Misyoner İddiaları Arşivi

Tanah adına ileri sürülen iddiaları İbranice metin, bağlam ve Yahudi kaynaklarıyla inceleyin.

3 sonuç · Yayımlanmış 280 iddia

İDDİA 025

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Melahim I 8:30 — Tapınak olmayınca İsrael’in bağışlanması mümkün değildir

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

וְשָׁ֨מַעְתָּ֜ אֶל־תְּחִנַּ֤ת עַבְדְּךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר יִֽתְפַּלְל֖וּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וְ֠אַתָּ֠ה תִּשְׁמַ֞ע אֶל־מְק֤וֹם שִׁבְתְּךָ֙ אֶל־הַשָּׁמַ֔יִם וְשָׁמַעְתָּ֖ וְסָלָֽחְתָּ׃

Şelomo kendisinin ve İsrael’in bu yere yönelttikleri yakarışı HaŞem’in göksel ikametinden işitmesini ve bağışlamasını ister. İşitme ile bağışlanma doğrudan birlikte anılır. Tapınağa yönelik dua, Tanrı’nın gökten işitmesiyle işler. Ayet bağışlanmayı bir insan kurbanı veya yeni bir din şartına bağlamaz.

Kaynaklar

  • Tanah, Melahim I 8:30.
  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 25, güncel revizyon.
  • Tanah, I. Melahim 8:27–30.
Kitaptaki yanıtın tamamı

Hristiyan yorumun önceki kan ve korban tezleri doğal olarak bu sonuca götürür: bağışlanma zorunlu olarak kanlı korban gerektiriyorsa ve korban yalnız Bet HaMikdaş’ta sunulabiliyorsa, Bet HaMikdaş’ın yıkılmasıyla İsrael’in bağışlanma yolu kapanmış olmalıdır. Hristiyan yorumcu bunu açıkça söyler ve Şelomo’nun sürgündeki İsrael için ettiği duayı da Yeruşalayim’deki mizbeah ve orada dökülen kanla görünmez biçimde ilişkilendirir. Oysa Şelomo’nun duası daha Bet HaMikdaş açılırken günah, sürgün, teşuva, dua ve bağışlanma arasında başka bir ilişki kurar.

Şelomo önce binanın ne olmadığını söyler: “Tanrı gerçekten yeryüzünde oturur mu? İşte gökler ve göklerin gökleri Seni içine alamaz; benim yaptığım bu ev nasıl alabilir?... Kulunun ve halkın İsrael’in bu yere doğru ettikleri duaları işit; Sen gökteki meskeninde işit ve işittiğinde bağışla.” Bet HaMikdaş dua için kutsal merkezdir, fakat HaŞem o binanın içine kapanmış değildir. İnsan Bet HaMikdaş’a doğru döner; işiten ve bağışlayan HaŞem’dir.190

Dua daha sonra sürgüne kadar ilerler. Şelomo, “günah işlemeyen insan yoktur” diyerek İsrael’in düşman ülkesine götürülebileceğini söyler. Orada insanlar yaşananları yüreklerine alır, “Günah işledik, yanlış yaptık, kötülük ettik” diye itirafta bulunur, bütün yürekleri ve nefeşleriyle HaŞem’e döner ve atalarına verilen ülkeye, seçilen şehre ve Bet HaMikdaş’a doğru dua ederlerse, Şelomo HaŞem’den “gökteki meskeninden işit” ve “Sana karşı günah işlemiş halkını bağışla” diye ister. İnsanlar ne Yeruşalayim’dedir ne de mizbeahın başındadır. Düşman ülkesinde esirdirler. Metnin kurduğu sıra açıkça farkına varma, itiraf, teşuva, dua, HaŞem’in işitmesi ve bağışlamasıdır.191

Yein Levanon da bu bölümü sürgündeki teşuva ve bağışlanma çerçevesinde açıklar. Bet HaMikdaş’a doğru yönelmek önemlidir; Yahudi dua geleneği bunu korur. Erets İsrael dışında bulunan kişi ülkeye, ülkede bulunan Yeruşalayim’e, Yeruşalayim’de bulunan Bet HaMikdaş’a yönelir. Fakat kutsal merkeze doğru dua etmek ile o yerde o anda dökülen kanın HaŞem’in bağışlamasının zorunlu nedeni olduğunu söylemek aynı şey değildir. Birincisi I. Melahim 8’dedir; ikincisi metne sonradan eklenen başka bir teolojik önermedir.

