Tanah adına ileri sürülen iddiaları İbranice metin, bağlam ve Yahudi kaynaklarıyla inceleyin.
280 sonuç · Yayımlanmış 280 iddia
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:6 — “HaŞem hepimizin günahını ona yöneltti” sözü, suçluluğun aktarılması mıdır?
Tanah’ın cevabı
“Biz” önceki ayetlerin konuşmacılarıdır. Hifgia ve avon, HaŞem’in egemenliğini ve günahın ağır sonuçlarını anlatır; Raşi’nin dua yorumu ile Radak’ın acı yorumu ayrı ayrı açıklanır.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
כֻּלָּ֙נוּ֙ כַּצֹּ֣אן תָּעִ֔ינוּ אִ֥ישׁ לְדַרְכּ֖וֹ פָּנִ֑ינוּ וַיהֹוָה֙ הִפְגִּ֣יעַ בּ֔וֹ אֵ֖ת עֲוֺ֥ן כֻּלָּֽנוּ׃
53:6 iki bölümden oluşur: Konuşanlar koyun gibi saptıklarını ve her birinin kendi yoluna döndüğünü itiraf eder; ardından HaŞem’in “hepimizin avonunu onda buluşturduğu” söylenir. “Hepimiz” ifadesinin kapsamını önceki ayetlerdeki “biz” belirler. 52:15’te krallar ve uluslar vardır; 53:1–6’da kul hakkındaki eski düşüncelerini anlatan çoğul ses sürer. Bu yüzden kelimeyi bağlamdan koparıp geçmiş ve gelecek bütün insanların bütün günahlarını ifade eden bir teknik terim haline getirmek, metnin söylediğinden fazlasıdır. [2] [3] [4]
Avon, suç veya günahı, ayrıca onun getirdiği yükü ve cezayı anlatabilir. Örneğin Bereşit 4:13’te Kayin kendi avonunun taşınamayacak kadar ağır olduğunu söyler; söz günahın kendisiyle uğradığı ceza arasındaki ilişkiyi taşır. Bu nedenle “günahı taşımak” sözünden, başka kişinin ahlaki suçluluğunun taşıyana geçtiği sonucuna doğrudan varılamaz. Bir zalimin suçu masumun hayatını yıkabilir; masum bu suçun sonuçlarını taşırken suçlu haline gelmez. [5]
Raşi ve Radak, hifgia fiilini aynı biçimde açıklamaz. Raşi, kulun yakarışının kabul edilmesini ve dünyaya zarar gelmemesi için yaptığı duayı anlatır. Radak ise ulusların kötülüklerinin yol açtığı acı ve cezanın İsrael’e yönelmesini açıklar. Bu iki açıklama, duanın başkalarına faydası ile başkalarının suçu yüzünden çekilen acıyı farklı biçimde öne çıkarır. Hiçbiri kelimenin tek zorunlu anlamının “İsa’nın hukuki günah ödemesi” olduğunu söylemez. 53:12’de aynı kökten gelen fiilin suçlular için yakarışla ilişkisi, dua okumasının pasaj içindeki dayanağıdır. [3] [4] [6]
HaŞem’in tarihin üzerinde egemen olması, zalimleri haklı çıkarmaz. Yeşaya 10:5–15’te Asur, HaŞem’in öfkesinin aracı diye adlandırılır; buna rağmen kibri ve yok etme tutkusu yüzünden yargılanır. Zeharya 1:15’te HaŞem, halkına biraz öfkelenmişken ulusların felaketi ağırlaştırdığını bildirir. Böylece Tanah aynı olayda ilahi yargıyı, insanın kötülüğünü ve kötülüğün cezalandırılmasını birlikte anlatabilir. 53:6’daki ilahi fiil, kulun acısını onaylanmış bir insan korbanı saymayı gerektirmez. [7] [8]
“Günah değil yalnız ceza aktarıldı” şeklindeki Hristiyan açıklama da ayetin kimlik ve bağışlanma sorusunu çözmez. Kulun başkalarının sebep olduğu veya başkalarının yararına olan acıyı çekmesi, bunun İsa’nın çarmıhı olduğunu belirlemez. HaŞem’in bağışlaması için mutlaka bu ölümün gerektiğini de söylemez. Hezekiel 18:21–23, kötü kişinin doğruya dönüp yaşayacağını; Yeşaya 55:7, kötü kişi yolunu terk edip HaŞem’e dönünce bolca bağışlanacağını bildirir. Bu metinlerde başka bir kişinin ölümü, dönüşün ön şartı değildir. [9] [10]
Ayetin kurduğu ahlaki hareket açıktır: Kulu suçlayanlar şimdi kendilerini suçlar. HaŞem’in vurduğu sanılan kulun çektiği yük, onların sapmasıyla ilişkilendirilir. Tanah’ın daha önce “kulum” diye adlandırdığı İsrael’in acısı bu itirafın merkezindedir. Bütün insanlığın günahlarının İsa’ya devredildiği bir ödeme işlemi, ayetin içindeki açıklama değildir; konuşmacıların kapsamını, kulun kimliğini ve bağışlanma öğretisini değiştiren bir Hristiyan yorumdur. [11]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:6.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Bereşit 4:13.
- Yeşaya 53:12.
- Yeşaya 10:5–15.
- Zeharya 1:15.
- Hezekiel 18:20–23,30–32.
- Yeşaya 55:6–7.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
HaŞem’in “hepimizin günahını onun üzerine yöneltmesi”, bütün insanlığın suçunun veya günah cezasının İsa’ya yüklenmesi ve çarmıhta ödenmesi olarak yorumlanır.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:7 — Sessizce kesime götürülen koyun, İsa’yı mı tanımlar?
Tanah’ın cevabı
Koyun ve sessizlik dili Tanah’ta başka masumlar ve İsrael için de kullanılır. Baskı altında karşı koymamak ile bütün hayat boyunca konuşmamak ayrıdır; benzetme kurban talimatı veya tek kişiye ait kimlik belgesi değildir.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
נִגַּ֨שׂ וְה֣וּא נַעֲנֶה֮ וְלֹ֣א יִפְתַּח־פִּיו֒ כַּשֶּׂה֙ לַטֶּ֣בַח יוּבָ֔ל וּכְרָחֵ֕ל לִפְנֵ֥י גֹזְזֶ֖יהָ נֶאֱלָ֑מָה וְלֹ֥א יִפְתַּ֖ח פִּֽיו׃
53:7’de baskıya maruz kalan kul, kesime götürülen koyuna ve kırkıcısının önündeki sessiz koyuna benzetilir. İki benzetmenin ortak noktası, güçsüz bırakılma ve kendini saldırıya karşı savunamama halidir. Kesime giden hayvan ile kırkılan hayvan aynı sonuca uğramaz; bu nedenle şiirin koyun kullanması, başlı başına altar üzerinde sunulan bir korbanın tarif edildiğini göstermez. Ayet ölüm tehdidini ve sessizliği kuvvetle anlatır; ibadetin nerede, kim tarafından ve hangi kan işlemiyle yapılacağını anlatmaz. [2]
Tanah aynı benzetmeyi tek bir gelecekteki kişiye ayırmaz. Yeremya 11:19’da peygamber kendisini kesime götürülen uysal kuzuya benzetir; öldürülmek isteyen kişi Yeremya’dır. Mezmurlar 44’te ise HaŞem’e bağlı kaldığını söyleyen topluluk, öldürüldüğünü ve kesilecek koyunlar sayıldığını dile getirir. Oradaki çoğul ses, bağlılığını sürdürdüğü halde şiddet gören İsrael’i anlatır. Bir koyun benzetmesini görüp özneyi zorunlu olarak İsa yapmak, bu açık Tanah örneklerini açıklamaz. [3] [4]
Sessizlik de bütün yaşam boyunca hiç konuşmama iddiası değildir. Mezmurlar 38:14–15’te David sağır ve dilsiz biri gibi olduğunu, ağzında cevap bulunmadığını söyler; aynı mezmurda dua eder ve yardım ister. Bu şiirsel dil, haksız saldırı karşısındaki çaresizliğini veya cevap vermeyişini anlatır. Yeşaya’da da acı çeken topluluğun tek bir bedende anlatılmasıyla aynı özellik bağdaşır. Dışarıdaki güçlere karşı sözü etkisiz kalan mağdurun “ağzını açmaması”, onun hiçbir üyesinin hiç söz söylemediğini ileri sürmez. [5] [6]
İnciller İsa’nın bazı suçlamalar karşısında sessiz kaldığını, bazı anlarda ise cevap verdiğini anlatır. Matta 27:12–14 ile Yuhanna 18:19–23 bu farkı gösterir. Seçici sessizlik, bu farklı sahnelerle bağdaşır. Asıl soru, seçilmiş sessizlik anlarının neden Yeşaya’daki kulun kimliğini zorunlu olarak belirlediğidir. Tanah’ın diğer masumları da benzer şartlarda susar; ulusal mağduriyet de aynı dille anlatılır. [7] [8]
Elçilerin İşleri 8:32–35, Filipus’un bu metinden başlayarak İsa’yı anlattığını kaydeder. Bu, ilk Hristiyanların metni nasıl kullandığının doğrudan kanıtıdır. Fakat Filipus’un İsa’ya olan inancı, Yeşaya’nın kendi metninden çıkan bağımsız kimlik kanıtı değildir. Ayrıca alıntı Yunanca çevirinin anlatımını izler; 53:8’in İbranice baskı, yargı, nesil ve yaşam ülkesinden kesilme sözleri, bu uygulama değerlendirilirken kendi biçimleriyle okunmalıdır. Bir sonraki metnin kabulü, daha önceki metnin açıklaması için ön kabul olarak kullanıldığında Hristiyan yoruma ait sonuç zaten başlangıca konmuş olur. [9]
Yeşaya 52–54, aşağılanmış kulun yükselişini Siyon’un kurtuluşuna bağlar. 53:7’deki benzetme bu aşağılanmanın bir sahnesidir; 53:10’daki soy ve uzun günler, 53:12’deki pay ve 54:1–3’teki yeniden dolan kentlerle birlikte okunur. İsa’nın bazı yargılama sahneleri benzetmeye uygulanabilir. Bu uygulama, kitabın İsrael için kullandığı kul adını kaldırmaz ve kesime götürülen koyunu Tora’nın emrettiği bir insan korbanına dönüştürmez. [10] [11]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:7.
- Yeremya 11:19.
- Mezmurlar 44:18–23, özellikle 44:23; bazı Hristiyan numaralandırmalarında 44:22.
- Mezmurlar 38:14–15; bazı Hristiyan numaralandırmalarında 38:13–14.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
- Matta 27:12–14.
- Yuhanna 18:19–23.
- Elçilerin İşleri 8:32–35.
- Yeşaya 52:1–15.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kesime götürülen koyun gibi sessiz kalan kulun İsa olduğu ileri sürülür. Elçilerin İşleri 8:32–35’te Filipus’un bu ayetlerden İsa’yı anlatması, Tanah’ın kesin açıklaması olarak sunulur.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:8 — “Yaşam ülkesinden kesildi” sözü, İsa’nın ölümünü mü bildirir?
