39. İddia: Bir suçsuzun ölümü suçluların yasal cezasının yerini alabilir
İddia başlığının kaynak notları: 277
Hristiyan iddiası
“These verses are conclusive that a human offering and sin-bearing sacrifice is being described here .”
Cevap
Hristiyan kefaret öğretisi, İsa’nın gönüllü ölümünü başkalarının günahları için korban olarak yorumlar. Kendisi hayvan korbanlarını bu kadar kaba bir ceza değişimi olarak görmez. Hayvanın sunuyu getiren kişiyi temsil ettiğini söyler; hatta hayvan gerçekten onun yerine cezalandırılsaydı, insanın sonunda yine ölmesinin anlamsız olacağını belirtir. Fakat sonra temsil düşüncesine yeni bir şart ekler. Hayvan ahlaki sorumluluğu bulunmayan bir varlık olduğundan insan günahını yeterince temsil edemez; temsilci Tanrı’nın yasasına tabi bir insan olmalıdır. Günah ölüm getirdiğine göre insanın kurtuluşu da insan ölümünü gerektirir. Günahkar kendi günahı için ölürse kurtuluş imkanı kalmayacağından, onun özdeşleşebileceği kusursuz bir insan korbanı gerekir. Hristiyan yorum bu kişiyi İsa olarak tanımlar. Tartışmanın gerçek ağırlığı tam buradadır: Tanah, bir insanın ölümü sayesinde başka insanların kendi günahlarından doğan ölüm durumundan çıkarılmasını gerçekten bu biçimde mi anlatır?
Devarim 24:16 önce daha dar, fakat çok sağlam bir sınır çizer: “Babalar çocuklar yüzünden öldürülmeyecek, çocuklar da babalar yüzünden öldürülmeyecek; herkes kendi günahı yüzünden öldürülecektir.” Yakın bağlam insan mahkemesindeki ölüm cezasıdır. Bu ayeti tek başına bütün kapara öğretisinin açıklaması yapmak doğru olmaz. Hazal da ilk yarıyı akraba tanıklığı bağlamında deraş eder; Sifrei, babanın oğlunun tanıklığıyla ve oğlun babasının tanıklığıyla öldürülemeyeceğini buradan çıkarır. Fakat ayetin son sözü yerinde kalır. Baba kendi suçundan, oğul kendi suçundan ölür. Sanhedrin’de de “her insan kendi günahı için öldürülecektir” sözü, günah işlememiş kişinin başkasının suçu yüzünden ölüm cezasına uğratılamayacağını belirleyen yapının içinde korunur.
Bu farkı gündelik hayatta görmek kolaydır. Bir baba oğlunun borcunu ödeyebilir, verdiği zararı gidermesine yardım edebilir, onun yüzünden acı çekebilir, hatta onu kurtarmak için hayatını tehlikeye atabilir. Bunların hiçbiri oğlun işlediği suçun babanın fiili haline geldiği anlamına gelmez. Sonuçlar paylaşılabilir; ahlaki fail değişmez. Devarim’in mahkeme dili bu sınırı korur. Sevgi, fedakarlık ve başka biri uğruna acı çekmeye razı olmak, insanı başkasının işlediği suçun faili yapmaz.
Yehezkel 18 aynı ilkeyi İlahi adalet ve teşuva alanında açar. Peygamber kötü bir babanın doğru yaşayan oğlunu anlatır ve sonunda şöyle der: “Günah işleyen nefeş ölecektir. Oğul babanın suçunu taşımayacak, baba da oğlun suçunu taşımayacaktır; tsadikin doğruluğu kendisinin üzerinde, kötünün kötülüğü de kendisinin üzerinde olacaktır.”278 Ardından günahkar için çıkış yolunu da verir. Kötü kişi günahlarından döner, HaŞem’in yollarını korur ve doğruluk yaparsa “kesinlikle yaşayacak, ölmeyecektir”; önceki suçları ona karşı hatırlanmayacaktır. Değişmesi gereken kişi başka bir masum değildir. Günahkarın kendisi döner.