Daniel 9, Şelomo’nun gelecekteki ihtimal olarak anlattığı sürgün dünyasının içinden konuşur. Yeruşalayim haraptır ve Bet HaMikdaş avodası işlememektedir. Daniel buna rağmen, “Yüzümü Efendi Tanrı’ya çevirdim; dua ve yakarışla, oruçla, çulla ve külle O’nu aradım. Tanrım HaŞem’e dua ettim ve itirafta bulundum” der. Sonra İsrael’in suçunu kendi ağzıyla söyler: “Günah işledik, yanlış yaptık, kötülük ettik, başkaldırdık; mitsvalarından ve yasalarından saptık.” Duanın dili daha sonraki Yahudi viduy geleneğini derinden etkilemiştir.192193

Daniel’in dayanağı kendi doğruluğu değildir. “Merhametler ve bağışlamalar Tanrımız Adonay’a aittir; çünkü O’na karşı başkaldırdık” der ve duanın doruğunda, “Adonay, işit! Adonay, bağışla! Adonay, kulak ver ve yap; gecikme!” diye seslenir. Ayrıca, “Yakarışlarımızı kendi doğruluklarımız nedeniyle değil, Senin büyük merhametlerin nedeniyle önüne getiriyoruz” der. Eğer Bet HaMikdaş yokken bağışlanma gerçekten mümkün değilse Daniel’in dua dili nasıl açıklanacaktır? Daniel “şimdilik bağışlanamayız; çünkü kanlı korban yok” demez. Gelecekte kusursuz bir insan korbanını beklediğini de söylemez. Yıkılmış Yeruşalayim’in karşısında doğrudan HaŞem’in merhametine başvurur.194195196

Midraş Tanhuma bu durumu neredeyse doğrudan soruya dönüştürür: peygamber, kohen, korban, Bet HaMikdaş ve mizbeah yoksa ne olacaktır? Verdiği cevap, Bet HaMikdaş bulunmadığında duanın kaldığıdır; Daniel 9:19’daki “Adonay, işit; Adonay, bağışla” sözünü aktarır ve İsrael’in kutsal şehre doğru dua edeceğini, HaŞem’in de gökten işiteceğini açıklar. Peşat ile midraşik yorum aynı kanıt düzeyi değildir. Tanah’taki temel veri zaten Daniel’in kendisidir. Midraşın önemi, Yahudi geleneğinin Bet HaMikdaş’ın yokluğunu “artık bağışlanma mümkün değildir” biçiminde anlamadığını göstermesidir.197

Hoşea 14 aynı yönü başka bir dille güçlendirir: “Ey İsrael, Tanrın HaŞem’e dön... Yanınıza sözler alın ve HaŞem’e dönün. O’na deyin: Bütün suçu kaldır ve iyiyi kabul et; dudaklarımızla boğaların yerini tamamlayalım.” Ayet tarihsel olarak Bet HaMikdaş’ın yokluğunu açıkça konu edinmediği için onu tek başına “Tapınak yokken dua korbanın yerine geçer” ayeti haline getirmek doğru olmaz. Güvenli sonuç daha yalındır: peygamber teşuva ve sözleri HaŞem’e dönüşün gerçek araçları olarak gösterir. Ardından HaŞem, “Dönekliğini iyileştireceğim, onları özgürce seveceğim; çünkü öfkem ondan döndü” der. Hazal, Yoma 86b’de “sözler alın ve HaŞem’e dönün” ifadesini günahkarın sözlerle dönüşüyle ilişkilendirir; “dudaklarımızın boğaları” dilini kullanarak bu teşuvayı korbanla karşılaştırır ve Hoşea 14:5’teki İlahi sevgiye bağlar.198199200