Tanah’ın cevabı
Yaşam ülkesinden kesilme ölüm dilidir; gerçek ölümler ulusal anlatımla bağdaşır. Dor, soy için kullanılan zera ile aynı değildir; ayet bakire doğumu, üçüncü gün dirilişi veya İsa adını söylemez.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
מֵעֹ֤צֶר וּמִמִּשְׁפָּט֙ לֻקָּ֔ח וְאֶת־דּוֹר֖וֹ מִ֣י יְשׂוֹחֵ֑חַ כִּ֤י נִגְזַר֙ מֵאֶ֣רֶץ חַיִּ֔ים מִפֶּ֥שַׁע עַמִּ֖י נֶ֥גַע לָֽמוֹ׃
53:8’deki nigzar meerets ḥayim, “yaşam ülkesinden kesildi” sözleri ağır ve gerçek bir kopuşu anlatır. Tanah’ta yaşam ülkesinden silinme ölüm için kullanılır; Yeremya 11:19’daki öldürme tasarısı bunun açık örneğidir. Raşi ise bu ayette “yaşam ülkesi”ni İsrael ülkesiyle ilişkilendirir ve sürgünü açıklar. Bu farklılık, ayette hiçbir ölüm bulunmadığı sonucunu vermez. Sürgün, katliam ve ülkenin elden çıkması, bir halkın tarihi içinde birlikte yaşanabilir. [2] [3] [4]
Bir topluluğun kul olarak anlatılması, hiçbir üyesinin gerçekten ölmediği anlamına gelmez. Mezmurlar 44, HaŞem’e bağlı topluluğun öldürüldüğünü ve kesilecek koyunlar sayıldığını söyler. Hezekiel 37’de bütün İsrael evi kuru kemiklerle temsil edilir; halk kendi umudunun bittiğini ve kesilip atıldığını düşünür, HaŞem ise onu ülkesine getirir. Ulusun yeniden kurulması, öldürülen her bireyin biyografisini aynı anda tersine çeviren tek bir olay değildir. Topluluğun devamı, gerçek ölüm ve felaketleri içeren tarihin içinden anlatılır. [5] [6]
“Onun dorunu kim anlatabilir?” sorusundaki kelime, 53:10’daki soy anlamlı zera değildir. Dor kuşak, çağ veya bir kuşağın insanlarını anlatır. Soru kulun kuşağının durumu, yaşadıkları veya devamı hakkında anlaşılabilir; klasik yorumlar ifadeyi farklı biçimlerde açıklar. Raşi, kuşağındaki acıların büyüklüğünü; Radak ise sürgündeki yaşam şartlarının güçlüğünü ele alır. Ayette baba, anne, bakire veya mucizevi döllenme sözcükleri yoktur. “Kuşağını kim anlatır?” sorusunu bakire doğumun tarifi yapmak, sorunun içine metnin vermediği bir doğum hikâyesi koyar. [4] [7]
“Baskıdan ve yargıdan alındı” ifadesi de tek bir Roma mahkemesinin özel adı değildir. Zorla götürülme, adaletsiz yargı ve baskıdan kurtarılma ihtimalleri tercüme ve yorumda farklı ağırlıklarla ele alınır. Pasajın sonunda HaŞem’in kulunu haklı çıkarması, acı sırasında verilen insan hükmünün son hüküm olmadığını gösterir. Bu, sürgün edilmiş ve suçlu sayılmış İsrael’in yeniden kabulüyle tutarlıdır. Şiirin anlatımı, Pilatus’u, Roma hukukunu veya belirli bir infaz yöntemini açıklamaz. [2] [7]
Elçilerin İşleri 8, bu ayetin Yunanca çevirisindeki sözleri İsa’ya uygular. Hristiyan uygulama, İsa’nın ölüm anlatısıyla belirli benzerlikler kurar; fakat benzerlik kulun başka bir özne olamayacağını kanıtlamaz. Ayrıca Yeşaya 53:8, ölümden sonraki üçüncü günü söylemez. Ardından gelen soy, uzun günler ve Siyon’un çocuklarıyla dolması, ölüm ifadesinden çıkarılan İsa kimliğiyle birlikte açıklanması gereken açık vaatlerdir. Bu vaatleri sırf Hristiyan anlatıya uyacak biçimde yeniden adlandırmak, aynı anlatıyı kanıtlamak için kullanamaz. [8] [9] [10]
Ayet, baskı altında koparılmış ve haksız hükme uğramış kulun ağır felaketini anlatır. İsrael’in sürgün, ölüm ve sonraki kurtuluşunu aynı kolektif özne içinde ele almak, Tanah’ın kendi anlatım biçimine dayanır. “Ölüm dili var; öyleyse yalnız İsa olabilir” çıkarımı bu örneklerle çöker. Bakire doğum ve üçüncü gün dirilişi ise ayetin söylediği olaylar değildir. Kulun kimliğini belirleyen asıl veriler, Yeşaya’nın açık kul adlandırmaları ile 52–54’ün Siyon merkezli akışıdır. [11]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:8.
- Yeremya 11:19.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Mezmurlar 44:18–23, özellikle 44:23; bazı Hristiyan numaralandırmalarında 44:22.
- Hezekiel 37:11–14.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Elçilerin İşleri 8:32–35.
- Yeşaya 53:10.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kulun baskı ve yargıdan alınması, “neslinin” anlatılamaması ve yaşam ülkesinden kesilmesi, İsa’nın yargılanarak öldürülmesini ve insan babası olmadan doğmasını bildiren bir kehanet olarak yorumlanır.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:8 — “Halkım” ile “kul” ayrımı, kulun İsrael olmasını engeller mi?
Tanah’ın cevabı
Halkım sözcüğünün kimin ağzından geldiği ve kulun sadık topluluğu temsil etmesi birlikte ele alınır. Lamo çoğul okumayı destekler; fakat dil bilgisi tek başına bütün kişisel yorumları dışlamaz.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
מֵעֹ֤צֶר וּמִמִּשְׁפָּט֙ לֻקָּ֔ח וְאֶת־דּוֹר֖וֹ מִ֣י יְשׂוֹחֵ֑חַ כִּ֤י נִגְזַר֙ מֵאֶ֣רֶץ חַיִּ֔ים מִפֶּ֥שַׁע עַמִּ֖י נֶ֥גַע לָֽמוֹ׃
53:8’in sonu mipeşa ami nega lamo der. Tartışmanın ilk sorusu, “halkım” diyenin kim olduğudur. 52:15’te uluslar ve krallar vardır; 53:1–6’da onların çoğul itirafını izleyen bir okuma kurulmuştur. Radak, 53:8’i ulusların hükümdarlarının ağzından açıklar; onların halklarının suçları İsrael’in acısıyla ilişkilidir. Bu okumada “halkım” sözcüğünü otomatik olarak İsrael diye çevirmek, önce konuşmacıyı değiştirmeyi gerektirir. [2] [3]
Raşi ise son cümleyi farklı açıklar: “Halkım” İsrael’i, darbe alanlar onun içindeki doğruları anlatır. Böylece halk ile kul arasında bir ayrım bulunsa da bu ayrım, dışarıdan başka bir dinin kurucusunu zorunlu kılmaz. Peygamber, bütün halkın hataları ile halkın HaŞem’e bağlı kesiminin çektiği acıyı ayırabilir. Yeşaya 49:3’te kul İsrael diye adlandırılır; 49:5–6’da Yaakov’u ve İsrael’i geri getirme görevi anlatılır. Kitabın kendi içinde temsil eden kul ile geri çağrılan halk arasında ayrım vardır. Bu ayrım, “kul mutlaka İsrael dışındaki İsa’dır” sonucunu doğurmaz. [4] [5]
Lamo biçimi olağan olarak “onlara” diye okunur ve kolektif kul açıklamasını destekler. Bununla birlikte şiirsel kullanım üzerine bütün klasik yorumcular aynı zorunluluğu koymaz. Radak, Yeşaya 44:15’teki lamo için hem lo, yani “ona”, değerini hem çoğul putlara göndermeyi açıklar. Bu yüzden “lamo var, dolayısıyla bir kişiden söz etmek dil bakımından kesinlikle imkânsızdır” savı aşırıdır. Buradaki çoğul biçim, bağlamdaki İsrael kimliği ve temsil anlatımıyla birlikte anlam kazanır. [6]
Bu noktada “halkım”ın mutlaka HaŞem’in ağzından geldiğini varsaymak da sorunu çözmez. Konuşma değişimi yorumcular arasında farklı yerlerde ele alınır; Radak, ulusların sözünü 53:10’a kadar sürdürür, 53:11’deki “kulum” ile ilahi konuşmayı ayırır. Dolayısıyla ayet numarası veya bölüm sonu, konuşmacıyı kendiliğinden belirleyen bir işaret değildir. 53:8’in sesini 52:15 ve 53:1–6’dan başlayarak izlemek, zamirleri bir Hristiyan kimlik sonucu elde etmek için dağıtmaktan daha sağlam metin dayanağı verir. [3]
İsrael’in içinde doğrular ve günahkârlar bulunması, kulun toplumsal kimliğine karşı itiraz oluşturmaz. Tanah, Siyon’a toplu olarak seslenirken onun içindeki kötülükleri eleştirir ve sadık kalanları kurtuluşun taşıyıcısı olarak anlatır. Tsefanya 3:12–13’te kalan İsrael topluluğu alçakgönüllü, haksızlık yapmayan ve hileli dil kullanmayan kişilerden oluşur. Halkın her tarihsel üyesini aynı ahlaki durumda saymak, bu peygamberlik ayrımlarını siler. [7]
53:8’de halk ile kulun ayrılması, kulun İsa olduğunu kanıtlamaz. Radak’ın konuşmacı okumasında suçlu halk ulusların halkıdır; Raşi’nin açıklamasında İsrael’in doğruları halkın acısını taşır. Her iki durumda da iddianın zorunlu gördüğü dışlama kurulmaz. İsa kimliği ancak önce İsa’yı özne kabul ederek elde edilir. Yeşaya’nın verdiği açık İsrael adlandırmaları ve Siyon’un yeniden kuruluşu ise metnin içinde bulunan verilerdir. [8] [9]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:8.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Yeşaya 49:3–6.
- Radak, Yeşaya 44:15.
- Tsefanya 3:12–13.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
“Halkımın günahı yüzünden onlara/ona bela geldi” ifadesinde halkın İsrael olduğu, kulun bu halktan ayrı olması gerektiği ve dolayısıyla kulun İsa olduğu ileri sürülür.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:9 — Kötüler ve zenginle ilişkilendirilen mezar, İsa’nın gömülmesi midir?
Tanah’ın cevabı
Mezar ve ölüm cümlesinin farklı tercümeleri ele alınır. Kötülerle tasarlanan gömülme ile zenginle gerçekleşen gömülme okuması mümkündür; fakat ayet İsa’yı zorunlu özne yapmaz ve İsrael’in şehitleriyle ilgili klasik açıklamayı dışlamaz.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
וַיִּתֵּ֤ן אֶת־רְשָׁעִים֙ קִבְר֔וֹ וְאֶת־עָשִׁ֖יר בְּמֹתָ֑יו עַ֚ל לֹא־חָמָ֣ס עָשָׂ֔ה וְלֹ֥א מִרְמָ֖ה בְּפִֽיו׃
53:9’un ilk bölümü, kulun mezarını kötülerle ve ölümünü zenginle ilişkilendirir. İbranice cümlede kever, “mezar”, gerçekten vardır; “zengin” de metnin kelimesidir. Matta 27:57–60’ta zengin Yosef’in İsa’yı kendi mezarına koyması, Hristiyan okuyucuya belirgin bir benzerlik verir. İsa’nın iki suçluyla birlikte öldürülmesi ile daha sonra zenginin mezarına konulması ayrı sahnelerdir. Yeşaya cümlesinin bu iki sahneye nasıl bölündüğü, yorumun asıl noktasıdır. [2] [3]
Cümledeki bağlaç, “ve”dir; ancak İbranice bağlaç bağlama göre karşıtlık ilişkisi de taşıyabilir. Bu yüzden “metinde ‘ama’ yazmıyor, dolayısıyla kötüler için tasarlanan mezar yerine zengin mezarı yorumlanamaz” itirazı kesin değildir. NET’in Hristiyan çeviri notu, kötülerin yanına gömülme niyeti ile gerçekleşen zengin mezarı arasında böyle bir karşıtlık okur. Fakat “tasarlanan” ile “gerçekleşen” ayrımının ayrıntıları, cümlenin yorumuyla sağlanır; ayette Yosef’in adı, yeni kaya mezarı veya iki idam mahkûmu bulunmaz. Bir tercüme seçeneği, bu ayrıntıları bağımsız biçimde kanıtlayan bir kimlik bildirisi değildir. [4]
Raşi ve Radak, ayeti sürgünde öldürülen İsrael doğrularıyla açıklar. Raşi, HaŞem’e bağlılığını terk etmeyenlerin kötü hükümdarların ölüm ve gömülme hükümlerine katlandığını anlatır. Radak, onların suçlu gibi öldürüldüğünü, kimi zenginlerin ise servetleri yüzünden hedef alındığını söyler. Her iki açıklamada da “şiddet işlemedi, ağzında hile yoktu” cümlesi, öldürülenlerin ölüm hükmünü hak etmediğini belirtir. Mezarın kötülerle ilişkilendirilmesi, mağdurun gerçekten kötü olduğu değil, zalimlerin ona kötü muamelesi yaptığı anlamına gelir. [5] [6]
Bemotav, biçim olarak çoğul “ölümleri” ifadesidir. Radak bunu topluluğun farklı ölüm biçimleriyle ilişkilendirir. Bununla birlikte çoğul ölüm dili tek başına mutlaka birden fazla kişiyi göstermez: Hezekiel 28:10, Tsor hükümdarına tekil hitap ederken çoğul “ölümler” biçimini kullanır. Bu nedenle ayetteki çoğulu kişisel okumayı dil bilgisi bakımından bütünüyle yasaklayan bir kanıt diye sunmak yanlıştır. Kolektif açıklamanın gücü, tek bir ekten değil, kitabın İsrael’i kul diye adlandırmasından ve sürgün-kurtuluş bağlamından gelir. [7] [8]
Kötü sayılıp öldürülen doğrular, Tanah’ın başka yerlerinde de vardır. Mezmurlar 44, HaŞem’e bağlı İsrael topluluğunun kesilecek koyunlar sayıldığını söyler. Bir halkın tekil kul olarak anlatılması, böyle gerçek ölümleri kapsar; halkın daha sonra yeniden kurulması, her ölümün yalnız mecaz olduğunu göstermez. 53:9’daki acı ve mezar, 53:10’daki soy ve uzun günler, 54:1–3’teki Siyon’un çoğalan çocukları, aynı tarihi-toplumsal akış içinde okunabilir. [9] [10] [11]
Matta’nın mezar anlatısı ile ayet arasında kurulan benzerlik, Hristiyan yorumun neden oluştuğunu açıklar. Buna karşılık “benzerlik var, öyleyse Yeşaya’nın kulunun İsrael olması imkânsızdır” sonucu geçersizdir. Ayet, kulun haksız yere kötü sayılmasını ve ölüm karşısındaki doğruluğunu anlatır. İsa kimliğini zorunlu kılan bir özel isim veya tek kişiye özgü ayrıntı vermez; klasik İsrael açıklaması da kelimeleri ve yakın bağlamı birlikte karşılar. [5] [6]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:9.
