Yeşaya 53:9 — “Şiddet işlemedi, ağzında hile yoktu” sözü, yalnız İsa’ya mı aittir?
Hristiyan iddiası
“Şiddet işlemedi ve ağzında hile yoktu” sözlerinin mutlak günahsızlık anlattığı, bu özelliklerin yalnız İsa’da bulunabileceği ve günahları olan İsrael’in kul olamayacağı ileri sürülür.
Cevap
וַיִּתֵּ֤ן אֶת־רְשָׁעִים֙ קִבְר֔וֹ וְאֶת־עָשִׁ֖יר בְּמֹתָ֑יו עַ֚ל לֹא־חָמָ֣ס עָשָׂ֔ה וְלֹ֥א מִרְמָ֖ה בְּפִֽיו׃
53:9, kulun ḥamas, yani haksız şiddet veya zorbalık, işlemediğini ve ağzında mirma, yani hile, bulunmadığını söyler. Bunlar gerçek ve önemli ahlaki niteliklerdir. Ancak cümle “hiçbir zaman hiçbir günah işlemedi”, “Tanrı’dır” veya “yalnız bir kişi böyle olabilir” demez. Bir suçlamanın masumu olmak ile bütün yaşamda mutlak günahsız olmak farklı iddialardır. Ölüm hükmünün ardından bu iki niteliğin verilmesi, hükmün haksızlığını açıklayan doğal bir bağlantıdır. [2]
Tanah, insanlar ve topluluklar için doğruluk dili kullanır. Bereşit 6:9 Noah’ı kuşağında doğru ve bütün biri olarak anlatır; İyov 1:1, İyov’u bütün, dürüst, HaŞem’den korkan ve kötülükten uzak duran kişi diye tanıtır. Bu övgüler onları Tanrı veya bütün insanlığın zorunlu korbanı yapmaz. Doğruluk ifadesinden ilahi doğa çıkarmak, Tanah’ın kendi insan tasvirlerinde uygulamadığı bir çıkarımdır. [3]
Tsefanya 3:12–13, kalan İsrael topluluğunun haksızlık yapmayacağını, yalan konuşmayacağını ve ağzında hileli dil bulunmayacağını söyler. Bu, kolektif bir öznenin hileden uzak oluşuna doğrudan örnektir. Peygamberler halkın günahlarını eleştirirken sadık kalanları da ayırır. Bu iki anlatım çelişmez: Bir ulusun tarihi kusurları, onun içindeki doğruların zalimlerin suçlamaları karşısındaki masumiyetini ortadan kaldırmaz. “İsrael’de günah işlendi; öyleyse İsrael’den hiçbir kul doğru sayılamaz” iddiası, peygamberlerin açık ayrımını yok sayar. [4]
Raşi, 53:9’da HaŞem’i inkâr etmeye ve putperestliğe razı olmayan mağdurları açıklar. Radak da sürgünde suçlu gibi öldürülen fakat Tora’yı terk etmeyen kişilerden söz eder. Böylece cümlenin doğruluk niteliği, halkın her üyesinin bütün çağlardaki her eylemine verilmiş sınırsız bir onay değildir. Haksız ölüm karşısında HaŞem’e bağlılığı sürdüren kulun niteliğidir. Bu açıklama, ayetin hem kolektif kimliğini hem tekil ahlaki portresini korur. [5] [6]
1. Petrus 2:22, ayeti İsa’ya uygularken onun günah işlemediğini söyler. Bu, mektubun İsa hakkındaki daha geniş inancıdır. Yeşaya’nın haksız şiddet ve hileyi dışlayan cümlesi, kendi başına bu daha geniş teolojik önermeyi vermez. İsa’nın Tapınak’taki davranışını sırf fiziksel hareket içerdiği için ḥamas saymak da kelimeyi yanlış kullanır; mesele her fiziksel güç kullanımı değildir, haksız zorbalıktır. İddianın sağlam değerlendirmesi, metinde belirtilen masumiyetten ilahi günahsızlığa geçişin hangi dayanağa sahip olduğudur. [7]
53:9, kulun uğradığı ölümün adil bir karşılık olmadığını bildirir. Tanah bu niteliği Noah, İyov ve sadık İsrael topluluğu için kullanabildiği ahlaki dille anlatır. Böylece “yalnız İsa bu tanıma uyabilir” önermesi metinsel temelini kaybeder. Ayette gerçek doğruluk vardır; İsa’nın ilahi kimliği ve onun dışında hiçbir kişinin veya topluluğun bu dili taşıyamayacağı iddiası yoktur. [8] [4]



