KABALAT

Top Menu

  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim

Main Menu

  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
  • ToraOku ↗
  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim
KABALAT
Menü
  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
  • ToraOku ↗
  • ToraOku ↗
  • Yahudi Kitapları ve Türkçe Çeviriler
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımda
  • İletişim
  • Başlangıç
    • Yahudilik Nedir?
  • Tora ve Tanah
    • Tora Yorumları
    • Tora Nedir?
    • İbranice ve Tanah Kavramları
    • Tanah Nedir?
  • Sözlü Tora ve Halaha
    • Mişna, Talmud ve Midraş
    • Talmud Nedir?
    • Halaha Nedir?
    • Mişna Nedir?
    • Halaha ve Mitsvalar
    • Midraş Nedir?
    • Mitsva Nedir?
  • Yahudi Yaşamı
    • Şabat ve Bayramlar
    • Dua ve İbadet
    • Etik ve Yahudi Değerleri
    • Teşuva ve Musar
  • Yahudi Düşüncesi
    • Tanrı ve Vahiy
    • Yaratılış ve Kozmoloji
    • Elokim / Elohim Merkezi
    • Maşiah / Mesih Merkezi
    • İlahi Gözetim / Haşgaha
  • Kabala
    • Kabala Öğrenme Merkezi
    • Kabala Nedir?
    • Sefirot ve Dünyalar
    • Tsimtsum Nedir?
    • Lurianik Kabala
    • Sefirot Nedir?
    • Ruh, Bilinç ve Tikun
  • Kitaplar ve Çeviriler
    • Klasik Eser Çevirileri
    • İçsel Yolculuk
    • Modern Eser Çevirileri
    • Kabalat Kitapları ve Dosyaları
  • Araştırmalar
    • Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı
    • Metin ve Kronoloji
    • Tarih ve Bilim
    • Dinlerarası İddialar
  • ToraOku ↗
Tanrı ve Vahiy
Ana Sayfa›Yahudi Düşüncesi›Tanrı ve Vahiy›Tanrı İyiyse Kötülük Neden Var? Yahudilikte Acı, Özgür İrade ve Tikun

Tanrı İyiyse Kötülük Neden Var? Yahudilikte Acı, Özgür İrade ve Tikun

Yazan Gökhan Duran
29 Eylül 2026
0
0
Paylaş:
Kötülük problemi, özgür irade ve tikunu simgeleyen karanlıktan aydınlığa uzanan yol

Bir çocuğun ağır bir hastalığa yakalandığını, masum insanların bir depremde öldüğünü ya da zalim bir insanın başkasının hayatını mahvettiğini düşünün. Tanrı iyi ise bunlara neden izin verir? Her şeyi biliyor ve her şeye gücü yetiyorsa kötülüğü neden daha ortaya çıktığı anda durdurmaz?

Yahudi düşüncesi bu soruyu dört ayrı düzeyde ele alır. İnsan eliyle yapılan kötülük özgür irade ve faillik, yani insanın seçiminin dünyada gerçek sonuç doğurabilmesiyle ilgilidir. Deprem, hastalık ve hayvan acısı sonlu ve değişebilir yaratılış düzenine aittir. Dünyadaki eksiklik insana tikun, yani onarım ve tamamlama görevi verir. Belirli bir acının neden tam o kişiye, o zamanda ve o ölçüde geldiği ise o kişinin İlahi adalet içindeki özel hesabına aittir.

Kötülüğün mümkün olduğu dünya, insanın gerçek seçim yapabildiği, Tanrı ile gerçek ilişki kurabildiği, seçimiyle dünyada gerçek sonuç doğurabildiği ve yaratılışın tikununa katılabildiği dünyadır. Bu düzenin amacı tikundur; kötülük ise özgür insanın aşmakla ve iyiliğe çevirmekle görevli olduğu geçici alandır.

