KABALAT

Top Menu

  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim

Main Menu

  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
  • ToraOku ↗
  • Misyoner İddiaları
  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim
KABALAT
Menü
  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
  • ToraOku ↗
  • Misyoner İddiaları
  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim
  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
  • ToraOku ↗
  • Misyoner İddiaları
Metin ve Kronoloji
Ana Sayfa›Araştırmalar›Metin ve Kronoloji›Nuh Tufanı, Gılgamış Destanı’ndan mı alınmıştır?

Nuh Tufanı, Gılgamış Destanı’ndan mı alınmıştır?

Yazan Gökhan Duran
7 Mart 2025
9136
0
Paylaş:
Nuh Tufanı, Gılgamış Destanı'ndan mı alınmıştır? kapak görseli

Tora’daki Noah Tufanı ile Mezopotamya tufan anlatıları arasındaki benzerlikler inkâr edilemez. Büyük bir su felaketi yaklaşır; önceden uyarılan bir kişi gemi yapar, ailesini ve canlıları korur, gemi yüksek bir yere oturur, karayı araştırmak için kuşlar gönderilir ve kurtuluştan sonra kurban sunulur. Bu kadar çok ortak ayrıntı varken anlatılar arasında hiçbir bağ bulunmadığını söylemek ikna edici değildir. Fakat buradan Tora’nın Gılgamış Destanı’nı kopyaladığı sonucu da çıkmaz.

Sık tekrarlanan iddia, eski Mezopotamya anlatısındaki tanrıların sayısının bire indirildiği, Utnapiştim’e Noah adının verildiği ve eski bir efsanenin Tora’nın ahlak anlayışına uyarlandığı yönündedir. Noah böylece tarihsel kişi olmaktan çıkarılıp tek Tanrı inancını öğretmek amacıyla üretilmiş bir karaktere dönüştürülür. Bu açıklama ilk bakışta kolay görünür; çünkü benzerlikleri tek cümlede açıklar. Sorun da tam burada başlar. Metinlerin tarihi, kahramanların konumu ve anlatıların asıl amacı incelendiğinde bu kadar basit bir türetme modeli ayakta kalmaz.

Gılgamış Destanı tufan anlatısının başlangıcı değildir. Utnapiştim de Mezopotamya geleneğindeki ilk tufan kahramanı değildir. Tora’daki Noah ise adı değiştirilmiş bir Utnapiştim olarak değil, Adam’dan Avraam’a uzanan insanlık tarihinin gerçek halkası olarak anlatılır. Ortaklıklar eski bir tufan hafızasının varlığını gösterir; hangi anlatının diğerinden türediğini tek başına göstermez.

Benzerlik Kopyalama Kanıtı Değildir

Ortak ayrıntıların hepsi aynı ağırlığa sahip değildir. Büyük bir su felaketinden kurtulmak için gemi yapılması veya geminin sular çekilirken yüksek bir yere oturması, anlatının doğasından kolayca çıkabilecek unsurlardır. Kuşların art arda gönderilmesi, karaya çıkışın kurbanla tamamlanması ve olayların benzer bir sırada ilerlemesi ise daha belirgindir. Bunlar eski Yakın Doğu’da ortak bir tufan geleneğinin yaşadığını düşündürür. Yine de ortak gelenek, doğrudan kopyalama demek değildir.

Bir anlatı diğerinden alınmış olabilir. İkisi daha eski bir sözlü hafızaya dayanabilir. Aynı felaket farklı toplumların anlatılarında ayrı biçimlerde korunmuş olabilir. Kültürel temas veya edebi karşılaşma da mümkündür. Benzerlik, ilişkinin varlığını gösterebilir; ilişkinin yönünü ve niteliğini kendiliğinden açıklamaz. Daha eski yazılı nüshaya sahip olmak da olayın veya geleneğin ilk kaynağı olmakla aynı şey değildir.