- Matta 27:57–60.
- NET Bible, Yeşaya 53:9, çeviri ve açıklama notları.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Hezekiel 28:10, tekil hükümdara yöneltilen çoğul ölüm biçimi.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
- Mezmurlar 44:18–23, özellikle 44:23; bazı Hristiyan numaralandırmalarında 44:22.
- Yeşaya 53:10.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kulun kötülerle ilişkilendirilen mezarının ve ölümünde zenginle birlikte bulunmasının, İsa’nın suçlular arasında idam edilmesi ve zengin Aramatyalı Yosef’in mezarına gömülmesiyle gerçekleştiği ileri sürülür.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:9 — “Şiddet işlemedi, ağzında hile yoktu” sözü, yalnız İsa’ya mı aittir?
Tanah’ın cevabı
Hamas ve mirma belirli ahlaki suçları belirtir. Masumiyet, doğuştan ilahi oluş veya bütün yaşamda her türlü günahtan uzaklık değildir; Tanah sadık İsrael topluluğunu da haksızlık ve hileden uzak diye tanımlar.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
וַיִּתֵּ֤ן אֶת־רְשָׁעִים֙ קִבְר֔וֹ וְאֶת־עָשִׁ֖יר בְּמֹתָ֑יו עַ֚ל לֹא־חָמָ֣ס עָשָׂ֔ה וְלֹ֥א מִרְמָ֖ה בְּפִֽיו׃
53:9, kulun ḥamas, yani haksız şiddet veya zorbalık, işlemediğini ve ağzında mirma, yani hile, bulunmadığını söyler. Bunlar gerçek ve önemli ahlaki niteliklerdir. Ancak cümle “hiçbir zaman hiçbir günah işlemedi”, “Tanrı’dır” veya “yalnız bir kişi böyle olabilir” demez. Bir suçlamanın masumu olmak ile bütün yaşamda mutlak günahsız olmak farklı iddialardır. Ölüm hükmünün ardından bu iki niteliğin verilmesi, hükmün haksızlığını açıklayan doğal bir bağlantıdır. [2]
Tanah, insanlar ve topluluklar için doğruluk dili kullanır. Bereşit 6:9 Noah’ı kuşağında doğru ve bütün biri olarak anlatır; İyov 1:1, İyov’u bütün, dürüst, HaŞem’den korkan ve kötülükten uzak duran kişi diye tanıtır. Bu övgüler onları Tanrı veya bütün insanlığın zorunlu korbanı yapmaz. Doğruluk ifadesinden ilahi doğa çıkarmak, Tanah’ın kendi insan tasvirlerinde uygulamadığı bir çıkarımdır. [3]
Tsefanya 3:12–13, kalan İsrael topluluğunun haksızlık yapmayacağını, yalan konuşmayacağını ve ağzında hileli dil bulunmayacağını söyler. Bu, kolektif bir öznenin hileden uzak oluşuna doğrudan örnektir. Peygamberler halkın günahlarını eleştirirken sadık kalanları da ayırır. Bu iki anlatım çelişmez: Bir ulusun tarihi kusurları, onun içindeki doğruların zalimlerin suçlamaları karşısındaki masumiyetini ortadan kaldırmaz. “İsrael’de günah işlendi; öyleyse İsrael’den hiçbir kul doğru sayılamaz” iddiası, peygamberlerin açık ayrımını yok sayar. [4]
Raşi, 53:9’da HaŞem’i inkâr etmeye ve putperestliğe razı olmayan mağdurları açıklar. Radak da sürgünde suçlu gibi öldürülen fakat Tora’yı terk etmeyen kişilerden söz eder. Böylece cümlenin doğruluk niteliği, halkın her üyesinin bütün çağlardaki her eylemine verilmiş sınırsız bir onay değildir. Haksız ölüm karşısında HaŞem’e bağlılığı sürdüren kulun niteliğidir. Bu açıklama, ayetin hem kolektif kimliğini hem tekil ahlaki portresini korur. [5] [6]
1. Petrus 2:22, ayeti İsa’ya uygularken onun günah işlemediğini söyler. Bu, mektubun İsa hakkındaki daha geniş inancıdır. Yeşaya’nın haksız şiddet ve hileyi dışlayan cümlesi, kendi başına bu daha geniş teolojik önermeyi vermez. İsa’nın Tapınak’taki davranışını sırf fiziksel hareket içerdiği için ḥamas saymak da kelimeyi yanlış kullanır; mesele her fiziksel güç kullanımı değildir, haksız zorbalıktır. İddianın sağlam değerlendirmesi, metinde belirtilen masumiyetten ilahi günahsızlığa geçişin hangi dayanağa sahip olduğudur. [7]
53:9, kulun uğradığı ölümün adil bir karşılık olmadığını bildirir. Tanah bu niteliği Noah, İyov ve sadık İsrael topluluğu için kullanabildiği ahlaki dille anlatır. Böylece “yalnız İsa bu tanıma uyabilir” önermesi metinsel temelini kaybeder. Ayette gerçek doğruluk vardır; İsa’nın ilahi kimliği ve onun dışında hiçbir kişinin veya topluluğun bu dili taşıyamayacağı iddiası yoktur. [8] [4]
Kaynaklar
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
“Şiddet işlemedi ve ağzında hile yoktu” sözlerinin mutlak günahsızlık anlattığı, bu özelliklerin yalnız İsa’da bulunabileceği ve günahları olan İsrael’in kul olamayacağı ileri sürülür.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:10 — “Canını aşam yaparsa” sözü, İsa’nın insan kurbanı oluşunu mu bildirir?
Tanah’ın cevabı
Aşamın teknik ve daha geniş kullanımları, şart cümlesinin dil bilgisi ve Tora’nın insan korbanı yasağı birlikte incelenir. Raşi canın HaŞem’e dönüşünü, Radak sadık topluluğun acıdan sonra ödülünü açıklar.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
וַיהֹוָ֞ה חָפֵ֤ץ דַּכְּאוֹ֙ הֶחֱלִ֔י אִם־תָּשִׂ֤ים אָשָׁם֙ נַפְשׁ֔וֹ יִרְאֶ֥ה זֶ֖רַע יַאֲרִ֣יךְ יָמִ֑ים וְחֵ֥פֶץ יְהֹוָ֖ה בְּיָד֥וֹ יִצְלָֽח׃
53:10’un im tasim aşam nafşo cümlesi şartlıdır: “Eğer … canını aşam …” biçiminde kurulur. Tasim, dil bilgisi bakımından ikinci tekil kişi veya üçüncü tekil dişi kişi olabilir; sonuncu okumada dişi olan nefeş, yani can, özneyle ilişkilendirilir. Tercümeler bu ilişkiyi farklı kurar. Bu nedenle cümleyi hiçbir dilsel seçenek yokmuş gibi “Tanrı oğlunu insan korbanı yaptı” diye aktarmak doğru değildir. “Oğul” sözcüğü de ayette bulunmaz. [2] [3]
Aşam, Tora’da belirli suçlara ilişkin korbanın adıdır; kelimenin bu ibadet çağrışımı gerçektir. Ancak Tanah’taki her kullanımı kesilen bir hayvanı tarif etmez. 1. Şemuel 6:3–5’te Peliştilerin göndermesi istenen aşam, altından yapılmış nesnelerden oluşur. Burada suçun giderilmesine yönelik telafi armağanı vardır. Dolayısıyla “aşam yazıyor, öyleyse can mutlaka altar üzerinde kesilen bir insan korbanıdır” sonucu kelimenin bütün kullanımını karşılamaz. Bir korban çağrışımı veya telafi mecazı ile literal insan kurbanı emri birbirinden ayrıdır. [4]
Raşi, bu cümleyi canın HaŞem’in kutsallığına adanması ve yaptığı ihlal için O’na dönmesiyle açıklar; 1. Şemuel 6’daki aşamı da bu telafi anlamına örnek verir. Radak ise sürgünde Tora’ya bağlılığı yüzünden acı çeken kulun canını ortaya koymasını ve bunun ardından çok soy, uzun günler ve iyilik görmesini anlatır. Radak’ın açıklamasında 53:10, ulusların kulun acısını anlamaya çalıştığı konuşmanın sonudur; açık ilahi “kulum” sözü 53:11’de başlar. Bu kaynaklar, “HaŞem istedi” sözünü doğrudan insan korbanı ibadetinin kurulması diye okumaz. [5] [6]
Tora, ulusların oğullarını ve kızlarını tanrılarına yakmasını anlatır ve HaŞem’e bu yolla ibadet edilmemesini buyurur. Yeremya 7:31, çocukların yakılmasını HaŞem’in emretmediğini bildirir. Miha 6:6–8’de kişinin günahı için ilk doğanını vermesi sorusunun ardından adalet, iyiliği sevme ve HaŞem’le alçakgönüllü yürüme istenir. Bu açık metinlerin karşısında şiirsel bir aşam ifadesi, insan ölümüyle yeni ve zorunlu ibadet şartı konulduğunu söyleyen açık bir emir haline getirilemez. [7] [8] [9]
Hristiyan yorum, çarmıhın Tora’daki hayvan korbanını birebir tekrarlamadığını, onu daha yüksek biçimde tamamladığını söyleyebilir. Bu cevap, korbanın cinsiyeti veya rahibin kimliği gibi ayrıntılardan yapılan tek başına bir itirazı aşar; fakat yeni öğretinin Tanah tarafından söylendiğini kanıtlamaz. Bir insanın ölümü bütün insanlığın zorunlu bağışlanma temeli sayıldığında, Tora’nın yasakları ve peygamberlerin dönüş öğretisiyle ilişkinin metinden gösterilmesi gerekir. Yeşaya 53:10 ne yeni bir ibadet kanunu verir ne HaŞem’in bağışlamasını bu kişinin ölümüne bağlayan genel bir şart koyar. [10] [11]
Ayetin devamı da kurban anında bitmez: Kul soyunu görür, günleri uzar ve HaŞem’in amacı onun eliyle gerçekleşir. Ardından Siyon’un çocukları ve yeniden dolan kentleri gelir. Metnin içindeki bu ödül ve yeniden kuruluş, Raşi’nin dönüş ve Radak’ın sadık İsrael açıklamasıyla anlaşılır. Aşam kelimesinden İsa’nın adı, ilahi oğulluk, çarmıh ve evrensel insan korbanı öğretisi çıkarmak, kelimenin anlamından daha geniş bir inanç sistemini ayete yerleştirmektir. [12] [13]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:10.
- NET Bible, Yeşaya 53:10, çeviri ve açıklama notları.
- 1. Şemuel 6:3–5, altın nesnelerle yapılan aşam.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Devarim 12:30–31.
- Yeremya 7:31;19:5.
- Miha 6:6–8.
- Hezekiel 18:20–23,30–32.
- Yeşaya 55:6–7.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
53:10’daki aşam sözcüğünün bir suç korbanı olması, HaŞem’in İsa’yı insanlığın günahları için insan korbanı olarak sunmayı istediğinin kanıtı sayılır. “HaŞem onu ezmeyi istedi” sözü bu görüşe bağlanır.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:10 — “Soyunu görecek” sözü, İsa’nın manevi çocukları mıdır?
