KABALAT

Top Menu

  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim

Main Menu

  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
  • ToraOku ↗
  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim
KABALAT
Menü
  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
  • ToraOku ↗
  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim
  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
  • ToraOku ↗
Tanrı ve Vahiy
Ana Sayfa›Yahudi Düşüncesi›Tanrı ve Vahiy›Tanrı Değişmiyorsa Başka Bir Dünya Yaratabilir miydi?

Tanrı Değişmiyorsa Başka Bir Dünya Yaratabilir miydi?

Yazan Gökhan Duran
1 Ekim 2026
0
0
Paylaş:
Değişmeyen özü simgeleyen altın sonsuzluk işareti ve farklı mümkün dünyalar.

Tanrı’nın özü değişmeden başka bir dünya yaratabilmesi, yaratmayı özgür ve bilinçli bir eylem olarak kabul etmeye dayanır. Bu kabulde Tanrı’nın kendi gerçekliği zorunludur; hangi dünyaya varlık verdiği ise O’nun seçimidir. Başka bir dünya yaratılmış olsaydı, Tanrı’nın özü aynı kalır, bilerek varlık verdiği eser farklı olurdu.

Güçlük tam burada başlar. Tanrı bir ve bölünmezse, iradesi O’na eklenmiş ayrı bir parça olamaz. İradesi özüyle birse ve özü zorunluysa, bu dünyayı istemesi de zorunlu olmaz mı? Başka bir dünyayı istemesi için kendisinde bir fark bulunması gerekmez mi? Özü aynı kalan Tanrı’nın belirli bir eseri bilerek nasıl seçtiği, yaratma özgürlüğünün merkezindeki sorudur.

Tanrı’nın özü, O’nun kendi gerçekliğidir. Mutlak basitlik, O’nun parçalardan oluşmamasıdır. Zorunlu varlık, yokluğunun mümkün olmamasıdır. Değişmezlik ise özünde zamanla yeni bir bilgi, istek veya özellik oluşmamasıdır. Özgür yaratılış bunlara başka bir kabul ekler: Tanrı, birden fazla mümkün yaratılış arasından hangisine varlık vereceğini kendisi belirler. Basitlik Tanrı’nın birliğini, özgürlük ise yaratma eylemindeki seçimini anlatır.

Değişmeyen bir karar özgür olabilir mi?

Bir insan dün aldığı karardan bugün vazgeçebilir. Yeni bir şey öğrenmiş veya başka bir şey istemeye başlamıştır. Burada zaman içinde bir değişiklik vardır. Kararını hiç değiştirmeyen biri ise o kararı özgürce almış olabilir. Karara bağlılık, kişinin kararını sürdürmesini anlatır. Seçimin özgürlüğü ise kararını alırken başka seçeneklerinin de bulunmasına dayanır.

Tanrı’nın başka bir dünya yaratabilmesi de iki ayrı olayın art arda gerçekleşmesini gerektirmez. Soru, bu dünyanın yerine farklı bir yaratılışın mümkün olup olmadığıdır. Bir durumda Tanrı bu dünyayı yaratır; diğerinde başka bir dünyayı. Bu iki durum, birbirinin yerine gerçekleşebilecek iki seçenektir.

Rambam, More Nevuhim’de insanın kararlarını değiştirmesine yol açan eksiklikleri ve dış etkileri Tanrı’dan ayırır. Tanrı’nın iradesi ve hikmeti özüyle birdir. Yaratılışı iradeye dayanan bir eylem sayarken, bunun Tanrı’da sonradan yeni bir istek doğurduğu sonucunu reddeder. [1] Başka türlü yaratabilmek, zaman içinde fikir değiştirmekten farklıdır.

Tanrı zorunluysa dünya da zorunlu mu?

Tanrı var olmak için başka bir şeye ihtiyaç duymaz. Dünya ise varlığını Tanrı’dan alır. Bu bağımlılık, dünyanın yaratıcıya ihtiyaç duyduğunu söyler. Tanrı’nın var olmak için bu dünyaya ihtiyaç duyduğunu söylemek, bağımlılığı tersine çevirir.