Bundan korbanların gereksiz olduğu sonucu çıkmaz. Bet HaMikdaş ayaktayken korban gerektiren durumda korban gerçek bir mitsvadır. Yahudi duası Bet HaMikdaş’ın yeniden kurulmasını ve avodanın geri dönmesini istemeye devam eder; Amida’da Yeruşalayim’in yeniden kurulması her gün istenir. Birçok mitsva bugün Bet HaMikdaş bulunmadığı için yerine getirilememektedir; bu, onların değersiz olduğu anlamına gelmez. Fakat belirli bir mitsvanın uygulanamaması ile HaŞem’in bağışlama kudretinin ortadan kalkması da aynı şey değildir.201

Şelomo’nun duası tam bu ayrım üzerine kuruludur. Bet HaMikdaş İlahi yakınlığın kutsal merkezidir, fakat göklerin gökleri bile HaŞem’i içine alamaz. Sürgündeki kişi binlerce kilometre uzaktan Bet HaMikdaş’a doğru dönebilir; HaŞem gökten işitir. Daniel mizbeahın başında bulunmadan itirafta bulunur ve “Adonay, bağışla” der. Metin bu duanın geçerli olabilmesi için görünmeyen bir kan mekanizması eklemez.

Hristiyan yorumun okuması ise şu zincire dayanır: Tanrı yalnız korban kanı aracılığıyla bağışlayabilir; Bet HaMikdaş yıkılmıştır; öyleyse Yahudiler bağışlanamaz; çözüm İsa’dır. Fakat zincirin ilk halkası Tanah tarafından verilmemiştir. Vayikra 5 kansız bir sunu ile kapara ve bağışlanma bilir. Yehezkel teşuva eden günahkarın geçmiş suçlarının artık ona karşı tutulmayacağını anlatır. Hoşea sözlerle HaŞem’e dönüşü öğretir. Şelomo sürgündeki İsrael için dua ve bağışlanmayı öngörür. Daniel bunu Bet HaMikdaş’ın yıkıldığı dünyada fiilen yapar.

Tora hem korban yükümlülüğünü hem de teşuva ve duayla bağışlanmayı öğretir. “Korbanlara hiçbir zaman ihtiyaç yoktu” demek Tora’nın mitsvalarını siler. “Korban sunulamıyorsa HaŞem artık bağışlayamaz” demek ise Tanah’ın teşuva ve dua öğretisini siler. Bet HaMikdaş’ın yokluğu gerçek bir kayıptır; Yahudilik onu dini ilerleme saymaz. Fakat bu kayıp HaŞem’in İsrael ile ilişkisinin yok olması değildir. Mizbeah yoktur, teşuva yine mümkündür. Korban avodası yapılamaz, insan günahını itiraf edebilir. Yeruşalayim haraptır, Daniel yine dua eder.

Midraşın sorusu bunu çok çarpıcı biçimde toplar: “Peygamber yok, kohen yok, korban yok, Bet HaMikdaş yok, mizbeah yok; bize kim kapara sağlayacak?” Verdiği cevap İsa değildir. Daniel’in duasıdır: “Adonay, işit. Adonay, bağışla.” Bet HaMikdaş’ın yokluğu büyük bir yaradır; Tanrı’ya giden yolun kapanması değildir. Şelomo’nun gökten işitmesini istediği, Daniel’in merhametine sığındığı ve Hoşea’nın günahkara dönmesini söylediği HaŞem, bir binanın yıkılmasıyla bağışlama kudretini kaybetmez.202

