38. İddia: İnsan kurbanı putperest biçimde yapılırsa yasaktır; Tanrı isterse kabul edilebilir
İddia başlığının kaynak notları: 272
Hristiyan iddiası
“Being a human sacrifice, Jesus was the fulfilment of the law, and therefore that sacrifice was a special case.”
Cevap
Devarim 12:31 insan kurbanını yalnız yanlış tanrıya yöneltildiği için reddetmez. Bölümün uyarısı daha geniştir: İsrael Kenaan halklarının ibadet biçimlerini öğrenip “Bu uluslar tanrılarına nasıl hizmet etti? Ben de HaŞem’e öyle hizmet edeyim” dememelidir. Ardından gerekçe gelir: “Tanrın HaŞem’e böyle yapmayacaksın; çünkü HaŞem’in nefret ettiği her iğrenç şeyi onlar tanrılarına yaptılar; oğullarını ve kızlarını bile tanrılarına ateşte yakarlar.” Yani bazı eylemler, hedefi HaŞem olarak değiştirilince kabul edilmiş avoda haline gelmez.
İnsan kanının putperest dünyada bulunması onu tek başına geçersiz yapmaz. Eski dinlerde hayvan korbanı da vardır; bundan Tora’daki hayvan korbanının yanlış olduğu sonucu çıkmaz. Ardından kendi sistemine dönerek hayvan kanının gelecekteki tek etkili kan korbanına işaret ettiğini ve Yeşaya 53’ün bunu insan olan Maşiah’la özdeşleştirdiğini ileri sürer. Fakat putperestlik itirazını cevaplamak, Tora’nın insanı korban türü yaptığını göstermez. Tora’nın belirli bir uygulamayı HaŞem için kabul edip etmediğini yine Tora belirler. Devarim 12 tam bu ayrımı yapar.
Sifrei Devarim ayetin dilini HaŞem’in nefret ettiği ibadet biçimleri bağlamında açar. Sefer HaIkkarim de insanın, başka halkların ağır fedakarlıklarını görüp “Bunu HaŞem için yaparsam O’na daha büyük onur vermiş olurum” diye düşünebileceğini söyler. Tora’nın uyarısı bu sezgiye karşıdır. Bir davranışın daha ağır, daha pahalı veya daha acı verici olması onu HaŞem’in istediği avoda yapmaz.
Yeremya aynı noktayı Tophet hakkında daha sert bir dille ifade eder. Yeremya 7:31, Bene Hinnom vadisindeki Tophet’te oğul ve kızların ateşte yakılmasından söz eder; 19:5 ise Baal için oğulların ola olarak yakılmasını anar. HaŞem bu uygulama için “emretmediğim, söylemediğim ve aklıma gelmeyen” der. Peşat düzeyinde sözler bu belirli çocuk yakma avodasını hedef alır; tek başına buradan düşünülebilecek her dini ölüm eylemi hakkında sınırsız bir genelleme yapmak doğru olmaz. Hazal daha sonra bu ifadeyi insan kurbanı tartışmasına genişletir. Ta’anit 4a sözleri Meşa’nın oğluna, Yiftah’ın kızına ve Yitshak’a uygular; Yitshak konusunda Avraam’ın gerçek bir sınanma emri aldığını kabul ederken HaŞem’in fiili kesimi amaçlamadığını söyler. Sifrei Devarim’de de Yeremya 19:5, insanın çocuğunu mizbeah üzerinde sunmasıyla ve bir görüşte Akeda ile ilişkilendirilir. Bunlar Yeremya’nın peşatından sonraki deraş katmanlarıdır; fakat Yahudi geleneğinin Akeda’yı “Tanrı isterse insan korbanı normal ve geçerli bir kategori olur” biçiminde okumadığını gösterir.273
Akedat Yitshak bu nedenle merkezi örnektir. Bereşit 22’nin başında Avraam gerçek bir nisayon (sınanma) ile karşılaşır; bunu yumuşatmak doğru olmaz. Yitshak’ı ola olarak yükseltmesi istenir, Avraam mizbeahı kurar, oğlunu bağlar ve bıçağı alır. Fakat anlatı tam öldürme anında “Elini çocuğa uzatma ve ona hiçbir şey yapma” sözüyle yön değiştirir. Sonra koç görünür ve Tora onun “oğlu yerine” ola olarak sunulduğunu özellikle söyler. Akeda’nın gerçekleşen son korban eylemi insanın kesilmesi değil, insanın yaşamının korunması ve yerine koçun sunulmasıdır.
Bu anlatı Avraam’ın teslimiyetinin ne kadar ileri gittiğini gösterir; fakat insanı Tora’nın düzenli korban sistemi içine sokmaz. Yitshak hatat veya aşam yapılmaz, kanı mizbeaha uygulanmaz, İsrael’in günahları onun ölümü üzerine yüklenmez. Midraş Tanhuma da Avraam’ın “Bana oğlumu almamı söylemedin mi?” sorusuna, HaŞem’in fiili kesimi istemediği yönünde cevap verir. Aynı gelenek Yeremya’nın sözünü Yiftah’ın kızı, Meşa’nın oğlu ve Akeda ile birlikte okur. Hazal, Akeda’nın büyüklüğünü insan kurbanının hukuki emsaline dönüştürmez.274
Vayikra’nın korban düzeni de insanı hayvanların üstüne eklenen son tür olarak vermez. Ola sığırdan, koyun veya keçiden ya da kuştan getirilebilir; başka korbanlarda da tür, yaş ve şartlar ayrıntılı biçimde belirlenir. Bazı yükümlülüklerde yoksul kişi kuş, hatta ince un getirebilir. İnsan bedeni bu listede yoktur. Vayikra 27 ise insanla ilgili adakları ayrı bir arakhin (belirlenmiş değerler) düzeninde ele alır: kişi mizbeah üzerinde öldürülmez; yaş ve cinsiyete göre belirlenmiş değer üzerinden değerlendirilir. Arakhin geleneği Vayikra 27:2’deki nefaşot sözünü yaşayan kişilerin değerlemesi bağlamında okur.
