Araf Ne Demek? Yahudilikte Araf Var mı?

Yahudilikte Araf Var mı? Gehinnom Neden Araf Değildir?
Araf, Purgatory, Gehinnom ve eski İran dinindeki Hamestagan, ölüm sonrası hayatla ilgili yüzeysel benzerlikleri nedeniyle sık sık birbirinin karşılığı gibi gösterilir. Bu kavramların cennet ile cehennem arasında bulunan ortak bir bekleme veya arınma alanını anlattığı ileri sürülür. Ancak kaynaklar böyle bir özdeşliği desteklemez.
Araf, hükmü bir süre bekletilen belirli bir toplulukla ilgilidir. Katolik Purgatory öğretisinde bulunanların kurtuluşu baştan kesin kabul edilir. Hamestagan, iyi ve kötü eylemleri eşit olanlar için geliştirilmiş eski İran kökenli bir ara durumdur. Gehinnom ise rabbinik kaynaklarda yargı, karşılık, arınma ve bazı kişiler bakımından yok oluş gibi farklı sonuçlarla ilişkilendirilir.
Ortak bir ölüm sonrası aşamadan değil, benzer sorulara verilmiş farklı cevaplardan söz edilmektedir. Yahudi kaynaklarında Araf’la aynı sakinlere, aynı mekana ve aynı işleyişe sahip birebir bir öğreti bulunmaz. Gehinnom da Araf’ın Yahudi karşılığı değildir.
Araf Gerçekte Neyi Anlatır?
Araf anlatısının yer aldığı metinde cennet halkı ile ateş halkı arasında bir engel bulunduğu belirtilir. Bu engelin yükseklerinde duran kişiler, her iki topluluğu da yüzlerinden tanır. Cennet halkına selam verirler; henüz oraya girmemişlerdir, fakat girmeyi umut ederler. Bakışları ateş halkına çevrildiğinde ise zalimlerle birlikte bırakılmamayı isterler.
“İki taraf arasında bir engel vardır. Araf üzerinde, her iki topluluğu da işaretlerinden tanıyan kişiler bulunur. Cennet halkına, ‘Size selam olsun’ diye seslenirler. Henüz oraya girmemişlerdir, fakat girmeyi umarlar.”
Araf 7:46
Anlatının devamında Araf halkı, ateşte bulunan ve dünyadaki kalabalıklarıyla kibirlerine güvenmiş kişilere seslenir. Ardından yaygın klasik yoruma göre Araf halkına cennete girmeleri söylenir:
“Cennete girin. Sizin için korku yoktur ve üzülmeyeceksiniz.”
Araf 7:49
Dolayısıyla Araf’taki belirsizlik kalıcı değildir. Araf halkı başlangıçta cennete henüz girmemiş, ateşe de gönderilmemiştir. Hükmün açıklanmasını beklemekte, sonunda ise Tanrısal merhametle cennete kabul edilmektedir.
Araf halkının kimliği metinde açıkça tanımlanmaz. Klasik yorumlarda en fazla öne çıkan açıklama, iyilikleriyle kötülükleri eşit olan kişiler olduklarıdır. İyi eylemleri onları ateşten korumuş, kötü eylemleri ise cennete hemen girmelerine engel olmuştur. Bununla birlikte peygamberler, şehitler, melekler veya iki tarafı tanıyabilecek özel kişiler olduklarına ilişkin başka görüşler de aktarılmıştır. Bu nedenle iyilikleriyle kötülükleri eşit olanlar yorumu güçlü ve yaygın bir açıklamadır; ayetin tartışmasız tek anlamı değildir.
Araf kelimesinin temel anlamı yüksek yerler veya yükseltilerdir. Kelimenin tanımak fiiliyle aynı kök çevresinde bulunması, Araf’ın doğrudan farkındalık, bilinç veya kendini tanıma alemi anlamına geldiğini göstermez. Oradaki kişilerin iki tarafı tanıması ile mekanın yüksekliği arasında anlam ilişkisi kurulabilir; fakat bundan modern bir bilinç öğretisi çıkarılamaz.
