Tanah adına ileri sürülen iddiaları İbranice metin, bağlam ve Yahudi kaynaklarıyla inceleyin.
5 sonuç · Yayımlanmış 280 iddia
Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Tanah Maşiah’ın iki ayrı gelişini öğretir
Tanah’ın cevabı
Zeharya 9’daki kral ve barış aynı anlatının içindedir. Sanhedrin 98a şartlı iki geliş biçimi, Sukka 52a’daki bir görüş iki farklı Maşiah figürü verir. Bunlar tek kişinin ölümden sonra ikinci kez gelişini öğretmez.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
Hristiyan yorumun iki geliş öğretisi tek bir ayete dayanmaz. Farklı görünen Maşiah tasvirlerini bir araya getirerek bir zorunluluk kurar: Maşiah bir yerde alçakgönüllü, reddedilen ve acı çeken; başka yerde güç ve görkem içinde dünya krallığını kuran kişi olarak anlatılır. İsrael’in karşı konulamaz biçimde krallığını kuran Maşiah’ı reddetmesi düşünülemeyeceğine göre, reddedilen Maşiah önce daha alçak bir durumda gelmiş olmalıdır. Daniel 7’deki görkemli geliş ise ikinci geliş olur. Hristiyan yoruma göre bütün Maşiah sözlerinin doğru olması aynı kişinin iki kez gelmesini gerektirir. Bu sistemin yapısı, Hristiyan iki-geliş öğretisinin önceden kabulüne dayanır. Fakat Tanah’ın kendi metninde aynı Maşiah’ın iki ayrı gelişinin bulunması daha özel bir iddiadır. Bunun için aynı kişinin ilk ortaya çıkışının sona erdiğini, ayrıldığını ve daha sonra yeniden geldiğini gösteren bir bağ beklenir. Farklı metinlerin daha sonra iki gelişe dağıtılabilmesi, Tanah’ın bu dağılımı kendisinin kurduğu anlamına gelmez.
Hristiyan yorumun şeması İsa’nın yaşam öyküsüyle tamamlanır: Maşiah gelir, İsrael onu reddeder, ölür, dirilir, göğe yükselir; uzun bir dönemden sonra aynı kişi yeniden gelir, İsrael onu kabul eder ve Maşiah krallığı kurulur. Bu zincirin tek bir Tanah metninde bulunmadığını Hristiyan yorum farklı peygamberlikleri birleştirerek aşmaya çalışır. En önemli rabbinik dayanaklarından biri Sanhedrin 98a’dır; fakat Gemara aynı metinleri başka türlü uzlaştırır.926 Rabbi Yehoşua ben Levi önce Yeşaya 60:22’de görünürde karşıt duran iki ifadeyi ele alır. Bir tarafta: בְּעִתָּה — be-ita “vaktinde” vardır. Diğer tarafta: אֲחִישֶׁנָּה — ahişena “onu hızlandıracağım” vardır. Açıklaması şöyledir: זָכוּ — אֲחִישֶׁנָּה; לֹא זָכוּ — בְּעִתָּה “Layıklarsa onu hızlandıracağım; layık değillerse vaktinde.” Hemen ardından Daniel 7:13 ile Zeharya 9:9 arasındaki farklılık aynı yöntemle açıklanır:927 זָכוּ — עִם עֲנָנֵי שְׁמַיָּא; לֹא זָכוּ — עָנִי וְרוֹכֵב עַל חֲמוֹר “Layıklarsa göğün bulutlarıyla; layık değillerse alçakgönüllü ve eşeğe binmiş olarak.” Yapı açıktır: iki geliş değil, şartlara bağlı iki ihtimal vardır. Hristiyan yorumun mantığı bir önceki ahişena / be-ita açıklamasına uygulanırsa kurtuluşun önce hızlandırılmış, sonra belirlenmiş zamanda ikinci kez gerçekleşmesi gerekirdi. Gemara böyle bir şey söylemez; aynı kurtuluşun iki muhtemel zamanlamasını verir.
Bir sonraki cümlede yöntem değişmez: layıklarsa bulutlarla, layık değillerse eşek üzerinde. Sanhedrin 98a “Maşiah önce eşek üzerinde gelecek, sonra göğün bulutlarıyla yeniden gelecek” demez.928 Hristiyan yorum alternatif iki tasviri ardışık iki olaya çevirir ve her ikisinin de ayrı ayrı yaşanmasının Tanrı’nın sözünün güvenilirliği için zorunlu olduğunu savunur. Gemara’nın cevabı ise hazırdır: şartlı iki tasvirin ikisinin de tarih içinde ayrı ayrı gerçekleşmesi gerekmez; hangi şart oluşursa ona bağlı biçim gerçekleşir. Sanhedrin 98a bu nedenle Hristiyan yorumun iki geliş sonucunu öğretmez.929 Üstelik Zeharya 9’un kendi yapısı da aynı Maşiah’ı iki gelişi olan bir kişi şeklinde sunmaz. 9:9’da kral tanıtılır: “İşte kralın sana geliyor... alçakgönüllü ve eşeğe binmiş.” 9:10 aynı krallık görünümünü sürdürür: savaş arabaları kaldırılır, savaş yayı ortadan kalkar, kral uluslara barış bildirir ve egemenliği genişler. Yahudi yorum geleneği Yeşaya 11’deki dünya barışıyla Zeharya 9:10’daki “uluslara barış bildirecek” sözünü aynı Maşiah ufku içinde ele alır. 9:9 ile 9:10 arasında kralın öldüğünü, dirildiğini, göğe çıktığını, uzun bir ara verdiğini veya geri döndüğünü söyleyen hiçbir cümle yoktur.930931
Metin kralın gelişiyle başlar, krallığının barışçı niteliğine ve egemenliğinin genişlemesine geçer. Hristiyan yorum bu iki ayet arasına uzun bir tarih dönemi yerleştirir. Peygamberlik sözleri uzak olayları aynı görüm içinde yan yana sunabilir; fakat bu dil özelliği iki ayrı geliş öğretisini üretmez. Hristiyan yorumun ikinci rabbinik desteği, eski Yahudi metinlerindeki “iki Maşiah” geleneğidir; birinin acı çekip öleceğini, diğerinin egemenlik süreceğini söyler ve buradan iki geliş sonucuna gider. Burada iki ayrı düşünce birbirine çevrilir. Sukka 52a’da Zeharya 12’deki büyük yasın nedeni tartışılır. Bir görüş bunu:932 מָשִׁיחַ בֶּן יוֹסֵף שֶׁנֶּהֱרַג “öldürülen Maşiah ben Yosef” ile açıklar. Diğer görüş ise yasın öldürülen yetser hara ile ilgili olduğunu söyler. İlk görüş kabul edilse bile burada anlatılan şey aynı Maşiah’ın ilk kez gelip ölmesi ve sonra ikinci kez geri gelmesi değildir. Maşiah ben Yosef bir figürdür. Maşiah ben David başka bir figürdür. Maharal’ın bu geleneği açıklamasında da ayrım açıktır. Maşiah ben Yosef’in konumu sona erebilir ve uluslar ona üstün gelerek onu öldürebilir. Maşiah ben David’in konumu ise kalıcıdır. Bu gelenek Hristiyan iki geliş öğretisinden yapısal olarak farklıdır. İki kişi hakkında kurulan bir yorum, tek kişinin iki gelişine kanıt olmaz. Üstelik aynı kaynaklar Yahudi yorumunun farklı Maşiah işlevlerini açıklamak için Hristiyan iki geliş modeline ihtiyaç duymadığını gösterir. Sanhedrin 98a aynı gelişin şartlara bağlı iki biçimini, Sukka 52a’daki bir görüş ise iki ayrı Maşiah figürünü sunar. Hiçbiri İsa’nın önce gelip öldüğü, göğe çıktığı ve çok sonra geri döneceği şemayı öğretmez.933 Hristiyan yorumun Daniel 9’dan çıkardığı başka bir destek de aynı ölçüde zayıftır. Daniel’deki kişinin Maşiah Nagid olarak adlandırılmasını, başka Maşiah ile ilgili metinlerde gelecekteki kişinin “kral” olmasından ayırır. Ona göre “önder/prens” ile “kral” arasındaki fark iki gelişe dair bir işaret olabilir: önce Maşiah Nagid, sonra egemen kral. Fakat nagid kelimesi böyle bir iki aşamalı geliş anlamı taşımaz.
Şaul hakkında HaŞem Şemuel’e şöyle der: וּמְשַׁחְתּוֹ לְנָגִיד עַל־עַמִּי יִשְׂרָאֵל “Onu halkım İsrael üzerine nagid olarak meshedeceksin.” Burada nagid doğrudan İsrael’in meshedilmiş yöneticisi için kullanılır. Bir kişinin hem nagid, yani önder/yönetici, hem de kral olması iki ayrı geliş gerektirmez. Aynı yönetici farklı yönlerini belirten farklı unvanlarla anılabilir. Daniel 9’daki nagid unvanından da “birinci gelişte nagid, ikinci gelişte kral” biçiminde bir kronoloji çıkmaz.934 Tanah gelecekteki Maşiah krallığını daha açık metinlerde farklı biçimde anlatır. Peygamberler kralın kişisel nitelikleri ile meydana getireceği tarihsel sonuçları birbirine bağlar. Yeşaya 11’de Yişay’ın kökünden gelen kişi HaŞem’in ruhuyla donatılır, adaletle yönetir, barış genişler, HaŞem bilgisi yeryüzünü doldurur ve İsrael’in sürgünleri toplanır.935 Yeremya 23’te HaŞem David’e Tsemakh Tsadik — doğru bir filiz çıkaracağını söyler. Bu kişi kral olarak yönetir; onun günlerinde Yehuda kurtulur ve İsrael güven içinde yaşar. Yehezkel 37’de dağılmış İsrael toplanır, tek halk haline gelir, “kulum David” onların kralı olur, halk HaŞem’in yasalarını izler, barış antlaşması kurulur ve Mikdaş onların arasında bulunur.
