Yeşaya 53:3 — Hor görülme ve reddedilme İsa’yı mı tanımlar?
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:3’teki hor görülen, insanlardan dışlanan ve acıyla tanışık adamın yalnız İsa olabileceği; Yahudi halkının onu reddetmesinin bu ayetin gerçekleşmesi olduğu ileri sürülür.
Cevap
נִבְזֶה֙ וַחֲדַ֣ל אִישִׁ֔ים אִ֥ישׁ מַכְאֹב֖וֹת וִיד֣וּעַ חֹ֑לִי וּכְמַסְתֵּ֤ר פָּנִים֙ מִמֶּ֔נּוּ נִבְזֶ֖ה וְלֹ֥א חֲשַׁבְנֻֽהוּ׃
Nivze va-hadal işim, hor görülme ve insanlardan dışlanma durumunu; iş makh’ovot, “acılar adamı”, yaşanan acının kişide yoğunlaşmasını anlatır. Ayetin sonunda “biz ona değer vermedik” diyenler, 52:15’te yükselişi görünce şaşıran gözlemcilerin sesini sürdürür. Tasvirin ağırlığı, bu gözlemcilerin eski hükmünün ne kadar yanlış olduğunu gösterir.[2][3]
Raşi 53:3’te Yeşaya’nın İsrael’i tek bir insan olarak andığını açıklar ve 44. bölümdeki Yaakov-kul hitaplarını örnek verir. Aynı kitabın başka bir bölümünde halkın tek kişi gibi anlatılması, 53:3’te “adam” sözcüğünün bir topluluğu dışlamadığını gösterir. Şiir, ulusun ortak aşağılanmasını bir bedenin üzerinde toplar.[3][4]
49:7’de ulusların hor gördüğü kulun önünde krallar ayağa kalkar. 60:14–15’te İsrael’i ezenler ve aşağılayanlar onun önünde eğilir; terk edilmiş halk kuşakların sevinci olur. 53:3’ün dışlanması, bu açık İsrael tasvirleriyle aynı yükseliş karşıtlığındadır. Ayetin konusu, baştan değersiz sayılan halkın sonunda HaŞem’in seçimiyle onurlandırılmasıdır.[5]
Bir bireyin acı çekmiş ve hor görülmüş olması bu geniş tasvire benzeyebilir. Fakat aynı özelliği taşıyan kişilerin çokluğu, onu kimlik belirleyen eşsiz işaret olmaktan çıkarır. Kulun kimliği için bölümün başındaki unvanı, konuşan ulusları ve sonundaki soy, uzun yaşam ve Siyon’un çocukları birlikte açıklanmalıdır. Yalnız bir kişinin reddedilmesini seçmek, bu bağlantıların yerine geçmez.[6][7]
Matta 21:46, Markos 14:1–2 ve Luka 23:27, İsa’yı destekleyen veya onun için üzülen topluluklar da anlatır. Bu verilerden “İsa hiç reddedilmedi” sonucu çıkmaz. Fakat belirli yöneticilerin, suçlayıcıların veya bir kalabalığın tutumunu bütün Yahudi halkının ortak hükmü saymak da bu anlatılar tarafından doğrulanmaz. 53:3’ün “biz” sesini bütün Yahudilere dağıtan iddia, hem Yeşaya’daki konuşmacıları hem sonraki anlatıların kapsamını değiştirir.[8][9][10]
Raşi’nin kolektif açıklamasında acı yalnız uluslararası itibar kaybı değildir. Hastalık, açlık, saldırı ve ölüm, sürgündeki gerçek insanların yaşadığı felaketlerdir. Şiir bunları ortak kulun bedeninde birleştirir. Bu sebeple bir topluluğun bir kişi gibi anlatılması, tasvir edilen acıyı hayali kılmaz. Sonraki ayetlerdeki gerçek mezar ve ölüm diliyle de bağdaşır. Aynı halkın soyunun sürmesi ve Siyon’un tekrar dolması, öldürülen kişilerin hiç ölmediği anlamına değil, halkın felakete rağmen devam ettiği anlamına gelir. Tekil acı ile kolektif kimlik, Tanah’ın bu anlatımında birbirini tamamlar. [3] [11] [7]
53:3, ulusların İsrael’e yönelttiği değersizlik hükmünü kendi ağızlarından açığa çıkarır. Tekil acı çeken adam dili, bu ulusal anlatımla uyumludur. İsa’nın reddedilmesiyle kurulan benzerlik, İsrael’in kimliğini ve ulusların itirafını ortadan kaldırmaz; ayeti yalnız İsa’ya ait bir kehanet yapmaz.
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:3.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
- Yeşaya 49:7; Yeşaya 60:14–15.
- Yeşaya 52:1–15.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
- Matta 21:46.
- Markos 14:1–2.
- Luka 23:27.
- Mezmurlar 44:18–23, özellikle 44:23; bazı Hristiyan numaralandırmalarında 44:22.