Araf, bütün ruhların kendileriyle yüzleşmek için geçtiği evrensel bir gelişim alanı değildir. Metindeki yapı çok daha belirgindir: Cennet ile ateş ayrılmış, Araf halkı hükmü beklemiş ve sonunda cennete alınmıştır.
Purgatory Neden Araf Değildir?
Katolik öğretisindeki Purgatory de cennet ile cehennem arasında kararsız biçimde beklenen üçüncü bir yer değildir. Katolik Kilisesi’nin resmi öğretisine göre Purgatory’de bulunanlar Tanrı’nın yakınlığı içinde ölmüş, fakat tam olarak arınmamış kişilerdir. Ebedi kurtuluşları güvence altındadır. Sürecin amacı, kurtulup kurtulmayacaklarının belirlenmesi değil, cennete girmeden önce arınmalarının tamamlanmasıdır.
Araf ile Purgatory arasındaki temel fark burada ortaya çıkar. Araf halkı anlatının başlangıcında hükmünü beklemekte ve cennete girmeyi umut etmektedir. Purgatory’de bulunanların nihai yönü ise daha baştan bellidir. Purgatory karar alanı değil, sonucu kesinleşmiş kurtuluşun son arınma aşamasıdır.
Purgatory’nin yalnızca huzurlu bir öğrenme veya içsel gelişim alanı olduğu da söylenemez. Katolik Katekizmi arındırıcı ateşten söz eder ve bu arınmayı lanetlenmişlerin cezasından ayırır. Purgatory cehennem değildir; fakat acı, arınma ve giderilmesi gereken kusur düşüncesinden de arındırılmış değildir.
İki kavram arasındaki ortak nokta sınırlıdır: Her ikisinde de ölüm sonrası hayat, doğrudan cennet veya cehennem biçimindeki basit ikili şemadan daha ayrıntılı açıklanmıştır. Bunun ötesinde Araf ile Purgatory aynı öğreti değildir.
Chinvat Köprüsü Bir Ara Alem Değildir
Eski İran dinindeki Chinvat Köprüsü de Araf’ın karşılığı olarak gösterilir. Oysa Chinvat, ruhların hüküm beklediği tarafsız bir bölge değil, bu dünyadan öteki dünyaya geçerken karşılaşılan yargı köprüsüdür.
Pehlevi metinlerinde ruhun ölümden sonraki dördüncü günün şafağında köprüye ulaştığı anlatılır. Köprünün girişinde Mihr, Sroş ve Raşnu ile ilişkilendirilen bir yargı düzeni bulunur. Raşnu, kişinin iyi ve kötü eylemlerini tartar. Doğru kişinin eylemleri güzel bir kadın biçiminde görünür ve köprü onun için genişler. Kötü kişinin eylemleri çirkin bir görünümle karşısına çıkar; köprü daralır ve ruh aşağı düşer.
Chinvat’ın işlevi bekletmek değil, ayırmak ve geçişi belirlemektir. Ruh burada bir sonuca yönlendirilir. Bu nedenle Chinvat, Araf’a değil, ölüm sonrası yargı eşiğine benzer.
Araf’a eski İran düşüncesinde daha fazla benzeyen kavram Hamestagan’dır. Hamestagan, Pehlevi edebiyatında cennet ile cehennem arasındaki ara durumun adı olarak kullanılmıştır. Özellikle iyi ve kötü eylemleri tartıda tam olarak eşit çıkan kişilerin burada kaldığı anlatılır. Bazı metinlerde bu kişilerin dirilişe kadar Hamestagan’da beklediği ve sıcaklık ile soğuk dışında bir acı yaşamadığı belirtilir.
Buna rağmen Hamestagan da Araf veya Purgatory ile özdeş değildir. Hamestagan’ın eski İran teolojisi içinde daha geç biçimde geliştiği, farklı Pehlevi metinlerinde ayrıntılarının değiştiği ve Hristiyan Purgatory öğretisiyle karşılaştırılmaması gerektiği özellikle belirtilmiştir.