Epikuros’a Atfedilen Kötülük İtirazı

  1. Tanrı kötülüğü ortadan kaldırmak istiyor fakat kaldıramıyorsa, her şeye kadir değildir.
  2. Tanrı kötülüğü ortadan kaldırabiliyor fakat istemiyorsa, bütünüyle iyi değildir.
  3. Tanrı ne kötülüğü ortadan kaldırmak istiyor ne de kaldırabiliyorsa, ne bütünüyle iyi ne de her şeye kadirdir.
  4. Tanrı hem kötülüğü ortadan kaldırmak istiyor hem de kaldırabiliyorsa, kötülük neden vardır?

Bu dört kollu formül yaygın olarak Epikuros’a atfedilir. Epikuros’un günümüze ulaşan eserlerinde bu biçimde yer almaz. Lactantius onu Epikuros’a atfederek aktarır; David Hume da aynı soruları daha sonra yeniden kullanır.

Birinci önerme

Önerme: Tanrı kötülüğü ortadan kaldırmak istiyor fakat kaldıramıyorsa, her şeye kadir değildir.

Cevap: Yahudi inancında Tanrı bütün yaratılmış güçlerin üzerindedir ve kötülüğü durdurabilecek kudrete sahiptir. Tanah’ın İlahi müdahale ve mucize anlayışı da bu egemenliği açıkça kabul eder. Bir kötülüğün gerçekleşmiş olması Tanrı’nın onu durduramayacağını göstermez. Sorunun gerçek odağı, Tanrı’nın neden her kötü olayı daha gerçekleşirken durdurmadığıdır.

İkinci önerme

Önerme: Tanrı kötülüğü ortadan kaldırabiliyor fakat istemiyorsa, bütünüyle iyi değildir.

Cevap: İlahi iyilik insanı özgür ve sorumlu bir varlık olarak yaratır. İnsan iyiliği gerçekten kendi seçimiyle kazanmalıdır. Gerçek seçim için iyilik ile kötülük arasında gerçek bir seçenek bulunmalıdır. Gerçek sorumluluk için seçimin dünyada gerçek sonuç doğurması da gerekir.

Tanrı her kötü seçimin sonucunu daha oluşmadan sürekli durdursaydı insan kötü niyet taşıyabilir, fakat dünyada güçlü anlamda gerçek bir fail olamazdı. Tanrı sonuçların sürekli doğrudan belirleyicisi haline gelir, insan ise seçen fakat seçiminin sonucunu taşıyamayan ikincil fail olurdu.

Kötülüğün geçici olarak mümkün olması, insanın özgürce iyiliği seçebilmesi, seçiminin gerçek sonuç doğurabilmesi ve yaratılışın onarımına katılabilmesi için gerekli imkan alanı oluşturur.

Üçüncü önerme

Önerme: Tanrı ne kötülüğü ortadan kaldırmak istiyor ne de kaldırabiliyorsa, ne bütünüyle iyi ne de her şeye kadirdir.

Cevap: Yahudi Tanrı anlayışında İlahi kudret tamdır. Tanrı tek mutlak egemendir; kötülük yaratılmış düzen içinde geçici olarak bulunur ve yaratılış tikuna yönelir. Tanrı kötülüğü ortadan kaldırabilecek kudrete sahiptir ve yaratılışın amacı tikundur.

Dördüncü önerme

Önerme: Tanrı hem kötülüğü ortadan kaldırmak istiyor hem de kaldırabiliyorsa, kötülük neden vardır?

Cevap: Olam HaZe, yani bu dünya, insanın seçim yaptığı, eylemde bulunduğu, sonuç doğurduğu ve tikuna katıldığı dünyadır. Baştan bütünüyle tamamlanmış bir dünya insana hazır iyilik sunardı. İçinde yaşadığımız düzen ise insanı iyiliği seçen ve yaratılışın onarımına katılan gerçek bir fail haline getirir.

İnsan kötülüğü seçebildiği için özgürdür. Seçiminin dünyada sonuç doğurabildiği için gerçek faildir. Kötülüğün bulunduğu yerde onu iyiliğe çevirebildiği için tikun görevi taşır. Tanrı’nın her kötü sonucu daha ortaya çıkar çıkmaz sürekli durdurduğu bir düzende bu üç alan birlikte zayıflardı.