Şemot Rabba bu bölümü aynı yönde okur. Günahkar babanın doğru oğlunun niçin babasının suçu yüzünden ölmediği sorusuna Yehezkel 18:20 ile cevap verir: “Oğul babanın suçunu taşımayacak; günah işleyen nefeş ölecektir.” Midraş hemen sonra daha dikkat çekici bir ihtimal ekler. Günahkar baba gerçek teşuva yapsaydı HaŞem onu da kabul ederdi; bunun dayanağı Yehezkel 18:21’deki “kötü kişi dönerse kesinlikle yaşayacak, ölmeyecektir” sözüdür. Çözüm, doğru oğlun babanın cezasını üstlenmesi değildir. Baba dönebilir.279
Bundan, Tanah’ta ortak sorumluluk bulunmadığı sonucu çıkmaz. Bir kralın günahı ülkeyi felakete sürükleyebilir. Bir nesil çocuklarına ağır bir dünya bırakabilir. Başkasının kötülüğünü engelleyebilecek halde susan kişi, o kötülüğün sonuçlarına ortak olabilir. Hazal’ın kol Yisrael arevim ze bazeh, yani İsrael’in birbirinden sorumlu olduğu öğretisi de gerçek bir ortak sorumluluk alanı kurar. Fakat Sanhedrin 27b bunu başkasının suçunun gizemli biçimde kişiye aktarılmasıyla açıklamaz. Engel olabileceği kötülüğe sessiz kalan insan, kendi sessizliği yüzünden sorumludur. Ortak hayat ortak sonuçlar doğurabilir; yine de başkasının yaptığı fiil benim fiilim olmaz.
“Günahı taşımak” dili de ancak bu ayrım korunursa anlaşılır. Bir insan başkalarının eylemlerinin yükünü taşıyabilir, onların yüzünden acı çekebilir veya topluluğun günahıyla ilgili temsil görevi üstlenebilir. Peygamber halkı için dua eder. Tsadik toplumun korunmasına vesile olabilir. Kohen Gadol bütün cemaat adına avoda yapar. Azazel keçisinin üzerinde İsrael’in suçları itiraf edilir ve keçi onları çöle “taşır.” Temsil gerçektir; dayanışma da gerçektir. Fakat bunların hiçbiri, bir mahkemenin suçsuz kişiyi başkasının işlediği cinayetin faili sayıp ona suçlunun cezasını vermesine eşit değildir.
Azazel örneği bu sınırı çok iyi gösterir. Kohen Gadol suçları keçinin başında itiraf eder ve Tora keçinin bunları ıssız yere taşıdığını söyler. Güçlü bir ritüel aktarım vardır. Yine de keçi ahlaki fail haline gelmez. İsrael’in günahları keçinin geçmiş eylemleri olmaz; keçi “günah işlemiş” sayılmaz. Ritüel, günahların uzaklaştırılmasını somutlaştırır. Bunun için ahlaki fail ile ritüel taşıyıcının aynı kişi sayılması gerekmez.280
Hatat korbanının kendi yapısı da kişisel bağı şaşırtıcı ölçüde sıkı tutar. Mişna Keritot’a göre bir insanın belirli günahı için ayırdığı hatat, onun ölümünden sonra oğlu tarafından kullanılamaz. Oğul aynı türden günah işlemiş olsa bile babasının korbanı kendi günahına geçirilemez. Hatta aynı insan dün işlediği belirli bir günah için ayırdığı hatatı, bugün işlediği aynı türden başka bir günaha tahsis edemez. Korban, hangi günah için ayrıldıysa onunla bağlıdır. Kapara vardır, temsil vardır, korban vardır; fakat kişiliği silen serbest bir ceza aktarımı yoktur.
Hristiyan yorumun açıklamasındaki gerilim burada ortaya çıkar. Hayvanın basitçe günahkarın yerine cezalandırıldığını reddetmesi yerindedir. Fakat ardından “günah ölüm getirir; günahkarın kendi ölümü onu kurtaramaz; öyleyse başka bir insan ölmelidir” dediğinde, temsil fikrine Tora’nın vermediği yeni bir zorunluluk ekler. Ne Devarim 24 ne de Yehezkel 18 bu adımı atar. Yehezkel, günahkarın ölüm sorununa başka bir ölüm arayarak cevap vermez: “Kötünün ölümünden hoşnut olur muyum? Onun yolundan dönüp yaşamasını istemez miyim?”