Benzerlik, yalnızca iyilikleriyle kötülükleri eşit olan kişiler için ara bir durum düşünülmesidir. Mekan, yargı sistemi, zaman anlayışı ve nihai süreç aynı değildir.
Yahudi Ölüm Sonrası Öğretisi Tek Bir Kavrama İndirgenemez
Yahudilikte ölüm sonrası hayat tek bir kelimeyle açıklanmaz. Tanah, Mişna, Talmud, Midraş, Orta Çağ Yahudi düşüncesi ve Kabala aynı kavramları her zaman aynı anlam genişliğiyle kullanmaz. Şeol, Gei Hinnom, Gehinnom, Gan Eden, Olam HaBa, Karet ve Tehiyat HaMetim birbirinin yerine geçen adlar değildir.
Şeol, Tanah’ta çoğu zaman ölüm, mezar veya ölüler diyarı bağlamında kullanılır. Her durumda ahlaki yargının gerçekleştirildiği bir ceza alanı gibi açıklanmaz. Kohelet’te insanın hayattayken eylemde bulunması gerektiği şöyle belirtilir:
“Elinin yapmaya gücünün yettiği her şeyi gücünle yap; çünkü gideceğin Şeol’de iş, hesap, bilgi ve bilgelik yoktur.”
Kohelet 9:10
Şeol bu ayette iyilikleriyle kötülükleri eşit kişilerin hüküm beklediği bir yer değildir. İnsan eyleminin sona erdiği ölüm durumu olarak görünür. Bu nedenle Şeol, Araf veya Purgatory ile özdeşleştirilemez.
Gan Eden, doğruların ölüm sonrasındaki ruhsal karşılığıyla ilişkilendirilir. Olam HaBa, kaynağa ve bağlama göre ruhun ölüm sonrası yaşamı veya diriliş sonrasındaki nihai dünya anlamında kullanılabilir. Tehiyat HaMetim ölülerin dirilişini, Karet ise nihai yaşamdan kesilmeyi ifade eder.
Bu kavramların tamamını tek bir cennet-cehennem haritasına dönüştürmek, Yahudi kaynaklarının kendi ayrımlarını ortadan kaldırır.
Gei Hinnom Önce Gerçek Bir Vadidir
Gehinnom kelimesinin kökeni, İbranice Gei Hinnom veya Gei Ben Hinnom, yani Hinnom Vadisi’dir. Burası Yeruşalayim çevresinde bulunan gerçek bir coğrafi alandır. Yehoşua kitabında Yehuda kabilesinin sınırı tarif edilirken Hinnom Vadisi açıkça anılır.
Vadi daha sonra ağır putperest uygulamalarla ilişkilendirilmiştir. Kral Yoşiyahu’nun, insanların çocuklarını Moleh için ateşten geçirmesini önlemek amacıyla vadideki Tofet’i kullanılamaz hale getirdiği anlatılır:
“Hinnom Vadisi’ndeki Tofet’i kirletti; böylece hiç kimse oğlunu veya kızını Moleh için ateşten geçiremedi.”
2. Krallar 23:10
Gerçek bir vadi zamanla çocuk kurbanı, ateş, ölüm ve Tanrısal yargı imgeleriyle birleşmiştir. Gei Hinnom adının daha sonraki Yahudi dilinde ölüm sonrası yargıyı ifade eden Gehinnom kavramına dönüşmesi bu tarihsel arka plan içinde gerçekleşmiştir.
Tanah’taki coğrafi Gei Hinnom ile rabbinik Gehinnom arasında süreklilik vardır; fakat ikisi aynı anlatım aşamasına ait değildir. Tanah, Hinnom Vadisi’ni ayrıntılı bir ölüm sonrası ceza sistemi olarak açıklamaz.
Rabbinik Kaynaklarda Gehinnom
Rabbinik metinlerde Gehinnom, ölüm sonrası yargı ve karşılıkla açıkça ilişkilendirilir. Ancak kaynaklarda herkes için aynı biçimde işleyen tek bir model bulunmaz.
Mişna Eduyot 2:10’da kötülerin Gehinnom’daki yargısının on iki ay sürdüğü belirtilir. Bu öğreti, Gehinnom’un her durumda sonsuz olmadığı görüşünün başlıca dayanaklarından biridir.