Tanrı kötülüğü ortadan kaldırmaya kadirdir. Olam HaZe’de kötülüğün geçici olarak mümkün olması özgür irade, gerçek insan etkisi ve tikun görevi için alan açar; yaratılışın son yönü tikundur.

Mackie’den İyov’a: Mantıksal İtirazdan Ağır Acı Sorununa

Mackie: Tanrı ile kötülük mantıksal olarak çelişiyor mu?

J. L. Mackie, 1955’te yayımlanan makalesinde problemi üç temel önerme üzerinden kurmuştur: Tanrı her şeye kadirdir; Tanrı bütünüyle iyidir; dünyada kötülük vardır. Çelişki iddiası ancak iki ek düşünceyle kurulur: bütünüyle iyi olan bir varlık ortadan kaldırabileceği kötülüğü ortadan kaldırır; her şeye kadir olan Tanrı da bunu yapabilir.

Bu nedenle tartışmanın düğümü İlahi iyiliğin ne gerektirdiğidir. Özgür irade, gerçek insan etkisi ve tikun, İlahi iyiliğin her kötülüğü gerçekleşmeden engellemekten daha geniş bir amacı bulunduğunu gösterir. Tanrı’nın iyiliği ile kötülüğün geçici varlığı böylece mantıksal olarak birlikte mümkün hale gelir.

Plantinga: Özgür olup hep iyiyi seçen insanlar neden yaratılmadı?

Alvin Plantinga’nın Özgür İrade Savunması Mackie’nin mantıksal çelişki iddiasını hedef alır. Mackie’nin güçlü sorusu şudur: Bir insan bazen özgürce iyiyi seçebiliyorsa, Tanrı neden özgür oldukları halde her seferinde iyiyi seçen insanlar yaratmadı?

Plantinga’nın cevabı özgür seçimin gerçekten kime ait olduğuna dayanır. Tanrı insanı yaratabilir, ona iyiyi emredebilir ve önüne gerçek seçenekler koyabilir. Fakat belirli bir anda hangi seçeneğin seçileceğini Tanrı belirlerse o karar artık insanın özgür kararı olmaz. Özgür bir insanın ne yapacağında insanın kendi seçimi belirleyici bir pay taşır.

Bu nedenle özgür insanların bulunduğu ve hiç kimsenin hiçbir zaman kötüyü seçmediği bir düzen düşünülebilir; fakat Tanrı’nın bu sonucu insanların seçimlerini belirlemeden gerçekleştirebilmesi ayrıca gösterilmelidir. Mantıksal olarak, Tanrı’nın yaratabileceği her özgür insanın en az bir durumda kötüyü seçmesi mümkündür. Böyle bir ihtimal varsa, Tanrı ile ahlaki kötülüğün birlikte bulunması mantıksal olarak tutarlı hale gelir.

Plantinga daha sınırlı bir soruya cevap verir: “Tanrı vardır” ile “kötülük vardır” önermelerinin zorunlu olarak birbirini dışladığı iddiasını kırmak. Bu amaç için, Tanrı ile kötülüğün birlikte bulunduğu tutarlı bir durumun mümkün olması yeterlidir.

Mackie 1982’de bu noktanın gücünü kabul etti: Özgür İrade Savunması mantıksal olarak mümkünse, Tanrı inancının temel öğretileri mantıksal olarak birlikte tutarlı kalır. Ardından daha geniş soruyu ayrı tuttu: Bu, dünyadaki kötülüğün gerçek ağırlığını açıklamak için yeterli midir?

Mackie’nin mantıksal çelişki iddiası burada sınırına ulaşır: Tanrı’nın mutlak iyiliği, kudreti ve kötülüğün varlığı mantıksal olarak birlikte mümkündür. Bundan sonraki soru, dünyadaki acının neden bu kadar ağır ve dağınık olduğudur.

Rowe: Ağır acı Tanrı’ya karşı kanıt mı?

