KABALAT

Top Menu

  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim

Main Menu

  • Başlangıç
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • İbranice ve Tanah Kavramları
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Halaha ve Mitsvalar
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Maşiah ve Gelecek Dünya
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Lurianik Kabala
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • Kitaplar Giriş
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
  • ToraOku ↗
  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim

KABALAT

KABALAT

  • Başlangıç
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • İbranice ve Tanah Kavramları
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Halaha ve Mitsvalar
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Maşiah ve Gelecek Dünya
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Lurianik Kabala
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • Kitaplar Giriş
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
  • ToraOku ↗
İçsel Yolculuk - Rabbi Nissan Dovid Dubov
Home›Kitaplar ve Çeviriler›Modern Eser Çevirileri›İçsel Yolculuk - Rabbi Nissan Dovid Dubov›Maşiah

Maşiah

By Gökhan Duran
18 Ağustos 2017
3833
0
Share:

Yahudilikte Maşiah inancı, belirsiz bir geleceğe ilişkin mistik bir beklenti değildir. Tanah’ın İsrael tarihi için çizdiği yönün tamamlanmasıdır. İsrael’in sürgünlerinin toplanması, David Hanedanı’nın yeniden kurulması, Tora düzeninin eksiksiz biçimde yaşanması, Bet HaMikdaş’ın yeniden inşası ve Tanrı bilgisinin bütün dünyaya yayılması bu beklentinin temel parçalarıdır. Maşiah bu dönüşümü gerçekleştiren insan kraldır.

İbranice Maşiah — מָשִׁיחַ, “meshedilmiş” anlamına gelir. Tanah’ta bu kelime başlangıçta kutsal bir görev için yağla meshedilen kişiler hakkında kullanılır. Krallar ve kohenler bu anlamda maşiah olarak adlandırılabilir. Fakat Yahudi geleneğinde “Maşiah” denildiğinde özellikle David Hanedanı’ndan gelecek olan gelecekteki kral kastedilir.

Maşiah’ı anlamanın en sağlam yolu, sonradan oluşmuş efsanelerden veya tarih hesaplarından değil, Tanah’ın verdiği ölçütlerden ve Rambam’ın bunları sistemleştirdiği Mişne Tora, Hilhot Melahim 11–12’den başlamaktır. Rambam’ın açıklaması özellikle önemlidir, çünkü Maşiah inancını olağanüstü olaylardan ayırır ve onu somut tarihsel sonuçlarla tanımlar.

Maşiah İnsan Bir Kraldır

Rambam, Maşiah’ı David Hanedanı’nı yeniden kuracak bir kral olarak tanımlar. Onun Tanrı olması, yarı Tanrısal bir varlık olması veya insan doğasının dışında bulunması söz konusu değildir. Maşiah, David’in soyundan gelen, Tora’ya bağlı yaşayan ve İsrael’i Tora düzenine yönelten gerçek bir insandır.

Rambam bu noktayı daha da kesinleştirir. Maşiah’ın kimliğini göstermek için mucizeler yapması gerekmez. Dünyanın doğa düzenini değiştirmesi, ölüleri diriltmesi veya olağanüstü işaretler göstermesi onun Maşiah olduğunun ölçütü değildir. Rabbi Akiva’nın Bar Koziva’yı bir dönem Maşiah adayı olarak görmesi bunun klasik örneğidir. Rabbi Akiva ondan mucize istememiştir. Onun bir insan kral olarak İsrael’in kurtuluşunu gerçekleştirebileceğini düşünmüştür.

Böylece Yahudiliğin Maşiah anlayışı daha başlangıçta açıkça belirlenir. Maşiah’ın kimliği, hakkında anlatılan doğum mucizeleriyle veya metafizik iddialarla değil, Tanah’ın öngördüğü tarihsel görevleri gerçekten yerine getirmesiyle ortaya çıkar.

Maşiah’ın Görevleri

Rambam’a göre David Hanedanı’ndan bir kral ortaya çıkar, Yazılı ve Sözlü Tora’ya bağlı yaşar, İsrael’i Tora’ya yöneltir ve İsrael’in korunması için mücadele ederse Maşiah olma ihtimali gerçek bir zemine kavuşur. Fakat kesin ölçüt bundan sonra gelir. Bet HaMikdaş’ı yerinde inşa eder ve İsrael’in dağılmışlarını toplarsa onun Maşiah olduğu kesinleşir.