Tanah’ın cevabı
Zera mecazi kullanılabilir; ancak bu kullanım bağlamla belirlenir. Yeşaya 53:10–54:3’te soy, uzun yaşam, çocuklar ve yeniden dolan kentler birlikte İsrael’in devamını ve çoğalmasını anlatır.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
וַיהֹוָ֞ה חָפֵ֤ץ דַּכְּאוֹ֙ הֶחֱלִ֔י אִם־תָּשִׂ֤ים אָשָׁם֙ נַפְשׁ֔וֹ יִרְאֶ֥ה זֶ֖רַע יַאֲרִ֣יךְ יָמִ֑ים וְחֵ֥פֶץ יְהֹוָ֖ה בְּיָד֥וֹ יִצְלָֽח׃
53:10’da kul için yire zera, “soy görecek”, denir. Zera tohum ve bundan doğan soy anlamını taşır; cümlede bu soy kulun gelecekte göreceği ödüldür. Hristiyan açıklama, İsa’nın öğrencilerini bu kelimenin karşılığı yapar. Böyle bir mecazın mümkün olduğunu söylemek ile burada mecazın gerçekten bu kişileri belirttiğini göstermek aynı şey değildir. Ayetin verdiği yakın bağlam, öğrencileri değil, soy ve yaşamın devamını açıkça birleştirir. [2]
Tanah’ta zera için mecazi veya ahlaki nitelemeli kullanımlar vardır. Yeşaya 1:4, kötülük yapan “soy”dan; 57:3–4, suç ve yalanla nitelenen “soy”dan söz eder. Bu örnekler kelimenin her yerde yalnız biyolojik bir teknik terim olduğunu söylemeyi engeller. Bununla birlikte olumsuz ahlaki aile imgeleri, 53:10’daki soy vaadinin otomatik olarak “İsa’nın öğrencileri” demek olduğunu göstermez. Mecazi okuma, kendi bağlamının dayanağını taşımak zorundadır. [3]
53:10’un hemen ardından 54:1’de çocukları olmayan kadına sevinmesi söylenir; 54:2–3’te çadırını büyütmesi, soyunun yayılması ve ıssız kentlerin yeniden yerleşim görmesi anlatılır. 54:6–8 bu kadını terk edilmiş ama yeniden kabul edilen eş olarak açıklar. Bu görüntüler, sürgünle boşalan Siyon’un yeniden halkıyla dolmasıdır. Aynı komşu pasajda kulun soyu ile Siyon’un çocukları ve kentleri birbirini aydınlatır. Metin, boşalmış bir ülkenin devamını ve nüfusunu geri kazanmasını anlatan tutarlı bir dizi kurar. [4]
Radak 53:10’u açıklarken Zeharya 10:8–10’daki halkın çoğalmasını ve Hezekiel 36:37–38’de insanların sürü gibi artmasını gösterir. Bu kaynaklar ulusal kurtuluş, nüfus ve ülkeye dönüşten söz eder. “Soyu görecek” ifadesi, kulun geçmişte uğradığı ölüm ve kopuşa rağmen İsrael’in geleceğinin yok olmayacağını bildirir. Kolektif öznenin bazı üyeleri öldürülmüş, halkın devamı ise HaŞem’in kurtuluşuyla güvenceye alınmıştır. [5] [6]
Hristiyanlar Galatyalılar 3:29 gibi metinlerde iman edenleri Avraam’ın soyu diye adlandırabilir. Bu, sonraki Hristiyan metnin kurduğu kimlik ilişkisidir. Yeşaya 53:10’daki öznenin İsa olduğu önce bağımsız biçimde gösterilmeden, “İsa’nın soyu manevidir” açıklaması özneyi kanıtlamak için kullanılamaz. İsa kabul edildiği için soy öğrenciler yapılır, ardından öğrenciler bulunduğu için İsa kabul edilirse aynı varsayım birbirini destekleyen iki kanıt gibi sunulmuş olur. [7]
Ayetin yakın bağlamı, İsrael’in yeniden çoğalmasını ve Siyon’un tekrar yerleşim görmesini somut olarak anlatır. Manevi soy ihtimali dil bakımından bütünüyle yasaklanmaz; fakat bu ihtimal Hristiyan özdeşliği zorunlu kılmaz. İsrael açıklaması, soyun neden uzun günlerle ve çocuklarla dolan kentlerle birlikte verildiğini metnin kendi akışıyla açıklar. İsa yorumu ise bu açık görüntüleri farklı karşılıklara dönüştürerek kurulur; ayetin tek doğal ve zorunlu sonucu değildir. [8] [4]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:10.
- Yeşaya 1:4; Yeşaya 57:3–4.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Zeharya 10:8–10; Hezekiel 36:37–38.
- Galatyalılar 3:29.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
İsa’nın biyolojik çocukları olmadığı için “soyunu görecek” ifadesindeki zera, onun öğrencileri ve ona iman eden kişiler olarak açıklanır. Bu manevi soy, ayetin İsa’da gerçekleşmesi sayılır.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:10 — “Günleri uzayacak” sözü, İsa’nın dirilişi midir?
Tanah’ın cevabı
Uzun günler Tanah’ın yaşam ve toplumsal devam vaatlerindendir. Ölümden diriliş olasılığı tek başına İsa kimliğini kanıtlamaz; ayette üçüncü gün yoktur ve soy-Siyon bağlamı ulusal kurtuluşu açıklar.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
וַיהֹוָ֞ה חָפֵ֤ץ דַּכְּאוֹ֙ הֶחֱלִ֔י אִם־תָּשִׂ֤ים אָשָׁם֙ נַפְשׁ֔וֹ יִרְאֶ֥ה זֶ֖רַע יַאֲרִ֣יךְ יָמִ֑ים וְחֵ֥פֶץ יְהֹוָ֖ה בְּיָד֥וֹ יִצְלָֽח׃
53:10’da yaarih yamim, “günlerini uzatacak”, denir. Bu, Tanah’ta tanıdık bir yaşam bereketidir. Tora uzun günleri HaŞem’e bağlılıkla ilişkilendirir; Yeşaya 65:20–23 de yeniden kurulan halkın uzun yaşamını, çocuklarını ve emeğinin meyvesini birlikte anlatır. Sözcükler kendi başlarına “üçüncü gün dirilecek” demek değildir. Üçüncü gün, mezardan çıkma veya belirli bir kişinin adı bu cümlede bulunmaz. [2] [3]
Hristiyan yorum, önce ölüm anlatıldığı halde sonra yaşamın vaat edilmesini dirilişle açıklar. 53:8–9 ve 53:12 gerçekten ölüm dili taşır. Fakat İsrael bir kolektif kul olduğunda, halkın bazı üyelerinin öldürülmesi ile halkın geleceğinin sürmesi bir çelişki oluşturmaz. Aynı topluluk geçmişte katliam ve sürgüne uğrar, gelecekte soyunu ve yerleşimini yeniden kazanır. Ulusun devamı ile her üyesinin yaşam süresi aynı şey değildir. [4] [5]
Hezekiel 37, bütün İsrael evini kuru kemiklerle gösterir. Halk “umudumuz kayboldu, kesilip atıldık” der; HaŞem mezarları açacağını ve onu İsrael ülkesine getireceğini bildirir. Bu açık yorum, ölümden yaşam görüntüsünün ulusal yeniden kuruluş için kullanılabildiğini gösterir. Bu örnek diriliş inancını inkâr etmez; belirli bir ölüm-yaşam dizisinin zorunlu olarak Nasıralı İsa’yı tanımladığını ileri sürmeye karşı doğrudan bir Tanah örneği verir. [6]
Radak, “günleri uzayacak” sözünü Yeşaya 65:22’deki halkın günlerinin ağaç gibi uzun olması ve Zeharya 8:4’te yaşlıların Yeruşalayim meydanlarında oturmasıyla açıklar. Aynı ayetin soy vaadini de İsrael’in çoğalmasına bağlar. Böylece uzun günler, soy ve HaŞem’in amacının gerçekleşmesi birlikte halkın felaketten sonra istikrarlı yaşama kavuşmasını anlatır. 54:1–3’te boş kentlerin yeniden dolması bu okumayı sürdürür. [7] [8] [9]
Bir kişi için ölümden sonra yaşam düşünüldüğünde diriliş ihtimali de yorum olarak gündeme gelebilir. HaŞem’in ölüyü diriltebilmesi ile bu ayette belirli olarak İsa’nın dirilişinin anlatılması yine farklı önermelerdir. “Ölümden sonra yaşadı; öyleyse İsa” sonucunda, başka hiçbir bireysel veya kolektif açıklamanın mümkün olmadığı ayrıca varsayılır. Tanah’ın ulusal diriliş görüntüsü ve komşu Siyon pasajı bu varsayımı ortadan kaldırır. İsa’nın üçüncü gün dirildiği inancı ayetin kelimelerinden elde edilmez; ayete sonraki inançtan getirilir.
53:10’daki uzun yaşam, kulun çektiği acının son söz olmadığını bildirir. HaŞem’in kurtuluşu, yok olmuş sanılan İsrael’in soyunu ve geleceğini yeniden görünür kılar. Ölüm ve devam eden yaşam, kolektif öznenin farklı kuşaklarının tarihidir. Hristiyan diriliş yorumu şiire uygulanabilir bir okuma olarak kurulsa da, ayetin açık kimlik bağlamını aşan bir yorumdur; Tanah’ın yalnız İsa’yı bildirdiğinin kanıtı değildir. [5] [9]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:10.
- Devarim 5:16;6:2; Yeşaya 65:20–23.
- Mezmurlar 44:18–23, özellikle 44:23; bazı Hristiyan numaralandırmalarında 44:22.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
- Hezekiel 37:11–14.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Zeharya 8:4.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Acı ve ölüm ifadelerinden sonra kulun günlerinin uzaması, İsa’nın üçüncü gün ölümden dirilmesini ve sonsuz hayatını önceden bildiren bir kehanet sayılır.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:11 — “Bilgisiyle birçoklarını doğru kılacak” sözü, İsa’ya imanla aklanma mıdır?
Tanah’ın cevabı
Bilgi ve doğru kılma sözcükleri farklı dilsel seçenekleri taşır. Raşi adil yargıyı, Radak HaŞem’i tanıyan İsrael’in uluslara öğretmesini açıklar; Daniel 12:3 de birçoklarını doğruluğa yöneltmeyi aynı fiille anlatır.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
מֵעֲמַ֤ל נַפְשׁוֹ֙ יִרְאֶ֣ה יִשְׂבָּ֔ע בְּדַעְתּ֗וֹ יַצְדִּ֥יק צַדִּ֛יק עַבְדִּ֖י לָרַבִּ֑ים וַעֲוֺנֹתָ֖ם ה֥וּא יִסְבֹּֽל׃
53:11’de bedaato yatsdik tsadik avdi larabim ifadesi bulunur. Bedaato, “bilgisiyle” veya yorumuna göre “onun bilinmesiyle” anlaşılabilir; cümlenin önceki tatmin ifadesiyle ilişkisi de çevirilerde farklı kurulur. Hristiyan NET notu bu seçenekleri ele alır. Bu nedenle yalnız tek bir tercüme mümkünmüş gibi “onun bilgisi, dolayısıyla ona iman asla düşünülemez” demek yeterli değildir. Fakat herhangi bir dilsel seçenek, kendiliğinden İsa’ya imanla doğruluk hesabı öğretisini içermez. [2] [3]
Yatsdik, doğru veya haklı kılmak, haklılığını göstermek ve adil hüküm vermekle ilişkili bir fiildir. Tora’da yargıçlar doğruyu haklı, kötüyü suçlu çıkarır; bu kullanım Devarim 25:1’de görülür. Daniel 12:3’te birçoklarını doğruluğa yöneltenler yıldızlar gibi parlar. Bu ikinci örnek, aynı fiilin başkalarına doğruluğu öğretme ve onları doğru yola getirme anlam alanına girebildiğini gösterir. Fiili gördüğümüz her yerde birinin ahlaki hesabının başkasına devredildiğini varsaymak Tanah’ın kullanımlarına uymaz. [4] [5]
Raşi, 53:11’i kulun kendisine başvuranlara doğru yargı vermesiyle açıklar. Radak ise kulun İsrael olduğunu ve HaŞem’i tanıyan doğruluğuyla birçok ulusu doğruya yönelteceğini söyler. Bunun için Yeşaya’nın halkların HaŞem’in dağına çıkıp yollarını öğrenmesi anlatısını kullanır. Yeşaya 2:2–4’te uluslar Siyon’a gelir, Tora ve HaŞem’in sözünü öğrenir, savaşlarını bırakır. Bilgi, adalet ve ulusların düzelmesi bu peygamberlik içinde zaten bir aradadır. [6] [7] [8]
Radak’ın açıklaması yalnız geçmişteki zulmü anlatmakla kalmaz; gelecekte doğruların bağlılığının dünyaya, uluslar dahil, esenlik ve iyilik getireceğini söyler. Bu başkalarına yarar, İsrael yorumunun dışında bırakılmış bir ayrıntı değildir. Ancak başkalarının doğruluktan faydalanması, yarar sağlayanın Tanrı olması veya insanların yalnız onun ölümüne imanla aklanması değildir. Öğreten, adil davranan ve HaŞem’i tanıtan kul, Tanah’ın ulusların dönüşü için verdiği toplumsal görevle bağdaşır. [7]
Hristiyan “onun bilinmesi” okuması kabul edilse bile, bu ifade “İsa’nın çarmıhtaki ödeme işlemini kabul etmek” diye tamamlanmış olmaz. Kimin bilindiği, neyin öğrenildiği ve doğru kılmanın nasıl gerçekleştiği bağlamdan belirlenir. 53:11’in “kulum” sözü ve kitabın İsrael adlandırmaları, 52’nin kurtuluşu ve 54’ün Siyon’a dönüşüyle birlikte durur. Hristiyan teolojik karşılıklar bu sorulara Hristiyan metinlerden cevap getirir; İbranice kelimelerin kendi başına verdiği zorunlu cevap değildir. [9] [10] [11]
Ayet, kulun emeğinin boşa gitmeyeceğini ve doğruluğunun birçoklarına fayda vereceğini bildirir. Adil yargı ve HaŞem’i tanıtan öğretim, hem kelimeleri hem Tanah’ın ulusal kurtuluş çerçevesini karşılar. “Doğru kılmak yalnız İsa’nın ölümüyle başkasına doğruluk aktarmasıdır” iddiası ise Daniel ve Tora’daki açık kullanım örnekleri karşısında zorunluluğunu kaybeder. Ayet böyle bir Hristiyan öğretinin tek ve kesin kanıtı olarak kullanılamaz.
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:11.
- NET Bible, Yeşaya 53:11, çeviri ve açıklama notları.
- Devarim 25:1.