William Rowe 1979’da tartışmayı bu ikinci soruya taşıdı. Felsefede buna kanıtsal kötülük problemi denir; yani dünyadaki acının miktarı, şiddeti ve dağılımının Tanrı’nın iyiliğine karşı kanıt oluşturup oluşturmadığı sorulur.

Rowe’un ünlü örneğinde yıldırım uzak bir ormanda yangın çıkarır. Bir yavru geyik ağır biçimde yanar, günlerce acı çeker ve ölür. Olay insan seçimi içermez. Özgür irade insan zulmünü açıklar; yavru geyiğin acısı ise doğadan gelen acı sorununa girer.

Rambam’ın More Nevuhim III:12’de yaptığı ayrım burada önem kazanır. Kötülüğün bir bölümü maddi ve değişebilir varlık olmaktan doğar; bir bölümü insanların birbirlerine verdiği zarardır; bir bölümü de insanın kendi davranışlarıyla kendisine verdiği zarardır. Deprem, kalıtsal hastalık ve hayvan acısı sonlu, maddi ve değişebilir yaratılış düzeninin içinde ortaya çıkar.

Canlı beden büyür, iyileşir ve çoğalır; aynı beden yaralanabilir, hastalanabilir ve ölebilir. Yer kabuğundaki hareketler gezegenin düzeninin parçasıdır ve bazı şartlarda yıkıcı depremler doğurur. Canlıların çoğalması hayatın devamını sağlar; aynı süreçte kalıtsal bozukluklar da ortaya çıkabilir. Değişebilir maddi dünya hem yaşamın işleyişini hem de kırılganlığı taşır.

Bu ortak ve düzenli neden-sonuç dünyası insan hayatını mümkün kılar. Ateş aynı fiziksel özelliklerle çalıştığı, beden aynı biyolojik süreçlere tabi olduğu ve yapı malzemeleri aynı kurallara uyduğu için tıp öğrenilebilir, güvenli binalar yapılabilir ve insan davranışının sonuçları öngörülebilir. Aynı düzen, kırılganlığın ve gerçek zararın da mümkün olduğu düzendir.

Tanrı sınırsız ve değişmezdir; yaratılmış maddi dünya sınırlı ve değişkendir. Rambam’ın ayrımında doğadan gelen acının zemini bu maddi ve değişebilir varoluştur. Rowe’un daha sert sorusu ise devam eder: Doğal acı mümkünse neden bazı acılar böylesine ağırdır?

İyov: Genel düzen ile kişinin özel İlahi hesabı

İyov’un arkadaşları ağır acıyı doğrudan kişisel suçla açıklar. Tanrı adildir; İyov ağır acı çekmektedir; öyleyse İyov bunu hak etmiş olmalıdır. Kitabın sonunda Tanrı arkadaşlarına şöyle der:

“Benim hakkımda, kulum İyov gibi doğru konuşmadınız.”

İyov 42:7

İyov belirleyici bir sınır koyar. Tanrı’nın adaleti genel bir hakikattir; belirli bir insanın neden belirli bir acıyla karşılaştığı o kişinin özel İlahi hesabına aittir. Görünür acı, belirli bir günah hakkında hüküm verme yetkisi sağlamaz. Bir çocuğun hastalığını, bir felaketi veya bir insanın kaybını kendi tahminimizle belirli bir suça bağlamak İlahi hesabı insan yorumuyla doldurur.

Genel İlahi düzen açıklanabilir; belirli kişinin özel İlahi hesabı insan tahminiyle yazılmaz. Özgürlük, gerçek insan etkisi, yaratılmış nedenler, maddi kırılganlık, tikun ve Olam HaBa, yani gelecek dünya, genel yapının parçalarıdır. Belirli bir acının neden tam o kişiye, o zamanda ve o şiddette geldiği ise özel hesaba aittir.

İlahi adalet yalnız olayın görünen anını kapsamaz. Ruhun bütün tarihi, olayın gelecekte doğuracağı sonuçlar, başka insanların hayatındaki etkileri, Olam HaBa ve yaratılışın nihai tikunu aynı İlahi adalet düzeninde yer alır. İyov’un koyduğu sınır, bu özel hesabın ayrıntılarını insan tahminiyle doldurmayı engeller.