Bu ölçütlerin kökü Tanah’ın kendisindedir. Devarim 30, İsrael’in dünyanın en uzak yerlerinden yeniden toplanacağını bildirir. Yeşaya 11, Yişay’ın kökünden çıkacak kralı ve İsrael ile Yehuda’nın sürgünlerinin toplanmasını anlatır. Yirmiyahu 23, David için çıkacak doğru dalın kral olarak hükmedeceğini söyler. Hezekiel 37 ise dağılmış İsrael’in yeniden bir araya geleceği, Davidî bir kralın halkın başında bulunacağı ve Tanrı’nın kutsal mekânının onların arasında olacağı bir gelecek tasvir eder.

Maşiah’ın görevi Tora’yı ortadan kaldırmak, yeni bir antlaşmayla Sinay düzenini geçersiz kılmak veya Yahudiliğin yerine başka bir inanç sistemi getirmek değildir. Rambam’ın Maşiah bölümünde özellikle vurguladığı noktalardan biri, Tora’nın yasalarının değişmeden devam etmesidir. Maşiah dönemi Tora’nın sona erdiği değil, aksine Tora’nın İsrael’in ulusal hayatında tam olarak uygulanabildiği dönemdir.

Bu nedenle Maşiah inancı Yahudi tarihinin dışından gelen yeni bir dinin kurulması beklentisi değildir. İsrael’in Tanrı ile olan antlaşmasının tarih içinde tam olarak gerçekleşmesi beklentisidir.

Maşiah Döneminde Dünya Nasıl Olacaktır?

Tanah, Maşiah dönemini yalnız İsrael’in ulusal restorasyonu olarak anlatmaz. Bu değişimin bütün dünyaya yayılan sonuçları olacaktır. Yeşaya, insanların artık savaşı öğrenmeyeceği bir gelecekten söz eder. Aynı kitapta dünya, “suların denizi kapladığı gibi Tanrı bilgisiyle dolu” olarak tasvir edilir. Zeharya ve Tsefanya da ulusların Tanrı’ya yöneldiği bir dönemi anlatır.

Rambam bütün bu beklentilerin merkezine Tanrı bilgisini yerleştirir. Ona göre bilginlerin ve peygamberlerin Maşiah dönemini istemelerinin nedeni siyasi güç, başka milletler üzerinde üstünlük veya maddi refah değildir. İnsanların Tora ve hikmetle uğraşmasına engel olan baskılar ortadan kalkacaktır. Bunun sonucunda Tanrı bilgisi insan hayatının merkezine yerleşecektir.

Rambam’ın Maşiah dönemini anlatırken özellikle yaptığı bir başka düzeltme de önemlidir. Yeşaya’daki “kurt kuzuyla yaşayacak” gibi ifadelerin zorunlu olarak biyolojik doğa düzeninin değişmesini anlattığını düşünmez. Bunları uluslar arasındaki düşmanlığın sona ermesini anlatan peygamberlik imgeleri olarak açıklar. Ona göre Maşiah döneminde dünyanın doğal işleyişinin tümüyle değişmesi gerekmez. Değişecek olan insanlığın siyasi, ahlaki ve ruhsal düzenidir.

Bu yaklaşım Maşiah beklentisini masalsı bir gelecek tasvirinden çıkarır. İnsan dünyası hâlâ insan dünyasıdır; fakat savaşın, baskının ve Tanrı bilgisini örten tarihsel şartların yerini Tora’ya, adalete ve Tanrı bilgisine açık bir düzen alır.

6000 Yıl Öğretisi Ne Anlama Gelir?

Yahudi kaynaklarında tarihin 6000 yıllık bir yapıyla ele alındığı eski bir öğreti de vardır. Talmud, Sanhedrin 97a’da Rav Ketina’nın dünyanın altı bin yıllık bir dönemden geçtiğini ve bunu takip eden dönemin bir tür Şabat niteliği taşıdığını öğretir. Aynı sayfada Eliyahu’nun okuluna atfedilen başka bir öğreti, altı bin yılı iki bin yıllık üç döneme ayırır: tohu dönemi, Tora dönemi ve Maşiah’ın günlerine ayrılmış dönem.

Bu metinler Yahudi düşüncesinde güçlü bir tarih sembolizmi oluşturmuştur. Yaratılışın altı günü ile Şabat arasındaki ilişki, insan tarihinin altı bin yılı ile onu izleyen yedinci binyıl arasında bir model olarak görülmüştür. Böylece haftanın altı çalışma günü insanlığın tarihsel çabasını, Şabat ise yaratılışın amacının daha açık hale geldiği dönemi temsil eder.

