Kral Şaul’u Kim Öldürdü? 1 Şemuel 31 ve 2 Şemuel 1

1 Şemuel 31 ile 2 Şemuel 1 yan yana okunduğunda ilk bakışta iki farklı ölüm anlatısı görülür. Birincisinde Kral Şaul kendi kılıcının üzerine düşer ve anlatıcı onun öldüğünü açıkça söyler. İkincisinde ise Amalekli bir genç David’e, Şaul’un isteği üzerine onu kendisinin öldürdüğünü anlatır.
Burada temel metinsel ayrım şudur: 1 Şemuel 31 olayın anlatıcı tarafından verilen ana anlatımıdır; 2 Şemuel 1 ise bir kişinin David’e aktardığı kendi beyanıdır. Bir anlatıcının olayı bildirmesi ile bir karakterin daha sonra söylediği söz aynı kanıt düzeyinde değildir.
Saul, silahını taşıyan adama, “Kılıcını çek de bana sapla” dedi, “Yoksa bu sünnetsizler gelip bana kılıç saplayacak ve benimle alay edecekler.” Ama silah taşıyıcısı büyük bir korkuya kapılarak bunu yapmak istemedi. Bunun üzerine Saul kılıcını çekip kendini üzerine attı. Saul’un öldüğünü görünce, silah taşıyıcısı da kendini kılıcının üzerine attı ve Saul’la birlikte öldü. Böylece Saul, üç oğlu, silah taşıyıcısı ve bütün adamları aynı gün öldüler.
1 Samuel 31:4-6 (Hristiyan Çevirisi)
Davut, kendisine haberi veren genç adama, “Saul’la oğlu Yonatan’ın öldüğünü nereden biliyorsun?” diye sordu. Genç adam şöyle yanıtladı: “Bir rastlantı sonucu Gilboa Dağı’ndaydım. Saul mızrağına dayanmıştı. Atlılarla savaş arabaları ona doğru yaklaşıyordu. Saul arkasına dönüp beni görünce seslendi. Ben de, ‘Buyrun, buradayım’ dedim. “Saul, ‘Sen kimsin?’ diye sordu. “ ‘Ben bir Amalekli’yim’ diye yanıtladım. “Saul, ‘Ne olur üstüme var ve beni öldür!’ dedi, ‘Çünkü çektiğim acılardan kurtulmak istiyorum.’ Bu yüzden varıp onu öldürdüm. Çünkü yere düştükten sonra yaşayamayacağını biliyordum. Başındaki taçla kolundaki bileziği aldım ve onları buraya, efendime getirdim.”
2 Samuel 1:5-10 (Hristiyan Çevirisi)
Ana anlatı Şaul’un kendi kılıcıyla öldüğünü söyler
1 Şemuel 31:4’te Şaul silah taşıyıcısından kendisini öldürmesini ister; adam bunu yapmayınca Şaul kendi kılıcının üzerine düşer. Bir sonraki ayet silah taşıyıcısının “Şaul’un öldüğünü gördüğünü” söyler. 31:6 da anlatıcı düzeyinde sonucu tekrar eder: Şaul öldü.
Bu anlatım yalnız Şemuel kitabında da kalmaz. Divrei HaYamim I 10:4–6 aynı olayı yeniden anlatır: Şaul kılıcının üzerine düşer, silah taşıyıcısı onun öldüğünü görür ve ardından Şaul’un öldüğü açıkça belirtilir. Böylece Tanah’ın iki anlatıcı düzeyindeki metni aynı ölüm biçimini korur.
Şaul gerçekten Aşem’in meshedilmiş kralıdır. Şemuel onu yağla mesheder; David de onu defalarca meşiah Aşem — Aşem’in meshedilmişi diye adlandırır. Bu ayrıntı, Amalekli gencin David karşısındaki durumunu anlamak için önemlidir.
Ve adamlarına dedi: Rab bana göstermesin ki, efendime, Rab’bin mesihine karşı bu işi yapayım, ona el uzatayım, çünkü o Rab’bin mesihidir.
Ve Davud bu sözlerle adamlarının önüne geçti, ve Saula karşı kalkmağa bırakmadı. Ve Saul mağaradan kalkıp yoluna gitti.
1 Samuel 24:6-7 (Hristiyan Çevirisi)
Ve Davud, Abişaya dedi: Onu öldürme; çünkü Rab’bin mesihine kim elini uzatır da suçsuz olur?
Ve Davud dedi: Hay olan Rab’bin hakkı için, Rab onu vuracaktır; yahut günü gelecek ve ölecektir; yahut savaşa inecek ve helak olacaktır.
Rab’bin mesihine el uzatmaktan Rab beni esirgesin.