Ramhal ayrıca insanların aynı şartlarda yaşamadığını vurgular. Biri sağlıkla, diğeri hastalıkla; biri güvenli bir ailede, diğeri ağır şartlarda doğabilir. İlahi yargı her kişiyi ona gerçekten verilen şartlar ve seçim alanı içinde değerlendirir. Böylece kişinin özel İlahi hesabı, kendisine verilen hayat içinde yaptığı seçimleri de kapsar (Dereh HaŞem II, Kişisel Gözetim 1).

Özgürlük, Tanrı ile İlişki ve Gerçek İnsan Etkisi

Plantinga özgürlüğün mantıksal işlevini gösterir. Yahudi kaynakları ise özgürlüğün yaratılışta neden merkezi olduğunu açıklar. Devarim 30:19’da insanın önüne hayat ile ölüm konur ve ardından “Hayatı seç” denir. Emir, insanın gerçekten seçebildiği bir dünyada anlam kazanır.

Ramhal, Dereh HaŞem’de insanın mükemmelliği hazır ve zorunlu biçimde almaması gerektiğini öğretir. İnsan iyiliğe kendi seçimiyle yöneldiğinde kazandığı mükemmellik ona ait olur. İyiliğin özgürce seçilebilmesi için iyiliğin zorunlu olmaması gerekir.

Tanrı ile ilişki de aynı yapıya sahiptir. Tanrı’dan uzaklaşma imkanı bulunan insanın O’na yönelmesi kendi seçimine dayanan bir cevaptır. Mitsva, yani Tanrı’nın buyruğunu yerine getirmek; teşuva, yani Tanrı’ya dönüp yolunu düzeltmek; ve devekut, yani Tanrı’ya bağlanmak, insanın cevabı gerçekten kendisine ait olduğunda gerçek ilişki haline gelir. Tanrı’nın geleceği bilmesi ile insanın özgürlüğü arasındaki ilişki Tanrı Ne Yapacağımı Biliyorsa Özgür müyüm? yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Birine yardım ettiğinizde dünya gerçekten değişir; birine zarar verdiğinizde de değişir. Kuzari V:20 insanın özgür fiillerini yaratılmış nedenler arasında değerlendirir. R. Hayim Volozhiner de Nefeş HaHayim’de insanın eylem, söz ve düşüncelerinin yaratılış üzerinde etkili olduğunu öğretir.

Özgür irade seçebilme gücüdür; gerçek faillik ise seçimin dünyada gerçek sonuç doğurabilmesidir. İnsan yalnız niyetinden değil, gerçekleştirdiği eylemin sonuçlarından da sorumludur.

Masumiyet sürekli fiziksel dokunulmazlık üreten bir kural olsaydı, bıçak masum kişiyi kesmez, kurşun ona ulaşmaz, güvensiz yapılmış bir bina masumların üzerine çöktüğünde zarar vermezdi. İnsan kötülüğü seçebilir, fakat seçimin gerçek sonucunu meydana getiremezdi. Üstelik insanların ahlaki durumu başlarına gelenlerden okunabilir hale gelirdi; İyov’un arkadaşlarının yaptığı yanlış çıkarım doğanın görünür kuralına dönüşürdü.

Ciddi zarar ihtimali ortadan kalktığında kurtarma, koruma, fedakarlık ve adalet de bugünkü ağırlığını taşımazdı. İnsan davranışının ahlaki önemi, davranışın dünyada gerçek sonuç meydana getirebilmesiyle bağlantılıdır.

Tanah İlahi müdahaleyi ve mucizeyi kabul eder; aynı zamanda insanı sorumlu fail olarak görür. Tanrı her kötü sonucun doğrudan ve sürekli belirleyicisi olsaydı insan seçen fakat sonucunu taşıyamayan ikincil fail haline gelirdi. Haşgaha Pratit, yani özel İlahi Gözetim ile yaratılmış nedenlerin birlikte işleyişi Haşgaha Pratit: İlahi Gözetim, Tesadüf, Doğa ve Özgür İrade yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Kötülük gerçekleşirken İlahi yönetimin neden açık görünmediği sorusu ise Hester Panim kavramıyla açıklanır.