Üstelik iki anlatı ayrıntılarda birebir örtüşmez. Gılgamış Destanı’ndaki tekne yaklaşık kübik bir yapı olarak tasarlanırken Tora’daki teva üç yüz arşın uzunluğunda, elli arşın genişliğinde ve otuz arşın yüksekliğinde uzun bir yapıdır. Gılgamış anlatısında tufan altı gün yedi gece sürer. Tora’da yağmur kırk gün devam eder; sular yüz elli gün boyunca yeryüzünde egemen olur ve Noah tevadan bir yılı aşan sürenin sonunda çıkar. Utnapiştim güvercin, kırlangıç ve kuzgun gönderir; Noah önce kuzgunu, ardından farklı zamanlarda güvercinleri salar. Ortak iskelet gerçektir, fakat iki anlatı aynı metin değildir.

Gılgamış Destanı İlk Tufan Anlatısı Değildir

British Museum’da bulunan K.3375 numaralı Tufan Tableti, Gılgamış Destanı’nın XI. tabletine ait MÖ 7. yüzyıldan kalma Yeni Asur nüshasıdır. Utnapiştim burada Gılgamış’a tanrıların insanlığı tufanla yok etme kararını, Ea’nın kendisini gizlice uyarmasını, yaptığı gemiyi, kurtardığı insanları ve canlıları, kuşların gönderilmesini ve tufan sonrasında sunduğu kurbanı anlatır. Ancak bu bölüm, Gılgamış geleneğinin başlangıcından beri destanın parçası değildir. Daha eski tufan malzemesi, Gılgamış’ın ölümden kaçış arayışına sonradan bağlanmıştır.

Sümerce anlatıda tufan kahramanının adı Ziusudra’dır. Ziusudra kral ve rahip olarak tanıtılır; yaklaşan felaketten haberdar edilir, kurtulur, kurban sunar ve sonunda tanrısal yaşama kavuşturulur. Atrahasis Destanı’nda ise insanlar tanrıların yapmak istemediği ağır işleri üstlenmek için yaratılır. İnsan nüfusu çoğalıp gürültü artınca Enlil önce salgın ve kıtlıkla, ardından tufanla insan sayısını azaltmaya çalışır. Atrahasis, Enki’nin gizli uyarısı sayesinde kurtulur.

Gılgamış Destanı bu eski tufan malzemesini üretmemiş, onu kendi merkezindeki ölüm ve ölümsüzlük sorununa yerleştirmiştir. Bu yüzden “Noah mı daha eski, Gılgamış mı?” sorusu çoğu zaman yanlış kurulmaktadır. Tarihsel bir Uruk kralı olarak Gılgamış, onun hakkında yüzyıllar boyunca oluşan şiirler, Standart Babil Destanı ve K.3375 gibi geç nüshalar aynı şey değildir. Bir tabletin tarihi, içinde anlatılan geleneğin doğduğu tarih değildir.

Noah Tora’nın Tarih Zincirinin İçindedir

Utnapiştim, yani Gılgamış Destanı’ndaki tufandan kurtulan kişi, Gılgamış’ın ölümsüzlüğün sırrını öğrenmek için dünyanın uzak sınırlarında ziyaret ettiği olağanüstü kişidir. Tufandan sonra karısıyla birlikte insanlığın yaşadığı dünyadan ayrılmış, ölümsüzlük kazanmış ve ulaşılması güç bir yere yerleştirilmiştir. Onun hikayesi Gılgamış’ın kendi ölümünden kaçamayacağını anlaması için anlatılır.

Noah ise bağımsız bir efsanenin ortasında beliren köksüz kahraman değildir. Babası Lemeh, dedesi Metuşelah; oğulları Şem, Ham ve Yefet’tir. Kaç yaşında çocuk sahibi olduğu, Tufan başladığında kaç yaşında bulunduğu, Tufandan sonra ne kadar yaşadığı ve kaç yaşında öldüğü bildirilir. Tora onu Adam’dan Avraam’a uzanan soy ve zaman düzeninin içine yerleştirir.