936Bu görevler bir yönetimin gelişme süreci içinde gerçekleşebilir. Maşiah çağının gelişme aşamaları olabilir; peygamberlik uzun tarih süreçlerini dar bir görüş alanında verebilir. Bir yönetimin gelişmesi ile bir kralın ayrılıp yeniden gelmesi farklı olaylardır. Bir kralın yönetimini kurup sonra barışı genişletmesi bir süreçtir; sürgünleri toplamaya başlayıp ülkeyi sağlamlaştırması da bir süreçtir. Bunların hiçbiri kralın ilk kez ortaya çıkıp ölmesini, dünyadan ayrılmasını ve uzun zaman sonra ikinci kez gelmesini gerektirmez. İki geliş öğretisi daha özel bir iddiadır: aynı kişinin tarih içinde iki ayrı ortaya çıkışını gerektirir. Tanah’ın açık Maşiah krallığı metinleri bu yapıyı vermez. Hristiyan yorum buna, peygamberlerin olaylar arasındaki zaman uzaklığını her zaman açıklamadığını ve daha sonraki vahyin Tanah’ta yan yana duran unsurları İsa’nın iki gelişiyle ayırdığını söyleyerek karşılık verebilir. Bu cevap Tanah’tan değil, daha sonraki Hristiyan vahiy iddiasının önceden kabulünden gelir. Fakat ayrımı daha sonraki vahiy sağlıyorsa iki geliş öğretisinin Tanah tarafından açıkça öğretildiği söylenemez. Tanah’taki sözler daha sonraki Hristiyan öğretisi ışığında iki gelişe dağıtılır. Bir haritaya sonradan iki yol çizmek, o yolların haritada baştan çizilmiş olduğunu göstermez. Hristiyan iddiası yalnız “iki geliş öğretisi Tanah’la bağdaştırılabilir” değildir; bütün Maşiah peygamberliklerinin doğruluğunun iki gelişi zorunlu kıldığını söyler. Sanhedrin 98a bu zorunluluğu öğretmez, şartlı iki ihtimal verir. Sukka 52a tek kişinin iki gelişini değil, bir görüşünde Maşiah ben Yosef ile Maşiah ben David gibi iki ayrı figürü anlatır. Daniel’deki nagid de ilk gelişin teknik adı değildir.937
Zeharya 9 eşeğe binen kral ile barış getiren kral arasına ölüm ve geri dönüş yerleştirmez. Yeşaya 11, Yeremya 23 ve Yehezkel 37 ise gelecekteki kralın nitelikleri ile yönetiminin sonuçlarını aynı Maşiah ufkunda sunar. İsa’nın yaşamında gerçekleşmeyen krallık, dünya barışı, İsrael’in toplanması ve benzeri vaatleri ikinci gelişe taşımak Hristiyan sisteminin kendi açıklamasıdır; fakat bu, iki gelişin Tanah’tan bağımsız biçimde kanıtlandığı anlamına gelmez.938 Tanah Maşiah’ın önce gelip reddedileceğini, öleceğini, dirileceğini, göğe çıkacağını ve uzun bir dönemden sonra aynı kişinin yeniden dönerek eksik görevlerini tamamlayacağını öğretmez. Böyle bir okuma ancak Hristiyan iki-geliş öğretisi metne taşındığında kurulur; Tanah’ın kendi cümlelerinden çıkmaz. Hristiyan yorumun kullandığı rabbinik kaynaklar da bu boşluğu kapatmaz. Sanhedrin 98a aynı gelişin şartlara bağlı iki biçimini, Sukka 52a’daki bir görüş ise iki farklı Maşiah figürünü anlatır. Bunları tek kişinin iki ayrı gelişi haline getiren bağ kaynakların kendisinde değil, Hristiyan yorum sistemindedir.939
Yeşaya 11:1’de ise Yişay’ın kütüğü açıkça adlandırılır; hoter, “filiz”, ve netser, “dal”, bu hanedanla ilişkilendirilir. İki ayet aynı bitki dünyasından imgeler kullanır; fakat 53:2’deki her kelime 11:1’dekiyle aynı değildir. Ortak benzetme, iki ayetin bütün görevlerini ve öznelerini kendiliğinden eşitlemez. İsrael’in tamamı da 60:21’de HaŞem’in diktiği fidan, Hoşea 14:6–8’de kök salan ve dallanan halk olarak anlatılır.[1]
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 35–38. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynaklar: Daniel 7:13; Zeharya 9:9. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynaklar: Yeşaya 11; Zeharya 9:10. ↩
Kabalat.com, “İsa, kaç tane eşeğe bindi?”; Zeharya 9:9–10 üzerine ilgili Maşiah incelemeleri. ↩
Kaynaklar: Zeharya 12; Bavli, Sukka 52a. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynak: Daniel 9. ↩
Kaynak: Yeşaya 11. ↩
Kaynaklar: Yeremya 23; Yehezkel 37. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynaklar: Zeharya 9; Yeşaya 11; Yeremya 23. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
İddianın kaynak metni
İddia başlığının kaynak notları: 925
Hristiyan iddiası
“Putting all Messianic prophecy together, it would be impossible for it all to be fulfilled in one coming of Messiah. We have mentioned in the transcript the prophecies of Messiah's rejection by Israel; they would hardly have done this to a Messiah who came in glory and irresistibly established His Kingdom on a perfected earth. It therefore follows that they did so to Messiah when he came in a lowly form, with no natural attraction for Israel (Is.53:2). However, there are other prophecies of Messiah coming in power and glory (Dan.7:13,14). This must refer to His second coming, to establish the Kingdom of God on earth in fulfilment of the many prophecies about the Messianic Kingdom, not least in the promises to Abraham and David (Gen.22:17,18; 17:8; 2 Sam.7:12-16; Ps.45,72; Isa.11 etc.).”Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Acı çeken ve zafer kazanan Maşiah metinleri ancak iki gelişle açıklanabilir
Tanah’ın cevabı
İsa’nın gerçekleştirmediği krallık, dünya barışı ve İsrael’in toplanmasını ikinci gelişe ertelemek, bu görevlerin yerine getirildiğinin kanıtı değildir. İki geliş şeması, Tanah’ın verdiği bağdan değil, önce kabul edilen İsa kimliğinden kurulur.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
Hristiyan yorum bütün Maşiah peygamberliklerinin tek gelişte gerçekleşmesinin imkansız olduğunu söyler. Yeşaya 53:2’yi reddedilen ve aşağılanan Maşiah’a bağlar; Daniel 7:13–14’ü ise güç ve görkem içinde gelen Maşiah olarak okur. Ardından ilkini İsa’nın geçmişteki yaşamına, ikincisini gelecekteki ikinci gelişine yerleştirir. Maşiah krallığı, dünya barışı ve diğer gerçekleşmemiş vaatler de bu ikinci gelişte yerine getirilecektir. Hristiyan yorum bunu açıkça söyler: Maşiah’ın güç ve görkem içinde gelişi, onun “ikinci gelişi” olmalıdır.941 Bu çözüm farklı tasvirleri aynı kişinin iki dönemine dağıtır. Tanah hiçbir yerde şöyle demez: Maşiah önce gelecek, İsrael tarafından reddedilecek, öldürülecek, dirilecek, göğe çıkacak, orada uzun bir süre kalacak ve sonra ikinci kez yeryüzüne dönerek ilk gelişinde gerçekleştirmediği Maşiah görevlerini tamamlayacaktır. Bu diziyi kuran ayrılış ve geri geliş bağı Zeharya 9’da, Daniel 7’de ve Yeşaya 53’te bulunmaz. Tanah’ın hiçbir Maşiah metninde bu olaylar tek bir öğreti halinde verilmez. İki geliş öğretisi Tanah’tan çıkarılmaz. Hristiyanlığın İsa hakkındaki önceden kabul edilmiş inancı Tanah’a sokulmaktadır. Hristiyan yorumun yöntemi şöyle işlemektedir: Önce İsa Maşiah kabul edilir. Sonra İsa’nın yaşamına benzediği düşünülen ayetler “ilk geliş” olarak seçilir. İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah görevleriyle karşılaşılınca bunlar “ikinci geliş” adı verilen gelecekteki bir döneme aktarılır. Daha sonra bu iki grup arasındaki fark, iki geliş öğretisinin kanıtı olarak gösterilir.942 Bu akıl yürütme döngüseldir; ayet grupları baştan iki-geliş öğretisi kabul edilerek oluşturulur. Oysa Tanah’ın Maşiah tasviri yalnız acı çekme veya reddedilme temasına dayanmaz. David soyundan krallığın yeniden kurulması, İsrael’in toplanması, savaş düzeninin sona ermesi, Tanrı bilgisinin dünyayı doldurması ve İsrael’in ulusal kurtuluşu gibi somut sonuçlar da aynı beklentinin parçasıdır. Bu sonuçların gerçekleşmemesi, adayın kimliği bakımından bağımsız veridir.
Hristiyan ikinci geliş öğretisi, İsa’nın yaşamında gerçekleşmeyen Maşiah krallığı, dünya barışı ve İsrael’in toplanması vaatlerini geleceğe taşır. Bu gelecekte gerçekleşme iddiası, söz konusu görevlerin şimdi yerine getirildiğinin kanıtı değildir. Adayın Maşiah olduğu önce kabul edilip eksik sonuçlar ikinci gelişe ayrılırsa, sonuçların eksikliği kimliği sınamak için kullanılamaz hale gelir. Aynı yöntem başka adaylara da uygulanabilir. Dolayısıyla iki gelişin Tanah tarafından zorunlu kılındığı iddiası, Tanah’ın kendi metninde aynı kişinin ayrılmasını ve yeniden gelişini bağlayan bir dayanak gerektirir. Verilen kaynaklarda böyle bir bağ gösterilmez.
İkinci geliş öğretisinin Hristiyan polemiğindeki temel işlevi tam olarak budur: İsa’nın yerine getirmediği Maşiah görevlerini, onun Maşiah oluşuna karşı kanıt olmaktan çıkarmak. Zeharya 9 bu okuma için doğrudan bir sınama noktasıdır.943 “Çok sevin, ey Tsiyon kızı... İşte kralın sana geliyor; tsadik ve kurtuluşa ermiş, alçakgönüllü ve eşeğe binmiş...” Ardından bir sonraki ayette aynı krallık tasviri devam eder: “Efrayim’den savaş arabasını, Yeruşalayim’den savaş atını kaldıracağım; savaş yayı kırılacak. O uluslara barış bildirecek ve egemenliği denizden denize uzanacak.” Zeharya 9:9–10944 Hristiyan okumasının karşısındaki sorun çok büyüktür. Çünkü eşeğe binmiş kral ile barışı kuran kral arasında yeni bir geliş bildirilmez. Metin “ilk kez geldi” demez. “Öldürüldü” demez. “Dirildi” demez. “Göğe çıktı” demez. “Uzun zaman sonra tekrar gelecek” demez. Zeharya aynı kralın gelişini anlatmaya devam eder. Hristiyan teolojisi ise tam bu iki ayetin arasına ölüm, diriliş, göğe yükseliş ve yaklaşık iki bin yıllık bir ara yerleştirmek zorundadır. Bunların hiçbirini Zeharya söylemez. Burada artık yalnız Tanah’ın “iki gelişten söz etmediğini” söylemek yetersizdir. Tanah’ın verdiği yapı ile Hristiyanlığın kurduğu yapı birbirinden farklıdır.