Tikun, Yani Onarım: Dünya Neden Baştan Tamamlanmış Değil?

Ramhal’ın yaratılış anlayışında insan kendisine verilen iyiliği almakla kalmaz; kendi mükemmelliğini seçimiyle kazanır ve yaratılışın onarımına katılır. İnsan dünyada yalnız yaşamaz; dünyaya bir şey yapar.

Ramhal insanı yaratılışın ahlaki amacının merkezine yerleştirir. Rambam ise More Nevuhim III:13’te bütün evrenin yalnız maddi anlamda insan için yaratıldığı görüşüne mesafeli durur. İki düşünür farklı sorular üzerinde durur: Ramhal insanın ahlaki ve ruhsal görevini, Rambam ise evrenin maddi amacını tartışır.

Hiç kimsenin aç olmadığı bir dünyada aç olanı doyurmak mümkün olmazdı. Hiç adaletsizlik bulunmayan bir dünyada adaleti yeniden kurmak için alan bulunmazdı. Hiç kimsenin yanlış yapmadığı bir dünyada teşuva olmazdı. Hiç tehlike bulunmayan bir dünyada cesaret ve fedakarlık bugünkü anlamını taşımazdı.

Hastalık acıdır, adaletsizlik kötülüktür. Tikun insana acıyı azaltma, bozulanı onarma, adaleti kurma ve iyiliği dünyada gerçekleştirme görevi verir. Ramhal’ın Dereh HaŞem, Da’at Tevunot ve Kalakh Pitchei Hokhmah çizgisinde eksikliğin bulunduğu dünya aynı zamanda insanın eksikliği giderebildiği dünyadır. Da’at Tevunot, yaratılışın bu yönünü İlahi birlik ve tikun üzerinden ayrıntılandırır.

Tikun insanın kötülük karşısındaki görevidir: acıyı azaltmak, bozulanı onarmak ve iyiliği dünyada gerçekleştirmek.

Tora bu görevi somutlaştırır. Yoma 85b, pikuah nefeş, yani insan hayatını koruma görevinin Şabat dahil mitsvaların büyük bölümünün önüne geçtiğini öğretir. Doktorun hastayı tedavi etmesi, mühendisin güvenli yapı kurması, toplumun saldırganı durdurması ve aç olanın doyurulması tikunun somut biçimleridir. İlahi yönetim altında yaşayan insan acı karşısında harekete geçer: elinden geldiğince acıyı azaltır ve hayatı korur.

Olam HaZe ve Olam HaBa: İlahi Adaletin Daha Geniş Ufku

Olam HaZe, yani bu dünya, çalışma, seçim ve tikun dönemidir. Ramhal bu ayrımı avoda, yani çalışma ve hizmet dönemi ile gemul, yani karşılığın tamamlandığı dönem olarak açıklar. İnsan burada seçim yapar, başkalarının seçimlerinden etkilenir ve kendi seçimleriyle başkalarını etkiler. İnsan varoluşu Olam HaBa, yani gelecek dünya, ile devam eder; İlahi adalet bu iki düzeyi birlikte kapsar (Dereh HaŞem I, İnsan 3).

Hazal, yani rabbinik geleneğin Bilgeleri, Berahot 34b’de Olam HaBa için Yeşayahu 64:3’teki “Göz görmedi” ifadesini kullanır. Olam HaBa İlahi adaletin ve ödülün daha geniş ufkudur. Dünyadaki acı bütün ağırlığını korur; Yahudi yaşamı yas tutmaya, ağlamaya, feryat etmeye ve Tanrı’ya soru sormaya yer verir.

Bir olayın bugünkü görünümünün ötesinde İlahi anlamı bulunabilir. İlahi adalet, görünen hayatın yanı sıra Olam HaBa’yı ve yaratılışın nihai tikununu da kapsar. İyov’un koyduğu sınır, belirli bir olayın özel nedenini insanın kendi tahminiyle belirlemesini engeller.