“Bunlar Noah’ın soylarıdır. Noah dürüst bir adamdı; kendi nesilleri içinde bütünlük sahibiydi. Noah Tanrı ile yürüdü.”

Yaratılış 6:9

Ayetin başındaki toledot (soylar ve tarihsel devam) sözcüğü yalnızca biyolojik çocukları değil, kişinin yaşamında meydana gelen olayları ve ardından gelişen tarihi de kapsar. Tora aynı anlatım düzenini Adam, Şem, Terah, Yişmael, Yitshak, Esav ve Yaakov için kullanır. Noah anlatısı tarih zincirine sonradan iliştirilmiş yabancı bir hikaye değil, bu zincirin merkezindeki kırılmadır.

Noah’ın zayıflıkları da gizlenmez. Tufandan sonra bağ diker, şarap içer, sarhoş olur ve ailesi içinde ağır sonuçları bulunan bir olay yaşanır. Tora onu tanrılaştırmaz, ölümsüzleştirmez veya kusursuz kurtarıcıya dönüştürmez. Noah doğru davranabilen, fakat insan olmaktan çıkmayan gerçek kişidir. Utnapiştim insanlığın dışına çıkar; Noah insanlığın içinde kalır.

Tora’nın geleneksel kronolojisi de Noah’ı belirsiz bir “mit zamanı”na bırakmaz. Adam’dan Tufan’a 1656 yıl vardır. Noah yaratılışın 1056. yılında doğar, Tufan başladığında altı yüz yaşındadır ve Tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşar. Avraam, Noah’ın ölümünden elli sekiz yıl önce doğar. İbn Ezra da Noah’ın Avraam’ın elli sekizinci yaşına kadar yaşadığını belirtir. Şem ise Avraam’ın bütün yaşamı boyunca hayattadır ve ondan otuz beş yıl sonra ölür.

OlayYaratılıştan itibaren yılGeleneksel yaklaşık tarih
Noah’ın doğumu1056MÖ 2705
Tufanın başlaması1656MÖ 2105
Avraam’ın doğumu1948MÖ 1813
Noah’ın ölümü2006MÖ 1755
Avraam’ın ölümü2123MÖ 1638
Şem’in ölümü2158MÖ 1603

Bu kronoloji Noah, Şem ve Avraam’ın mutlaka yüz yüze görüştüğünü söylemez; Tora da böyle bir görüşme bildirmez. Fakat Tufan bilgisinin Noah’ın kuşağından Avraam’ın kuşağına ulaşmasını mümkün kılan kesintisiz aile ve zaman yapısını açıkça verir. Avraam’dan sonra soy Yitshak, Yaakov, Levi, Kehat, Amram ve Moşe üzerinden sürer. Tora’nın kendi tarih düzeninde Tufan, kaynağı bilinmeyen anonim bir söylenti değildir.

Aynı Felaket, Bambaşka Bir İnsan ve Tanrı Anlayışı

Tora ile Mezopotamya anlatıları arasındaki asıl ayrılık teknenin ölçüsü veya kuşların sırası değildir. Ayrılık, insanın neden yargılandığında başlar. Atrahasis, yani Gılgamış’tan daha eski Babil tufan anlatısında, insan tanrıların iş yükünü taşımak için yaratılmıştır. İnsanların çoğalması ve çıkardıkları gürültü Enlil’in huzurunu bozunca nüfus azaltılmak istenir. Sorun ahlaki kötülük değil, insan varlığının tanrılara rahatsızlık vermesidir.

“Yeryüzü Tanrı’nın önünde yozlaşmıştı ve yeryüzü şiddetle dolmuştu.”