Fakat on iki aylık süre, Gehinnom’a giren herkesin bu sürenin sonunda arınarak Olam HaBa’ya yükseleceği anlamına gelmez. Roş Aşana 17a’da farklı gruplar için farklı sonuçlar açıklanır. Orta durumda bulunan bir grubun ateşten geçerek arındığı ve yükseldiği anlatılır. Buna karşılık bazı günahkarların on iki ay yargılandıktan sonra bedenlerinin tükendiği, ruhlarının yakıldığı ve küllerinin doğruların ayakları altına dağıldığı belirtilir. Daha ağır bazı kategoriler için ise nesiller boyunca süren yargıdan söz edilir.
Bu kaynaklar iki aşırı hükmü de geçersiz kılar. Gehinnom, bütün insanların sonsuza kadar işkence gördüğü tek biçimli bir cehennem değildir. Bununla birlikte herkesin kısa süre içinde temizlenip zorunlu olarak kurtulduğu evrensel bir arınma merkezi de değildir.
Gehinnom bazı kişiler için arındırıcı olabilir. Başkaları için ceza, kayıp veya yok oluşla ilişkilendirilebilir. Sonuç, kişinin ait olduğu ahlaki ve teolojik kategoriye göre değişir.
Üç Grup Öğretisi Araf’ı mı Anlatır?
Roş Aşana 16b’de büyük Yargı Günü’nde üç gruptan söz edilir: tam doğrular, tam kötüler ve arada bulunanlar. Tam doğrular yaşam için, tam kötüler ölüm için yazılır. Arada bulunanların ise yargıdan geçtiği anlatılır. Bazı açıklamalarda Tanrı’nın merhametinin teraziyi yaşam yönüne çevirdiği belirtilir.
Bu sınıflandırma Araf öğretisine yüzeysel biçimde benzer. Her iki anlatıda da iyilik ile kötülüğün açıkça tek tarafta toplanmadığı bir insan grubu bulunmaktadır. Fakat benzerlik burada sona erer.
Araf halkı cennet ile ateş arasındaki yükseklerde durur, her iki tarafı görür ve sonunda cennete kabul edilir. Talmud’daki orta grup için böyle bir mekan, sur veya iki topluluğu seyretme anlatısı yoktur. Ayrıca Roş Aşana’daki metin büyük Yargı Günü’nü ele alır; her insanın ölümünden hemen sonra Araf benzeri bir alana yerleştirildiğini söylemez.
Ortak olan, ahlaki ara kategorinin varlığıdır. Ölüm sonrası coğrafya ve yargının işleyişi ortak değildir.
Beinoni Araf Halkının İbranice Karşılığı Değildir
İbranice beinoni, arada bulunan veya orta durumda olan kişi anlamına gelir. Rambam, mitsvaları günahlarından fazla olan kişiyi tsadik, günahları fazla olanı raşa, iki tarafı eşit olanı ise beinoni olarak tanımlar. Aynı değerlendirme toplumlar ve bütün dünya için de uygulanır.
Beinoni ayrı bir ölüm sonrası halkın özel adı değildir. Ahlaki hükmün sınıflandırılmasıdır. Üstelik Rambam’ın terazisi basit bir sayım sistemi değildir. Mitsvaların ve günahların ağırlığı yalnızca Tanrı’nın bilgisiyle belirlenir. Sayıca az olan ağır bir eylem, çok sayıdaki hafif eylemden daha belirleyici olabilir.
Araf halkıyla beinoni arasında kurulabilecek ilişki yalnızca iyilik ile kötülüğün dengede bulunması ihtimalidir. Buradan beinonim için Araf adlı bir mekan bulunduğu veya Araf halkının Yahudi kaynaklarındaki adının beinonim olduğu sonucu çıkmaz.
Gehinnom Arınma Alanı mıdır?
Gehinnom’un hiçbir arındırıcı işlev taşımadığı söylenemez. Roş Aşana 17a’da bir grubun ateşten geçirilip maden gibi arındırıldığı ve ardından yükseldiği anlatılır. Bu, Gehinnom’un bazı kişiler için geçici bir arınma işlevi görebildiğini açıkça gösterir.