Para borcu ile kişisel suç arasındaki fark bunu açıklamaya yardım eder. Bir mahkumun para borcunu dostu ödeyebilir; çünkü para, birinin malından çıkıp başka birinin borcunu kapatabilir. Cinayetin ahlaki faili ise para gibi el değiştirmez. Bir dost mağdur aileye yardım edebilir, zararı azaltabilir, suçlu uğruna acı çekebilir; yine de cinayeti kimin işlediği değişmez. Elbette Tanrı-insan ilişkisi ticari borca veya insan mahkemesine indirgenemez. Benzetme yalnız şunu gösterir: “borç ödeme” dili kullanıldığında maddi borcun devredilebilirliği ile kişisel suçun sahipliği aynı şey sayılmamalıdır.
Yahudi kaynaklarında mitat tsadikim mekhapperet, yani “tsadiklerin ölümü kapara sağlar” öğretisinin bulunması konuyu daha ince hale getirir. Vayikra Rabba, Miriam’ın ölümünün para aduma (kızıl ineğin külleri) bölümüyle yan yana gelişinden hareketle, para adumanın kapara sağlaması gibi tsadiklerin ölümünün de kapara sağladığını söyler. Aharon’un oğullarının ölümünün Yom Kippur bölümüyle yan yana oluşu da aynı yönde yorumlanır. Bu kaynakları görmezden gelip Yahudilikte bir tsadikin ölümünün başkalarına hiçbir kapara etkisi olamayacağını söylemek doğru değildir.281
Fakat kapara sözcüğü, Hristiyan yorumun bütün ceza modelini tek başına beraberinde getirmez. Yahudi geleneğinde bu etkinin nasıl anlaşılacağı konusunda bile tek bir açıklama yoktur. Rav Avraam Yitshak HaKohen Kook, Midbar Şur’da tsadikin ölümünün kapara etkisini, kaybın yaşayanları onun iyi yollarına sarılmaya ve kendi hayatlarını düzeltmeye uyandırmasıyla açıklar. Tsadikin midotunu, hesedini ve Tora bağlılığını sürdüren toplum değişir. Rabbi Yonatan Eybeschütz ise Yaarot Devaş’ta bazı kaynakları daha seguli, yani doğal nedensellikle açıklanamayan ruhsal bir etki olarak okur ve tsadikin ölümünün günahkarlara kapara sağlayabileceğini kabul eder. Yahudi geleneğini yalnız psikolojik etkiye indirgemek de, bütün bu kaynakları ceza devri öğretisine çevirmek de doğru olmaz.
İki açıklama farklıdır, fakat ikisi de aynı sınırın içinde kalır. Rav Kook’un anlatımında yaşayanların dönüşümü belirleyicidir. Rabbi Yonatan daha gizli bir ruhsal etki kabul eder. Vayikra Rabba benzerliği bildirir, fakat “tsadik toplumun işlediği suçların faili sayılır ve onların mahkeme cezasını üstlenir” diye bir teori kurmaz. Midbar Şur’daki karşılaştırma bunu güzel biçimde somutlaştırır: para adumanın arındırıcı suyu kimin üzerine serpilirse o kişi arınır; başka birinin üzerine serpilen su ilk kişiyi arındırmaz. Ruhsal bağ vardır, fakat kişinin kendi durumu bütünüyle ortadan kalkmaz.
Tosefta Yoma’daki kapara düzeni de kişiyi merkezde tutar. Farklı günahlar için teşuva, Yom Kippur, sıkıntı ve kişinin kendi ölümüyle ilişkili farklı kapara süreçlerinden söz edilir; hatat, aşam, ölüm ve Yom Kippur’un teşuvayla bağı ayrıca belirtilir. Ağır günahların arınma sürecinin sonunda ölüm yer alsa bile standart çözüm başka bir suçsuzun ölümü değildir. Günahkarın kendisi teşuva eder; kimi durumlarda arınma kendi hayatı ve kendi ölümü boyunca tamamlanır.