1 Samuel 26:9-11 (Hristiyan Çevirisi)
David’in Şaul’a karşı tavrı açıktır: Aşem’in meshedilmiş kralına el kaldırmayı defalarca reddeder. Bu nedenle Amalekli gencin “Şaul’u ben öldürdüm” beyanı David’in gözünde övünülecek bir başarı değil, kendi ağzıyla söylenmiş ağır bir suç itirafıdır.
Amalekli genç yalan mı söylüyordu?
Tanah anlatıcısı açıkça “Amalekli yalan söyledi” cümlesini kurmaz. Bu nedenle onun niyetini kesin tarihsel bilgi gibi yazmak doğru değildir. Fakat iki anlatı karşılaştırıldığında beyanının güvenilir olmadığı güçlü biçimde ortaya çıkar: 1 Şemuel 31 ve Divrei HaYamim I 10 Şaul’un kendi kılıcının üzerine düşüp öldüğünü anlatır; Amalekli ise daha sonra David’e kendisinin Şaul’u öldürdüğünü söyler.
Daha sonraki Yahudi yorumda gencin David’den ödül beklediği açıklaması güçlü bir gelenektir. Steinsaltz, Şaul’un David’i takip etmiş olmasından dolayı Amaleklinin bu hikâyeyi özellikle David’e anlatmasının kendi çıkarına olacağını düşündüğünü ve taç ile bileziği getirerek ödül beklediğini açıklar. Bu, metindeki davranışları anlamlandıran makul bir yorumdur; anlatıcının açıkça verdiği bir niyet beyanı değildir.
Ama işler Amalekli’nin planladığı gibi gitmez. Tersine, David ve adamları, Rab’bin Mesih’i Saul’un, oğlu Yonatan ve İsrael halkının ölümüne çok üzülür, giysilerini yırtar, yas tutup, oruç tutarlar.
Bunun üzerine Davut’la yanındakiler giysilerini yırttılar.
Kılıçtan geçirilen Saul, oğlu Yonatan ve Rab’bin halkı olan İsraelliler için akşama dek yas tutup ağladılar, oruç tuttular.
2 Samuel 1:11-12 (Hristiyan Çevirisi)
David’in hükmü de anlatının yapısını aydınlatır. David “Olayın gerçekten böyle olduğunu bağımsız olarak kanıtladım” demez; gence “Ağzın sana karşı tanıklık etti; ‘Aşem’in meshedilmişini ben öldürdüm’ dedin” der. Başka bir deyişle Amalekli, kendi beyanının sonucuyla yargılanır.
Bu ayrım önemlidir. David’in genci cezalandırması, 2 Şemuel’deki beyanın tarihsel olarak doğru olduğunun anlatıcı tarafından onaylandığı anlamına gelmez. Metin tam tersine gencin kendi sözünü hukuki ve siyasi olarak aleyhine çevirir.
Davut, kendisine haber getiren genç adama, “Nerelisin?” diye sordu. Adam, “Ben yabancıyım, bir Amalekli’nin oğluyum” dedi.
Davut, “Rab’bin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?” diye sordu.
Sonra adamlarından birini çağırıp, “Git, öldür onu!” diye buyurdu. Böylece adam Amalekli’yi vurup öldürdü.
Davut Amalekli’ye, “Kanından sen kendin sorumlusun” demişti, “Çünkü ‘Rab’bin meshettiği kişiyi ben öldürdüm’ demekle kendine karşı ağzınla tanıklıkta bulundun.”
2 Samuel 1:13-16 (Hristiyan Çevirisi)
Sonuç
Tanah’ın anlatıcı düzeyindeki cevabı nettir: Kral Şaul, Gilboa’da kendi kılıcının üzerine düşerek öldü. 1 Şemuel 31 bunu açıkça anlatır; Divrei HaYamim I 10 aynı olayı tekrarlar.
2 Şemuel 1 bununla yarışan ikinci bir ilahi anlatı sunmaz. Bir Amalekli gencin David’e yaptığı beyanı kaydeder. Bu beyan ana anlatıyla uyuşmaz. Gencin ödül bekleyerek hikâyeyi değiştirmiş olması Yahudi yorumunda güçlü ve makul bir açıklamadır; fakat niyetini anlatıcının açık sözü gibi sunmak gerekmez.
David’in hükmü de bu ayrımı korur: genç, kendi ağzıyla Aşem’in meshedilmiş kralını öldürdüğünü söylediği için cezalandırılır. Böylece iki bölüm arasında anlatıcı düzeyinde bir çelişki yoktur; olay anlatımı ile bir karakterin güvenilmez olabilecek beyanı birbirinden ayrılmalıdır.
Temel kaynaklar
Şemuel I 31:1–6; Şemuel II 1:1–16; Divrei HaYamim I 10:1–6; Şemuel I 24:6–7; 26:9–11. Steinsaltz, Şemuel II 1:10 ve 4:10; Malbim, Şemuel II 1:16.