Kabala bazı özel adalet sorularına ek bir alan açar: Gilgul HaNeşamot, yani ruhların yeniden dünyaya gelişi. R. Yitshak Luria’nın, yani Ari’nin Kabala sisteminde ruhun tikun süreci birden fazla yaşam boyunca devam edebilir. Böylece bugün görünen tek hayat, ruhun bütün tarihinin yalnız bir bölümü olabilir.

Gilgul konusunda klasik Yahudi düşünürler arasında görüş ayrılığı vardır. Saadya Gaon HaEmunot veHaDeot’ta ruh göçünü reddeder; Ari’nin Kabala sistemi ise Gilgul’u ruhun tikun sürecinin bir parçası olarak ele alır. Ari’nin sistemi insanın dikkatini geçmiş yaşam tahminlerinden bugünkü Tanrı’ya hizmetine ve tikun görevine yöneltir. Konu Reenkarnasyon ve Gilgul yazısında ayrıca incelenmiştir.

İlahi egemenlik, insanın gerçek etkisi ve yaratılmış nedenler aynı düzen içinde birlikte işler. Tefila, yani dua; Haşgaha, yani İlahi Gözetim; ve Bitahon, yani Tanrı’ya güven, insan sorumluluğuyla birlikte işler. İnsan kendi görevini ve çabasını yerine getirir; sonucun tamamı İlahi yönetim altındadır.

Yahudiliğin Kötülük Problemine Cevabı

Tanrı kötülüğü ortadan kaldırmaya kadirdir. İlahi iyilik insanı özgür ve sorumlu bir varlık olarak yaratır. İnsan seçer, seçimi dünyada gerçek sonuç doğurur ve bu sonucun sorumluluğunu taşır.

İnsan zulmü özgür irade ve gerçek insan etkisi alanına aittir. Doğadan gelen acı sonlu ve değişebilir maddi yaratılışın yapısına aittir. Belirli bir acının neden belirli bir kişiye, belirli bir zamanda ve belirli bir şiddette geldiği o kişinin özel İlahi hesabına aittir. İyov görünür acıdan kişisel suç hükmü çıkarmaya izin vermez.

Kötülüğün mümkün olduğu dünya aynı zamanda tikunun mümkün olduğu dünyadır. İnsan aç olanı doyurur, hastayı iyileştirmeye çalışır, adaletsizliğe karşı çıkar, zarar göreni korur ve teşuva eder. İnsan varoluşu Olam HaZe’nin ötesinde Olam HaBa ile devam eder. Gilgul ise Kabala içinde bazı özel adalet sorularını daha geniş bir ruh tarihi içinde ele alır.

Mackie’nin mantıksal çelişki iddiası özgür yaratılmış insanın gerçek seçimleri hesaba katıldığında zorunlu olmaktan çıkar. Plantinga bunun mantıksal yönünü gösterir. Rowe acının miktarı ve ağırlığı sorununu öne çıkarır. Rambam doğadan gelen acıyı insan zulmünden ayırır. İyov genel düzen ile kişinin özel İlahi hesabı arasındaki sınırı koyar. Ramhal ise özgür seçimi, kazanılmış iyiliği, tikunu ve Olam HaBa’yı tek bir yaratılış amacı içinde birleştirir.

Kötülük, insanın özgürce iyiliği seçtiği, Tanrı ile gerçek ilişki kurduğu, dünyada gerçek sonuç doğurduğu ve yaratılışı tikun yönünde değiştirdiği düzenin geçici parçasıdır. Yaratılışın amacı ve son yönü tikundur.