- Daniel 12:3.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Yeşaya 2:2–4.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
- Yeşaya 52:1–15.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
“Bilgisiyle birçoklarını doğru kılacak” cümlesi, insanların İsa’ya iman ederek onun doğruluğuna sahip olması ve çarmıhtaki ödeme sayesinde aklanması olarak yorumlanır.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:11 — “Onların günahlarını taşıyacak” sözü, suçluluğun İsa’ya geçmesi midir?
Tanah’ın cevabı
Günah yükünü taşımak her yerde aynı hukuki işlem değildir. Raşi doğruların taşıdığı sorumluluğu, Radak doğruluğun dünyaya faydasını açıklar; acının yararı ile evrensel zorunlu çarmıh ödemesi ayrılır.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
מֵעֲמַ֤ל נַפְשׁוֹ֙ יִרְאֶ֣ה יִשְׂבָּ֔ע בְּדַעְתּ֗וֹ יַצְדִּ֥יק צַדִּ֛יק עַבְדִּ֖י לָרַבִּ֑ים וַעֲוֺנֹתָ֖ם ה֥וּא יִסְבֹּֽל׃
53:11’in sonunda vaavonotam hu yisbol, “onların avonlarını o taşıyacak”, sözü vardır. Saval ağır yük taşımayı anlatır; avon suç, suçun getirdiği yük ve ceza anlamlarını taşır. İfade başkalarının kötülüğüyle kulun taşıdığı yük arasında gerçek ilişki kurar. Fakat yükün bir başkasına değmesi, suçlunun ahlaki kimliğinin taşıyana devredildiğini kendiliğinden söylemez. Mağdur bir başkasının suçunun yıkımını çekebilir; doğru kişi başkaları için sorumluluk ve sıkıntı üstlenebilir. [2]
Tanah bu ilişkiyi farklı bağlamlarda kullanır. Eha 5:7’de ataların günah işleyip öldüğü, sonraki kuşağın onların suçlarının yükünü taşıdığı söylenir. Bu ağıt, sonraki kuşağın atalarının yerine gönüllü korban olup bütün günahları kapattığını anlatmaz; geçmiş kötülüğün sonraki hayata uzanan felaketini dile getirir. Bamidbar 18:1’de Aaron ve oğulları kutsal yerle ilgili sorumluluğu taşır. Aynı tür günah-yük ifadeleri bulunduğu için bütün bu görevleri tek bir çarmıh ödeme modeli saymak mümkün değildir. [3] [4]
Raşi 53:11’de doğrudan Bamidbar 18:1’i anarak kulun diğer doğrular gibi taşıdığı yükü açıklar. Radak ise İsrael’in doğruluğuyla uluslara esenlik ve iyilik geleceğini söyler. Radak’ın burada yalnız “uluslar zulmetti, İsrael mağdur oldu” dediğini ileri sürmek eksik olur; açıklamasında başkalarına yarar sağlayan bir doğruluk vardır. Bu gerçek yarar, kulun İsrael oluşuna engel değildir. Aksine Tanah’ın, HaŞem’i tanıtan sadık topluluğa verdiği görevle ilişkilidir. [5] [6]
53:4–6’da kulun acısını kendilerine bağlayan konuşmacılar, önce onu HaŞem’in vurduğu biri sanmıştır. 53:11’de HaŞem onu “doğru kulum” diye adlandırır. Böylece dışarıdan suçlu sayılan kişinin gerçek doğruluğu ilahi hükümle ortaya çıkar. Başkalarının kötülüğünün yükünü taşıyan kul, bu kötülüğün ahlaki faili yapılmaz. “İsa suçlu olmadı, cezayı taşıdı” biçimindeki Hristiyan açıklama da yalnız bu ayrımı kurmakla ayetin öznesinin İsa olduğunu veya bütün bağışlanmanın onun ölümüne bağlı bulunduğunu göstermiş olmaz. [7] [2]
Hezekiel 18:20–23, herkesin ahlaki sorumluluğunu ve kötülükten dönenin yaşayacağını açıkça söyler. Yeşaya 55:6–7, kötü yolun bırakılması ve HaŞem’e dönülmesiyle bağışlanmayı ilişkilendirir. Tanah’ın bu dönüş öğretisiyle kulun başkalarına faydası bir arada bulunabilir. Bir doğru insanın duası, örnekliği veya acısı başkalarına fayda verse bile, metin onu HaŞem’in bağışlayabilmesi için zorunlu ilahi ölümü haline getirmez. Korban ve dönüşün Tanah’taki farklı bağlamları, bir tek mekanizma altında silinemez. [8] [9]
53:11 acının ve doğruluğun başkalarına etkisini güçlü biçimde anlatır. Buna karşılık ayet, İsa adını, ilahi oğulluğu veya günahların yalnız çarmıh ödemesiyle giderileceğini söylemez. İsrael’in kul kimliği, Raşi’nin sorumluluk açıklaması ve Radak’ın uluslara yarar açıklaması, “bu söz yalnız İsa için mümkündür” önermesini doğrudan çürütür. Hristiyan ödeme öğretisi ayetin içindeki zorunlu anlam değil, ona getirilen ayrı teolojik yorumdur. [10]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:11.
- Eha 5:7.
- Bamidbar 18:1.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Yeşaya 53:4.
- Hezekiel 18:20–23,30–32.
- Yeşaya 55:6–7.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kulun “onların günahlarını taşıması”, insanların suçluluğunun veya cezasının İsa’ya aktarılması, bu yükün onun ölümüyle ödenmesi ve bağışlanmanın buna dayanması olarak sunulur.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:12 — Pay ve ganimet vaadi, İsa’nın göğe yükselişi midir?
Tanah’ın cevabı
Pay ve ganimet, aşağılanmış kulun hakkını geri almasını anlatır. Radak bunu Yeruşalayim’in kurtuluşu ve ulusların servetiyle açıklar; göğe yükseliş, ayetin söylediği olay değildir.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
לָכֵ֞ן אֲחַלֶּק־ל֣וֹ בָרַבִּ֗ים וְאֶת־עֲצוּמִים֮ יְחַלֵּ֣ק שָׁלָל֒ תַּ֗חַת אֲשֶׁ֨ר הֶעֱרָ֤ה לַמָּ֙וֶת֙ נַפְשׁ֔וֹ וְאֶת־פֹּשְׁעִ֖ים נִמְנָ֑ה וְהוּא֙ חֵטְא־רַבִּ֣ים נָשָׂ֔א וְלַפֹּשְׁעִ֖ים יַפְגִּֽיעַ׃ {פ}
53:12’nin başı laḥen aḥalek lo varabim veet atsumim yeḥalek şalal der. Kul için pay ayrılması ve güçlülerle ganimet paylaşılması vaat edilir. Şalal, ganimet veya ele geçirilen mallardır; çeviriler ilk bölümdeki rabim için “birçokları” veya “büyükler” karşılığını seçebilir. Cümle, kulun uğradığı aşağılanmadan sonra onurlandırılmasını anlatır. Fakat “göğe çıktı” veya “Tanrı’nın sağında oturdu” sözlerini içermez. Bu karşılıklar, Hristiyan yükseliş anlatısından getirilir. [2]
Kurtuluştan sonra servet ve pay alma, Yeşaya’da İsrael için kullanılan açık dildir. Yeşaya 60, Siyon’a ulusların servetinin gelmesini, daha önce onu ezenlerin çocuklarının önünde eğilmesini ve HaŞem’in kentinin tanınmasını anlatır. 61:6–7, aşağılanma karşılığında pay ve sevinç vaat eder. Dolayısıyla ganimet imgesini gördüğümüzde bunu zorunlu olarak görünmez göksel egemenlik diye açıklamak gerekmez. Kitabın kendi ulusal kurtuluş dilinde bu imgenin doğrudan yeri vardır. [3] [4]
Radak, 53:12’yi Yeruşalayim’e saldıran ulusların yenilgisiyle ilişkilendirir; Zeharya 14:14’teki altın, gümüş ve giysi toplamayı anarak kulu İsrael olarak açıklar. Sürgünde canını ortaya koyan, malları alınan ve aşağılanan halk sonunda güvenlik ve onur kazanır. Radak’ın açıklaması, ödülü önceki acıya bağlayan “bu nedenle” sözünü de karşılar. Toplumsal mağduriyetin ardından toplumsal telafi gelir. [5] [6]
Raşi, pay ve mirası ilk atalarla birlikte alınan ödül olarak ele alır ve Sota 14a’daki Moşe açıklamasına gönderme yapar. Talmud’un bu bölümünde 53:12’nin canını ortaya koyma, suçlularla sayılma ve aracılık sözleri Moşe’yle ilişkilendirilir. Bu yorum, ayetin pay dilinin Hristiyan göğe yükseliş öğretisine ayrılmış tek bir işaret olmadığını gösterir. Klasik kaynakların farklı açılımları, ortak metnin içinde görev, sadakat ve ödülü ele alır. [7] [8]
Ganimet dili mecazi kullanılabilir; bir Hristiyan onun manevi zaferi anlattığını düşünebilir. Ancak mecaz imkânı, özneyi belirleyen kanıt değildir. Önce İsa varsayılıp ganimet onun göksel zaferi diye açıklanırsa, açıklamanın sonunda elde edilen İsa kimliği başlangıçtaki varsayımdan gelmiş olur. İsrael okumasında ise kulun kimliği daha önce açıkça verilir ve ödülün biçimi Siyon’un yakın bağlamıyla desteklenir. [9] [10]
53:12, kulun acısının karşılıksız kalmayacağını bildirir. Pay, onur ve zafer, aşağılanmış İsrael’in yeniden yükselişini anlatan Yeşaya diline uyar. Göğe yükseliş öğretisi ayetin açık ifadesi değildir. Ayet İsa’nın yükselişinin bağımsız kehaneti diye sunulduğunda, tanımlamadığı bir kişi ve tanımlamadığı bir olay, genel ödül diline eklenmektedir.
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:12.
- Yeşaya 60:5–15.
- Yeşaya 61:6–7.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Zeharya 14:14.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Sota 14a, Yeşaya 53:12’nin Moşe’ye uygulanması.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kulun büyüklerle pay alması ve güçlülerle ganimeti paylaşması, İsa’nın ölümden sonra göğe yükselmesini, göksel egemenliğini ve Hristiyanların onun zaferine katılmasını bildiriyor diye yorumlanır.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:12 — “Canını ölüme döktü, günahkârlarla sayıldı” sözü, İsa’nın çarmıhı mıdır?
Tanah’ın cevabı
Ölüm gerçektir; yalnız tehlike diye açıklanmaz. HaŞem’e bağlılığı yüzünden öldürülen İsrael doğruları ve Moşe’nin aracılığı, ölüm ve suçlularla sayılma dilinin İsa’ya özgü olmadığını gösterir.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
לָכֵ֞ן אֲחַלֶּק־ל֣וֹ בָרַבִּ֗ים וְאֶת־עֲצוּמִים֮ יְחַלֵּ֣ק שָׁלָל֒ תַּ֗חַת אֲשֶׁ֨ר הֶעֱרָ֤ה לַמָּ֙וֶת֙ נַפְשׁ֔וֹ וְאֶת־פֹּשְׁעִ֖ים נִמְנָ֑ה וְהוּא֙ חֵטְא־רַבִּ֣ים נָשָׂ֔א וְלַפֹּשְׁעִ֖ים יַפְגִּֽיעַ׃ {פ}
53:12’de heera lamavet nafşo, “canını ölüme döktü”, denir. İfade canını ortaya koyma ve ölümle karşılaşmayı anlatır; 53:8–9’daki ölüm ve mezar sözleriyle birlikte okunduğunda gerçek ölümü dışlamak doğru değildir. Veet poş’im nimna ise suçlularla birlikte sayılmayı söyler. “Sayılmak”, kişinin gerçekten onların suçunu işlemiş olduğunu değil, başkalarının onu o sınıfta değerlendirdiğini anlatabilir. Şiirde kulun doğruluğunun bildirilmesi, bu yanlış sınıflandırmayla karşıttır. [2] [3]
Radak, sürgünde Tora’yı terk etmek yerine ölümü kabul eden İsrael topluluğunu anlatır. Bu kişilerin bazıları gerçekten öldürülür; halkın gelecekte ödül alması onların ölümünü mecaza dönüştürmez. Mezmurlar 44’te aynı topluluk, HaŞem’in uğruna öldürüldüğünü ve kesilecek koyunlar sayıldığını dile getirir. Bu, HaŞem’e bağlılık yüzünden canını ortaya koyan kolektif öznenin Tanah’ta açık örneğidir. Bir ulusun şiirde tek kişi gibi anlatılması, onun üyelerinin gerçek acı ve ölümünü kapsar. [4] [5]
Raşi, kulun sanki kendisi suç işlemiş gibi acı çekmesini ve başkalarına fayda veren yükü taşımasını açıklar. Böylece başkaları için çekilen acı klasik İsrael yorumunda da bulunur. Ancak suçlu gibi muamele görmek, masumun başkasının ahlaki suçunu işlediği anlamına gelmez. Ayet mağdurun haklılığını yeniden kurar; zalimlerin hükmünü HaŞem’in son hükmü saymaz. [6]
Luka 22:37, İsa’nın “suçlularla sayıldı” sözünü kendisiyle ilişkilendirdiğini kaydeder. Bu Hristiyan metin, İsa anlatısının Yeşaya diliyle kurulduğunu gösterir. Yeşaya’da ise iki suçlu, Roma, çarmıh veya gönüllü bir insan korbanının bütün insanlığın zorunlu ödeme yolu olduğu söylenmez. Suçlu sayılıp öldürülme, Tanah’ın başka doğrularının da başına gelir. Belirli bir anlatının bu niteliğe uyması ile niteliğin yalnız o anlatıyı önceden tanımlaması farklıdır. [7]
Sota 14a, 53:12’nin ifadelerini Moşe’ye uygular. Moşe, altın buzağı olayında halk için aracılık eder ve bağışlanmazlarsa HaŞem’in kitabından silinmeyi ister. Çöl kuşağıyla birlikte ölenler arasında sayılması ve halk için yakarması, Talmud’un ayetle kurduğu bağlantılardır. Bu okuma, her sözün yalnız tek bir biyografik sahneye ayrılmadığını; canını ortaya koyma, başkalarının yükünü taşıma ve dua görevlerinin Tanah’ın kendi kişilerinde bulunduğunu gösterir. [8] [9]
53:12’nin ölüm dili İsrael açıklamasını çürütmez; öldürülmüş doğrular ile yaşayan halkın geleceği birlikte anlatılır. Aynı şekilde İsa’nın ölüm anlatısındaki benzerlik, kulun zorunlu olarak İsa olduğunu kanıtlamaz. Ayetin asıl karşıtlığı, insanların suçlu saydığı kulun HaŞem tarafından doğru ve ödüle layık görülmesidir. İsa’ya uygulama bundan sonraki Hristiyan yorumudur; İsrael’i dışlayan veya insan korbanını emreden zorunlu Tanah anlamı değildir. [10] [11]
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:12.