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 25, güncel revizyon.
  • Tanah, I. Melahim 8:27–30.
  • Tanah, I. Melahim 8:46–50.
  • Tanah, Daniel 9:3–4.
  • Tanah, Daniel 9:5.
  • Tanah, Daniel 9:9.
  • Tanah, Daniel 9:19.
  • Tanah, Daniel 9:18.
  • Midraş Tanhuma.
  • Tanah, Hoşea 14:2–3.
  • Tanah, Hoşea 14:5.
  • Bavli, Yoma 86a–86b.
  • Tanah, Vayikra 5; I. Melahim 8; Daniel 9.
  • Kabalat.com: “Kan olmadan kefaret olmaz mı?”; “Günah ve Aklanma”; “İsa, Benim Günahlarım İçin mi Öldü?”
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

Tapınak olmayınca İsrael’in bağışlanması mümkün değildir

“Strictly speaking, Israel were, and still remain, an unforgiven nation whilst they seek their forgiveness through the Old Covenant system. The only way out of this predicament is to accept a new covenant which does not rely on a day of Atonement ritual to gain forgiveness; one which is " established upon better promises" .”
İddianın kalıcı bağlantısı →
İDDİA 208

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Melahim I 8:30 — Şelomo’nun Tapınak duası Yom Kippur’da yapıldı; bu yüzden sürgündeki bağışlanma bile altar kanına dayanır

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

וְשָׁ֨מַעְתָּ֜ אֶל־תְּחִנַּ֤ת עַבְדְּךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר יִֽתְפַּלְל֖וּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וְ֠אַתָּ֠ה תִּשְׁמַ֞ע אֶל־מְק֤וֹם שִׁבְתְּךָ֙ אֶל־הַשָּׁמַ֔יִם וְשָׁמַעְתָּ֖ וְסָלָֽחְתָּ׃

Şelomo’nun Bet HaMikdaş’ın adanışında korban sunduğu metinde açıkça belirtilir. Şelomo altar önünde durur; sandık getirilirken sayılamayacak kadar çok davar ve sığır kesilir, adanışta da çok büyük sayıda barış korbanı sunulur. Fakat Melahim I 8, bu korbanlardan sonra dua içindeki her bağışlanma talebinin nedensel açıklamasını “altar kanı” diye vermez. Şelomo’nun tekrar eden formülü başkadır: insan dua eder; Tanrı gökteki meskeninden işitir ve bağışlar.2244

Bu fiil özellikle önemlidir. Şelomo’nun duasında “bağışla” diye çevrilen sözcük vesalachta biçimindeki salach köküdür. Brown-Driver-Briggs bu kökü “bağışlamak, affetmek” diye tanımlar ve Melahim I 8:30, 34, 36, 39 ve 50’yi doğrudan örnekler arasında sayar. “Göndermek, yollamak” anlamındaki fiil ise başka bir köktür: şalach. Hristiyan yorumun İbranice bağışlanma kelimesinin kelime anlamını göndermek veya salıvermek olarak verip bunu azazel keçisine bağlaması iki ayrı İbranice kökü birbirine karıştırır.22452246

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 208, güncel revizyon.
  • Melahim I 8:5, 22, 62–64. Sandığın getirilişi ve adanış sırasında çok sayıda korban sunulur; Şelomo duasını YHWH’nin altarı önünde yapar.
  • Brown, Driver ve Briggs, A Hebrew and English Lexicon of the Old Testament, סלח maddesi. Sözlük סלח kökünü bağışlamak veya affetmek anlamında tanımlar; Melahim I 8:30, 39’u mutlak kullanım, 8:34, 36’yı günahın bağışlanması, 8:50’yi günahkarın bağışlanması örnekleri arasında sayar.
  • Aynı sözlük, שלח maddesini ayrı bir kök olarak göndermek anlamında tanımlar. סלח (salach, bağışlamak) ile שלח (şalach, göndermek) yazım ve kök bakımından ayrıdır.
Kitaptaki yanıtın tamamı