Fakat bu öğreti Maşiah’ın geleceği tarihi hesaplamak için kullanılmaz. Aynı Talmud sayfası, Maşiah’ın geliş zamanını hesaplama çabasına karşı uyarıda bulunur. Rambam da bu hükmü açıkça benimser ve Maşiah’ın geliş tarihini hesaplamamayı söyler.

Bu nedenle “6000 yılına şu kadar yıl kaldı, öyleyse Maşiah şu tarihte gelecektir” biçimindeki hesaplar Yahudi Maşiah öğretisinin doğru kullanımı değildir. Altı bin yıllık model güçlü bir aggadik ve Kabalistik tarih anlayışıdır; Maşiah’ın geleceği günü belirleyen takvim değildir.

Yedinci Binyıl ve Şabat

Altı günlük yaratılış ile Şabat arasındaki benzerlik, yedinci binyıl düşüncesinin anlaşılmasını kolaylaştırır. Şabat, haftanın önceki altı gününü yok etmez. Onların yöneldiği amacı açığa çıkarır. İnsan altı gün boyunca dünyayla uğraşır, onu biçimlendirir ve üretir; Şabat geldiğinde ise bu faaliyetin merkezinde Yaradan’ın bulunduğunu yeniden görür.

Bazı Kabalistik ve Hasidik kaynaklar insan tarihine aynı gözle bakar. Tarihin büyük bölümü insanın dünyayı kurması, geliştirmesi ve kendi gücünü açığa çıkarmasıyla geçer. Tarihin amacı ise insanın kendi başarısını mutlaklaştırması değil, yaratılmış dünyanın Yaradan’ına yönelmesidir.

Bu düşünce, Maşiah döneminin neden yalnız siyasi bir kurtuluş olarak anlaşılamayacağını açıklar. İsrael’in toplanması, David Hanedanı’nın yeniden kurulması ve Bet HaMikdaş’ın inşası gereklidir; fakat bunların nihai yönü Tanrı bilgisidir. Yeşaya’nın “dünya Tanrı bilgisiyle dolacak” sözü Maşiah öğretisinin merkezini burada gösterir.

Zohar’daki 5600 Yılı

Eski makalelerde sık kullanılan bir başka kaynak Zohar’ın Nuh peraşasındaki öğretisidir. Zohar I, 117a’da, altıncı binyılın altıncı yüzyılında “yukarıdaki hikmetin kapılarının” ve “aşağıdaki hikmet kaynaklarının” açılacağından söz edilir. Yahudi takvimindeki 5600 yılı miladi 1840 civarına karşılık gelir.

Bu pasaj özellikle sonraki Kabalistik ve Hasidik düşüncede geniş biçimde yorumlanmıştır. “Yukarıdaki hikmet” Kabalistik ve Hasidik öğretinin daha geniş biçimde açığa çıkmasıyla, “aşağıdaki hikmet” ise insanın dünya hakkındaki bilgisinin gelişmesiyle ilişkilendirilmiştir. Chabad geleneği bu paralelliğe özel önem verir ve Hasidut’un yayılmasıyla bilimsel bilginin hızla gelişmesini aynı tarihsel hazırlığın iki ayrı yönü olarak görür.

Burada kaynakların düzeyini doğru ayırmak gerekir. Zohar gerçekten altıncı binyılın altıncı yüzyılında yukarı ve aşağı hikmetin açılmasından söz eder. Buna karşılık belirli modern bilimsel gelişmeleri veya belirli teknolojileri bu peygamberliğin doğrudan gerçekleşmesi olarak tanımlamak sonraki bir yorumdur.

Aynı nedenle Sanayi Devrimi’nin 1840’ta başladığını söylemek doğru değildir. Sanayi Devrimi Britanya’da on sekizinci yüzyılın ikinci yarısında başlamıştı. On dokuzuncu yüzyıl ise sanayileşmenin, ulaşımın, haberleşmenin ve bilimsel bilginin olağanüstü biçimde hızlandığı dönemlerden biridir. Zohar’ın sözleri ile bu gelişmeler arasında ilişki kurmak Kabalistik bir tarih okumasıdır; bunu tarih biliminin kendisinin kanıtladığı bir peygamberlik gibi sunmak gerekmez.

Bilim, Teknoloji ve Tanrı Bilgisi

Modern çağ gerçekten de insan bilgisini daha önce görülmemiş ölçüde genişletti. Haberleşme, ulaşım, tıp, fizik, astronomi ve bilgi teknolojileri dünyanın yapısını ve insanların birbirleriyle ilişkisini değiştirdi. Bir zamanlar yalnız küçük bir topluluğun ulaşabildiği Tora bilgisi bugün dünyanın öbür ucundaki bir öğrenciye saniyeler içinde ulaşabilir.

