Yeşaya 53:8 — “Yaşam ülkesinden kesildi” sözü, İsa’nın ölümünü mü bildirir?
Hristiyan iddiası
Kulun baskı ve yargıdan alınması, “neslinin” anlatılamaması ve yaşam ülkesinden kesilmesi, İsa’nın yargılanarak öldürülmesini ve insan babası olmadan doğmasını bildiren bir kehanet olarak yorumlanır.
Cevap
מֵעֹ֤צֶר וּמִמִּשְׁפָּט֙ לֻקָּ֔ח וְאֶת־דּוֹר֖וֹ מִ֣י יְשׂוֹחֵ֑חַ כִּ֤י נִגְזַר֙ מֵאֶ֣רֶץ חַיִּ֔ים מִפֶּ֥שַׁע עַמִּ֖י נֶ֥גַע לָֽמוֹ׃
53:8’deki nigzar meerets ḥayim, “yaşam ülkesinden kesildi” sözleri ağır ve gerçek bir kopuşu anlatır. Tanah’ta yaşam ülkesinden silinme ölüm için kullanılır; Yeremya 11:19’daki öldürme tasarısı bunun açık örneğidir. Raşi ise bu ayette “yaşam ülkesi”ni İsrael ülkesiyle ilişkilendirir ve sürgünü açıklar. Bu farklılık, ayette hiçbir ölüm bulunmadığı sonucunu vermez. Sürgün, katliam ve ülkenin elden çıkması, bir halkın tarihi içinde birlikte yaşanabilir. [2] [3] [4]
Bir topluluğun kul olarak anlatılması, hiçbir üyesinin gerçekten ölmediği anlamına gelmez. Mezmurlar 44, HaŞem’e bağlı topluluğun öldürüldüğünü ve kesilecek koyunlar sayıldığını söyler. Hezekiel 37’de bütün İsrael evi kuru kemiklerle temsil edilir; halk kendi umudunun bittiğini ve kesilip atıldığını düşünür, HaŞem ise onu ülkesine getirir. Ulusun yeniden kurulması, öldürülen her bireyin biyografisini aynı anda tersine çeviren tek bir olay değildir. Topluluğun devamı, gerçek ölüm ve felaketleri içeren tarihin içinden anlatılır. [5] [6]
“Onun dorunu kim anlatabilir?” sorusundaki kelime, 53:10’daki soy anlamlı zera değildir. Dor kuşak, çağ veya bir kuşağın insanlarını anlatır. Soru kulun kuşağının durumu, yaşadıkları veya devamı hakkında anlaşılabilir; klasik yorumlar ifadeyi farklı biçimlerde açıklar. Raşi, kuşağındaki acıların büyüklüğünü; Radak ise sürgündeki yaşam şartlarının güçlüğünü ele alır. Ayette baba, anne, bakire veya mucizevi döllenme sözcükleri yoktur. “Kuşağını kim anlatır?” sorusunu bakire doğumun tarifi yapmak, sorunun içine metnin vermediği bir doğum hikâyesi koyar. [4] [7]
“Baskıdan ve yargıdan alındı” ifadesi de tek bir Roma mahkemesinin özel adı değildir. Zorla götürülme, adaletsiz yargı ve baskıdan kurtarılma ihtimalleri tercüme ve yorumda farklı ağırlıklarla ele alınır. Pasajın sonunda HaŞem’in kulunu haklı çıkarması, acı sırasında verilen insan hükmünün son hüküm olmadığını gösterir. Bu, sürgün edilmiş ve suçlu sayılmış İsrael’in yeniden kabulüyle tutarlıdır. Şiirin anlatımı, Pilatus’u, Roma hukukunu veya belirli bir infaz yöntemini açıklamaz. [2] [7]
Elçilerin İşleri 8, bu ayetin Yunanca çevirisindeki sözleri İsa’ya uygular. Hristiyan uygulama, İsa’nın ölüm anlatısıyla belirli benzerlikler kurar; fakat benzerlik kulun başka bir özne olamayacağını kanıtlamaz. Ayrıca Yeşaya 53:8, ölümden sonraki üçüncü günü söylemez. Ardından gelen soy, uzun günler ve Siyon’un çocuklarıyla dolması, ölüm ifadesinden çıkarılan İsa kimliğiyle birlikte açıklanması gereken açık vaatlerdir. Bu vaatleri sırf Hristiyan anlatıya uyacak biçimde yeniden adlandırmak, aynı anlatıyı kanıtlamak için kullanamaz. [8] [9] [10]
Ayet, baskı altında koparılmış ve haksız hükme uğramış kulun ağır felaketini anlatır. İsrael’in sürgün, ölüm ve sonraki kurtuluşunu aynı kolektif özne içinde ele almak, Tanah’ın kendi anlatım biçimine dayanır. “Ölüm dili var; öyleyse yalnız İsa olabilir” çıkarımı bu örneklerle çöker. Bakire doğum ve üçüncü gün dirilişi ise ayetin söylediği olaylar değildir. Kulun kimliğini belirleyen asıl veriler, Yeşaya’nın açık kul adlandırmaları ile 52–54’ün Siyon merkezli akışıdır. [11]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:8.
- Yeremya 11:19.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Mezmurlar 44:18–23, özellikle 44:23; bazı Hristiyan numaralandırmalarında 44:22.
- Hezekiel 37:11–14.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Elçilerin İşleri 8:32–35.
- Yeşaya 53:10.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.