Bu bölüm, basit bir “dua korban olmadan bağışlanma sağlar” itirazına daha ciddi bir cevap kurar. Şelomo’nun Bet HaMikdaş adanışını yedinci ayın takvimiyle ilişkilendirir, adanışın Yom Kippur çevresinde gerçekleştiğini savunur, Şelomo’nun altar önünde dua ettiğini ve hemen önce büyük miktarda korban sunulduğunu hatırlatır. Böylece sürgündeki kişinin dua yoluyla bağışlanmasının bile aslında altar kanına dayandığı sonucuna varır.2241

Melahim I 8:65 adanış ve bayram için “yedi gün ve yedi gün, toplam on dört gün” der. Divre HaYamim II 7:8–10 bunu daha açık biçimde ayırır: altarın adanışı yedi gün, ardından Sukkot yedi gün sürmüş ve halk yedinci ayın yirmi üçüncü günü gönderilmiştir. Bu kronoloji ilk yedi günlük adanış döneminin Yom Kippur’un onuncu gününü içerdiğini gösterir.2242

Hazal bunu daha da açık söyler. Moed Katan 9a, Bet HaMikdaş’ın adanışının yedi günü ile Sukkot’un yedi gününü art arda okur ve o yıl Yom Kippur’da halkın yiyip içtiğini tartışır. Raşi de Melahim I 8:65’te ilk yedi günü “adanış”, ikinci yedi günü “Sukkot” diye açıklar ve Yom Kippur’da yiyip içtiklerini belirtir. Dolayısıyla “Yom Kippur’un adanışla hiçbir ilgisi yoktu” demek kaynaklara aykırıdır.2243

Fakat buradan Hristiyan yorumun ihtiyaç duyduğu sonuç henüz çıkmaz. Adanış döneminin Yom Kippur’u içermesi, Şelomo’nun uzun duasının tam Yom Kippur gününde ve Yom Kippur kefaret ritüelinin parçası olarak yapıldığını kanıtlamaz. Kronoloji bir zaman aralığını verir; dua için belirli gün ataması yapmaz. “Yom Kippur bu yedi günün içindeydi” ile “bu dua Yom Kippur kan ritüeli sayesinde etkiliydi” aynı cümle değildir.

Şelomo’nun Bet HaMikdaş’ın adanışında korban sunduğu metinde açıkça belirtilir. Şelomo altar önünde durur; sandık getirilirken sayılamayacak kadar çok davar ve sığır kesilir, adanışta da çok büyük sayıda barış korbanı sunulur. Fakat Melahim I 8, bu korbanlardan sonra dua içindeki her bağışlanma talebinin nedensel açıklamasını “altar kanı” diye vermez. Şelomo’nun tekrar eden formülü başkadır: insan dua eder; Tanrı gökteki meskeninden işitir ve bağışlar.2244

Bu fiil özellikle önemlidir. Şelomo’nun duasında “bağışla” diye çevrilen sözcük vesalachta biçimindeki salach köküdür. Brown-Driver-Briggs bu kökü “bağışlamak, affetmek” diye tanımlar ve Melahim I 8:30, 34, 36, 39 ve 50’yi doğrudan örnekler arasında sayar. “Göndermek, yollamak” anlamındaki fiil ise başka bir köktür: şalach. Hristiyan yorumun İbranice bağışlanma kelimesinin kelime anlamını göndermek veya salıvermek olarak verip bunu azazel keçisine bağlaması iki ayrı İbranice kökü birbirine karıştırır.22452246

Sürgün bölümü bunu en açık biçimde gösterir. Şelomo, İsrael düşman ülkesinde bütün yüreği ve canıyla Tanrı’ya döner, kendi ülkesine, Yeruşalayim’e ve Bet HaMikdaş’a yönelerek dua ederse, Tanrı’nın gökten duasını işitmesini, davasını görmesini ve halkını bağışlamasını ister. Metin dönüşü, duayı ve Tanrı’nın bağışlamasını açıkça söyler. “Bu bağışlama ancak o sırada veya gelecekte altar üzerinde dökülen bir insan kanı nedeniyle mümkündür” cümlesi yoktur.2247