Zeharya’nın akışı kesintisizdir. Kral gelir; savaş araçları kaldırılır, uluslara barış bildirilir ve egemenliği genişler. Hristiyan iki-geliş şeması ise farklı bir sıra varsayar. Kral gelir, öldürülür, dirilir ve göğe çıkar; uzun bir tarih aralığından sonra yeniden gelir, savaşları sona erdirir ve krallığı kurar. İkinci dizinin ölüm, diriliş, göğe yükseliş ve uzun ara gibi unsurları Zeharya 9’dan gelmez. Hristiyan yorum bu unsurları Hristiyan iki-geliş teolojisinden alıp Zeharya’nın kesintisiz krallık anlatısının içine yerleştirir. Sanhedrin 98a da aynı iki tasviri ele aldığı için özellikle önemlidir; Gemara Daniel 7:13’teki “göğün bulutlarıyla” geliş ile Zeharya 9:9’daki eşeğe binen alçakgönüllü kralı şartlı iki ihtimal halinde açıklar.945 Rabbi Yehoşua ben Levi’nin açıklaması şöyledir: İsrael layık olursa Maşiah göğün bulutlarıyla gelir. Layık olmazsa alçakgönüllü ve eşeğe binmiş olarak gelir. Bunun anlamı açıktır. Sanhedrin bunu ardışık bir kronoloji olarak anlatmaz. Gemara eşek üzerindeki geliş ile bulutlarla gelişi ardışık iki dönem olarak değil, İsrael’in durumuna bağlı iki alternatif biçim olarak açıklar: layık olurlarsa birincisi, layık olmazlarsa diğeri. Hristiyan yorum ise iki alternatifi aynı kişinin ardışık iki gelişi haline getirir. Bu, kaynakta bulunan anlam değildir. Daha önemlisi, Hristiyan yorum bunu yapmak zorundadır. Çünkü İsa’nın eşek üzerinde Yeruşalayim’e girişini ilk gelişin kanıtı sayar, Daniel’deki görkemi ise gerçekleşmediği için ikinci gelişe aktarır. Sanhedrin’in şartlı alternatifini Hristiyan kronolojisine dönüştürür. Bu yüzden Sanhedrin 98a iki geliş öğretisinin rabbinik kanıtı değildir. Hristiyan yorumun kaynağı kendi öğretisine uydurduğunu gösteren bir örnektir.946 Sukka 52a ikinci bir ayrımı ortaya koyar. Tartışmadaki iki figür Maşiah ben Yosef ile Maşiah ben David’dir. Bunlar aynı kişinin iki ziyareti değildir. Maharal’ın açıklaması da bunu açık biçimde korur. Maşiah ben Yosef öldürülür; Maşiah ben David bunu görür ve Tanrı’dan yaşam ister. Maharal daha sonra birincisinin gücünün sona erebileceğini, ikincisinin ise kalıcı olduğunu açıklar.
Hristiyan yorum, iki ayrı kişiyi tek kişinin iki ayrı gelişi olarak okumaya dayanır. Sukka 52a’nın verdiği yapı iki ayrı figürdür; Hristiyan yorum ise bunu tek kişinin birinci ve ikinci gelişi olarak okur. İki kişiyi bir kişinin iki ayrı ortaya çıkışı haline getirmek kaynakta bulunan bir açıklama değildir. Yeşaya 53’ün kullanımı da benzer bir varsayım zincirine dayanır. Önce bölümdeki kul Maşiah kabul edilir, ardından bu Maşiah İsa ile özdeşleştirilir ve reddedilme ile acı çekme “ilk geliş” adı altında toplanır. Oysa Yeşaya kitabı “kul” sözcüğünü Yaakov ve İsrael için defalarca kullanır: Yeşaya 41:8–9, 44:1–2, 44:21, 45:4, 48:20 ve 49:3.947 Yahudi kaynaklarında Maşiah’a uygulanan bazı yorumlar vardır. Fakat deraş ile peşat aynı şey değildir. Hristiyan yorumun kurduğu zincir daha uzundur: 53. bölümdeki kulun Tanah’ın açık anlamında David soyundan Maşiah ve Daniel 7’deki figürle aynı kişi olduğunu; ardından öldüğünü, dirildiğini, göğe çıktığını ve yeniden geleceğini göstermesi gerekir.
948Bu halkaların hiçbiri sırf Yeşaya 53 ile Daniel 7 yan yana getirildiği için oluşmaz. Daniel 7:13–14’te “insanoğluna benzer biri” görülür ve Yahudi geleneğinde bunu Maşiah’a uygulayan deraşlar gerçekten vardır; Sanhedrin 98a bunlardan biridir. 949Fakat Daniel’in kendi açıklamasında krallığın kime verileceği birkaç kez belirtilir: “Yüceler Yücesi’nin kutsalları krallığı alacaklar.” Daha sonra: “Krallık, egemenlik ve bütün göklerin altındaki krallıkların büyüklüğü Yüceler Yücesi’nin kutsal halkına verilecek.” Zohar da Daniel 7:27’yi İsrael’in gelecekte egemenliğe kavuşmasıyla ilişkilendirir.950 Daniel 7’nin Maşiah’a ilişkin deraşları vardır; fakat bundan Yeşaya 53’teki kul ile Daniel 7’deki figürün aynı kişi olduğu ve aralarındaki ilişkinin iki ayrı geliş oluşturduğu sonucu çıkmaz.
“Yeşaya 53’te öldürülen İsa, Daniel 7’de yüzyıllar sonra ikinci kez geri dönmektedir” sonucu Daniel’den çıkmaz; Daniel bu iki bölümü kendi içinde İsa’nın iki gelişine bağlamaz.951 Hristiyan yorum daha sonra Moşe, Yehoşua, Yosef, Eliyahu, David, Gid’on ve Yiftah gibi kişilerin yaşamlarından reddedilme ve daha sonra kabul edilme örüntüleri toplar. Bu anlatılardan seçilen bazı biyografik motifler örtüşür; fakat bu eşleştirme gelecekteki Maşiah’ın ölüm, diriliş, göğe yükseliş ve yeniden geliş biyografisini önceden haber vermez. Bu örneklerin hiçbiri gelecekteki Maşiah’ın önce gelip öldürüleceğini, dirileceğini, göğe çıkacağını ve yüzyıllar sonra yeniden döneceğini öğretmez. Tarihsel benzerlik peygamberlik değildir. “Önce reddedildi, sonra kabul edildi” örüntüsü birçok hayat öyküsünde bulunabilir; bu nedenle sırf bu ortaklık bir kişiyi İsa’nın iki gelişinin önceden verilmiş modeli haline getirmez. Aksi halde Tanah’taki yükseliş, düşüş, sürgün, dönüş ve zafer anlatılarından istenen teoloji üretilebilir.
Eliyahu örneği bu farkı daha da belirgin kılar. Tanah gelecekte Eliyahu’nun yeniden gönderileceğini açıkça söyler ve Malahi onun adını verir. Demek ki Tanah bir kişiye ilişkin ikinci bir gönderilişi öğretmek istediğinde bunu açık bir cümleyle söyleyebilir. Maşiah için ise “önce gelecek, ölecek, göğe çıkacak ve yeniden gelecek” biçiminde bir Tanah cümlesi bulunmaz. Hristiyan iki-geliş öğretisinin ihtiyaç duyduğu bağ tam da budur. Rambam’ın Hilhot Melahim 11’de verdiği klasik ölçüt ise Maşiah iddiasını sonuçlarla sınar: David soyundan bir kral Tora’ya bağlı olur, İsrael’i Tora’ya yöneltir ve Tanrı’nın savaşlarını yürütür; başarıp Bet HaMikdaş’ı kurar ve sürgünleri toplarsa Maşiah olduğu kesinleşir.952 Eğer başarılı olmazsa veya öldürülürse, Tora’nın vaat ettiği Maşiah olmadığı anlaşılır. Bu bir Tanah ayeti değildir; Rambam’ın klasik halahik formülüdür. Fakat Yahudi ve Hristiyan Maşiah anlayışları arasındaki farkı olağanüstü berrak biçimde gösterir. Rambam’ın mantığında Maşiah kimliği iddiası sonuçlarla sınanabilir.953 Hristiyan iki-geliş modelinde bu sınanabilirlik büyük ölçüde ortadan kalkar. İki-geliş modeli bu sınamayı farklılaştırır. Bet HaMikdaş’ın kurulması, sürgünlerin toplanması, dünya barışı, Tanrı bilgisinin dünyayı doldurması ve David krallığının yeniden kurulması İsa’nın yaşamında gerçekleşmediyse bunların hepsi ikinci gelişe bırakılabilir. Böylece aday Tanah’ın görevleriyle sınanmak yerine görevler adayın biyografisine göre iki döneme ayrılır. İki-geliş öğretisinin işlevi tam bu noktada ortaya çıkar: gerçekleşmeyen görevler adayın aleyhine kanıt olmak yerine geleceğe taşınır.
İki-geliş öğretisi olmadan İsa’nın Maşiah oluşu çok basit bir metinsel güçlükle karşı karşıyadır. Tanah’ın Maşiah için anlattığı dünyanın büyük bölümü onun gelişinden sonra ortaya çıkmamıştır. Hristiyanlık bu soruna “öyleyse Maşiah değildir” cevabını vermemiştir. Hristiyan cevap bunun yerine “henüz tamamlamadı” der. Fakat “henüz bitirmedi” cümlesi Tanah’ın öğrettiği bir Maşiah ölçütü değildir. Bu cümle İsa’nın Maşiah olduğu inancını korumak için gereklidir. Böylece yöntem ters çevrilir. Tanah’ın doğal sınama düzeninde önce Maşiah için verilen ölçütler belirlenir, sonra aday bu ölçütlerle karşılaştırılır. İki-geliş okuması ters yönde ilerler: İsa önce Maşiah kabul edilir; yaşamına uyan ayetler ilk gelişe, gerçekleşmeyen görevler ikinci gelişe verilir ve ortaya çıkan dağılım daha sonra İsa’nın Maşiah olduğuna kanıt sayılır. Bu, Tanah’ın İsa’yı doğrulaması değildir. İsa inancının Tanah’ın nasıl okunacağını belirlemesidir. Hristiyan yorumun “acı çeken ve zafer kazanan Maşiah metinleri ancak iki gelişle açıklanabilir” iddiası kanıtlanmaz. Daha önemlisi, bu iddia Hristiyan Maşiah yorumunun temel yöntem sorunlarından birini açığa çıkarır. İsa’nın gerçekleştirdiği düşünülen ayrıntılar “ilk geliş” adı altında toplanır. Gerçekleştirmediği Maşiah görevleri ise “ikinci geliş” adı verilen belirsiz geleceğe aktarılır. Sonra bu yapay ayrım, iki gelişin Tanah tarafından öğretildiğinin kanıtı sayılır.