- Yeşaya 53:9.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Mezmurlar 44:18–23, özellikle 44:23; bazı Hristiyan numaralandırmalarında 44:22.
- Raşi, Yeşaya 53:1–12.
- Luka 22:37.
- Sota 14a, Yeşaya 53:12’nin Moşe’ye uygulanması.
- Şemot 32:11–14,30–32.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
- Yeşaya 54:1–13; Raşi, 54:1.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kulun canını ölüme dökmesi ve suçlularla sayılması, İsa’nın gönüllü çarmıhını ve iki suçlu arasında öldürülmesini önceden bildirdiği şeklinde yorumlanır. Luka 22:37 bu bağlantı için kullanılır.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 53:12 — Günahkârlar için aracılık ve dua, yalnız İsa’ya mı aittir?
Tanah’ın cevabı
Yakarış, Tanah’ta Moşe’nin ve sürgündeki İsrael’in yaptığı bir görevdir. Dua eden kulun başkalarına faydası, onu Tanrı veya bağışlanmanın tek ve zorunlu aracısı yapmaz.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
לָכֵ֞ן אֲחַלֶּק־ל֣וֹ בָרַבִּ֗ים וְאֶת־עֲצוּמִים֮ יְחַלֵּ֣ק שָׁלָל֒ תַּ֗חַת אֲשֶׁ֨ר הֶעֱרָ֤ה לַמָּ֙וֶת֙ נַפְשׁ֔וֹ וְאֶת־פֹּשְׁעִ֖ים נִמְנָ֑ה וְהוּא֙ חֵטְא־רַבִּ֣ים נָשָׂ֔א וְלַפֹּשְׁעִ֖ים יַפְגִּֽיעַ׃ {פ}
53:12’nin sonundaki vela poş’im yafgia, suçlular için yakarış veya aracılıkla ilişkilendirilir. Aynı kök, Yeşaya 59:16’da aracılık edenin bulunmamasını anlatır; Yeremya 7:16’da başkaları için yakarış bağlamında kullanılır. Sözcük dua ve araya girme görevini taşır. Kendiliğinden “bütün insanların HaŞem’e ulaşması için tek ilahi aracı” anlamını vermez. Bu daha geniş kimlik ve zorunluluk, ayetin söylediği görevden farklı bir öğretidir. [2] [3]
Moşe halkın ağır suçlarından sonra HaŞem’e dua eder. Şemot 32:11–14 ve 30–32’de altın buzağı günahı için; Bamidbar 14:13–20’de halkın isyanı için yakarır. İkinci örnekte HaŞem Moşe’nin sözü üzerine bağışladığını bildirir. Moşe ne Tanrı’dır ne insanlığın bütün günahlarını kapatmak üzere sunulmuş bir insan korbanıdır. Tanah böylece başkaları için dua eden doğru insanın etkisini, Hristiyan tek aracı öğretisi olmadan açıkça gösterir. [4] [5]
Sota 14a, 53:12’deki suçlular için aracılığı Moşe’nin İsrael için merhamet istemesiyle ilişkilendirir. Bu klasik açıklama, dua görevini Nasıralı İsa’ya ait tek bir kimlik işareti saymayı engeller. Canını ortaya koyma, başkalarının suçunun yüküyle uğraşma ve merhamet isteme, Tanah’ın içinde birlikte görülen görevlerdir. Ayetin tek kişiye özgü olmadığı iddiası, yalnız genel bir ihtimal değil, açık bir kaynakla desteklenir. [6]
Radak’ın 53:12 açıklaması, sürgündeki İsrael’in kendisine kötülük yapanlar için de dua etmesini anlatır. Yeremya 29:7, sürgüne gidilen kentin esenliğinin aranmasını ve o kent için HaŞem’e dua edilmesini buyurur. Böylece mağdurun kendisine baskı kuran dünyanın iyiliği için yakarması, İsrael yorumuna sonradan eklenmiş bir mazeret değildir. Peygamberin açık emridir. Radak ayrıca kurtuluş zamanında kulun doğruluğuyla uluslara fayda gelmesi ihtimalini de açıklar. [7] [8]
Luka 23:34’ün yaygın metni, İsa’nın kendisini öldürenlerin bağışlanması için dua ettiğini anlatır; ayetin bazı yazmalarda bulunmadığı çeviri notlarında belirtilir. Bu metin kabul edilse de, bir kişinin düşmanları için dua etmesi Yeşaya’daki öznenin yalnız o kişi olduğunu göstermez. Moşe’nin ve sürgündeki İsrael’in yakarışları aynı tür görevin Tanah’taki örnekleridir. Sonraki Hristiyan dua sahnesinin kabulü, bu örnekleri veya kitabın İsrael kul adlandırmasını ortadan kaldırmaz. [9] [10]
Kulun başkaları için duası gerçek bir iyiliktir ve Tanah bu iyiliğin etkisini tanır. Buradan kulun Tanrı olduğu veya HaŞem’in herkesi yalnız bu kişinin ölümü üzerinden bağışlayabildiği sonucu çıkmaz. 53:12, sadık kulun uğradığı kötülüğe karşı bile başkalarının iyiliğini istemesini anlatır. Hristiyan “tek ilahi aracı” sonucu, ayetin fiilinin içinde bulunan anlam değildir; dua görevinden ayrı bir teolojik iddiaya geçiştir.
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 53:12.
- Yeşaya 59:16; Yeremya 7:16.
- Şemot 32:11–14,30–32.
- Bamidbar 14:13–20.
- Sota 14a, Yeşaya 53:12’nin Moşe’ye uygulanması.
- Radak, Yeşaya 53:1–12.
- Yeremya 29:7.
- Luka 23:34 ve yazma farkına ilişkin çeviri notu.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kulun suçlular için aracılık etmesi, İsa’nın kendisini öldürenler için dua etmesi ve insanlıkla Tanrı arasındaki tek aracı olması olarak yorumlanır.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 52:13 — “Kulum” sözü, İsa’yı mı tanımlar?
Tanah’ın cevabı
Yeşaya, Yaakov ve İsrael’i açıkça kul diye adlandırır. Sadık topluluğun tekil anlatımı, halkı geri çağırma görevi ve Siyon’un kurtuluşu birlikte açıklanır; kul unvanından İsa kimliği çıkmaz.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
הִנֵּ֥ה יַשְׂכִּ֖יל עַבְדִּ֑י יָר֧וּם וְנִשָּׂ֛א וְגָבַ֖הּ מְאֹֽד׃
Yeşaya 52:13’ün başlangıcı hine yaskil avdi, “İşte kulum başarılı olacak” sözüdür. Kulun kimliği için kitabın verdiği açık adlandırmalar vardır: 41:8–9’da İsrael ve Yaakov, 44:1–2 ve 44:21’de yine Yaakov ve İsrael, 48:20’de kurtarılan Yaakov, 49:3’te İsrael. Bunlar tekil “kulum” ile bir halkın anlatılabildiğini gösteren doğrudan metinlerdir. 43:10’da çoğul “siz benim tanıklarımsınız” hitabı ile tekil “seçtiğim kulum” aynı cümlede bulunur. Tekil dil, topluluk okumasını ortadan kaldırmaz.[2]
Yakın bağlamda da aynı halkın kurtuluşu anlatılır. 52:1–2 Siyon ve Yeruşalayim’i tutsaklıktan kalkmaya çağırır; 52:9–10 HaŞem’in halkını teselli etmesini ve ulusların onun kurtuluşunu görmesini bildirir; 52:11–12 sürgünden çıkışı anlatır. 52:13’teki kulun yüceltilmesi, bu kurtuluşun ardından gelir. 52:15’te uluslar ve krallar onun yükselişini görür; 53:1–9’da geçmişte verdikleri hükmü yeniden değerlendirirler. 54:1’de ise terk edilmiş Yeruşalayim’in çocuklarının çoğalması ilan edilir. Pasajın iki yanında aynı ulusal kurtuluş vardır.[3]
49:5–6’da kulun Yaakov’u geri getirmekle görevlendirilmesi, “İsrael denen kul İsrael’i nasıl toplar?” sorusunu doğurur. Kitap, topluluğun adını taşıyan temsilci ile topluluğun diğer üyelerini ayırabilir. Raşi 49:1’de konuşmayı peygamber Yeşaya’ya bağlar; 52:13’teki kulu ise Yaakov’un içindeki doğru kişiler olarak açıklar. Aynı “kul” unvanının bir peygambere ve sadık topluluğa uygulanması, bütün kul metinlerinin tek bir kişinin biyografisi olduğu varsayımını bozar. 49:5–6, kendi başına ne 52:13’ün öznesini değiştirir ne de İsa’yı belirler.[4][5]
İsrael’in günahları ile kulun doğruluğu da farklı konular değildir. Yeşaya 51:7, Tora’yı yüreğinde taşıyan halka seslenir. 52:13’te Raşi’nin öne çıkardığı sadık doğrular, sürgündeki halkın içinde yaşayan kişilerdir. Bir halkın günahlarının bulunması, sadık üyelerinin zulmü hak etmiş olduğu anlamına gelmez. Topluluğun tarihi ile onun doğru kişilerinin niteliği birlikte anlatılabilir; “İsrael günah işledi” cümlesi sadık İsrael’i metinden çıkarmaz.[5][6]
Maşiah’a ilişkin Yahudi yorumları da ayrı kaynakların kendi sözleriyle değerlendirilir. Targum 52:13’te Maşiah derken 52:14’te İsrael evinin aşağılanmasını, 53:10’da halkın bakiyesini, oğullarını, kızlarını ve Tora’ya bağlılığını anlatır. “Maşiah” adı, İsa’nın kimliğini doğrulayan bir özel ad değildir. Bu yorumda kurtarılan İsrael varlığını sürdürür; Tora da kurtuluşun içinde yer alır.[7][8]
Kul adı, temsil göreviyle bağdaşır. Yeşaya 42:18–20’de görmeyen ve duymayan kul eleştirilir; 53:11’de ise kul doğru diye nitelenir. Bu farklı ahlaki tasvirler, her kul cümlesinin değişmez biçimde aynı bireye ait olduğu düşüncesini ortadan kaldırır. Peygamber bir yerde halkın kusurunu, başka yerde onun sadık kesimini veya görevini öne çıkarır. Tsefanya 3:12–13’te kalan İsrael’in haksızlık yapmaması ve ağzında hile bulunmaması, böyle sadık kolektif öznenin doğrudan örneğidir. Halkın içindeki ayrımları silip ardından “bütün İsrael her zaman günahsız değildi” diye toplumsal kimliği reddetmek, peygamberlik dilinin kendi ayrımlarını yok eder. [9] [10]
Bölümün öznesi, uluslar arasında aşağılanmış fakat HaŞem’e bağlılığını korumuş İsrael’in kul topluluğudur. Kulun yüceltilmesi bu halkın aklanmasıyla ilerler. Tekil zamiri bireysel Maşiah’a, bireysel Maşiah’ı İsa’ya dönüştüren iki özdeşlik, kelimenin anlamından çıkmaz. İsrael’in adını, tarihini ve kurtuluşunu bir kişinin biyografisine devretmek, Yeşaya’nın kurduğu özneyi değiştirir.