Dünyayı zorunlu sayan kişi, iddiasını başka bir yoldan kurabilir: Tanrı zorunlu olarak vardır ve var olduğu her durumda bu dünyayı yaratır. Burada iki hüküm birleşmiştir. İlki Tanrı’nın varlığını, ikincisi bu varlığın yalnızca belirli bir eseri meydana getirebileceğini söyler. Dünyanın kaçınılmazlığı ikinci hükümle ortaya çıkar.

Tanrı’nın kudretiyle ilgili iki cümle de bu farkı gösterir: “Tanrı bu dünyayı isterse, bu dünya var olur.” “Tanrı mutlaka bu dünyayı ister.” İlk cümle, O’nun isteğinin gerçekleşmesini anlatır. İkinci cümle, başka bir isteğin mümkün olup olmadığını belirler. İstediğini mutlaka gerçekleştirmek ile yalnızca tek bir şeyi isteyebilmek farklıdır.

Yaratılmış olmak, varlığını bir yaratıcıdan almak demektir. Başka türlü olabilmek ise farklı bir durumun da mümkün olmasıdır. Tanrı’nın özü zorunlu olarak tek bir dünya meydana getirseydi, o dünya yaratıcıya bağlı olurdu ve yine de başka türlü olamazdı. Yaratılmışlık eserin kaynağını söyler. Farklı bir eserin mümkün olması, yaratıcının seçim gücüne dayanır.

Yosef Albo, Sefer HaIkkarim’de doğası gereği işleyen neden ile seçerek eyleyen yaratıcıyı ayırır. Ateş, yakacağı şey önüne geldiğinde nasıl davranacağını seçmez. İradeyle eyleyen ise yapmayı veya yapmamayı belirler. Albo’nun Tanrı’ya atfettiği özgürlük, dışarıdan engellenmemenin yanında bu seçim gücünü de içerir. [2]

İrade özüyle birse seçim nerede farklılaşır?

Zorunluluk itirazı şu bağlantıyı kurar: Tanrı’nın iradesi özüyle birdir. Özü zorunludur. Bu dünyayı istemesi de o özle birse, bu dünyayı istemesi zorunludur. İstediği mutlaka gerçekleştiği için, dünya da zorunlu olur. R. T. Mullins ve Shannon Eugene Byrd’ın savunduğu itirazın merkezinde bu bağlantı vardır. [3]

Çıkarımın belirleyici adımı, bu dünyayı istemeyi Tanrı’nın zorunlu özünün ayrılmaz bir gerçeği saymaktır. Bu kabulde Tanrı, bu dünyayı istemeden Tanrı olamaz. Başka bir dünya istemesi, kendi gerçekliğinin farklı olmasını gerektirir.

Özgür yaratılışta ise irade sahibi Tanrı ile bilerek varlık verdiği belirli eser ayrılır. “Tanrı bu yıldızın yaratıcısıdır” cümlesi, hem Tanrı’yı hem de varlık verdiği yıldızı anlatır. Başka büyüklükte bir yıldız yaratılmış olsaydı, yaratıcıyı anlatan cümlede yıldızın büyüklüğü farklı olurdu. Büyüklük, yıldızın özelliğidir. Albo, Tanrı’nın farklı eserler meydana getirmesini ve yaratılmışlarla ilişkilerini, özünde çoğulluk bulunmadan ele alır. [4]

Bu ayrım, yaratma eylemine de uygulanır. Belirli bir dünyayı yaratmak, o dünyanın Tanrı’dan bilerek varlık almasıdır. Eylem, yaratıcının kim olduğunu ve hangi esere varlık verdiğini birlikte anlatır. Tanrı’nın kendi gerçekliği aynı kalırken, başka esere varlık vermesi farklı bir yaratma eylemidir. Aynı kalan özdür; farklı olan, Tanrı’nın hangi esere bilerek varlık verdiğidir.

Yaratma ilişkisi, Tanrı ile dünya arasına konmuş üçüncü bir varlık değildir. Dünyanın varlığını O’ndan almasını anlatır. Yaratılmamış olan Tanrı’dır. Yaratılan dünya O’nun parçası olmaz; O’na bağlı bir eser olarak vardır. Tanrı’nın bu eserin yaratıcısı olduğunu söylemek de özüne ayrıca bir unsur eklemez.