Zeharya 9 buna açıkça karşıt bir yapı verir: eşeğe binen kral ile savaşı sona erdiren kral aynı anlatının içindedir. Sanhedrin 98a bulutlarla geliş ile eşek üzerinde gelişi iki geliş değil, iki şartlı alternatif olarak açıklar. Sukka 52a tek Maşiah’ın iki gelişinden değil, Maşiah ben Yosef ile Maşiah ben David adlı iki ayrı figürden söz eder. Hristiyan yorumun kendi kaynakları iki geliş öğretisini vermez. İki geliş öğretisi İsa’nın Maşiah oluşunu Tanah’tan kanıtlayan bir öğreti değildir; İsa’nın Tanah’taki Maşiah görevlerini gerçekleştirmemiş olmasını teolojik olarak açıklamak için gereklidir. 954 Bir peygamberlik gerçekleştiği için kişi Maşiah ilan edilmez ve ardından gerçekleşmeyen peygamberlikler geleceğe taşınmaz. Önce Maşiah için verilen ölçütlere bakılır. Aday bu ölçütleri yerine getirmiyorsa sorun ölçütlerde değildir. Sorun adaydır. Hristiyan iki geliş öğretisi tam bu sonucu kabul etmemek için Maşiah kimliği sınavını ikiye böler. Tanah’ın vermediği ikinci geliş, İsa’nın yerine getirmediği görevleri kurtarır. Bu nedenle Hristiyan iddiası yalnız zayıf değildir. Sav, kanıtlamaya çalıştığı sonucu başlangıçta kabul eden döngüsel bir Hristiyan okumasıdır ve Tanah’ın açık yapısını Hristiyan teolojisine uydurur.
Yeşaya 11:1’de ise Yişay’ın kütüğü açıkça adlandırılır; hoter, “filiz”, ve netser, “dal”, bu hanedanla ilişkilendirilir. İki ayet aynı bitki dünyasından imgeler kullanır; fakat 53:2’deki her kelime 11:1’dekiyle aynı değildir. Ortak benzetme, iki ayetin bütün görevlerini ve öznelerini kendiliğinden eşitlemez. İsrael’in tamamı da 60:21’de HaŞem’in diktiği fidan, Hoşea 14:6–8’de kök salan ve dallanan halk olarak anlatılır.[1]
11. bölümle bağlantı kurulduğunda bölümün devamı da bağlantıya dahildir. 11:2–5’te adil yargı; 11:9’da dünyanın HaŞem bilgisiyle dolması; 11:11–12’de İsrael ve Yehuda’nın sürgünlerinin toplanması vardır. “Filiz İsa’ya benziyor” cümlesi bu sonuçları yerine getirmez. İsa’nın yaşamında bu krallık ve ulusal kurtuluşun gerçekleştiği gösterilmeden, 11:1’in adı 53:2’ye taşınarak kimlik kanıtı kurulamaz.[2]
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 35–38. ↩
Kaynaklar: Yeşaya 53:2; Daniel 7:13–14. ↩
Kaynaklar: Zeharya 9; Daniel 7; Yeşaya 53. ↩
Kaynak: Zeharya 9. ↩
Kaynak: Zeharya 9:9–10. ↩
Kaynaklar: Daniel 7:13; Zeharya 9:9; Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynaklar: Yeşaya 53; Yeşaya 41:8–9, 44:1. ↩
Kaynaklar: Yeşaya 53; Daniel 7. ↩
Kaynaklar: Daniel 7; Daniel 7:13–14; Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynak: Daniel 7:27. ↩
Kaynaklar: Yeşaya 53; Daniel 7. ↩
Kaynak: Rambam. ↩
Kaynak: Rambam. ↩
Kaynaklar: Zeharya 9; Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
İddianın kaynak metni
İddia başlığının kaynak notları: 940
Hristiyan iddiası
“Putting all Messianic prophecy together, it would be impossible for it all to be fulfilled in one coming of Messiah. We have mentioned in the transcript the prophecies of Messiah's rejection by Israel; they would hardly have done this to a Messiah who came in glory and irresistibly established His Kingdom on a perfected earth. It therefore follows that they did so to Messiah when he came in a lowly form, with no natural attraction for Israel (Is.53:2). However, there are other prophecies of Messiah coming in power and glory (Dan.7:13,14). This must refer to His second coming, to establish the Kingdom of God on earth in fulfilment of the many prophecies about the Messianic Kingdom, not least in the promises to Abraham and David (Gen.22:17,18; 17:8; 2 Sam.7:12-16; Ps.45,72; Isa.11 etc.).”Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Maşiah kehanetlerinin koşullu olması Tanrı’nın sözünü başarısız hale getirir
Tanah’ın cevabı
Bu artık yalnız farklı bir yorum değildir. Hristiyan teolojisinin ihtiyaçları Tanah’ın anlamını belirlemeye başlamıştır. Hristiyan iddiası Tanah’a açıkça aykırıdır. Tanah, bir ulusa bildirilen felaketin o ulus kötülüğünden döndüğünde gerçekleşmeyebileceğini Yeremya 18:7–10’da doğrudan öğretir. Yona 3 bunun somut örneğini verir: Ninova’ya kırk gün içinde yıkım bildirilmiş, halk teşuva etmiş ve Tanrı “onlara yapacağını söylediği kötülüğü yapmamıştır.” Bu Tanrı’nın sözünün başarısızlığı değildir. Tanrı’nın sözünün söylediği biçimde işlemesidir. Hristiyan yorumun hatası, Tanrı’nın koşullu sözünden koşulu çıkarmak ve sonra ortaya çıkan koşulsuz cümlenin gerçekleşmemesini Tanrı’nın doğruluğuna karşı sorun haline getirmektir. Daha sonra aynı hatayı Sanhedrin 98a’ya uygular. Gemara’nın: “layık olurlarsa bulutlarla, olmazlarsa eşek üzerinde” şeklindeki iki alternatifini: “önce eşek üzerinde, sonra bulutlarla” şeklindeki Hristiyan kronolojisine çevirir. Ardından İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah görevlerini ikinci gelişe aktarır ve bu aktarımı Tanrı’nın sözünün mutlaka gerçekleşmesi gerektiği gerekçesiyle savunur. Fakat Tanah hiçbir yerde Maşiah’ın görevlerinin iki geliş arasında bölüneceğini söylemez. Hristiyan yorumun iki geliş öğretisi Tanrı’nın sözünün güvenilirliğini koruyan bir sonuç değildir. İsa’nın ilk gelişinde gerçekleşmeyen Maşiah peygamberliklerini Hristiyan sisteminin içinde tutabilmek için kurulmuş bir teolojik mekanizmadır. Yeremya’nın açık öğretisini reddedip Tanah’ta bulunmayan ikinci geliş öğretisini zorunlu ilan etmek, Tanah’ı açıklamak değildir.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
Hristiyan yorum, Sanhedrin 98a’daki açıklamanın ciddi bir sorun doğurduğunu ileri sürer. Gemara, İsrael layık olursa Maşiah’ın Daniel 7’deki “göğün bulutlarıyla” tasvirine uygun biçimde; layık olmazsa Zeharya 9:9’daki “alçakgönüllü ve eşeğe binmiş” biçimde geleceğini söyler. Hristiyan yoruma göre iki seçenekten biri gerçekleşmezse Tanrı’nın peygamberlik sözünün bir bölümü gerçekleşmemiş olur. Bundan da Tanrı’nın sözünün doğru olmadığı sonucu çıkar. Bu nedenle iki tasvirin de mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini, bunun da ancak Maşiah’ın iki kez gelmesiyle mümkün olacağını savunur.956 Hristiyan yorum daha da ileri gider. Sanhedrin’in açıklaması doğruysa, İsrael’in İsa’yı çarmıha germesi nedeniyle “layık olmayan” duruma düştüğünü söyler; ardından Daniel 7’deki görkemli gelişin ertelenmiş olması gerektiğini ileri sürer. Bu iddia yalnız Sanhedrin 98a’yı yanlış okumaz. Tanah’ın peygamberlik hakkında açıkça öğrettiği bir ilkeye karşı çıkar.957 Yeremya 18 bunu yoruma ihtiyaç bırakmayacak biçimde açıklar:958 “Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu söküp yıkmaktan ve yok etmekten söz ederim. Fakat hakkında konuştuğum o ulus kötülüğünden dönerse, ona yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim. Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu kurmaktan ve dikmekten söz ederim. Fakat gözümde kötü olanı yapar ve sesimi dinlemezse, ona yapacağımı söylediğim iyilikten vazgeçerim.” Yeremya 18:7–10959 Hristiyan iddiası bu dört ayet karşısında ayakta kalamaz.
Tanah’ın kendisi bir ulusa yöneltilen peygamberlik sözünün, o ulusun davranışı değiştiğinde farklı bir sonuca ulaşabileceğini söyler. Hristiyan yorum ise bunun Tanrı’nın sözünü başarısız hale getireceğini ileri sürer. Tanah’ın peygamberlik ilkesi ile Hristiyan yorumun peygamberlik ilkesi karşı karşıya geldiğinde sorun Tanah’ta değildir. Sorun Hristiyan yorumun Tanah’a dışarıdan getirdiği peygamberlik anlayışındadır. Hristiyan yorum burada yanlış bir ikilem kurar. Savın temel varsayımı, Tanrı bir olayı bildirdiyse muhatabın davranışı ne olursa olsun o olayın mutlaka gerçekleşmesi gerektiğidir. Tanrı bir şeyi söylediyse, bildirilen olay mutlaka aynen gerçekleşmelidir. Gerçekleşmezse Tanrı’nın sözü doğru değildir. Fakat Tanah böyle bir peygamberlik anlayışı öğretmez. Bir uyarı ile değişmez bir vaat aynı şey değildir. Tanrı bir halka yaklaşan felaketi bildirip onu teşuvaya çağırdığında, bildirilen felaketin gerçekleşmemesi peygamberliğin başarısız olması anlamına gelmez. Tam aksine, uyarının amacı gerçekleşmiş olabilir. Bir doktor hastasına, “Bu şekilde yaşamaya devam edersen hastalığın ağırlaşacak” derse ve hasta yaşam biçimini değiştirirse, hastalığın ağırlaşmaması doktorun yanıldığını göstermez. Uyarı doğru olduğu için davranış değişmiştir. Peygamberlikte bunun çok daha derin bir karşılığı vardır. Peygamber yalnız geleceğin görüntülerini bildiren biri değildir. İsrael’i Tanrı’ya döndürmek de peygamberin temel görevlerinden biridir. Bir felaket sözü insanları teşuvaya getirir ve felaket bunun sonucunda gelmezse, peygamberlik kendi ahlaki amacına ulaşmıştır.