İnsan HaŞem’e ait olabilir; bundan insan bedeninin korban olarak kesileceği sonucu çıkmaz. İlk doğan erkek çocuk da HaŞem’e ait sayılır, fakat pidyon haben (ilk doğan oğlun fidye ile geri alınması) düzenine girer; kohen onu mizbeah üzerinde kesmez. Bir insanın değeri adanabilir; bedeninin korbanlaştırılması bunun doğal devamı değildir. Tora insan yaşamını kutsallığın dışında bırakmaz, fakat kutsallığı insan öldürmeyle özdeşleştirmez.275
Bu nokta İsa’nın ölümünü Vayikra korbanlarının nihai gerçekleşmesi sayan görüş için ciddi bir ölçü getirir. Eğer Vayikra örnek ise korbanın türünü, yerini ve avodasını da Vayikra belirler. Kan kohen tarafından alınır ve korbanın türüne göre mizbeah veya kutsal alan üzerinde belirlenmiş işlem yapılır. Hristiyan anlatıda İsa’nın ölümü Bet HaMikdaş avodası içinde gerçekleşmiş bir hatat, aşam veya ola işlemi değildir; Roma hukukuyla gerçekleştirilen bir infazdır. Bir Roma infazını geriye dönük olarak Levitik korban yapan ayrı bir Tora kuralı bulunmaz.
Sorun ölümün acımasız olması değildir. Korban kimliğinin nereden geldiğidir. Bir ölüm, daha sonra ona dini anlam verdiğimiz için Tora korbanı olmaz. Bir tsadikin şehit edilmesi de tek başına onu aşam haline getirmez. Korbanın türünü ve avodasını HaŞem belirler.
Hristiyan korban öğretisi burada “İsa sıradan Levitik korban değildi; bütün korbanların yöneldiği daha yüksek gerçeklikti” savını ileri sürer. Bu sav Vayikra’dan değil, önceden kabul edilmiş Hristiyan korban öğretisinden gelir. Fakat o anda kanıtın niteliği değişir. Bu model, İsa’nın ölümünü Vayikra’nın korban şartlarına uyduğu için değil, onları aşan benzersiz bir İlahi düzen olduğu iddiasıyla korban sayar. Böyle bir düzen Vayikra’dan bağımsız biçimde kanıtlanmalıdır. Vayikra insanı korban türleri arasında saymadığında bunun önemsiz olduğunu söyleyip, aynı Vayikra’nın başka ayrıntılarını İsa’nın ölümü için kanıt olarak kullanmak tutarlı değildir.
Mişna Menahot’un sunduğu ilke de “daha değerli canlı, daha yüksek korban” düşüncesini zayıflatır. Hayvan olası, kuş olası ve minha için Tora aynı “HaŞem’e hoş koku” dilini kullanır; Hazal bundan çok getiren ile az getirenin, kalbini göğe yönelttiğinde kabul bakımından aynı değeri taşıyabileceğini çıkarır. Avodanın değeri sunulan şeyin maddi veya biyolojik büyüklüğüyle ölçülmez.
Tanah’ın insan kurbanı hakkında verdiği tablo bu kaynaklar birlikte okunduğunda belirginleşir. Devarim 12 çocuk yakma biçimini HaŞem’in nefret ettiği ulus uygulamaları arasında sayar. Yeremya Tophet’teki çocuk yakmanın HaŞem tarafından emredilmediğini söyler. Akeda en ağır teslimiyet sınamasını içerir, fakat Yitshak öldürülmez ve yerine koç sunulur. Vayikra korban türlerini verirken insanı listeye eklemez; insanla ilgili adakları ayrı değerleme düzenine yerleştirir. Hazal da Yiftah, Meşa ve Akeda anlatılarını kabul edilmiş insan korbanı modeline dönüştürmez.
Tanrı’nın mutlak egemenliği hakkında teorik olarak “benzersiz bir durumda özel bir insan ölümü isteyebilirdi” denebilir. Bu felsefi imkan ile “Tora gerçekten böyle bir insan korbanını öğretiyor ve Maşiah için önceden haber veriyor” cümlesi aynı değildir. Akeda gibi benzersiz bir emir bile düzenli korban hukukuna insan türünü eklememiştir. “Tanrı isterse yapabilir” sözü, “Tanrı bunu istedi ve Tora bunu öğretti” sözünün kanıtı değildir.
Hristiyan yorumun putperestlik itirazına verdiği cevap bu yüzden yetmez. Evet, bir uygulamanın başka halklarda bulunması onu tek başına yanlış yapmaz. Fakat Tora bazı ibadet biçimlerinin yalnız yanlış tanrıya yöneldikleri için değil, HaŞem’in istemediği avoda oldukları için İsrael’e kapalı olduğunu da söyler. İsa’nın Roma tarafından öldürülmesini Tora’nın nihai insan korbanı olarak okumak, Tora’da bulunan bir korban kategorisini izlemek değildir. Daha sonraki Hristiyan kapara öğretisi, Tora’nın korban diline uygulanmaktadır.276