Mutlak basitlik, Tanrı’nın kendi gerçekliğinin birliğini anlatır. Belirli eseri seçmenin bu gerçekliğe ait zorunlu bir durum olduğu kabul edilirse, o eser de kaçınılmaz olur. Özgür yaratılış, seçimin belirli içeriğini yaratıcı ile eseri arasındaki ilişkide ele alır. Tanrı’nın iradesi özüyle bir kalır; hangi eseri istediği ise hangi esere bilerek varlık verdiğiyle açıklanır. [6]

Eseri Tanrı mı seçer, rastlantı mı?

Joseph Schmid’in itirazı daha ileri gider: Tanrı’nın kendisinde her şey aynıysa, hangi dünyanın ortaya çıkacağını nasıl denetler? Rastgele sayı üreten bir makineyi çalıştırmakla, çıkacak sayıyı seçmek farklıdır. Omar Fakhri de yalnızca farklı sonuçların mümkün olduğunu söylemekle, belirli sonucun bilinçli olarak seçilmesini açıklamak arasındaki boşluğa dikkat çeker. [5]

Özgür eylemde belirli sonuca yönelmek, o sonucu bilerek meydana getirmektir. Tanrı’nın yaratması bu şekilde ele alındığında, önce genel bir istek oluşup ardından rastgele bir dünya ortaya çıkmaz. Tanrı’nın bu dünyaya bilerek varlık vermesi, seçimin gerçekleşmesidir. Seçim ile yaratma arasına, sonucu belirleyen başka bir güç girmez.

“Ama başka dünyayı seçseydi niyeti de farklı olurdu” itirazı, hangi farkın söz konusu olduğunu gösterir. “Bu dünyaya bilerek varlık vermek” ile “başka dünyaya bilerek varlık vermek” farklı eylemlerdir. Her ikisinin tam tanımında da yaratıcı ve belirli eser vardır. Seçimin farklılığı, bu iki eylemin farklılığındadır. Bu farkın Tanrı’da ayrıca bir iç durum gerektirdiği hükmü, niyetin nasıl gerçekleştiği hakkında ek bir kabuldür.

İnsanda seçim, düşünme ve yeni bir karar alma yoluyla gerçekleşir. Özgür yaratıcı kabulünde Tanrı, yaratacağı eseri doğrudan belirler. O’nun belirli esere yönelmesi, eserin bilerek O’ndan varlık almasıdır. Bu eylemi açıklamak için Tanrı’nın içinde önce başka bir kararın oluşması gerektiği kabul edilirse, mutlak basitlikle çatışma doğar. Eylem yaratıcı ile eseri arasındaki ilişki olarak ele alındığında ise seçimin farklılığı özde yeni bir parça gerektirmez. [6]

Tanrı’nın bütün mümkün yaratılışlarda aynı öze sahip olmasıyla, her durumda aynı dünyayı yaratması farklı hükümlerdir. “Bu dünyayı yaratma” eylemi de aynı tutulursa, her durumda bu dünya vardır. Özgür yaratılışta özü aynı kalır; hangi dünyaya bilerek varlık verdiği farklı olabilir.

Bu özgürlük, neden ile sonuç arasındaki bağı da belirler. Tanrı bu dünyayı seçtiği için bu dünya vardır. Seçim, sonucu kesin olarak meydana getirir. Tanrı’nın o seçimi yapmak zorunda olması ise ayrıca kabul edilmelidir. Seçerek eyleyen yaratıcı, doğası gereği yalnızca tek sonuç üreten bir nedenden burada ayrılır. Her seçimi başka bir seçimle açıklamak sonsuz bir dizi kurar. Özgür eylemde seçimin kaynağı, eylemi yapanın kendisidir.

Schmid ve Fakhri, belirli niyetin aynı kalan özle nasıl bağdaşacağını sorgular. Özgür yaratılış, niyetin belirli içeriğini bilerek varlık verme ilişkisinde ele alır. Bunun dayandığı kabul şudur: Yaratıcı, özünde yeni bir durum oluşmadan belirli eseri bilerek meydana getirebilir. Birlik ve basitlik, bu kabulü tek başına kanıtlamaz. Başka türlü yaratma özgürlüğü, belirli esere yönelmenin böyle bir eylem olmasına dayanır.

Tanrı hangi dünyayı yarattığını nasıl bilir?

