Kral Süleyman putlara taptı mı?

Şabat 56b’ye göre Şelomo bizzat putlara tapmamış, fakat engellemesi gereken putperestliğe karşı çıkmamıştır. Tanah’ın onu sorumlu tutmasının nedeni budur. Melahim I 11, eşlerinin onun yüreğini başka tanrılara yönelttiğini, yabancı ibadet yerlerinin kurulduğunu ve bunun krallık için ağır sonuçlar doğurduğunu anlatır. Hazal, bu suçlamayı ortadan kaldırmaz; Şelomo’nun günahının nasıl gerçekleştiğini açıklar.
Bir eylemi yapmak ile onu önleme yükümlülüğünü yerine getirmemek farklı sorumluluk biçimleridir. Şelomo’nun konumu, çevresinde yapılanlara karşı görevini de belirler. Kral, kendi sorumluluk alanında yerleşen putperestliğe karşı çıkmadığı için, Tanah bu eylemi onun adıyla kaydeder. Geçmişte Bet haMikdaş’ı inşa etmiş olması, sonraki ihlalini ortadan kaldırmaz.
Tanah’ın suçlaması
Melahim I 11:1–11’de Moav, Ammon, Edom, Tsidon ve Het halklarından eşler anılır; Firavun’un kızı özellikle belirtilir. Yedi yüz eş ve üç yüz cariyeden söz edilir. Tanrı’nın uyardığı yöneliş gerçekleşir: Şelomo’nun yüreği, babası David’inki gibi bütünüyle Tanrı’ya bağlı kalmaz. Aştoret, Milkom ve Kemoş gibi yabancı ibadetler krallığın içinde yer edinir. Tanah bunu antlaşmanın ve ilahi emrin ihlali olarak yargılar. (Melahim I 11:1–11.)
“Ardınca gitmek”, “yüreğin dönmesi” ve “Tanrı’nın gözünde kötü olanı yapmak” ifadeleri, bağlılıktaki bu kırılmayı anlatır. Melahim I 3:3’te Şelomo’nun Tanrı’yı sevdiği söylenirken, 11:1’de sevginin nesnesi yabancı eşlerdir. Aynı fiilin bu iki kullanımı, sevgilerin Şelomo’nun hayatında hangi yöne ilerlediğini gösterir. (Melahim I 3:1–3.)
Şabat 56b’nin açıklaması
Rabbi Şemuel bar Nahmani, Rabbi Yonatan adına, Şelomo’nun günah işlediğini söyleyen kişinin yanıldığını aktarır. Gemara ardından Melahim’deki suçlamaları tek tek sorar. Ulaştığı açıklama, eşlerine karşı çıkması gerekirken karşı çıkmadığı için metnin onu bizzat günah işlemiş gibi değerlendirdiğidir. Açılıştaki ifade ile onu açıklayan tartışma birlikte okunduğunda, kişisel putperestlik ile engellenmeyen putperestlik arasındaki ayrım ortaya çıkar. (Talmud Bavli, Şabat 56b.)
Gemara, “Şelomo bir yüksek yer kurdu” ifadesini de bu sorumluluk üzerinden açıklar. Bir yapının bir kişiye bağlanması, onun kendi elleriyle inşa etmesinden daha geniş bir ilişkiyi anlatabilir. Şelomo’nun engellemediği ibadet yerleri onun adıyla kaydedilir. Raşi de Melahim I 11:7’de, eşlerine karşı çıkmadığı için yapının Şelomo’ya bağlandığını belirtir. (Raşi, Melahim I 11:7.)