Or HaŞem, tam bu mesele üzerinde Yona ve Yeremya örneklerini birlikte ele alır. Kötülük bildiren bir peygamberliğin, insanların bütün kalpleriyle Tanrı’ya dönmeleri sonucunda gerçekleşmeyebileceğini açıklar. Dahası, felaket uyarısının amaçlarından birinin onu önlemek olduğunu belirtir. Hristiyan yorumun “gerçekleşmediyse Tanrı’nın sözü başarısızdır” ilkesi bu nedenle Yahudi geleneğine karşı ileri sürülmüş yabancı bir ölçüt olmakla kalmaz. Yeremya’nın açık sözlerine de aykırıdır. Ninova örneği bu varsayımı daha da zorlaştırır. Yona’nın ilanı şöyledir: “Kırk gün daha, Ninova yıkılacak.” Yona 3:4960 Ninovalılar inanır, kötülüklerinden döner ve teşuva ederler. Ardından kitap sonucu açıkça verir: “Tanrı onların yaptıklarını, kötü yollarından döndüklerini gördü. Tanrı onlara yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti ve onu yapmadı.” Yona 3:10961 Yona kitabının son cümlesi sonucun niteliğini doğrudan belirtir. Tanrı bildirilen felaketi “yapmadı”. Metin bunun daha sonraki bir tarihe ertelendiğini söylemez. Başka bir kuşakta gerçekleşeceğini de söylemez. Kırk günlük süre belirsiz bir geleceğe taşınmaz. Yapmadı. Hristiyan yorumun kendisinin örnek verdiği kitap, Hristiyan yorumun koyduğu kurala uymaz.
Eğer Hristiyan yorumun ilkesi doğru olsaydı, Yona 3:4’te bildirilen yıkımın bir gün mutlaka Ninova’nın başına gelmesi gerekirdi; aksi halde Tanrı’nın sözü Hristiyan yorumun ifadesiyle “başarısız” olurdu. Fakat Yona kitabının kendisi olayı böyle açıklamaz. Ninova’nın davranışı değiştiği için Tanrı bildirilen felaketi gerçekleştirmez.962 Ninova’nın yüzyıllar sonra başka tarihsel nedenlerle yıkılmış olması, Yona’nın kırk günlük uyarısının sonucunu değiştirmez. Hristiyan yorum, koşullu peygamberlik açıklamasını Yahudiliğin zor bir sorundan kurtulmak için kullandığı “fazlasıyla elverişli” bir çözüm olarak niteler. Fakat kendi iki-geliş öğretisinin yaptığı şey bundan çok daha açıktır. İsa dünya barışını kurmadıysa: ikinci gelişte kuracak. David krallığını yeniden tesis etmediyse: ikinci gelişte edecek. Maşiah çağının Tanah’ta verilen sonuçları ortaya çıkmadıysa: ikinci gelişte ortaya çıkacak. Daniel 7’deki görkemli krallık İsa’nın yaşamında gerçekleşmediyse: ikinci gelişte gerçekleşecek. Böylece gerçekleşmeyen her Maşiah görevi belirsiz bir geleceğe aktarılır. Sonra Hristiyan yorum, Yahudi kaynaklarının koşullu peygamberliği “zor bir sorundan kurtulmak” için kullandığını ileri sürer.963 Bu suçlama kendi yöntemine döner. Yahudi açıklaması Yeremya 18’e dayanır. Tanah koşullu peygamberliği açıkça öğretir.
İki-geliş açıklaması ise Tanah’ta bulunmayan daha özel bir cümleyi varsaymak zorundadır: “Maşiah ilk gelişinde görevlerinin bir bölümünü yerine getirecek, ölecek, göğe çıkacak ve gerçekleştirmediği peygamberlikleri ikinci gelişinde tamamlayacaktır.” Sanhedrin 98a da bu kronolojiyi vermez.964 Gemara Yeşaya 60:22’deki iki ifadeyi ele alır: “Vaktinde.” ve. “Onu hızlandıracağım.” Açıklama şöyledir: İsrael layık olursa kurtuluş hızlandırılır; layık olmazsa belirlenmiş zamanında gelir. Ardından Daniel 7’deki bulutlar ile Zeharya 9’daki eşek tasviri aynı biçimde açıklanır: layık olurlarsa bulutlarla, layık olmazlarsa alçakgönüllü biçimde eşek üzerinde.965 Gemara’nın yapısı şartlı iki ihtimalden oluşur: şart gerçekleşirse bir sonuç, gerçekleşmezse başka bir sonuç. Hristiyan yorum bu yapıyı “önce eşek üzerinde, sonra bulutlarla” biçimindeki ardışık bir tarihe dönüştürür. Bunlar aynı önerme değildir. Bir tren için “erken gelirsen ekspres trene, geç gelirsen normal trene binersin” denildiğinde, aynı kişinin önce normal trene sonra ekspres trene binmesi gerekmez. Şartlı alternatifleri ardışık olaylara çevirmek için ayrıca kanıt gerekir; Sanhedrin 98a bu kanıtı vermez.
966,967Hristiyan yorumun yaptığı şey Sanhedrin’i açıklamak değil, Sanhedrin’in “ya X ya Y” yapısını Hristiyanlığın “önce Y sonra X” öğretisine çevirmektir. Tanrı’nın sözünün değişmezliğini anlatan ayetler de bu sonucu gerektirmez. Hristiyan yorum Tehillim’den Tanrı’nın sözünün sonsuza dek sabit ve doğru olduğunu gösteren ayetlere başvurur. Elbette Tanrı’nın sözü doğrudur. Fakat bundan “her uyarı, muhatabın davranışı ne olursa olsun mutlaka gerçekleşecektir” sonucu çıkmaz. Çünkü koşulu koyan da Tanrı’dır. Yeremya 18’de Tanrı kendisi, bir ulus kötülüğünden döndüğünde bildirdiği kötülüğü yapmayacağını söyler. Koşullu sözün doğruluğu, şartı silerek değil, şartı koruyarak anlaşılır.968 Koşullu söz ile koşulsuz vaat arasındaki fark belirleyicidir. Tanrı muhatabın davranışından bağımsız, koşulsuz bir yıkım ilan etmiş olsaydı ve bu gerçekleşmeseydi başka bir soru doğardı. Yeremya’nın açıkladığı düzen ise farklıdır: halk aynı yolda kalırsa bildirilen sonuç gelir; yolunu değiştirirse sonuç da değişebilir. Bu yolda kalırsanız sonuç budur; yolunuzu değiştirirseniz sonuç da değişir.
Böyle bir sözün gerçekleşmemesi Tanrı’nın güvenilirliğine zarar vermez. Şartın gerçekleşmemesi nedeniyle şartlı sonucun gerçekleşmemesidir. Hristiyan yorum şartı cümleden çıkarıp, ardından gerçekleşmeyen sonucu Tanrı’nın doğruluğuna karşı tehdit olarak sunar. Tanah’ın söylediğini önce değiştirmekte, sonra değiştirdiği biçimin yarattığı sorunu Tanah’a yükler. Devarim 18 peygamberlik için ciddi bir doğrulama ölçütü verir, fakat felaket uyarılarındaki koşulluluğu ortadan kaldırmaz.969 Bu ayrım keyfi değildir. Felaket uyarısının işlevi insanı kötülükten çevirmektir. Yeremya bir felaket bildirirken halkın teşuva ederek kurtulması peygamberi yalancı yapmaz; tam tersine uyarının ahlaki amacı gerçekleşmiş olur. Aksi halde peygamberlik garip bir sonuca ulaşırdı: halk bütünüyle dönse bile Tanrı, sözü başarısız görünmesin diye onları yine de yok etmek zorunda kalırdı. Hristiyan yorumun ilkesi sonuna kadar götürüldüğünde, peygamberin uyarısı teşuvaya yol açsa bile felaket yine gelmek zorunda kalır. Tanah bunun tersini öğretir. “O ulus kötülüğünden dönerse... yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim.” Yeremya 18:8.970 Sanhedrin 98a’daki “layık olma” şartını İsa’nın çarmıha gerilmesine bağlamak da Gemara’nın söylediği bir şey değildir.
Hristiyan yorum bunların hepsini dışarıdan getirir. Önce Hristiyan öğretisinden şu önermeyi alır: İsa Maşiah’tır ve Yahudilerin onu reddetmesi büyük bir günahtır. Sonra bu önermeyi Sanhedrin’deki “layık olmama” şartının içine yerleştirir. Ardından ortaya çıkan Hristiyanlaştırılmış Sanhedrin yorumunu İsa’nın iki gelişinin kanıtı olarak kullanır. Bu yine döngüsel bir kanıttır. İsa’nın Maşiah olduğu varsayımı, İsa’nın Maşiah olduğunu kanıtlamak için kullanılan rabbinik metnin içine önceden yerleştirilir. Sanhedrin “İsrael İsa’yı öldürdüğü için Maşiah eşek üzerinde geldi” demez. Hristiyan yorum der. Bu okuma teşuvanın peygamberlik içindeki işlevini de bozar. Yeremya 18’de çömlekçi örneği boşuna verilmez. Kilin durumu değiştiğinde çömlekçi ona göre başka bir biçim verir. Aynı bölüm bunu İsrael’e uygular ve hemen ardından:971 “Her biriniz kötü yolunuzdan dönün, yollarınızı ve davranışlarınızı düzeltin.” der. Klasik Yahudi açıklamalarında Yeremya 18’in tam olarak bu anlamı taşıdığı görülür: muhatabın durumu değiştiğinde ona uygulanacak sonuç da değişir. Eğer Hristiyan yorumun ilkesi kabul edilirse Tanrı’nın peygamber aracılığıyla uyarmasının garip bir sonucu olur. Tanrı: “Dönmezseniz felaket gelecek.” İnsanlar: “Döndük.” Hristiyan yorumun ilkesi: “Fark etmez; peygamberlik söylendi, felaket yine gelmeli. Yoksa Tanrı’nın sözü başarısız olur.”972 Karşılaştırıldığında iki açıklamanın metinsel dayanağı aynı değildir. Yahudi açıklaması Yeremya 18:7–10’daki koşulluluk ilkesine dayanır; Yona bunu anlatı halinde gösterir, Yehezkel de aynı ahlaki yapıyı başka bir bağlamda verir: Tanrı kötü kişiye “öleceksin” dese bile kişi günahından dönüp doğru olanı yaparsa “yaşayacak, ölmeyecektir.”973 Hristiyan yorum ise İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah peygamberliklerini ikinci gelişe taşır. Tanah bu ikinci geliş mekanizmasını hiçbir yerde açıklamaz. Sonra Tanah’ın açıkça öğrettiği koşulluluğa “elverişli kaçış yolu”, Tanah’ın açıklamadığı ikinci gelişe ise “zorunlu sonuç” der. Bu ölçü tersine kurulmuştur. Metinde bulunan öğreti reddedilir, metinde bulunmayan öğreti zorunlu ilan edilir.