Seçmek ile bilmek burada birlikte ele alınır. Tanrı bütün mümkün yaratılışları bilse bile, hangisinin gerçekten var olduğunu da bilmelidir. Bir mimarın yapılabilecek evleri bilmesiyle, yapılmış belirli evi bilmesi farklıdır.

Rambam, More Nevuhim’in III.21. bölümünde bir su saati örneği verir. Saati inceleyen kişi, gördükçe nasıl çalıştığını öğrenir. Saati yapan kişi ise hareketlerin hangi düzene göre gerçekleştiğini, o düzeni kurduğu için bilir. Rambam bu ayrımı Tanrı’nın bilgisine uygular: Yaratılmış şeyler, O’nun onları gözleyerek öğrendiği şeyler değil, bilgisine göre var olan eserlerdir. [9]

Yaratma ile bilme arasındaki bağ böyle kurulur: Tanrı, hangi esere varlık verdiğini bilerek yaratır. O’nun bu dünyayı bilmesi, kendi bilinçli yaratma eylemiyle birlikte ele alınır. Başka bir dünya yaratılmış olsaydı, o dünyayı ve onunla ilgili bütün doğruları bilirdi. Her durumda bilgisi kusursuzdur; bilerek varlık verdiği eser ise farklı olabilir.

Clemente Huneeus, yaratılan belirli eserin bilgisini bilinçli üretim yoluyla ele alır. Bu yolun karşısındaki güçlüğü de belirtir: İnsan yaptığı işin bütün ayrıntılarını bilmez. Bir piyanist hangi notayı çaldığını bilirken, tuşa tam hangi noktadan bastığını bilmeyebilir. Tanrı’ya atfedilen kusursuz bilgi ise yaratılan eserin bütün ayrıntılarını kapsar. Huneeus, Tanrı’nın kendi eylemini eksiksiz bilmesini bu güçlüğe karşı önerir. [7]

Bilgiye ilişkin zorunluluk itirazı da aynı ayrımda ortaya çıkar. “Tanrı bu dünyanın var olduğunu bilmeden Tanrı olamaz” denirse, yanılmaz bilgisi nedeniyle bu dünya da zorunlu olur. Bilgi, yaratıcı ile eseri arasındaki ilişkide ele alındığında ise Tanrı her durumda bütün doğruları bilir. Hangi dünyanın var olduğu, o dünyaya bilerek varlık vermesiyle birlikte ele alınır.

Rambam, III.20–21’de Tanrı’nın bilgisinin özüyle bir olduğunu, çokluğu ve sonradan öğrenmeyi dışladığını savunur. Aynı zamanda bilinen şeyin mümkün olma niteliğini koruduğunu söyler. İlahi bilginin nasıl gerçekleştiğine ilişkin bir kanıt verilemeyeceğini de açıkça belirtir. [9]

Tanrı’nın iyiliği tek bir dünyaya mı izin verir?

Bir amaç, birden fazla davranışla gerçekleşebilir. Bir çocuğun öğrenmesine destek olmak isteyen insan ona kitap alabilir veya müze gezisi düzenleyebilir. Her iki davranışın da amacı vardır. Hangisini seçtiği, o amaca uygun belirli eylemidir. Bu örnek, amaç ile o amacı gerçekleştiren tek bir yolun zorunluluğu arasındaki farkı gösterir.

Ramhal, Dereh Haşem’de yaratılışın amacını yaratılmışlara iyilik vermekle açıklar. Yaratılış, Tanrı’da eksik olan bir şeyi tamamlamaz; yaratılmışların iyiliğe ulaşmasına yönelir. [8] Bir yaratılışın bu amaca uygun olmasıyla, yalnızca o yaratılışın uygun olması farklıdır. İyilik verme amacı, hangi amaçla yaratıldığını açıklar. Her ayrıntının kaçınılmaz olması, bu amacın yalnızca tek bir yaratılışta gerçekleşebilmesini gerektirir.

“Tanrı mutlaka tek bir en iyi dünyayı yaratır” iddiası iki ek kabul taşır. Birincisi, mümkün yaratılışlar arasında tek bir en iyi dünya bulunduğudur. İkincisi, Tanrı’nın mutlaka o dünyayı yaratması gerektiğidir. Bu ikisi birlikte kabul edildiğinde başka bir dünya için seçim alanı kalmaz. İyiliğin kaynağı sorusu da bu noktaya bağlanır: İyilik Tanrı’nın özüyle bir kabul edilse bile, o iyiliğe uygun kaç farklı yaratılış bulunduğu ayrıca sorulmalıdır.