Başlıca Kaynaklar

Bereşit 1–3; Devarim 30:15–20; Yeşayahu 45:7; İyov 1–2 ve 38–42; Berahot 7a ve 34b; Yoma 85b; Rambam, More Nevuhim III:12–13; R. Yehuda HaLevi, Kuzari V:20; R. Saadya Gaon, HaEmunot veHaDeot; Ramhal, Dereh HaŞem, Da’at Tevunot ve Kalakh Pitchei Hokhmah; R. Hayim Volozhiner, Nefeş HaHayim I; R. Hayim Vital, Şaar HaGilgulim; Lactantius, De Ira Dei 13; David Hume, Dialogues Concerning Natural Religion X; J. L. Mackie, “Evil and Omnipotence,” Mind 64 (1955), 200–212 ve The Miracle of Theism (1982); Alvin Plantinga, God, Freedom, and Evil (1974) ve The Nature of Necessity (1974); William L. Rowe, “The Problem of Evil and Some Varieties of Atheism,” American Philosophical Quarterly 16 (1979), 335–341.

Önceki Makale

Tanrı Ne Yapacağımı Biliyorsa Özgür müyüm? İlahi ...

Sonraki Makale

Hester Panim Nedir? Tanrı Neden Yüzünü Gizler?

0
Paylaşım
  • 0
  • +
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

İlgili Yazılar

  • Hester Panim Nedir? Tanrı Neden Yüzünü Gizler?
  • Tanrı Ne Yapacağımı Biliyorsa Özgür müyüm? İlahi Bilgi, Zaman ve İnsan Seçimi
  • Bitahon Nedir? Tanrı’ya Güvenmek, Çaba, Tedbir ve Sonucu Bırakmak

İlgili Yazılar Yazarın Diğer Yazıları

  • 2. Bölüm - Ateist, Rabbi Tovia Singer'a meydan okuyor! Yahudilik doğru mudur ve Tora, Tanrı'dan mıdır? kapak görseli
    Tanrı ve Vahiy

    2. Bölüm – Ateist, Rabbi Tovia Singer’a meydan okuyor! Yahudilik doğru mudur ve Tora, Tanrı’dan mıdır?

    16 Eylül 2023
    Yazan Gökhan Duran
  • Yahudilikte melek kavramı ve malak
    Tanrı ve Vahiy

    Melek Nedir? Tanah ve Yahudi Düşüncesinde Malakh

    11 Mart 2020
    Yazan Gökhan Duran
  • Tanrı Konuşur mu? Tora’da İlahi Konuşma ve Vahiy kapak görseli
    Tanrı ve Vahiy

    Tanrı Konuşur mu? Tora’da İlahi Konuşma ve Vahiy

    8 Haziran 2018
    Yazan Gökhan Duran
  • Kutsal Ruh kapak görseli
    Tanrı ve Vahiy

    Ruah HaKodeş Nedir? Tanah’ta Kutsal Ruh Ne Demektir?

    30 Ağustos 2018
    Yazan Gökhan Duran
  • Tanrı ve Vahiy

    Yahudiliğin İlahi Kökenine Akılcı Yaklaşım

    24 Nisan 2018
    Yazan Gökhan Duran
  • İlahi Gözetim / HaşgahaTanrı ve Vahiy

    Haşgaha Pratit Nedir? İlahi Gözetim, Tesadüf, Doğa ve Özgür İrade

    28 Eylül 2026
    Yazan Gökhan Duran

  • Talmud’a yapılan iftiralar (8) “Yahudiler, Yahudi Olmayanları aldatabilir mi?” kapak görseli
    Dinlerarası İddialar

    Talmud’a yapılan iftiralar (8) “Yahudiler, Yahudi Olmayanları aldatabilir mi?”

  • Yaratılış Kitabı literal mi? - Rabbi Dr. Yitzchak Breitowitz kapak görseli
    Metin ve Kronoloji

    Yaratılış Kitabı literal mi? – Rabbi Dr. Yitzchak Breitowitz

  • Bir ayetin Tora metninden peşat, mesora, halahik yorum ve pesak üzerinden uygulamaya geçişini gösteren görsel
    Halaha ve Mitsvalar

    Bir Ayeti Mitsva Olarak Nasıl Okuruz? Devarim 6:1 ve 30:11–14 Üzerinden Metinden Halahaya Giden Yol

Kabalat.com

  • Hakkımda
  • Yayın İlkeleri
  • Düzeltme Politikası
  • İletişim
  • Gizlilik
  • Çerez Politikası
  • ToraOku ↗