Üstelik aynı dua, tapınaktan uzakta olmayı baştan hesaba katar. Şelomo’nun amacı, sürgündeki İsrael’e altarın başında fiziksel korban getirme imkanı varmış gibi davranmak değildir; tam tersine, uzak ülkede Tanrı’ya dönüp dua eden halkı anlatır. Divre HaYamim II 6:36–39 aynı yapıyı korur. Dua Bet HaMikdaş’a yöneliktir, fakat bağışlamayı gerçekleştiren özne gökte işiten Tanrı’dır.2248

Adanış haftası gerçekten Yom Kippur’u kapsar ve korbanlar törenin merkezindedir. Fakat bundan sürgündeki bağışlanmanın görünmeyen zorunlu nedeni olarak altar kanını, oradan da gelecekteki kusursuz insan kanını çıkarmak başka bir adımdır. Şelomo’nun duası bu teolojik köprüyü kurmaz; üstelik Hristiyan yorumun en dikkat çekici filolojik dayanağı olan salach = “göndermek” eşitliği İbranice bakımından yanlıştır.

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 208, güncel revizyon.
  • Heaster, Jesus for Jews, 5.4, PDF s. 20–22. Heaster Bet HaMikdaş adanışının Yom Kippur’da veya onun çevresinde olduğunu, Şelomo’nun altar önündeki duasını ve korbanları sürgündeki bağışlanmanın kanla bağlantısı için kullanır; ayrıca Şelomo’nun kullandığı İbranice bağışlanma fiilinin kelime anlamının göndermek veya salıvermek olduğunu ileri sürer.
  • Melahim I 8:65–66; Divre HaYamim II 7:8–10. İkinci metin altar adanışının yedi gün, Sukkot’un yedi gün sürdüğünü ve halkın yedinci ayın yirmi üçüncü günü gönderildiğini açıklar; bu, ilk haftanın Yom Kippur’u kapsadığını gösterir.
  • Moed Katan 9a; Raşi, Melahim I 8:65. Raşi ilk yedi günü adanış, ikinci yedi günü Sukkot olarak açıklar ve “Yom Kippur’da yiyip içtikleri” sonucunu verir.
  • Melahim I 8:5, 22, 62–64. Sandığın getirilişi ve adanış sırasında çok sayıda korban sunulur; Şelomo duasını YHWH’nin altarı önünde yapar.
  • Brown, Driver ve Briggs, A Hebrew and English Lexicon of the Old Testament, סלח maddesi. Sözlük סלח kökünü bağışlamak veya affetmek anlamında tanımlar; Melahim I 8:30, 39’u mutlak kullanım, 8:34, 36’yı günahın bağışlanması, 8:50’yi günahkarın bağışlanması örnekleri arasında sayar.
  • Aynı sözlük, שלח maddesini ayrı bir kök olarak göndermek anlamında tanımlar. סלח (salach, bağışlamak) ile שלח (şalach, göndermek) yazım ve kök bakımından ayrıdır.
  • Melahim I 8:46–50, özellikle 8:48–50. Sürgündeki halk bütün yüreği ve canıyla Tanrı’ya döner, ülkeye, Yeruşalayim’e ve Bet HaMikdaş’a yönelip dua eder; Şelomo Tanrı’dan gökte işitmesini, davalarını görmesini ve halkını bağışlamasını ister.
  • Divre HaYamim II 6:36–39. Şelomo’nun sürgün ve dönüş duasının paraleli aynı yapıyı korur: teşuva, seçilmiş ülke/şehir/mabede yöneliş, gökten işitme ve bağışlama.
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

Şelomo’nun Tapınak duası Yom Kippur’da yapıldı; bu yüzden sürgündeki bağışlanma bile altar kanına dayanır

“Thus their forgiveness was on account of the sacrifice made on that altar, so that their sins would be 'let go', or " forgiven" , as the scapegoat was 'let go', even though they were not physically present at the ceremony. Thus closer examination of this case confirms that forgiveness was still not possible without association with the shedding of " the blood of the atonement" , which we have shown elsewhere pointed forward to a perfect human sacrifice, on whose account God was willing to pass over sin.”
İddianın kalıcı bağlantısı →
İDDİA 152