Tanrı’nın öfkesi ve antlaşmanın ihlali hakkındaki ayetler bu açıklamada bütün ağırlığını korur. Şelomo’nun suçu, yapması gereken müdahaleyi yapmamasıdır. “Tanah suçluyor, Talmud her şeyi inkar ediyor” iddiası, Gemara’nın açıkladığı bu sorumluluğu görmezden gelir. Hazal, Şelomo’yu Tora’nın hükmünden muaf tutmaz.
Eşler, atlar ve servet
Devarim 17:16–17, kralın kendisi için at çoğaltmasını ve at edinmek amacıyla halkı Mısır’a geri götürmesini yasaklar. Çok sayıda eş edinmemelidir ki yüreği sapmasın; kendisi için aşırı altın ve gümüş de biriktirmemelidir. Ardından kralın Tora’yı yanında bulundurması ve hayatı boyunca okuması emredilir. Tanrı’dan korkmayı öğrenmesi ve yüreğinin kardeşlerine karşı yükselmemesi, bu sürekli öğrenime bağlanır. (Devarim 17:16–20.)
Kralın bilgisi, Tora’ya bağlılığını artırmalıdır. Bir hükmün gerekçesini kavraması, o hükmü kendi yargısıyla aşma yetkisi vermez. Sanhedrin 21b, Şelomo’ya atfedilen düşünceyi bunun üzerinden açıklar: Eşlerini çoğaltacak, fakat yüreği sapmayacaktır. Atlar ve Mısır konusunda da aynı güven görülür. Gemara, gerekçeyi bilen kişinin kendisini tehlikeden muaf saymasını, hükmün ihlaline açılan yol olarak anlatır. (Sanhedrin 21b.)
Yeruşalmi Sanhedrin 2:6, eş, at ve servet sınırlarını Şelomo hakkındaki ayetlerle karşılaştırır. Bavli’de ordu ve yönetim için gereken harcamalar, kralın kendisi için yaptığı birikimden ayrılır. Tora’nın sınırı, görevin gerektirdiği araçları kişisel sınırsızlıktan ayırır. Kralın yetkisi halkına hizmet etmesi içindir.
Melahim I 10:26–29, savaş arabalarını, atları ve Mısır’la bağlantılı ticareti kaydeder. Bir savaş arabası için altı yüz, bir at için yüz elli şekel gümüş belirtilir. Divre haYamim II 9:25 de ahırları ve atlıları sayar. Devarim’in kral hakkındaki hükümleriyle birlikte okunduğunda, bu zenginlik tasviri bir soruya dönüşür: Kral sahip olduğu imkanları Tora’nın sınırları içinde mi kullanmaktadır? (Melahim I 10:26–29; Divre haYamim II 9:25.)
Krallığın ihtişamı ve taşıdığı yük
Melahim I 3–11, Şelomo’nun bilgeliğinin tanınmasını, Bet haMikdaş’ın yapımını, saray düzenini, servetini ve bağlılığındaki kırılmayı birlikte anlatır. Firavun’un kızıyla evlilik üçüncü bölümün başında yer alır. Böylece sonraki krizin işaretlerinden biri, yükseliş anlatısının başlangıcında da görünür.

Bet haMikdaş’ın yapımı için bütün İsrael’den otuz bin kişilik bir işgücü ayrılır. Her ay on bin kişi Lübnan’a gider; bir ay orada, iki ay evinde kalır. Başlarında Adoniram vardır. Melahim I 9:20–22 ise İsrael dışındaki halkların kalıcı angaryasını ve İsraellilerin askerlik ile yönetim görevlerini anlatır. Dönüşümlü çalışma yükümlülüğü ve kalıcı zorunlu hizmet, krallığın farklı çalışma düzenleridir. Bu pasajlar birinin zamanla diğerine dönüştüğünü bildirmez. (Melahim I 5:27–28; 9:20–22.)