Yaratılış 6:11

Buradaki hamas, yani şiddet ve zorbalık, yalnızca açık cinayeti değil; yağmayı, haksızlığı, başkasının hakkını ezmeyi ve toplumun bütün ilişkilerini güç kullanımıyla bozmayı anlatır. İnsanlık var olduğu veya çoğaldığı için yargılanmaz. İnsan, özgürlüğünü başka insanı yok etmek için kullandığı için yargılanır. Atrahasis’te insan gerektiğinde sayısı azaltılabilecek bir iş gücüdür. Tora’da ise Tanrı görüntüsünde yaratılmış ahlaki öznedir. İnsana yönelen şiddet bu nedenle yalnızca toplumsal suçu değil, yaratılış düzenine karşı işlenen suçu ifade eder.

Kurtuluşun biçimi de aynı farkı taşır. Mezopotamya anlatılarında ilahi kurul insanlığı yok etmeye karar verir; Ea veya Enki seçtiği kişiyi gizlice uyararak bu kararı bozar. Gılgamış Destanı’nda Ea, Utnapiştim’e doğrudan seslenmemiş gibi görünmek için sazdan duvara konuşur. Tufandan sonra Enlil bir insanın kurtulduğunu görünce öfkelenir. Kararı veren güçlerle kurtaran güç aynı değildir.

Tora’da hükmü veren, Noah’ı uyaran, tevanın nasıl yapılacağını bildiren, Tufanı yöneten, Noah’ı koruyan, suları durduran ve antlaşmayı kuran aynı Tanrı’dır. Başka bir ilahi güç O’nun kararını gizlice sabote etmez. Yargı ile merhamet, adalet ile geleceğin korunması tek egemen irade içinde birlikte bulunur. Tora’nın yaptığı, çok sayıdaki tanrıdan birkaçını silip geriye yalnızca birini bırakmak değildir; tanrısallık anlayışını baştan sona değiştirmektir.

Noah’ın seçilmesi de gizli bir ilahi çekişmenin sonucu değildir. Ziusudra kişisel bağlılığı ve dindarlığıyla tanıtılır; buna karşılık Gılgamış XI, Utnapiştim’in seçilmesini Noah’ın doğruluğu kadar açık bir ahlaki hükme bağlamaz. Noah yozlaşmış neslin içinde doğru kaldığı için kurtulur.

“Seni önümde bu nesil içinde dürüst gördüm.”

Yaratılış 7:1

Tufandan sonra Utnapiştim ve karısı insanlığın geri kalanından ayrılır, tanrısal ayrıcalık kazanır ve ölümsüzleştirilir. Noah’ın sonu bunun tam tersidir. Dünyadan ayrılmaz; toprağı işler, ailesiyle yaşar, zayıflık gösterir, yaşlanır ve ölür. Kurtuluşunun sonucu kişisel tanrısallık değil, insanlığın devamından sorumlu tutulmasıdır.

“Verimli olun, çoğalın ve yeryüzünü doldurun.”

Yaratılış 9:1

Atrahasis’te insan nüfusunun çoğalması yeniden önlenmesi gereken sorun haline gelir. Tora’da çoğalma yeniden emredilir. İnsanlığın varlığı sorun değildir; insanın ne yaptığı sorundur. Bu yüzden Tufan sonrasında kurulan düzenin merkezinde yaşamın değeri vardır.

“İnsan kanını dökenin kanı insan tarafından dökülecektir; çünkü Tanrı insanı Kendi görüntüsünde yaptı.”

Yaratılış 9:6

“Sizinle, sizden sonraki soyunuzla ve sizinle birlikte bulunan bütün canlılarla antlaşmamı kuruyorum.”

Yaratılış 9:9-10

Mezopotamya anlatısının sonunda bir kişi insanlığın üzerine yükselerek ölümsüzlük kazanır. Tora’nın sonunda bütün insanlık yaşamı koruma sorumluluğu altına girer. Noah insanlığı terk etmez; yeni insanlığın başlangıcında durur. Gökkuşağı da yalnızca Noah’a verilmiş kişisel ödül değil, insanlar ve bütün canlılarla kurulan antlaşmanın işaretidir.