Yehezkel’in çağrısı böylece bütün tartışmanın merkezinde kalır. Peygamber geçmişin önemsiz olduğunu söylemez. Günahın tarihsel sonuçlarını da yok saymaz. Babaların davranışlarının çocuklarını etkileyebileceğini inkar etmez. Fakat ahlaki sorumluluğu yeniden kişiye yerleştirir: tsadikin doğruluğu tsadikin, kötünün kötülüğü kötünün üzerindedir. Günahkarın yolu da başka bir suçsuzun ölümünden değil kendi kötülüğünden dönmesinden geçer. Şemot Rabba’nın belirttiği gibi, günahkar baba bile gerçekten dönerse HaŞem onu kabul eder.282
Başkasının erdeminin veya acısının başkasına hiçbir yararı bulunmadığı söylenemez. Zekhut avot (ataların liyakati), tsadiklerin duası, toplumsal sorumluluk, korban avodasındaki temsil ve tsadiklerin ölümünün kapara sağlayabildiğini anlatan rabbinik gelenek vardır. Fakat bunlar aynı kategori değildir. Hepsini “bir suçsuz, suçluların hukuki suçunu üzerine alır ve onların hak ettiği ölüm cezasını kendi üzerinde yerine getirir” cümlesinde birleştirmek, ayrı Yahudi kavramlarını tek bir Hristiyan ceza modeline dönüştürür.
Hristiyan yorumun zincirindeki belirleyici ek tam da budur. Günahın ölüm getirdiği kabul edilir. Günahkarın kendi ölümü kurtuluş sağlamadığı için başka bir ölüm aranır. Hayvan yeterli temsilci sayılmayınca günahsız insan gerekir. Sonunda günahkar, bu insanın ölümüyle özdeşleşerek kendi ölüm durumundan çıkar. Fakat “başka bir insan ölmelidir” halkası ne Devarim 24’ten ne Yehezkel 18’den gelir.
Tanah’ın kişisel sorumluluk dili bundan daha dirençlidir. Başkasının eylemi beni yaralayabilir; onun doğruluğu bana yarar sağlayabilir; toplumumun günahlarının sonuçlarını taşıyabilirim; bir tsadikin ölümü bütün nesil üzerinde kapara etkisi yaratabilir. Yine de benim işlediğim günah benim eylemimdir. Yehezkel bunu kısa ve kesin söyler: “Tsadikin doğruluğu kendisinin üzerinde, kötünün kötülüğü kendisinin üzerinde olacaktır.” Hemen ardından günahkara yolu gösterir: dön, davranışını değiştir ve yaşa.
Yahudi kaynaklarındaki temsil, ortak sorumluluk, korban veya tsadiklerin ölümünün kaparası, suçun ahlaki sahipliğinin masum bir kişiye geçtiğini kanıtlamaz. Hristiyan yorumun kusursuz insan korbanı öğretisi ancak bu kategorilerin sınırları kaldırılırsa Tanah’ın doğal devamı gibi görünebilir. Tanah’ın kendi çizgisinde ise sonuçlar paylaşılabilir, liyakat başkasına yarar sağlayabilir, ölüm kapara etkisi taşıyabilir; fakat günah insanın kendi eylemine aittir ve Yehezkel’in günahkara gösterdiği yol başka bir masumun ölümü değil teşuvadır.283
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 3–6 ve 19–28. ↩
Tanah, Yehezkel 18:20. ↩
Şemot Rabba. ↩
Kaynaklar: Tanah, Devarim 24:16; Yehezkel 18; Vayikra Rabba. ↩
Kaynaklar: Vayikra Rabba; Rav Avraam Yitshak HaKohen Kook, Midbar Şur; Rabbi Yonatan Eybeschütz, Yaarot Devaş. ↩
Şemot Rabba. ↩
Kabalat.com: “Dürüstlerin Ölümü ile Aklanmak?”; “İsa, Nihai Kurban Mıdır?”; “Fidye?” ↩



