21. İddia: Bir insan başka insanların günah cezasını üstlenebilir
İddia başlığının kaynak notları: 162
Hristiyan iddiası
“These verses are conclusive that a human offering and sin-bearing sacrifice is being described here .”
Cevap
Hristiyan yorumun korban anlayışı sonunda şu modele ulaşır: günah insanı ölüme layık hale getirir; hayvan korbanları bunu geçici biçimde temsil eder; sonunda günahsız bir insan başkalarının günahlarını taşır, onların cezasını üstlenir ve kendi doğruluğunu onlara aktarır. Yeremya 23:5-6’yı bir kişinin kusursuz doğruluğunun halka aktarılması yönünde okur; Yeşaya 53’ü de başkalarının günahını taşıyan insan korbanı olarak yorumlar.163 Tanah’ın kişisel sorumluluk dili ise iki farklı şeyi birbirinden ayırır: bir insan başka insanların davranışlarının sonuçlarından etkilenebilir; fakat onların ahlaki suçu bu nedenle onun kişisel suçu haline gelmez.
Devarim bunu kısa bir cümleyle söyler: “Babalar çocukları yüzünden öldürülmeyecek, çocuklar da babaları yüzünden öldürülmeyecek; herkes kendi günahı yüzünden öldürülecektir.”164 Hazal, ayetin sonundaki iş be-het’o yumatu, “herkes kendi günahı yüzünden öldürülecektir” sözünü zaten kişisel sorumluluğun temel ifadesi olarak görür. Sanhedrin’de baba ve çocuğun neden ayrıca zikredildiği tartışılırken bu son cümlenin bir kişinin başka birinin suçundan dolayı cezalandırılmamasını tek başına öğrettiği belirtilir.
Yehezkel 18 aynı ilkeyi bütün bir bölüm boyunca açar. Bölüm, “Babalar ekşi üzüm yedi, çocukların dişleri kamaştı” atasözüyle başlar. Peygamber doğru bir baba, kötü bir oğul ve yeniden doğru yaşayan torun örneğini kurduktan sonra HaŞem’in sözünü verir: “Günah işleyen nefeş, o ölecektir. Oğul babanın suçunu taşımayacak, baba da oğlun suçunu taşımayacaktır. Tsadikin doğruluğu onun üzerinde olacak, kötünün kötülüğü de onun üzerinde olacaktır.”165 İbranice iki cümleyi neredeyse ayna gibi yan yana koyar: tsidkat ha-tsadik alav tihyeh, tsadikin doğruluğu kendisinin üzerinde olacaktır; ve-rişat raşa alav tihyeh, kötünün kötülüğü kendisinin üzerinde olacaktır. Akedat Yitshak da insan nefeşlerinin birbirine, cezayı birinden ötekine geçirmek zorunda bırakacak biçimde karışmadığını özellikle vurgular.
Aynı bölüm kötü insanın kendi kötülüğünden dönüp yaşayabileceğini, doğru insanın ise kendi doğruluğundan ayrıldığında kendi seçiminin sonucuyla karşılaşacağını söyler. Çözüm başka birinin doğruluğunun günahkarın hesabına geçirilmesi değildir; günahkarın kendisi döner. Yeremya, yeni antlaşmaya yaklaşan bölümde aynı sorumluluk dilini tekrarlar: “Herkes kendi suçu nedeniyle ölecek; ekşi üzümü yiyenin kendi dişleri kamaşacaktır.”166 Bu özellikle önemlidir. Yeremya’nın yeni antlaşma sözü, kişisel sorumluluğu ortadan kaldıran bir ceza aktarımı öğretisinin içine yerleştirilmez; hemen öncesinde herkesin kendi suçuyla ilişkisi yeniden vurgulanır.
Bundan insanların yalnız kendi eylemlerinden etkilendiği sonucu çıkmaz. Bir kralın savaşı binlerce insanı etkileyebilir; bir babanın kötü kararı çocuklarını yoksulluğa sürükleyebilir; bir kuşağın yanlışları sonraki kuşağa siyasi ve toplumsal felaket bırakabilir. Fakat sonuç ile suç aynı şey değildir. Bir baba bütün servetini kumarda kaybettiğinde çocukları fakir büyüyebilir. Çocuklar onun davranışının sonucunu taşır; kumarı oynayan ahlaki fail yine babadır.167 Yehezkel’in “oğul babanın suçunu taşımayacaktır” sözü tam bu ayrımı korur.