Tufan, Yaratılışın Geri Alınmasıdır

Tora’daki Tufan, Yaratılış 1’de kurulan düzenin tersine çevrilmesidir. Başlangıçta yukarıdaki ve aşağıdaki sular ayrılmış, kuru toprak ortaya çıkmış, canlılar kendi alanlarına yerleştirilmiş ve insan yeryüzünde sorumluluk üstlenmiştir. Tufan başladığında derinliğin kaynakları ve göklerin kapıları açılır. Ayrılmış sular yeniden birleşir, kuru toprak kaybolur ve yaratılış düzeni çözülür.

İnsan ahlaki sınırları ortadan kaldırınca fiziksel sınırlar da kaldırılır. Hamas toplumu biçimsizliğe sürüklemiş; Tufan bu iç çöküşü dış dünyada görünür hale getirmiştir. Sular çekildiğinde kuru toprak yeniden görünür, hayvanlar tevadan çıkar ve insana tekrar çoğalma buyruğu verilir. Fakat yeni dünya ilk yaratılışın basit tekrarı değildir. İnsan kanının dökülmesi açıkça yasaklanır ve bütün canlıları kapsayan antlaşma kurulur.

Bu bütünlük, Noah anlatısının Tora’nın mevcut edebî yapısında bağımsız ve bağlantısız bir macera olmadığını gösterir. Yaratılış, ahlaki bozulma, düzenin geri alınması, yeniden başlangıç ve antlaşma tek bir düşünce çizgisi oluşturur. Gılgamış Destanı’nda tufan geçmişte yaşamış bir kişinin ölümsüzlüğünü açıklar. Tora’da ise yaratılışın ahlaki anlamını ve insan yaşamının neden dokunulmaz olduğunu açıklar.

Kurban sahnesindeki benzerlik de bu ayrılığı ortadan kaldırmaz. Gılgamış anlatısında aç kalan tanrılar kurbanın kokusu üzerine sinekler gibi toplanır. Tora’da Tanrı’nın kurbana ihtiyacı yoktur. Noah’ın sunduğu kurban, yeni dünyanın başlangıcında insanın Tanrı’ya yönelişini ifade eder; ardından gelen hüküm de Tanrı’nın ihtiyacını değil, yeryüzünün devamını ve canlı yaşamının korunmasını güvence altına alır.

Edebi İlişki İlahi Vahyi Geçersiz Kılmaz

Tora’nın eski Yakın Doğu’da bilinen tufan hafızasıyla ilişki kurmuş olması, onun ilahi olmadığını göstermez. İlahi vahiy insanlara insan diliyle ulaşır. Daha önce kullanılmış kelimeleri, imgeleri, edebi biçimleri ve tarihsel hafızayı kullanması doğaldır. Bir motifin daha eski bir metinde bulunması, o motif aracılığıyla bildirilen hükmün de o metinden alındığını kanıtlamaz.

Tora’nın özgünlüğünü her ayrıntının insanlık tarihinde ilk kez onda görülmesine bağlamak yanlış ölçüdür. Tora, insanların bildiği tufan hafızasını kullanmış olsa bile onu çoktanrılı dünyanın içinde bırakmaz. İnsan tanrıların işçisi olmaktan çıkar; Tanrı görüntüsünde yaratılmış ahlaki özne olur. Felaketin nedeni tanrıların rahatsızlığı değil, insanların birbirine uyguladığı şiddettir. Kurtuluş ilahi düzen içindeki bir kaçak değil, ahlaki hükümdür. Sonuç ölümsüzlük değil, antlaşma ve sorumluluktur.