Hasidik hareketler, özellikle Chabad, modern iletişim araçlarını Tora öğretmek için yoğun biçimde kullanmıştır. Bunun arkasında yalnız pratik kolaylık değil, dünyanın bütün araçlarının sonunda Tanrı’ya hizmet için kullanılabileceği düşüncesi vardır. Teknoloji kendi başına kutsal değildir; onu hangi amaçla kullandığımız belirleyicidir.

Bu ayrım önemlidir. İnternetin, uyduların veya modern bilimin varlığı Maşiah’ın geldiğini kanıtlamaz. Rambam’ın Maşiah ölçütleri bunlar değildir. Fakat aynı araçların Tora bilgisinin dünya çapında yayılmasına hizmet edebilmesi, Hasidik düşüncenin modern dünyaya bakışında anlamlı bir yer tutar.

Aynı teknoloji insanı bilgeliğe de yüzeyselliğe de götürebilir. İnsanlık tarihte hiç olmadığı kadar bilgiye ulaşabildiği halde dikkatini dağıtacak, düşüncesini parçalara ayıracak ve hayatını yalnız maddi uyarıcılara bağlayacak imkanlara da sahiptir. Bu nedenle bilginin çoğalması tek başına ruhsal ilerleme değildir. Gerçek soru, insanın bu bilgiyi neye yönelttiğidir.

Tora’nın görevi burada değişmez. İnsana yalnız bilgi vermekle kalmaz; bilgiyi yerli yerine koyacak yönü verir. Dünya hakkında daha fazla şey bilmek, dünyanın neden var olduğunu bilmekle aynı şey değildir.

Hasidut ve Maşiah’a Hazırlık

Hasidik gelenekte Maşiah’a hazırlığın önemli yollarından biri Tora’nın içsel boyutunun yayılmasıdır. Baal Şem Tov’a atfedilen meşhur anlatıda Maşiah’a “Ne zaman geleceksin?” diye sorulur ve cevap “kaynakların dışarı yayıldığında” şeklinde verilir. Chabad düşüncesinde bu öğreti, Hasidut’un yalnız dar bir öğrenci çevresinde kalmaması, mümkün olduğunca geniş kitlelere öğretilmesi gerektiği düşüncesinin önemli dayanaklarından biri olmuştur.

Bu yaklaşımın anlamı, gizli bilgilerin yayılmasının tek başına Maşiah’ı mekanik biçimde getiren bir işlem olması değildir. Hasidut’un amacı insanın Tanrı’nın birliğini yalnız soyut bir inanç olarak değil, hayatın bütün alanlarını kapsayan gerçeklik olarak kavramasını sağlamaktır. Bu anlamda Tora’nın iç boyutunun açılması, Yeşaya’nın dünyanın Tanrı bilgisiyle dolacağı geleceğe hazırlık olarak görülür.

Yine de Maşiah’ın kim olduğunu belirleyen ölçüt değişmez. Hasidut’un yayılması, bilimsel gelişmeler veya belirli tarihsel işaretler Maşiah’ın yerine geçmez. Maşiah, David Hanedanı’ndan gelen ve Tanah ile Rambam’ın belirlediği görevleri fiilen tamamlayan kraldır.

Maşiah’ın Geliş Zamanını Neden Bilmiyoruz?

Yahudi tarihinde Maşiah’ın geliş tarihini hesaplamaya yönelik birçok girişim olmuştur. Fakat Talmud bu uğraşa açık biçimde karşı çıkar. Rambam da Maşiah dönemindeki olayların ayrıntılı sırasını önceden kesin biçimde bilmediğimizi söyler. Peygamberliklerdeki bazı ayrıntıların nasıl gerçekleşeceği ancak gerçekleştiğinde anlaşılacaktır.

Bu nedenle Yahudi beklentisinin merkezinde tarih tahmini değil, beklemek ve hazırlanmak vardır. Maşiah’ın gelişi belirli bir internet tablosundan çıkarılacak tarih değildir. Yahudi, Maşiah’ı her gün beklerken aynı zamanda Tora’yı yaşar, mitsvaları yerine getirir, teşuva yapar ve dünyanın Tanrı’nın iradesine daha uygun hale gelmesi için kendi payına düşeni yapar.

Maşiah inancı insanı pasif hale getirmez. Tam tersine, gelecekte kurulacak dünyanın değerlerini şimdiden yaşamaya çağırır. Adalet, Tora, Tanrı bilgisi, İsrael’in birliği ve kutsallık geleceğe bırakılmış kavramlar değildir.