Bu artık yalnız farklı bir yorum değildir. Hristiyan teolojisinin ihtiyaçları Tanah’ın anlamını belirlemeye başlamıştır. Hristiyan iddiası Tanah’a açıkça aykırıdır. Tanah, bir ulusa bildirilen felaketin o ulus kötülüğünden döndüğünde gerçekleşmeyebileceğini Yeremya 18:7–10’da doğrudan öğretir. Yona 3 bunun somut örneğini verir: Ninova’ya kırk gün içinde yıkım bildirilmiş, halk teşuva etmiş ve Tanrı “onlara yapacağını söylediği kötülüğü yapmamıştır.” Bu Tanrı’nın sözünün başarısızlığı değildir. Tanrı’nın sözünün söylediği biçimde işlemesidir. Hristiyan yorumun hatası, Tanrı’nın koşullu sözünden koşulu çıkarmak ve sonra ortaya çıkan koşulsuz cümlenin gerçekleşmemesini Tanrı’nın doğruluğuna karşı sorun haline getirmektir.974 Daha sonra aynı hatayı Sanhedrin 98a’ya uygular. Gemara’nın: “layık olurlarsa bulutlarla, olmazlarsa eşek üzerinde” şeklindeki iki alternatifini: “önce eşek üzerinde, sonra bulutlarla” şeklindeki Hristiyan kronolojisine çevirir. Ardından İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah görevlerini ikinci gelişe aktarır ve bu aktarımı Tanrı’nın sözünün mutlaka gerçekleşmesi gerektiği gerekçesiyle savunur. Fakat Tanah hiçbir yerde Maşiah’ın görevlerinin iki geliş arasında bölüneceğini söylemez. Hristiyan yorumun iki geliş öğretisi Tanrı’nın sözünün güvenilirliğini koruyan bir sonuç değildir. İsa’nın ilk gelişinde gerçekleşmeyen Maşiah peygamberliklerini Hristiyan sisteminin içinde tutabilmek için kurulmuş bir teolojik mekanizmadır. Yeremya’nın açık öğretisini reddedip Tanah’ta bulunmayan ikinci geliş öğretisini zorunlu ilan etmek, Tanah’ı açıklamak değildir.
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 35–38. ↩
Kaynaklar: Daniel 7; Zeharya 9:9; Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynaklar: Daniel 7; Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynak: Yeremya 18. ↩
Kaynak: Yeremya 18:7–10. ↩
Kaynak: Yonah 3:4. ↩
Kaynak: Yonah 3:10. ↩
Kaynak: Yonah 3:4. ↩
Kaynak: Daniel 7. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynaklar: Daniel 7; Zeharya 9. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kabalat.com, Sanhedrin 98 ve Maşiah’ın geliş biçimleri üzerine ilgili inceleme. ↩
Kaynak: Yeremya 18. ↩
Kaynaklar: Devarim 18; Rambam, Devarim 18 yorumu. ↩
Kaynak: Yeremya 18:8. ↩
Kaynak: Yeremya 18. ↩
Kaynak: Yeremya 18. ↩
Kaynak: Yeremya 18:7–10. ↩
Kaynaklar: Yeremya 18:7–10; Yonah 3. ↩
İddianın kaynak metni
İddia başlığının kaynak notları: 955
Hristiyan iddiası
“Thus the coming of Messiah in glory may be delayed (in human eyes) due to Israel's unworthiness, but the prophecy of it in Dan.7:13,14 will never be negated -otherwise we have the frightening prospect of God's word not being totally true, and being prone to failure.”Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Ninova örneği gerçek koşulluluk değil yalnız ertelemedir
Tanah’ın cevabı
“Tanrı... onlara yapacağını söylediği kötülüğü yapmadı.” Yona 4:2 bunun nedenini açıklar: Tanrı merhametlidir ve kötülükten dönen insan karşısında bildirdiği felaketi gerçekleştirmeyebilir. Yeremya 18:7–10 bunu genel peygamberlik ilkesi haline getirir. Sanhedrin’in Yona üzerine deraşı bile “felaket ertelendi” demez; nehepehet sözünü Ninova’nın ahlaki dönüşümüyle ilişkilendirir. Hristiyan yorumun “erteleme”si bu kaynakların hiçbirinden çıkmaz. Neden buna ihtiyaç duyduğu ise açıktır. Gerçek koşulluluğu kabul ettiği anda, Sanhedrin 98a’daki iki alternatifin ikisinin de gerçekleşmek zorunda olduğu savı çöker. Bu sav çöktüğünde, “öyleyse Maşiah iki kez gelmelidir” sonucu da çöker. Bu nedenle Hristiyan yorum Ninova’yı olduğu gibi bırakamaz. Tanah “yapmadı” der. Hristiyan yorumun erteleme modeli bunu “henüz yapmadı” biçimine çevirmek zorundadır. Bu tek kelimelik ekleme yöntemdeki farkı gösterir. “Henüz” Yona’da yoktur. Yeremya’nın koşulluluk ilkesinde de yoktur. Ninova’nın bağışlanmasının açıklamasında da yoktur. Bu sözcüğe Hristiyan iki geliş teolojisi ihtiyaç duyar. Hristiyan yorum bir kez daha Tanah’ın söylediğini Hristiyan teolojisinin ihtiyaçlarına göre değiştirir; gerçekleşmeyen şeyi gerçek koşulluluk olarak kabul etmek yerine geleceğe erteleyerek iki geliş öğretisini kurtarmaya çalışır. Tanah’ın metni buna izin vermez. Ninova’da felaket ertelenmemiştir. Ninova değişmiş, Tanrı da bildirdiği felaketi gerçekleştirmemiştir. Hristiyan yorumun “erteleme” açıklaması Tanah’ın açıklaması değil, iki geliş öğretisini ayakta tutmak için Tanah’a eklenen Hristiyan bir zorunluluktur.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
Hristiyan yorum, koşullu peygamberliğin Tanrı’nın sözünün doğruluğunu tehlikeye atacağını ileri sürdükten hemen sonra bir çıkış yolu önerir. Peygamberliklerin, muhataplarının ruhsal durumuna göre ertelenebileceğini, bunun için de Yona’nın Ninova hakkındaki peygamberliğinin örnek oluşturabileceğini söyler. Ardından aynı modeli Maşiah’a uygular: İsrael layık olmadığı için Daniel 7:13–14’teki görkemli geliş ertelenmiş olabilir; fakat bu peygamberlik bir gün mutlaka gerçekleşmelidir. Hristiyan yorum bu düşünceden İsa’nın ikinci gelişine ulaşır.976 Sorun çok açıktır. Yona kitabı Ninova’ya ilişkin felaketin ertelendiğini söylemez. Tanrı’nın onu yapmadığını söyler. Hristiyan yorumun iki geliş öğretisini koruyabilmesi için bu ikisi arasındaki farkı ortadan kaldırması gerekir. Yona Ninova’ya girer ve şöyle ilan eder: “Kırk gün daha, Ninova altüst olacak.” Yona 3:4977 Ninovalılar Tanrı’ya inanır. Kral tahtından kalkar, çula sarınır ve halkın kötülükten ve şiddetten dönmesini emreder. Ardından anlatının sonucu gelir: “Tanrı onların yaptıklarını, kötü yollarından döndüklerini gördü. Tanrı onlara yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti ve onu yapmadı.” Yona 3:10978 İbranice son ifade sonucun ertelenmediğini, gerçekleşmediğini söyler: ve-lo asah — “ve yapmadı.” Yahudi kaynaklarında aktarılan İbranice metin de olay sırasını aynen korur: Ninovalılar teşuva eder; Tanrı onların kötü yollarından döndüğünü görür; söylemiş olduğu kötülüğü yapmaz. Hristiyan yorumun “erteleme” açıklamasının karşısındaki temel güçlük budur.
Metin “yapmadı” der; “erteledi” demez. Daha sonraki bir tarihte yapacağını söylemez. Kırk günlük süreyi ileri bir zamana taşımaz. Peygamberliğin hala beklediğini de söylemez. Tanah anlatıyı kapatırken, Tanrı’nın söylemiş olduğu kötülüğü yapmadığını bildirir. Hristiyan yorumun ihtiyaç duyduğu “erteleme” Yona kitabında yoktur. Yona’nın “kırk gün” ifadesi erteleme savını daha da daraltır. Hristiyan yorumun açıklamasında ikinci bir sorun vardır. Yona yalnız “Ninova bir gün yıkılacaktır” dememiştir. “Kırk gün daha...” demiştir. Zaman sınırı peygamberlik sözünün parçasıdır. Eğer Hristiyan yorumun mantığını kabul edip Ninova’nın yıkımını yüz yıl, beş yüz yıl veya belirsiz bir geleceğe taşırsak, artık Yona’nın söylediği şeyi gerçekleştirmiş olmayız. Çünkü peygamberlik yalnız olaydan değil, zamandan da söz eder. Gündelik bir örnek bunu kolayca gösterir. Bir kişi “Bu bina kırk gün içinde yıkılacak” dediğinde, binanın yüzyıllar sonra yıkılması kırk günlük sözün gerçekleşmesi değildir. Hristiyan yorum tam da bunu yapmak zorundadır. Tanrı’nın sözünün mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini söyleyerek yıkımı geleceğe taşır, fakat bunu yaptığında peygamberlikteki kırk günlük süreyi görmezden gelir. Dolayısıyla “erteleme” çözümü, Tanrı’nın sözünü korumaz. Tanrı’nın sözünü değiştirir. Yona 4, olayın neden gerçekleşmediğini ayrıca açıklar Yona’nın kendi sözleri meseleyi daha da kesin hale getirir.979 Ninova kurtulduğunda Yona öfkelenir ve Tanrı’ya şöyle der:
“Ben daha ülkemdeyken söylediğim bu değil miydi? Bu yüzden Tarşiş’e kaçmaya çalıştım. Çünkü Senin lütufkar ve merhametli, geç öfkelenen, sevgisi büyük ve kötülükten vazgeçen bir Tanrı olduğunu biliyordum.” Yona 4:2980 Bu cümle çok önemlidir. Yona neden kaçmıştır? Çünkü Ninova’nın birkaç yüzyıl sonra yıkılacağını tahmin etmiştir diye mi? Hayır. Tanrı’nın insanların teşuvasını kabul ederek ilan edilen felaketi gerçekleştirmeyebileceğini bildiği için. Raşi’nin Yona 4:2 üzerine aktarılan açıklaması da aynı noktayı verir: Yona, onların teşuva etmeleri halinde Tanrı’nın şehri yıkmayacağını ve kendisinin onların gözünde yalancı görüneceğini biliyordu.981 Yona’nın korktuğu şey peygamberliğin “ertelenmesi” değildi. Felaketin gerçekleşmemesiydi. Kitabın olay örgüsü de tam olarak bunu anlatır. Hristiyan yorum kendi örneğinin anlamını değiştirir Burada Hristiyan iddiasındaki daha ciddi sorun ortaya çıkar. Hristiyan yorum önce Tanrı tarafından bildirilen her olayın mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini varsayar. Yona kitabı ise bu varsayımla uyuşmayan açık bir örnek verir. “Tanrı... yapacağını söylediği kötülüğü yapmadı” demektedir. Bu durumda iki seçenek vardır. Ya Hristiyan yorum kendi peygamberlik ilkesini Tanah’a göre düzeltecektir. Ya da Yona’nın anlattığı olayı kendi ilkesine göre yeniden açıklayacaktır. Hristiyan yorum ikinci yolu seçer. Bildirilen felaketi “aslında gerçekleşmedi değil; yalnız ertelendi” diye açıklamak Yona’nın kendi sonucuna ekleme yapar. Hristiyan yorum böylece gerçekleşmeyen felaketi “gerçekleşmedi değil, yalnız ertelendi” diye yeniden tanımlar. Yona bunu söylemez. Üstelik Yona tek başına duran bir istisna değildir; Yeremya 18 aynı ilkeyi genel biçimde açıklar. Yeremya 18:7–8 şöyle der:982 “Bir anda bir ulus ve bir krallık hakkında onu söküp yıkmaktan ve yok edern söz ederim. Fakat hakkında konuştuğum o ulus kötülüğünden dönerse, ona yapmayı düşündüğüm kötülükten vazgeçerim.”