Bu nedenle edebî temas ihtimali, kendi başına Tora’nın ilahî kökeni aleyhinde bir kanıt oluşturmaz. Tora’nın eski dünyada dolaşan bir anlatıyı kullanarak o dünyanın Tanrı ve insan anlayışını reddetmiş olması mümkündür. Aynı şekilde Mezopotamya anlatılarının daha eski gerçek bir felaketin hafızasını kendi çoktanrılı dünyaları içinde değiştirmiş olmaları da mümkündür. Her iki durumda da ortak anlatı unsurları, Tora’nın Gılgamış Destanı’nın tek Tanrılı kopyası olduğu sonucunu doğurmaz.

Tufanın coğrafi kapsamı ayrı bir tartışmadır. Klasik Yahudi yorumlarının önemli bir bölümü ayetleri evrensel Tufan olarak okur; modern dönemde daha sınırlı coğrafi yorumlar da ileri sürülmüştür. Bu tartışma, Tora ile Mezopotamya metinleri arasındaki edebî ilişkinin yönünü tek başına belirlemez.

Sonuç

Noah Tufanı’nın Gılgamış Destanı’ndan kopyalandığı sonucu mevcut paralelliklerden çıkarılamaz. Tora ile Mezopotamya tufan anlatıları arasında gerçek ve önemli benzerlikler vardır; fakat Gılgamış Destanı tufan geleneğinin ilk kaynağı değildir. Atrahasis’in Eski Babil nüshaları Gılgamış Tablet XI’in elimizdeki Yeni Asur nüshalarından yüzyıllarca eskidir. Utnapiştim anlatısı daha eski Mezopotamya tufan malzemesini Gılgamış’ın ölüm ve ölümsüzlük arayışına yerleştirir.

Tora, Noah’ı Utnapiştim’e yeni ad verilmiş edebî bir karakter olarak sunmaz. Onu Adam’dan Avraam’a uzanan kendi tarih zincirinin bir halkası olarak verir. Ailesi, yaşı, yaşam süresi ve ölümü belirlenmiştir. Geleneksel kronolojide Noah’ın yaşamı Avraam’ın ilk elli sekiz yılıyla örtüşür; Şem Avraam’ın bütün yaşamı boyunca hayattadır. Tufan bilgisi, Tora’nın kendi soy ve zaman düzeni içinde kesintisiz tarih olarak aktarılır.

Metinlerin ortak ayrıntıları ortak tarihsel hafızaya, sözlü geleneğe, kültürel temasa veya edebi ilişkiye işaret edebilir. Bunların hiçbiri Tora’nın Gılgamış Destanı’nın tek Tanrılı kopyası olduğunu göstermez. Mezopotamya anlatılarında insan tanrıların yükünü taşır, çoğalması sorun olur ve tufan sonrası kahraman insanlığın üzerine yükselerek ölümsüzlük kazanır. Tora’da insan Tanrı görüntüsünde yaratılmıştır. İnsanlığın felaketi varlığından veya çoğalmasından değil, başka insanlara uyguladığı hamas yani şiddetten doğar. Noah insanlıktan ayrılmaz; insanlığın geleceğini taşıma sorumluluğunu üstlenir.

Tora’nın kendi anlatısında temel hüküm açıktır: Tufan, insanlığın şiddetine karşı verilmiş ilahî yargıdır. Ardından kurulan dünyanın temel ilkesi de bunun karşılığıdır. İnsan yaşamı dokunulmazdır; çünkü insan Tanrı görüntüsünde yaratılmıştır. Tora’nın anlattığı Noah, Utnapiştim’in yalnızca tek Tanrılı biçimine indirgenemez; Tora onu insanlığın tarih zinciri içinde gerçek kişi olarak anlatır.

Başlıca Kaynaklar

1. Tora, Yaratılış 5-11.

2. Seder Olam Rabbah 1.

3. İbn Ezra, Yaratılış 6:9.