Korban hukuku da kişisel aidiyeti şaşırtıcı derecede somut biçimde muhafaza eder. Mişna Keritot’ta bir insan kendi belirli günahı için hatat ayırdıktan sonra ölürse oğlu bu hayvanı kendi günahı için kullanamaz. Kişi kendi ayırdığı hatatı bile başka bir günaha taşıyamaz. Bavli’nin formülü açıktır: insan kendi korbanıyla çıkar; babasının kendi hatatı için ayırdığı korbanla çıkmaz. Rambam da Mişna açıklamasında aynı noktayı belirtir. Aynı aile, aynı korban türü ve hatta benzer bir günah bulunsa bile babanın hatatı oğlun hatatı haline gelmez. Tora günahı kişiden kişiye dolaşan soyut bir borç gibi işlemez.
Korbanı getiren kişi de ahlaki sorumluluktan çıkmaz. Günahını kabul eder, gerektiğinde viduyda (itiraf) bulunur, zarar vermişse telafi eder ve teşuva eder. Hayvan onun yerine suçlu fail olmaz. Yom Kippur’daki seir ha-miştaleah (gönderilen teke) ilk bakışta daha güçlü bir örnek sunar; Aharon İsrael’in suçlarını tekenin başı üzerinde itiraf eder ve teke bunları ıssız yere “taşır”. Tora gerçekten günah taşıma dilini ritüel bir sembolizm içinde kullanır. Fakat teke ahlaken suçlu sayılmaz, İsrael’in yaptığı kötülükleri o yapmış kabul edilmez ve masum bir fail olarak mahkeme cezasına çarptırılmaz. Ritüel, günahın topluluktan uzaklaştırılmasını görünür kılar. “Taşımak” fiili tek başına kişisel suçun başka bir ahlaki kişiye geçirilmesi anlamına gelmez.
Rabbinik edebiyatta daha güçlü görünen bir ifade de vardır. Bavli Moed Katan 28a, Miriam’ın ölümünün kızıl inek bölümü yanına yazılmasını “kızıl inek kapara sağladığı gibi tsadiklerin ölümü de kapara sağlar” diye açıklar; Aharon’un ölümü için de benzer bir bağlantı kurar. Bu ifade gerçekten Yahudi kaynağındadır ve zayıflatılmamalıdır. Fakat Gemara (Talmud tartışması) belirli günahların Miriam’a veya Aharon’a aktarıldığını, onların günahkarlar yerine suçlu sayıldığını ya da ölüm cezasının onlara geçirildiğini söylemez. Tsadikin ölümü bir hatat korbanı türüne dönüşmez.
Daha sonraki Yahudi açıklamaları da aynı cümlenin birden fazla anlam düzeyinde anlaşılabildiğini gösterir. Midbar Şur, tsadikin ölümünün yaşayanlarda onun iyi yollarını sürdürme arzusu ve teşuva uyandırması nedeniyle kapara etkisi doğurduğunu açıklar. Şelah da bu etkiyi teşuvaya bağlar. Yaarot Devaş ise bazı görüşlerin tsadikin ölümüne daha gizemli, seguli bir kapara etkisi verdiğini; başka açıklamaların ise bunu ölümün açtığı teşuva kapısıyla ilişkilendirdiğini aktarır.168 “Tsadiklerin ölümü kapara sağlar” gerçek bir rabbinik ifadedir; fakat bundan “toplumun kişisel günahları tsadike aktarılır ve Tanrı onu onların yerine cezalandırır” sonucu çıkmaz.
Kapara kavramının genişliği bunu zaten gösterir. Teşuva kapara sağlar; Yom Kippur kapara sağlar; korban kapara sağlar; bazı bağlamlarda sıkıntılar veya insanın kendi ölümü kapara sürecinde rol oynar; deraş düzeyinde tsadiklerin ölümü toplum için kapara etkisi taşır. Bu yolların her birinin tek bir mekanizmayla, yani bir suçun başka bir varlığa geçirilip onun cezalandırılmasıyla çalıştığını söylemek kaynakların söylediğinden fazlasıdır.