Hiram’la yapılan anlaşmada kereste karşılığında her yıl yirmi bin kor buğday ve yirmi kor saf yağ verilir. Yapı malzemelerinin sağlanması, tarımsal ürünlerle yürütülen bir alışverişe bağlıdır. Bu pasaj İbranice bölümlemede 5:24–25, yaygın Hristiyan baskılarında 5:10–11 olarak numaralanır. (Melahim I 5:24–25.)
Dokuzuncu bölümde, iki yapının tamamlandığı yirmi yıllık dönemin ardından Şelomo’nun Hiram’a Galil’de yirmi şehir verdiği anlatılır. Hiram bu şehirlerden hoşnut kalmaz. Divre haYamim II 8:2 ise Hiram’ın Şelomo’ya verdiği şehirlerden söz eder. Kaynaklar, iki hükümdar arasında ürünlerin ve şehirlerin yer aldığı bir ilişki gösterir. Şelomo’nun borcunu ödeyemediği veya halkın tarımı bırakması yüzünden iflas ettiği açıklamaları bu ayetlerde yer almaz. (Melahim I 9:10–14; Divre haYamim II 8:2.)
Krallığın serveti, yapıları ve dış ilişkileri Tora’nın kral için belirlediği sınırlar altında değerlendirilir. Bet haMikdaş’ı inşa eden kralın sarayı da aynı ölçüye tabidir. İhtişamın büyümesi, Tanrı’ya bağlılığın yerini alamaz.
Şelomo’nun kitapları ve hayatının dönemleri
Yahudi geleneği Mişle, Şir haŞirim ve Kohelet’i Şelomo ile ilişkilendirir. Mişle’deki yabancı kadın uyarıları, Şelomo’nun eşleri hakkındaki anlatıyla birlikte okunduğunda ayrı bir ağırlık kazanır. Mişle 5:20–21, insanın davranışlarının Tanrı’nın önünde olduğunu hatırlatır ve uygunsuz ilişkiye yönelmeyi sorgular. 2:16, 6:24 ve 7. bölüm de aynı cinsel ve ahlaki tehlikeyi işler. Başka bağlılıklara yöneliş hakkındaki ruhsal benzetmeler, bu doğrudan anlamın üzerine kurulur.
Şir haŞirim Rabba’da Rabbi Yonatan adına aktarılan görüş, Şir haŞirim’i gençlikle, Mişle’yi olgunlukla, Kohelet’i yaşlılıkla ilişkilendirir. Aynı kaynakta kitapların söyleniş zamanı hakkında farklı görüşler de aktarılır. Rabbi Yonatan’ın sıralaması, eserlerin diliyle insan hayatının dönemlerini birbirine bağlayan midraşik açıklamadır. (Şir haŞirim Rabba, 1:1 üzerine onuncu açıklama.)
Sanhedrin 20b’de Reş Lakiş, Şelomo’nun egemenliğini giderek daralan halkalarla anlatır: Geniş hükümranlıktan İsrael’e, Yeruşalayim’e, yatağına ve sonunda elindeki eşyaya uzanan bir küçülme. Aynı sayfada başka görüşlerle birlikte aktarılan bu agada, insanın geniş imkanlarıyla sonunda elinde kalan arasındaki karşıtlığı görünür kılar. (Sanhedrin 20b.)
İki sevginin arasındaki sınır
Firavun’un kızı, anlatı boyunca yeniden anılır. Evlilik 3:1’de, onun için yapılan konut 7:8’de, Gezer’le bağlantı 9:16’da, saraya taşınması 9:24’te ve eşler konusu 11:1’de yer alır. Bu tekrarlar, evliliği Şelomo’nun özel hayatıyla birlikte krallığın dış ilişkilerine de bağlar. (Melahim I 3:1; 7:8; 9:16, 24; 11:1.)

Bu tekrarlar üzerinden Firavun’un kızını Mısır’la ilişki, saray hayatı ve dış bağlantıların temsilcisi olarak okumak, Tanrı’ya hizmetin merkezi olan Bet haMikdaş’la bir gerilim ortaya çıkarır. Sınır, başka halklarla ilişki kurmakla onların ibadetini Tora’ya bağlılığın içine yerleştirmek arasındadır. Şelomo’nun hayatında kırılan bağlılık bu sınırda görülür: Tanrı’ya sevgi, başka tanrılara ibadetin sürmesine kayıtsızlıkla birleştirilemez.
Hazal’ın açıkladığı sorumluluk ağırdır. Şelomo bizzat putlara tapmamış, fakat durdurması gereken putperestliği durdurmamıştır. Tora onu da yargılar. Bilgeliği, krallığı ve Bet haMikdaş’a hizmeti bu hükmün üzerinde değildir.
Günah işleyen insanın düzeltmesi gereken şey kendi davranışıdır. Hristiyanlığın Tora’yı geride bırakılmış bir aşama sayan öğretisi, insanın ihlalini Tanrı’nın emrine karşı kullanır. Şelomo anlatısı bunun tersini gösterir: En büyük kralın hesabı da Tora’yla sorulur. İsa adına bu ölçüyü kaldıran öğreti yanlıştır; Tanrı’ya dönüş, Sinay’da verilen ölçüye yeniden bağlanmaktır.
Kaynaklar
Devarim 17:16–20; Melahim I 3–11, özellikle 3:1–3; 5:24–28; 7:8; 9:10–24; 10:26–29; 11:1–11; Divre haYamim II 8:2 ve 9:25; Mişle 2:16; 5:20–21; 6:24; 7. bölüm. Talmud Bavli: Şabat 56b; Sanhedrin 20b–21b. Talmud Yeruşalmi: Sanhedrin 2:6. Raşi, Melahim I 11:7. Şir haŞirim Rabba, 1:1 üzerine onuncu açıklama. Ayet numaralarında aksi belirtilmedikçe İbranice bölümleme esas alınmıştır.