Tanrı’nın kendi gerçekliğine ait zorunluluk ile dışarıdan zorlanması farklıdır. Zorunlu varlık, O’nun yokluğunun mümkün olmamasıdır. Bu gerçek, Tanrı’nın kendi varlığına aittir. İyilik özüyle bir kabul edildiğinde de kendi gerçekliğine aittir. “Tanrı’ya hiçbir zorunluluk yüklenemez” sözü bütün zorunlulukları dışlarsa, zorunlu varlık ve değişmezlik öncülleriyle çatışır. Dışarıdan zorlanmamak ile başka türlü seçebilmek de ayrı ayrı ele alınır.

Tanrı özgür yaratıcı kabul edildiğinde, başka bir dünyayı bilerek yaratabilirdi. Bu özgürlük, belirli seçimi ve o seçimin bilgisini yaratıcı ile eseri arasındaki ilişkide ele alır. Tanrı’nın varlığı, birliği ve basitliği kendi gerçekliğine aittir. Hangi esere varlık verdiği ise yaratma eylemine aittir. Yalnızca değişmezlikten bu dünyanın kaçınılmazlığına geçmek, Tanrı’nın belirli eseri istemesini de zorunlu sayan ek bir kabul gerektirir.

Kaynak notları

  1. Rambam, More Nevuhim II.18–19. Yaratılıştan Tanrı’da değişme sonucu çıkaran itirazlar; irade, hikmet ve özün birliği; zorunlu sonuç ile iradeye dayanan yaratılış arasındaki ayrım. Metin.
  2. Yosef Albo, Sefer HaIkkarim II.3–4. Zorunlulukla işleyen neden ile iradeyle eyleyen arasındaki ayrım. II.3, değişmez iradeyi tek bir kaçınılmaz sonuca bağlayan açıklamayı eleştirir. II.4, Tanrı’nın özgür iradesini özüyle bir kabul eder ve insanın sonradan oluşan isteklerinden ayırır.
  3. R. T. Mullins ve Shannon Eugene Byrd, “Divine Simplicity and Modal Collapse: A Persistent Problem”, European Journal for Philosophy of Religion 14(3), 2022, s. 21–52. Basitlik, zorunlu varlık ve özgür yaratılış arasındaki çatışmayı savunan karşı görüş. Makale kaydı ve özeti.
  4. Albo, Sefer HaIkkarim II.8. Farklı eserlerin ve yaratılmışlarla ilişkilerin Tanrı’nın özünde çoğulluk gerektirmemesi. Belirli eserin bilinçli seçimi, bu ayrımın ötesindeki eylem sorusudur.
  5. Joseph C. Schmid, “The Fruitful Death of Modal Collapse Arguments”, International Journal for Philosophy of Religion 91, 2022, s. 3–22; “From Modal Collapse to Providential Collapse”, Philosophia 50, 2022, s. 1413–1435. Zorunlu sonuç çıkarımı ve niyet, bilgi, denetim sorunları. Birinci makale, ikinci makale. Omar Fakhri, “Another Look at the Modal Collapse Argument”, European Journal for Philosophy of Religion 13(1), 2021, s. 1–23. Aynı kalan yaratıcının farklı eseri bilinçli meydana getirmesi konusunda açıklama talebi. Tam metin.
  6. W. Matthews Grant, “Must a Cause Be Really Related to Its Effect? The Analogy between Divine and Libertarian Agent Causality”, Religious Studies 43(1), 2007, s. 1–23. Tanrı’da iç değişme gerektirmeyen neden-sonuç ilişkisi ve özgür eyleyenin nedenselliği. Makale özeti. Ben Page, “Divine Simplicity and Divine Power, Not Lowe Simple”, E. J. Lowe’s Metaphysics and Philosophical Theology, özellikle s. 92–95. Gücün kullanılması ve belirli eserin, özdeki yeni bir durum yerine eserin yaratıcıya bağımlılığı üzerinden ele alınması. Yazarın paylaştığı bölüm.
  7. Clemente Huneeus, “Divine Simplicity and the Theory of Action: Extrinsic Willing and Knowing Against the Modal Collapse Argument”, TheoLogica 9(2), 2025, s. 89–106, özellikle s. 100–103. Bilinçli üretim yoluyla eseri bilme; kendi eylemini bilmenin yaratılan eserin bütün ayrıntılarını kapsaması konusundaki güçlük ve öneri. Tam metin.
  8. Ramhal, Dereh Haşem I.1–2. Tanrı’nın zorunlu varlığı, basitliği ve bağımsızlığı; yaratılmışların iyiliğe ulaşması olarak yaratılışın amacı.
  9. Rambam, More Nevuhim III.20–21. İlahi bilginin özüyle birliği, bilinen şeyin mümkünlüğünü koruması ve III.21’de yaratıcının bilgisi ile gözlemcinin bilgisi arasındaki ayrım. Rambam, ilahi bilginin gerçekleşme biçimine ilişkin kanıt verilemeyeceğini açıkça belirtir. III.21’in metni.
Önceki Makale