Mişna Keritot ile Moed Katan birlikte okunduğunda ayrım çok berraklaşır. Aynı gelenek bir yandan “tsadiklerin ölümü kapara sağlar” diyebilir, diğer yandan bir babanın kendi günahı için ayırdığı hatatın oğlun aynı tür günahı için bile kullanılamayacağını öğretir. Ruhsal kapara etkisi ile belirli günahın belirli kişiye ait oluşu birbirini ortadan kaldırmaz. Hristiyan yorumun zincirinde ise hayvanın “taşıması”, gönderilen tekenin suçları uzaklaştırması, tsadiklerin ölümünün kapara sağlaması, Yeşaya 53’te hizmetkarın acıları taşıması ve İsa’nın insanların cezasını çekmesi tek bir teolojik mekanizmanın farklı görünümleri gibi ele alınır. Aynı kelime veya benzer imge, aynı yapıyı kanıtlamaz.
Bir insan “ailesinin yükünü”, “savaşın yükünü” veya “başkasının hatasının sonucunu” taşıyabilir. Bu ifadelerin hiçbiri onu diğer kişinin ahlaki faili yapmaz. Tanah’ın açık cümleleri ise kişisel aidiyeti tekrar tekrar belirtir: “Herkes kendi günahı yüzünden öldürülecektir”; “Oğul babanın suçunu taşımayacaktır”; “Tsadikin doğruluğu kendisinin üzerinde olacaktır”; “Kötünün kötülüğü kendisinin üzerinde olacaktır.” Yeremya da geleceğe bakarken “Herkes kendi suçu nedeniyle ölecektir” der.
Bu ayetler “masum biri hiçbir zaman başkasının günahı yüzünden acı çekemez” demek değildir. Tanah böyle bir toplumsal dünya anlatmaz. Söylediği daha kesindir: ahlaki suç kişiye aittir; doğruluk da kişiye aittir. Dolayısıyla “tek bir kusursuz insan bütün diğer insanların kişisel günah cezalarını üstlenecek ve kendi doğruluğunu onların hesabına aktaracaktır” öğretisi, Tanah’ın normal sorumluluk düzenine büyük bir istisna getirir. Böyle bir istisna Tanah’ta açıkça kurulmuş olmalıydı; oysa bu mekanizma kişisel sorumluluk ayetlerinde yoktur.
Hristiyan yorum bu istisnayı Devarim veya Yehezkel’in sorumluluk dilinden çıkarmaz. Önce İsa’nın vekaleten ölümü kabul edilir; sonra korban, seir ha-miştaleah, tsadiklerin ölümü ve Yeşaya 53 bu modele göre okunur. Tanah başkalarının davranışlarının sonuçlarını taşımayı bilir, ritüel olarak günahın uzaklaştırılmasını bilir ve rabbinik dil tsadiklerin ölümüne kapara diyebilir. Fakat bunların hiçbiri kendi başına “masum bir insanın üzerine suçluların kişisel günahları geçirilir; o onların cezasını çeker ve doğruluğu suçluların hesabına yazılır” öğretisini vermez.169
Kaynaklar
Duncan Heaster, Jesus for Jews, s. 3–6 ve 19–28. ↩
Kabalat.com, “İsa, Benim Günahlarım İçin mi Öldü?”; “Dürüstlerin Ölümü ile Aklanmak?”. ↩
Tanah, Devarim 24:16. ↩
Tanah, Yehezkel 18:20. ↩
Tanah, Yeremya 31:29–30. ↩
Kaynaklar: Mişna Keritot; Rambam, Mişna yorumu. ↩
Kaynaklar: Tanah, Yehezkel 18; Mişna Keritot; Şelah. ↩
Kabalat.com: “Dürüstlerin Ölümü ile Aklanmak?”; “İsa, Nihai Kurban Mıdır?”; “Fidye?” ↩