4. British Museum, “The Flood Tablet”, K.3375.

5. The Electronic Text Corpus of Sumerian Literature, “The Flood Story”, c.1.7.4.

6. W. G. Lambert ve A. R. Millard, Atra-Hasis: The Babylonian Story of the Flood, Oxford, 1969.

7. Andrew R. George, The Babylonian Gilgamesh Epic, Oxford University Press, 2003.

8. Stephanie Dalley, Myths from Mesopotamia, Oxford University Press, 2009.

9. Tikva Frymer-Kensky, “The Atrahasis Epic and Its Significance for Our Understanding of Genesis 1-9”, The Biblical Archaeologist 40/4, 1977.

10. John Day, “The Genesis Flood Narrative in Relation to Ancient Near Eastern Flood Accounts”, Biblical Interpretation and Method, Oxford University Press, 2013.

11. David M. Carr, The Formation of Genesis 1-11: Biblical and Other Precursors, Oxford University Press, 2020.

12. The Metropolitan Museum of Art, “Flood Stories”.

Tagsgilhameshgılgamışnoahnuh
Önceki Makale

Tapınak Kurbanları: Kan, Teşuva ve Kappara

Sonraki Makale

Rabbi Yisroel Chaim Blumenthal 7 Kritik Soruyu ...

0
Paylaşım
  • 0
  • +
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

İlgili Yazılar

  • Tanrısal Tarihsellik ve Sembolün Sürekliliği
  • Klasik Belgesel Hipotezi Hala Geçerli Mi? (Yalnızca Bilimsel Bakış Açısıyla)
  • Belgesel Hipotezi’nin Sorgulanması (Yalnızca Bilimsel Bakış Açısıyla)

İlgili Yazılar Yazarın Diğer Yazıları

  • Ezra 2 ve Nehemya 7’deki Sayılar Neden Farklı? kapak görseli
    Metin ve Kronoloji

    Ezra 2 ve Nehemya 7’deki Sayılar Neden Farklı?

    21 Temmuz 2021
    Yazan Gökhan Duran
  • Klasik Belgesel Hipotezi Hala Geçerli Mi? (Yalnızca Bilimsel Bakış Açısıyla) kapak görseli
    Metin ve Kronoloji

    Klasik Belgesel Hipotezi Hala Geçerli Mi? (Yalnızca Bilimsel Bakış Açısıyla)

    12 Haziran 2025
    Yazan Gökhan Duran
  • Mısır’a 70 mi 75 kişi mi indi?
    Metin ve Kronoloji

    Mısır’a 70 mi, 75 kişi mi indi? Tora yanlış mı?

    28 Şubat 2021
    Yazan Gökhan Duran
  • Kıtlık: 3 yıl mı, yoksa 7 yıl mı? kapak görseli
    Metin ve Kronoloji

    Kıtlık: 3 yıl mı, yoksa 7 yıl mı?

    18 Mart 2021
    Yazan Gökhan Duran
  • Kral Şaul’u Kim Öldürdü? 1 Şemuel 31 ve 2 Şemuel 1 kapak görseli
    Metin ve Kronoloji

    Kral Şaul’u Kim Öldürdü? 1 Şemuel 31 ve 2 Şemuel 1

    22 Mart 2021
    Yazan Gökhan Duran
  • Ölüdeniz Parşömenleri ve Tora'nın Aktarılması kapak görseli
    Metin ve Kronoloji

    Ölüdeniz Parşömenleri ve Tora’nın Aktarılması

    22 Şubat 2021
    Yazan Gökhan Duran

Leave a reply Yanıtı iptal et

  • İsa benim günahlarım için mi öldü?
    Günah, Korban ve Aklanma

    İsa, Benim Günahlarım İçin mi Öldü?

  • Babana ve Annene Saygı Göster - Rabbi Benjamin Blech kapak görseli
    Halaha ve Mitsvalar

    Babana ve Annene Saygı Göster – Rabbi Benjamin Blech

  • Tanrı oğulları kimdir? kapak görseli
    İbranice ve Tanah Kavramları

    Tanrı oğulları kimdir?

Kabalat.com

  • Hakkımda
  • Yayın İlkeleri
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
  • Gizlilik
  • Çerez Politikası
  • ToraOku ↗