Bununla birlikte Gehinnom yalnızca arınma değildir. Aynı metinde ruhları yakılan ve daha uzun süre yargılanan gruplar da vardır. Gehinnom’u kişinin yalnızca geçmişini izlediği, kendisini tanıdığı veya vicdanıyla yüzleştiği psikolojik bir alan olarak tanımlamak klasik kaynakların dilini değiştirir.
İnsanın eylemlerinin hakikatiyle karşılaşması yorum olarak söylenebilir. Fakat kaynaklarda bulunan Tanrısal yargı, ceza, ateş ve kayıp unsurları ortadan kaldırılamaz. Gehinnom modern psikoterapinin ölüm sonrası biçimi değildir.
Karet Başka Bir Cehennem Katı Değildir
Karet, kesilme anlamına gelir. Tora’da kişinin halkından kesilmesiyle ilişkilendirilir. Rambam’ın ölüm sonrası öğretisinde ise bazı kişilerin Olam HaBa’da payının bulunmamasını ve nihai yaşamdan kesilmesini ifade eder.
Rambam, belirli kategorilerin Olam HaBa’da payı bulunmadığını, kesilip kaybolduklarını ve ağır günahları nedeniyle yargılandıklarını açıkça belirtir. Aynı zamanda teşuvanın gücü de kesin biçimde korunur. Hayatının sonuna kadar ağır sapmalar içinde yaşamış bir kişi gerçek teşuvayla ölürse Olam HaBa’da pay sahibi olabilir; çünkü teşuvanın önünde hiçbir engel bulunmadığı belirtilir.
Karet bu nedenle Gehinnom’un altında veya ötesinde bulunan başka bir yer değildir. Nihai yaşama katılımın kaybedilmesiyle ilgili hükümdür.
Gehinnom süreç veya yargı alanı olarak anlatılabilir. Karet ise kesilme sonucunu ifade eder. İkisinin tek bir cehennem coğrafyasının farklı katları gibi sunulması doğru değildir.
Yahudilik Herkesin Sonunda Kurtulacağını mı Öğretir?
Teşuva kapısı hayat sürdüğü müddetçe açıktır. Rambam’a göre bir kişi bütün hayatı boyunca temel inanç ilkelerini reddetmiş olsa bile sonunda gerçek teşuva yaparsa Olam HaBa’da pay sahibi olabilir.
Ancak teşuva imkanının sınırsızlığı ile bütün insanların teşuva etmeden de zorunlu olarak kurtulacağı iddiası aynı değildir. Roş Aşana 17a ve Rambam’ın Hilhot Teşuva’sı, Olam HaBa’da payı bulunmayan kategorilerden ve nihai kayıptan açıkça söz eder.
Kabala’da bütün yaratılışın tikkunu (onarımı), kutsal kıvılcımların yükselmesi ve kötülüğün sonunda ortadan kalkması hakkında geniş öğretiler bulunur. Fakat kötülüğün ortadan kalkması, bütün bireysel ruhların yaptıkları eylemlerden ve teşuvalarından bağımsız olarak aynı sona ulaşacağı anlamına gelmez.
Tanrısal merhamet gerçek olduğu kadar insan sorumluluğu da gerçektir. Merhameti savunmak için yargı, yargıyı savunmak için merhamet ortadan kaldırılamaz.