Tanah, Yona kitabındaki olayın genel ilkesini açıklar. Bir ulus kötülüğünden döner; sonuç değişir. Bu peygamberliğin bozulması değil, uyarının amacına ulaşmasıdır. Yona Ninova’ya, halk kötü yollarından dönmezse şehrin yıkılacağını bildirmek üzere gönderilir; halkın teşuvası üzerine felaket gerçekleşmez.983 Hristiyan yorumun “erteleme” açıklaması bu nedenle yalnız Yona 3:10’a değil, Yeremya 18’in peygamberlik düzenine de karşıdır. Felaket uyarısının amacı insanı seyirci yapmak değil, kötülükten döndürmektir.984 Yeremya’nın peygamberi, kötülük sürerse felaketin geleceğini bildirir; teşuva meydana geldiğinde ise aynı Tanrı sonucu değiştirebileceğini açıkça söyler. Amaç halkı seyirci haline getirmek değil, onları uyandırmaktır. Eğer insanlar peygamberi dinler, kötülüklerinden döner ve yaklaşan felaketten kurtulurlarsa, peygamberlik başarısız olmuş değildir. Peygamber başarılı olmuştur. Ninova tam olarak bunun örneğidir. Yona konuşur. Halk inanır. Kötülük bırakılır. Tanrı onların dönüşünü görür. Felaket gelmez. Tanah’ın peygamberlik anlayışında bundan daha doğal bir sonuç olamaz. Hristiyan yorumun modeli ise garip bir sonuca götürür. Eğer Tanrı’nın peygamber aracılığıyla bildirdiği felaket mutlaka bir gün gerçekleşmek zorundaysa, teşuva yalnız cezayı ileri bir tarihe taşımış olur. Bu nedenle “dönerseniz felaketi getirmeyeceğim” çağrısı, “dönerseniz felaketi daha sonra getireceğim” anlamına gelmez.
Tanah böyle bir dönüşüm yapmaz. Sanhedrin’de Yona’nın nehepehet sözüne ilişkin deraş da “felaket ileri tarihe ertelendi” sonucunu vermez; sözcüğü şehrin fiziksel altüst oluşu ile halkın ahlaki dönüşümü arasındaki çift anlam üzerinden okur. Sanhedrin’de Yona’nın: Ninova nehepehet sözü ele alınır. İbranice nehepehet (altüst olacak/dönüşe uğrayacak) sözcüğü iki yönde okunur: şehir fiziksel olarak altüst olabilir veya halkın davranışı dönüşebilir. Gemara bu nedenle Ninova sözünü şehrin kötülükten dönüşmesiyle de ilişkilendirir. Bu açıklama deraştır. Yona 3:10, Ninve halkının davranışını değiştirmesi üzerine yıkım hükmünün kaldırıldığını söyler. Talmud’un açıklaması açıktır:985 Talmud bile “yıkım aslında yalnız ileri bir tarihe ertelendi” demez. Hristiyan yorum rabbinik kaynakları yardıma çağırmak istediğinde yine aynı sorunla karşılaşır. Yona’nın peşatında Tanrı bildirilen felaketi gerçekleştirmez. Yeremya’nın ilkesi, halk kötülüğünden döndüğünde Tanrı’nın bildirdiği kötülüğü gerçekleştirmeyebileceğini söyler. Sanhedrin’deki deraş ise nehpehet sözünü Ninova’nın ahlaki dönüşümüyle ilişkilendiren ayrı bir yorum katmanıdır.986 Kaynak katmanları ayrıldığında tablo nettir. Yeremya koşullu uyarının genel ilkesini verir. “Felaket mutlaka bir gün gerçekleşmelidir” sonucu ise bu üç kaynaktan değil, Hristiyan yorumun iki-geliş mantığını koruma ihtiyacından gelir.
Sanhedrin 98a şöyle diyebilir:987 İsrael layık olursa Daniel 7’deki biçim. Layık olmazsa Zeharya 9’daki biçim. Hristiyan yorum ise iki tasvirin de mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini söyler. Çünkü aksi halde Tanrı’nın sözünün bir kısmının gerçekleşmemiş olacağını düşünür.988 Yona ve Yeremya gerçek koşulluluğu kabul ettirdiğinde, şartlı iki seçeneğin ikisinin de tarih içinde gerçekleşmek zorunda olmadığı anlaşılır. Bu nedenle Daniel 7 ile Zeharya 9’un iki ayrı geliş halinde mutlaka gerçekleşmesi gerektiği sonucu Sanhedrin’in şartlı okumasından çıkmaz.989 İşte bu nedenle Ninova’nın gerçek anlamda affedilmiş olması Hristiyan yorum için küçük bir ayrıntı değildir. İki geliş kanıtının dayandığı mantığı bozar. Hristiyan yorumun “erteleme”ye ihtiyacı tam da buradan doğmaktadır. Eğer felaket gerçekten kaldırılabiliyorsa, şartlı peygamberlik mümkündür. Şartlı peygamberlik mümkünse, Sanhedrin 98a’daki iki alternatifin ikisinin de gerçekleşmesi gerekmez. İkisinin de gerçekleşmesi gerekmiyorsa, bunlardan “iki geliş” çıkarılamaz. Böylece Hristiyan yorumun ikinci geliş savına ulaşmak için kurduğu zincir kopar. Erteleme mantığı Maşiah tartışmasında aynı işlevi görür. Ninova’nın gerçekleşmeyen felaketi ertelenmiş sayılır; İsa’nın gerçekleştirmediği Maşiah krallığı, dünya barışı, İsrael’in toplanması ve David krallığının yeniden kurulması da ikinci gelişe bırakılır. Böylece gerçekleşmeme, adayın veya teolojinin aleyhine kullanılabilecek bir ölçüt olmaktan çıkar; her eksiklik geleceğe taşınabilir. Bu nedenle “erteleme” sözcüğü masum değildir. Hristiyan yorumun sisteminde çok önemli bir iş görür: Hristiyan yorum, gerçekleşmeyeni başarısızlık sayılmaktan kurtarmak için Ninova’daki gerçek koşulluluğu ertelemeye, Maşiah görevlerinde ise Tanah’ın vermediği ikinci geliş öğretisine dönüştürür. Yona’nın anlatısındaki sıra ise açıktır: kırk gün içinde yıkım bildirilir; halk kötülüğünden döner; Tanrı onların davranışını görür ve bildirdiği felaketi gerçekleştirmez.990 Bunun önemli bir teolojik sonucu da vardır. Ninovalılar kurtulmak için gelecekteki bir felaketin tarihini değiştirmemiştir. Kötülükten dönmüşlerdir. Tanrı’nın cevabı da yalnız takvimi değiştirmek değildir. Onları bağışlamaktır.
Yona’nın anlatısı günah, uyarı, teşuva ve bağışlanma arasında ahlaki bir ilişki kurar. Erteleme modeli ise teşuvanın sonucunu bağışlanma yerine cezanın ileri tarihe taşınması olarak yeniden yorumlar. Bu ikinci sıra Yona kitabında yoktur. Yona’nın anlatısında teşuva, cezanın ileri tarihe taşınması değil bağışlanmanın sebebidir. Tanrı’nın sözünden dönmeyeceğini anlatan ayetler de bu sonucu değiştirmez. Hristiyan yorumun bütün kaygısı Tanrı’nın sözünün güvenilirliğidir. Fakat Tanrı’nın güvenilirliği, Tanrı’nın kendi koyduğu koşulları ortadan kaldırarak korunmaz. Tanrı Yeremya aracılığıyla bir ulusun davranışı değiştiğinde sonucun değişebileceğini söylüyorsa, Tanrı’nın sözüne sadakat tam da bu yapıyı kabul etmektir. Tanrı’nın bildirdiği her felaketi şartlar değişse bile bir gün gerçekleştirmek zorunda olduğunu söylemek, Tanah’ın Tanrı’ya yüklemediği bir zorunluluktur. Tanrı’ya Tanah’ın koymadığı bir zorunluluk yüklemektir. Bu, özellikle Yona kitabında çarpıcı hale gelir. Tanrı kendisini: merhametli, geç öfkelenen, sevgisi büyük, kötülükten vazgeçen olarak tanıtır. Yona da Tanrı’yı tam bu nedenle tanıdığını söyler. Hristiyan yorumun sistemi ise Tanrı’nın vazgeçtiği felaketin yine de bir gün uygulanmasını ister. Böylece “Tanrı’nın sözünü korumak” adına Yona kitabının Tanrı tasvirinin karşısına geçer. Ninova örneği Hristiyan yorumun “erteleme” ilkesini desteklemez. Onu çürütür. Yona’nın sözü kırk günlük belirli bir süre verir. Ninova teşuva eder. Tanrı onların değiştiğini görür.