Tanrı’nın özü mü “iyi”dir, yoksa “iyi” Tanrı ...

0
Paylaşım
  • 0
  • +
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

İlgili Yazılar

  • Tanrı’nın özü mü “iyi”dir, yoksa “iyi” Tanrı tarafından mı yaratılmıştır?
  • Hester Panim Nedir? Tanrı Neden Yüzünü Gizler?
  • Tanrı İyiyse Kötülük Neden Var? Yahudilikte Acı, Özgür İrade ve Tikun

İlgili Yazılar Yazarın Diğer Yazıları

  • Ateist Soruyor, Rabbi Tovia Singer Yanıtlıyor. kapak görseli
    Tanrı ve Vahiy

    Ateist Soruyor, Rabbi Tovia Singer Yanıtlıyor.

    6 Nisan 2024
    Yazan Gökhan Duran
  • Berit Nedir? Tora’da antlaşma, İsrael ve mitsvaların bağlayıcılığı
    Tanrı ve Vahiy

    Berit Nedir? Tora’da Antlaşma, İsrael ve Mitsvaların Bağlayıcılığı

    26 Eylül 2026
    Yazan Gökhan Duran
  • Yahudilik ile ilgili temel bilgiler 10: Tanrı, Tora'yı neden Yahudiler'e Verdi? kapak görseli
    Tanrı ve Vahiy

    Yahudilik ile ilgili temel bilgiler 10: Tanrı, Tora’yı neden Yahudiler’e Verdi?

    2 Ekim 2023
    Yazan Gökhan Duran
  • Tüm Soruların Anası: Neden Buradayız? Hayatın amacı nedir? kapak görseli
    Tanrı ve Vahiy

    Tüm Soruların Anası: Neden Buradayız? Hayatın amacı nedir?

    14 Ağustos 2017
    Yazan Gökhan Duran
  • Tanrı ve Tanrı'nın İsimleri kapak görseli
    Tanrı’nın İsimleri

    Tanrı ve Tanrı’nın İsimleri

    11 Haziran 2017
    Yazan Gökhan Duran
  • 2. Bölüm - Ateist, Rabbi Tovia Singer'a meydan okuyor! Yahudilik doğru mudur ve Tora, Tanrı'dan mıdır? kapak görseli
    Tanrı ve Vahiy

    2. Bölüm – Ateist, Rabbi Tovia Singer’a meydan okuyor! Yahudilik doğru mudur ve Tora, Tanrı’dan mıdır?

    16 Eylül 2023
    Yazan Gökhan Duran

Leave a reply Yanıtı iptal et

  • İsa, kaç tane eşeğe bindi? kapak görseli
    Mesih ve Kehanet İddiaları

    İsa, kaç tane eşeğe bindi?

  • Sazlık Denizi’nin Yarılması: Doğa İçinde İşleyen Mucize kapak görseli
    Şemot Yorumları

    Sazlık Denizi’nin Yarılması: Doğa İçinde İşleyen Mucize

  • Tora, değiştirildi mi? (Yeremya 8:8) kapak görseli
    Dinlerarası İddialar

    Tora, değiştirildi mi? (Yeremya 8:8)

Kabalat.com

  • Hakkımda
  • Yayın İlkeleri
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
  • Gizlilik
  • Çerez Politikası
  • ToraOku ↗