Aranan ayetin yanıt verdiği iddia

Hristiyan iddiası

Melahim I 8:30 — Başkohenin Kutsallar Kutsalı’nda kısa süre kalması sistemin eksikliğini gösterir

Tanah’ın cevabı

Cevabın tamamı ve kaynaklar

וְשָׁ֨מַעְתָּ֜ אֶל־תְּחִנַּ֤ת עַבְדְּךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר יִֽתְפַּלְל֖וּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וְ֠אַתָּ֠ה תִּשְׁמַ֞ע אֶל־מְק֤וֹם שִׁבְתְּךָ֙ אֶל־הַשָּׁמַ֔יִם וְשָׁמַעְתָּ֖ וְסָלָֽחְתָּ׃

Şelomo Bet HaMikdaş’ı adarken bunu daha da açık söyler. Göklerin gökleri bile Tanrı’yı içine alamaz; çok daha azı bir bina O’nu içine alabilir. Bununla birlikte İsrael bu yere yönelerek dua eder ve Tanrı onları işitip bağışlar.1806

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 152, güncel revizyon.
  • I. Melahim 8:27-30. Şelomo, “gökler ve göklerin gökleri Seni içine alamaz” der; buna rağmen Bet HaMikdaş’a yöneltilen duaların Tanrı tarafından “göklerdeki meskeninden” işitilip bağışlanmasını ister.
Kitaptaki yanıtın tamamı

Hristiyan yorumcu ikinci bir işaret daha görür. Kodeş HaKodaşim Tanrı’nın insana en yüksek açığa çıkış yeriyse, fakat başkohen oraya yalnız yılda bir kez girebiliyor ve orada kalamıyorsa, Tanrı’ya yakın erişim henüz tamamlanmamış olmalıdır. Ona göre kısa yıllık ziyaret, daha kapsamlı bir erişimin ileride açılması gerektiğini gösterir.1801

Bu yorumun ilk sorunu, Vayikra’nın sınır için kendi gerekçesini zaten vermesidir. Bölüm Nadav ile Avihu’nun ölümünü anımsatır ve Aharon’a “kutsal yere her vakit girmesin” der. Sebep şudur: “Kaporet üzerinde bulutta görüneceğim.”1802

Yani sınır bir kusur raporu değildir. Kutsallık düzenidir.

Başkahen içeri girerken de kendi istediği biçimde yaklaşmaz. Ketoret, boğa ve keçi kanı, arındırma ve kapara işlemleri belirli bir sıraya bağlıdır.1803

Aynı bölüm bu düzeni hukkat olam diye tanımlar ve yılda bir kez yapılmasını emreder.1804

Daha derin sorun “Tanrı’ya erişim” kavramının fiziksel mesafeye çevrilmesidir. Tora aynı kitap içinde İsrael’e şöyle sorar: “O’na her seslenişimizde bize HaŞem Tanrımız kadar yakın olan hangi ulusun tanrısı vardır?”1805

İsrael’in her bireyi Kodeş HaKodaşim’e giremez. Buna rağmen HaŞem’in yakınlığı “her seslenişimizde” diye anlatılır. Demek ki ruhsal yakınlık ile iç odanın fiziksel eşiğini geçmek aynı ölçü değildir.

Şelomo Bet HaMikdaş’ı adarken bunu daha da açık söyler. Göklerin gökleri bile Tanrı’yı içine alamaz; çok daha azı bir bina O’nu içine alabilir. Bununla birlikte İsrael bu yere yönelerek dua eder ve Tanrı onları işitip bağışlar.1806

Bir odanın duvarı Tanrı’nın varlığının sınırı değildir. Kodeş HaKodaşim kutsallığın en yoğun ritüel merkezidir; Tanrı’nın yalnız içeride bulunup dışarıda erişilemez olduğu bir kap değildir.1807

Bu nedenle “başkohen kısa kaldı, demek ki sistem yetersizdi” sonucu yanlış bir cetvelle ölçüm yapar. Mekansal giriş süresini Tanrı ile ilişkinin derinliği sanır.