Yahudiliğin Maşiah Ölçütü

Maşiah konusunda birçok midraş, aggada, Kabalistik açıklama ve sonraki yorum vardır. Bunların her biri Yahudi düşüncesinin farklı bir katmanını açabilir. Fakat bunların hiçbiri temel ölçütleri belirsiz hale getirmez.

Maşiah David Hanedanı’ndan gelecektir. Tora’ya bağlı olacaktır. İsrael’i Tora’ya yöneltecektir. Bet HaMikdaş’ı yeniden kuracaktır. İsrael’in dağılmışlarını toplayacaktır. Onun döneminde Tanrı bilgisi dünyaya yayılacaktır. Maşiah’ın kimliği bu görevlerin gerçekleşmesiyle belirlenir.

Mucizevi doğum hikayeleri, ölümden sonra geri dönme iddiaları, Tora’yı geçersiz kılan yeni öğretiler veya gerçekleşmemiş görevleri gelecekteki ikinci bir gelişe ertelemek Yahudiliğin Maşiah ölçütünü değiştiremez. Tanah, Maşiah’ın görevlerini gelecekte başka bir zamanda tamamlayacağına inanılması gereken başarısız bir aday tarif etmez. Görevlerini tamamlayan kral Maşiah’tır.

Rambam’ın yaklaşımının kuvveti tam buradadır. Maşiah’ın kim olduğunu belirlemek için söylentilere, mucize iddialarına veya tarih hesaplarına ihtiyaç bırakmaz. Ölçütler herkesin görebileceği tarihsel sonuçlardır.

Maşiah inancı bu nedenle hayal edilen bir kurtarıcıya duyulan özlemden daha büyüktür. Tora’nın dünya için öngördüğü geleceğe duyulan inançtır. İsrael yeniden toplanacak, David’in krallığı yeniden kurulacak, Tora tam olarak yaşanacak ve Tanrı bilgisi insanlığın ortak ufku haline gelecektir.

Yeşaya’nın sözleriyle, “Sular denizi nasıl kaplıyorsa, yeryüzü de Tanrı bilgisiyle dolacak.”

Kutsal Kitabınızı bilirseniz, hiç kimse Tanrı’ya olan inancınızı ve O’nunla olan bağlantınızı çalamayacaktır.

Kaynaklar

Devarim 30:1–10
Yeşaya 2:1–4; 11:1–12
Yirmiyahu 23:5–8
Hezekiel 37:21–28
Tsefanya 3:9
Zeharya 9:9–10
Tehillim 90:4; 92
Talmud Bavli, Sanhedrin 97a–b
Rambam, Mişne Tora, Hilhot Melahim UMilhamotehem 11–12
Zohar I, 117a

TagsadamademavraambereşitchabaddaviddoviddubovElohimibrahimincilkabalamaşiahmesihmistisizmmoşemusanissanrabbitanritevrattoratorahyahudiyahudilikyaratılışzohar
Previous Article

ChaBaD

Next Article

Aşem

0
Shares
  • 0
  • +
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Related articles More from author

  • İçsel Yolculuk - Rabbi Nissan Dovid Dubov

    Benoni

    21 Ağustos 2017
    By Gökhan Duran
  • Mesih ve Kehanet İddiaları

    Niçin İsa’yı Mesih Olarak Kabul Etmiyoruz?

    24 Mayıs 2017
    By Gökhan Duran
  • Günah, Korban ve Aklanma

    İsa, Nihai Kurban Mıdır?

    10 Ekim 2017
    By Gökhan Duran
  • İçsel Yolculuk - Rabbi Nissan Dovid Dubov

    ChaBaD

    18 Ağustos 2017
    By Gökhan Duran
  • İçsel Yolculuk - Rabbi Nissan Dovid Dubov

    Yahudi Meditasyonu

    21 Ağustos 2017
    By Gökhan Duran
  • Mezmurlar ve Çeviri İddiaları

    Mezmurlar 22:17 (16) “Ellerimi, ayaklarımı deliyorlar?”

    2 Ağustos 2017
    By Gökhan Duran

  • Metin ve Kronoloji

    Üçüncü ve dördüncü nesiller?

  • Neviim ve Ketuvim

    Kral Süleyman putlara taptı mı?

  • Mişna, Talmud ve Midraş

    Animasyonlu Talmud Dersleri – 6: Altı Sedarim

Kabalat.com

  • Hakkımda
  • Yayın İlkeleri
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
  • Gizlilik
  • Çerez Politikası
  • ToraOku ↗