Kaynaklar
- Gökhan (Aryeh) Duran, Yeşaya 53 — Misyoner İddialarına Tanah’ın Yanıtı; Yeşaya 52:13–54:1 incelemesi.
- Yeşaya 41:8–9; Yeşaya 43:10; Yeşaya 44:1–2,21; Yeşaya 48:20; Yeşaya 49:3.
- Yeşaya 52:1–15.
- Raşi, Yeşaya 49:1,5–6.
- Raşi, Yeşaya 52:13–15.
- Yeşaya 51:7,17–23.
- Targum Yonatan, Yeşaya 52:13–15.
- Targum Yonatan, Yeşaya 53:1–12.
- Yeşaya 42:18–20.
- Tsefanya 3:12–13.
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Yeşaya 52:13’teki tekil “kulum” sözü, pasajın İsrael hakkında olmasını dışlar. Kulun Maşiah, bu Maşiah’ın da İsa olduğu; sonraki acı, ölüm ve yüceltilme tasvirlerinin onun biyografisini verdiği ileri sürülür.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 52:13 — Kulun yüceltilmesi, İsa’nın dirilişi ve göğe yükselişi midir?
Tanah’ın cevabı
Yüceltilme, Yeşaya’nın hor görülen kul ile onu aşağılayan krallar arasındaki hükmü tersine çevirir. Ölüm, kuşakların devamı ve ödül, sürgünden çıkan İsrael topluluğu içinde açıklanır.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
הִנֵּ֥ה יַשְׂכִּ֖יל עַבְדִּ֑י יָר֧וּם וְנִשָּׂ֛א וְגָבַ֖הּ מְאֹֽד׃
Yarum ve-nissa ve-gavah meod, “yücelecek, yükselecek ve çok yüksek olacak” demektir. Bu üçlü ifade kulun aşağılanmış durumunun sona ermesini yoğunlaştırır. Sonraki iki ayet, yükselişin kimin önünde anlam kazandığını gösterir: Görünüşü yüzünden şaşkınlığa düşmüş uluslar, şimdi onun yükselişi karşısında susar. Yüceltilme ile ulusların değişen hükmü aynı olayın iki yönüdür.[2]
Yeşaya 49:7’de ulusların hor gördüğü kulun önünde krallar ayağa kalkar. 60:14–15’te İsrael’i aşağılayanlar onun önünde eğilir; terk edilmiş halk kuşakların sevinci olur. 52:13–15 bu karşıtlığı sürdürür: Aşağılanan kul yüceltilir, onu aşağılayan güçler yanıldıklarını görür. Kulun yüksekliği, kitabın ulusal kurtuluş dilinde açık bir karşılık bulur.[3]
Hristiyan diriliş yorumu yalnız yükselme fiiline dayanmaz; 53:8’de yaşam ülkesinden kesilme, 53:9’da mezar, 53:12’de canını ölüme dökme ve 53:10–11’de devam eden yaşamı birleştirir. Aynı dizinin topluluk anlatımında da tutarlı bir karşılığı vardır. İsrael’in üyeleri sürgünde öldürülür; halk ülkesinden kesilir, ölüm ve gömülme koşulları zalimlerce belirlenir. Bu topluluğun varlığı sona ermez. Kuşakları devam eder ve aynı tarihsel halk kurtuluşa ulaşır. Bir topluluğun üyelerinin ölümü ile topluluğun geleceği, aynı öznenin farklı kuşaklarıdır.[4]
Bu anlatım Tanah’ta başka yerde de görülür. Hezekiel 37:11, kemiklerin “bütün İsrael evi” olduğunu açıkça söyler. Umudunu kaybetmiş halk mezarlarının açılması ve ülkesine getirilmesi diliyle yeniden hayata kavuşturulur. Ölüm ve yaşam imgeleri, ulusal kurtuluşu anlatabildiği için bu dizinin varlığı özneyi zorunlu olarak tek bir dirilen kişi yapmaz. Yeşaya 53:10’daki soy ve günlerin uzaması, 54:1–3’te çocukların çoğalması ve kentlerin yeniden yerleşilmesiyle aynı gelecek içinde okunur.[5][6]
Filipililer 2:9–11, İsa’nın yüceltilmesini Hristiyan inancı içinde anlatır. Bu metni Yeşaya’nın öznesini belirleyen öncül yapmak, kanıtlanacak kimliği baştan kabul etmektir. Yeşaya’daki kulun yükselişi, İsrael’in kurtuluşunu, onun aşağılanmasının sona ermesini ve ulusların değişen hükmünü birlikte karşılamalıdır. Yalnız İsa’nın göğe yükseldiğini söylemek, metnin bu tarihsel ilişkilerini açıklamaz.[7]
Yükselme fiilleri de tek başına ilahi kimlik belirtmez. Yeşaya 2:2, HaŞem’in evinin bulunduğu dağın yükselmesini; 6:1, HaŞem’in tahtının yüksekliğini anlatır. Aynı yükseklik sözlüğü farklı özneler için kullanılabildiği için, 52:13’teki kulun yüceltilmesi onun Tanrı olduğu sonucunu vermez. Özne ile verilen onur ayrıdır: Onuru veren HaŞem’dir, onur verilen O’nun kuludur. Yükselişin nasıl görünür olduğu, kralların ve ulusların tepkisiyle açıklanır. İsrael’in küçümsenen konumunun tersine dönmesi bu ilişkiyi karşılar; yalnız “yükseldi” kelimesinden bir göğe çıkış biyografisi elde edilmez. [8] [9]
52:13’ün yüceltilmesi, sürgünde aşağılanan kulun HaŞem tarafından onurlandırılmasıdır. Halkın kurtuluşu ile kralların şaşkınlığı metnin içinden birbirine bağlanır. Göğe çıkış anlatısı bu ilişkinin yerine geçtiğinde, Yeşaya’nın bildirdiği kurtuluş başka bir olayla değiştirilmiş olur.
Kaynaklar
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kulun yükselmesi ve çok yüceltilmesi, İsa’nın çarmıhtan sonra dirilmesi, göğe çıkması ve üstün egemenliğe ulaşması olarak okunur. Pasajdaki ölüm ve sonraki yaşam sözlerinin bu açıklamayı zorunlu kıldığı savunulur.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 52:13 — Targum’un “kulum Maşiah” açıklaması, İsa’yı mı kanıtlar?
Tanah’ın cevabı
Targum’un Maşiah yorumu; İsrael’in toplanması, Tapınağın kurulması, dua, oğullar ve kızlar ile Tora’ya bağlılık içerir. Bu yapı, İsa’nın çarmıhta evrensel günah korbanı olduğu öğretisiyle özdeş değildir.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
הִנֵּ֥ה יַשְׂכִּ֖יל עַבְדִּ֑י יָר֧וּם וְנִשָּׂ֛א וְגָבַ֖הּ מְאֹֽד׃
Targum 52:13’te ha yatslah avdi meşiha, “İşte kulum Maşiah başarılı olacak” der. Aynı yorum 52:14’te İsrael evinin uluslar arasındaki kararmış ve aşağılanmış görünüşünü anlatır. İlk ayette Maşiah’ın başarısı, ikinci ayette İsrael’in acısı vardır. Targum, bütün zamirleri tek kişinin gelecekteki bedenine bağlayan bir biyografi kurmaz.[2]
53:4’te Maşiah günahlar için dua eder; 53:5’te günahlar yüzünden kirletilen Tapınağı kurar ve öğretisiyle esenlik getirir. 53:6’da bağışlanma onun sayesinde anlatılır. 53:7’de sessizce kesime götürülen özne Maşiah değildir: Maşiah dua eder, cevap alır ve ulusların güçlülerini kesime götürülen koyunlar gibi teslim eder. Dua eden ve düşmanlarını yenen Maşiah, İsa’nın çarmıha götürülmesiyle aynı sahne değildir.[3]
53:8’de sürgündekilerin toplanması ve ulusların İsrael Ülkesi üzerindeki egemenliğinin kaldırılması vardır. 53:10’da arındırılan özne halkın bakiyesidir; bu kişiler Maşiahlarının krallığını görür, oğulları ve kızları çoğalır, günleri uzar. Son cümlede HaŞem’in Tora’sına bağlı olanların başarısı bildirilir. Targum’un kurtuluşu, İsrael’in varlığını ve Tora’yı devam ettirir.[3]
Targum’un 53:12’si Maşiah’ın canını ölüme vermesinden de söz eder. Aynı ayet onu ganimet alan, başkaldıranları Tora’ya bağlayan ve günahlar için dua eden özne olarak anlatır. Fakat bu ayette bağışlanma, Maşiah’ın duası ve onun sayesinde gerçekleşir; bir kohenin insan kanını sunakta işlediği yeni bir korban düzeni verilmez. Tora’ya bağlanan insanlar ile Tora’yı geçersiz kılan bir kurtuluş sistemi aynı öğreti değildir.[3]
Sanhedrin 98b’de Maşiah’ın adı üzerine tartışmada 53:4 kullanılır ve acı çeken Maşiah tasviri bulunur. Aynı tartışmada farklı ayetlerden başka adlar da çıkarılır. Bu agadik kullanım, ayetin Maşiah’a uygulanabildiğini gösterir; Nasıralı İsa’nın kimliğini, çarmıhını veya Hristiyan kefaret sistemini belirlemez. Ayetin Maşiah’a uygulanması ile bu Maşiah’ın İsa olduğunun kanıtlanması iki ayrı iştir.[4]
Targum’un Maşiah adı, görevleriyle birlikte okunur. Tapınağı kurmak, ulusların egemenliğini kaldırmak, sürgündekileri toplamak ve halkın Tora’ya bağlı yaşamını sürdürmek, metnin verdiği somut özelliklerdir. İsa’nın hayatında bu görevlerin gerçekleşmediği yerde onları belirsiz bir geleceğe bırakmak, Targum’un İsa kimliğini doğruladığını göstermez. Bunun için önce İsa’nın Maşiah olduğu inancı kabul edilmiş olur. Kaynaktaki Maşiah adını kanıt sayarken kaynaktaki aynı Maşiah’ın görevlerini kimlik sınamasından çıkarmak, ad ile tanımı birbirinden ayırır. Targum kendi tanımını koruduğunda Hristiyan özdeşlik kendiliğinden kurulmaz. [3] [5]
Targum’un bütününde Maşiah’ın görevi İsrael’in kurtuluşunu, Tapınağı, ulusların yargılanmasını ve Tora’ya bağlılığı içerir. 52:13’teki Maşiah sözcüğünü alıp bu görevleri çıkarmak, ardından çarmıhı bu görevlerin zorunlu karşılığı yapmak, kaynağın öğretisini değiştirir. Targum, Hristiyan İsa öğretisinin Yahudi tanığı olarak kullanılamaz.
Kaynaklar
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Targum Yonatan’ın Yeşaya 52:13’te “kulum Maşiah” demesi, eski Yahudi geleneğinin bütün pasajı İsa’nın acısı, ölümü ve günahlar için kurban edilmesi olarak anladığının kanıtı sayılır.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 52:14 — Bozulmuş görünüş, İsa’nın herkesten fazla işkence görmesi midir?
