzeltilmesi)

  • İçsel Yolculuk - Rabbi Nissan Dovid Dubov

    Kelipot ve Sitra Achra

Kabalat.com

Mesih Çağı:

  • Hakkımda
  • Yayın İlkeleri
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
  • Gizlilik
  • Çerez Politikası