991“Tanrı... onlara yapacağını söylediği kötülüğü yapmadı.” Yona 4:2 bunun nedenini açıklar: Tanrı merhametlidir ve kötülükten dönen insan karşısında bildirdiği felaketi gerçekleştirmeyebilir. Yeremya 18:7–10 bunu genel peygamberlik ilkesi haline getirir. Sanhedrin’in Yona üzerine deraşı bile “felaket ertelendi” demez; nehepehet sözünü Ninova’nın ahlaki dönüşümüyle ilişkilendirir. Hristiyan yorumun “erteleme”si bu kaynakların hiçbirinden çıkmaz. Neden buna ihtiyaç duyduğu ise açıktır.992 Gerçek koşulluluğu kabul ettiği anda, Sanhedrin 98a’daki iki alternatifin ikisinin de gerçekleşmek zorunda olduğu savı çöker. Bu sav çöktüğünde, “öyleyse Maşiah iki kez gelmelidir” sonucu da çöker. Bu nedenle Hristiyan yorum Ninova’yı olduğu gibi bırakamaz. Tanah “yapmadı” der. Hristiyan yorumun erteleme modeli bunu “henüz yapmadı” biçimine çevirmek zorundadır. Bu tek kelimelik ekleme yöntemdeki farkı gösterir. “Henüz” Yona’da yoktur. Yeremya’nın koşulluluk ilkesinde de yoktur. Ninova’nın bağışlanmasının açıklamasında da yoktur. Bu sözcüğe Hristiyan iki geliş teolojisi ihtiyaç duyar. Hristiyan yorum bir kez daha Tanah’ın söylediğini Hristiyan teolojisinin ihtiyaçlarına göre değiştirir; gerçekleşmeyen şeyi gerçek koşulluluk olarak kabul etmek yerine geleceğe erteleyerek iki geliş öğretisini kurtarmaya çalışır. Tanah’ın metni buna izin vermez. Ninova’da felaket ertelenmemiştir. Ninova değişmiş, Tanrı da bildirdiği felaketi gerçekleştirmemiştir. Hristiyan yorumun “erteleme” açıklaması Tanah’ın açıklaması değil, iki geliş öğretisini ayakta tutmak için Tanah’a eklenen Hristiyan bir zorunluluktur.
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 35–38. ↩
Kaynak: Daniel 7:13–14. ↩
Kaynak: Yonah 3:4. ↩
Kaynak: Yonah 3:10. ↩
Kaynak: Yonah 4. ↩
Kaynak: Yonah 4:2. ↩
Kaynaklar: Yonah 4:2; Raşi, Yonah 4:2 yorumu. ↩
Kaynak: Yeremya 18:7–8. ↩
Kabalat.com, “Peygamberlik nedir?”; “Günah ve Aklanma”. Yonah 3:4–10. ↩
Kaynaklar: Yonah 3:10; Yeremya 18. ↩
Kaynak: Yonah 3:10. ↩
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 35–38. ↩
Kaynak: Bavli, Sanhedrin 98a. ↩
Kaynaklar: Daniel 7; Zeharya 9. ↩
Kaynaklar: Daniel 7; Zeharya 9. ↩
Kabalat.com, “Peygamberlik nedir?”; “Günah ve Aklanma”. ↩
Kaynak: Yonah 3:10. ↩
Kaynaklar: Yonah 4:2; Yeremya 18:7–10. ↩
İddianın kaynak metni
İddia başlığının kaynak notları: 975
Hristiyan iddiası
“However, there may well be a principle of deferment- that prophecies have their fulfilment deferred depending on the spiritual state of those with whom the prophecy deals. The case of Jonah's prophecies against Nineveh well indicate this. Thus the coming of Messiah in glory may be delayed (in human eyes) due to Israel's unworthiness, but the prophecy of it in Dan.7:13,14 will never be negated -otherwise we have the frightening prospect of God's word not being totally true, and being prone to failure.”Bu ayete bağlı iddia
Hristiyan iddiası
Sanhedrin 98a’daki (Talmud’daki Sanhedrin bölümündeki) eşek/bulut ayrımı Maşiah’ın iki gelişini destekler
Tanah’ın cevabı
Sanhedrin 98a, iki geliş öğretisine Yahudi kaynak desteği sağlamaz. Tam tersine, Hristiyan yorumun iki ayrı geliş diye okuduğu tasvirleri Hazal tek Maşiah gelişi için iki alternatif biçim olarak uzlaştırır. İki geliş öğretisi Hristiyan öncüllerden Sanhedrin 98a’ya geri taşınır; sugya bu öğretinin kanıtı değildir.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
Sanhedrin 98a, Daniel 7’deki “gök bulutlarıyla” geliş ile Zeharya 9’daki “alçakgönüllü, eşeğe binmiş” kral arasındaki gerilimi şartlı iki tasvir olarak açıklar: İsrael layıksa bulutlarla, layık değilse eşek üzerinde.2276 2277 Fakat sonra bu iki koşullu tasviri iki ayrı tarihsel gelişe dönüştürür. Sugyanın söylediği tam olarak bu değildir.
Talmud’un formülü son derece açıktır: zahu - im ananei şemaya; lo zahu - ani verokhev al hamor. “Layık olurlarsa - gök bulutlarıyla; layık olmazlarsa - alçakgönüllü ve eşeğe binmiş.” İki cümle arasında “önce”, “sonra”, “öldükten sonra geri döner” veya “aynı kişi iki kez gelir” diyen hiçbir sözcük yoktur. Bunlar aynı olayın iki koşula bağlı gerçekleşme biçimidir.
Bunu anlamanın en güçlü yolu, sugya içindeki bir önceki satıra bakmaktır. Aynı Rabbi Yehoşua ben Levi, Yeşaya 60:22’deki be-itah, “zamanında” ile ahişena, “onu hızlandıracağım” sözlerini uzlaştırır: layık olurlarsa hızlandırılır, layık olmazlarsa belirlenmiş zamanda olur.2278 Hiç kimse buradan “kurtuluş önce erken, sonra ikinci kez zamanında gerçekleşecektir” sonucunu çıkarmaz. Dilbilgisel yapı aynıdır. Ardından gelen açıklama da aynı koşullu mantığı Daniel 7 ve Zeharya 9’a uygular.
Raşi’nin kısa açıklaması da iki geliş değil, geliş tarzı farkını gösterir. “Gök bulutlarıyla” ifadesini bimheirut, “hızla”; eşeğe binen yoksul kralı ise yavaş gelen fakir birinin yürüyüşü gibi açıklar.2279 Bu yorum kabul edilsin veya edilmesin, Hristiyan yorumun ihtiyaç duyduğu ölüm, göğe çıkış ve yüzyıllar sonra ikinci dönüş şemasını vermez.
Zeharya’nın kendi metni de iki geliş etiketini eklemez. 9:9’da aynı kral alçakgönüllü ve eşeğe binmiş olarak gelir; hemen sonraki ayette savaş arabaları ve savaş yayları kaldırılır, kral uluslara barış ilan eder ve egemenliği denizden denize uzanır.2280 Hristiyan yorum bu iki ayeti “ilk gelişte 9:9, ikinci gelişte 9:10” diye ayırmak istiyorsa, araya konan yüzyıllar, ölüm ve dönüş metnin kendisinden gösterilmelidir.
Hristiyan yorum buna “Tanrı’nın sözü mutlaka gerçekleşeceğine göre her iki tasvir de ayrı ayrı gerçekleşmek zorundadır” diye cevap verir ve Nineve örneğinden bir erteleme ilkesi çıkarmaya çalışır. Fakat Yona kitabında anlatı kendi yorumunu verir: kent teşuva eder, Tanrı onların kötü yollarından döndüğünü görür ve ilan edilen felaketi getirmez; Yona da Tanrı’nın merhametli ve kötülükten vazgeçen olduğunu bildiğini söyler.2281 Koşula bağlı hüküm ile “aynı Maşiah’ın iki kez gelişi” aynı mantıksal yapı değildir.
Dahası, Sanhedrin 98a’nın hemen kendisi Hristiyan yorumun “bir dal gerçekleşmezse Tanrı’nın sözü yanlış olur” itirazını cevaplamış durumdadır: iki ayeti koşullara bağlayarak ikisini de doğru kabul eder. Bir koşullu önermenin iki kolunun aynı tarih içinde gerçekleşmesi gerekmez. Eğer layıksalar A, değilseler B cümlesi, A ve B’nin peş peşe yaşanacağını söylemez.
Sanhedrin 98a, iki geliş öğretisine Yahudi kaynak desteği sağlamaz. Tam tersine, Hristiyan yorumun iki ayrı geliş diye okuduğu tasvirleri Hazal tek Maşiah gelişi için iki alternatif biçim olarak uzlaştırır.2282 İki geliş öğretisi Hristiyan öncüllerden Sanhedrin 98a’ya geri taşınır; sugya bu öğretinin kanıtı değildir.
Kaynaklar
Heaster, Jesus for Jews, 5-5-2 “Zechariah 9 And The Two Comings Of Messiah”, PDF s. 35–36. Heaster Sanhedrin 98a’daki “layıksalar bulutlarla, değilseler eşek üzerinde” yorumunu aktarır; Tanrı’nın sözünün mutlaka gerçekleşmesi gerektiğinden iki tasvirin iki ayrı Maşiah gelişi olarak gerçekleşmesi gerektiğini savunur. ↩
Bavli Sanhedrin 98a: “זכו – עם ענני שמיא, לא זכו – עני ורוכב על חמור” - “layık olurlarsa gök bulutlarıyla; layık olmazlarsa alçakgönüllü ve eşeğe binmiş.” Sugya Daniel 7:13–14 ile Zeharya 9:9’u koşullu iki geliş tarzı olarak uzlaştırır. ↩
Bavli Sanhedrin 98a, hemen önceki öğreti: Yeşaya 60:22’deki “zamanında” ve “onu hızlandıracağım” ifadeleri “layık olurlarsa hızlandırırım; layık olmazlarsa zamanında” diye uzlaştırılır. Aynı koşullu formül, iki ayrı kurtuluş değil tek kurtuluşun farklı şartlarını anlatır. ↩
Raşi, Bavli Sanhedrin 98a. “Gök bulutlarıyla bir insan oğlu geliyor” sözünü “hızla”; “alçakgönüllü ve eşeğe binen” sözünü ise “eşeği üzerinde yavaşça gelen yoksul gibi” açıklar. Raşi’nin açıklaması gelişin hız ve tarz farkına yöneliktir. ↩
Zeharya 9:9–10. 9. ayette aynı kral eşeğe binmiş olarak gelir; 10. ayette savaş arabaları ve yaylar kaldırılır, kral uluslara barış ilan eder ve egemenliği denizden denize uzanır. Metin iki ayrı geliş etiketi koymaz. ↩
Yona 3:4–10; 4:2. Nineve ilan edilen yıkım karşısında teşuva eder; Tanrı yaptıklarını görüp felaketi getirmez. Yona da Tanrı’nın merhametli, öfkesi geç ve kötülükten vazgeçen olduğunu bildiğini söyler. Anlatı, koşula bağlı hükmün değişmesini kendi içinde açıklar. ↩
Sanhedrin 98a’nın koşullu okuması iki Tanah tasvirini reddetmez; her birinin hangi şart altında gerçekleşeceğini açıklar. Sugyada Maşiah’ın ölmesi, göğe çıkması ve tarih içinde ikinci kez dönmesi öğretisi bulunmaz. ↩
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
“The Talmud in Sanhedrin 98a says that if the Jews were worthy then Messiah would come in the dramatic way described in Dan. 7:13,14; if unworthy, they would see Him coming in a lowly form, riding on a donkey as outlined in Zech. 9:9.”