Kavramlar Arasındaki Temel Farklar
| Kavram | Kimlerle ilgilidir? | Temel işlevi | Nihai durum |
| Araf | Yaygın klasik yoruma göre iyilikleriyle kötülükleri eşit olanlar | Cennet ile ateş arasında hükmü bekleme | Sonunda cennete kabul edilirler |
| Purgatory | Kurtuluşu kesinleşmiş fakat tam arınmamış kişiler | Cennete giriş öncesi son arınma | Cennete giriş kesindir |
| Chinvat | Ölen ruhlar | Eylemlerin tartıldığı yargı ve geçiş köprüsü | Ruhun yönü belirlenir |
| Hamestagan | Bazı Pehlevi metinlerinde iyilikleriyle kötülükleri eşit olanlar | Cennet ile cehennem arasındaki ara durum | Dirilişe kadar bekleme |
| Şeol | Tanah’ın farklı bağlamlarında ölüler | Ölüm, mezar veya ölüler diyarı | Ahlaki ara grup olarak tanımlanmaz |
| Gehinnom | Kaynağa göre farklı günahkar ve orta gruplar | Yargı, ceza ve bazıları için arınma | Yükselme, kayıp veya uzun yargı |
| Karet | Ağır ihlallerle ilişkilendirilen kişiler | Nihai yaşamdan kesilme | Ayrı bir mekan değil, sonuçtur |
Bu kavramlar aynı ölüm sonrası mekanın farklı dillerdeki adları değildir. Sakinleri, amaçları, süreleri ve sonuçları değişmektedir.
Yahudilikte Araf Var mı?
Yahudi kaynaklarında Araf’la aynı sakinlere, aynı mekana ve aynı işleyişe sahip birebir bir öğreti bulunmaz.
Araf anlatısı; cennet ile ateş arasında bulunan yükseklerde, iki tarafı görebilen, hükmü bir süre bekleyen ve sonunda cennete alınan belirli bir topluluğa dayanır. Yahudi kaynaklarında ise ahlaki ve ölüm sonrası kavramlar farklı biçimde düzenlenmiştir. Beinoni ahlaki bir sınıftır. Şeol ölüm ve ölüler diyarıyla ilişkilidir. Gehinnom yargı ve karşılık alanıdır. Gan Eden doğruların ruhsal yakınlığıyla, Olam HaBa nihai yaşamla, Karet ise bu yaşamdan kesilmekle ilgilidir.
Talmud’daki orta grubun ateşten geçirilip yükselmesi, Araf’la sınırlı bir benzerlik taşır. Ancak Araf’ın yüksekleri, iki tarafı gören sakinleri ve anlatı düzeni Yahudi kaynaklarında tekrarlanmaz.
Yahudilikte Araf’a benzeyen bazı ahlaki sınıflandırmalar ve geçici yargı anlatıları vardır; fakat Araf’ın birebir Yahudi karşılığı yoktur. Gehinnom da Araf değildir.
Sonuç
Araf, Purgatory, Chinvat, Hamestagan ve Gehinnom aynı hakikatin farklı adları değildir. Benzer bir insan sorusuna verilmiş farklı teolojik cevaplardır:
İyilik ile kötülüğün bütünüyle tek tarafta toplanmadığı kişinin ölüm sonrası durumu ne olacaktır?
Araf anlatısında hükmü bekleyen ve sonunda cennete kabul edilen bir topluluk bulunur. Katolik Purgatory öğretisinde kurtuluşu kesinleşmiş kişiler arındırılır. Chinvat’ta ruhun eylemleri tartılır ve geçeceği yön belirlenir. Hamestagan’da eşit eylemlere sahip kişilere ara bir durum ayrılır. Rabbinik Yahudilikte ise orta gruplar, günahkarlar, Gehinnom yargısı, arınma, kayıp ve Olam HaBa’ya katılım ayrı hükümler içinde ele alınır.
Bu farklılıkların silinmesi dinleri açıklamaz. Her geleneğin özgün öğretisinin yerine çağdaş ve kaynaksız bir ölüm sonrası bilinç sistemi yerleştirilmiş olur.
Yahudi öğretisinin merkezi, ölümden sonra hangi alanda ne kadar kalınacağını hayal etmek değildir. Asıl vurgu, insanın bu dünyada mitsvaları yerine getirmesi ve vakit varken teşuva yapmasıdır. Ölümden sonra değiştirilemeyecek olan, hayat devam ederken değiştirilebilir.
Kohelet’in hükmü bu nedenle kesindir:
“Elinin yapmaya gücünün yettiği her şeyi gücünle yap; çünkü gideceğin Şeol’de iş, hesap, bilgi ve bilgelik yoktur.”
Kohelet 9:10