Üstelik Tora kendi koyduğu sınırı hiçbir yerde “geçici ve başarısız bir erişim modeli” diye nitelemez. Böyle bir değerlendirme ancak daha sonra kabul edilmiş Hristiyan şemasından geri okunabilir.1808

Mişna Yoma da bu avodayı başarısızlığa işaret eden sembol olarak değil, yerine getirilmesi gereken kutsal hizmet olarak ayrıntılandırır.1809

Burada sorun Tanrı’ya yaklaşmanın mümkün olup olmaması değildir. Tora, yaklaşmanın biçimini sınırlar. Kutsallık bazen sınırsız erişimle değil, doğru sınırla görünür.

Kaynaklar

  • Gökhan (Aryeh) Duran, Misyonerlik Hezeyanları — 251 Hristiyan İddiasına Tanah’ın Cevabı, İddia 152, güncel revizyon.
  • Heaster, Jesus for Jews, PDF s. 3. Başkohenin Kutsallar Kutsalı’na yalnız yıllık ve kısa süreli girişini Tanrı’ya yakın erişimin mümkün fakat henüz eksik olduğunun göstergesi sayar; daha kapsamlı bir erişimin daha sonra gelişmesi gerektiğini savunur.
  • Vayikra 16:1-3. Bölüm Nadav ve Avihu’nun ölümünü hatırlatarak başlar; ardından Aharon’a “kutsal yere her vakit girmesin” denir ve gerekçe “çünkü kaporet üzerinde bulutta görüneceğim” sözüdür.
  • Vayikra 16:11-17. Başkohen ketoret, kan ve kapara işlemlerini belirli bir sıra içinde yerine getirir; giriş serbest dolaşım değil, Tanrı’nın emrettiği avodadır.
  • Vayikra 16:29-34. Yom Kippur düzeni hukkat olam olarak verilir ve yılda bir kez bütün İsrael için kapara yapılması emredilir.
  • Devarim 4:7: “HaŞem Tanrımız, O’na her seslenişimizde bize yakınken, hangi büyük ulusun kendisine böyle yakın bir Tanrısı vardır?”
  • I. Melahim 8:27-30. Şelomo, “gökler ve göklerin gökleri Seni içine alamaz” der; buna rağmen Bet HaMikdaş’a yöneltilen duaların Tanrı tarafından “göklerdeki meskeninden” işitilip bağışlanmasını ister.
  • Tanah’ın kutsal mekan dili Tanrı’nın özünü bir odaya hapsetmez. Kodeş HaKodaşim, Tanrı’nın fiziksel olarak yalnız orada erişilebilir olduğu bir hacim değil, avodada en yüksek kutsallık sınırıdır.
  • Vayikra 16 kendi koyduğu sınırı kusur veya geçici başarısızlık diye nitelemez. “Daha sonra bu erişim modeli kaldırılacaktır” sonucu Heaster’ın Hristiyan teolojik çerçevesinden gelir.
  • Mişna Yoma 5:1-4, Kodeş HaKodaşim’deki Yom Kippur avodasını ayrıntılı biçimde düzenler. Rabbinik kaynakta sınırlı giriş, Tora’nın kutsallık düzeninin uygulanmasıdır; sistemin işe yaramadığını gösteren bir işaret olarak sunulmaz.
İddianın kaynak metni

Hristiyan iddiası

Başkohenin Kutsallar Kutsalı’nda kısa süre kalması sistemin eksikliğini gösterir

“The High Priest had to offer blood for his own failures and those of the people, and he could not remain in that place. His brief, annual visit thus showed how close access to God was possible, but was yet to be more comprehensively developed.”
İddianın kalıcı bağlantısı →