Yeşaya 53:2 — Görkeminin olmaması, Yahudilerin İsa’yı reddetmesini önceden bildirir
Hristiyan iddiası
Kulun biçim ve görkemden yoksun olması, Yahudilerin gösterişsiz İsa’yı istememesini ve reddetmesini önceden bildirir. “Biz onu arzulamadık” diyenlerin Yahudi halkı, kulun da İsa olduğu kabul edilir.
Cevap
וַיַּ֨עַל כַּיּוֹנֵ֜ק לְפָנָ֗יו וְכַשֹּׁ֙רֶשׁ֙ מֵאֶ֣רֶץ צִיָּ֔ה לֹא־תֹ֥אַר ל֖וֹ וְלֹ֣א הָדָ֑ר וְנִרְאֵ֥הוּ וְלֹֽא־מַרְאֶ֖ה וְנֶחְמְדֵֽהוּ׃
53:2, kulun eski durumunu onu gözleyenlerin diliyle anlatır: Biçimi ve görkemi çekici bulunmamıştır. Toar görünüşü, hadar görkemi, mar’eh görünen biçimi belirtir. Bunlar gözlemcilerin değerlendirmesini anlatır; “biz” diyen topluluğun adı yalnız bu kelimelerden çıkarılamaz. Konuşmacılar önceki ve sonraki cümlelerle belirlenir.[2]
52:15’te uluslar ve krallar, gördükleri yeni gerçek karşısında şaşırır. 53:1 bu şaşkınlığı soruya, 53:2–3 ise geçmişteki değerlendirmelerinin itirafına çevirir. Raşi 53:1’i ulusların sözü, 53:2’yi de yükselişinden önce küçük görülen halkın hali olarak açıklar. Kralların şaşkınlığından doğan “biz” sesini doğrudan Yahudi halkına çevirmek, bağlamdaki konuşmacıları değiştirmektir.[3][4]
İsrael’in tek kişi gibi anlatılması aynı kitabın yerleşik dilidir. 44:1–2’de Yaakov ve İsrael’e tekil hitap edilir; 43:10’da çoğul tanıklar ile tekil kul aynı cümlede yer alır. 53:3’te Raşi, Yeşaya’nın bütün İsrael’i bir insan gibi andığını özellikle belirtir. “Onu” zamiri, gözlenen öznenin bir halk olmasını engellemez. Ulusların halkı görkemsiz sayması ile HaŞem’in onu yüceltmesi pasajın karşıtlığıdır.[5][3]
Hristiyan yorumda iki kimlik önce kabul edilir: Kul İsa’dır, “biz” diyenler Yahudilerdir. Ardından arzulamama ifadesi bu iki kimliğin kanıtı sayılır. Böylece sonucu doğrulaması gereken cümle, ancak sonuç baştan kabul edilince aynı anlama gelir. Ayetin çevresindeki krallar, İsrael-kul adlandırmaları ve ulusal kurtuluş bu ön kabulü kurmaz; farklı bir özne ve konuşmacı ilişkisi verir.
İsa’nın bazı kişilerce reddedildiğini gösteren Hristiyan anlatılar, benzer bir tepkinin yaşandığını söyler. Bunlar Yeşaya’nın gözlemcilerini bağımsız olarak belirlemez. Aynı anlatılarda İsa’yı izleyen kalabalıkların bulunması da her türlü reddedilme ihtimalini ortadan kaldırmaz. Sorun kabul edenlerin veya reddedenlerin sayısı değildir; şiirdeki kul ile konuşmacıların hangi metinsel gerekçeyle değiştirildiğidir.[6][7]
53:4’teki “biz onu vurulmuş saydık” sözü, görünüş yargısının ahlaki sonucunu açıklar. Gözlemciler yalnız güzel bulmadıkları bir insanı anlatmıyor; acısına bakarak HaŞem tarafından reddedildiğini düşündüklerini itiraf ediyor. Onun yüceltilmesi, bu dinî hükmün yanlışlığını gösterir. Kulu İsrael’in sadık topluluğu olarak okumak, ulusların sürgündeki halkın felaketinden yaptığı yanlış çıkarımla tutarlıdır. Bu bağlamda görkem yokluğu, bedenin estetik bir ölçüsü olmaktan daha geniştir: Gücü ve onuru elinden alınmış halkın uluslar önündeki eski konumudur. [8] [3]
53:2’de görkemden yoksun sayılan özne, 52:13–15’te yükseltilecek kuldur. Uluslar onun geçmişteki görünüşünü yeni kurtuluşun ışığında değerlendirir. İsrael’in yerine İsa’yı, ulusların yerine Yahudi halkını koyan yorum, ayetin kendi kurduğu ilişkiyi açıklamak yerine başka bir sahne kurar.