Tanah’ın cevabı
Yeşaya 52:14 görünüşün ağır bozulmasını anlatır; tarihteki bütün insanların acısını sıralamaz. Tekil hitap ve aşağılanmış beden tasviri, sürgündeki İsrael’in kişileştirilmesiyle uyumludur.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
כַּאֲשֶׁ֨ר שָׁמְמ֤וּ עָלֶ֙יךָ֙ רַבִּ֔ים כֵּן־מִשְׁחַ֥ת מֵאִ֖ישׁ מַרְאֵ֑הוּ וְתֹאֲר֖וֹ מִבְּנֵ֥י אָדָֽם׃
Ayetin ana isimleri mar’ehu, “onun görünüşü”, ve toaro, “onun biçimi”dir. Mişhat bozulmuş görünüşü anlatır; me-iş ve mibnei adam bu görünüşün insan görünümünden ne ölçüde uzaklaştığını yoğunlaştırır. Cümlede bütün zamanlardaki insanların fiziksel acısını ölçen bir karşılaştırma kurulmaz. “İnsan görünümünü yitirecek kadar bozulma” ile “tarihte herkesten fazla acı çekme” farklı iddialardır.[2][3]
52:13’te yükseltileceği bildirilen kulun önceki düşkünlüğü, 52:14’te seyredenlerin şaşkınlığıyla anlatılır. 52:15’te aynı uluslar bu kez onun yükselişine şaşırır. İki şaşkınlık arasında bir hüküm değişimi vardır: İnsan görünümünden uzaklaşmış saydıkları özne, şimdi HaŞem tarafından onurlandırılır. Ayet yalnız yaralanmanın şiddetini değil, kulun uluslar önündeki durumunu anlatır.[2]
Raşi 52:13’te kulu Yaakov’un doğru kişileriyle açıklar; 52:14’te halkların İsrael’in düşkün görünüşüne baktığını söyler. Tekil “sana” hitabı bu okumayı bozmaz. Yeşaya 44:1–2’de Yaakov ve İsrael’e tekil hitap edilir; 51:17–23’te Yeruşalayim, felaketleri yaşayan ve yere düşen bir kadın gibi anlatılır. Bir ulusun tarihsel aşağılanması, tek bir bedenin düşkünlüğü içinde kişileştirilebilir.[2][4][5]
Sürgün yalnız bir düşünce veya itibar kaybı değildir. Baskı, açlık, hastalık, yerinden edilme ve ölüm, topluluğun gerçek üyelerinin bedenlerinde yaşanır. Bu nedenle İsrael okuması ayetin ağır görünüş dilini mecaz adıyla silmez. Gerçek acı ile ulusal kişileştirme aynı tasvirin içinde bulunur. Raşi’nin sözleri hem halkın aşağılanmasını hem onu seyreden ulusların değerlendirmesini açıklamaktadır.[2]
Matta 27:26–31, İsa’nın kırbaçlanmasını ve aşağılanmasını anlatır. Böyle bir olayın yaşandığını anlatmak, 52:14’teki kulun kimliğini bağımsız olarak belirlemez. Acı çeken kişinin kimliği, önceki “kulum” adlandırması ve sonraki ulusal kurtuluşla birlikte sınanır. Ağır yaralanma, tek bir kişiye özgü özellik değildir; ayet de bütün insanlık tarihindeki acılar arasında bir birincilik ölçütü koymaz.[6]
53:4’te uluslar, kulun acısını HaŞem’in onu reddetmesi diye değerlendirdiklerini açıkça söyler. Bu itiraf, 52:14’teki bozulmuş görünüşün nasıl bir yanlış hükme dönüştüğünü gösterir. Seyredenler mağdurun bedenindeki felaketi, onun değersizliğinin delili sanmıştır. Yüceltilme, bu ahlaki hükmü bozar. Ayetin merkezi bu nedenle acılar arasında sayısal bir yarış değil, acıdan yanlış kimlik ve suçluluk çıkaran bakışın değişmesidir. Hristiyan “herkesten fazla acı” iddiası, görünüş için kullanılan karşılaştırmayı metnin vermediği bir fiziksel acı ölçüsüne dönüştürür. [7] [8]
52:14’ün hükmü, aşağılanan kulun görünüşü ile yaklaşan onuru arasındaki karşıtlıktır. Bu cümleden “İsa herkesten fazla fiziksel acı çekmiştir” sonucu çıkarılamaz. İddianın gerektirdiği acı sıralaması ayette bulunmadığı gibi, İsrael’in sürgün ve kurtuluş bağlamı da bu sıralamayla açıklanmaz.
Kaynaklar
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kulun görünüşünün insan görünümünden uzaklaşması, Maşiah’ın tarihte herkesten fazla fiziksel acı çekeceğinin kehaneti sayılır; bu özelliğin İsa’nın kırbaçlanması ve çarmıhıyla gerçekleştiği ileri sürülür.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 52:15 — “Birçok ulusu serpecek” sözü, İsa’nın kefaret kanı mıdır?
Tanah’ın cevabı
Yazzeh fiilinin serpme anlamı, kanın kime ait olduğunu ve ritüelin amacını belirlemez. Ayetin krallar, şaşkınlık ve İsrael’in yükselişiyle kurduğu ilişki, çarmıh kanı öğretisine dönüştürülemez.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
כֵּ֤ן יַזֶּה֙ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים עָלָ֛יו יִקְפְּצ֥וּ מְלָכִ֖ים פִּיהֶ֑ם כִּ֠י אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־סֻפַּ֤ר לָהֶם֙ רָא֔וּ וַאֲשֶׁ֥ר לֹא־שָׁמְע֖וּ הִתְבּוֹנָֽנוּ׃ {ס}
Masoretik metin ken yazzeh goyim rabbim der. Yazzeh, Tora’da kan, yağ veya arınma suyunun serpilmesi için kullanılan n-z-h köküyle okunabilir. Vayikra 4:6–7 ve Bamidbar 19:18–19 bu kullanımları gösterir. Fiilin ritüel anlamından üç ayrı sonuç çıkarılır: Serpilen şey kulun kanıdır; amaç bütün günahların bağışlanmasıdır; özne İsa’dır. Bu üç özdeşlik, fiilin sözlük anlamının içinde bulunmaz.[2]
Tora’daki örneklerde serpileni ve işlemin amacını cümlelerin bütünü belirler. Yeşaya 52:15’te kendi kanını veren bir insan, bir sunak veya günah korbanının uygulanışı anlatılmaz. “Ulusları serpmek” ifadesi, fiilin ritüel anlamıyla okunduğunda bir arındırma imgesi kurabilir. Fakat arındırma imgesi, aracın insan kanı olduğunu ve Roma’nın idamının Tora’daki kohenlik hizmeti sayıldığını belirlemez. Kanın kaynağı ve bağışlanmanın koşulları, yalnız fiile bakılarak eklenemez.[2]
Klasik yorumlar fiili farklı açıklar. Raşi, daha önce İsrael’i dağıtan ulusların gücünün düşürülmesini anlatır. İbn Ezra serpme dilini ulusların yargılanmasına ve kanlarının dökülmesine bağlar. Targum, birçok ulusun dağıtılması yönünde genişletir. Aynı cümlenin bu açıklamaları, fiilin “Maşiah kendi kefaret kanını serper” anlamına kilitlenmediğini gösterir. Serpme kabul edilse bile kanın kime ait olduğu yine ayrıca belirlenir.[3][4][5]
Ayetin devamı kralların ağızlarını kapatmasını, kendilerine anlatılmamış olanı görmesini ve duymadıkları şeyi kavramasını bildirir. 52:14’te kulun düşkünlüğüne şaşıranlar, 52:15’te onun yükselişine şaşırır. Yeşaya 49:7 ve 60:14, hor görülen İsrael ile onun önünde eğilen krallar arasındaki aynı değişimi anlatır. Fiilin açıklaması, bu kralların neden şaşırdığını ve hangi öznenin yükseldiğini de karşılamalıdır.[6]
Targum’un Maşiah yorumu bile çarmıh kanı sistemini kurmaz. 53:5’te Tapınak yeniden yapılır; 53:10’da İsrael’in bakiyesi, çocukları ve Tora’ya bağlı olanlar anlatılır. Maşiah adı, İsrael’in kurtuluşu ve Tora’nın devamından ayrılmaz. Fiilin arındırma çağrışımı, bu Tapınak ve Tora görevlerini İsa’nın çarmıhına eşitleyen bir ilişki kurmaz. Böyle bir özdeşlik için hem Yeşaya’nın yakın bağlamından hem başvurulan Yahudi kaynağından ek dayanak gerekir.[7]
HaŞem’in ulusların gözü önündeki kurtarma fiili, 52:10’da açıkça söylenir: Halkı teselli edilmiş, Yeruşalayim kurtarılmıştır. Bu somut haber, 52:15’in sonundaki görülmemiş ve duyulmamış gerçeğin yakın dayanağıdır. Serpme imgesini bu akıştan koparıp yalnız görünmez günah ödemesi yapmak, ayetin çevresindeki olayları açıklamadan bırakır. Ritüel bir çağrışım kabul edildiğinde bile kurtarılan halkın kimliği, kralların eski tutumu ve yeni hükmü aynı metin içinde durur. Fiilin mümkün anlamı, bu açık ilişkilerin yerine geçebilen bağımsız bir İsa kanıtı değildir. [8]
52:15’in merkezinde, aşağılanan kulun uluslar önünde yükselmesi ve kralların yeni gerçeği kavraması vardır. Serpme okuması bir arındırma çağrışımı taşısa da, bunun İsa’nın çarmıh kanıyla sağlanan evrensel günah bağışlanması olduğunu kanıtlamaz. Bu özel öğreti, fiilin anlamından daha geniştir ve ayetin İsrael’e ilişkin kurtuluşuyla özdeş değildir.
Kaynaklar
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Yeşaya 52:15’teki “birçok ulusu serpecek” sözü, Maşiah’ın kendi kanıyla ulusları günahlardan arındıran bir kohen oluşuna bağlanır. Bu Maşiah’ın İsa, serpilen kanın da çarmıh kanı olduğu savunulur.
Hristiyan iddiası
Yeşaya 52:15 — Kralların ağızlarını kapatması, İsa’ya bağlılık göstermeleri midir?
Tanah’ın cevabı
Kralların şaşkınlığı, kulun aşağılanmasından yükselişine uzanan hüküm değişimidir. Ulusların İsrael’in kurtuluşunu görmesi ve eski değerlendirmelerinin çökmesi, ayetin yakın bağlamıyla açıklanır.
Cevabın tamamı ve kaynaklar
כֵּ֤ן יַזֶּה֙ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים עָלָ֛יו יִקְפְּצ֥וּ מְלָכִ֖ים פִּיהֶ֑ם כִּ֠י אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־סֻפַּ֤ר לָהֶם֙ רָא֔וּ וַאֲשֶׁ֥ר לֹא־שָׁמְע֖וּ הִתְבּוֹנָֽנוּ׃ {ס}
52:15’in şaşkınlığı, 52:14’ün şaşkınlığını tersine çevirir. Önce kulun bozulmuş görünüşüne bakılır; ardından aynı kulun yüceltilmesi karşısında krallar susar. “Anlatılmamış olanı gördüler” sözü, kendilerine tanıtılmış herhangi bir dinî kişinin ün kazanmasını değil, önceki tasvirle birleşen beklenmedik yükselişi anlatır. Şaşkınlığın konusu, hor görülen kul hakkındaki hükmün değişmesidir.[2]
52:9–10, ulusların neyi göreceğini önceden bildirir: HaŞem halkını teselli eder, Yeruşalayim’i kurtarır ve kutsal kolunu bütün ulusların gözleri önünde açığa çıkarır. 52:13–15 bu kurtuluşun kul üzerindeki sonucunu anlatır. Haber ile görülen olay arasında aynı İsrael ve Yeruşalayim ilişkisi vardır; kralların şaşkınlığı bu bağdan koparılamaz.[3]
Yeşaya 49:7’de hor görülen kulun önünde kralların ayağa kalkması, 60:14’te İsrael’i aşağılayanların onun önünde eğilmesi ve Miha 7:16’da ulusların ellerini ağızlarına koyması aynı düzeni kurar. Aşağılayan güçler, HaŞem’in seçtiği halkın onurunu kabul etmek zorunda kalır. Bu paraleller, susmayı yalnız İsa’ya özgü bir davranış olmaktan çıkarır ve pasajın ulusal kurtuluşuyla bağlar.[4][5]
İsa’yı daha önce tanımayan bir hükümdarın Hristiyan olması da bu metnin bütün ilişkilerini karşılamaz. Böyle bir dönüşüm, bir kişinin inancı hakkında bilgi verir. Yeşaya ise tutsaklıktan çıkan Siyon’u, kurtarılan Yeruşalayim’i, aşağılanan kulun yüceltilmesini ve onun karşısındaki kralların hüküm değişimini birlikte anlatır. Bir dinin yeni ülkelere yayılması, bu ulusal kurtuluş vaatlerinin gerçekleşmesiyle aynı olay değildir.
Romalılar 15:20–21, 52:15’in duymamış olanlara ilişkin son sözlerini Pavlus’un yeni bölgelere yönelen duyurusuna uygular. Bu kullanım, ilk kez haber duyan uluslar temasını Hristiyan misyonuna taşır. Fakat alıntının kendisi, Yeşaya’daki Siyon’un kurtuluşunu veya kulun İsrael olarak adlandırılmasını ortadan kaldırmaz. Sonraki uygulama, ayetin ilk bağlamındaki özneyi değiştiren bağımsız kanıt değildir.[6]
Kralların ağzını kapatması, kulun acısı hakkında doğruyu öğrenmeleriyle ilişkilidir. 53:4’te onu HaŞem tarafından vurulmuş sandıklarını; 53:5–6’da kendi suçlarını itiraf ederler. Bu devam, şaşkınlığı yalnız ilk kez bir vaiz veya yeni din hakkında haber alma olayından ayırır. Daha önce tanıdıkları ve hor gördükleri öznenin gerçek durumunu anlamışlardır. Dolayısıyla “önceden duymadıkları şeyi görmek”, kulun hiç tanınmamış olması değil, onun kurtuluşunun ve doğruluğunun beklenmedik biçimde ortaya çıkmasıdır. Hükümdarların Hristiyanlaşması bu itiraf zincirini tek başına karşılamaz. [7] [8] [9]
52:15’i Hristiyan hükümdarların varlığıyla gerçekleşmiş saymak, ayetin krallarla kul arasında kurduğu tarihsel değişimi karşılamaz. Yeşaya’nın ilanı İsrael’in aşağılanmasının sona ermesidir. Kralların susması bu kurtuluşun önündeki şaşkınlıktır; yalnız bir dinin hükümdarlar arasında benimsenmesi değildir.
Kaynaklar
İddianın kaynak metni
Hristiyan iddiası
Kul karşısında kralların susması ve duymadıkları şeyi kavraması, ulusların İsa’ya yönelmesi ve Hristiyan hükümdarların onu yüceltmesiyle gerçekleşmiş sayılır. İsa’yı daha önce tanımayan ulusların sonradan iman etmesi de ayetin açıklaması olarak sunulur.
